ARICILIK VE SEZONUN SONU GELİYOR

Ekleyen, Ali Türk on 27 Ağustos 2011 – 22:15 -


 

 

Ağustos ayının sonuna geldik sayılır. Bu sene ramazan ağustos ayının içine denk geldi, ömür olursa aynı zamana 33 yıl sonra tekrar ulaşacagız, 33 sene nedirki, arıcılık taki ilerleme ve gelişim için 50 yıl zaman biçenler var bu memlekette. Sanki aya ve oradanda daha ileriye mars’a oradanda belki güneşe gidecegiz.::))

Sakın ölmeyin ve o günleri görün…..

Ramazan ve ağustosun son günlerindeyiz. Misafirlerim var, birisi Gebze Bal üreticileri birliğinden üye ve yönetimden.

Uzaklardan misafir var onuda daha önce haber yapmıştık.

Yıllardır  arı sütü üretimi yapan ve bu iş için, kendi bölgesinde yeterli verimi alamayıp, Trakyadan kalkıp Mersin ilinin Tarsus ilçesine yerleşmiş Halil Güneş ve ailesi.

Kendileri iki yıldır benimle alış veriş yapmaktalar ve menmuniyetlerini bildirdiler, sağ olsunlar.

Arıcılılıkla ilgili geniş bir sohbet oldu ama aç karna arıcılık muhabbetide sarmıyor.

Bu sene arı sütü üretimi için orjinal italyan ana arı aldıklarını söylediler bu arıyı önümüzdeki sene arı sütü üretiminde deneyecekleri söylediler. aynı zamanda Mersinde bir firma karniol arısı üretimi yapıyor damızlıkları Amerikadan getirmişler bizdekilerde farklı dedi.

Ülkemizde arıcılıkla ilgili ıslah çalışmalarını kimse başlatamadı, tüm ırklarımız kafkas haricinde yok oldu, diğer arılarada millet orturdugu yerden isimler takıyor ama kazın ayağı hiçte öyle degil.

 

Mitat abiyle halil Güneş’ler çok önceden tanışıyorlarmış, hatta o zaman cep telefonları bile yoktu dediler.

Arı sütü üretimi birçok kişinin bilmediği bir iş ve kendi içinde zorlukları ve çalışma şartları farklı işlerden oluşuyor.

Halil güneşler artık tarsus’a yerleşmişler. Mersin’den  ev alıp kendi bölgelerinden göç ediyorlar.

Hani derlerya doğdugun yer degil doydugun yer derlerya. Akdenizde mevsim çok uzunmuş, arı sütü için uzun süren flora ve nektarlara ihtiyaç varmış.

Günlük çalışmalarını sordum, her gün 2800 aşılama yapıyoruz dedi. Bunu her gün seri olarak yapıp, birde sütlerin toplanıp muhafazası yapılıyor, kolonilere sürekli kapalı yavru takviyesi gerekiyor, koloniler yalancıya kaçırılmaması gerekmekte.

 

Resimde 3. ve 4. Halil var. Halil oğlu Halil’ler dört kuşaktır devam ediyormuş. Henç olan Halil Güneş, babasının adı halil, onun babasının adıda halil, ondan öncekinin adıda halil::))

Gebze’de bir arkadaşım arı sütü sormuştu, bende bu iş benim işim degil işin erbabını ara demiştim, kendi aralarında görüşüp anlaşmışlar. Bende Gebzeye gelen misafirlerimi Eskişehir’li Oktay kardeşimin evine götürdüm.

Arı sütünün safmı ballamı kullanılacagını soran halil Güneş, karışımları yaptı.

Oktay ailecek sorunları olmamasına rağmen bir aylık 60 gr arı sütü aldı.

Koruyucu ve bagışık sistemini güçlendirmek için kullanılacakmış.

Birde bu esnada konuşulanlara kulak misafiri oluyorsunuz, arı sütü aralıksız aç karna 1 ay devamlı kullanılmalıymış. Her sabah aç karna bir kaşık.

Arı sütünün kesinlikle soguk zincirde taşınması gerekiyor. Araçta buzdolabı var, arı sütü eve taşınırken bile buzların içine konularak taşıdılar.

Baba Halil güneş, arı sütü’nü çıkartıp aliminyumun folyayı açtı. Bakınca ne kadar basit gözüküyor, kim bilir kaç günde ve kaç gözden bu kavanoza arı sütü toplandı.

Arı sütüyle alakalı ülkemizde hala bir çok konu sır diye biliyorum. Her geçen gün işi ögrenip, bu işi yapmaya çalışanlar çogalıyor.

 

 

 

Bu esnada arıcılıkta ağustos ayı sonuna geldik, pürenler henüz açmadı. 10 Gün öncesi kovanlar acayip birbirini yokluyordu, bu gün yaptıgım kontrollerde dikenlerden acayip sarı polen ve bal geldiğini gördüm. Çiftleştirme kutuları bile polenle bloke olmuş durumdalar. Bu arada zayıf kutular her sezon oldugu gibi kutuları ter etmeye başladılar bende kutuların bazıları iptal etmeye başladım, bazı kutuların üç gözünü tek göze düşürüyorum, artık sezon bitti diyebilirim.


Etiketler: , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
Forum