ARICILIK VE KASIM AYIDA BİTİYOR

Ekleyen, Ali Türk on 21 Kasım 2011 – 09:38 -

Hakim arıcı, Zaim Asat::))

Zaim Asat, mesleği hakimlik. Hobileri arsına arıcılığıda ekledi, görünen odur ki, arıcılığada hakim. Zaim abiyle anlaşamadığımız konu ise sabırsızlık, benim arılardan ne zaman bal alacagız, benim arılara ne zaman kat atacağız diye sabırsızlanıp duruyor. Görüntü ise yılların arıcılarına taş çıkartıyor. Bu işler benden mi kaynaklı? yoksa bize gelenlerden yetenekmi fışkırıyor henüz anlayamadım::))

Hafta sonu cumartesi ve pazar Zaim abiyle birlikteydik.

Cumartesi günü hava 8 derecelerde ve hafif çiseliyordu. Arılara dokunma bile dokunamadık. Ormanda dolaşıp son durumları görelim istedik. Zaim abi ise kocayemişlerin peşine düştü. Topladığı kacayemişleri akşam annesiyle babasına verdiğinde, onlar öyle mutlu oldularki anlatamam, en iyi meyveleri alıp götürüyorum, koy oraya diyorlardı::)) Kocayemişlere neden bu kadar sevindiler anlamak imkansız diyor.

Ormanda iş yapamayınca yazlığa geçtik, akşam güneşi batmak üzere ve karşı ormanda güzel bir manzara oluşturdu. Bu manzara karşısında pozlar verdik, iş olmayınca iş arıyoruz anlayacağınız.

Ben ise bu günde kontrolleri yapamadığım için acayip sinir olmuş durumdayım, yaklaşık 2 aydır havalar normalleşmedi ve bazı bakımları yapamadık ve kafamın içinde soru işaretleri var, bir taraftan kış kapıya dayandı. Acaba kolonilerde kışlık bal varmı?

Pazar günü hacı abiye ugradım bahçedeki arılar güzel polen çekiyordu ve biz bir an önce ormana gitmeliydik bu havayı kaçırmamak gerekli. Her ihtimale karşı yanımızda hazır dursun diye şurup ve yemlikleride götürdük.

Bir kovan açtık güzel, belki bu tesadüftür, ötekine bakalım bir başka kovana daha bakalım derken rahatladım. Bu kolonilere bu sene bahar hariç teşvik vermeden gene kışa sokuyorum. Durumlar güzel hava bir musade etse kocayemişten bal geliyor. Çıtaları yatırdıgınızda bal akıyordu. Bu kadar olumsuz havada koloni bal çekebiliyor.

Bu arada Gebze deki hava ormanda yoktu, çok az arı uçuşu oluyor, havada 12 – 13 derece civarıydı. Körükçüm ise zaman zaman degişti, bazen hacı abi büyük bölümünde ise Zaim abi körük kullandı. Bu havada maskesiz tüm arılara bakım yapılıp, sıkıştırıldı. Ben bir iğne yedim, hacı abi ve Zaim abi aşısız arlıktan ayrıldı. Arılarımızın mevcutları iyi, bir kaç kolonide sorun vardı, bir tanesi çok zayıflamış, bir tanede anasız çıktı, anasız kovanın mevcuk iyi idi, kolonileri ormandan alıp başka yerde birleştirdik. Kolonilerde yavru faliyetine son verilmiş, çiçek olsada arılar başkalarının dediği gibi akılsız yaratıklar degildi::))

Resimde gördüğünüz arılar %100 yerli arı. Aynı arılardan istediğim kadar üretebiliyorum. Hiç bir bağımlılık olmaması ve bu işi kendi başıma yapmamın zevkini anlatmak imkansız….

Bizim kullandığımız arıya karşı çıkanlar neden kendi kullandıkları arıları paylaşamadı bu merak konusu. Madem bir şeyi savunuyorsun, bu yazılaarda kalmamalı.

Bakıyorum karniol kullananlar defalarca bal hasat etti. Bunlara Trakyalı Şenol, Mirili Fatih, Samsun’lu Uğur Gök, Erzincanlı Vecdi Küçükyılmaz, Dr. Muhteşem Turunç, İzmirde bizim Oktay bey, Edirnede Ali Şekrli, Girsunda Emrah Karadeniz, Kocaeli Gölcük’ten Efraim hoca, sanal alemde tanıyıp, yapmış oldugu işleri paylaşan arıcılar. Peki bu kadarmı sanal arıcı var denilebilir.Gerçekten sanal arıcılık yapanlar ise bu yazıyla arıcılık yapıp, icraat bölümünde sanal olanlar, bunca icraatları yok sayıp, sadece lafla arıcılık yapılabilecegini zannediyorlar fakat onların her geçen gün ayarı bozulmaya devam ediyor. Allah sonlarını hayreylesin, yapacak başka bir şey yok onlar için.

Bir başka açıdan bakacak olur isek, bu sanalcı takımı bizlerden daha çok bal almaları gerekirdi, bunların savundugu bölge arıları, yerli arıları ve kafkas arıları yıllardır balı hiç ıskalamıyordu, hani neredeyiz, kimseden tık yok.

Kazın ayağı böyle degilmiş demekki, bal alabilmek için önce arı hemde güçlü arılara ihtiyaç var. Amerikadaki tüm araştırmalarda 80 binlik kolonilerden en yüksek verimler alınıyor yönünde, buradaki bilimcilerde bu görüşte hem fikir. Bu işler dökme suyla olmuyor.

Neyse pazar gününe geri dönelim, acayip rahatlamışım. Bizim kalfa sonucu merakla bekliyordu. Çok şükür bal durumlarımız iyi, kolonilere yükleme yapmadan bu kadar olumsuz bir son baharda kışa girecegiz.

Ben fark etmedim,çıtaları incelerken, Zaim abi bal dökülüyor dedi bir baktım taze nektar akıyor. Bu renk bal kocayemişten gelir tadı acımsıdır.

Bir kaç kolonide sıkıntı vardı, hemen onların yemliklerini koyup şurup verildi.

Burada akan ise su degil, malisef şurup. Hacı şurubu bol bulunca, bal ırmagı oluşturmaya kalktı. Şurup koyu olunca yemliğe ayar veremedi ve sonuç. Akşam üzeri arılıktan ayrılmadan bu şurubu yıkayıp yok etmeye çalıştık. İşleri bitirip kafanız rahatladığında acayip mutlu oluyorsunuz.

Bu esnada akşam olmuş ve biz açız. Ben işe başladığımda genelde iş bitene kadar mola vermem, namaz hariç tabi. Bir daha böyle bir hava bulamayız, ve bu iş bitmeliydi çok şükür bitti. İşi bilen hacı kendisine 3 paket büsküvi alıp, cebinden açlık işini gidermeye çalışıyordu.

Sonra geçtik villaya, yemeği fazlasıyla hak etmiştik.

 

Hacı o kadar bisküviyi götürmesine rağmen, yemegi bekleyemedi, helvaya daldı. Şekerin var yeme diye uyardım, bu şeker degil helva dedi.

Zaim abi bu işlerde acayip uzmanlaştı. Saç tava nefis olmuştu. Biberlerde acı çıktı, nefis bir öğlen yemegini yatsı ezanı okunurken yedik::))

Üstüne ise, semaverde çay, ne gitti, anlatamam. Bu yemek faslı, işine doktordan onay alınarak yapılmıştır, başımıza bir iş gelirse sorumluyu biliyorsunuz::)))

Siz yiyin benim kontrolümdesiniz diyor::))
Arıcılık videosu,Koloni kontrolü ve sıkıştırılması Ali_Turk

20/11/2011 Günü yapmış oldugumuz işin bir kaç tanesini filme aldık. Kolonide kontrol yapılıyor, ana arı varmı, bal durumu nedir, duruma göre sıkıştırma yapılıyordu. Bir başka görüntümüz daha olacak bir kaç gün içinde onuda paylaşacağım, o kolonidede ana arı yoktu.


Etiketler: , , , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, arıcılık ve sonbahar | Yorum Yok »

ARICILIK, SAF ARI NEDİR? F1 ANA ARI NE DEMEK? HİBRİT ARI NEDİR?

Ekleyen, Ali Türk on 16 Kasım 2011 – 11:37 -

 

“Damızlıkların Seçimi ve Hazırlanması Damızlık olarak kullanılacak ana arılar, ait olduğu ırkın tüm özelliklerini belirgin bir şekilde göstermeli ve gerekli seleksiyon aşamalarından geçmiş olmalıdırlar. Ticari ana arı üretimi yapan kuruluşlar, üretimlerini damızlık değeri taşıyan ve nesilleri test edilmiş, tercihen damızlık sertifikası almış ana arılardan yapmalıdırlar. Sertifikalı damızlık ana arılar, ya yapay tohumlanmış ya da izole çiftleştirme alanlarında çiftleştirilmiş olmalıdır.”

Damızlık arı her konuda oldugu gibi arıcılıktada çok önemli. Yukarıda damızlıkgın tanımı yapılmış.

Arıcılıkta en yayğın kullanma melezi ise saf damızlıktan üretilen f1 ana arılardır. Saf damızlıgı olan her kişi f1 üretimi yapabilir. Bir tane damızlıktan binlerce f1 üretimi yapılabir.

F1 arıyı ana arının tanımını bir çok kişi bilmiyor, çoğu kişi bunu saf zannetmette. F1 ana arı saf ana arıdan üretilip doğal ortamda çiftleşmesi sağlanmış ilk melez dir, buna ilk hat, veya ilk turda diyebilirsiniz. Arıcılıkta saf nedir, f1 nedir, hibrit nedir bilmez iseniz size verilenleri yemek zorundasınız.

Konunun daha iyi anlaşılması için bir örnek vererek, F1 ana arının ne olduğu daha iyi anlarız.

Av köpekleri vardır, bazısı kuş avında kullanılır. Bazı köpeklerde tavşan avında kullanılır. Kuş köpeği tavşanda tavşan köpeği kuşta pek işe yaramaz. Bu iki köpek çiftleştirilip melezlendiğinde zağar diye bir ırk çıkar ortaya. Hem tavşan avında, ham de kuş avında iyi iş yapar.

Damızlık arıların safları, melezleri kadar verimli olmayabilir. Melezlendiklerinde zaten üstün özellikleri olan hat veya soy, daha verimli hale geliyor.

Arıcılıktaki en basit ve en etkili kullanma melezi üretmenin yolu, saf damızlıklardan ana arı üretip, bu ana arıları doğal ortamda çiftleştirmek ten geçer.

Dünyada bal üretimi için genel kural, f1 ana arı kullanımıdır.
Bal üretiminde hibrit arılar da kullanılır, o konuyu o bölümde işleyeceğiz.

F1 ana arı üretebilmek için ise saf anaçlara yani saf ana arılara ihtiyaç vardır.
Ana arısının ne olduğunu bilmediğimiz arıdan üretilen ana arılara isim koyulamaz.
Ana arı üretiminde soy ve ana arının anası çok önemlidir.
İnsanlar öldüklerinde, toprağa verilirken anasının adıyla, filandan olma filan diye hoca talkın verir.

Kafkas  saf ana arı günlük 1100 ila 1500 yumurta atar.
Kafkas F1 ana arıda aynı anasının özelliklerini taşır ve günlük atacağı yumurta 1100 ila 1500 arasıdır.

Karniol saf ana arı, günlük 1500 ila 2000 yumurta atar.
Karniol F1 ana arıda aynı anasının özelliklerini taşır ve günlük 1500 ila 2000 yumurta atar.

Saf İtalyan arı, günlük 1600 ila 2000 yumurta atar.
İtalyan F1 ana arıda aynı saf İtalyan’ın özellikleri mevcuttur. Günlük 1600 ila 2000 yumurta atar.

F1 ana arılar hangi ırka mensup iseler, erkekleri saf tır.
Örnek elinizde Kafkas F1 ana arınız var, bu ana arının erkekleri saf kafkastır.
Elinizde Karniol f1 ana arınız var, bu an arının yaptığı erkekler saf karnioldur.
Elimizde  İtalyan F1 ana arınız varsa bu ana arının yaptığı erkekler saf italyan erkekleridir.

Saf ana arı hangi ırk ise, işçisi de saftır, erkeği de saftır.

Not:Resimlerin sol tarafı saf anaçlara ait. Sağ tarafı ise gelişi güzel doğadaki çiftleştigi erkekleri temsil etmektedir. Erkeklerin ana arı çiftleşmeye çıktıgı mevsimdeki yogunluguna göre tabloda artabilir.

Gelişmiş ülkelerde yıllardır damızlık işiyle uğraşan bazı firmalar.

http://www.ohbees.com/index.php

Bu resimde gördüğünüz damızlıklar hibrit tir.

Hibrit ana arı üretimini kısaca açıklamak istiyorum.

Elimizde saf kafkas arımız var, bu arıdan hibrit üretimi yapmak için başka ırkları sırasına göre çiftletiriyorlar. Öncelikle bu iş için suni tohumlama bileceksiniz ve suni tohumlama ekipman’larınız olacak.Bu örnektir atıyorum, önce saf kafkas ana arıya italyan arı spermi veriliyor, bu anaç arının kızı anası kafkas babası italyan oldu, bundan ana arı üretik, ana kafkas bana italyan bu bakire ana arıyada karniol spermi veriliyor bu melezlenme aşamasında sürekli testler yapılıyor ve en verimli kuşak hangisiyse orada feren yapılıp bir isim kanuyor atıyorum bu artık rahibe arısıdır diye. Bu işleri yapabilmek için saf hatlar elimizde olmalı. Başarısız olundugunda geri dönmek için. Çok iyi bir hat bulduk, bunun aynısını üretebilmek için hangi yollardan geçmiş isek tektrar aynı hattı üretebiliriz, elinizde saf yoksa tesadüfen bulunmuş bir hattı tekrar üretmek imkansız. Bu işler arı ıslahının bir kolu olup çok ileri ucudur.

Burada bir başka konuya deginmek gerekirse arılıklarımızda süper koloniler vardır, aynı koloniden üretilen ana arılardan oluşturulan koloniler süper olmaz, oradaki oluşumların geçmişini bilmemiz gerekiyor.

Hibrit arı konusunu kendi bildiklerime göre grafik resimli ve daha geniş bir başka paylaşımda ele almak istiyorum.Dilimin döndüğünce biraz kısaca açıklamak istiyorum.

Hibrit arı nedir kimse tam manasıyla bilmiyor. Hibrit arı iki farklı ırktan oluşturulan verimli hattır, veya soydur diyebiliriz. Bunu anlatmanın en kolay yolu verilecek örnek olur.
Katır hibrit bir kullanma hayvanıdır. Katırın annesi at, babası ise eşektir. At anne, eşek babadan, katır isimli hibrit bir hayvan ürer. Katır eşekten hızlı attanda kuvvetli aynı zamanda eşek ve at ile yapılacak ağır ilerde daha verimlidir. Burada işlemi tersine çevirin, at baba olsun, eşek anadan bardo diye çelimsiz ve daayanıksız bir hayvan doğar ve hiç bir işe yaramaz. Katır kullanma hibriti olup bundan yavru alınamıyor.
Hibrit arıcılık arıcılıktaki en uç nokta olup, yapılan çalışmalar çok iyi kayıt edilmeli, farklı ırkların çaprazlanmasında her tur ana arı denenip hangi tur en verimliyse, yapılan iş orada sabitlenmeli.

Damızlık konusunda dünyada bir numara olan kişi Susan Cobey Dünyada bir numara olmak durup duruken olmuyor. Bu kadın bize tavsiye edilenlerede uymuyor, bize arılarınıza sahip çıkın diyenler, başka ülkelerdeki meslektaşları ne yapıyor onların üstüne çıkmak için çalışsınlar.

http://www.glenn-apiaries.com/

1970 Yıllardan beri damızlık üretimi yapan bir kurum. İşleri sadece damızlık üretimi ve bir çok damızlık aynı çatı altında toplanmış, degişik yerlerde üretim istasyonları var.


Etiketler: , , , ,
Ana arı ırkları ve hibrit arılar, Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

EDİRNE KÜLTÜR GEZİSİ

Ekleyen, Ali Türk on 22 Ekim 2011 – 08:26 -

Arıcılık bana çok dost kazandırdı, bunlardan biriside Ali Şekerli abimdir.

Beni şu an evinde misafir edip, artık uğurluyorlar. Şekerli abimin evinde yaklaşık 4 saat kalmışım. Artık akşam oluyor bizim otobüsleri bulalım diye yola çıktık, otobüsler önümüze çıktı ve hemen ayrılmak zorunda kaldık, resimdeki diğer kişi ise Aykut Şekerli.

Enteresan gezilerimden birisi diyebilirim. Belediyemiz Edirne’ye Kültür gezisi düzenledi bana soruyorlar, gidecek misin? diye, beni en başa yazın dedim::))

Gezi bir hafta ertelendi ben gene gideceğimi beyan ettim. Edirneyi defalarca gezmişim zaten insan doyamıyor demek ki::))

Otobüslerden indiğimizde Ali abi karşıladı beni. Bir dolaşalım diye kafileden ayrılıp kayboluyorum, bilmediğin yerde bilmediğin kişiyle dolaşırsan tabi kaybolursun….

Yolumuz üzerinde Pehlivan mezarlığı varmış, ben ilk defa gördüm. Uzaktan diyorum yav bu nasıl reklam, mezar taşında pantolonun ne işi var çözemiyorum. Yaklaşınca uyandım, bunlar yağlı güreşlerde giyilen kısbet.

Mezardakiler Kara Emin ve Adali Halil, dünya pehlivanları.

Ali abinin evinde sohbet ederken, arkadaşlardan bahsettik, o sırada Trakyalı Şenol aklımıza geldi. Yaklaşık 10 gündür aramıyor, demekki bal satamadı, diyecem taa Erzincan’ı arıyor ama….

Dur bir arayalım dedik. Oda bizim kalfaya takmış, o pinti hoca paraları mezara mı götürecek, beni hiç aramıyor diye sızlanıp durdu.

Bu sırada Askerden yeni gelen Ali abinin oğlu Aykut odaya girdi, magazine son dedim, işimiz var.

Suni tohumlama konusunda hemen hemen hiç sorunum kalmadı. Ben çok meraklı birisiyim, kraliçe dölleme videolarında neler konuşuluyor, hep merak ediyordum. Tüm videoları defalarca izledim ve zaten filmleri bilgisayarıma indirip, genelde ara sıra izlerim. Bilgisayardaki videoları flaş diske alıp yanımda götürmüştüm. Videoları sıradan izleyip, bazı noktalarda müdahale ettim, Aykut o noktalara bir şey yapıyor program sonra arattığınızda oraları size yeniden izletiyor.

Bu resimleri Ali abi arkamızdan çekmiş, bana attığında resim çektiğini öğrendim. demek ki kendimi iyice kaptırmışım. Ana arı dölleme konusunda ne kadar önemli video varsa onları izleyip tercüme ettirdim. Önemli noktalar vardı, Ali abi not al diyor, nota gerek yok zaten uygulamalarda sorunlar karşımıza çıkıyordu. Bir örnek vereyim erkek arıyı sıkıyorsunuz sperm kesesi bile patlıyor, biz bunu bazı erkeklere buluyorduk, videoda diyor ki, eliniz hassas olmaz ise sperm kesesini patlatırsınız::))

Aykut çok ileri derecede İngilizce biliyor, bazı kelimelerde zorlandı, ben bu kelimeyi burada duyuyorum diyor, sözlüğe bakıyor, gene tam karşılıkları yok, ben yaklaşık  bir açıklama duyduğumda ne denmek istendiğini anlıyorum.

Dil bilmek bazı konularda yetmiyor, mesleki terimler, her mesleğe özgü ve o meslektekiler tam karşılıklarını bilebilir.

4 Saat nasıl geçmiş anlayamadık, bu arada yanımıza Ali abinin, kardeşi Ersin gelip gitti.

Bu arada Ali abide bu işi bana öğretecen diye söz aldı.

Biz bu videoları bir sene öncesi bulsaydık, bir sene kaybetmezdik. Bu videolar 2011 in mayısında  yayınlandı, ve ben buldugumda 16 kez izlenmişti. Schley in ise yeni videolarını yayınlanmadan öğrenmiştik. Bir kaç dilde alt yazılı olacak, Türkçe si çıkacak mı bilmiyorum, Mehmet Yüksele yazılarını sen hazırla diye teklif etmiş.

Bilgiler de sorun var, Prof Schley, ana arıya 1 mm girip zikzak yapılacak derken, Suzan Cobeyy 0.5 mm girip zikzak yapın diyor.

Bence ikisindede oluyor, zaten ölçüm yapamıyorsun ki, 1 mm neresini ölçeceksin, göz kararı, zaten 1 mm 20x olduğunda 2 cm oluyor mikroskop altında.

Bir başkası ise ne var bende yaparım bu işi demiş, kim dersiniz, Trakyalı Şenol. Yapılamayacak bir iş zaten değilde, bir çok unsuru bir araya getirmek gerekiyor. Bunları başlıca sıralamak gerekirse, hijyen, olgun erkek, ergin kraliçe, tohumlama cihazı ve sizin yeteneğiniz. Arkasında ana arı üretilen bir yeri olmayan bu işi beceremez, çünkü defalarca deney gerekli. Ben bu işi yaptım oldu, belgesi olanlar bile diyemez.

Arıcılık ve suni tohumlama, denildiğinde bu işin bilimsel olanı demektir. Yani ıslah yapabilirsiniz tabi genetikçi ve arıcı bilim adamlarından oluşan bir ekiple, saf arıları koruyacaksınız.

Ben bu işin saf tarafındayım ve yerli üretilmiş saf karniol arılarım var. Hemde öyle bir yerli ki, bu konuda bu ülkede benimle kimse boy ölçüşemez.

Ürettiğim ana arıyı koyduğum kafes bana ait, ürettiğim ana arı çiftleştirme kutusu bana ait, kovanlar bana ait, üretmiş olduğum saf yerli karniolu dölleyen alette bana ait. Memlekette yerlici hastaları var, benden daha yerlicisi yok, ben laf değil iş ve icraat yapıyorum……

Güzel bir kültür gezisinin sonuna gelmişiz. Ali abi ve Aykut beni son derece mutlu ettiler, kendilerine teşekür ediyorum. Allah razı olsun.

Ben Edirne’den ayrıldıktan sonraki gün ise her taraf kar olmuş, bu resimde Ali abiden geldi, bir gün sonrası öbür resimlerin içinde attı. Doktor şimdi diyecektir, gittiğin yerde ot mu biter diye ama bence bu bereket be::))


Etiketler: , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICILIK VE EKİM AYI

Ekleyen, Ali Türk on 10 Ekim 2011 – 23:40 -

Hafta arası bir arıcıyı daveti üzerine ziyaret ettim.Yaklaşık 3 ay öncesi benden 5 çıta arı almıştı, son zamanlarda kovana sarıca arılar girmeye başladı, birde kanatsız arılar varmış yerlerde. Bir gittim kovanda kat var, hayret dedim demek ki koloniye çok iyi bakmış. Katı açtım arı yok, alt kata baktım arı yok.

Bu kişi güya geçmişte arıcılıkta yapmışmış.

Benden aldığı 5 çıta arının her çıtasını ayırıp, aralara ham çıta girmiş, buda yetmiyor gibi kovana birde kat atmış ve kovana böyle bakmış. Arı iki çıtada can çekişiyordu. Demek arılar böyle gelişiyor.

Koloni o kadar çaresiz kalmış, ana arının tepesinde bile varroa bekçilik yapıyor.

Genelde tüm işçilerde varroa vardı, bazılarında ise çift varroa var.

Hemen katı aldım. Aralardan ham çıtaları alıp, bu işler yapılırken evden şurup yapmalarını istedim. arıyı sıkıştırıp şurubunu doldurup, yeniden şurup vermesini söyleyip ayrıldım. Birde acil olarak git malzemeciden ilaç al ve tarifine göre uygula dedim ve aradan bir hafta geçti hala gidip bir daha bakamadım sonucu görmek istiyorum.

Bu resimde birde kanatsız arı var, kanatlar tam değil.

Hafta sonu ormandaydık. Bu sene püren bir türlü pespembe olamadı gitti. Tam açması düzelirken hafta sonundan beri yağış devam ediyor ve havalar geceleri 7 derecelere kadar düşüyor, bazı kolonilerde hiç yavru yoktu. Soğuklar ve olumsuz şartlar analara yavruyu kestirmiş. Kuvvetli kolonilerde katlara bal geliyor, zayıf koloniler ise tırmalıyor, bir kaç koloniye ballı çıta takviyesi geçildi. Bu sene püren her senekinden berbat oldu şimdiye kadarki sürede.

Pazar günü ise elimizin altındaki ana arılarının bakımları vardı. Bu resimde gördüğünüz Gebze karniolu, saf ve yerli. Muhteşem abiyle bir ara dedikki tüm kutuları bile saf kışlatalım. Saf çok olunca istediğin yerde kışla. Bu resimde flaşlı çekim alt resimle aynı aradaki renk farkına bakın.

Saf işi bizim için artık çocuk oyuncağı denilir ya aynen öyle oldu. Mutlu sona eriştikten sonra, bu işi her yerde yapabilirsiniz. Biz ilk dönerci dükkanında bu işin temellerini atmıştık, şimdi ise arabada, piknikte, eviyin odasında, yarım saatte bir saf arı tohumlayıp kenara koyabilirim. Sperm toplandıktan sonraki uygulama süresini 5 dakika altına indirdim. Özgürlük gibisi yok, kimseye bağımlı olmadan yerli saf damızıklarımı üretiyorum::))

Bir başka Gebze yerlisi, saf….

Ana arı kutularının keklenmesini kesip, invert yükleme yapmaya başlandı. Bu sene soğuklar erken geldi sanki.

Bazı kutuların stokları çok az ve duble yol veriyoruz.

Bazı gözlerde birleştirme yapılınca, ana arıyı kafese alıyorum.Sadri abinin yapmış oldugu kafesler harika, ana arı keki bitirip anayı çıkarttığında kafesi haftalarca almasanız da bir olumsuzluk yok, çünkü çıtalar birbirine bitişik oluyor. İnvert şurup.

Bazı ruşetlere yemlik girmiyor, onlara bardakları sıralıyorum. Bardakları uzun süre burada tutarsanız delip parçalıyorlar.

Koloni gücüne göre şurup çekiyor. İki çıta arı bir saatte 1 litre şurubu çok rahat petek gözlerine depo eder.

Hafta sonu arkadaşlarımdan birisi sana paket yolladım gelmedi mi? diye aradı, dedim gelmedi. Bu gün kargoya gittim, dedim bana paket yollanmış, evet abi sana ulaşamadık, telefonun meşguldü::(

Koliyi kaldırmaya çalıştım o ne be kalkmıyor.

Kantara koydum 30 kilo üstü bir paket, sanki hediye değil, yardım paketi mübarek.

Eve getirip açtım koliyi, bu yer fıstığı imiş taze. Nasıl yenilecek onu bile bilemedik, aradık bu ne olacak diye tuzlu suda haşlanıp yenilecekmiş.

Kolide yok yok::))

Arkadaşımın kendi ürünleriymiş.

Salça, harnup pekmezi, badem, yer fıstığı, pul biber, limon, keçiboynuzu, zeytin, nohut.

Kışı kapıya koyduk:::))

memleketin her tarafından ne yiyecekler ne hediyeler aldım. Neydi bir kitap vardı, ona gire bilir miyim acep::)))


Etiketler: , , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
Forum