ARICILIK VE AĞUSTOS AYI

Ekleyen, Ali Türk on 06 Ağustos 2012 – 16:02 -

Enginar çiçeği.

Bu sene enginar üretimim fiyaskoyla sonuçlandı::((

İki adet enginar yetişti, bi,z koparana kadar ikiside çiçek olmuş. bu mevsimde çok olsa acayip arılar istifade edecekler, bir sürü arı ve böcek tarafından bu çiçek ziyaret ediliyor.

Ağustos ayı zaten sıcak, birde ramazan ayı girince arılıkta gündüz adım atılacak gibi degil. Üretmiş olduğumuz ana arıları akşam üzeri toplayabiliyoruz, sonrasında koştura koştura iftara yetişiliyor. Sonuçta orucun 15 günü bitti, geriye az bir şey kaldı.

Bu yıl çok kurak geçti diyebilirim. Haziranda kestaneye gidildi damla düşmedi, peşinden trakyaya gidildi, temmuz ayı bitti damla düşmedi, şimdi ağustostayız, kış iyi olmasaydı her şey kururdu diye düşünüyorum. Bu kuraklığa rağmen pürenler hala canlı, bir yağmur çok şey demek, pazar günü 10 km yakınımıza acayip yağmur ve dolu yağdı, yolu görmek imkansızdı, arabayı kenara çekip yağışın hafiflemesini bekledim, arılığa gittim bizim ormana damla düşmemiş.

 

Ana arı üretimin olmazsa olmazı erkek arılar.

Bu yıl çok önceden davranıp ürettiğimiz 5 ana arı 3 gün arayla üç sefer beş dakika bayıltılıyor. Bu ana arılar daha sonra erkek yumurtası atıyor. Karbn gazı CO2 ana arıyı yaşlandırıp çiftleşme isteklerini yok ediyor. Literatür böyle, benim ana arılardan birisi literatürü deldi, üç bayılma kesmemiş, birisi çiftleşmeye çıkmış ve şu an işçi yumurtası atıyor. Üçer günlük bayılmalar esnasında ana arı hep kafeste duruyor, en son serbest bırakılıyor. Bundan sonra bu tür işlemlerden sonra ana arıların kanatlarını kesmeye başladım. Sonuçta erkek bu mevsimde mumla arasanız bulamazsınız. Bu yöntemle üretilen erkekler genelde larva veya pupa döneminde alınıp yerine başka kovandan kapalı işçi veriliyor yoksa nesil nasıl devam etsin bu kololine?

 

Uygulamada 32. sırada yer almış ana arı nedense  erkek atıyor, hiç işçi atmadı, kısa zamanda yumurtaya başlamıştı. Tohumlama notlarıma bakıyorum her şey olumlu geçmiş, verdiğimiz sperm neresine gitti anlayamadım. Bu ana arıda erkek üretimine alındı, saf ana arı beklerken saf erkekler üretiyor::((

Bu koloni ise Trakya dan geldi. 5/7/2012 tarihinde arılarımızı kontrol etmeye gitmiştik. Myhtarımız kani bey bu kovan gelişmiyor dedi, kovanı bir açtım, üç çıta kapalı erkek vardı. Dedim ben bu kovanı alıp sana başka kovan vereyim kabul etti. Temmuz başından beri bu arıda erkek üretimi yapıyor.

Bu ana arıya bu mevsimde paha biçilemez::))

Memlekette soyu ne olduğu belli olmayan analara paha biçemeyenler var, Aziz Nesin boşuna konuşmamış birden onu hatırladım::))

 

Sökülmeye başlamış erkek arılar. Genel olarak anasız kolonilere verilip orada doğup beslenmeleri sağlanır. Sıradan başka kolonilere bu çıtayı verirseniz doğan erkekleri anında kapı dışarı eder, mevsim erkek mevsimi degil. Bu tür koloniler sürekli kapalı yavru takviyesi ile ayakta tutulur ve verilen çıta ara sıra kontrol edilir, verdiğiniz çıtadan ana arı memesi yapılıp ana arının işine son verilebiliyor.

Trakya’dan gelen koloninin ana arısı, görüntü gencecik, fırıl fırıl kovanda dönüyor ama dölsüz yumurta atıyor. Ana arının tipine bakıp ondan manalar çıkartılsaydı, dünyada damızlık diye bir kavram olmazdı.

Erkek arılar doğmadan anasız kolonilere alınmalı, yoksa erkek arılar kaybedilebilir.

Zaim abinin site yöneticisi Raşit bey, kendisi Bulgaristan’daydı kendisi göçmen. Yurda döndü, maskesinide alıp daha önceden kararlaştırmıştık iki koloni istiyordu.

İçten bölmeli oğul kutusu getirmiş, dedim durup duruken başımıza iş çıkartma, götür ruşetleri aktar dedik.

Bulgaristandan getirdiği kovan modelinin altı. Altlık seyyar, katlar seyyar, kovan seyyar, her kattan ve kovanın ortasından çıkışlı, dedim git işine yeni şeyler görmek istemiyorum.

Kovanın sadece altlık sabit::))

Altlığa sadece katları diziyorsunuz.

Raşit bey sonnda arılarına kavuştu, site yavaş yavaş arılanmaya başladı::))

Eşek arıları bu sıra arılara musallat oluyorlar. İşçi arılarıanında parçalayıp yemeğe başlıyor.

Yıllar öncesi balık avına gitmiştim, gittiğimizde bir kaç gün kaldığımız olurdu, son yıllarda bir sefer bir günlüğüne bile gidemiyorum.

Balık tuttuğumuz yerde eşek naneleri vardı. Eşek nanelerinede bal arıları konuyor, eşek arısı sanki savaş uçagı gibi, nanelerin arasına bir dalıyor kaçmaya çalışan işçi arıyı yakalayıp yiyordu. Bende eşek arılarını yakalamaya çalışıyordum, yanımda bulunan balık kepçesi bu iş için acayip işe yaramıştı, birden taaa o günler aklıma geldi.

Balık malzemecisine gittim. Kepçe alacağız adam soruyor, teknedemi kullanacaksın::))

Yok bunu ormanda kullanacağım dedim adam acayip acayip baktı durumu anlattım şaşkınlığı geçti.

Eşek arı avı’mız bayağı bereketli geçiyor.

Av peşinde olan eşek arısını avlamak çok basit, sıcaklarda uçmuyolar, akşam üzeri arılıga geliyorlar, üç akşam eşek arı av partisi yaptım, yüzden fazla eşek arsı mevta, hem kepçe sallamasını unutmayalım, kışın büyük olasılıkla hep balı tutacağız, Zaim abi tekne aldı, devamlı davet ediyor nasıl gideyim bu iş güç arasında…

Bunların kolonilerini bulabilsek imha daha kolay olacak ama ormanın kim bilir neresindeler.

Eşek arıları, içiçi arının en az dört beş misli büyüklüğünde.

Eşek arı tuzağı. Eşek arılarına başka ikramlarımızda var. Ne hikmetse dün hiç teşrif etmediler.

Bir kaç ped şişede tavuk ürünleri deneyecegim, bu arılar etçil.

Yol kenarına dökülmüş harfiyat ve ürzerindeki bitki ilgimi çekti. Yaklaştım kendi kendine büyümüş br meyve, henüz olğunlaşmamış, yoldan görünmeyecek şekilde arka tarafa aldım, sabırla olğunlaşmasını bekliyorum::))

Kendi kendine yetişen bir karpuz. Birde bakım yapılsa kim bilir nasıl olurdu. Hani kuşun kurdun hakkı derlerya, bakalım olğunlaşana kadar yolun kenarında kalacakmı, kalırsa hasadı görüntülerim::))


Etiketler: , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılık Eğitimi, arıcılık ve sonbahar | Yorum Yok »

BAL HASADI TRAKYA 2012

Ekleyen, Ali Türk on 30 Temmuz 2012 – 20:19 -


B al hasadı 2012, Tekirdağ Sultan köydeyiz.

Hiç hesapta olmayan bir hasat, benim niyetim bayramdan sonra arıları Gebze’ye getirip ballarını geçen sene olduğu ormanda almaktı.

Muhteşem abi bu sene çok bal var, arılar bloke olmuştur hafta sonu arıları rahatlatın, bende size yardımcı olurum yazlığımın alt katı sizin dedi, İlhami abiyi aradım olur dedi, Trakyalıyı aradım gelirim dedi, Şekerli abim işim var dedi, karar hafta sonuna bal hasadı var. İyiki gitmişiz katlardan çok kuluçkalıkta bal var bu sene, hayret edilecek bir iş, yavru alanları el kadar kalmış katlarda boşluk vardı. Fakat arı yavru alanlarını açmaya başlamış durumdaydı, püren açana kadar yiyecek ve polen sorunları yok yavru durumları ve mevcut düzelir.

Muhteşem abim ise nedendir bilmem körükçülüğe çok meraklı, baktım körüğü bırakmıyor el demirini bir dokunduk fazla kaçırmışız ba::))

Bu yıl çok az foto çekildi, sabah 07:15 gibi işe başladık, saat 10:00 gibi 20 kasa bal almışız araba doldu bırakalım dediler. Video çekimlerimiz var, resimdeki kovan, Gebze’de anasız olduğu tespit edilmiş ve kafesle ana arı verilip nakil yapılmıştı durum gayet güzel ana arı kafesten çıkartılıp, kabul edilmiş. Kafesi yerinden aldık, bu plastik kafeslerin güzelliği çıta arasını aralayıp dalak atılmasını önlüyor.

Bir yerden toparlanıyoruz bir yerden Trakyalı Şenol’u bekliyoruz, kendisi 30 km ötemizdeki Çorluya ulaştı.Biz gidersek işte aksama olur diyen muhtarımız Kani abi, hem Şenol’u alacak hemde bize Çorlu’dan bal tenekesi ayarlayacak.

Bu esnada ana arı isteyen biri var demişti, kendisi Düzce’li arıcı Beşir, ana arılarını almaya geldi.

Kani beyin bir arısını bu yıl kanoladan sonra, Akçakoca’ya kestane balına götürmüşler, arı bir teneke kestane balı yapmış ve o çevrede bulunanların ilgisini çekmiş durumda hem gelişmesi hızlı hemde bol bal toplayınca, bu arıyı kimden aldın, dolayısı ile bana ulaşılıyor. Aynı arıyı gören bazı Düzce’li arıcılara denemeleri için ana arı verdim. Kişi arıcı ise zaten farkı görüyor, farkı göremeyenler ileride arıcı olduklarında bazı şeyleri göreceklerdir, yapılacak bir şey yok.Bu arı çok arıcıyım geçineni madara edip onlara derin çizikler attı.

Biz anaları teslim ederken ortadan kaybolan İlhami abiyi gene nöbette körüğü yanık yakaladık.::)) Kafasını yere koysun anında uyuyan birisi, ben uyumak için dakikalarca uykuyla maç yapıyorum.

Arılıktan ayrıldık, yolun başındaki çeşmenin yanına vardık, arıcı Beşir ana arılara kafeste su veriyor.Bunlar ailecek arıcı, eşide yanında. Ben geçmişte iki kafeste deneme yaptım, 10 işçi arı ve bir kraliçe evdeki dolapta birisi 19 gün yaşadı, birisi 21 gün yaşadı. bir iki günde bir iki damla su verip ölene kadar bekletmiştim. Kafesteki analar için en tehlikeli, yer arabaların ön camı ve araç içinde kapalı kalması anında ölümlerine neden olur. Kafesteki analar araç içinde koltuğun altına yada ayaklarınızın dibine konulmalı en serin yer tabandır.

Trakyalı Şenol, bayağı zorlandı, neredeyse sırların büyük bölümü onun elinden geçti. Arı balı yaptıktan sonra uzun süre işsiz beklerse buna arı yatmış yada arıyı yatırmışın diyorlar, sırlı balların sırları kararıyor, kovandaki ağarma yok oluyor.  Bizim arılarda bayağı bir yatmış, zannedersem alt katta kemer oluşunca bal gelsede kata çıkmayıp yavru alanlarını daraltmışlar.

İlhami abiyi sürekli zinde tutmak için hareketli işe verdik yoksa, çalışırken  uyuyor::))

Nizami ise fazla arıcılık tecrübesi olmayan, aynı İlhami abi gibi çalışkan bir hat::))

Bu yıl bal tenekelerini büyük kapaklı aldım, iyimi oldu kötümü oldu balları boşaltırken göreceğiz olumsuzlukları, dolum kolay oluyor.

 

 

Ben sır bıçağımı götürmeyi unuttum, bir kaç deneme yaptım, döner bıçağı sır bıçağı gibi kıvrak değil.

Hiç sır bıçağı kullanmasanız belki bu işin kuralı böyle diye kendinizi zorlarsınız, ama sır bıçağıyla çalışmasını bilene döner bıçağı çok kaba ve yorucu.

http://www.dailymotion.com/video/xsi7ze_bal-hasady-videosu-2012_animals

Bu video sıra başı idi, başka bir ırk olsaydı, iki kat bal yapardı, karniol arısı kovan şaşırması kolay kolay yapmaz.

Videoda göreceksiniz, bal sırlanmış fakat daha sonra bir acayiplik olmuş sırsız alandaki açık ballar alt kata taşınmış, bal kemeri artmış ve yavru alanı çok azalmış yeniden genişliyordu.

İkinci gün benim kalan arılarla İlhami abinin balları aldık, önceki güne göre birazda işe geç başladık, bir gün önceden balları alınan arılarmı bilemiyorum arabaya hucum ettiler.

Arılıktan 200 metre ileride durup içerideki işçileri boşalttık, gittiğimiz yer Muhteşem abinin yazlık, işçileri orada bıraksak çevredekiler rahatsız olacak kovanını bulamayan arı serseri gibi dolaşıp duracaktı.

Bir bal hasadının daha sonuna geldik, Muhteşem abim,

http://www.aribakani.com/forum/index.php?topic=667.msg4014#msg4014

Bu sitede bişiler yazmış, heralde kafasına yediği el demirinden diyecem olmayacak, güle oynaya bizi yolcu etti, sanki arkamızdan konuşmuş gibi::((

İfadeler aynen kopyalıyorum=Cumartesi sabahı ekip olarak 08 00 gibi bal sağımına başladık. İlk iş Ali Türk beyin balları alındı ve sağıldı. İkinci olarak İlhami Uyar beyin balları ki pazar gününe kalmıştı onlarda sağıldı. Bu işler bittiğinde pazar günü saat 20 00 olmuştu benim ballar kaldı  >:( Bu nasıl ekip işi anlamadım  ???

Allah her şeyin hayırlısını versin, ne diyem::))

Sonuçta bereketli bir sezon yaşamaya devam ediyopruz, Allah bereket versin ballarımız evimizde.



Etiketler: , , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, Bal hasadı | Yorum Yok »

ARICILIK İŞLERİ VE MAGAZİNE DEVAM

Ekleyen, Ali Türk on 25 Temmuz 2012 – 20:56 -


21/7/2012 Cumartesi, acayip sıcak var, arılıkta fazla iş yok, Enes Emin marangozda ben ise magazin peşindeyim::))

Bu yıl hasat ettiğimiz kestane balından bir kavanoz alıp, İstanbul da takasa gittik.

Tabiki Yusuf Şimşak bal hasadı yapamadığı için elimiz boş döndük.

Yusuf ekibi bir toparla ne zaman birlikte olunacak onun peşinde, bizde bu iştah varken daha çok toplanacağız. Sezon bir bitsin beya::))

Mübarek ramazan günü zaten aç aç etkinlik lafımı edilir.

Yusuf’un ofis balkonu ve minik arılık. Sakin arılarınız varsa arıcılık bu kadar zevkli oluyor. Ayrıca istediğiniz mekanda bunlarla bağınızı koparmadan yaşayıp gidiyorsunuz. Arılık ofis.

Şehrin göbeğinde manzara bu.

Vakit akıp gidiyor ve ayrılıp arılığa geçiyorum, bazı işlerimiz var.

Enes Emin arılığı ve ziyaretçimiz var. Zaim abi ailecek arılığımızı ilk defa ziyaret etti.

Zaim abide bu sıra bir acayip oldu, bir kaç kovan kesmiyormuş, eee benim ez az 8-10 kovanım olmalı, kışa girmeden bu işi ayarla dedi, sıkı bir pazarlıktan sonra kışa bol arılı gireceği sözünü alıp gitti.

Bazı arıları anlamak zor, katta ham petekler var, bunlar balı çok bulmuşlar petekleri gecekondu yapımında kullanıyorlar. Yan tarafta planlı projeli, çıtalar beklesin dursun.

Enginar çiçeği.

Bu yıl ilk defa enginar yetiştirmeye kalktım.

İki tanesi enginar verdi, bende koparamadım, bu gün yarın derken en son çiçeklen diler. Sanki deve dikenine benziyor, işin garip tarafı ise bir bal arısı çiçekte.

Geçen yıl ürettiğimiz 3 nolu safın erkek çıtası, yeni doğmaya başlayan saf erkekler. Üzerindeki arıları resim çekebilmek için silkeledim. Bu kadarcık alanda 200 erkek var, öbür yüzdede bu kadar erkek bulunmakta ve bu çıta erkek üretim kolonilerinden birisinde yetiştirilmeye alındı. Erkekleri sayabilmek için paint te tek tek işaretledim beya::))

Kapalı erkek yavrusu.

Şu an yeni bir çıtaya ful erkek basmış, hemen bende keki dayadım, yeni basılan saf erkeklere zeval gelmesin diye.

Bu yıl erkek üretimi konusunda geçen seneye göre çok ilerideyim, 4 tane ana arı  erkekler bitmeden bayıltılıp, dölsüz yumurta atmaları sağlandı, kışın bile erkek üretebilirim::))

Hemde istediğim kadar istediğim ırktan.

Ve 22 temmuz pazar günündeyiz. Uygulama var ve ilk defa bu kadar yalnızım. Ekip bu ramazan günü biraz zor toplanır ve ben tek başımayım zaman sorunumda yok. Suni tohumlama cihazımız.

Arı spermi.

Ülkemizde bu resimleri ilk ben yayınladım beya, bunlara yenisini eklemeye devam ediyorum. Ayfon’la çekilmiş bir resim. Aslında dünya resim çekiyorum ama sperm resminin tam rengi bu değil.

Bu resimde aynı tarihte foto makinesiyle çekildi. Suni tohumlamada en zor iş sperm toplamaktır.

Arıcılıkta biz acayip yol aldık.

Arıcılık ile futbol arasında acayip bağlar kuruyorum. Futbolu seyirci bilir, yorumcu bilir, hakemler bilir, oyuncular bilir, yani bilmeyen yok.

Futbolda ise en çok söz sahipleri ise sahada olanlardır. Türübün de olup, mahalle arasında oynayanlar, acayip arıcılık ahkamları keserler, hani padişaha görünmez elbise diken bir terzi vardı geçmişte. Görünmez elbiseyi giyip dalkavuklar karşısına çıkıyor, dalkavuklar acayip ayar veriyor aa ne kadar güzel elbise diye, orada bulunan bir çocuk bu padişah niye çıplak diye soruyor::))

Arıcılıkta böyle çıplaklar var ve etrafında ise dalkavuklar::))

Bizler yıllardır aynı tempoda ve her geçen gün daha iyiye gidiyoruz, bazıları geriye doğru gitmeye devam ediyor.

Bir uygulamanın daha sonuna geldim, ertesi gün ilk işim ana arılar yaşıyor mu? ilk kontrol yapılır, hepsi yaşıyor ve acayip mutlu oluyorsunuz. Son iki turda %100 başarıyı yakaladık, bundan sonrası ne denir bilemiyorum.

Pazartesi günü kalfaya baskın yapıyoruz. Haber Türk’teyiz. Ovacık Köyünden Nuri abimizin bazı raporlarını Muhteşem abimiz bir göreyim demişti, fırsatı kaçırırmıyım baa. Öyle bir zamana denk getirdim ki, iftara üstüne yıkıldık::))

Hazır gelmişken birde kendimizi kontrol ettirdik. Bana gidicisin diyoru, ama benim iştahımı kaçıramadı, yermiyim be::)))

İftara en yakın mekan, Tepeören deyiz. İftara yarım saat var ve masada beklemek ölüm yav.Resimdekiler Enes Emin ve Nuri abimiz.

Muhteşem abiye ne zaman yıkılsam acayip mutlu oluyorum, nedendir bilmiyorum?


Etiketler: , , , , ,
Ana arı tohumlama ve dölleme, anaarı suni tohumla, Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılık gezileri | Yorum Yok »

ARICILIK’TA KULLANDIĞIMIZ BAZI APARATLAR

Ekleyen, Ali Türk on 20 Temmuz 2012 – 08:00 -


İlhami Tezcan abim.

Elimizdeki ana arı suni tohumlama cihazının lamba sorunu nihayet çözüldü. İki yıl içinde bir sürü lamba kullandık, en son kullandığımız lambayı kullanırken masaya bantla sabitli yorduk. Bu gene sorun oluyordu, parçayı kaynakla puntalatmak istedim, çok enteresan bir bilgiye ulaştım. Krom malzeme kesinlikle paslanmaz, krom malzemeye demir kaynattığınızda, krom kanser oluyormuş, zaman içinde paslanmaya başlıyor yani demirleşiyor, onun için punta atmayıp İlhami abi delik delip lambamızı sabitledik.

Artık aletin kendi tezgahına vidayla sabitlendi. 220 volt, 1.3 wat led lamba. Bu lambayı bulana kadar kaç elektronikçi gezdiğimi hatırlamıyorum. Bir sürü lamba kullandık bu çok süper. Zaten bu işin orijinal led soğuk ışık lambası 1 wat tır.Bu led lamba biraz daha güçlü.

Lamba düzgün olmadığında sizin konsantrenizi acayip bozuyor ve zincirleme hatalar yapabiliyorsunuz.Yağışlı bir havada farların iyi göstermediğini düşünün ve araba kullanın, ona benzer bir durum.

Bu led lambada çok meraklı şimdide nereden bakıyor::))

Muhteşem abim tarafından hediye edilen bir çevirici. Yani araba çakmağından aldığınız 12 volt enerjiyi 220 volta dönüştürüyor. Yani 20 vatlık tasaruf ampuller inden en az 6 tane aynı anda yakabiliyorsunuz. Bana zaten o kadarı lazım değil, 1.3 vat lambayı yakması bazı işleri istediğin yerde yapmamızı sağladı. Bu Muhteşem abime hasta olmamak eldemi, ama ustalık belgesi yok::))

Hafta içi Yalova Çınarcık’a bağlı Esen köy’den Reyhan Şeref misafirimdi, bölme yaptığı arılarına ana arı temini yapıp hemen geri döndü.Bir kavanozda bal getirmiş süper, kendisine teşekür ediyorum.

Ana arı toplarken ilginç bulduğum bir manzara, hani domates salatalık satanlar çiçeği burnunda derler ya, yumurtası bununda şeyinde::))

Bu sene banamı öyle geliyor bilemiyorum, Temmuz ayı çok sıcak, cumartesi bir türlü arılığa gidemedik.Birazda işlerden bıktım diyebilirim, koş babam koş,bereket Enes beklediğimin çok üstünde çalışıyor. Bazı malzemelerde eksiklik vardı onları temin edelim, hemde biraz arazi olalım diye Alemdağ yoluna düştük. Larva kaşığı dendimi, Çin kaşığı üzerine kaşık tanımam. Yalınız kaşıkları kendim seçersem. Kaşıkların ucu çok esnek olmalı, bahsettiğim kaşıkla görmenize bile gerek yoktur, daldırın çıkartın ve çanaklara koyun, 30 memeye transfer yapılıp kovana verilmesi 3 dakikayı geçmez. Eskide çok zor temin edilen Janter ekipmanlarından bu yıl 300 meme almıştım, öncekilerde vardı, gene bazen yetmiyor, biraz daha takviye alındı.

Arı evi sahibi Ercan Bektaş ile bazı konularda görüş alışverişinde bulunduk. Arı evi arıcılık malzemeleri üretimi yapan, bunları toptan ve perakende satan bir yer. Bazı arıcılık firmalarında bayisi. Bazen adres veya telefon soruluyor, İnternet te yok, gerekte duymuyoruz dedi::)) Gerek duymuyorsun ama senin telefonun için beni rahatsız edenler var, en azından bir blog açalım ve adres ve telefonuna ulaşılsın. Kabul etti ve bir günlük açtık. Arı Evi

Bu sırada çaylar içildi, ne zaman çay bitti anlamadım, bu sefer Türk kahvesi tamam onuda içelim bari dedik, peşinden yemek borcumuda ödemek istiyorum dedi, hiç kırarmıyım böyle borç ödeyenleri, kırmam tabi hadi gidelim.

Hayret yemekten sonra tatlılar unutulmuş ve hesdap gene tam tahsil olunamadı::))

Her şey için Arı evine teşekürler.

İlhami abinin Muğla’dan gelen arıları parçalayıp ana arılarını değiştirmiştik, bazılarında sorun oldu, hala degişim sürüyor, ana arısını değiştirdiklerimiz de sorunları kalmayanları Darıcaya teslim ettik. Kovanları kapatmak için akşamın olmasını bekledik, biz darıcaya vardığımızda İlhami abi bahçe suluyordu, hemede damlama sistemli::))

İlhami abinin bahçe bir nevi villalık yada yazlık gibi. Tüm komşuları bahçelerinde tatildeler Muğla arılar burada olursa anında arılar buradan kaldırması lazım.

Yoldan gelen arıların muslukları açıldı.

Erkek arı toplama kafesi. Kullanılacak erkek arılar zamanınız dar ise daha önceden toplanıp, anasız koloniye verilir ise bu kafeste beslerler, zaten kafesin genişliği çıta ölçüsünden biraz geniştir. Kullanılacağı zamanda bu kafesteki arılara duman verildiğinde işçiler çıkar erkekler kalır. Yan tarafında erkelerin içeri alındığı bir delik ve kapatmak için kullanılan vidalı bir tahta parçası var. Aynı zamanda ızgarada istenirse kanaldan çekip açılabilir, kızaklı.

Erkek arı yetiştirme ruşeti.

Damızlık erkek arı yetiştiriciliği gelişmiş ülkelerde ayrı bir meslektir. Yani arıcının işi erkek arı yetiştirip ergen olduklarında, suni tohumlama ile  kraliçe üretenlere satmak, yada çiftleşecek bakire kraliçeler izole bölgelerde yetiştirilmiş hazır erkeklerin olduğu yerlere taşırlar. Aşağıdaki linkte adalarda bu işi yapanlar var, gelen minik ana arı çiftleştirme kutuları tek tek inceleniyor içinde bir erkek görüldüğünde tüm kutular geri çevriliyor. Bunun için ana arı kutusuna işçi arısı doldurulurken işçi arılar, ana arı ızgarasından süzülerek dolduruluyormuş.

http://www.bienenzucht.de/merkblatt%20inselbeschickung.htm

Erkek işi yapılan çalışmalarda çok önemli ve soyu kesinlikle bilinmeli. Bunun içindir ki erkek arı yetiştirenler izole bölgede değil iseler, erkek arılar hiç dışarıya bırakılmaz. İşleme tabi tutulacakları güne kadar böyle ızgaralı kovanlarda tutulur.

İzole olmayan bir yerde dışarıdan erkek topladığınızda hangi cins erkeği topladığınızı ispat etme şansınız yoktur.

Bilindiği gibi üç arının yeşil pasaportu vardır.

Birincisi erkek arılar, istedikleri kovana istedikleri gibi girip çıkarlar tabiki bu oğul ve nektar iyi iken.

İkinci arılar ise acemi yeni doğmuş arıları silkeleyin istediğiniz kovana verin herhangi bir kırılma olmaz.

Üçüncü arı ise dışarıdan bal ve polenle gelmiş arı, hangi kovana girse kabul edilir.

Hele anasız kovanlar erkeklerin her zaman ilgi gösterdikleri barınma mekanlarıdır. Anasız kovan bal ve nektar olmasa bile erkek arıları öldürmez onların kendilerine lazım olduğunu bilir.

Bunun içindir ki, erkek arılara en iyi anasız koloniler bakım yapar ve erkek yetiştiricileri, anasız koloniler oluşturup istedikleri erkekleri orada besleyip hazır hale gelmelerini sağlarlar.


Etiketler: , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
Forum