ARICILIK AĞUSTOS AYI VE YAPILANLAR

Ekleyen, Ali Türk 24 Ağustos 2011 – 15:29 -

 

Polen taşıyan işçi arılar.

Bu sene hazirandan sonra haziranda dahil Gebze bölgesi kurak gitti. Ağustos başında bir yagmur yagdı ama yeterli degil. Yağmurdan sonra arılarda acayip bir hareketlilik oldu, degişik polen akımları var. Bu renk polen ilk defa görüyorum. Acayip cırtlak bir görünüm, daha önce bu renk polen gördüğümü hatırlamıyorum.

Püren bu renk olur ama poleni açık renk oluyordu.

Çiftleştirme kutusuna, yavrulu petek kesilip bağlanması.

Çiftleştirme kutularının acil olarak yavrulu çıtayla arılandırması gerekirse elinizdeki karışık larvalı bir yavrulu çıtayı kesip ana arı çiftleştirme kutusuna bağlayabilirsiniz. Bu çıtada yumurta var, larva var, tam kutu çıtası olur.

Oruçlu oruçlu akan balıda yalayamadım en çok o koydu::((

Bir çiftleştirme kutusu, kesilen yevrulu petekleri bağlıyoruz, kutuya silkelenen işçiler gerekli bakım ve tamirat işlerini hemen yapmaya başlıyorlar.

Kutu hazır için bir çıta işçi arı silkeleyip depoya alabilirsiniz.

Uzaklardan bir misafir. Gelip gitti.

Zayıf olan çiftleştirme kutularının canına okuyan sarıca arılar. Dünya güçlülerin dünyası, hiç bir zaman zayıf kalmaya gelmiyor. Hikayeler ise zayıfların yaşama mücadelerinde gizli.

Hafta sonu püren için yer bakmaya gittik, hakim Zaim abi benim arabayla gidelim dedi. Giderkende almış oldugu arıyı götürdü.

Gebze’li Zaim abim. Kendisi memur olmasına rağmen doğaya çıktıgında acayip rahatlayan, soguk görünüşü arkasında acayip espiriler yatan birisi. Uzun süredir arı alamak istiyordu muradına erdi. Boş vakitlerinde ilgilenip huzur bulacagı bir oyuncagı oldu diyebilirim. Aslında adamların yani yetişkinlerinde oyuna ihtiyacı vardır. En sevdiğiniz seyler sizin oyuncaklarınızdır, kimine göre bu karı, kimine göre para, kimine göre araba, kimine göre gezi, kimine göre bir arı insanın oyuncagı olabilir. Kim neyi severse onunla ilgilenip huzur bulur.

Yoldan gelmiş kovanı açıp, hemen egitime geçiyoruz. Ana arıyı bulacagız. Bazıları elindeki maşa’mı diye sorsada bu bir el demiri. Zaim abi ben arıcılığı öğrenmek istiyorum dedi, dedim gel hacı sana yardımcı olur, hacıyada dedim yeni körükçün hayırlı olsun.::)) Körükçü yeni arıcılıga adım atan, acemi arıcıya gırgır olsun diye verdiğimiz isimdir. İlerde arıcının durumuna göre kalfalık, ustalık ve üstatlık belgeleride vermekteyiz::))

Yeni arıcı Zaim Asat.

Zaim abiye hemen çıtayı tutuşturduk, bir incele yavru nedir larva nedir , günlük yumurta varmı hepsi uygulamalı olarak gösterildi. Çalışmış oldugumuz arı insanlara arıcılıgı sevdirecegimiz cinsten. Sakin olmayan arı olsaydı burası uzay üsttü gibi olurdu, her taraf kozmonot dolardı::))

Savcımızda arı meraklısı ama arı alayım, arı sende dursun ben sadece balını alsam dedigi için tam anlaşamadık. Bu tür daha önce deneyimlerimiz oldu, sonuç iki taraf içinde iyi olmuyor. Emanetin canı bilmem nerde olur derler. İnşallah musait bir yeri olursa kendisi bakıp çekerse herkes açısından daha iyi olur.

Yer tespiti yapıldı, muhtarımızın yardımcısı bizi gezdirip yerleri gösterdi birisine karar verdik. Aslında Zaim abinin begendiği yer çok güzel ama iki yazlıgın yürüyüş yolu ve ben orada insanlar rahatsız olamasın diye tercihimi başka yere kullandım.

Arı koyacagımız yerin yanındada bir pınar var.

Su dolduruyoruz, Zaim abi yanımızdaki arkadaşa adliyede filan işin olursa hiç çekinme gel dedi, içimden durup duruken buda nerden çıktı diye düşünüyordumki, karını filan boşayacaksan hemen yardımcı olurum dedi, bizi bir gülme tuttu. Hiç espiriye benzemeyen cümlenin sonu herkesi kopardı.

Pürenlerin bazıları ağarmaya başlamış, yakında tek tük açmaya başlar. Yanlız yeni bir yagmura ihtiyaç var fakat ufukta şimdilik yağmur gözükmüyor, her şeyin hayırlısı.

Arılarımızı kestane bal sagımından çıkartıp, ayçiçegine götürmüştüm, bir daha gidemedik, heralde bal hasadı bayram sonuna yapılacak, onuda oradamı, buradamı yapacagız henüz belli degil.

Yer işini hallettik sıra ormanda kızılcık toplamaya geldi. Maşallah İlhami abi ağaç tepelerinde. Yetişemediğimiz uçları bize sarkıtıyor. O kadar gezip tozduk orman serin ve ne susadık nede açıktık nede bunaldık.

Bazı ağaçlar acayip kızılcık doluydu, şuraya bakın sanki kiraz agacında poz veriyorum.

Kızılcık işinide bitirip tekrar yazlıktayız. Zaim abiyi koloninin başından zor aldık. Vedalaş artık, arıyı bu kadar sevme::))

Arılar ikindi civarı güzel polen gitiriyordu, civarda açık ve serada olmak üzere sebze yetiştiriliyor, kavun karpuz tarlalarıda vardı.

Topladım kızılcıkları evde büyük tepsiye döküp ilk olarak olgun olanları seçmeye başladılar, hemen olmuş olanları yıkayıp poşetleyip derin dondurucuya istifliyorlar, ham olanlar bir iki gün bekledimi kıpkırmızı oluyor. Arıcılık yapıyorsanız devamlı doğayla iç içesiniz ve doğanın nimetlerinden münkün oldugunca faydalanıyoruz.

Kızılcık dolmuş her tarafımız, limitler dolunca Zaim abi dediki, yav kuşun kurdun hakkınıda bırakmak lazım::))

Poşetleri doldurmadan kuşun kurdun hakkı yokmuydu:)

Kızılcık, tam zamanı, komposto yapılıp içiliyor, konservede yapılıp saklandıgı gibi, derin dondurucuyada atılabilir, yakın bir zamanda bir daha gidersem yeniden kızılcık toplamak lazım, dalında yemyeşil olanları vardı.

Bu arada ağutos ayıda gelip geçiyor, hızla sonbahara yaklaşıyoruz.


Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

Yorum yapmak için giriş yapılmalı.

Forum