İNVERT ŞURUP VE 2012 ARICILIK SEZONU AÇTIK
Ekleyen, Ali Türk on 14 Ocak 2012 – 02:02 -
Bu gün 13 ocak 2012.
Hava bozacak haberlerini endişeyle takip ediyordum. Ormanda ulaşım sorunu olan bir kısım arıları almam gerekiyordu.
Zaten bir gün sonrası tatil ve benim işime yaramıyor çünkü kar ve soguk yolda.
Müdürüme çıktım benim işim var diye, bana ne dedi:))
Müdrüm yarına bu havayı bulamam ve acil işler var deyince tamam gidebilirsin.
İlhami abimde durumlarımı biliyor, ne zaman konuşsak yapılacak iş varmı der, gene böyle bir gaflette bulundu::))
Abi arıların yiyecek durumları iyi degil, Muhteşem abi taşırken ne kadar dil çıkarsada yav bunlarda bal varmı diye sormuştu, bu sene kolonilerim çok az balla kışa girdiler. Ormandakilerin açlık sorunu vardı, sıradan üst şurupları takılı olan arılara inver şurup vereceğiz dedim. İlk iş kovanları şurupladık, balı olan ve olmayanı ayırma şansımız yoktu sıradan tüm kolonileri şurupladık.
Şurup işi bitince ormandaki mahsur kovanları elimizin altına taşıdık. İlhami abim maşallah hızır gibi ne zaman işimiz düşse koşar gelir. Aç aç çalıştı garibim saat 16:00 işe yetişmesi gerekiyordu yolda helva ekmekle doyurduk kendimizi. Günün özeti böyleydi.
Yapmış olduğumuz şuruplama işi bu mevsimde tartışılabilir, hatta haberi yaparken serdar Özhan ne yapıyorsun diye sordu, şurup habri yapıyorum dedim, abi tutmaz kek haberi yap bak reytinge diye espiriyi patlattı::))
Aç arılara yarım kilo kek verip 10-15 gün yaracagınıza, invert şurup verip bir kaç saat arıyı ugraştırın olsun bitsin. Biz öyle yapıyoruz, sizi bilemem::))
Kış günü şurup olurmu derseniz bana göre olur. Benim bu sene kovanlarım aç diyebilirim. Hiç bir şey vermeden ormandaki arıları bu zamana kadar getirdik ve şansımı fazla zorladıgımı düşünmeye başladım. Soğuk havalarda yandan şurupluk kayık gibi olan tehlikeli olur. Arı salkımda sıcak, şurupluga gider üşür geri gelemez. Üst yemlikler soguk havalarda çok işe yarar. Yada poşetle şurup verilebilir.
Hava biz iyidi desekte 9-10 derece filandı:))
Başıma gelecekleri bildigim için bu gibi durumlarda yapılacak en iyi iş arıya şurup püskürtmektir.
Kovanı açıyorsunuz az duman verin, arı genede size saldırmaya kalkacak bu sefer şurup püskürtüp onları bogaz derdine düşürüyoruz, o esnada şurubu doldur ve kapat.
Kolonilerde arı yavru yok ise ve arı salkımdaysa 5 çıtalık bir koloni aylık 600 gr bal tüketir. Açlık sınırında bulunan bir koloniye 500-600 gr şurup verdiğinizde en az 15-20 gün sönmez. Hele şurup invert ise işçi arılar yorulmadan bunu tüketebilir.
Hep görüyoruz, şuruplama yapıldıgında arıların nosema oldugunu. Nosemanın diğer anlamı bana göre arının mide bozuklugudur. Sizinde mideniz bozuldugunda ya kusacaksınız yada isal olacaksınız, bu işte durup dururken olmaz, Muhteşem abi benim alanıma girdin diyebilir ama mide bozulmaları bozuk yiyeceklerden kaynaklı.
Ben invert şurupla 3 yıl deneme amaçlı kütük, karakovan ve damacana kovan besledim.
Hiç birisinin midesi bozulmadı, arılar kış günü petek ördüler, bunları bir kaç gün arayla paylaştım. Bu konularla alakalı bir sürü paylaşım vardır.
http://arivedoga.blogspot.com/2009/12/karakovan-bulteni-acayip-zehirlendiler.html
İnvert şurubun faydaları, uzun üre bozulmadan saklanabilir, bu size lazım oldugu anda kullanma imkanı sunar. Bal gibi içinde polen olmadıgı için arıların midesinde kalıntı yapmaz dolayısı ile kışın arının dışkılama ihtiyacı olamayacak ve kovanı terk etmeyecektir. Bir başka özelliği ise invert edildiği için arı ayrıca bu şurubu inverte etmek için uğraşıp yorulmayacak. Bunların hepside çok önemli şeyler. Bir başka konu ise bundan daha ucuza arı yiyecegi veya yemi temin etme şansıznız yoktur.
Ben bu gün bir şey fark ettim, buda kimyasal temizleyicilerin en kadar temizlenemez olduğunu.
Arılara şurup verecegiz yolda sprey alırız dedim dediğimiz yerdede bulamayınca yurdum insanı hemen çözüm üretir. Dedikki cam sil alalım ucuz 1 liraya, bize şişesi lazım.
Cam sili arabanın cam suyuna doldurup, şişeyi yıkadım. Bir sefer iki sefer üç sefer….
Hala su koyup sallıyorum köpürüyor. İlhami abi dediki toprak koy, ben kum doldurup suyla çalkaladım gene köpürdü, en son toprak doldurdum gene köpürdü, böyle bir şey olamaz. Belki 20 sefer çalkalamama rağmen genede su köpürüyordu, mecburen şurubu doldurup arılara azar azar püskürtmem gerekiyordu. Şişe %100 temizlenemedi ve beni sinir etti.
İnvert şurup yapımı aratıldığında bir çok kişi ağagıdaki linki buluyor. Blok istatisklerine baktıgımda, bu link genelde her gün ziyaret ediliyor.
http://bengittim.blogspot.com/2009/02/invert-surup-yapimi.html
İnvert şurupları iki akşamda hazırladım. Bir akşam 2 tur yaptım 40 litre, ertesi akşam bir tur yaptım 20 litre.
İnvert şurubun arıcıya maliyeti, ülkemizde her ne kadar eflansyon yok densede olmayan şey her sene yükselir.
1 Çuval şeker şu an 117 liraya. 117/50= 2.37 kurş.
Benim 15 kilo ile 10 litre sudan yaptığım 20 lite 35.55 tutuyor. Yani litresi 1.77 lira tutuyor.
Üst resimde 20 dakika kaynayıp invert olmuş şurubun resmi var.
Buda invert şurubun sogumuş servise hazır hali.
Şurup verildikten sonra arılar uçmaya başladılar. Yanıma makinamı almamıştım, şuruplu ellerle ayfonla resim bu kadar oluyor bunada şükür. Dayanın kızlar 1 ay sonrası bahar, benim gibi sahibiniz olduğu için yatın kalkın, Rabbinize dua edin. Bu kış günü sizleri unutmayıp, hemde invert şurup ikramında bulundu….
Bu arada acayip rahatladım, durumlar çok şükür iyi.
Buda en son yapmış olduğum invert şurup videosu.
Etiketler: arıcılık, invert şurup, invert şurup kullanımı, invert şurup yapımı
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılıkta bahar bakımı | Yorum Yok »
ARICILIK VE YILIN İLK MİSAFİRLERİ
Ekleyen, Ali Türk on 12 Ocak 2012 – 22:52 -Düzceli arıcı misafirlerim.
2012 Yılının ilk arıcı misafirlerini kabul ettik.
Düzceden Erkan Kaya ve Tacettin İstip arkadaşı
Keşke tüm misafirler böyle olsaydı dedim içimden. Yemek içme yok, bir kahveye işi bağladık.
Mesai sonu oradan buradan bir sürü şey konuşuldu.
Misafirler geç vakit uğradıkları için kimse bir şey anlayamadı, arıcılık ziyaretlerinin böyle kısasına çok az rastlanır.
Sonrası herkes evinin yolunu tuttu.
2012 Yılının ziyaretçi defterini de açmış olduk.
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
ARICILIK VE YILA KOLONİ TAŞIYARAK VEDA
Ekleyen, Ali Türk on 31 Aralık 2011 – 19:41 -Bu gün 31 Aralık 2011, yılın son günü. Muhteşem abime ziyafet var, istersen gel dedim. Ziyafeti duydu ya kalkıp gelmiş::))
Hemen kendisine ziyafet sunuldu, sac büsküvi!!!
Biraz morali bozuldu ama belli etmemek için sinirinden bisküvileri uzun uzun süzdü ve yemeğe başladı.
Bu bahçeye gelenler genelde kürek cezası alıyorlar::))
Belleme işi buralarda motorlu yapılmıyor::))
Muhteşem abi hızlı çalış hızlı bu ne be kağnı arabası gibi.
Geçen hafta bu kolon,den şüphelenip bahçeye getirmiştik. Koloni çok hafifti ve balı yok mu? diye düşünmüştüm. Bu gün açıp baktık, çok az bir bal vardı. Hemen yan taraftan bir ballı çıta alınıp, sırını çizip arıların ortasına koyduk.
Arıların sağlık durumu ile kalfamız ilgilendi, öksür, nefes al bunların bir şeyi yok bana kalırsa aç bunları doyur bir şeyleri kalmaz::))
Bir çıta baldan sonra yemliği şurupla doldurdum. Şunu da hatırlatalım, arılar uçmuyordu ve biz bu koloniye müdahale ettik.
Hakkımızda don atletle kovan açıyor diyenler oluyormuş, sıkıyorsa sizde don ve atletinizi çıkartıp bir kovan açın, sizi tutan yok. Kendinizi başkalarının yaptıkları arkasına gizleyip, çamur yapmayın.
Biz kimsenin ne yaptığı ile uğraşmıyoruz. Benim anlamadığım beni guruptan çıkaran kendileri, bizi engelleyenler kendileri, gene bizimle uğraşanlar gene kendileri, belaya kaldık derim ya aynen öyle. Allah her şeyin hayırlısını versin.
Biz koloniye müdahalemizi bitirmiştik ki, yemek hazır dedi Zaim abi.
Kendisi bize sac tava hazırlayıp buyur edip, ikramda bulundu.
Sac kavurma yetmez diye birde ızgarada sucuk. Zaim abi gözünü seveyim, yiyen var yiyemeyen var aman dedimsede işime karışma, kürek cezana artırım yaparım deyince sesimi kesmek zorunda kaldım.
Yarabbim benim suçum neydi de bu abileri bana arkadaş yaptın?
Obez olmaz isem çok iyidir.
Ziyafetin üstüne, semaverde çay, yarasın abim….
Zaim abi bunu saymıyorum dedi, bizde saymadık zaten, daha kalabalık geleceğiz göreceksin gününü::))
Yılın son koca yemiş fotosu. Hala koca yemişler açmaya devam ediyor ama arılar bu sene ne püren den nede koca yemişten istifade edebildi.
Kovanların ağızlarını kapatıyoruz. Buraya kışın girip çıkmak zor ve bu sene koloni stokları geçmiş senelere göre çok az. Kolonileri elimin altına alıyorum, ilk etapta teşvik beslemesine başlayacağım, yeni yılın ocak ayı bir bitsin. Bu yıl sıcak olacak diyorlar, şubat başı şurup lamayı düşünüyorum, bakalım hava nasıl olacak. Neden bu kadar erken diyenler olabilir, kolonilerde fazla bal olmadığı için derim.
Koloniyi taşırken zorlanma ayakları yapıp dil çıkarsa da yemedim. Ustam belge filan diyor, dedim onu geç. İki kovan taşıyor belge diyor, Allah’tan hayırlısı.
Koloni muslukları zaten ufaltılmış, kalan yerede sünger tıkadık ve yükledik.
Evet kolonilerimiz yeni yerine dizildi, baharı bekliyoruz.
Bir yılı geride bıraktık. Yeni bir yıla yarın merhaba diyeceğiz. Yeni yılda her şey gönlünüzce olsun.
Etiketler: koca yemiş, saç kavurma, semaver
Arıcılık Bilgi Merkezi, gezginci arıcılık | Yorum Yok »
ANA ARI SERTİFİKA TÖRENİ VE BEYKOZ AKBABA KÖYÜ BAL FESTİVALİ
Ekleyen, Ali Türk on 26 Aralık 2011 – 10:46 -
3.Geleneksel Beykoz Akbaba Köyü Kestane Balı Arıcılık Konferansı ve ana arı kursu sertifika dağıtım töreni Akbaba Köyü’nde yapıldı.
Konferansın açılış ve misafirlere hoş geldiniz konuşmalarını Beykoz İlçe Taraım Müdürümüz, Sayın İbrahim Özdemir ile İstanbul arıcılar birlik başkanı Sayın Onur Çilenk yaptılar.
Ali Kandemir hocamızda bazı konulara değindi.
Bizi kırmayarak Ordudan kalkıp gelen, Ordu arıcılık enstitüsü Müdürü Feyzullah Konak sunumda bulundu. Konuşmasının ana başlıkları ise dünyada arıcılıkta gelinen son noktalar, damızlık ve suni tohumlama konusu ağırlıktaydı.
Seminerde konuşmacı olarak Ana Arı Yetiştiriciliği Eğitimini tarafımıza veren Ordu Arıcılık Enstitüsü Müdürü Sayın Feyzullah Konak katıldı.
Feyzullah Konak hocamız, yurt dışından yeni getişrtilmiş yeni bir alet oldugunu bunu İstanbul’a getirip görmemizi istiyordu. Fiyatlar felaket uçuk. Feyzullah hocamızın Masada kurmaya çalıştıgı alet 5 bin avroya gelmiş. Bu alette bazı işler mıknatıs yardımıyla tutturulmuş, aslındas mıknatıs bu işe girince benimde aklıma acayip şeyler geldi. Mıknatısları kafanıza göre ayarladığınızda millerin gidip geleceği kanallara bile bana göre gerek yok. Bu masadakilerin acayip kopya yetenekleri var::))
Her şeye bir alternatif anında bulabiliyorlar. Sunitohumlama aletinin temelinin atılmasında Zafer anlayışlı abimizin emeklerinide unutmamak gerekiyor, arkadaşı Nazmi abiye beni o götürmüştü. Bir iş başladımı biter diyorlardı gerçekten öyle oldu.
Suni tohumlama aletlerimiz, eskiden numunelik bir tane göremiyorduk, şimdi sürüyle, bir kaç modeli var.
Feyzullah bey aleti kurup incelememiz için masada bıraktı. Sırf bunun için yanında bu kadar malzemeyi getirmiş, birde geri götürdü, kendisine ayrıca teşekür ediyoruz.
Peşinden Sadri abi yapılan işleri Feyzullah hocamıza sırasıyla tanıttı. En önemli parça ise dijital mikroskoptu. Bu mikroskop suni tohumlamada kullanılmasa bile, bu işin egitiminde oradaki minicik görüntüyü dev ekranlara veya bilgisayar, leptoplara aktarabiliyor.
Anında bir adet mikroskop Sadri Demircioğlu abimiz tarafından Feyzullah hocamıza hediye edildi.
Dijital mikroskoptan leptopa aktarılmış bir görüntüyü fotoladım. Bu mikroskopla çalışma imkanımız olmadı ama bana göre daha rahatlanacak, Muhgteşem abi ise taktı, hala bu üç boyut göstermiyor diyor. Yaz bir gelsin kaç boyut gösteriyor bakacağız::))
Feyzullah hocamız aletlerin ne zaman biteceği konusunda Sadri abiden bilgi aldı, aletleri bir çok kişi bekliyormuş.
Hocamızı hava limanına ben bıraktım, ayrılırken son sözleri, suni tohumlama ve yapılan işler için çok büyük iş başardınız oldu.
Zafer abi prosüdürleri yerine getirmeye çalışıyor, arıcı olacakmış::))
Üye olabilmek için bir dosya almış eksik varmı? Onur başkan tarafından bakılıyor.
Törenimize bende hala oğlumu davet etmiştim. Kendisi Beykoz Belediyesinde Veteriner Hekim, Nuh Baştürk.
Konferans sırasında yemek arası verildi. Bir ara baktım masamıza birisi geldi, sizi takip ediyorum filan dedi. Sonrasında bizim kalfayla kaynatıyorlardı. Resimdekiler Zaim Asat Gebze Hakimi, Nuh Baştürk Beykoz Belediyesi veterineri, ben Gebze belediyesi çalışanı, Dr.Muhteşem Turunç emekli arıcı, Mustafa Kemal Alkoç Beykozlu arıcı imiş, Sadri Demircioğlu Kablocu, Saim Ahmet Gürel ise pazarlamacı, memleketler ve meslekler ne kadar farklı ve aynı karedeyiz.
Konferansta verilen araların birisinde az arazi olduk. Zaim abinin Akbaba köyüne 1 km uzaklıkta bir akrabası varmış. Bizi yolda karşıladı, hala dayı çocuklarıymış, o kadar ilginçlikler olduki, ziyarete Muhteşem abide geldi, Saim adres göstermek için geldi. Dereseki köyü’nden Hidayet abiyle Sayın Zaim Asat kardeş çocuklarıymış. Buraya kadar sorun yok, hidayet abiyle Muhteşem abi mesayi arkadaşı çıktılar. Birisi itfayiyeci, birisi hızır acil servisci ve aynı binada altlı üstlü bulunmuşlar. Bazı şeyleri kafam almıyor, benim burada ne işim var gibi?
Hidayet abi dayıma hurma yollamak istiyorum, Zaim abide babam buna çok sevinecek dedi. Bizde kendisini kırmadık, çıkıp hurmaları toplamakta bana düştü. Tabi bu olay bazı basın organlarınca çarpıtılıp başka yerlere çekilmiş, efendin birileri bahçeyi talan etti filan gibi. Bu adamı bahçenize niye sokuyorsunuz gibi söylemlerde kulagıma gelmiyor degil.
Malın sahibi orada, kardeş çocukları orada başkalarına ne oluyor anlamıyorum, insan üzülüyor hani::((
Neyse ziyaretin kısası makbül, bahçede başka meyve sebze olmayınca geri dönmek zorunda kaldık.
Akbaba köyünden Afrikalı Cemal abimiz beni doktorumla bir çekiver dedi.
Seminer ve tören bitti, karşılıklı elimizdeki dökümanları hocamızla paylaştık. Bu konuda flaş dişkler harika iş görüyor.
Bu işlerde Bahri Işık kardeşimin çok büyük emekleri oldu, şimdi yeni bir şeylere imza atıyor, Uluslar arası bir etkinlik için çalışmalar yaptığını öğrendim. Bu tür kişilere tabiri caizmi bilemiyorum hastayım. Nasıl hizmet verebilirim diye kıvranan kaç memur vardır hiç düşündünüzmü. Keşke tüm memurlarımız Bahri Işık gibi gayretli olabilseler. Allah kendilerinden razı olsun. İlçe tarım Müdürümüz bile konuşması arasına Bahri beyin emekleri bu işte benden kat kat fazladır diye kendisine menmunuyetini belirtti.
Bizim eksikliklerimiz projeler için bir sürü fonlar var, bu fonları ülke olarak kullanamıyoruz, bu gibi fonlardan yararlanmak için projeler hazırlamak için Bahrı Işık’lara çok ihtiyacımız var.
Konferans bitti, hocamızın ağzını bir aradık aç filanmısın gibilerden, yok tokum açıkmadım desede biz yemedik. Sen aç degilsen benim suçum ne be adam::))
Hep birlikte Beykoz sosyal tesislerine gidildi, deniz manzaralı güzel bir yer ama soguk oldugu için manzaradan mahrum içeride yemek yedik.
Bu esnada olayın bir başka gizli kahramanı ise Beykoz Akbaba köyü Muhtarımızdı. Konferansın yapılacağı salonu ayarlamış, yiyecek içecek temini yapılmış, bu işler zor işlerdir kendilerine ayrıca teşekür ediyoruz.
Bir dahaki etkinliğe yeni bir sponsorda bulundu, onu başka bir yerde paylaşalım.
Zaim abi bir ara bana dediki buraya gelirken böyle dememiştin, abi ben nerden bileyim arıcıların böyle muhabbet edecegini, gidip törene katılıp belgemizi alıp ayrılacaktık, akşam oldu hala yapışık ikizler gibi ayrılamıyoz. Genede Zaim abim benim bu ortamdan sıkılmam gerekiyordu neden sıkılmadım hala anlayamamış.
Bu esnada arada kaynadı, ana arı üretimi için eğitim almıştık, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca bizlere sertifika verildi.
Allah hakkımızda hayırlı etsin, tüm emeği geçenlere teşekür ediyorum.
Etiketler: ., ana arı üretim sertifikası, ana arı yetiştiriciliği sertifikası, arıcılık, arıcılık konferansı, beykoz akbabaköyü kestane balı festivali, feyzullah konak, suni tohumla cihazları
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılık Eğitimi | Yorum Yok »























![DSC03203[1]](http://www.aribakani.com/wp-content/uploads/2011/12/DSC032031.jpg)



















