ARI KOLONİSİ AKTARIMI

Ekleyen, Ali Türk on 23 Mart 2012 – 21:48 -

Bu gün 23 mart 2012 cuma. Mersin’den bir kaç gün öncesi İstanbul’a geleceklerini bildiren Halil Güneş, Mersin’e dönüşte iki koloni arı götürmek istiyorlardı. Daha önce benden temin ettiği arıların bir çok arkadaşı tarafından elinden alındığını anlattı ve damızlık olarak kullanmaya arı kalmadı dedi, bizde kendisini kıramadık.

Öyle bir zamana randevulaştık ki,işler arap saçı gibiydi, dün akşam Alemdağ daki kurs bitiminden sonra, ormandaki arılıktan iki koloni getirmiştim. Gece koloniler arabada kaldı, sabah saat 9 gibi bir yere götürüp indirip kovanları açtım.

Misafirlerim ancak cumadan sonra Gebze ye gelebildiler. Birer çay içip bir an önce işlerimizi halledip, yola devam edelim diyorlardı. Çaylar içildi ve hemen arıları aktarmak için, yan bahçeye geçtik::))

Hemen arkamızdaki yolda birde trafik kontrolü vardı::))

Maskelerde olmasa kimse orada ne yaptığımız anlamayacaktı. Hiç bir terslik olmadı.

Halil Güneş abimiz saldırgan arılardan bıktığı için olsa gerek hemen maske giyindi.

Aktarımlar bitti, koloniler arabaya alınıyor. Ayrıca kolonilerin aktarılmasını videoya aldık, tam bahar günü yeni arıcıların işine yarayacak görüntüler var.Arı aktaracaklar burada bir şeye çok iyi dikkat etmeliler, alınan çıtalar yeni kovana konulurken hiç çıta konumunu bozmayacaklar. Nasıl aldılarsa yan yana dizilecek.

Bu arıları gündüz 9 gibi burada açtım, saat 2 gibi aktardık, 4 saat gibi bir sürede arı ne zaman poleni buldu derledi getirdi hayret. Ana arısını aldığım bir çiftleştirme kutusunu , dışarıda kalan tarlacı arıları toplamak için kullandı.

Bayağı bir arı geliyordu, biz ayrıldığımızda kutuya girmeye başladılar, zaten başka şansları yoktu.

Halil abileri yolcu ettik, yolunuz açık olsun, malımızdan hayır görün. Halil abinin demesine göre, benim arılardan ürettiği analardan çok isteyen varmış, işten anlayanlar bu arı farklı diyormuş, zaten işten anlayamayanlar bunu anlayamadı.


Koloni aktarma videoları, koloniler aktarılırken, çıtaların sıraları bozulmadan, eksi kovandan alındığı konumda yeni kovana dizilmeli.


Etiketler: , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICILIK KURSU SONA ERDİ

Ekleyen, Ali Türk on 22 Mart 2012 – 22:43 -


Alemdağ da başlayan arıcılık kursu bu akşam sona erdi. Kursiyerler kurs bitimini bal yiyerek kutladılar.

Doyana kadar herkes balı götürdü, dayanamayıp birde ben daldım.

İstanbul’un değişik ilçelerinden bir sürü arıcı adayı var. İstanbul ise arı koyacak yer bakımında bayağı bir sıkıntılı. İnşallah her şey gönlünüzce olur.

Bu abimiz ben doğal bir bal yeme pozu vereceğim bunu çek dedi,inşallah pişman olmamıştır::))

Yarasın…

Dağılmadan toplu bir resim aldık.

Kurstan çıkıp bir şeyler içelim diyorduk. Bektaş arıcılık çayımız hazır buyurun sizi bekliyoruz deyince kırmayıp işyerlerine  geçtik.

Ülkemizde üretilen janter ekipmanları fiyatları herkesin alacağı seviyelere inmiş durumda.

Önceden bu ekipmanlar servetti, hesaplı bulunca kendimi tutamayıp bayağı bir stok yaptım::))


Etiketler:
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılık Eğitimi | Yorum Yok »

ARICILIK BİLGİ

Ekleyen, Ali Türk on 22 Mart 2012 – 06:52 -



Arıcılıkta dâhil birçok konuda geri kaldığımızı devamlı söylerim. Bu söylem gerçektir, gerçekleri gizlemenin diğer manası ise yalan söylemek. Yalancılık ise çok adi şeydir.

Biz ülke olarak uçak yapamıyor isek, başkalarının yapmış olduğu uçakları yok canım onlar uçak değil makettir derseniz, herkes size bir yerleriyle güler.

Siz ülke olarak araba yapamayıp, başka ülkelerin arabalarının burada fason üretimini yapıp, her gün bindiğiniz arabaları da yok sayamazsınız. Kendinizi kandırmak için efendim bunlar araba değil oyuncak, biz bunlara binmeyip, oynuyoruz filan…

Siz bilgisayar yapamıyorsunuz ama bilgi sayar kullandığınız halde bilgisayara karşı çıkmak gibi. Bilgisayarı herkes kullanır, oturtun başına çocuğu oda kullanır, oturtun dedenizi, ninenizi oda kullanır. Tabi bilgisayar kullanımı, sizin b ilgi ve tecrübelerinize gere değişecektir. Ben yaklaşık 10 senedir bilgisayar kullanıyorum, hala format atamasını bilmem. Birkaç sene bilgisayar kullanıp, bilgisayarına programlar yükleyip, yazılımlar yapan kişiler var. Bilgisayar kullanımında birileri uçarken ben yaya gidiyor isem suç bilgisayarda mı?

Bu tür bir sürü örnek verebilirim.

Geliyoruz arıcılık ve yapamadıklarımıza.

Dün akşam, arkadaşlarla sohbetteyiz, konu karniol arısı ve çamurcuların çamura yatmasına kadar geldi.

Efendim birisi diyormuş ki, siz katlı kovanlara bakmayın onların içi boş. Yıllardır işi gücü bıraktı artık çamurculukta rakip tanımıyor, insan bu kadar yüzsüz olamaz, hani yenilen pehlivan misali, defalarca yenilmesine rağmen utanma olmadığı için karga gibi ötmeye devam ediyor, sadece yazmakla olmuyor ki. Bir şeyi sen yapamıyorsan, başkaları yapıyor ise bunu niye yok sayıyorsun ki?

Geçmiş senelerde bazıları ormanda son baharda arı söndürdü, şimdi başkaları söndürmüyor ve sen arıcılığı bilmiyorum yapamadım diyeceğine, kalkıp bizim arıları radar çarptı ondan öldü diyorsun. Hala bilmiş, bilmiş salyangoz satmaya devam edeceksin. Ormanda boşalan kovanlarınla, başka yerlerdeki dolu kovanları karıştırma devam et bakalım.

Buralara gene nerden geldik derseniz, katlı kovan kışlatmaktan geldik. Katlı kışlayan arıların içi boşmuş. Denemesi bedava, katlı kovana 5çıta arı koyup bir kışlatın bakalım neler oluyor. Bırakın katlı kovanı, 5çıtalık koloniyi, 10 çıtalık alanda tutun gene bir sürü olumsuzlukla karşılaşıyoruz. Birde Almanya gibi yerde, eksi 25 derecelere düşen ağır kış şartlarında, boş kovanla kışlayacaksın. Arılar kovanları doldurmadıklarında bal harcamaları artıyor, birçok koloni bu sene ağır kış şartlarından çıkamadı. Ölen arıların ırklarına girmeyeceğim, hepside eko tip, yerli ve bize göre en dayanıklı arılardı, her türlü koşulda yaşamasını bilirlerdi ama bazı yerlerde %100 ölümler oldu.

Bir başka önemli ayrıntı ise Almanya’da bu sene yapılan bölmeler katsız kışlıyor. Madem kovan boş ise, niye kat atıp kışlatmıyorlar?

Hayatımızın her anında nasıl bilenlerle bilmeyenler bir değil ise işi yapan ile yapamayanlarda bir değildir.


Etiketler: , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılık Eğitimi | Yorum Yok »

ARICILIKTA MART AYLARI

Ekleyen, Ali Türk on 20 Mart 2012 – 01:34 -

Son üç yılın mart 20 sinden görüntüler. 2012 Yılı son yılların en büyük kışını yaşadık ülke olarak. Haberlere ve sert kışa bakılır ise son 30 yılın en çetin kışı bitti ve mart ayının 18 den görüntü ilk resim. Yavru faaliyeti kuvvetli kovanlarda 4-5 çıtaya çıkmış durumda.

17 Mart tan bir resim tek tük erkekler doğmaya başladı, bir iki kovanda bu günler itibari ile yoğun erkek yumurtası başlamış durumda, tabiki gene güçlü ve beslenip bu işe zorlanan kolonilerde.

2011 Yılıda soğuk geçmişti, nart ayının 21 ri ve kolonileri besliyoruz. Ziyaretçimiz arı lamaya gelen Bursa Orhaneli den Mirili Fatih ve kayın babası.Haberin linki bir altta.

2011 yılının,ana arı çiftleştirme kutularına ilk arıları ben umrede iken Muhteşem abi doldurmuştu, yani mayıs ayının 10 dan sonra.

21 mart 2011

http://bengittim.blogspot.com/2011_03_01_archive.html

 

Bu haberde 2010 yılı mart 22 den. Link gene aşağıda. Mart ayında ana arı üretimine başlanılmış. Geçtiğimiz son 2 mart ayıyla, 2010 mart ayı arasındaki fark en az 30-40 gün civarında. Yani şimdilerde atılan yumurta en az 25 gün sonra doğacak, 15 gündede ergen erkek arılar oluşacak al sana 40 gün. Aradaki mevsim farkını bundan daha iyi nasıl hesap edelim ki.

http://bengittim.blogspot.com/2010/03/2010-mart-20-ve-21-den-izlenimler.html

22 Mart 2010


Etiketler: , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılıkta bahar bakımı | Yorum Yok »
Forum