ARICILIKTA ACELE ÖNEMLİ, BAZEN…

Ekleyen, Ali Türk on 18 Nisan 2012 – 22:10 -

Enes Eminin arılığına koloni ve erkek arılar nakledilmeye başlandı. Erkekler konusunda benim beslediğim koloniler Ege bölgesinden çok ileri. Benin erkek arılarım yogun olarak 10nisan gibi doğmaya başladılar, bir çıtada en az 5 bin erkek vardır, bir çok kovanda hala erkek üretimi yapılıyor, arıcılıkta çiftleşecek ana arılar ne kadar çok erkek bulur ise kaliteside o yönde artıyor. Yapmış olduğumuz bölmelere verilecek ana arı memelerinden doğan ana arıların kaliteli olmasına çalışıyoruz.

Yemlik altına arılan erkekleri toparlayıp, ruşetlere dağıttık.

Doğanlar var, doğmak üzere olanlar var.

Sökülmeye başlayan bir damızlık erkek  arı çıtası.

 

Arıcılıkta yapılması gerekenler hemen yapılmalı, yani birçok uygulamada acele edilmeli. Arıların nakillerinde, petek veriminde, kat vermekte kesinlikle çok acele ve çabuk olunmalı.

Nisan ayının 11 de alınan arılar gebzeye 12 nisan gecesi indiler.

Aynı akşam yeniden taşındılar, yani 13 nisanda arıların yeri  gene değişmişti.

Aydın Söke’den arı alımı yapmıştım. Toplamda 200 çıta üzeri, yani her çıta bir bölme olacak, 200 den fazla ruşet yapılıyor, bunların 140 tanesi hazır ve bir an önce bölmeleri yapmam lazımdı.

Nisan 15 de 149 adet larva transferi yapıp sıfır çekmem çok ilginç olmuştu, bu kadar aceleyi arılar kaldıramadı.

 

Haziran ayında kestane balına gittiğimizde, 14-15 çıta arı oluşturamıyordum, bu kadar çetin bir kıştan sonra, şu an üçüncü katı isteyen arılarım var, ve tarih 17 nisan, bunun anlamı şu elimizdeki mevcut arılar gelişmiyordu, gelişenlerde oğulcu, zaman içinde bunu herkes anlayacak, anlamayanlara da yapılacak bir şey yok, onları kendi hallerine bırakmalı.

19 çıtayı sarmış bir başka kovan, hiç bir destek olmadan buraya kadar geldiler.

Gelelim ilginç olaylara. Söke’den aldığım arıları aktarırken bir kaç kovanın anasını bulamamıştık.

Bu kadar ilginç şey nasıl bir araya gelir ve olumsuzlukları isteseniz yapma şansınız yok.

Nisan ayının 15 de yapılan larva transferlerinden iki kolonide tutma şansı olmadığını 18 nisanda öğrendim.

Yoldan gelen ruşetlerin her birisinden birer çıta almam gerekiyordu, hem yemlik koymalıyım, hemde larva transferleri için devşirme yapılmalıydı.

5 Adet devşirme koloni oluşturdum.

Yani 9 ayrı ruşetten bir çıta alıyorum yan yana diziyorum. Bu gün yeniden larva transferi yapmak için devşirme kolonileri açıp memeleri temizlemem gerekiyordu. Zaten devşirme yapılırken hem hava uygun değildi, hemde yumurta yavrusuz çıta seçemezdik, genelde her çıtada azda olsa açık yavru ve yumurta vardı.

İki kovanda meme yok diyecek kadar azdı, bu nasıl olur diye daha detaylı incelediğimde, devşirme esnasında iki ayrı koloniye Söke’den gelen ana arılar gitmiş. Ana arıda boydan boya çıtaları dolaşıp, yeni doğan işçilerin yerine yeni yumurta atmış. Burada şanssızlık olduğu gibi, aslında şans benden yana, anaları bilmeyerek aynı kovanda toplayabilirdim::))

9 ayrı koloni arısından ayrı ayrı çıtalardan oluşan devşirme kolonideki diğer ana arı, gayet güzel yumurta basmaya devam ediyor. Bende bu kadar olumsuzlukta yaşamayı başaran bu 2 ana arıları korumaya aldım. Bu kadar olumsuzluklara dayanaklı arıları bile yaşatamayan ülkemizde o kadar çok arıcı geçinen var ki sormayın….

Yeniden iki devşirme koloni yapıp, yeni transferlerin ikisini onlara yaptım.

Daha öncesi aceleyle larva transferi yaptığım kovanlarda yeniden memeleri temizledim, yeniden meme yapma şansı olan çıtaları devşirmelerden çıkartıp, yerlerine yeniden arı silkeledim. Ana arı üretiminde memelerin tutmanası için bir diğer seçenek ise kolonide açık kapalı yavru olmamalıydı, ama ben bu işi hazırladığım kovanda sistemi kurduğumda açık larva mutlaka tutarım ve yaptığım transferlerde tutar.

Birde transfer edilen kovanda ana arı olmamalı::))

Bozulan ana arı memeleri, memeleri temizlemek için kesinlikle çıtalarda ki işçiler silkelenmeli. bir kaç gün sonra yeniden çıtalarda kaçırdığınız ana arı memesi var mı mutlaka bakın derim.

İlk trasnfer gümleyince ilk koloniye yeniden transfer yapmıştım, yukarıdaki bozulan memelerde bu koloniye ait, genede 16 tanesi tutmuş, yeniden kalan memeleri yenilemek için tutanlar üşümesin diye bu sistemi kullandım.

Yeniden 5 koloniye yeni yapmış olduğum 133 transferi verdim, 16 tanede tutmuştu,  bir kaç çıta daha yeniden larva aşılaması yapmalıyım, yapılanlarda mutlaka fire olacak. Bir kaç kovanda larva transferi yaptığınızda mutlaka çıta üzerine not düşülmeli,  aşılamanın tarihi ve dağıtım tarihi kesin gerekli, bir sonraki işlem için yazıları alkol veye  selülozik tinerle silebilirsiniz.

Share

Etiketler: , , , ,
Anaarı üretme teknikleri, Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARILAR YAVAŞ, YAVAŞ YAVRU ALANINI GENİŞLETİYOR

Ekleyen, Ali Türk on 18 Mart 2012 – 21:31 -


Bu hafta sonu arı karıştırmaktan yorulduk, hatta haşat oldu diyebilirim. İlk defa havalar 15 derece üstüne çıktı, kolonileri detaylı inceleyip not alma fırsatı yakaladım. Bazı kovanların 2-3-4-5  çıta yavru vardı. Hacıya kızıyordum

şu resmi doğru dürüst çek diye, oğlanda bizim kafayı uçurmuş.

Bazı kovanların kat atılma zamanı geliyor, fakat ben erkek arı bulur isem hemen bölmeler yapacağım.

Bazı kolonilerde yavru alanına yakın bozuk çıta var, bozuk gözlerde ne kadar faydalı imiş, doğmuş erkekleri görünce acayip sevindim, bazıları sapık mısın filan der diye de düşünmeden edemiyorum.

Cumartesi orman dönüşü, en zor işlerden birisini bitirdik. Bu kalnalı açmak çok zaman alıyor, tek bıçakla açarsanız kanal civarı parçalanır, ilk defa üç bıçak takıp 9  kanal açtık. Başka türlü olur ise bir kaç kez ayar değiştirmeniz gerekir ve iş çok uzar. Birde bu işe giriştiniz mi aynı ayarda bitmesi gerekiyor. Yaklaşık ilk tur için yapılacak ruşletlerin kanal sayısı 600::((

Oturup saysanız bile bıkarsınız.

Daha önce  2 bıçak takıp yalpa veriyorduk yatar acayip ses yapıyordu. Şimdi ise birinci devirde sessiz bir şekilde bu işi bitirdik.

Hala ne yaptığımızı anlamayanlar var, taa Girit’ten Manos ölçü istiyor, hayret.

Bu tür işlerde önce siz kendiniz bir çıta yapacaksınız yada yaptıracaksınız. Çıta  ortaya çıktıktan sonra gerisi kolay, çıtaya kutu yapılacak.

Bu hafta yaklaşık 150 tane ilk tur ruşet montaja geçiliyor. Erkekleri görür görmez

acayip bölmeler yapacağım. Bir çıta kapalı yavrulu arı, sağına soluna kabarmış petek, tak bir ana arı memesi, acayip koloni arayan var. Bu sene çok bal olacak bir çok kişi arısız kaldı.

Bu arada kıştan çıkan çiftleştirme kutularının beslemesi yapıldı. Bu hafta çok güzel olacak, buradaki her bir ana arı bir koloni demektir, zaten bu gün dört bölme yapıp ana arılarını kafesle verdim.

Yıllardır invert şurup kullanıyoruz, kutuları bile zehirleyip öldüremiyorum.

Bazılarının kovanında bile hala iki çıta kapalı yavru yok, çok şükür bizimkiler kar kış demeyip yollarına devam ediyorlar.

Bu gün en çok sevindiğim olaylardan birisi, 5 çıta yavrulu bir kolonide önlü arkalı erkek çıtasına yumurta atılmasıydı. Özel işlerde kullanılacak erkek üretimindeki damızlıklarımdan birisi, bundan sonra erkek attıkça, elinden alıp yeni boş çıta gireceğim ve elimizden geldiği kadar, beslemeyi artıracağım.

Çoktan beri hacıyı göremeyenler meraklanmış olacak ki bazı abilerimiz yav hacının mübarek yüzünü bir görelim dediler. Bu arı kışa bir çıtayla girip, bir çıtayla çıktı. Toplam 3 çıtası vardı ortadaki çıta yavru. Şurupluk bile bu gün konuldu, şurup şimdiye kadar poşetle verildi. O kadar zayıf arı bu karda kışta nasıl polen depolamış hayret etmemek imkansız.

Alın mübarek bir yüz görün, yüz görümlüğünü isterse şaşmayın.

Günün bombası ise bizim yetiştirmeye çalıştığımız yeni arıcıyı arıların hedef seçip iki kaş arasından sokmasıydı.

Arı sokması, başkasına olduğunda bayağı bir komik oluyor.

Bu arılar benim pişirmeye çalıştığım aşa, soğuk su katıyorlar.

O kadar dedim maske giy diye beni dinlemedi.

İki gün içinde yaklaşık 70 den fazla arı taradık, ikimizde maske kullanmadık. Oğlum iki iğne ben bir iğne yiyip, haftayı kapattık::))

Share

Etiketler: , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılıkta bahar bakımı | Yorum Yok »

ARICILIK VE SEZON SONU

Ekleyen, Ali Türk on 16 Eylül 2011 – 22:15 -

Arıcılıkta sezonun sonunun geldiğini anlamanın en iyi belirtyisi erkek arılardır. Erkekler dışlanır, hatta tüm beslemelere rağmen erkek yumurtası attıramazsınız, hadi attırdınız anasız koloniye veriyorsunuz yav sizin bunlara ihtiyacınız var, onlar bile söküp atıyorlar.

En iyi yöntem ise yeni doğmş bir kaç kraliçeyi tabi ihtiyaca göre bir kovanda kafesleyip, 3 gün arayla 3 sefer 5 dakika Co2 ile bayıltıgınızda, artık ana arı yumurtaya başlıyor ve dölsüz sadece erkek yumurta atmaya başlıyor.

 

Bu koloniye dışardan mümkünse  hiç yumurta ve larva olmayan kapalı yavru veriyorsunuz. İşçi arılar verilen yumurta veya larvadan ana arıyı degiştirmeye kalkmasınlar.

 

Mevsim bayagı geçti ama bizim özel kovanlarda hala acayip erkek var. Bunu başarmak ise çok zor oldu. Her işin ayrı püf noktaları ve incelikleri var. Şu an bu işin tüm inceliklerini verdim.

Birde kolonileri yalancıya kaçırarak erkek üretimi yapılabilir.

Resim bir kaç gün öncesinin hala doğmakta olan erkekler var, erkeklerin ömrü ise en az 1 ay.

Belediyemizin bahçesinde sabah arabayı park ettiğimde gördüğüm biberiye bitkisi. Dünya çiçek var, öğlen saatlerinde acayip arılar tarafından ziyaret ediliryor. Süs bitkilerinin bile seçilerek ekilmesinde faydalar var, bu mevsimde çiçege bakın.

Bu günlerde arılıkta yabani tavşanlar görmeye başladım. Hazır av sezonuda açılmış durumda, bir tüfek ayarlayıp, bunun işini bitirmek lazım. Hazır kızmızı etede alışmışken, ne gider biliyormusunuz.

Bu günlerde ota çöpe düştük, Allah rızası için bir ziyafet filanda veren yok.

 

Kışın Edirne gezimizde bamya tohumu vermişti Ali şekerli abim. Bir türlü bamya işini bu sene çözemedik. Gün aşırı toplamak gerekiyormuş, topluyorum bir sürü var, topladıgım 6-7 tane bilemedin 10 tane olmuyor. Bazen bir kaç gün gitmiyorum sanki beni bekliyor bunlar, hemen çoşuyorlar.

 

Bamyanın küçüklerinde sorun yok, büyüklerden dolma yapmayı düşünüyorum, bu güne kadar böyle deneyimi olan yok, olmaz diye tutturdu doktor, sanki bamya dolması denedin ve olmadı yani, neden olmasınki?

Maşallah, ben toplamaya gittigimde gözükmeyen bamyaların beni görmediklerindeki durumları::((

Dolmalık bamyalar.

Hayatımda vaz geçemediğim yiyeceklerden birisi daha. Ekmek ve süt bayılırım, hele sütün soguduktan sonraki kaymagıda katmerlendiğinde ne gidiyor….

Geçenlerde bir blokta bir kız gördüm resimde, keçiyi emiyordu. Yorum yazdım gitmedi tabi beni o resim taaa 6-7 yaşlarıma götürdü.

Amca kızıyla yaylada az bir tuzla alıştırdıgımız bir keçimiz vardı, tuzu yalamaya geldiğinde keçiyi yakalayıp sırayla memesini ve dolayısı ile sütünü emerdik. Ne keyif alırdık be. Hele rahmetli baba annemin süzme yogurt keselerin halini bir görseydiniz, duvarda suyu süzülsün diye asılıyken::))

Evet kaynamış ve buzdolabında soğumuş buz gibi kaymaklı sütü hiç bir yemege degişmem. Tasa bayat ekmekleri doğra, üzerine sütü dök, peşinden kaymakları koy ve üzerine süzma bal damlat::))

Edirne gezimizde kabak tatlısı yemiştik, şekerli abim süper yaptırmıştı tatlıyı. Peşinden kabak yarışları başladı, hacının kabaklar nedendir bir türlü tutmadı. Bir ay filan önce birisi nihayet tuttu, yanındakiler bir sürü tutar gibi yapıp sararıyor ve kopuyor, bende bu durumu izledim kabaklar habire ziyan ediyor kendisini, onların sararmasına fırsat vermiyorum, bir kaç gün arayla körpe kabak aşırmaya devam ediyorum::))

Bu esnada hiç hesapta olmayan hacı kabak yarışına dış kulvardan atak yaparak katılmış durumda ve hala bizim kabak yemyeşil ve büyümeye devam ediyor.

Share

Etiketler: , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICILIKTA DURMAK YOK MU?

Ekleyen, Ali Türk on 04 Temmuz 2011 – 07:08 -

Paylaşacak o kadar şey varki, çogunu erteliyoruz, bazısına az deginip atlıyoruz. Bu sene çok yoğun bir sezon yaşıyorum.

Katılmış oldugumuz ana arı üretme kursu imtihan yapılarak bitti.

Hocamız kopye yok dedi, Muhteşem abide doktorluk okudugu dönem hep kopye hazırlamış, bir türlü çekemediğini anlattı, neden çekemediğini sorduk, zaten kopye hazırlamak için çalışman gerek, çalışıncada zaten elindeki kopyeye gerek kalmıyordu dedi::))

 

Hep birlikte bizi gülme tuttu.

İmtihandan sonra bogazda bir yere yemege geçildi.

 

Sadri abimin emanetleri kabul ettirip, o akşam kendisine teslim ettim.

 

Ertesi günü bir Şile yaptık, arılarımız çalışıyordu, bu sene beklenen nektar akımı yok. Köyden birisi var arıyorum, bir dediğiyle öbürü çok farklı. Yagcılar köyünden Saim abi arının başında yatıyor, ona soruyorum, köydekiyle bilgiler hep çelişti, kısmette ne varsa bakacagız.

Resimin solunda Kadir Gürkan’nın ortasında Saim abinin ve en sağda benim kolonilerim var.

Hemen arılıgımızın arkasında bir arılık daha varmış aramız 30 metre yok.

Gittiğimizde arılar püsküllerden nektar ve polen alıyordu. 15-20 kovan açıp kontrol ettik, hiç bindirme olmadı, demekki dışardan nektar geliyor. Bu resimlerin alındıgı tarih 26 haziran 2011.

Kestane nektarı toplayan bir işçi arı.

Kestane nektarı ve poleni toplayan bir işçi arı.

Gittiğimizde kestane püskülleri çok canlıydı ve %80 tün püsküller açıktı.

Güçlü kolonilerin bal çekmesi çok güzeldi. Yan tarafımızda 7-8 çıtalık kolonilerde gram bal yok.

 

Bazı kolonilerde bir hafta öncesi verilen erkek çıtalarını örmeye başlamış, hatta erkek olacak yumurtalarda atılmış, bir kesinti söz konusuydu. Bir hafta sonrasına bu çıta tam örülmeliydi, resimdeki durum daha çıta yarı bile olmamış . Ayrıca bu erkekler ilerde bana çok lazım olacaklar. Erkeklere bu sıralar acayip önem vermekteyim, hacı tosunlara bak diye kızsada benim için onlar çok önemli::))

Arılıgımızın az ilerisi aa bir arılık var diyordum, az öbür tarafına baktım bir arılık daha, onun yanında bir daha derken resimde 5 arılık gözüküyor, hemen burnumuzun dibi.

Bu sene kestaneye çok koloni gelmiş durumda.

Bize sınır arılık girişindeki yazılar ilgimi çekti. İnşallah kimse arılara kötü niyetle bakmaz ve zarar vermez diyoruz. Allah korusun, O korursa hiç bir şey olmaz.

Arılıgın içinde lütfen girmeyin yazıyordu bende girmedim. Yanlışlıkla bu tabelayı görmeden arkadan girmiştim, o ne olacak::))

Baktım kadir başkan bişiler yapıyor bu ne dedim defne dedi. Ne işe yarıyor, birincisi bunları parmak gibi kes ve kurut, körügü yak, kenara koy iki saat sonra git tekrar bas körük sönmüyor, bu uyuyan soba gibi sinip bekliyor.

İkincisi varroanın düşmanı, bunu kullan ilaç asit filan gerekmez.

Bende gaza gelip bayagı bir defne dalı budaması yaptım, Gebze’ye getirdik, gerçekten çok uzun süre sönmüyor, varroa konusunu daha tam test edemedim.

Kadir Gürkan, körügü hazırlıyordu. Biz geçen hafta Şile’deyken yagmur başladı, hemen Gebze’deki arılıga döndük.

 

Zafer abim memleketten dönmüş.

Köy ekmegi, fındık ve meşhur İnebolu çekme helvası getirmiş.

Ne nasibimiz vamış tı, memleketimizin her yerinden bir şey geliyor::))

 

Hafta arası  Mehmeti yolcu etmemiz gerekiyordu, planlar yapıldı ve Yusuf akşama bizdeyiz başka yer aramayın demiş. Bende mesayi bitimi, bir kaç kargo vardı acilen verip, direk Yusuf’un yazlıgın yolunu tutum.

Yusuf ise bir tur daha anaarı üretmek için janteri devreye sokmuştu, bir kaç kez arayıp janterle ilgili bilgiler sordu, janter sabır işidir. Hemen işi sonlandıramazsın.

Bende dedimki gelirken larva getiriyorum, transfere  uygun kolonin varmı, hemde iki tane dedi.

Yeni gelen saflardan 81 numaranın çıtasını götürüp aşılama yaptık.

Tabi önce açık ne kadar larva varsa koloniden çıkarttık, kapalı ve açık memeleri bozduk.

Bu resimleri Mehmet çekti harika bir resim olmuş.

Kalfamız ikide bir ayarımı bozdu, Antalya’dan gelen anasız arıyı açtık, körük dumanı gıcıklıgına vermedi, beni enseden Mehmet’ide yüzünden soktu. Kalfaya fırçayı bastım şimdi mutlu oldunmu, abi seni soksun diye yaptım ama Mehmeti soktular diyor::((

Aşılama bitti, şimdi kovan karıştırıyoruz, kolonilere kestane balı geliyordu, fakat istenilen miktar yoktu, hızlı bir akım ve agarma yok.

Yusuf’un çıta tutuşu ve yüz ifadesine hep hasta olmuşumdur, gene güzel iki resim yakaladım.

Sonra geçiyoruz mangal başına bu akşam maydonoz yok bereket::))

Bazı resimler iphoneyle çekildi, gece cepten iyi resim çıkmıyor.

Bizimkilerdeki mutluluga bakın. Sıcak ızgaraya gel, yarasın doktorum, biraz daha kaçak balkon çıkarsın artıkın…

 

Nefis bir akşam menüsü, bereket bu akşam masada ot türü bişi yok.

Doya doya yedik, Yusuf kardeşim ellerine sağlık.

Sohbet çay derken zaman bitti, ben Mehmet Yüksel kardeşimi Sabiha gökçen hava limanına bırakıp evine geldim.

Son resimlerimizden birisi.

Arıcılıkta damızlık çok önemli. Bunun önemini çok geç öğrendik. Damızlık sorunuda başlı başına bir sorun, paranla almak istesen yok. Bir sene önceden sıraya gireceksin, alırsın bu sefer aktarım işi sakat ve bu işin çözümü için neler yapılır diye düşünüp, işi kökünden halletmeye iki sene öncesi karar vermiştik. Bir sene aletin yapımı beklendi, peşinden işe girişildi, iş başarıldı fakat kalite konusunda sıkıntı vardı, bu sene işin kalite yönüne çalışıyoruz.

Ben çalışıken hacı sürekli akıl veriyordu buyur bakalım deyiverdim. Başladı bu seferde benim kalfadan eksik olan neyim var demeye::))

Bu hafta sonu iki gün bi işe ayrıldı.

Felaket zaman tüketen bir şey.

Biz bu işe paralarımızı harcadık, emek harcadık, geceyi gündüze katmışız, birileri bu işi süper bir şekilde yapıyorsa, ben niye yapamayayım. Benim acayip bir yapım var, bir işi kafama koydumsa onun bir daha peşini bırakamıyorum.

Fakat geçmişte agırıma giden bazı şeylere şahit oldum. Bazxı anılarım birilerini rahatsız edebilir, ama anı işte.

Bir üniversitenin kongresine katıldık, o dönem orada doçent olan birisi, suni tohumla hakkında öyle şeyler anlattıki, bir sezon çalıştık olmuyor, bunu çok rahat söylüyordu. Yani nasıl olmaz, birisi yapıyorsa bizde yapmalıyız diye bir dert ve kaygı görmedim kendisinde.

Aynı kişi, bir tv programında ıslah ve selekte edilmiş arılar için süs köpegi cümlesini kullandı.

Aynı yerde şimdi bir tabela var, paşam arıcılık gelirtime diye, bu işler ülkemizde tabelayla oluyor.

Sonuç, sen suni tohumla yapamıyorsun, selekte edilmiş arılara sü köpegi diyorsun, peki neyin peşindesin ve neyi geliştireceksin, diye ben sana soru veririm.

Bazılarıda gidip oralarda kuyruk sallıyor, arıcılıgı geliştiriyorlarya::))

Nedense gerçeklerle, tabelalar aynı degil.Bundan olsaki gerçekler acı… ve ortada geliştirilmiş hiç bir ürün yok.

Bu sene suni tohumlamayla alakalı erkek seçiminde uzak akrabanın önemi hakkında yazılar okudum, eskiden erkek olsunda nasıl olursaolsun derdim. Son katılmış oldugumuz ana arı üretme konusundada bu konu özellikle işlendi. Ben daha önceden Muhteşem abinin 61 den bu sene iki çıta yumurta ve larva getirmiştim. Bu safın bizim arılıkta kardeşlerinin kızları var, elimizdeki 4 saf turunun en yabacısı şimdilik bu arıydı ve bende arılıgımdaki erkek üretim kolonilerini 61 den oluşturuyorum. Bu 61 kızları, gebzedeki arılıktan başka yerlere gitmeyecekler. Hazır olan 15-20 tane anaarıyı kendi arılıgımda kullandım.

Muhteşem abideki 2009 yılında gelen saf karniol 61 in kızlarından birisi.

Bu sene erkek üretiminde daha bilinliyiz, geçtiğimiz sene 50 erkekten bir dozluk sperm toplayamıyorduk, sperm konusu şimdi daha kolay. Suni tohumlamanın en zor işlerinden birisi bu sperm işi.

Erkek arıları, anasız kolonilerde besleliyoruz. Bu konudaki tüm eksiklikler çok şükür ortadan kalktı.

 

Cuma akşamı aleti ve her şeyi hazırladı, tabi bu arada saate bir baktım gece 22:00 olmuştu hacıya dedim abi biz bu işe bir girersek, gece ikiyi buluruz, yarın sabaha başlarız diye işe başlamadan ertesi güne erteledik.

Ertesi gün İzmit ten anaarı alacaklar geldiler, onlara öğleden sonra dedim, sabah 8 de damladılar, madem geldiniz önce sizi yolcu edeyim sonra tohumlamaya geçeriz.

20 Anaaarı istediler, hazırda 10 tane vardı onları hemen topladık ve başka anaarı aramaya zamanım yoktu, yeniden gelin dedim.

Misafirleri yolcu edip, telefonlarıda kapatıp işe giriştik.

 

Verilen aradan olsa gerek, birinci anaarıyla çok ugraştım ve uygulama yapamadan kutusuna bıraktım. Acayip kasılıyorsunuz, geçtigimiz sene bu iş bu kadar zor degildi. Bereket hacı bana sabırlı ol, sabırlı ol dedi.

Sperm hazır anaarıya giremiyoruz. Bir iki derken olay çözüldü, uzun süre ara verince zaten larvayı bile alırken zorlanıyorsunuz.

Geçtiğimiz sene bizi en çok oyalayan sperm toplamaktı, şimdi beslenmiş erkeklerden sperm çok basit ve daha az erkekten hemen 1 cm lik kanalı spermle anında dolduruyorsunuz.

 

Tohumlanan anaarılar, alındıkları gözlere verilmeli, yoksa direk kestiriyorsunuz. Geçtiğimiz sene karıştırmıştık, şimdi bu işide sıkı tutmaktayız.

Yapmış oldugumuz uygulamaların 4-5 gün sonra sonuçları alınır.

Son durum yaşıyorlardı.

Ana arı kursunda bitirici koloni, işin ekonomik yönüdür dendi. Benim kullanmadıgımbir sistemdi. Bir bitirici koloni oluşturdum, habire başka kovanlardan kapalı yavru veriyoruz, yakında bu arı 4-5 kat olursa şaşkmayın.

Kapanmış memeleri ne kadar olursa olsun tutmakta sorun yokmuş nasılsa kapanınca, sadece 34-35 dereceye ihtiyacı var hepsi o kadar.

Soldaki çıta kapanmış ve 10 günlük olmayı bekliyor, aynı zamanda hiç başlatıcıya vermeden, 26 aşılama yapıp bitiriciye verdim, 21 tanesi tuttu ve kapandılar. Bu iş çok hoşuma gitti, aşagıda anaarı var arada ızgara, yukarsı meme dolu::))

Bu akşam gene bir çıtaya aşılama yapıp, direk bitiriciye verdim, nasılsa başlayıp bitiriyor.

Bu arada aşılama çıtalarının üzerine elimizdeki matbaga saçlarından şeritler kestik. Aşılama hangi anaçtan, hangi tarhte yapılmış, kaç meme de aşılama var hemen yazıyorsunuz ve koloniyi açtıgınızda bu ne zaman aşılandı, hangi anacın yavrusu demiyorsunuz. Asetat kalemle yazılıyor, alkolle siliniyor, bu son pratik uygulamam, acayip güzel oldu. Bazen karıştırıyorduk, bunu ne zaman aşıladık diye. Yazmış olsanızda gene karışıyor, bazen 8-10 çıta aşılı vaziyette, kolonilerde oluyor, birisini karıştır ayvayı yedin::))

Share

Etiketler: , , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
Forum