PASTIRMA İŞİ VE AFYONUN KAYMAGI VARDIRYA…….

Ekleyen, admin on 29 Ocak 2010 – 15:53 -

Arıcı bir ahbabımız vardı. Kendisiyle sanal alemden tanıştık, birgün nerdensin filan derken Tokat’lıyım dedi neresinden Yeşilyur. Yokya bizim müdürümüzde oradan filan derken samimiyet iyice arttı.
Bu sıralar müdürümüz izindeydi, tabi memleketinede gidince bizim Ezcacılık yapan Ayhan Babacan Ali abi buralardan bir isrteğin filan varmı dedi. Yok kardeşim canının sağlıgı dedim abi ille çemen yollayayım diyor, severmisin?
Dedimki çemene acayip sinir olurum. Neden derseniz acayip ekmek yediren bir şey, boşuna iştahınız kapandıgında filan doktora gitmeyin. Alın bir çemen tok otursanız çiftli ekmek bitirip kalkarsınız::))
Bunun için hiç sevmem, senmisin sevmeyen. Müdürüm memleket dönüşü telefon etti gel bir paketin var bozulacak filan vardır diye.
Paketi eve getirip bir açtımki, bir sürü çemen, acıka,Zile pekmezi ve bir tomar kalem.
Hemen Ayhan’ı aradım, Ayhan bu ne diye, abi kusura bakma, aceleyle bu kadarlık oldu diyor hala.
Bu kadar çemen olursa ancak pastıma imalatında bitirilir.
Bu sıralar sinirim tepemde anlayacağınız.
Aradan bir gün geçti ben iş icabı yerinde tespitler dolayısı için dışardayım. Diyorlarki bir paket geldi. Arkadaşlara dedim nedir bilmiyoruz, nereden geldi dedim Tokat’tan diyorlar.
Hemen ayhanı aradım, bana bir şey filan yolladınmı diye yok abi dedi. Bende arkadaşlarıma dönüp dedimki paketi teslim almayın.
Paket geri gitti, yav kim yollayabilir ya yanlışlık varsa bir başkasınınsa diye düşünüyorum. Bu arada Gebze’de 50 civarı Ali Türk var. Bana geldiysede nasılsa iade edeceğim tanımadığımız birinden gelen paketi ne yapalımki.
Aradan üç gün geçti kar kış kıyamet nasılsa iade edecegim diyede üstüne düşmüyorum. Bir meil geldi, Ali abi sana bir paket yollamıştım, teslim tarihi geçti hala postanede duruyor diye.
Bu kişi ise Ahmet Acaroğlu, bir akşam az bir msn muhabbetimiz olmuştu. İllede kutuyla kış günü arı istedi, birazda fazla asıldı bende konuşma bitince engelledim. Hala msn de engellidir::))
Birilerini engelleye engelleye engelci olduk zaten::))
Ahmet ise sinirimi iki katına çıkardı.
Salı günydü hışırın orada Saim abiyle hamsileri yuvarladık, dedimki bir paket varmış gidip paketi alalım.
Paketi bir açtıkki içinde başka bir paket daha çıktı.
Diyorki bunuda Dr.Muhteşem beye iletirseniz çok menmun olurum.
Nerden bulur beni böyle püsküllü işler bilmem ki?
Paketten gene bir sürü çemen, Zile pekmezi ve ayrıca birer kavanoz üzüm pekmezi çıktı.
Sayın doktorum buralara gelir iseniz paketinizi iletecegim, aksi hale sen bilirsin.
GELELİM KAYMAK İŞİNE……..
Milletin işi gücü yok benimle ugraşıyor. Bu vatandaşta güya bize katkıda bulunurken kafa bulmayada devam etmekte. Bir gün Ali Türk kadar başınıza taş düşecek haberiniz olsun. Buna benzer bir meil gelmişti, onu silmiştim. O meildede aynı taktikle kovana iki anaarı veriyorduk, gazozla bayılttığımız anaarıların iğnesini kesiyoruz ve birbirlerini öldürmüyorlarmış. Bu akıllı anaarıların içerde birlikte yaşayıp yaşayamayacagına iğne karar veriyor sanmakta.
Gazozun markası önemli degilmiş::))
Buyrun aynen meil bu, 2 ayı geçmiştir geleli::))

selamun aleyküm ali bey ben sizi konyadan takip eden biriyim isimim mesut ve şimdiye kadar bütün yazdıklarınızı tasdik ediyorum allah razı olsun hizmetleriniz için aciz hane bizde küçük 1 hizmet ilave etmek istiyoruz bu ana arı işaretleme ile (eger kabul ederseniz )şimdi iş şu:

POŞETİN İÇİNE ANA ARIYI KOYDUKTAN SONRA HERHANGİ BİR GAZOZ ALIP (KÜÇÜK ŞİŞE)GAZOZ ŞİŞESİNİ İYİCE SALLAMALI VE SONRA GAZOZ ŞİŞESİNİN AGZINI POŞETLE BERABER BİRLEŞTİRİYORUZ SONRA GAZOZ KAPAGINI YAVAŞCA GEVŞETİYORUZ TAŞIRMAMAK ŞARTI İLE BUNDAN ÇIKAN GAZ ANA ARIYI AZ BİR ZAMAN İÇİN BAYILTIYOR VE İSTEDİGİMİZ MÜDAHALEYİ YAPIYORUZ HEPSİ BU

benim blogum yok sizler hizmetleri daha iyi aktardıgınız için bu mail li düşündümbende sizin gibi karniyol düşünüyorum türkiye için ve bu yüzden fransadan karniyol getirttim fakat bizim insanlarımız anlamıyor illede kafks diyor zaten sizde bunu daha önce defalarca belittiniz lafı uzatmaya gerek yok.yakında fransaya gidecem nasip olursa fırsat bbulursam sizi nasıl ziyaret edebilirim istambula iniş yaparım ekseriyet

(bir masuru yoksa tabi)

Allah cemi cümlemize akıl versin::))
Bire gafil, anaarı bayıltacaksam bende karbon tüpü var, süni döllemede kullanmak için 380 lira bayılmışım, birde başımıza gazoz hikayesi çıkarıyorsun.
Görüldüğü gibi kareşimiz bize Konya diyor ama ülkemizden katkısını yaptı::))
Yukarda dedimya nerde püsküllü bela var buluyor. Beni bir rahat bırakın, hacısı, benle ugraşır, hocası benle ugraşır, akıllısı delisi benle ugraşır, bunlar yetmiyormuş gibi doktorumda bizle ugraşmakta.
Bir gün görmeden ölüp gidecem bak. Sevende sevmeyende uğraşmadan duramıyor.
Bi rahat bırakın rahat::)))
Ben olmasaydım bu arıcılar ne yapacaklardı bilemiyorumki::)))
Bu arada Laktik asitle alakalı bir katkı geldi.
Emin Benli abimiz yıllardır ben laktik asit kullanıyorum diyor, İşte yorumu.
emin benli dedi ki…
Benim yıllardan beri kullandığım laktik asit nihayet hak ettiği yere gelmeye başladı.Tecrübeyle sabittir ki hiç bir yan etkisi yoktur.fazla attım diye tasalanmayın diğer asitler gibi arıları kavurup yakma ihtimali yoktur.Basit ölçüsüde altı ölçü suya bir ölçü laktik asittir.işçiliğide abartıldılığı gibi değildir.sprey olarak çıta aralarına ve kovan iç duvarlarına sıkın.keyfinize bakın.Bazı formik asit fanatiklerinin tüm çabalarına rağmen varraodan kovanları sönerdi bunu ben değil kendileri bloglarında yazarlardı.Ali Türk’e teşekkürler.”
Kalın sağlıcakla, ocak ayıda bitti.

Arıcılık Bilgi Merkezi | 8 Yorum »

OCAK AYIDA BİTİYOR VE KIŞ GELDİ

Ekleyen, admin on 23 Ocak 2010 – 22:00 -

18 ocak 2010 arılarımız hala uçuyor, geceler ise hissedilir şekilde soğudu. Bazı kovanlarda çıkması bitmek üzere olan yavrular bile sökümüş. Havalar gündüzleride bu tarihde düşüşe geçmişti, öğlen olmasına rağmen arılar musluk tahtasını eskisi gibi temizlemiyor.
Bazı kovanlard ise larvalar sÖkülmüştü.
Bu kovanda ne oldu çözemedim, ölen arılar genç ve musluktalardı. Bir arıda polen toplamış içeriye gidebilmek için dinleniyor. Polen getirmiş olan arı, ölenlerden daha yaşlı.
Bir başka larva söken kovan. Kovanlarımızda bal varsa bu tür hadiseler hiç sorun degil. Hatta arı duruma göre hareket edip ilerde havaların iyice bozacagını anlayıp yavruları acilen sökmeye başlıyor. Bu davranış birazda hijyenden kaynaklanıyor.
Bu sene her şey bir acayip gelişti.
Mevsin nerdeyse 20-30 gün geriden geldi.
Geç gelen takvimde dolayısı ile geç gidiyor.
Benim korkum kış bir türlü gelmedi, inşallah bahar ve yazda böyle yapmaz.

18 ocak 2010. Bir bambus arısı kovanlardan birisine girmeye çalışıyor.
19 ocak 2010 kovanlardan birisine oksalik asit buharı denemesi yapıyoruz. Kar yagışı vardı hava bayagı bir soguktu.
Muhteşem abi bu aletten yola çıkarak başka bir alet yaptık diyordu, anlattıgına göre daha kullanışlı.
Bir kaç gün içinde görürüz. Önemli olan arıcılıgımıza katkılar yapabilmektir.

Asit buharını yiyen arılar zırıl zırıl ötmekteydi, dışarda kar yagıyor bunlar içerdeki asit buharını dışarı atma telaşındalar.
Bu arada organik asit albümlerimiz giderek artmaya devam ediyor.

Laktik asit özellikle kışı olmayan,Ege ve Akdenizde çok kullanılacak bir varroa mücadele yöntemi olacaktır. Bu asit yavru varkende larvalara zarar vermiyor, diger asitler larvaları olumsuz etkilemekte.
En önemli mesele ise diğer tüm ilaçlara direnç geliştiren varroalar, organik asitlere hiç direnemiyor.
Bir hafta ara ile her çıta yüzeyine 5 ml gelecek şekilde ince püskürtme ile uygulama yapılıyor. Uygulaması zahmetli fakat çok etkili bir asittir.
Şu ana kadar ulaştıgım bilgiler bu asidinde kullanılırken gözlük, maske, eldiven ve çizme kullanılmasını tavsiye ediyorlar.
Bizim ise hiç bir şeyden şimdiye kadar korkumuz olmadı, bir formigin dadına bakan duyamadım::))
“LAKTİK ASİT” ÇÖZELTİ TARİFİ
% 85 lik “Laktik asit” demek 100 mililitrede 85 mililitre saf asit var demektir. Biz ne istiyoruz %15 lik “laktik asit”. Yani 100 mililitrede 15 mililitre saf “laktik asit”.
Elimizdeki %85 liği kullanarak bunu nasıl elde ederiz. 1000 mililitre (1 litre) de 850 mililitre saf “laktik asit” var. Biz buna 4660 mililitre su ilave edersek yani 4.6 litre su ilave edersek elimizde 5.6 litre ve içinde 850 mililitre saf “laktik asit” olan bir sıvı elde ederiz. Buda;

5660 85
100 x

Formülüyle 85 X 1000 / 5660­ = 15 buluruz.

Yani bu işlemle (1 litre % 85 lik asite 4.6 litre su ilave ederek) %15 lik “laktik asit” elde ederiz.

“Varroa mücadelesinde laktik asit”.
22 Ocak 2010 günü öğleden sonra sanki kar topu yagıyordu. Hani derlerya lapa lapa diye tam lapaydı.
Karların bir tanesinin büyüklügü 1 lira büyüklügündeydi, kar degil sanki pamuk yagdı.

Kış geçte olsa kapımızı çalmış bulunuyor. En az 1 hafta böyle devam edecek, gerisinin ne olacagı ise şimdilik meçul.


Arıcılık Bilgi Merkezi | 6 Yorum »

OKSALİK ASİT BUHARI DENEMESİ

Ekleyen, admin on 19 Ocak 2010 – 22:30 -

Yunanistan Selanik Ünüversitesiden Sayın Prof.Christos Kogkalidis’ gönderdiği oksalik asit buharı verecek aletin bir denemesini yapalım dedik.
Bu arada bir çok olumsuzlukla karşılaşıldı başta bizim kovanlar bu alet için uygun degildi.
Kovan çıtaları ile taban arasında 2 cm mesafe var ve bu mesafe yetersiz. Ben bu aleti 8 çıtalık bir arıda denedim, Kar yağmasına rağmen içi sıcacıktı böyle bir havada kovan açmıştım ama altına beyaz kagıt hiç sürmeye çalışmamıştım zaten süremedimde. Bir çıtasını daha almam gerekiyordu, çıtada arılar oldugu için çıta çekemedik. Doktorum çok bekledi şişleyecekler diye ama sokulmadan arılıktan çıktık.
Kovanın altına kagıt verecem derken donan ellerime içersinin sıcaklıgı o kadar hissedilir geldiki. Baktık olmuyor kagıttan vaz geçtik. Birde kagıdın tutuşma sorunu olabilir diye düşündük::))
Bu alet rüzgarsız havada denenmeli, biz denerken rüzgar söndürüyordu gazı açsak arıları yakacaz. Hatta asidin içine düşüp yanıp ölenler bile oldu.
Denememiz bana göre başarısız oldu.
Fakat kovana asit verdikten sonra kış günü acayip havalandırma yapıyordu arılar.
Enterasan günlerden birisini yaşadık. Allah akıl fikir versin ne diyeyim ne?::))
Filimin devamı var::)))

Ben ugraşırken asıl filimleri Muhteşem abim çekmiş.

İnşallah bir dahaki denemeye altı elek telli kovanı hazırlarım yoksa böyle çok zor.

Gogulda filimlerde sorun var. Buraya yeni yükleme yaptım. Bu seferde blokta yayınlayamadık.

http://tr.sevenload.com/videolar/Tiw6xq2-Uygula

Ali Şekerli ye görede kovan dip tahtasıyla çıtalar arasınd 6 cm boşluk olacakmış. Yav kimin kovanında var bu kadar boşluk ki?


Arıcılık Bilgi Merkezi | 12 Yorum »

ARICILIKTA ISLAH

Ekleyen, admin on 17 Ocak 2010 – 22:52 -

Dünya üzerinde ne kadar ileri gitmiş ülkeler varsa geri kalmış ülkeleri her konuda sömürüp kullanırlar. Bizim konumuz arıcılık olduğu için durum burada da aynıdır. Gelişmiş ülkeler ülkelerinde tüm arıların safını bulundurup, ıslah etmiştir. Islahın daha ilersi kullanma melezleri ve daha ilerisi hibrit arı üretimidir.

Birçok ülke bunları yaptı ve yapmaya da devam ediyor.
Islah niçin yapılır neden gereklidir. Islah kelime anlamı her şeyin kötü yönlerinin giderilmesi daha iyi hale getirilmesidir. Bunu insandan alında hayvan ve bitkilere kadar her şeye yayabiliriz. Kişilerin kötü alışkanlıklarını bırakıp iyi şeylere yönelmesi sonuçta bir ıslahtır. Verimsiz fidanların aşılanarak daha iyi ve kaliteli meyveler vermesi aşı ıslahı ile olur. 10 sene önceki bir araçla, şimdiki modeli arasındaki farklar ıslah ürünüdür. Hayvanların ıslahından ise tüm üretimlerde verim artışları sağlanır. Hayatımızın tüm bölümlerinde ıslah vardır.

Arıcılıkta ıslah, başta tüm ırkların korunması anlamına gelir. Saf ırklarınız yoksa ileri gitme şansınız çok zordur. Bundan dolayıdır tüm safları elimizde tutup korumuş olacağız.
Arıcılıkta ıslahla başta verim artışı sağlanır.
Hastalıklara dayanıklı arılar oluşturulur.
Oğul meyli düşürülür.
Çok sakin arılar oluşturulur.

Yabancı bilim adamları bizimkilere diyor ki, aman haa, arılarınıza sahip çıkın. Tamam, kardeşim sahip çıkalım da siz niye çıkmıyorsunuz, kimse sormuyor. Bizi gen kaynağı olarak kullan, bana yüksek üretiminden ihracat yap, bizde ırklarımızı koruyalım dimi?

Ülkemizdeki durum ise oldukça komiktir.
Başka ülkelerde ıslah programları hızla ilerlerken niye bizde hep proje aşamasında kalıyor. Bilim adamlarımız kendileri ıslah yapamadıkları gibi, ıslah edilmiş arılara da karşı çıkmaktalar. Hem yapamıyorsun hem de karşı çık. Bu nasıl iştir. Kedi ulaşamadığı ciğere mundar dermiş. Bizim en ünlü bilimcimiz, en iyi arı kendi arınız demekte. Yüksek miktarda üretimler için ise iki kovanı bir kovan sayın diye akıl vermekte. Böyle yapıldığında bile yabancı ülkelerin tek kovanlarla yaptıkları üretimin yarısını yapamıyoruz.

Sonuçta bu ülkede arıcılık bilimsel olarak çok geri kalmıştır. Birçok ırkımız var diyenler bunların saflarını bana bir göstersinler. Bu saflardan ürettikleri kullanma melezlerini bir gösterin bakalım. Ciğerlere mundar demek nasılsa ciğere ulaşamayan kediler için çok kolay, bir şeyler söylerken alternatifiniz nedir. Öncelikle ülke olarak yönlendirme ve kullanılmaktan uzak durmalıyız. Bize kıl verenler niye verdikleri akılları kendi ülkelerinde uygulamayıp bize tavsiye ediyorlar ki.

Bir ara bu yazının bir benzerini blogumda yazmıştım. Irkları kim koruyacak diye.

http://bengittim.blogspot.com/2009/09/ari-irklarini-kim-koruyacak.html

Bilimcilerimiz gerçek bilimci ise görevlerini yapsın ve alternatifler üretsinler.

Şimdilik ben konuyu başlattım, bu çorba daha çok su götürecektir.Konunun devamı forumda.

“Arıcılık bilgi merkezi ve arıcılık bilgi paylaşım forumu”

http://www.aribakani.com/


Arıcılık Bilgi Merkezi | 2 Yorum »
Forum