ARICILIK VE HAYAT

Ekleyen, Ali Türk on 24 Eylül 2012 – 11:28 -


22 Eylül 2012 tarihinde Enes Emin Motorsiklet ehliyet sınavına gitti. Bende önce Ovacık köyündeki Zaim abilerin villaya ugradım, Zaim abi tatilde, Raşit abi Bulgaristana gitmişti, dolu dolu geriye gelmiş.

Raşit bey bir kaç kovanım olsun olsun derdim diyor ve bir kaç kovanı oldu.

Daha sonra tekrar düşünmüş, düşünmek nasılsa beleş, ve kararını degiştirmiş, Raşit beye göre bir hobi arıcı 30 kovan bakmalıymış. İçimden yuh yani dedim, bizim doktorda bir ara bir hobici 100 arıya bakmalı diyordu, 40 tanede kalbini yırtmıştı::(((

Daha sonrasınbı biliyorsunuz, ayağa kalktığında beni çagırıp, bana 10 kovan bırak gerisini götür dediğni daha dün gibi hatırlıyorum.

Raşit beye hayırlı olsu, youlun açık olsun demekten başka elimizden bir şey gelmiyor.

Bulgaristandan bir araba dolusu demonte kovan getirmiş, seneye yavaş yavaş monte edilip arı doldurulacak.

 

Raşit beye verdiğim F1 karniol arı, bu arı felaket çalışıyor, kaç sefer yavrusunu aldım, genede 90 çıtada dedi, kovanı bir açtım arı zoraki çalışıyor, habire aralara boş ham çıta girmiş, dedim aman artık boş girme geceler sogumaya başladı yavrular bir çıkana kadar beklemesini söyledim, havalar her an bozabilir.

Pürenler bu yıl çok geç kaldı, bir çok kişi zamanında açtı desede geçmiş yıllarda çok erkenden bazıları açardı.

Resimde püren poleniyle gelmiş arılar gözüküyor.

Arılar zannedersem nektar bulamıyor hala hırçınlık yapmaktalar.

 

Polenli arı. Püren pembe fakat püren poleni krem rek oluyor.

Raşit beyin yeni yemlikleri, Bulgaristan’dan getirmiş. İşçilik süper.

Kovan düz bile olsa, verdiğiniz şurubun tamamının alınması için yemlik içine eğim düşünülmüş, bizdeki bazı yemliklerde kovan geriye yatık oldugunda geride kalan şurup ekşiyip bozuluyor. Minicik detay, aslında çok önemli.

Bunlarda yerli yemlikler. Raşir Adiloğlu’a başarılar diliyoruz::))

30 Koloni ha::))

Sonra geçiyoruz Zaim abinin bahçeye. Yazın yiyip attığımız kavun çekirdeklerinden biraz ekmiştim, ilk kelegide yemiştim bunlar sonradan yetişenler. Hayret etmemek imkansız, iş olsun diye yapılan işten mahsül çıktı. Seneye 2 dönüm bostan ekiyorum, kavun karpuz domates biber::))

Şunlara bakın, tam turşuluk kelek olmuşlar.

Bir sürü minik kelek var. Seneye Zaim abiden habersiz bu bahçede işlem yapacağız::))

Villaların bekçisi Hüseyin abimiz, oldukça çalışkan. Zaim abinin bahçeyi otlardan temizledi, Zain bey doğal seviyor, orman gibi dursun diyordu, onun haberi yok, bahçe temizlendi, 3 romork ot çıktı.

Hüseyin abi otları yüklerken.

Balk bahçemde yeşil sogan yetiştiriyordum, yeni bulduğumuz bıcılı soğanlarıda gözlemlemek için yan yana diktim. Görüntülerde sizde göreceksiniz acayip fark var. Bir arpacık ekiliyor, yerli soganımız bu.

Soldakide tek arpacık sagdakilerd tek ekildi. Bıcılı soğan yeşermeye başladıgında sanki 4-5-6 arpacıkmış gibi filiz veriyor. Fark acayip belli, birisinde üç yaprak filiz var birisi bir tutam oldu. Sizin tek diye gördüğünüz arpacık içeriden 4-5-6-7-8 tane fakat yeşerdiğinde görünüyor, bu yeşerenler büyüyüp kuruduğunda altta ayrılıp bir sürü arpacık oluyor. Yapraklarını kOparıp salata yapmaya devam edecegiz::))

23 Eylül pazar günü pürenlik alanları bir dolaştım, bir çoguna tekme attım, acayip polen yozu çıkıyor. Eskiler derki pürene tekme vurun toz çıkarsa bal verir, toz çıkıyor ama henüz bal yok. Nerden anlıyoruz, arılar bal bulsa sakinler hala acayip hırçın, kapagı aç fırlıyorlar.

Renk renk pürenler, kendi aralarında renk tonları var.

 

Aynı ocagın bir tarafı açmış, önümüz açık degil. Ocaklar bile birbirine sanki hava yapıyor.

Yeni bir foto makinası aldım hala tam çözemedim, en büyük sorunda videosu movi. Çeviri programlarında 5 dakikalık video yarısı uçurulmuş olarak karşıma çıkıyor.

Normal ayarda çektiğim bir resim, tepe yaklaşık 600 metre filan uzaklıkta, zumladığımda sanki yanına gitmişin gibi yapıyor, alt resimi zumlayarak çektim. Titremeler acayip önemli, makina sabitlenip çekilmesi lazım.

 

Zumlanmış hali, birde makina sabitlense daha iyi resim olacak. Eski makina bayagı bir dağıldı ama hala çalışıyor, Yusuf Şimşak’gın arılıkta videoları eski makinayla çekmiştik. Yeni makinaya alışmam bayagı bir uzun zaman alacak.

İşçi arılar pürende nektar topluyor ama bunlar henüz kovana yansımadı. herhani peteklerde agarma ve püren kokusu oluşmadı.

Yağışlardan sonra gerçi daha 2-3 gün geçti, bundan sonrası güzel olacak inşallah.

Püren polenine bulanmış bir işçi arı. Kış arılarını oluşturacak yeni işçiler doğacak, kışlık ballarını çıkartacaklar. Ruşetlerin büyük bölümünde sorun var, bir çogunun nufusları iyice azalmış onaları dengelemeye başladık, artık arkadaşlarımızda olsa kimseye ana arı vermiyorum, sezon bitti. İnşallah seneye daha iyi bir başlangıç yapmak istiyoruz. Dolayısı ile ruşetlerimin sağlıklı kışa girmesi lazım. Şu an ruşetin ana arısını alırsam bu ruşete ne zaman ana arı kazandırırız bunların hesapları bir türlü tutmuyor, son posta ana arıların bir çogu çiftleşme uçuşundan dönemiyor.

En son bizim engelli saf  ana arıyı bir ziyaret edelim dedik. Vecdi abim demişti, kanatsız anaların kızlarıda kanatsız olur diye. Bunun için diyorlar, anasına bak kızını al diye, ana arının doğuştan kanadının biri yoktu, kızlarının birisi işi abarttı, iki kanat birden yok, varroa mücadelesinde bayagı geç kalınmış, bundan sonra varroa mücadelesine başladık.

Havaların ısıları geceleri biraz düştü, gündüzler 25 derece üstüne çıkıyor, inşallah pürenden bu yıl bir şeyler bekliyorum, bu beklentilerim dolayısı ile bala çalışan arıların mevcutlarına dokunmuyorum, yoksa param parça edecegim, bir sürü zayıf ruşete takviye gerekiyor, son ana kadar sabredecegim.


Etiketler: , , , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

SUNİ TOHUMLAMA,ARICILIK VE AĞUSTOS AYI ÇALIŞMALARA DEVAM

Ekleyen, Ali Türk on 22 Ağustos 2011 – 01:18 -

Arıcılık‘ta en büyük hedeflerimi başardım.

İlk olarak ülkemizde yapılmış bir kraçile dölleme aleti’nin yapımına sebep olmuşum. Şu an bendeki alet yapılanların en hantalı ama olsun, Sadri abi yeni aleti görsen elindekini atarsın dedi abi bu alet müzelik atılırmı dedim haklısın dedi. Masamızdaki kullandıgımız aparatlar bile degişip daha rahat nasıl çalışılırsa ona göre dizayn edildi, başta mikroskopun görme muhafazasını çıkardım o bölgede şırınga daha iyi çalışsın.

Asıl hedefim buydu, saf karniol üretebilmek, buna ulaşmak içinde dölleme aletine gerek vardı şu an ikiside tamam.

Bu yılki enson 10 uygulamadan 7 tanesi yumurta attı, hatta yavruları sökülmeye bile başladı.

2 tanesi öldü ve biri hala yaşıyor yumurta yok. Uzun süre yumurta atmayanları öldürüp sperma kesesina bakıyorum sperm var ama ana arının bir tarafına bişi oluyorki yumurta atamıyor.

Ülkemizde üretmiş oldugum ilk saf karniol anaarılar, hemde yerli, başarıyı %100 lere çıkartmak üzereyim. Süni tohumlama teknigi, uygulanarak üretilmiş, saf yerli karniol arılarım.

Çok uzun bir sürecin sonuna ekip olarak geldik. Olayın başından beri yanımda olan Muhteşem abime, daha sonra bu işe dahil olup bizim önümüzü açan Sadri abime sonsuz teşekür ediyorum.

Sizin niyetiniz halis oldugunda, Allah yolunuzu açacak birilerini size arkadaş yapıyor diye düşünüyorum. Muhteşem abim olsun, Sadri abim olsun, bu kişileri ben parayla çalıştırmam mümkün degildi onlar bu işlere benden fazla para ve emek harcamışlardır, sağ olsunlar.

Bu işleri biz yaparken olayın görünmez kahramanı ise Mehmet Yüksel. Mehmet Yüksel olmasaydı başta karniol diye bir arı ırkından ve bir çok uygulamadan hala haberimiz olmayacaktı. Kendisine sonsuz teşekürlerimi sunuyorum.

Bu çalışmalar yapılırken yanımızda bize destek olup, kesin bu işi başaracaksın diyen tüm gönül dostlarına ve bize dua edenlerede sonsuz teşekürler ediyorum.

Bu satırları yazarken acayip bir duygu seli oluştu, dile kolay 3 yıl gibi bir süreç ve başarının gelişi ve mutlu son.

Ben ilk okul mezunu biriyim.

Allah herkesin kalbine göre veriyor.


Etiketler: , , ,
anaarı, anaarı suni tohumla | Yorum Yok »
Forum