ARICI YASMİN ZWİNZ
Ekleyen, Ali Türk on 13 Eylül 2013 – 20:45 -Arıcı dostumuz Erkan Kaya, Avusturyalı arıcı Yasmin’i arılığında ziyaret etti.
Bal satış yeri tabelası.
Düzce arıcılar birliği, bu yıl üyelerinden bazılarını, Almanya gezisine götürdü. Arıcılıkta bazı şeyleri yerinde görmek gerekiyor.
Yasminin kocası bu yıl arıcılığa yeni başlamış, kendisi eliyle yere karış yapıp ben küçük arıcıyım demiş::)) Ve çocukları.
Ana arı kutularının yerden kaldırılması ve uçmaması için vida ile kutuların sıkıştırlması.
Ana arı kontrolü ve hazır olanların paketlenmesi…
Güzel bir ana arı üretim istasyonu…
Etiketler: arıcı erkan, arıcı yasmin, avusturyalı arıcı
Arıcılık gezileri | Yorum Yok »
KRALİÇE ARI TOHUMLAMA, ANA ARI YAPAY DÖLLEME,Artificial insemination of queen bees…
Ekleyen, Ali Türk on 14 Ağustos 2013 – 08:48 -Suni tohumlama…
Yapay Dölleme…
Aletli tohumlama…
Kraliçe, ana arı aletli tohumlama…
Bir zamanlar bu konulara ne kadar yabancıydık.
Şimdi ise bu iş bize çocuk oyuncağı gibi oldu, neler yaptığımızı bir özetlemek istiyorum, 3 yıldır bu işlerle ilgili çalışmalarımız oldu, sıfırdan %100 varan başarılar elde ettik.
Döllenecek ana arının daha doğmadan kayıtlarını yapıyoruz, kimin kızı ve kimin erkeğinin spermi verilecek kesinlikle kayıt ediyoruz, edilmeli de yoksa soylar karışır. Sıra numaraları daha ana arı doğar doğmaz not edilmeli ve kafeslerinde önceden gene numaralandırılması gerekir, kafesleri elinize alıp oradan ayrıldığınızda hangisi hangi bölmenin bilmeniz mümkün değildir. Bayıltılan ana arıları bazı arıcılar inkibilatör denilen içerisi istenilen sıcaklığa göre ayarlı kapta tutuyorlar. Suni tohumlamanın en büyük kurallarından birisi ortam sıcaklığı 25 derece altında olmayacak.
Ana arı doğdu, bir kaç gün doğduğu bölmede gezinmesine izin veriyoruz, doğduğu gün kafeslediğimizde sonradan kabullenmiyorlar, ana arının kokusuna bölme alışmalı ve yeni doğan anayı sahiplenmeli, sonra kafese alınmalı.
Ana arı doğduktan sonra 8-9-10. gün tohumlamaya alınıyor, makalelerimiz-de 6. gün ana arı cinsel olarak olgunlaşır ibaresi var bana göre bu yanlış. Bu 8-9-10. günü Almanya’da 25 yıldır suni tohumlama yapan, ana arı üreticisi Emmi’ye sorduk en ideal günün 8.9.10. gün olduğunu söyledi, bizde uygulamaları bu günlere aldık başarımız dahada arttı. 6. Gün döllediğimiz arının organında yeterli esneklik ve sululuk yok, bunu gözlemlerime dayanarak yazıyorum. yeterli esneklik olmadığında genelde yırtılma oluyor ve ertesi gün ana arı ölüyor.
Tohumlamaya girecek ana arı bir gün öncesinden 5 dakika karbon gazı ile (Co2) bayıltıyoruz. Bu bayıltma ana arıyı yaşlandırıp olgunlaştırdığı söyleniyor. Bayıltılıp döllenen ana arı 4 günde yumurtaya başlıyor, bayıltmadan yaptığınız döllemede ana arı en erken 8. gün yumurtaya başlıyor.
Ana arının üretiminden döllenecegi güne kadar geçen evrelerini Fransız arıcı, Celine Gobin sitesinde paylaşmış, sizde göz atmak isterseniz linki tıklayınız.
Dölleme yapılacağı zaman aletin kurulup hazırlanması ve steril hale getirilmesi gerekiyor. Dezenfektan olarak, fizyolojik serum, zefiran, alkol, kullanıyorum.
Zefiranlı su ile tüm görünür yerleri siliyorum,cımbız ve kancayı bu suya sokuyorum daha sonra serum ile duruluyoruz.
Cam iğne içini formik asit çekip bekletiyorum kurumları eritiyor. Gene iğne içine tuz ruhu çekip bekletiyorum, sonrasında alkol ile can iğnenin içini temizlemeye çalışıyoruz, en son olarak bol miktarda antibiyotik karışımlı serum ile durulayıp, sperm toplamaya geçmeden aleve tutuyoruz.
İğne içini temizleyip dezenfekte etmek zor, formik asit ve tuz ruhu kullanmak bizim fikrimizdir. Yakarak temizlemeye çalıştık içeride yanık kurumları oluştu ve en güzeli tuz ruhu ile iğne içini tuz ruhu ve formik asidi kullanıp, iğne içinde kurum oluşmasını engelleyip yok ettik.
Bu işin literatüründe iğne saf su ile düdüklü tencerede 10 dakika kaynatılması vardır, biz henüz iğneleri kaynatamadık çalışma ortamlarımız hiç bir zaman laboratuvar ortamı olmamıştır.
Bu işlemlerden sonra şırınganın hazırlanmasına geçiliyor, şırınga içi antibiyotik karışımlı serum ile dolduruluyor. İğneyi taktıktan sonra yeniden şırıngadaki serumu dışarı iğneden boşaltıp iğne içinin tam steril olmasını sağlıyoruz. Yeniden şırınganın yarısına kadar antibiyotikli serum çekip, şırıngayı alete monte ediyoruz. Şırınga içinde ve iğne içinde hava olmamalı. Artık sperm toplamaya geçilebilir.
Antibiyotiğin görevi nedir?
Ana arıya müdahale sırasında çizilme veya yaralanma olur ise enfeksiyon kapmaması içindir, Dr.Muhteşem abime sordum, böyle izah etmişti….
Tüm dezenfektan işlemleri bitti, şırınga hazırlandı ve sperm toplama işlemine geçiyoruz…
Erkek arıların üretimi bilindik soyu belli olan bir hattan olmalı, git arılığa istediğin kovandan erkek topla bu ancak antrenman için olur.
Saf anaç veya f1 ana arının erkekleri saftır.
Erkek üretiminde istediğimiz koloni seçilir, erkek çıtaları verilir ve aşırı beslemeye tabi tutulur, aşırı besleme kek ve şurup ile yapılır, kenardaki boş çıtalarda genelde erkek gözlü petekler örülür, petek örülürken ana arı tarafından ziyaret edilir ve yumurta atılır. Besleme kesilir ise mevsim geçmiş ise bu yumurtaların erkek olmasına işçi arılar izin vermezler, onun için beslemeye devam edilir yada anasız koloniye bu yumurtalı çıta taşınır.
Erkek arıların doğmadan ve doğduktan sonraki aşamaları oldukça önemli. Varroa mücadelesi iyi yapılmalı, yoksa bir sürü kanatsız sakat erkek arı doğuyor. Damızlığa kullanılacak erkek arılar sağlıklı olmalı.
Erkeklerinde yumurtadan itibaren kayıtları tutulmalı ki, doğmaya başladıklarında özel istediklerinde çıkamayacakları altı ana arı ızgaralı kovan veya ruşetlere alınmalı ve beslemeye tabi tutulmalı.
Erker arılar doğduktan 14 gün sonrası ergen olabiliyorlarmış. Erkek arı besleme işini ben yapamadım ama günlük taze polen ve bal şurubu ile yapılmakta, ben polen vermiyorum ama polenli çıta veriyorum, bal şurubu vermeyip normal şeker şurubu ile beslemekteyim. Bir yazıda okumuştum doğal yolda ergenleşen erkek arıların her birinde 1 mikro litre spermi oluyormuş, özel beslemeye tabi tutulan erkek arıların1.25 mikro litre spermi olduğu yazılmakta, bunu kendi tecrübelerimizle gördük, beslenen 10 erkek arıdan çok rahat bir doz, 10 mikro litre sperm alınabiliyor, beslemeye tabi tutulmayan 20 erkekten ancak 10 mikron sperm alınabiliyor, bunları yaşadık.
Erkek arı nasıl yetiştirilir ve beslenir Celine Gobin‘nin web sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Erkek arı nasıl yetiştirilir beslenir ve spermi alınır. Sperm nasıl saklanır gibi…
20 Günlükten yaşlı erkekleri kullanmayın deniyor ama henüz bu kurala uyamadık.
Yukarıdaki resimde önceden özel ruşet kovanda beslenip bir gün öncesi kafeslenmiş erkek arıların, anasız kovandan alıp sperm alma işlemine geçiyoruz.
Erkek yetiştirdiğiniz kolonide, olgun veya ergen erkek arıların bulundukları yer kovanın iki taraftan da en dış çıtalarındakiler.
Yani 10 çıtalık bir koloni düşünün, erkek toplamak için birinci ve onuncu çıtayı çekip üzerindeki erkekleri toplayacağız. Orta sıralardan aldığınız erkekler ergen değildir ve spermleri yoktur. Ergen olmayan erkeklerde çevreyi tanıma uçuşuna çıkarlar, dışarıdan gelip kovanlara giren erkeklerin hepside ergen erkekler değildir. Yani arıların sardığı çıtaların en sonunda bulunan erkekler ergen oluyor ve orta çıtalara bu erkekler nedendir bilmiyorum girmiyorlar.
Alet ve şırınga ve mikroskop şırın ga ucuna göre ayarlanmış durumda. Kafeste erkek arılarımız geldi. Bu işlemler sırasında ortam sıcaklı 25 derece olmalı. Hatta laboratuvar ortamınız var ise erkek arıların içinde uçabileceği, içerisinin lambalarla 25 derece ısıtıldığı özel bir dolaba ihtiyacınız var demektir. Biz başlarda bu dolabı yaptık ama sonradan seri şekilde sperm toplayabiliyorsanız, dolaba gerek kalmıyor. Yani 50 erkek arı getirdik, sperm toplamaya başladık ve 50 erkek ölmeden işlem bitti ise dolaba gerek yok, işi uzattığınızda erkek arılar ölüyorlar, sıcak dolapta biraz daha uzun süre yaşayabiliyorlar.
Ergen erkekleri anlamanın diğer bir yolu onu öldürmeye kalktığınızda veya kafasını kopardığınızda karnı taş gibi katılaşır. Ergen olmayan erkek arıların karnı ölseler de yumuşacık oluyor.
Ergen erkeğin önce spermini almak için organlarının dışarı çıkartılması gerekiyor buda iki aşamalıdır. Birinci aşamada arının belinden arka tarafa doğru iç organlarını kapsayan bir baskı yapılıyor, önce turuncu renkli kanca gibi parçaları çıkıyor, baskıya devam ettiğinizde sperm olan parça dışarıya fırlamakta.
Sperm mukus tabakasının üzerinde çok ince pembe renkli bir tabakadır. Mukus tabakası beyazdır ve iğneye temas ettiğinde iğneyi tıkar, ayrıca mukusu çekip ana arıya enjekte ederseniz ana arıyı öldürdüğü söyleniyor.
İğneye ilk spermi almak oldukça zordur, serum ile sperm arasında 2-3 mm lik bir hava boşluğu olmalı, serum ile sperm birbirine karımaması içindir bu hava boşluğu. Şırıngada sadece bu ara boşlukta az hava oluyor başka hava olmamalı.
Birinci erkekten spermi aldığınızda ikincisinden sperm almak daha kolaydır.
Her erkekten sperm alırken, iğne ucuna az sperm damlacığı itilir ve bu minik damlacık ile sperm kesesi temas ettiğinde hemen şırıngaya vakuma yani çekme veya emiş uygulanır kesinlikle mukus tabakasına girilmemesi gerekir. Emiş sırasında keseyi teması kesmeden az uzak tutmaya çalışırsanız daha güzel vakumluyor ve etrafta hiç sperm kalmadan alıyorsunuz. Daha iyi olur diye keseye yaklaşırsanız, mukus denilen tabakaya girip iğneyi tıkarsınız, her tıkanma sperm kaybı ve işin uzamasına neden oluyor, çok seri değilseniz erkekten erkeğe geçişlerde iğne ucunun kuruyup tıkanmaması için az miktarda serum çekmek gerekiyor.Kendinizi geliştirdiğinizde yalnız başınıza bile kafesten erkeği çıkartıp, spermini alıp yeni erkek çıkartıp yeniden sperm çekebiliyorsunuz kuruma olmuyor. İlk başlarda birisi size yan taraftan erkek hazırlasa bile iğne ucu kuruyup tıkanıyordu. İlk başlarda bu iş acayip sizi sıkar ve zorunuza gider. Ben kimsesiz bir odaya aleti kurmuştum, akşam eve giderken götürdüğüm erkeklerden sperm alırdım. Yanınızda biri olsun ses veya gürül sizin işe odaklanmanızı etkiliyordu, şimdi artık hepsi geride kaldı, şükürler olsun, Yaradana…
Sperm toplama işi suni tohumlamanın en zor ve uzun süren ayağıdır. İlk başlayanlar birer dozluk sperm toplayıp uygulamaya geçilse daha iyi olur, en ufak bir tıkanmada tıkanıklığı açayım derken tüm spermin dışarıya boşaldığı çok oldu. Sperm toplandı, artık uygulamaya geçebiliriz.
Tohumlanacak her bir ana arıya 10 mikron veya 10 mikro litre sperm verilmeli. Bu işleme geçilmeden şırınga sperm verecek konuma getirilir, iğnenin ince ucuna az serum çekip iğnede hava olmaması gerekiyor ve şu an iğne hazır. Bu esnada iğne üst bölümden ölçülür, her doz 10 mm olacak şekilde işaretlenir, bu iş için ince uçlu asetat kalemi iyi olur.
Bu resimde önemli bir detaya değinmek istiyorum. Resim 12/08/2013 Tarihinde ki uygulamada çekildi. Çok iyi beslenmiş 27 erkek arıdan 2 tanesinde sperm çıkmadı, 25 erkek arıdan alınan sperm bu kadardı (30 mm) üç doz.
Beslemediğimiz erkek kovanlarından 60 erkekten ancak bu kadar sperm zor çıkıyordu.
Uygulama sırasında yazıp çizme zor oluyor, hemen hemen tüm cep telefonlarının ses kayıt sistemi var, örnek 1 numara uygulama girdi, tohumlama bitti, telefon yanınızda diyorsunuz ki 1 numara süper oldu. 2 Numaraya tohumladık, başımızdan geçen olaylar var diyorsunuz ki 2 numarada sperm taştı, ikinciye girdim. Numara 3 çok kastı, yırtılmış olabilir gibi… 5 Numara çok güzel oldu….
Sonra bu ses kaydını elinizdeki kayıtlara yazıyorsunuz veya istediğiniz zaman bu sesli notları dinliyorsunuz, bu sistem bana ait, sesli kayıt şimdiye kadar tohumlama yapanlarda ben görmedim.
Uygulamaya geçmeden karbon ayarını yapıyoruz, saniyede bir kabarcık çıkmalı ve karbon gazı sudan geçip gelirse biraz daha ısınıyor, karbon gazı çok soğuk bir gazdır, bir zemine püskürttüğünüzde eksi 70 derece üstünde dondurma özelliği vardır bu yüzden tazyikli bir şekilde canlılara tutarsanız öldürürsünüz.
Bizim şimdiye kadar yaptığımız uygulamalarda bazen sorunlar çıktığı oldu, hala elimizde bu işe uygun manometre yok, akvaryumcuların kullandığı kronometreyi kullanıyorum bayağı yüksek miktarda gaz vermek zorundayız bir türlü ince ayar yapılamıyor.
Aynı sorun mikroskoptada var, kullandığımız mikroskop 20 kat büyütüyor ama bu işin mikroskop’u değil, saatçilerin cep telefoncuların kullandığı metal mikroskop.
Uygulama yaptığımız arılardan birisi, kırmızı noktaya gelindiğinde 10 mm veya 10 ul veya 10 mikro litre verilmiş olacak.
Tohumlama bittikten sonra ana arı narkoz yatağından alınıp, hemen kanadı kesiliyor, üzerinde sıra numarası yazılı kafese konuluyor, kafese çok az kek koyuyorsunuz arılar az keki yeyip hemen ana arıyı çıkarsınlar diye az kek konuluyor, tohumlanmış ana arılar direk verildiğinde işçiler ana arıyı hırpalayıp öldürebiliyorlar.
Bir başka uygulama daha, gene ana arı bayıldı kancalar kullanılarak iki taraftan V olacak şekilde açı oluşturuldu, verilecek sperm ölçülüp işaretlendi. Görüldüğü gibi çok az iğne ucunda serum var, iğne ana arıya temas ettiğinde iğneden salğı başlıyor, sperm salgılanırsa görüntüyü bozabiliyor, serum salgılanırsa görüntüde bir sorun olmuyor.Verilecek sperm iki kırmızı nokta arası ölçüldü ve 10 mm olarak işaretlendi.
Ana arıya girdik, sperm vermeye başladık, dikkat ederseniz işaretten sperm aşağı doğru ilerliyor, taşmıyor ve ana arıya verilen sperm gidiyorsa doğru yerdesiniz,zaten taşarsa ve sperm gitmiyorsa tam kanalda degilsinizdir, sperm akımına yavaş yavaş enjekteye devam edip ölçüye gelindiğinde şırınga baskısı tersine çevrilip, iğne çıktığında iğnedeki spermin boşa gitmemesi sağlanır, ve hemen çıkartılmış iğneye az serum çekilir ki, ana arı kanadı kesilip kafesle nene kadar iğne ucu kuruyup tıkanmasın.
Bu resimlerin hepsi olmasa bile bir ikisi hariç son yaptığım 12/08/2013 tarihli uygulamada çekildi. Yanlız çalıştım, 27 erkek arıdan 30 mm sperm topladım, 3 uygulama yaptım ve ilk defa bu kadar sorunsuz bir çalışma oldu..
Bir döllenmiş ana arı daha, saf anaç adayı, yumurtaya başlayıp yavru kapatmasını beklemekteyiz.
Ana arı uygulamadan çıktı, kanadını kestik, kafese aldık, kek bölümüne çok az kek koyduk ve bölmesine veriyoruz.
Alman arıcı Emmi diyor ki ben 6 gün bu bölmeyi açmam, ilk kontrolü 6 gün sonrası yapıyormuş, sorduk böyle dedi.
Ben ne kadar o bölmelere bakmayayım desem de ertesi gün mutlaka kontrol etmeden duramıyorum.
Uygulama görmüş ana arı bölmesi en az 1 hafta kek eksik etmiyoruz. Tarlacı arılar iş bulamadıklarında olmadık işlerle uğraşıyorlar.
Gene başımdan geçmiş bir hadiseyi yazayım.
21 Numaralı ana arı uygulama çok güzel geçti hiç sorun olmaması lazım, akşam kafesiyle bölmesine verdim. Ertesi gün gittim, ana arı yumak, aynı gün uygulamaya girmiş diğer analar çıtalarda dolaşıyor. Yumağın içinden ana arıyı kafese aldım, keki bu sefer fazla koydum, ertesi gün baktım gene yumak, yumakların sonu iyi olmaz. Baktım bu bölme bu anaya kafayı takmış, hemen yeni bir bölme oluşturdum tamamen soluk yeni doğmakta olanlardan oluşan, nasılsa ana arı kesilecek varsın bunlar öldürsünler demiştim. Yeni bölmeye ana arıyı kafesle verip depoya kaldırdım, dört gün sonra kutuyu dışarıya aldığımda ana arı kapalı olduğu halde yumurtaya girmişti, demek ki kontrol etmenin bazen zarardan fazla karıda oluyor…
Bir uygulamanın daha sonuna gelindi, şırınga içindeki tüm serumlu suyu cam iğneden dışarı boşaltıyorum, ne kadar yıkarsanız yıkayın cam iğne içinde sanki bir buğu tabakası var. Yukarıdaki şırınga ve iğnenin dezenfektesinde uyguladıklarımız sayesinde iğneyi pırıl pırıl hala getirebilirsiniz.
Malzemelerimizi toparlayıp çantamıza diziyoruz. Kullanılan iğneleri genelde bir başka kapta topluyorum temiz iğnelerle yan yana getirmiyoruz.
Etiketler: aletli tohumlama, ana arı yapay tohumlama, arı bakanı., artificial insemination of queen bees, kraliçe arı dölleme
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
ARICILIK, ARICILIK, ARICILIK…
Ekleyen, Ali Türk on 16 Mayıs 2013 – 09:26 -Bu akşam mesai çıkışı arılığa gitmedim, Enes Emin ve İlhami abi arılıkta gerekli işleri yapıyorlar.
Arıcınıun yoğun günlüğü devam ediyor…
Kargoları mı yaptım, gezi zamanı başlıyor…
Bir bahçede damızlık erkek üretimi için bıraktığım kovanın yanına geçen sonbahardan beri gidemedim, bir bakayım ne oldu, içimden de sönmüştür diyorum. Kışa katlı girmişti, gittim sapa sağlam, körük ve maske yok dolayısı ile kovanın kapağını açıp bir baktım arı katta altta durum nedir bilmiyorum kapattım.
Hafta sonu yaşadıklarımız ve bu günü tersten bir paylaşayım.
Dr.İsmail Demir abimizin benden aldığı kolonilerine bazen bakıma giderim. Uzun bir zaman oldu ben Mersinde iken telefon etti birisi alt katı doldurdu, kat koyayım mı diye. Izgara koy, koyduğun kata çıtaları diz demiştim.
Bu arada İsmail abim bir yurt dışı yapıp geldi ben hala ziyaret edeceğim, kendisi aile doktorumuzdur.
Yazlığına gittim kendisi de orada ne güzel….
Abi nasılsın o bana hoş geldin diyor bende ona::))
Arılara daha gelip bakmadın mı dedi, dedim ki abi acayip bir iş yumağı var gelemedim.
Bir kovanda sorun yok alt kat dolmak üzere. Kat konulan kovanı kapağını açtım, örtüyü kaldırdım oda ne::))
Mis gibi bahar balı kokusu geliyor. Peteği kopartıyorum koparma dedi, dedim bunu almamız lazım, daha 3 çıta daha konulacak yer var.
İsmail abi balı aldı, acayip bir mutlu yüz….
Sonra diğer çıtaları merak etti, akşam akşam bende meraklandım körük yanıyor bir bakalım dedik.
Öyle güzel bahar balı gelmiş ki, kokusu hala burnumda, tabi laf aramızda kalsın, bu çıtalardan birisini kesin göçürmem lazım::))
İsmail abi korkuyor abi yaklaş korkma dedimse de uzaktan resim alıyor. Sim siyah giymişim sokacak olsa beni sokar::))
Abi yaklaş, her çıta bal ile kulübe kapısına mı geleyim….
Dünyada doktor arısı olmak varmış, kovanlar şato gibi kulübe içinde bizimkiler yerlerde sürünüyor, altına bir tahta bile atamadık….
Artık kendisi kapıya geldi, çıta ortasına arılar yavru yeri açmışlar ama kovanda ızgara var, bir taraftan bal sırlanmaya başlamış.
Kolonide 7 çıta vardı, sekizinciye dalak atılmış, bende petekleri tamamladım.
Yerim sizi 10-15 güne kadar kendim bu kovanlara özel bir bakım yapmalıyım….
Pazar akşamı Yusuf Şimşak kardeşime gecikmelide olsa biraz arı kolonisi götürdüm.
Arılıkta İlhami abiyle bir gece yarısı anısı oldu::))
Yusuf Şimşak arılığı.
Yusuf gündüz toplanan ana arı deposunu buldu arabanın içinde, yılan gibi bu analar diyoru::))
İlhami abi olumsuz vaka derler ya, yemedim yedirdim,tipe bakın, bu adam beni kahrımdan öldürecek::))
Yemek üstüne çay, İlhami abi sek su içiyor, bu arada gece yarısı olmuş hala eve döneceğiz.
Rahmetli amcamın bir sözü vardı, derdi ki “lafın harmanı olmaz” Bir kalkalım hele. Gece İlhami abiyi Darıca’ya bırakıp saat 2 de evime girdim….
Sabaha mesai var.
Hafta sonu toplanan ana arıların istifleri ve sulanmalı yapıldı, akşama her biri bir başka şehre doğru yolculuk edecekler.
Akşam üzeri bu ana arıları sahiplerine yolladım. Erkan ise ben bu haberi yaparken yoldaydı. Nisan içinde söz verdiğim çoz az bir şey kaldı, bundan sonrası artık inşallah kolay.
Bazen transferlere taban yetmiyor, tabanı eksik almıştım, başka sorunlarda var. Elimde 3-4 degişik janter ekipmanı var, Yurt dışından gelenler standart, bizimkiler işe bir el attı, her biri başka ölçüde. Bazıları girmiyor, bazıları düşüyor, bazıları da rahat.
Hepsini bir arada nasıl kullanırım diye bir düşündüm, kafada olay tamam, Cemil ustayı ziyaret ettim::))
Ustam böyle bir şey düşünüyorum, 3-4 mm kontra varmı, o olmaz agaç yapayım dedi, seni mi kırayım yap bakalım deyiverdim.
Sıfır malzemede memeler kayıyor ama ikinciye kullanılan memeler güzel oldu. Vida takar gibi, kısa yeri geçirip çeviriyorsun ahada olsu::))
Daha yakından bir görünüm, çıkartılırken gene çevirip dar taraf kendiliğinden çıkıyor zaten.Janter ekipmanları.
Tüm malzeme bu, nedense bu marangozlardan ve projelerden kopamıyorum…..
Arılıkta işlerimizin arasında saf erkeklerin üretimi de devam ediyor. Plastik erkek gözlü petek.
Çalışmalarımız her alanda devam etmekte, saf arı üretmek bizim için sıradanlaştı, sırada hibrit çalışmalarımız olacak…
Bir yarım çıtada en azdan 15×15 erkek var, iki yüzünde en az 300 den fazla erkek arı yapıyor, biz zaten hepsini bir seferde kullanamıyoruz, yarısını kullansak bize çok bile, nasılsa bu yıl çalışmalarımız bir noktada değil.
Aydıncıktaki ilk döllediğim Akdeniz arısı. Erkekleri ise İlhami abinin geçen yıl sabit arılıkta 60 kilo bal yapan koloniden.
Numarayı bu tip arılarda tersten başlattım.
İlk turda 5 uygulama yapıldı, 1 ve 98 yollarına devam ediyor.
Aydıncıkta ki ikinci uygulamada gene 5 tana arıya uygulama yapıldı. Gene ikisi sağ kaldı, 2 ve 3 yolarına devam ediyor.
Sadri abiyle yaptığımız uygulamaya 7 ana arı alındı, hepsi hayatta biri yumurtaya başladı.
Bu arada Aydıncıkta ikinci turda döllediğimiz ana arılardan birisini, Sadri abiye arısıyla verdim. Yolda ana arıya bir zarar gelmemesi için 2 numarayı kafese aldık.
Geçen hafta bir şey öğrendim benim açımdan olay önemli.
Bir arkadaşım ana arı almaya gelmişti, dedi ki bir yerden karniol anası aldım, anasınıda sen vermişin deyince işin şekli değişti.
Ben hiç bir ana arı üreticisine damızlık ana arı vermedim bu biline. Birileri benim arılarımdan ana arı üretiyorsa melezin melezini üretiyor buda bilinsin.
Bu güne kadar ekip dışına damızlık hiç kimseye verilmemiştir. Bir yerde pasta varsa, bazı insanlar yalanlar söyleyip o pastadan dilimler kapmaya çalışıyor.
Etiketler: bahar balı, çıta bal, dr.ismail demir, erkek arı çıtası, janter ekipmanları, maskesiz arıcılık, plastik petek, yusuf şimşak arılığı
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılık gezileri, arıcılıkta mayıs ayı, janter ekipmanları, Magazin, Pratik biğiler | Yorum Yok »
ANA ARI SUNİ TOHUMLAMA
Ekleyen, Ali Türk on 25 Nisan 2013 – 22:33 -Bu yıl suni tohumlama çalışmalarını güneyde olmamız hasabiyle erkene almıştım. İlk uygulama istediğim gibi sonuçlanması, dolayısı ile yeni bir uygulama için çalışma başlatıldı, zamanı geldiğinde uygulamaya geçildi.
Çalışmalarımda arkadaşım Ekrem Kara yardımcımdı.
İlk uygulama sonucu 4 ana arıdan bir tane anaç yada damızlık yaşaya bildi. 1 Numaralı anaç yavruyu kapadı, sorun yok, diger 3 ana arı bir kaç gün arayla bölmelerinde yok oldular. Bir tane bile bizim açımızdan çok degerli, endama bakın…
1 Numaranın erkeklerini Gebze’den getirmiştik.
Aydıncıktaki ikinci uygulamada kendi rekorlarımı kırdım diyebilirim. Yaklaşık 3-4 yıldır bu işlere emek para ve zaman harcıyorduk. Geldiğimiz nokta zaten geçmiş yıllarda çok iyiydi. Bu yıl 5 dozluk(5cm) spermin toplnması 40 dakika sürdü. Bölmelerden gidip anaları getirdik, tohumlayıp geri verdik toplam süre sperm almada dahil 2 saat tuttu.
Bu işlere başladığımız ilk zamanlar, bizleri ne kasardı….
Şimdi bunca işin arasına sıkıştırıveriyoruz, asıl ekibim ile bu işleri bu yıl yapamadık, Gebze’ye döndüğümüzde acilen ekibimle bir uygulama daha yapılacak.
Uygulama için bayılmasını beklediğimiz bir kraliçe.

Her kraliçeye 10 mikron sperm verdim.(1cm)
Bir kaç dakika sonrası ayılan kraliçe kafesine alınıyor az bir kek ile kafes çıkışı kapatılıp bölmesine veriliyor.
Uygulama dün yapılmıştı, bu günkü kontrolde hepsi tıpış tıpış geziyordu.
Etiketler: ana arı suni dölleme, ana arı yapay tohumlama, arıcılık, kraliçe aletli tohumlama
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »



















































