NERDEN BULDUK BU DOKTORU ANLAMADIMKİ?

Ekleyen, admin on 30 Kasım 2008 – 22:10 -

Cumartesi gün biraz güler yüz bulmuştuya bizim doktor.Pazar günü tutturdu ben Beykoz’a gidecem yolu bilmiyorum ille gel.Tam püsküllü bela derlerya ondan işte.Yaşlı başlı adam kıracaz olmayacak,kıramadım gittim.Beykoz’da biri karşıladı,bu tip güneş gözlüklüleri görünce hep aklıma göremeyenler cemiyeti başkanları gelir.Neden derseniz onlar güneş varkende yokkende güneş gözlüklerini çıkarmazlar.Resimdeki onlardan biri degil,bize tamam geldiniz aradığınız burasıydı diye yolun ortasına diklimiş biri.Ne çekiyorsam bu tahsilli talebelerimden çekiyorum zaten,bir gün bunları aforoz edersem hiç şaşmayın.Kısa bir sohbetten sonra bir arılıga gittik.

Arılıkta oksalik asit uygulaması yapacagız.Resimdekiler,soldaki İbrahim Mumcu,ortadaki saim abim,sağdakide Aziz Mumcu.Aziz kardeşin şu an arıları Muğladaymış ve 80 teneke çam balı sağmış halada bal geliyormuş.130 kovan arısı var,daha organik asitleri yeni bu gün duydu.Neyse biz iş yapacaz,bizimkide oyun peşinde.
Gençliğimde ben böyle eşege binerdim ne olur bir çek dedi.Bende bol bol çektim bir kaç gün sonra bu günle ilgili ikinci haberde resimleri görürsünüz.İşleri hallettik ben,İbrahim ve Aziz maskesiz çalıştık.Arının biri gidip gene maskeli kazmanın birini soktu hemde iki sefer.Kazma ve ayrıntılar sonra::)))
Zaten aç gittik ziyafet var diye aç karnada çalışıp işleri bitirip yemek vakti dedik.Hemen mangal ateşlendi.
Gene daha önceden olanlar tekerrür etti.Biz aç aç duruyoruz doktor arkada malı götürüyor.Tabi objektiflere yakalanmış gene.
Balıklar pişti dedim arada bizde yeriz,belki yersin.Herkes doktora hizmet ediyor,doktor ne kadar iyide olsa çıkarlarıma dokununca iyilik kalmıyor desem ne dersiniz.Bırak birlikte yiyelim hem yolu ben gösterdim.
Balıkların üstünede Muğla yöresinden gelen petek bal vardı.Çam ve harnup karışık,adama yediriyorlar oda eliyle hala beni gösterip aman ona dikkat edin yemesin.Yiyen sen bakan biz nasıl iş anlamadımki.Aziz kardeş durumu farkettide ayrı bir kavanoz çam balı zulalamış aman bunu doktora göstermeden götür dedi .Eve getirdim birazdan yiyecez çam balı nasıl oluyor bakalım.

Arıcılık Bilgi Merkezi | 6 Yorum »

BU GÜN NELER YAPMADIK Kİ::))

Ekleyen, admin on 29 Kasım 2008 – 20:28 -

Sabah 11 de kalktım tabiki sabahsa.Muhteşem abiyi birine şikayet etmiştim ihtiyar yatıyor diye,oda hemen iletmiş.::))Telefon geldi yat yat sonra ben ihtiyarım öylemi ?.:::(((Abi kem küm evdeyim filan.Derken dediki benim arılar polen çekiyor abi burdada polen çekiyordu ve iki gün önce 20 derece olan hava birden 7-8 dereceye düştü.Dün arılar hiç çıkmadı.Bir baktımki bu gün gene polen çekiyorlar.Hemen içlerini açıp bir göz attım,durumlarında gözle görünür bir degişiklik var.Arı mevcudu bayağı artmış.Birde petegin alt tarafında salkım oluşturmuşlar zannedersen petekleri zemine doğru örüyorlar.Karakovanın işlerini hallettikten sonra Cemil ustanın dükkana gittim.
Ana oda ne doktorum yardıma gelmiş.İşler güçler bittiya,şimdi soruyor ne yapabilirim diye.Allahım sen bana sabırlar ver.Daha sonra bitirdigim kapakları hacı abinin bahçedeki yere naklettik.
Hacı abi diyorki bu eriklerden benim haberim yoktu.Senin haberin yok ama dünyanın haberi oldu::))
Sonra biri eriklere saldırdı,siz farkedemiyorsunuz hacı abide aman eriklerimi bırak diye doktoru oradan uzaklaştırmaya çalışıyor.
Canım Muhteşem abim be,ben hep derim zaten doktorun hası diye.Beni sevindirdi gene.Aynı bayramlıkları alınan çocuklar gibi hissettim kendimi.Bir çift ayakkabı ve yagmur ve soğuk geçirmeyen bir iş elbisesi hediye etti.Abim benim sana kimler kazma dermiş ha bana bir göster::))))
Ayrıca da genç ve dilikanlı doktor abim::))

29/11/2008 gününden balkondaki kütük soyetesinin son hali.Hava 15 derece civarıydı ve polen geliyordu.

Not:Bir aşağıdaki yazı asıl kaynagı nedir bilmiyorum ama çok güzel.Denemeyi kim yaptı onun kaynagını bir irdelemeli.


Arıcılık Bilgi Merkezi | 4 Yorum »

KEKLE ALAKALI YAZILARI ARAŞTIRIKEN İLGİMİ ÇEKMİŞ BİR YAZIYDI

Ekleyen, admin on 29 Kasım 2008 – 20:22 -

Konya şartlarında arıların sonbahar bakımı- beslenmesi ve kışa hazırlanmasıRamazan ÖzkılıçTekniker Değerli arıcılar, Bir arıcı elinde bulunan arılarını bulunduğu bölgede kuvvetli bir şekilde ilkbahara çıkarabilmesi için şunları yapmalıdır. En son bal hasadından sonra koloni kontrolü yapılır. Kovanda bırakılacak bal miktarı hesaplanır. 10 çerçeveli bir arılı kovanın sağlıklı olarak ilkbahara çıkabilmesi için 15-20 kg. bal ve yeterince polen deposu bulunmalıdır. Arılar kış salkımına 14 derecede başlar 6-7 derecede tam teşekkülü oluşturduğundan artık çok cüzi bal tüketirler.
Esas bal tüketimi kış sonunda yani ilkbaharda yavru beslemeye başlayınca hızlanır. Her iki tarafı da balla dolu çerçeveler alınmalıdır. Çünkü arılar tam sırlı balın üzerine kış soğuklarında kümelenmezler. Bir kısım gözlerin boş olduğu yerlerde daha çok kış salkımı oluştururlar. Koloniler kışa genç, işçi arılı ve güçlü sokulmalıdır. Bal hasadından sonra yapılan bir besleme ana arıyı teşvik eder ve tekrar yumurta bıraktırır. bundan çıkan yeni ve genç nesilin bahara çıkması daha garanti olur. Yaşlı işçi arılarla kışa girilirse erkenden ömürleri dolan arılar ölür. Oysa genç işçi ile kışlayan koloni fazla zayiat vermez, üstelik ilkbaharda yavru besleme ve koloni faaliyetlerini daha iyi yürütürler. Ayrıca kışın zayıf arıların kuvvetli arılardan daha çok bal tükettikleri bir gerçektir.
Yapılan bir denemede 2000 yaşlı arılı bir koloninin kışın bir ayda 500- 600 gr. bal tükettiği halde, 20 bin arılı genç bir koloninin bir ayda 600-700 gr. bal tükettiği tartılarak tesbit edilmiştir.
Ana arı kontrolü yapılır. Yaşlı analar varsa gençlerle değiştirilir. Zayıf veya anasız arılar değişik yöntemlerle birbirleriyle birleştirilir veya bölme tahtası ile bölünerek diğer kısım değişik malzemelerle doldurulur. Kovanlarda yarık, çatlak ve delik yerler varsa tamir edilir. Kovanlar bulunduğu yerde öne doğru az eğimli konulmalıdır. Rutubetsiz, sert zeminli, taban suyu olmayan, rüzgar görmeyen, yağmur ve kardan korunabilecek şekilde hazırlanmış yerlere konur. “Yazın örtü, kışın kuytu” atasözüne uyarak duvar diplerine de arılarımızı koyabiliriz.Bu dönemde plastik örtü, muşamba vs. gibi maddeler kovanların üzerine kesinlikle konmaz. Uçuş delikleri genişse, daraltılmalı veya arılar bunu propolisle kendileri yapmış olmalıdırlar. Hastalık ve zararlılar yönünden arılar sık sık kontrol edilmelidir. Özellikle varroa akarına karşı mücadele geç sonbaharda mutlaka yapılmalıdır.
Ürününüz bereketli gönlünüz hoş olsun. (Yazının orjinali aşagıdaki linktedir.)
Arıcılık bilgi merkezi ve arıcılık bilgi paylaşım forumu , açıldı.
http://www.aribakani.com/forum/

Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICILIKTA KEKİN YARARLARI,ZAMANSIZ KULLANIMINDA ZARARLARI

Ekleyen, admin on 26 Kasım 2008 – 21:20 -

ARICILIKTA KEKİN YARARLARI,ZAMANSIZ KULLANIMINDA ZARARLARI
Öncelikle bir canlıyla çalıştığımızı unutmamalıyız,ve bu canlının bir ömrü var ve bu ömrü en iyi şekilde yaşaması gerekir.İşçi arıların ömrüne bir göz atar isek,yumurtadan 21 günde işçi arı olarak doğuyor,20 ün iç hizmetlerde çalışıyor,20 gün civarı da dışarı çalışıp ölüyor.Bu süreler daima önem taşır bu hesapları devamlı yapmamız lazım.Arıların nektar akımına hazırlanmasında kesin bu süreler dikkate alınmalıdır.Toplamda yumurtadan ölüme bu hesaplara göre 60 gün vardır.Yada yumurtadan doğuma kadar bölümü çıkarırsak 40 günde ölüyor.Burada en ilginç bir şey var,40 günde ölen arılar kışa denk geldiklerinde 5- 6 aya varan ömürlere ulaşıyorlar.

Birde arıların yaşadıkları ortama bir göz atıyoruz.14 derece altına düştüğünde ısı,arıların kasları işlevlerini azaltıyor.10 derecenin altına düştüğünde de uçmazlar.7 dereceden aşağıdaki ısılara maruz kalırsa felç olup kıvrana,kıvrana ölüyorlar.Arılar normal hallerinde bırakılırsa bu yukarda sayılanlar doğal olarak tekrar edecektir.Ama dışardan müdahalede bulunursanız 10 derecede bile arı uçmaya başlar ve çoğu telef olur bunu yazının sonunda yazacağım.

Birde bu arı dediğimiz canlı ömrü boyunca polen hariç sıvıyla hayatını devam ettirir.Poleni de kullanırken ve yerken değişik işlemlerden geçirdiğini biliyoruz.Peki arı kek yer mi diye bir soru sorarsak kendimize?.Arı keki her zaman yer,kışın ortasında ver gene salkımı bozar kekle uğraşır.Çünkü dışarıdaki ısı ne kadar düşerse düşsün kovan içinde belli bir değişken sıcaklık var.Salkımın merkezi farklı altı üstü farklı ısılardadır.Keki yedikçe de su ve dışkılıma ihtiyaçları olur,dışarı giden geriye gelemez.Kekin asıl zararı da bu değildir.

Peki keki ne zaman vereceğiz soruları sorulabilir.Benim şimdiki geldiğim nokta kek artık besleme ürünü değildir.Adı üstünde arıları kek leme de kullanılır.Yurt dışına baktığımızda Almanya ve Kosova’da arılara kek verildikleri tarihleri inceledim.Son bal hasadından sonra hemen kek verme başladılar.Buralardaki tarihlerden biz ne kadar geriden gidiyoruz herkes kendi bölgesinde bunu hesaplamalı.Yurt dışındada kek arıları beslemekte kullanılmıyor.Arıyı beslemek istersen ver bir kilo şurubu hemen çekip depolasın.Ama bir kilo keki ver arı 15 gün didinsin dursun.Yurt dışında kek yavru üretiminde kullanılıyor.Bizim ülkemizde kek her zaman her derde deva oluyor.

Birde doğal hayatta yaşayan arılara gene bir göz atar isek,bu arılara da hiç kimse ne kek nede şurup veriyor.Bunlarda hiç sorunsuz yaşamlarını devam ettiriyorlar.Dünyadaki arıcılarda arılarını doğal ortamdaki gibi bırakıyor,yapılması gerekenleri zamanında yapıp kenara çekilip baharı bekliyorlar.Türkiye’deki arıcılarda işler karışıyor.Benim anladığım arıyla insanı karıştırıyoruz.İnsanlarda kış salkımı yok ya,arılarda da olmaz diye bazı yiyecekler vermeden edemiyoruz.Sorunda burada başlıyor.Ülkemizde başı boş bir arıcılık var,bir şeyleri zamanında yapmamaktanmı kaynaklanıyor bilemiyorum.Ayrıcada nereden bu kek işi başladı ve devam ediyor orasıda ilginç.

Arıcılığı bilinçli yapan ülkelere baktığımızda arılara kek veriliyor,veriliyor son baharda arı nüfusu doğra çıktığında keki kesip hemen invert şurupla tüm çıtalar bloke ettiriliyor.Burada bizim anlamadığımız bir başka olay ise şudur.Bizde arıcılarımız kek verirken bulundukları hava durumlarına bakıyorlar,kek verildiğinde önümüzdeki 45 günü etkilediğini hesap edenler yok.Kek demet artı yavru demek,çıkan yavruların yerlerinin balla doldurulması demektir .Bunu yapabilmek için yavruların çıkması için 21 gün gerekiyor 15 günde çıtaların bloke çalışması onun peşinden de açık balların de sırlanması gerekiyor.Bunların bir şablon içinde yapılması gerekiyor.Ülke olarak böyle bir şablonumuz maalesef yok.Ben bu gün kek verdim demekle olmuyor taa 45 gün sonrasını ve mevsim şartlarını düşüneceğiz bu işi yaparken.

Şimdide kış arılarına kekin zararlarını yazalım.Yabancı ülkelere baktığımızda kekle doruğa çıkan kış arısı nüfusuna onlar neler yapıyor bizler neler yapıyoruz.Burada yapılan işlemler arıların ömürlerini kısaltmamalı yani arıları yormamak lazım.Yabancı arıcılar buna çok önem ve özen gösteriyorlar.Kış soğukları gelmeden hemen invert şurupla kovanlardaki tüm boş çıtaları bloke ettirmeye başlıyorlar.Verilen şurup miktarı bir seferde 5 litre civarında,her çıkan yavru gözüne hemen şurup basılıyor.Yaklaşık 15 litre şurup 2-3 hafta içinde kovana verilip yavru da sonlandırılmış oluyor.Kışın yavru demek riziko demektir.Arının olur olmaz işler yapması demektir.Burada neden adamlar şeker şurubu değil de invert şurup veriyorlar soruları sorulabilir.Kışa girdik artık yavru yok,yukarda da bahsettik bu arının da bir ömrü var bu ömüre zeval gelmesin diye invert şurup veriliyor.Arı şurubu alsın ve hemen depolasın diye.İnver şurubun diğer adı da yapay baldır balla aşağı yukarı aynı özelliklerdedir.Arı hiç yorulmadan tüm çıtaları bloke ediyor ve huzurlu bir şekilde baharı beklemeye başlıyor. Kış arıları pisikoljik olarakta rahat stok problemi yok.

Gelelim bizim yaptıklarımıza.Kışı olmayan yerlerimizde var orasıyla başka yerler karıştırılmasın.Yurtiçi kaynakları o kadar taradım kışın kek verin yada verilebilir diye bilimsel bir yayın yok.Kış olmayan yerlerde bile ekim ayında beslemeler kesilmiş ta şubata kadar.Arılara ne kek vermişler nede şurup.Kışa belli bir arıyla girdik.Bu arılar bizi bahara taşıyacak ve bu kış arılarınında yedeği yoktur.Hayvanlar kış salkımına girerken keki verirsek bu arıları acayip yormuş olacağız.Çoğu bırakın baharı kışın ortasında mevta olacaktır.Kış arılarının ömrünü kek vererek kısaltıyoruz.Arı kışın çalışmadığı zaman çok uzun süre yaşıyor,ama verilen kekler arıların ömrünü kısaltıyor.Şimdi tüm dünyadaki arıcılar yanlış bizmi doğrusunu yapıyoruz.Yada kışın arılara kek verildiğine dair kaynaklarımız nelerdir.Yapılan iş arının zaten tabiatına aykırıdır.Sıvıyla yaşayan arıya katı yiyecek veriliyor,yaz ortasında olsa bir hedefimiz var bir ölürse üç doğuyor.Kışın böyle bir ihtimalde yok kendi elimizle arılarımızı bahara daha zayıf çıkarıyoruz.Birde bahardaki arı kayıplarının bence nedeni budur,kışın sağ kalanlar baharda son nefeslerini vermekte.Baharda o kadar hızlı ölüm oluyor ki diyorum herhalde kovanlarda arı kalmayacak.Kış sakımına hazırlanmış arıya şurup ve kek vermek arının ömründen çok şeyler götürüyor.Bunu daha bizim bilim adamlarımız henüz yazamadılar.Belkide kekçilerle anlaştılarki yazamıyorlar.Birde kek satıcıları vardır üç kuruş kazanacağım diye insanları yanlış yönlendirenler,bunlar kek verin derken kaynakları nelerdir açıklasınlar arının üstünden keki eksik etmeyin demekle bu işler olmaz.Sonuçta bu yazıları bilim adamıyım diyenler yazmalıydı.Tabi yazdıkları yazılarında faydalandığım kaynaklar deyip,bir sürü yabancı yayın verecektir.Onlar ne zaman yazar bilmiyorum ama ,bizim oralarda aş deliye kaldı derler.

Not:Kış arılarının önemi yeni çıktı.Daha önce böyle söylemlerimiz yoktu,buna sebepte Almanya’daki kaynaklar.


Arıcılık Bilgi Merkezi | 13 Yorum »
Forum