ARILAR YAVAŞ, YAVAŞ YAVRU ALANINI GENİŞLETİYOR

Ekleyen, Ali Türk on 18 Mart 2012 – 21:31 -


Bu hafta sonu arı karıştırmaktan yorulduk, hatta haşat oldu diyebilirim. İlk defa havalar 15 derece üstüne çıktı, kolonileri detaylı inceleyip not alma fırsatı yakaladım. Bazı kovanların 2-3-4-5  çıta yavru vardı. Hacıya kızıyordum

şu resmi doğru dürüst çek diye, oğlanda bizim kafayı uçurmuş.

Bazı kovanların kat atılma zamanı geliyor, fakat ben erkek arı bulur isem hemen bölmeler yapacağım.

Bazı kolonilerde yavru alanına yakın bozuk çıta var, bozuk gözlerde ne kadar faydalı imiş, doğmuş erkekleri görünce acayip sevindim, bazıları sapık mısın filan der diye de düşünmeden edemiyorum.

Cumartesi orman dönüşü, en zor işlerden birisini bitirdik. Bu kalnalı açmak çok zaman alıyor, tek bıçakla açarsanız kanal civarı parçalanır, ilk defa üç bıçak takıp 9  kanal açtık. Başka türlü olur ise bir kaç kez ayar değiştirmeniz gerekir ve iş çok uzar. Birde bu işe giriştiniz mi aynı ayarda bitmesi gerekiyor. Yaklaşık ilk tur için yapılacak ruşletlerin kanal sayısı 600::((

Oturup saysanız bile bıkarsınız.

Daha önce  2 bıçak takıp yalpa veriyorduk yatar acayip ses yapıyordu. Şimdi ise birinci devirde sessiz bir şekilde bu işi bitirdik.

Hala ne yaptığımızı anlamayanlar var, taa Girit’ten Manos ölçü istiyor, hayret.

Bu tür işlerde önce siz kendiniz bir çıta yapacaksınız yada yaptıracaksınız. Çıta  ortaya çıktıktan sonra gerisi kolay, çıtaya kutu yapılacak.

Bu hafta yaklaşık 150 tane ilk tur ruşet montaja geçiliyor. Erkekleri görür görmez

acayip bölmeler yapacağım. Bir çıta kapalı yavrulu arı, sağına soluna kabarmış petek, tak bir ana arı memesi, acayip koloni arayan var. Bu sene çok bal olacak bir çok kişi arısız kaldı.

Bu arada kıştan çıkan çiftleştirme kutularının beslemesi yapıldı. Bu hafta çok güzel olacak, buradaki her bir ana arı bir koloni demektir, zaten bu gün dört bölme yapıp ana arılarını kafesle verdim.

Yıllardır invert şurup kullanıyoruz, kutuları bile zehirleyip öldüremiyorum.

Bazılarının kovanında bile hala iki çıta kapalı yavru yok, çok şükür bizimkiler kar kış demeyip yollarına devam ediyorlar.

Bu gün en çok sevindiğim olaylardan birisi, 5 çıta yavrulu bir kolonide önlü arkalı erkek çıtasına yumurta atılmasıydı. Özel işlerde kullanılacak erkek üretimindeki damızlıklarımdan birisi, bundan sonra erkek attıkça, elinden alıp yeni boş çıta gireceğim ve elimizden geldiği kadar, beslemeyi artıracağım.

Çoktan beri hacıyı göremeyenler meraklanmış olacak ki bazı abilerimiz yav hacının mübarek yüzünü bir görelim dediler. Bu arı kışa bir çıtayla girip, bir çıtayla çıktı. Toplam 3 çıtası vardı ortadaki çıta yavru. Şurupluk bile bu gün konuldu, şurup şimdiye kadar poşetle verildi. O kadar zayıf arı bu karda kışta nasıl polen depolamış hayret etmemek imkansız.

Alın mübarek bir yüz görün, yüz görümlüğünü isterse şaşmayın.

Günün bombası ise bizim yetiştirmeye çalıştığımız yeni arıcıyı arıların hedef seçip iki kaş arasından sokmasıydı.

Arı sokması, başkasına olduğunda bayağı bir komik oluyor.

Bu arılar benim pişirmeye çalıştığım aşa, soğuk su katıyorlar.

O kadar dedim maske giy diye beni dinlemedi.

İki gün içinde yaklaşık 70 den fazla arı taradık, ikimizde maske kullanmadık. Oğlum iki iğne ben bir iğne yiyip, haftayı kapattık::))


Etiketler: , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılıkta bahar bakımı | Yorum Yok »

ARICI ZİYARETİ, ARICILIK KURSU, ARICILIK İŞLERİ:)

Ekleyen, Ali Türk on 14 Mart 2012 – 20:18 -

Bu gün 13 mart 2012 akşamı, Muhteşem abimi taziye için ziyaret ediyoruz. Muhteşem abime ne zaman ziyarete gitsem işler karışır, yol aayırımında bir fil var onu sektirdinmi kaybolursun, yani İstanbul’da kaybolurum::((

Saim abide ziyarete gelecekti, aynı akşam ziyaret yapalım diye karar verildi. Bu sefer kesinlikle kaybolmayacağım.

Çocuklarla evden çıkıp, Muhteşem abinin çalıştığı iş yerinin kapısında beklemeye başladım, dedim ben kapıdayım.

Muhteşem abi işyerinden çıktı, ben düştüm peşine, hiç kaybolmadan kapının önüne geldik, ayrıca yol ayrımındaki fili’de herkes bu sefer gördü::))

Evde sohbet acayip koyulaştı.

Bana göre anası damacana olan civcivi görmek istedim, damacana ile geçen yıl bir kış bayağı ilgilenmiştik. Erzincan eko tipi::))

Saim Gürel İzmir ziyareti sırasında bizim Oktay’ın bir arkadaşının üretmiş olduğu plastik çıta ve petekleri, bizlere denememiz için getirmiş. Ben ayrıca erkek gözlü olanlarından istedim, bakalım arılar sevecek mi. Birde hap petek kalıbı olur mu? diye düşündüm.

Gelelim ziyaretin en zor bölümüne, çay hariç bir şey yemedim. Bizimki diyor abi ye filan, zaten usta arıyorum dediğinden beri kalfaya kafayı takmışım. Bol bol seyredip çaktırmadan yutkundum. Zaten kalfada şaşırmıştır, bu niye yemiyor diye, bu arada bu görüntüleri seyrederek bir kaç kilo vermişimdir::((

12 Mart 2012 pazartesi, İstanbul Alemdağ’da idik. Arıcılık kursu başladı, ilk gün adreslerde ilkarışıklık olunca, kursiyerlerin yarısı, Halk eğitim merkezine, yarısı Alemdağ İlköğretim okuluna gelmiş. Kerim Yener hocanın masası, katlı kovan. Bilgisayarın mausuna da bir ara kablo yapmış.

Ders bitimi bir şeyler yeyip içelim davetini geri çevirmedim. Bir yere takılıp kahve içtik, bu arada Asım abinin evinin hemen yanındaki okulda arıcılık kursu devam ediyor. Resim soldan sağa , oğlum Enes, Belediyeden arıcı Hikmet usta, Asım Kadıoğlu, ben ve Kerim Yener hoca.

10 Mart 2012 Cumartesi arılarımızın bu yılki beşinci invert şuruplamasını yaptık. İlk invert şurubu 12 ocak 2012 de vermiştim. Kışın arıya şurupmu verilir diyenler vermesin,  bizi ilgilendirmiyor. Şurup erdiğimizde hava 10  derece altındaydı ve arılar uçmuyordu.

Sonbaharda yapılan bölmeler. Geçen akşam arıcılık forumunda birisi elek teliyle alakalı bir soru sordu. Mehmet Yüksel’e dedim bir cevap yaz, zaten altlık paylaşımında telinde detayları olmalıydı. Mehmet dedi ki abi biz o kadar yazıyoruz söylüyoruz, milletin çoğu bildiğinden şaşmayıp, şimdi kolonilerimiz niye söndü diye sağdan soldan bahaneler aramaya çalışıyor. Mehmet bunları başkalarına söylerken aslında bana da söylüyordu. Son baharda zayıf arılara hiç bir zaman kıyıp birleştirme yapamadık, bu bir kültür ve değişmesi çok uzun zaman alacak diye düşünmekteyim. Her sene böyle kış olmaz::))

Ormanda işimizi bitirip, Zaim abinin yazlığa geçiyoruz.

Ekmiş olduğum tereler çıkmış. Kasalara ekip, üzerini naylon ile kaplamıştım. Yani mini sera oluşmuştu. İki kasa aynı gün ekilmesine rağmen birisinde yeşillik daha çok. Açık alana ektiklerim de ise hiç uyanma yoktu.

Bu sene tereye para vermiyeceğiz::))

Zaim abide dünya sarımsak ekmişti, sarımsağa para vermiyeceğiz diye, hala büyüyecekler. Bazı enginarların yeni yerlerine alınması gerekiyordu onları ekip suladık. Bu sene tam organik yaşayacağız.

Daha sonra Zaim abinin arıları da şurupladık. Bunların şuruba ihtiyacı yok, ama benim arılara şurup verdin mi diye sorduğunda verdim demek için verildi. Baharda bazı çıtalarını boş çıtalarla takas yaparız artıkın. Yemliği bile balları aralayıp koloniye koydum. Havalar ısındığında yemlik alınmaz ise anında dalak hazır.

Hafta içi ve ormanda olmadığımız hafta sonlarında Cemil ustanın atölyedeyiz. Yeni ruşet yada ana arı kutularının imalatına devam ediyoruz.

Birinci postanın kasa olarak az bir işi kaldı, montaja geçilecek.

12 Mart 2012 pazartesi günü yoğun kar yağışı vardı, belediye den dışarısını resimledim. Biraz tutsa da, tutunamadı, havalar mart ayının yarısına gelmemize rağmen hala 10 derecelere bir türlü çıkamadı.

Mart 15 den sonra tırmanışa geçeceği yönünde hava tahmin raporları var. Arık bahar kapıya dayandı, geçmiş yıllara göre çok geç kaldı ama beklemekten başka çare var mı?


Etiketler: , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılık Eğitimi, Arıcılık gezileri, Arıcılıkta bahar bakımı | Yorum Yok »

İZMİR’DE ARICILIK

Ekleyen, Ali Türk on 11 Mart 2012 – 01:11 -


Resim içimizi ısıtsa da maalesef havaları ısıtamıyor. Yazının başlığından anlaşılacağı üzere burası İzmir. Arılar artık yavaş, yavaş yoldan çıkıp, şurupluk altına dalat örmeye başlamışlar.

Arılar çok güzel polen çekiyor, mutlaka nektarda vardır.

Oktay bey bizim sanal alemdeki ilk arkadaşlarımızdan, arkadaşlık dostluğa dönüştü. Arıcılıkta sıfırdan başlayıp, iyi bir arıcı olmuştur. Oktay bey geçtiğimiz sezon bu arılık ta 3 bal hasadı yaptı.

Oktay çoktan beri davet ediyor bir türlü gidemedik. Hafta sonu Saim Gürel abi geliyor musun dedi, dedim dünya iş var, şimdi gezme sırası mı?

İçinizin gitmemesi eldemi, bu gibi tablolarda zaten ben masada oturup bir şey yemeyip seyretsem acayip mutlu olurum::))

Tabi ev sahibinin ısrarını geri çevirmeyip, ızgaraların tadına bakmalı::))

Dostlarım afiyetler olsun.

İzmir yanıyor görüldüğü gibi, bizi sorarsanız bu gün gene arı uçamıyordu, 10 derecenin altında bir havada arılarımıza bu yıl 5. invert şuruplama yapmış oldum.

Bunlarda bizim son baharda böldüğümüz zayıf koloniler, hala ölmediler ama baharda bir türlü gelmedi.

Bu koloni, doğuda olsaydı bu yıl kesinlikte yaşayamazdı. Eğede olsaydı kesin kuluçkalık dolardı, biz de ise durum görüldüğü gibi, kuvvetli kolonilerde 3-4 çıta yavru var, zayıfların yavru faaliyeti bir çıta dışına çıkılmaya başlandı, derken gene soğuk hava dalgaları geliyor.


Etiketler: , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılıkta bahar bakımı | Yorum Yok »

ARICI MİSAFİR

Ekleyen, Ali Türk on 08 Mart 2012 – 20:56 -


8 Mart 2012 akşamı Yusuf Şimşak ve akrabası Osman beni ziyaret etti. Aslında işin aslı farklı gibiydi, Kayseri’li yanında dura dura bazı şeyleri anlıyoruz yani. Yapmış olduğun yeni ana arı çiftleştirme kutularını her ne kadar en ince detayına kadar anlatıp yayınlasan, insanlar illaki bir görmek istiyor.

Yeni sezonda Yusuf ta kendi ana arılarını üreteceği kutu peşinde, biraz bu iş hem ziyaret hem ticaret gibi oldu.  Yapmış olduğum yeni ruşet ve ana arı kutusuna dönüşebilen malzeme görünce dahada hoşuna gitti, 3-5 tanede ben istiyorum dedi.  Yeni ruşetin her tarafını ve tüm detaylarını kontrol edip, sadece besleme konusunda sorun olabilir, onuda ben zaten başka kovanlarda halledip, balı çıta takasları yaptığımdan hiç sorun etmiyorum.

Yusuf frank tuvalet mi ne derler, gayet şık, nereye dokunsa toz oluyordu. Bir türlü kutuların başından alamadık. Cemil usta çayı zaten önceden demlemişti.

Masaya geçiyoruz, yemek bu devirde zor be, çay buldun mu şükredeceksin.

Soldaki benim eski ana arı çiftleştirme kutularından birisi. Sağ taraftaki ise yeni ruşet ve ana arı çiftleştirme kutusu oluyor.

Akşam, akşam çay ne gitti, vakit ne zaman geçti anlayamadık, Yusuflar Ümraniye, bizde evimize geçtik. makinemiz yanımızda değildi, ayfonla bir sürü resim çekmeme rağmen en güzelleri bunlardı.


Etiketler: , , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılık gezileri | Yorum Yok »
Forum