ARICILIK, KARA KOVAN, PETEK BAL

Ekleyen, Ali Türk on 12 Ağustos 2011 – 22:05 -


Bal::))

Kara kovan balı.

Çevremizde kara kovan balı hastaları var. Efendim ben bir bal aldım, fiyat bu ama nefis.  Sende kara kovan balı varmı, tabiki yok diyoruz.

Şimdi bu tür kaşıntısı olanları kaşımak için kara kovan balı var, hemde istedigin yere götür ve tahlilde yaptırabilirsin demekteyim. Her türlü iddiayada varım. Tabi böyle bir balın fiyatınada bişi demeyecen::))

Geçenlerde Vecdi abiye dedimki abi sendeki kasnak ballardan bana yollayabilirmisin, bir kaç isteyen var hazır para kaçmasın. Vecdi abide ne kadar istersen yollarım dedi.

Bundan sonra karakovan balım var, doğal organik beya::))

Ballar acayip gözüküyor.

Bu sene  petek bal çalışan, arıcı Vecdi Küçükyılmaz abimin harmanı bayağı bir bereketli, Allah hayırlısıyla satıp yemek nasip etsin.

Bal kabıda harika. Laklanmış tenekeden. Yani gıda tüzükmüdür nedir ona uygun şey.

 

Ana arı kafesi.

Bu kafesler çıtaları aralamadan çıta arasına rahatlıkla girip çıkıyor. Üzerine sıra numarası filanda yazıp silinebiliyor, tabi özel işlemler için. Kafeslerin orjinallari Almanya’dan gelmişti. Nerden konu açıldıysa bir gün kafes yapılabilirmi derken Sadri abi ben yaparım bu basit bir şey demezmi.

Bu Sadri abi bir acayip, ne desek başımıza iş alıyoz::))

Bana bir numune ver dedi, bende bir tane vermiştim.

Kalıp yapılmış, ilk  kafesler görücüye çıkmış, görücüde bizim kalfa::((

Bir gün baktım, bana takılıyorlar, sen hayatında ayakkabıcıdan altı delik ayakkabı aldınmı?

Yav bu nasıl soru?

gülüşüyorlar.

Altı delik niye ayakkabı alamki::))

 

Hala olayı anlamıyorum, nasıl olmuş diyorlar ben güzel demekteyim. Orjinalleri daha geniş gözenekliydi, bizim haydut arılar o gözeneklerden kafesin içine kafa bile sokabiliyorlar. Bende bu gözenekleri daraltmasını istemiştim gayet güzel olmuşlar.

Dedilerki nasıl numune verdin eksiklik yokmu::((

Ben nerden bileyim verdiğim numunenin aynısını yapacak, bir sürü eksik yer varmış.

Orjinal kafes yan yana birbirine geçmeli, bizimki sadece yan tarafa çiviyle tutturma deligi yapmış.

 

Kek bölümünü kapatacak parça yok:))

Bende artık ne diyeyim, abi orjinal kafesi verseydim telif hakkı filan olurdu onun için bunu verdim filan terzi gibi biraz paça kıvırdık ve acayip güldük.

Sonra Sadri abi bir Çin’li fıkrası anlattı.

İş adamlarından birisi Çin’e gitmiş. Otelde yemek yiyip, bir toplantıya katılması gerekiyor. Yemek aksilikya üzerine dökülmüş. Pantolon berbat olmuş, hemen terzi arıyorlar takım elbisenin kumaşından bulup anında bir pantolon dikiliyor adam toplantıya giderken eski pantolonuda terziye bırakıp, 5 tane daha aynısından dikmesini istemiş.

Ertesi gün pantolonları almaya gittiğinde eline ilk pantolon veriliyor pantolon lekeli. Demişki bu benim sana bıraktıgım pantolon senin diktiklerini ver. Bir tane daha veriliyor öncekinin aynısı lekeli bir pantolon daha. Bir tane daha derken terzi laf alıyor, yav üzerinize ne döktünüz lekenin aynısını bulana kadar akla karayı seçtim, en son aynı lekeyi ve şekli yakaladım demiş.

Onun içinde bana delik ayakkabı aldınmı diye takılıyorlarmış.

 

Ortadaki kafes lekeli oluyor kek bölümü kapalı, bizim usta hala kafesteki çıkartılan parçayı aramaya devam ediliyor.

Bereket bu parça sonradan kalıba monte edilebilirmiş fakat orjinalinin gene tersine açılacak::))

Gelip gidenimiz çok şükür eksik olmuyor. İzmit Yarımca dan arıcı Adnan, geçtiğimiz hafta arası ana arı alıp gitti.

Bu sene kurallara uyularak ana arı kabulleri çok, sıkıntı çıkarmadı.

 

Boga dikeni.

Geçtiğimiz sene acayip bal veriyorlardı. Bu sene bir çogu kurudu, bu resimdekindende artık hayır gelmez iyice yanmış durumda.

İki gündür aralıklarla yagan yagmur ortamı serinletti ve kuralık görüntüleri bir nebze azaldı. Dün topragı kazdım 2 parmak ıslanmıştı, bu akşam hacı abiyle kazdım 15 cm filan topraga işlemiş bir yagmur vardı. Bu yagmur biraz geç olsada pürenlerede çok iyi gelecek.

 

Boga dikeni.

Bu boga dikeni çok canlı yagmuru yiyince ne kadar güzelleşmiş. Polen ve nektar veirirler artıkın.

İlhami Uyar abim, boş vakitlerde bana yardıma gelir. Son geldiğinde uygulama vardı.

Kartal’dan genç arıcı Ziyaettin Duran. Bir aydan fazla olmuştur bir adet anaarı alıp kısa sürede kabul ettirmeye kalkıp, ana arıyı kestirmişti.

O zaman acayip bir mesaj atmıştı telefonuma, abi yıkıldım, ana arı kesildi::((

Telefon ettim yıkılacak ne var, kap bir ruşet gel diye.

Aradan bayagı bir zaman geçti.

Ziyaettin, böbrek taşı filan düşürmüş bayagı bir hadiseler geçmiş başından. Bu hafta sonu abi gelemmi dedi gel tabi, kış geliyor hala sen gelecen.

Hemen iki çıta yavrulu ana ve kuzularını ruşete koydum, hayırlı olsun.

Karniol arısıyla çalışmak istiyor, inşallah bunu çogaltırsın.

 

Abi bu iyliğinin altında inşallah kalmam dedi, bizde inşallah dedik ve yolcu ettik.

Yeterki sen yıkılma. İnşallah hayırlısıylada bir iş bulursun.

 

 


Etiketler: , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICILIK VE SUNİ TOHUMLAMA

Ekleyen, Ali Türk on 05 Ağustos 2011 – 00:37 -

Bu sene Ramazan ayına bir degişik girdik. İftarları ana arılarla birlikte yapıyoruz::))

Allah ne verirse hayırlısını versin.

Arıcı Dr.Muhteşem Turunç.

Arıcılık ta suni tohumlama yada yapay dölleme, bir çok şeyin bir noktada kesişmesiyle olan bir şey.

Başta erkek, sonra hazır anaarı, hijyen ve deneyimleri buluşturup uyğulamaya koymak. Bu cümle çok basit gibi dursada çok şeyi kapsar ve planlarda eksiklik oldugunda bu iş olmaz.

Son posta 10 adet ana arı ayın 22 de doğdu ve 10 günlük olduklarında işleme alacaktık. Ramazan ayını düşünemedik, zaman yok mecbur mesayi bitimi uygulamalar devam ediyoruz. Tabi bu esnada iftar ezanı biz masadayken okundugu bile oldu, artık analarla iftar etmekteyiz::))

 

Sadri Demircioğlu, ana arı suni tohumlama, aleti yapımcısı.

Sadri abide bu işe iyice adapte oldu, tezgaha geçirdigim iyi oldu aletteki tüm hantallıkları aldı.

Aslında arıcılıkta bir çok malzemeyi, üretenleri bir araya getirip aletleri eline verip bir kullandırmak lazım.

Sır bıçagı alıyorsun kalıbına bak süper, ama işe geldimi bala yanaşmıyor.

Sadri abi ülkemizdeki  ana arı tohumla cihazını yapan kişi. Şu an iki moldelle seri üretime geçmek üzere. Aleti bazı üniversiteler bakıp begendiler, bu işten akademizsyenler bile ekmek yiyecek gözüküyor.

Aleti yapan kişi birde kullanırsa tüm aksaklıkları görüp gidermesi daha kolay oluyor, hele Sadri abi gibi yetenekli birisi bu işi yapmış ise gözünüz arkada kalmıyor.

Erkek arılardan toplanana sperm(semen)

Geçtiğimiz senenin sperm resimleri var, sulu ayran kıvamındaydı, şimdi ise olay bitti.

Arıcılık ve yapay tohumlama. Bee queen insemination.

Çaresizlik insana neler yaptırıyor::)

Saf karniol üretme hayldi artık gerçek oldu.

Uzun bir sürecin artık sonuna geldik.

Acayip hırslı bir ekiple mutlu sona ulaşmak, acayip zevkli.

Bizim yaptığımız iş dahada bir başka.

Saf karniol üretmeyi kafaya koymuşuz, nasıl üretilecek hiç bir şey yok ortada. Başta aleti düşünüp yola çıkıldı ve aletten sonrada üretim başarıldı. Bu işi kendi yapmış oldugumuz aletle ve egitim almadan başarmak ayrı bir konu.

Defalarca mor olduk ama yıkılmadık.

Uygulamalardan biri daha.

Kaç ana kaç, koca makas geliyor::))

Yüzdeki mutluluk….

Ana arının yapay döllenmesi.

Ülkemizde bu fotoları şimdiye kadar görmek imkansızdı. Artık bu işte bizde varız.

Bundan sonra bu tür resim ve bilgilerimiz olacak.

Resimlerin orjinal boyutlu olanları bir alt linkte.

http://anaarisunitohumla.blogspot.com/2011/08/aricilik-ve-yapay-tohumlama.html

 

Ramazanda oruçluyken bu sıcaklarda çalışmak çok zor.

Öğlen paydosunda hazır anaları toplayıp kargoluyorum, mesayi bitimi vakit kaybetmeden arılığa gideyimki biraz fazla çalışalım diye. Ramazanda bu işler hiç sarmıyor ama ne yapacaksın::))

 

Hafta arası pazartesi Sadri abi misafirimizdi, çarşamba günü Muhteşem abimiz misafirdi, sonra hışırda, biz ona misafir oluverdik::))

Sağ olsun, arılıktaki uygulamalardan sonra hadiyin hışıra gidiyoruz, bendensiniz dedi::))

Yav hangi dağda kurt öldü bilmemki.

Allah her şeyin hayırlısını versin.

 


Etiketler: , , , , , , ,
anaarı suni tohumla, Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICI VE TATİL

Ekleyen, Ali Türk on 01 Ağustos 2011 – 22:25 -

Arıcılıkla tatil yan yana biraz zor oluyor, bir taraftan tatil yaparken kapsamlı arıcılık yapanların işleri mutlaka aksama yapıyor. Ankara’dan döndükten sonra arılıga gidip 40 civarında meme dagıtıldı, hacı yok.

Peşinden Kefken’e hareket ettik.

Cuma cumartesi ve pazar tatildeyiz::))

Bazılarına göre çok kısa gözüksede benim için çok uzun bir tatildi.

Kefkende herkesin durumuna göre başta çadır kiralamak olmak üzere, pansiyon, otel ve ev kiralamak münkün. Ben ev kiraladım, dayalı döşeli, her şey meycut.

Güzeldebir bahçesi vardı.

Cuma ikindiden sonra Oktay aradı abi çaya bekliyoruz gel.

Oktaylar kaptan Tuncayın yazlıgında kalıyorlar.

Kaptanın yazlık ise Kerpe’de.

Mesafe 8-10 km filanmış, davete icabet ettim.

Düştüm yola, Oktay beni bir yerde karşıladı, yoksa tarifle filan bulunacak yer degilmiş.

Ormanın içinden kaptanın köşküne doğru giden yol.

Kaptan Tuncayın yazlığı ve balkondaki tuzak ruşet.

Yakın zamana kadar başlatıcı koloni olarak kullanılmış şimdi artık koloni düzeninde çalışıyor.

 

Oktay bizim sanal alemdeki ilk arıcılık talebelerimizden.

Bir kaç koloniyle başlayıp, şu an 30 civarında koloniyle arıcılıga İzmir’de devam etmekte.

Bana İzmir’den bal getirmiş, degişik bir aroması var, mandalina ve okoloptüs kokusu vardı.

Oktay ve İlker amca Oktay’ın babası.

Sonra atış talimine başlandı, bizim Furkan tam kaynağından alıyor eğitimi. Oktay bir sat komondosu. Çok iyi bir dalgıç ve yüzücüdür. Defalarca dalış ve yüzmelerde birincilikleri var. Ben bile 40 yaşımdan sonra yüzmeyi Oktay dan öğrendim. Bazı şeylşerin püf noktaları her şeyin kilidi.

Furkan talimatları uyguladı hiç karavanası yok.

Sonra daldık kaptanın bahçeye.

Bu kaptanın kuluçka makinesi, bir kaç güne kadar civcivler doğmaya başlayacakmış.

Kaptanın kolonisinden çok ana arı yetiştirme kutusu var.

Geçen hafta hasatları yapılmış koloniler yeniden bal çekmeye devam ediyorlar.

Bahçede gözüme fazla takılan bir salatalık, İlker amca onu kaptana bırakmıştım desede ben götürdüm gitti ne yapam.

Kaptanın iki tane çok şirin köpekleri vardı. Acayip oyun peşindeler, Oktayın annesi köpekleri çok güzel eğitmiş.

Dikkat köpek var, tabelasının altından çıkan şirinler::))

Bu arada kaptan balıkesir taraflarında ve yoldaydı, cumartesi günü bir baktım kaptan arıyor, abi mangal hazır seni bekliyoruz::))

Töbe töbe, yav bir rahat bırakın be, diyorsunuz içinizden.

Eh bekletmeyelim bari diye tekrar misafirlikteyiz.

Tuncay kaptan arılara karşı alerjisi olan biri ve haline bakın. Benden aldıgı F1 karniollardan arılıktaki tüm arıları F2 karniol yapmış. Arılara maskesiz giriyor ve hala ana arı üretmeye devam ediyor, bana soruyordu elimde 5 tane meme kaldı ne yapam, bana ne ben kendi işlerime akıl erdiremiyorumki::))

Memeleri çıtaya tutturmak için ne tırmalamış be. Tek tek telle bağlamış, bu kaptanın zımba diye bir aletten haberi yok galiba.

Abi sen hani haber yapmıştın ya, ee bende hünnap alıp ektim acayip güzel bir meyveymiş. Ben yemedikten sonra bana ne::)))

Paylaştıgımız meyveler bile birileri tarafından merak edilip yetiştiriliyor.

Bu kiviymiş ben ilk defa bu kadar yakından kivi bitksini gördüm, erkekli dişlili. Bu bölgede çok güzel yetişiyormuşda bundada gene meyve yok::((

 

Tuncay kaptan aşılar yapmış tutmamış, bir erik ağacına aşı yapıp teknigini gösterdim.

İlker amca ızgara sorumlumuzdu::)))

Ne götürdük be:))

Nihayet yemekteyiz, herşey bol kepçe.

Makinayla çekilmiş bir resim.

Bu arada biz arı ve arıcılardan kaçarken halime bir bakın. Saim ve çocuklarıda Kerpe’deler.

 

Ayfonla çekilmiş bir resim, ayfon süper bişi, hemen faceden paylaşıma açık, fakat bloga resim atılamıyor::))

Ben ayfon deyince biri var abi Afyon’da ne işin var diyor::))

Yemekten sonra çay karpuz derken bayanların alışveriş istekleri kabardı, illede sahildeki açık işyerlerinde süs eşyası incik boncuk alacaklarmış, hadi gidelim dedik.

Dolaş dolaş bir şey begenmediler, çok şükür.

 

Oktay bey illede Maraş dondurması ısmarlayacagım dedi, he bir o eksikti, ırmarlada yiyelim dedik.

Furkan hayatından menmundu, deniz ilk gün suğuk ikinci gün çok güzel, üçüncü günü su sıcak olmasına rağmen dalgalıydı.

Bu esnada hacı aklıma geldi, neredesin diye aradım evdeyim diyor. Kafesleri buldunmu buldum dedi. Filan kovana git ve çıtadaki memeleri kafesle. Bir saat sonra telefon geldi, tam zamanında aramışın, 4 tane memede anaarılar dillerini çıkartıyorlardı dedi::))

Direkten döndük be.

Pazar günü öğleden sonra trafige takılmamak için saat 2:30  gibi Kefken’den ayrıldık. 4:30 gibi gebzedeydim, 2 saat uyuyup hemen arılıga gidip işlere girişmişlim, bu gün ramazanın ilk günü, yemek(nasılsa yemek yok) saatinde toplanacak analar toplandı, akşam üç vilayete anaarı kargolandı birde birisi Gebzeye gelip anaarı alıp Bursaya gitti.

Bu arada ben bu işleri yaparken hacıyla Sadri abim erkek peşine düşmüşlerdi::))

İftarı ana arıyla açan ilk arıcılar biziz heralde…..


Etiketler: , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, Magazin | Yorum Yok »
Forum