ARICILIK VE AYÇİÇEK, TRAKYA SEZONU BİTTİ

Ekleyen, Ali Türk on 31 Ağustos 2011 – 10:16 -

Kani Başoğlu.

İki senedir Marmara ereğlisine kapagı attık:))

Salih abi tanıştırmıştı(emlakçı salih başakşehirli), Kani bey tüm işlerimizle gerek duyuldugunda ilgilenir. Sağ olsun önümüz bayram tatili cuma günü aradım abi biz bayramda arıları kaldıracagız, oradan çıkışımızı alabilirmisin diye. Kendisi tüm evrakları hazır etti. Biz bayramda gidecektik hacı bayrama bu işi bırakmayalım, oğlanın araba İstanbul’dan boş gelecekmiş, boş gelmesin gidelim atıp gelelim dedi. Bencede fena olmazdı hazır araba. Bir terslik oldu, araba fabrika bahçesinde oldugu için fabrikada tatil dolayısı ile kapalı, iş yattı. Ertesi güne başka araba bulundu bu seferde arife günündeyiz.

Sabah çıkıp Erğliye varıldı, muhtarımız evraklarımızı verdi. Bunlar yetmezmiş gibi kaç kişisiniz, üç kişiyiz, birer Trakya karpuzu birerede en büyüklerinden Trakya kovanu verdi, bunları afiyetle yiyin diye.

Vedalaşıp arılıga geçildi.

Arıları sıradan bir kontrol ettim iki kovanda acayiplik vardı.

Kovanlarımız alttan havalandırmalı ve sıcaklarda çekmeceleri biraz açmışltık.

İki kolonimizin altına dışardan arı gelip barınmış, birisinde petek örmeler filan başlamıştı.

Körügü yaktık, hemen boş kovan hazırladık.

Hacı abiyle duman verdikten sonra arılı koloniyi yere vurduk, tabi koloni çıkışı kapatıldı ve Gebze’de açıldı. Ne kadar kovanı yere vursakta arıları tam dökemedik, fırçamızda yoktu, otlardan fırça yapıp tüm arıyı yere süpürdüm ve eski koloni zaten ağzı kapalı ve altıda açık arkaya aldık.

Yerine ise yeni koloniyi koyduk.

 

Aşagıta salkım olan arı artık petek örmeye başlamıştı, bu kolonideki işleri bitirdik. Sehbadaki arıyıda altına çıtalar sürerek aldık, arıya hemen ballı çıtalar verip kalanıda kendisi kovana giriş yaptı.

Bu işler acayip zaman harcıyor, öteki koloniye hiç dokunmadım önce acil işleri yapmalıyız. Sıradan arıları çaktık, zaten katlar çakılıyıdı arıları bıraktık birde almaya gittik. Sadece kapakları yeniden çakıp muslukların ayaraını yapmamız gerekiyordu. Hava sıcak ve oruçluyken bu işler zor. İş bitmeden kalfamız geldi. Çakım işi bitmek üzereydi, bitirin gidelim, abi kovan önleri ayarlanacak, yav gece yaparsınız. Püsküllü bela, yav gece niye zaman harcayalım hazır olsun filan, baktık olmayacak megersem beni bahçesinde gezdirip bir şeyler yiyemediğimi görüp süründürmekmiş derdi.

O zaman dedim şu kovanın altındaki arıyıda alalım. Hemen bir boş kovan ve daha önceden ayırdıgım ballı çıtada kovana konuldu, ve kalfayla arıyı kovana vurup eski kovan yerinden alındı ve yeni koloni eskinin yerine konuldu, eski kovanın muslugu kapatılıp akşama hazır vaziyette iki koloni kenarda bekliyordu.
koloni altına giren oğul arı, arıcılık videoları Ali_Turk

Hadiyin gidiyoruz.

 


Yorulmuşum bahçede biraz yattım, sonra horuzu ziyaret ettik, bahçede bu sene bayagı bir meyve sebze vardı, ama yiyemedik. Tüm hacının yüzünden beyaw. Ben bayramdan sonra arıları getirecektim. Kalfayı elimden aldı da denilebilir.

Bu esnada hacının oğlanlardan biri, çorludan yabani armut getirmiş. Hacı doktora soruyor buralarda yabani armut varmı. Muhteşem abida şu aşagısı eskiden bizans bağlarımış armut var dedi.

Bir gittik bizim kalfa uyuyor be. Bademler, üzümler, incir çesitleri hepsi organik. Oruçlu oruçlu topladık, doktorda bizim yerimize toplarken hep yedi, bu hacı için bu oğlu için, bu ustam senin için derken balkon trıpleks oldu.

Allah herşeyin hayırlısını versin::))

Sonra hacıya dedi çuvalı ben taşıyacam, olmaz filan derken çuvlla birlikte çuvalladı ve düştü, tabi o sahneyi çekemedim, çünkü bende dolu bir armut poşeti taşıyordum dilimiz damagımız kurudu ama iftara kadar acayip armut, badem, incir ve züm topladık.

Kalfa yuvarlandıktan sonra baktım Fatih çuvalı ben alayım deyince hiç sesi çıkmadı, pil bitti, sana kim dedi o kadar armuy ye diye, pis bogaz diyecem olmayacak şimdi.

Ve 2011 yılının son iftarını Trakya da yapıyoruz. Sonunda kalfam ustalık belgesini alacagını düşünerek horuzu kestim dedi. Kes kes alısın belgeyi acelen ne ::))

 

Sanki kelege geldik bak şimdi jeton düşüyor, bana ilk önce iki but vermişti, bitirdigimde ise tabagıma gene but koydu, benim gördüğüm horuzun iki budu vardı?

Tepside hala butlar var, bu ne biçim iş….

İnsan demekki açkende sağlıklı düşünemiyoru::))

 

 

Çaylarıda içip geçiyoruz arılıga, arı yüklerken çalışanlar çift olmalı. Bir kişi acayip zortlanırsınız, iki kişi en ideali, geçte olsa her işi yaparsınız. Üç kişinin yaptıgı iş iki kişininkinden biraz fazla olur, 4 kişi ise işleri acayip hızlandırır, 6 kişi olursanız, arabada dizim yapan üçbuçuk atmaya başlar.::))

Gezginci arıcılık hep, çile yüklü olur.

Bu arada bizimkinin bet beniz gitmiş arı yükleyecem diye, hala ustam belgem demeye devam ediyor……

Belaya kaldık, Allah ne verirse hayırlısını versin.

Bu arada arife günü girişilşen işin bir kısmı gece bayram oldugu için bayramın ilk saatlerinde yoldaydık, gece 4 te arıları indirdik, 5 te eve girmiştim, ne bayram ne bayram::)))))

Durumlar fena degil, bal sagımı var bayramda bu işide bitirmeliyiz.

 

Herkese hayırlı bayramlar, bayramınız mubarek ola.


Etiketler: , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, gezginci arıcılık | Yorum Yok »

ARICILIK VE SEZONUN SONU GELİYOR

Ekleyen, Ali Türk on 27 Ağustos 2011 – 22:15 -


 

 

Ağustos ayının sonuna geldik sayılır. Bu sene ramazan ağustos ayının içine denk geldi, ömür olursa aynı zamana 33 yıl sonra tekrar ulaşacagız, 33 sene nedirki, arıcılık taki ilerleme ve gelişim için 50 yıl zaman biçenler var bu memlekette. Sanki aya ve oradanda daha ileriye mars’a oradanda belki güneşe gidecegiz.::))

Sakın ölmeyin ve o günleri görün…..

Ramazan ve ağustosun son günlerindeyiz. Misafirlerim var, birisi Gebze Bal üreticileri birliğinden üye ve yönetimden.

Uzaklardan misafir var onuda daha önce haber yapmıştık.

Yıllardır  arı sütü üretimi yapan ve bu iş için, kendi bölgesinde yeterli verimi alamayıp, Trakyadan kalkıp Mersin ilinin Tarsus ilçesine yerleşmiş Halil Güneş ve ailesi.

Kendileri iki yıldır benimle alış veriş yapmaktalar ve menmuniyetlerini bildirdiler, sağ olsunlar.

Arıcılılıkla ilgili geniş bir sohbet oldu ama aç karna arıcılık muhabbetide sarmıyor.

Bu sene arı sütü üretimi için orjinal italyan ana arı aldıklarını söylediler bu arıyı önümüzdeki sene arı sütü üretiminde deneyecekleri söylediler. aynı zamanda Mersinde bir firma karniol arısı üretimi yapıyor damızlıkları Amerikadan getirmişler bizdekilerde farklı dedi.

Ülkemizde arıcılıkla ilgili ıslah çalışmalarını kimse başlatamadı, tüm ırklarımız kafkas haricinde yok oldu, diğer arılarada millet orturdugu yerden isimler takıyor ama kazın ayağı hiçte öyle degil.

 

Mitat abiyle halil Güneş’ler çok önceden tanışıyorlarmış, hatta o zaman cep telefonları bile yoktu dediler.

Arı sütü üretimi birçok kişinin bilmediği bir iş ve kendi içinde zorlukları ve çalışma şartları farklı işlerden oluşuyor.

Halil güneşler artık tarsus’a yerleşmişler. Mersin’den  ev alıp kendi bölgelerinden göç ediyorlar.

Hani derlerya doğdugun yer degil doydugun yer derlerya. Akdenizde mevsim çok uzunmuş, arı sütü için uzun süren flora ve nektarlara ihtiyaç varmış.

Günlük çalışmalarını sordum, her gün 2800 aşılama yapıyoruz dedi. Bunu her gün seri olarak yapıp, birde sütlerin toplanıp muhafazası yapılıyor, kolonilere sürekli kapalı yavru takviyesi gerekiyor, koloniler yalancıya kaçırılmaması gerekmekte.

 

Resimde 3. ve 4. Halil var. Halil oğlu Halil’ler dört kuşaktır devam ediyormuş. Henç olan Halil Güneş, babasının adı halil, onun babasının adıda halil, ondan öncekinin adıda halil::))

Gebze’de bir arkadaşım arı sütü sormuştu, bende bu iş benim işim degil işin erbabını ara demiştim, kendi aralarında görüşüp anlaşmışlar. Bende Gebzeye gelen misafirlerimi Eskişehir’li Oktay kardeşimin evine götürdüm.

Arı sütünün safmı ballamı kullanılacagını soran halil Güneş, karışımları yaptı.

Oktay ailecek sorunları olmamasına rağmen bir aylık 60 gr arı sütü aldı.

Koruyucu ve bagışık sistemini güçlendirmek için kullanılacakmış.

Birde bu esnada konuşulanlara kulak misafiri oluyorsunuz, arı sütü aralıksız aç karna 1 ay devamlı kullanılmalıymış. Her sabah aç karna bir kaşık.

Arı sütünün kesinlikle soguk zincirde taşınması gerekiyor. Araçta buzdolabı var, arı sütü eve taşınırken bile buzların içine konularak taşıdılar.

Baba Halil güneş, arı sütü’nü çıkartıp aliminyumun folyayı açtı. Bakınca ne kadar basit gözüküyor, kim bilir kaç günde ve kaç gözden bu kavanoza arı sütü toplandı.

Arı sütüyle alakalı ülkemizde hala bir çok konu sır diye biliyorum. Her geçen gün işi ögrenip, bu işi yapmaya çalışanlar çogalıyor.

 

 

 

Bu esnada arıcılıkta ağustos ayı sonuna geldik, pürenler henüz açmadı. 10 Gün öncesi kovanlar acayip birbirini yokluyordu, bu gün yaptıgım kontrollerde dikenlerden acayip sarı polen ve bal geldiğini gördüm. Çiftleştirme kutuları bile polenle bloke olmuş durumdalar. Bu arada zayıf kutular her sezon oldugu gibi kutuları ter etmeye başladılar bende kutuların bazıları iptal etmeye başladım, bazı kutuların üç gözünü tek göze düşürüyorum, artık sezon bitti diyebilirim.


Etiketler: , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICILIK AĞUSTOS AYI VE YAPILANLAR

Ekleyen, Ali Türk on 24 Ağustos 2011 – 15:29 -

 

Polen taşıyan işçi arılar.

Bu sene hazirandan sonra haziranda dahil Gebze bölgesi kurak gitti. Ağustos başında bir yagmur yagdı ama yeterli degil. Yağmurdan sonra arılarda acayip bir hareketlilik oldu, degişik polen akımları var. Bu renk polen ilk defa görüyorum. Acayip cırtlak bir görünüm, daha önce bu renk polen gördüğümü hatırlamıyorum.

Püren bu renk olur ama poleni açık renk oluyordu.

Çiftleştirme kutusuna, yavrulu petek kesilip bağlanması.

Çiftleştirme kutularının acil olarak yavrulu çıtayla arılandırması gerekirse elinizdeki karışık larvalı bir yavrulu çıtayı kesip ana arı çiftleştirme kutusuna bağlayabilirsiniz. Bu çıtada yumurta var, larva var, tam kutu çıtası olur.

Oruçlu oruçlu akan balıda yalayamadım en çok o koydu::((

Bir çiftleştirme kutusu, kesilen yevrulu petekleri bağlıyoruz, kutuya silkelenen işçiler gerekli bakım ve tamirat işlerini hemen yapmaya başlıyorlar.

Kutu hazır için bir çıta işçi arı silkeleyip depoya alabilirsiniz.

Uzaklardan bir misafir. Gelip gitti.

Zayıf olan çiftleştirme kutularının canına okuyan sarıca arılar. Dünya güçlülerin dünyası, hiç bir zaman zayıf kalmaya gelmiyor. Hikayeler ise zayıfların yaşama mücadelerinde gizli.

Hafta sonu püren için yer bakmaya gittik, hakim Zaim abi benim arabayla gidelim dedi. Giderkende almış oldugu arıyı götürdü.

Gebze’li Zaim abim. Kendisi memur olmasına rağmen doğaya çıktıgında acayip rahatlayan, soguk görünüşü arkasında acayip espiriler yatan birisi. Uzun süredir arı alamak istiyordu muradına erdi. Boş vakitlerinde ilgilenip huzur bulacagı bir oyuncagı oldu diyebilirim. Aslında adamların yani yetişkinlerinde oyuna ihtiyacı vardır. En sevdiğiniz seyler sizin oyuncaklarınızdır, kimine göre bu karı, kimine göre para, kimine göre araba, kimine göre gezi, kimine göre bir arı insanın oyuncagı olabilir. Kim neyi severse onunla ilgilenip huzur bulur.

Yoldan gelmiş kovanı açıp, hemen egitime geçiyoruz. Ana arıyı bulacagız. Bazıları elindeki maşa’mı diye sorsada bu bir el demiri. Zaim abi ben arıcılığı öğrenmek istiyorum dedi, dedim gel hacı sana yardımcı olur, hacıyada dedim yeni körükçün hayırlı olsun.::)) Körükçü yeni arıcılıga adım atan, acemi arıcıya gırgır olsun diye verdiğimiz isimdir. İlerde arıcının durumuna göre kalfalık, ustalık ve üstatlık belgeleride vermekteyiz::))

Yeni arıcı Zaim Asat.

Zaim abiye hemen çıtayı tutuşturduk, bir incele yavru nedir larva nedir , günlük yumurta varmı hepsi uygulamalı olarak gösterildi. Çalışmış oldugumuz arı insanlara arıcılıgı sevdirecegimiz cinsten. Sakin olmayan arı olsaydı burası uzay üsttü gibi olurdu, her taraf kozmonot dolardı::))

Savcımızda arı meraklısı ama arı alayım, arı sende dursun ben sadece balını alsam dedigi için tam anlaşamadık. Bu tür daha önce deneyimlerimiz oldu, sonuç iki taraf içinde iyi olmuyor. Emanetin canı bilmem nerde olur derler. İnşallah musait bir yeri olursa kendisi bakıp çekerse herkes açısından daha iyi olur.

Yer tespiti yapıldı, muhtarımızın yardımcısı bizi gezdirip yerleri gösterdi birisine karar verdik. Aslında Zaim abinin begendiği yer çok güzel ama iki yazlıgın yürüyüş yolu ve ben orada insanlar rahatsız olamasın diye tercihimi başka yere kullandım.

Arı koyacagımız yerin yanındada bir pınar var.

Su dolduruyoruz, Zaim abi yanımızdaki arkadaşa adliyede filan işin olursa hiç çekinme gel dedi, içimden durup duruken buda nerden çıktı diye düşünüyordumki, karını filan boşayacaksan hemen yardımcı olurum dedi, bizi bir gülme tuttu. Hiç espiriye benzemeyen cümlenin sonu herkesi kopardı.

Pürenlerin bazıları ağarmaya başlamış, yakında tek tük açmaya başlar. Yanlız yeni bir yagmura ihtiyaç var fakat ufukta şimdilik yağmur gözükmüyor, her şeyin hayırlısı.

Arılarımızı kestane bal sagımından çıkartıp, ayçiçegine götürmüştüm, bir daha gidemedik, heralde bal hasadı bayram sonuna yapılacak, onuda oradamı, buradamı yapacagız henüz belli degil.

Yer işini hallettik sıra ormanda kızılcık toplamaya geldi. Maşallah İlhami abi ağaç tepelerinde. Yetişemediğimiz uçları bize sarkıtıyor. O kadar gezip tozduk orman serin ve ne susadık nede açıktık nede bunaldık.

Bazı ağaçlar acayip kızılcık doluydu, şuraya bakın sanki kiraz agacında poz veriyorum.

Kızılcık işinide bitirip tekrar yazlıktayız. Zaim abiyi koloninin başından zor aldık. Vedalaş artık, arıyı bu kadar sevme::))

Arılar ikindi civarı güzel polen gitiriyordu, civarda açık ve serada olmak üzere sebze yetiştiriliyor, kavun karpuz tarlalarıda vardı.

Topladım kızılcıkları evde büyük tepsiye döküp ilk olarak olgun olanları seçmeye başladılar, hemen olmuş olanları yıkayıp poşetleyip derin dondurucuya istifliyorlar, ham olanlar bir iki gün bekledimi kıpkırmızı oluyor. Arıcılık yapıyorsanız devamlı doğayla iç içesiniz ve doğanın nimetlerinden münkün oldugunca faydalanıyoruz.

Kızılcık dolmuş her tarafımız, limitler dolunca Zaim abi dediki, yav kuşun kurdun hakkınıda bırakmak lazım::))

Poşetleri doldurmadan kuşun kurdun hakkı yokmuydu:)

Kızılcık, tam zamanı, komposto yapılıp içiliyor, konservede yapılıp saklandıgı gibi, derin dondurucuyada atılabilir, yakın bir zamanda bir daha gidersem yeniden kızılcık toplamak lazım, dalında yemyeşil olanları vardı.

Bu arada ağutos ayıda gelip geçiyor, hızla sonbahara yaklaşıyoruz.


Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

SUNİ TOHUMLAMA,ARICILIK VE AĞUSTOS AYI ÇALIŞMALARA DEVAM

Ekleyen, Ali Türk on 22 Ağustos 2011 – 01:18 -

Arıcılık‘ta en büyük hedeflerimi başardım.

İlk olarak ülkemizde yapılmış bir kraçile dölleme aleti’nin yapımına sebep olmuşum. Şu an bendeki alet yapılanların en hantalı ama olsun, Sadri abi yeni aleti görsen elindekini atarsın dedi abi bu alet müzelik atılırmı dedim haklısın dedi. Masamızdaki kullandıgımız aparatlar bile degişip daha rahat nasıl çalışılırsa ona göre dizayn edildi, başta mikroskopun görme muhafazasını çıkardım o bölgede şırınga daha iyi çalışsın.

Asıl hedefim buydu, saf karniol üretebilmek, buna ulaşmak içinde dölleme aletine gerek vardı şu an ikiside tamam.

Bu yılki enson 10 uygulamadan 7 tanesi yumurta attı, hatta yavruları sökülmeye bile başladı.

2 tanesi öldü ve biri hala yaşıyor yumurta yok. Uzun süre yumurta atmayanları öldürüp sperma kesesina bakıyorum sperm var ama ana arının bir tarafına bişi oluyorki yumurta atamıyor.

Ülkemizde üretmiş oldugum ilk saf karniol anaarılar, hemde yerli, başarıyı %100 lere çıkartmak üzereyim. Süni tohumlama teknigi, uygulanarak üretilmiş, saf yerli karniol arılarım.

Çok uzun bir sürecin sonuna ekip olarak geldik. Olayın başından beri yanımda olan Muhteşem abime, daha sonra bu işe dahil olup bizim önümüzü açan Sadri abime sonsuz teşekür ediyorum.

Sizin niyetiniz halis oldugunda, Allah yolunuzu açacak birilerini size arkadaş yapıyor diye düşünüyorum. Muhteşem abim olsun, Sadri abim olsun, bu kişileri ben parayla çalıştırmam mümkün degildi onlar bu işlere benden fazla para ve emek harcamışlardır, sağ olsunlar.

Bu işleri biz yaparken olayın görünmez kahramanı ise Mehmet Yüksel. Mehmet Yüksel olmasaydı başta karniol diye bir arı ırkından ve bir çok uygulamadan hala haberimiz olmayacaktı. Kendisine sonsuz teşekürlerimi sunuyorum.

Bu çalışmalar yapılırken yanımızda bize destek olup, kesin bu işi başaracaksın diyen tüm gönül dostlarına ve bize dua edenlerede sonsuz teşekürler ediyorum.

Bu satırları yazarken acayip bir duygu seli oluştu, dile kolay 3 yıl gibi bir süreç ve başarının gelişi ve mutlu son.

Ben ilk okul mezunu biriyim.

Allah herkesin kalbine göre veriyor.


Etiketler: , , ,
anaarı, anaarı suni tohumla | Yorum Yok »
Forum