ARICILIK VE ARI ÜRÜNLERİ FESTİVALİ

Ekleyen, Ali Türk on 21 Şubat 2012 – 23:55 -


 

 

Arıcılık festivalinde ne yaptım sa bizimkinin markajından kurtulamadım.  Şebinkarahisar bal üretici birliğinin standını ziyaret etmiştim, onlarda meşur kuru dut ve ceviz içi ikram ettiler. Sanki stantta yokmuş gibi gelip elimdekileri aldı::((

Arıcılar çok ilginç kişilerden oluşuyor. Bazen pruko bazen İlhami abi tercümanlık yaptı. İlk defa görüştüğünüz yabancı ülke arıcısıyla acayip espiriler.

Bizimkinin tavukları siyah, yumurtadan çıkan civcivde siyah, Theodosis Katsaros(Kokini), oğlu Tomas, doktorumuza soruyor, o tavukların yumurtası da siyah mı?::)))

En komiği bizimkini gören doktor Mutesem demeleriydi::))

Fuarlar yeniliklerin tanıtıldığı yerlerdir. Bu fuarda katılım yüksek ama yenilik yoktu, tek yenilik bizim ülkemizde üretilen suni tohumlama cihazıydı. Benim takip ettiğim kadarıyla 10 değişik marka olması lazım, bizde bunlara ilave olduk. Ayrıca 5 değişik versiyonda dölleme cihazıyla. Sadri abi Theodosis sorduklarını yanıtlamaya çalışıyor, bu işi öğretir misiniz diyordu, Sadri abi ve ben gerekli cevabı verdik. Dil çok büyük sorun oldu, benim gibi bir şeyleri anlatabilmek için bir çok örnek veren birisi sadece tercümana bir şeyler anlatıp, karşıdan gelenleri beklemesi acayip zordu.

Efraim abi, suni dölleme aletlerinden birisinde kendisini sınıyor. Bu alet Bursa ya gittiğimizde böyle degildi. Aleti bir gördüm, dedim ki Sadri abi şurdan bir cımbız koyamaz mısın? aleti bir gördüm, tarif ettiğimden güzel olmuş. Sadri abinin fuarda sergilemediği suni dölleme aletleri de vardı.

Yabancı bir sitede şöyle yazıyordu. Ali Türk ve ekibinin inşa ettiği suni tohumlama cihazı. Theodosis Katsaros diğer modellerin tamamını da görmedi. Bana bu işin tarihini sormuştu, mayıs ile temmuz arası demiştim, yazısında onu anlatmaya çalışıyor ve o günleri iple çekiyorum demek istiyor. Bu konuda daha fazla bilgi vermeyeceğim, zamanı geldiğinde inşallah neler yaptığımızı ve bize kimlerin geldiğini daha sonra paylaşacağım. Bu ekip amele ekibi değil, dünya markası::))

Çekemeyenler Çanak anten taktırsın kendisine…

Fuarda 2 -3 saat ancak kalmamıza rağmen çok yoğun geçti. İstanbul arı yetiştiricileri birlik başkanı Onur Çilenk beyin standını ziyaret ettim.

Fuarda yanımızda olmasına rağmen hiç resmi olamayan Fatih öğretmen. Bizi 4 yıldır takip ettiğini, daha önceki belediyedeki ziyaretinde bildirmişti. Fuarda baktım Muhteşem abiyle benim makineyı ona verdim, ilk defa bir organizasyon da resim çekmesine rağmen 10 üzerinden 9 verdim.

Geri dönüş yolunda ise bizi uzun zamandır takip ettiğini yeni duyduğum Efraim hocam diyor ki. Daha emekli olmamıştım, okuldan gelince milli egitimin sitesini tıklamam gerekirdi ama hep ben senin siteni tıklardım::))

Yorumda yazmak istiyordum ama yıllarca beceremedim dedi. Dur bakalım daha neler duyacağım.

Cideli Sokel, faceden listemde ama yeni tanıştık, kendisi Kastamonu’lu.

İsmini unuttuğum siz beni tanımazsınız ama ben sizi çok iyi tanıyorum diyen bir abimiz ne diyeyim şimdi.

Tomas gene bizimle alakalı sorular soruyor, İlhami abide cevaplıyor.

Şebinkarahisar bal üreticileri birliğinin standı.

Vize ilçe tarımdan, 2008 yılında Vize ve Pınarhisar da görüşmüştük, ben kendisini çıkartamadım, Vize ilçe tarım deyince hatırladım ama gene isim yok::((

Pınarhisar bal üreticileri birlik başkanı, Ali Osman Çalık abimiz.

Tüm arıcılık etkinliklerinin olmazsa olmazı Güner Kayral. Birisi formik sordu var dedi, bende krem tartar var mı dedim güldü yok dedi. Olsaydı Yunanlı arıcılara o kadar ikrama geçecek tiki sormayın. Adamlar invert şurup konusunda tarif isteyip durdular.

Konya şeker stadındayız. Konya şekerin tesisi dünyada iki tane varmış, birisi bizde. Ben kendilerine bir teklif sundum, dedimki tüm örnekler yurt dışından alınıyor. Almanya da arıcıların kullandığı invert şurubun parasının bir kısmı hemde önemli bir kısmı diyeyim, devlet destek olarak karşılıyor. Siz bunu devlete sundunuz mu, sunduk dediler ve karşı çıkanı duysanız şaşırırsınız, oradaki bu konuşmayı herkes duydu. Karşı çıkan kişi bunu nasıl başkalarına izah eder bilemiyorum.

Benim önerim başka yerlere çekildi ve tartışma büyüdü, daha yetkili bir abimiz gelip açıklamalarda bulundu, ne biz onun açıklamalarından tatmin olduk, nede onlar bizim söylediklerimizden tatmin oldular. Önerimizi yeniden gözden geçirmelerini istiyorum, bu hem Konya şeker için hemde arıcılar için iyi bir şey olacak.

Solumdaki benim asker arkadaşım. Musa Karasoy, Aksaray’lı 15 ay Ordu da askerlik yaptık. Terhisten bu tarafa 27 yıl geçmiş ve yeni görüşebildik.

Ben fuardan sadece Çin kaşığı aldım. Larva transferinde en basit aşılama kalemi Çin kaşığıdır. Diğerleriyle bu kadar pratik ve hızlı olunamıyor.

Bazı arkadaşlar fuardan alacak bir şeyin yok mu? dediklerinde acil maske ve eldiven lazım diyorum.

Herkes kopuyor.

Resimdekileri zaten tanıyorsunuz, yeni yüz ise Düzceli arıcı, Erkan Kaya.

Birde bana kitapçık getirdi, çok ilginç bilgiler vardı kitapta onu daha sonra paylaşacağım.

Erkan Kaya nın yanındaki genç arıcı ise Düzce den  beni görmeye gelmiş, beni görünce ne olacaksa?

Resmin sağındakiler ilk baştaki bu yaz benden ana arı alıp kestirmişti. Bana telefonla bir yorum atmış ve demiştiki, Ali abi ana arıyı kestirdim, ben bittim::)) İsmi ise Ziyaettin Duran. Kap gel bir ruşet demiştim bitecek ne var, sordum verdiğim arı ne oldu diye abi yaşıyor, gözüm gibi bakıyorum dedi.

Ziyaettin ile Zafer abimizin arasında duran ise, Şeref Korkmaz.

Kendisi Ağva’nın köylerindenmiş. Ben Şile biliyordum, şilenin köylerini Yeni Köydan Kömürlüğe kadar hemen hemen hepsini bilirim,hangisindensin dediğimde ben Ağva’nın köylerindenin dedi.

Arıcılık Bilgi paylaşım forumunda , babamın kara kovanı adlı başlıkta arıcılık ile ilgili paylaşımda bulunan Şeref Korkmaz, aynı zamanda Zafer abiyle daha önceden mesai arkadaşları. Kendileriyle tanışmaktan menmun oldum.

Musa Karasoy, asker arkadaşım. Bu esnada festivalden ayrılıp, Zafer abiye çay içmeye gelindi::))

Herkesin yemeği önünde bunun derdi nedir bilmem, tabak elinde.

Bizim ekip çayı tabiki yemek üstüne içer. Zafer abi bizi misafir edip ağırladı, kedisine kabinem ve kendi adıma teşekür ediyorum.::))

Evden ayrılmadan bir hatıra fotosu daha, Fatih sende bizim hacı gibi Efraim abiyi uçur muşun::))

Festivalden sonra mersedese binmemiz bazılarınca yanlış anlaşıldı. Ömrümüz külüstür arabalarda geçti, bırakım birde mersedese binelim ne var yani, garibana çok görmeyin. Kim hatırlamıyorum, biriside bakan mersedese binmiş ama yanlış yere bindi diyordu… Töbe töbe.

Yav arkada 5 kişinin yanında ne işim var. Zaten arkadakiler çift porsiyon beni harcamak mı istiyorsunuz?

Allah her şeyin hayırlısını versin, ne diyem. Bizim açımızdan süper bir hafta sonu oldu diyebilirim. Bundan iyisi can sağlığı, 3 saate neler neler sığmış dimi?

 

 

Share

Etiketler:
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılık gezileri | Yorum Yok »

ANA ARI TOHUMLAMA CİHAZI

Ekleyen, Ali Türk on 15 Şubat 2012 – 07:00 -

Ana arı dölleme cizhazıAna arı suni dölleme cihazı

Ülkemizde bir ilk, ana arı suni tohumlama. Ana arı yapay dölleme cihazı. Arıcılığın geliştirilmesinde olmazsa olamaz cihaz.  Saf ırkların korunması bu cihazla daha kolay. Yapılacak ıslah ile oluşturulacak yeni ırk arılar için gene olmazsa olmaz cihazlardan bu alet. Saf ırkların birbirleriyle kontrollü melezlenmesi gene suni tohumla ile mümkündür.

Bu işleri aletimiz tabiki otomatik olarak yapamıyor.

Tüm iş, bu işe gönül verip, bir şeyler yapmak, ortaya eser koymak isteyenlere gerekli.

Yılardır kimse bu aleti yapıp, ülkemizin ihtiyacını gidermeyi düşünememiş.  Çok şükür, şimdi elimizin altında bir kaç çeşit veya model var. Bir şeylerin peşine düşen 3 amatör arıcının geldiği nokta bu.  Aletin yapımında en büyük pay  Sadri Demircioğlu abimize aittir.  Ben ve Muhteşem abi bu işin fikir babasıyız. Bizim hedefimiz birer aletimiz olsun diyorduk, hedeflerimize ulaştık. Allah Sadri abimin yolunu açık etsin, bol kazançlar versin. Ülkemize de yeniden hayırlı olsun.

 

18-19  Şubat 2012  Tarihleri arasında İstanbul Feshane arıcılık festivalinde, suni tohumlama cihazları sergilenecektir.

sademirci@mynet.com

Share

Etiketler: , ,
Ana arı tohumlama ve dölleme, anaarı suni tohumla, Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

BU HAFTA ARICILIK YOK

Ekleyen, Ali Türk on 12 Şubat 2012 – 23:06 -

Bu hafta sonu hava en fazla 10 derece olacak raporlarını görünce yatmaktan başka iş yoktu.

Zaim abi aradı pazar günü arılara gidilecek mi filan diyor. Dedim yapılacak iş yok havalarda sıcak olmayacak, istersen dolaşırız.

Hem açılırsın, önce rahmetli, Şükrü amcanın mezarını ziyaret edip, bahçeye geçtik.

Hafta içi kestane almıştım bazıları çimlenmeye başlamışlardı. Köye filan gidersem ekeyim diye, bir peçeteye sarım birde ıslatmıştım, cebimizde neredeyse ağaç olacaklarmış. Büyüyene kadar saksılara ektim. Köye vardığımızda arılar uçmuyordu.

Kestaneleri peçeteye sarıp poşetleyip, köy kıyafetlerinden birisinin cebine koydum. Rutubet ve evin ısısı acayip yapmış bir kaç günde durum bu. Kestanelerin ekimi tamam.

tere tohumu

Tere tohumu alalı bayağı oldu, bir türlü ekemedik. Zaim abi şu tohumları bir ver, yaz geliyor daha biz yeşillik ekeceğiz. En çok sevdiğim yeşillik tere-otu . Fazla dayanmaz aldığınızda bir kaç gün içinde tüketilmeli yoksa sapsarı olur çöpe gider. kasalara toprak kum ve aşırı yanmış koyun gübresini harmanlayıp ekim işini de hallettim.

Turp başka yere ekildi ve üzerine ince bir tabaka gübre serdim.

Tere ekimi bittikten sonra suladım. Kasa içindeki naylon yanlardan bir kaç yerden delindi, su birikmesin diye fazlalık yanlardan akıp çıksın.

Minik tere serası hazır. Daha önceki ektiğimiz marulları bir türlü naylon altına alamadık. Muşambası da bir köşede duruyordu.

Kasaları en iyi güneş alan yere bırakıp, üzerini naylonla örttüm. Biz öğleden sonra bahçeden ayrılırken naylon terlemişti. Yani işler yolunda, içerisi demek ki iyi ısındı.

Beni en çok yoran ise geçen hafta aşırı karda ras gele ektiğimiz enginarları bu gün  yerlerine almamızdı. Yer çamurda olsa kar azdı. Bel küreğiyle yeri oyup, içine en az 2 kürek koyun gübresi atıp üstüne toprak ve enginar fidesini ekip sıkıştırdım. Yani fidenin etrafını ayağınızla çiğneyip sıkıştırıyorsunuz. Bir ara hararet yaptığımı fark ettim acayip kesildim, çoktan beri çalışmıyorduk iyi bir idman oldu. İlk defa bu sene enginar yetiştireceğiz bakalım başaracak mıyız.

Naylon altına alamadığımız marullar. Uzun süre kar altında kaldılar. Hava bir ısınırsa her taraf marul olacak, şimdi gözünün içine bakıyoruz büyümüyor.

Saat öğlen bir gibi arılar öyle bir ses yaptı ki, balkonda yemek yerken sesleri ortalığı inletiyordu.

Bir kaç polen getiren arı gördüm.

Hiç kovan açmadan dışarıdan gözlem yapıp geri döndük.

Share

Etiketler: , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ANADOLU ARISI

Ekleyen, Ali Türk on 08 Şubat 2012 – 22:27 -


Bundan önceki paylaşımda Anadolu arılarım’dan bir nebze bahsetmiştim. Zaten olayın başında dedim ki ister inanın ister inanmayın, bazıları kıyameti koparmış tabi ki, gelen haberler böyle::))). Bazı şeyler vardır üzerinde yıllarca uğraşırsınız sonuç hüsranla biter. Bende Anadolu arısı üzerinde yıllarca çalıştım, hatta bazılarına zarf bile attım varsa ilk ben alacağım veya bir göreyim gibi kimseden ses çıkmıyordu bende araştırma ve çalışmalarımı devam ettirdim.

Anadolu arısı

Anadolu arısı var, hemde bende safları mevcut size ne oluyor ki. İstediğim kadar istediğim sayıda saf üretme gen kaynağım ve bilgim, becerim var. Siz yırtın bir yerlerinizi, ayrıca birilerini inandırmak zorunda da değilim, bu benim meselem.

Gelelim 5 şubat 2012  günü yaptığımız işlere. Bazı işleri yavaş yavaş geriden gelenlere devretmeye başlıyorum. Ben daha başka konulara daha çok zaman ayırmak istiyorum.

Hafta sonu hava güzel olunca bazı kolonilerde daha detaylı inceleme yaptım. Yavru durumu başladı, zaten şubat’tanda bir haftayı yedik bile.

Bal durumlarını uzun zamandır merak ettiğim kovaların tespitleri yapıldı.

Yerlerde kar var, arılar yavruya yatmış durumda.

Karı geçip çayıra iniş yapan polen derlemiş bir arı dinleniyor. Yaşamla hayat arasındaki 10 santim mesafe, 10 cm geri konsa kardan bir daha kalkamazdı.

Bu karda bu arılar nerelerden polen topluyor bilemiyorum. Uzunca bir aradan sonra, en az 10 gün hiç uçmamışlardı, hava açar açmaz anında işe girişiyorlar. O karda kışta yavru faaliyetini dışarı çıkmadan devam ettirenler vardı, çünkü yeni kapanmış ve kapanmaya yakın yavrulu çıtalar vardı.

Benim yeni ekip, iyi bir ikili oluşturacaklar inşallah.  Bu sene ikisi birlikte koşuşturacak.

Bir çok kişinin hayal bile edemediği tablo. İş bitmiş son kovan şuruplanmış ve kapanış fotosu arılıktan…

Arılıktan çıkıp Zaim abinin bahçeye enginar ektik. Enginar fidesi veren abi, bu enginarlar çok cinstir, bir tane ocaktan 28 tane kafa alan biliyorum dedi. Rekor  denildi mi ben dayanamam hedef ilk etapta 29 olacak.

En çok zevk aldığım konulardan biriside hayvanlarla uğraşmak. Eğlenip deşarj olmak hayvanlarında hakkı. Kimisi ahırda  anırır, kimisinin kulübesi bile yok, sokaklarda her gelen geçene havlar durur.

Ben bu tür hayvanlara iş veririm. İşi gücü olmayan bu hayvanlar verdiğim işle uğraşırken bende kenara çıkar onları izlerim. Bu hayvanların bazıları kendisini dev aynasında görür ama işleri olmadıklarından ne verirsem onunla idare ederler. Hayvan deyip geçmeyin onlarında akılları vardır, kendilerine öğretilenleri ezberler, bazı hayvanlar beni harfiyen takip eder, sonuçta hayvanda akıl olur ama fikir olmaz işte.

Evet hayvanları boş bırakmamak lazım. Onlara iyi davranmak lazım, dünyada her mahlukatın mutlaka bir işi vardır diye düşünürüm hep, yoksa Allah niye yaratsın ki. Tezek böceklerinin bile görevi var.

Ben işime bakıyorum, çene değil iş yapmak için çalışıyorum. Kevan yürüyor, kervan kendisini yalnız hissetmemesi için itlerin sesine ihtiyaç var. Atalar it ürür kervan yürür diye boşuna dememişler.

En son horoz pes edip bahçeye kaçtı, tutamadım, bir tutsaydım neler yapardım neler.

Share

Etiketler: ,
Anadolu arısı, Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
Forum