ARICILIKTA YOGUN BİR HAFTA GERİDE KALDI

Ekleyen, Ali Türk on 20 Haziran 2011 – 10:05 -

 Ana arı ütretimi ile alakalı kursumuzun uygulama bölümündedeyiz. Uygulamada rahat hareket edebilmemiz için arılıgımdan karniol arı götürdüm. Yaklaşık 25 kişiden oluşan kursiyerlerin hiç birisi sokulmadı. Biz zaten arımızı biliyoruz ilk etapta bir çok kişi uzaktan seyredip sonra çıtların ve kovanın başına toplandı. Resimde gördüğünüz gibi bu ara acayip tempodan olsa gerek şavtımız biraz kayık.

Evet bunlar çakma karniol degil, şimdi her şeyin çakması var, arıcılıgı bilmeyen çakma arıcılar bu arıya neler demişlerdi, arılıga bile sokulması büyük hata imiş::))

Şimdi kendileri arıya sokulmaya devam ediyorlar….

Arıcılık dedeyasalarıyla veya babayasalarıyla yapılır ise bu arıyla çalışmak münkün degil, arıcılar önce gelenek arıcılıgını bırakıp, modern arıcılıga geçmeli.

 Arıcılıkta yogun bir hafta dememizin boşuna degil. Gecelergündüzler birbirine girdi. Arıcılık genelde gündüz yapılsada, gece yapılanı işlerimizde var. Bu sene üç sefer Şile Kızılca köye gittik, üçüde gece. Beykozdaki arılarımızı akasyalar biter bitmez kestane kaldırmamız gerekiyordu. Bir gün öncesi gidip kovanları çaktık. Ertesi gün kamyonu götürüp yükledik, gece kızılca köye indirdik ve eve gece geldigimizde 04:00 dü.

Ertesi gün anaarı kursu başladı, kursun ilk akşamı evime gece 23 de geldim, kayınço misafir::))

Ben az yatacam diyemiyorum::((

Hiç 24 de kadar oturmayan kayınçonun oturması tuuttu.

Hemen yatıp, saati gece 01:30 kurdum, hava alanına gidilecek, dostum Mehmet Yüksel’i ben alacagım.

Hava alanına vardıgımda gece  02:00 yarım saat sonrası uçak indi, Mehmetin çıkması, saat gece üçü  buldu, eve gelmemiz neredeyse gene dört olmuştu::))

peşişi peşine 2 gün gece dörtte yattım.

Tabi bu arada izine ayrıldıgımız yazmayı unutmuşum, 3-4 günlügüne izine ayrılmışım.

Ertesi gün Yusuf Şimşak’ta kabine toplandı. Bu toplantı ayrı olarak paylaşılacak.

 

 Kursumuzun uygulamasına hocamız Feyzullah Konak suni tuhumla aletini kesin görmek istiyorum demişti, çünkü kendiside böyle bir alet yapmak için çalışmaları olan birisiymiş. Sadri abiyle görüştüler, bana da bu aletten yaparmısın dedi, Sadri abim neden olmasın dedi ama::)) Muhteşem kalfam araya girip, Sadri abi belgeleri alana kadar aleti teslim etme diye diretiyor::)))

 

Larva tranferi başlıyor.

Uygulamada larva alamayana belge yok….

Burada önemli bir konuya açıklık getireyim, ben hep merak etmiştim hangi larvayı almalıyız, bunu hiç bir egitimde görmedik biz bu işi kendi kendimize buraya kadar getirmiştik.

8-12 saatlik larvalar anaarı üretiminde çok ideal olanı imiş.

Larvayı kaşıga alıyorsunuz ve azıcık sütün içinde larva varmı yokmu onu kestiremeyip görmek için ugraşıyorsunuz, he bu larva 12 saatlik larvaymış.

Çin kaşıgında larvayı çok zor seçiyorsunuz, zaten larvayı gördügünüzde o larva kurumuzur dedi Feyzullah bey.

13 gün sonrası dogmayan anaarı memelerini imha edin, çünkü onlar yaşlı larvalardan oldugundan 13 günde doğamıyormuş.

Ben bir soru sordum binlerce kutusu olan bir işletme hangi gün memelerin dogdugunu kontrol ediyor? diye,  soru biraz havada kaldı.

Alınacak larva kıl kadar ancak vardı.

 

Bizim kalfa bir larva aldı, hoca larvaya bakıyor bunu almayı nasıl başardın, tabi kafadaki büyüteçli gözlügü görmüyor::))

Bizimkide hocam dersi geçtim dimi diye hemen orada işi bağladı gitti.

 Sadri abi arkada sırasını bekliyor, hocam benim gözlerim keskin, gözlüksüz istediğin larvayı alırım diye havasını attı.

Bu arada ben duyduklarımdanacayip etkilenip kursta hocamıza tekrar sorma geregi duydum, bir başlatıcı koloniye 66 anaarı yüksügü verebilirsiniz dedi, bu yaklaşık 8-10 çıta genç arısı olan bir koloni için. Bana göre çok fazla ama dogrusu buymuş. Ben kendi arılıgımda 8-10 çıtalı bir kolonide 26 meme veririm ve bunun bir kaçı tutmaz, ortalama 20 meme yi besletip olayı o kovanda bitiriyorum, hoca bana dediki sizinki çok zengin işi, işin en ekonomik ve verimli boyutu benim anlattıklarım dedi. Bende zaten biz ekonomiden anlamıyoruz, biz hobi anacıyız, herkes gülüyor.

Yakında şu ekonomik boyutu bir uygulamaya koyacam. Az arıyla çok iş.

 Kursun ilk ayagını tamamladık, kursiyerler Saim Gürel kardeşimizin arılıgında bir hatıra fotosu alındı.

 Hafta içi gene bir misafirim vardı. Zafer Anlayışlı abim, ruşetle arı istemişti onları ayarladık. Bu sefer anaarı kestirmeyecek::))

Zafer abi yolun açık olsun sağlıcakla git ve gel. Birde anaarı kutusu verdik çalışır vaziyette anaarısıda çiftleşip yumurtaya başlamıştı.

 Bu sene ilk defa kanola balı ile tanıştık. Trakyada binlerce koloni vardı hiç bir arıcıyı sagımda göremedik. Hatta kanolada arı söndürenler oldu onlardanda ses seda çıkmıyor. Balın rengi aşırı açık, resimde gene biraz koyu duruyor. Üstteki bal kestane balı. Arılıktaki tenekeler donmaya başladılar. Evdeki balı 3 gün 45 derecede beklettiğm biraz kıvam kazansın diye kıvam filan kazanmadı olan bizim elektirik faturasına oldu sanırım, bal su gibi cıvık. Bu ısının faydası bal donmadı.

 Kanola balını, anaarı memesi besleyen kolonilerin beslenmesinde kullanıyorduk. Bu mevsimde donmaya başladı. Birilerinden duyduklarınız yalan yanlış veya palavra olabiliyor, arıcılıkta hadiseleri yaşamak daha güzel. Bakın aynı bal birisi evde donmadı, ısıtılmayanı bu mevsimmde dondu.

Kullanacagımız bal tenekelerini, mum eritmede kullandığımız camlı buzdolabına alacagım.

Alın size bal eritme. Donmuş balı beleşe eritme teknigi::))

 Balı sulandırıp meme beslemenin yanında, anaarı çiftleştirme kutu kontröllerinde gıda sorunu varsa, hemen sulandırılmış balı çıtalara fışkırtarak dolum yapıyoruz.

 Cumartesi gecesi kestanede bala çalışacak son kolonileri götürdüm, son götürdügüm 9 koloni devşirme kolonilerden oluşuyor. Gebze de yatacaklarına kestane balı yapsınlar, kestane balı çok kıymetli, geçtiğimiz sene kilosunu ben 40 liradan sattım. 70-80 liraya satanlarda var.

Aynı akşam Gebze Bal Üreticileri birlik başkanımız Kadir Gürkan beyde arılarını Kızılca köye indirdi.

Koloniler açıldı sorun varmı onlara bakıyor.

Ben çarşamba gecesi kamyonla gelen arıların musluklarını açarken, arabaya yakın olanlar aracın farına uçuş yaptılar söfore arabayı ya ileri al, yada farları söndür dedim, söfer piyasada yok, hacının yanında sıgara içemiyor, hacı ben alayım diye arabaya çıktı, bu seferde el frenini bulmadı, arı o esnada bana sardı, ister istemez kızıyorsunuz, zaten haşat olmuşunuz birde gece iğne ye.

Hacının oğlu gelip ileri kanyonu aldı ama bizde bayagı bir iğne yemiştik, kalan kolonileri açtım, o karmaşada bir kovan atlanmış.

Bu akşam gittigimde olayı fark ettik 30 çıtada çalışan bir koloni, komple sönmüş::((

Küçük bir detay veya ihmal, yorgunluk, dikkatsizlik, sıgaranın faydaları ne derseniz deyin, zayıf arı olsa kesinlikle sönmezdi, çünkü üç katın içinde dünya alan vardı, üç günde koloni bu şekle gelemez.

Koloniler açıldıktan sonra kesinlikle yeniden kontrol edilmeli. Ben eşekten düştüm, siz düşmeyin, eşekten düşen, bir daha çok zor düşermiş.

 Osman Efe Gürkan;

Sünnet düğünündeyiz. Kadir Gürkan beyin oğlu.

Yav bizim çocuklugumuzda köye davulcuyla bir zurnacı gelirdi, köyün altından bir girerlerdi, elinde çantası olan adam eve girip, budamamı, aşılamamı, ucundan azıcık alıp hemen başka eve geçilirdi, bazı çocukları yakalamak için enderde olsa safari olurdu.

Birde şimdiye bakın, oh be, padişah maşallah::)))

 Kadir bey dün gece Kızılca köydedi, şimdi Eskihisar köyü, kapatan köşkünde misafirlerini karşılıyor.

İnşallah oğluyun, damatlıgını hatta torunlarınında sünnet cemiyetinide görürürz sayın başkanım::))

İyi dua ettim hani::))

Hemen buradan yigenimin düğününe geçiyoruz, yav yaz günü size ne oldu, güzelim kış günleri duruken şimdimi evlenilir.

 Yakup Baştürk;

Yegenim 19/06/2011 günü dünya evine girdi.

Dayı olmak zormuş, bir yerden yaşlandığınızı fark ediyorsunuz, daha dün bunlar çelik çomak oynuyorlardı, hayret büyüyüp evlenmişler bile::))

Başka zorluklarıda var dayılıgın, yok sandığın üzerinde oturanı indir, yok kapı açılmıyor onu aç, sanki çilingiriz. Sanki memlekette başka dayı kalmamış::))

Hele şükür gelini dışarıya çıkardıkya gerisi kolay, hadiyin damat evine.

Merasimler bitti artık gelinle damadı evine yolcu ediyoruz.

Damadın sadıcı, abi hep damadı çektin birde beni çek dedi. 

Ayıpsın dur birde seni çekeyim, resim alıp postaladık, dünya iş hafta arasına sarktı, ama::))

Oh be kurtulduk::)))

 


Etiketler: , , , , , , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, Magazin | Yorum Yok »

ARICI MİSAFİRLER, GELİP/GİDİYORLAR:))

Ekleyen, Ali Türk on 11 Haziran 2011 – 22:21 -

Bu gün 11 Haziran 20011, tarihte bir acayip oldu, 11 le başlayıp 11 le bitti ama yanlışlık yok.

Hafta içi Ali abi sana geliyoruz Gebze’demisin diye telefon etmişlerdi.

Sivas’tan bir arıcı abimiz, İzmit Kandıra’da bulunan kardeşini yolladı.

Ben kardeşimi yolluyorum bana 20 anaarı veriver, daha neler::))

Öğleye doğru Sivas’lı geldi abi ben gebzeye indim, dedimki bir saat sonra bende Gebze’ye gelecem.

İkinci arılıkla aramız 1 km yok ama arı gözünün önünde olmadımı ne gidiliyor nede geliniyor.

Öbür arılıkta petek dagıtma ve devşirme arı toplama işleri vardı.

Bir saat sonra bir telefon biz geldik, neredesiniz hışırın karşısında::))

Abi siz kimsiniz nerden İzmir Menemen’den, iyi bekleyin geliyorum.

Tamda buluşacak yerde bekliyorlar.

İzmir’lileri hışıra bırakıp, öbür misafirimizi alıp geldim.

Bu internet ne biçin iş hala anlayamadım, hiç tanımadıgımız kişiler beni tanıyıp birde hışırın önünde bekliyor.

Bunlar sahilden geldikleri için balık degil akçaabat köfte söylemişler, bende hacı ve bana pide söyledim.

Ayfon4 süper bir alet birde kullanabilsem.

Pide gelene kadar, misafirleri faceden yayınladım gitti.

Ben yazı yazarken klavyeye bile sıgmayan birisiyim, el kadar aletle belki akortum düzelir.

Yemekler yenildi, Sivas’lı Salih Kaya bir şey yemedi bir ayranla kalktı ne yapalım.

Hemen arılıga geçtik, hacıya abi çayı demle biz biraz kraliçe toplayacaz.

Misafirlerimiz Salih Kaya, Kadir Kurnaz ve Ali Akgün.

Genelde işleri yetiştiremediğimden arılıga gelen misafirlerle birlikte anaarı toplama işini yapmak zorunda kalıyorum. Misafirler hem olayı yerinde görüyor, hemde bu işi yapabileceklerine daha çok inanmış oluyorlar.

Kadir Kurnaz’ın anaarılar bitti, şimdi Sivasa gidecek anaarıları topluyoruz.

Bir sürü pazarlıktan sonra dört taneden beşe, paket düzgün olsun diyede altıya çıktık, pazartesiye bir abim gelecek, gerçi bizim gibi kazak veya taş fırın degil ama olsun.

Anaarı toplama işi bitti, şimdi sorulan soruları cevaplıyoruz.

Öncelikle bu sıra çok soruluyor, kutudan anaarı aldıgında kutu kendisimi anaarı yapıyor deniliyor.

Bu kesinlikle bizde mümkün degildir.

Şu an bu arılıkta 8 kovanda anaarı memesi besleniyor, misafirlerimize hepsini tek tek açıp gösterdim.

Kutu anaarı yaptıgında o zaman f1 olmaz.

Karniol arısının sakinliğini konuşuyoruz, Ali bey abi bu havada bırak çıta çekmeyi, bizim arılıkta kovan açamazsın dedi. Hava kapalı ara sıra yagmur atıyordu, yagış bastırmadan zaten anaarıları toplayıp bu işlere daldık.

Bir çok kişinin hasta oldugu kareler.

anne hani benim karniolum, niye almıyorsun der gibi::)))

Şov arıcılık diyenler, sıkıyorsa sizde buyurun….

İşçi arıların üzerine baskı yaptıgımızda arılar hızla orasını boşaltıyorlar.

Bu koloni erkek arı üretiminde kullanılıyor,Muhteşem abideki 61 numaralı saf karniolun kızıdır ve suni tohumlamada uzak akrabaları kullanıyoruz. Bu konunun detayına şimdilik girmek istemiyorum.

Yanlız ilerde bu konuda ne kadar ilersini düşündügümüzü yazacagım.

Bizi eleştiren, tabir yerindeyse şanslı çöl bedevileri ne hikmetse, çölde kutup ayısına tutulmuşlar::))

Allah kurtarsınnn….

Kadir bey ben anaarı üretebilirmiyim diye bir kaç sordu, bir başkasının yaptıgını sen niye yapamayasınki. İki günlük bir transfer çıtasını gösterdim, kapanmış memelerin oldugu çıtaları gösterdim. Olayın temel kurallarını sıraladım.

Larva transferinde ben artık rizikoya girmiyorum.

Larva transferi hangi koloniye yapılacak, 10 çıtalık bir koloni sağlam iki çıtasını anasıyla alıyorum.

Geri kalan 8 çıtanın tüm açık va kapalı yarularınıda  alıyorum.

Sadece ballı ve polenli çıta bırakıp, arıyı bir gün bekletirim.

Damızlık çıtasını bu koloniye verdiğimde larvalar süt içinde kalır.

Tabi arıya üstten baktıgınızda, 4-5 çıta gözükür fakat arı tamamen salkıma giriyor.

Daha sonra damızlık çıtasını elinden alıp transfer yapılmış çıtayı veriyorum, başarı çok yüksek ve işçi arıların benim verdiğimden başka alternatifleri olmuyor.

Seve seve diye demek buna deniyor::))

Daha sonra larva transferi nasıl yapılır, uygulamalı gösteriyoruz.

En son ben bu işi yaparım demeye başlamıştı, bacanagıda niye yapamayasın dedi. Olay bitmiştir.


 

Ali beyin sanaldan ve damacanadan haberi yokmuş. Damacanada arı var deyince bu arı buraya nasıl girdi dedi.

Kış günü biz koyduk deyince bayagı bir acayibine gitti.

Misafirlerimizi yolcu ettik, yolları uzun. Taaa İzmir Menemen’e gidilecek.

Yolunuz açık olsun.

Misafirleri yolcu ettik, peşinden ilhami abi geldi.

İki kovana larva vermiştim hazır sütlü larvaları alması çok kolay ama ucunu koymayı unutuyor.

İlhami abi, kaşıgın ucunu koyacanki iş olsun.

Masadan kaldıramıyorum, bereket yenge aradıda kurtulduk::))

10 Dakka sonra geliyorum dedi, gene yarım saat bekletti.

İlhami abinin çocukları düğündeydiler, onlarıda alıp bizim eve geçtik.

Anında basmışım ispiyonu, yenge 10 dakka sonra geliyorum diyor ama eliylede bekleyin işareti yapıyordu::))

Bu sene ilk defa balım bitti.

Bal isteyenler var, kanola balıylada yeni tanıştık. Bana göre tadı ayçiçek balından güzel kokusuda fena degil. Çok hafif ve güzel bir kokuya sahip.

Tek sorun, bu bal çok sulu.

Sırı alıyorsunuz su gibi akıyor.

Tenekeden bu bidona alıp, üç gün 45 derecede beklettim, kıvama gelsin diye.

Renk çok açık sarı.

Bu arada arılıkta anaarı memesi besleyen kolonilere kanola balı veriyorum. Bir haftada 1 tenekeden fazla balı sulandırıp meme besleyenlere ve metrolara verdik.

Su gibi bal.

 

Bir kaç kişiye bir test ettirelim bakalım sofralardan ne gibi bir şikayet gelecek.

Kanola balı.

İlk test işini İlhami abi üstlendi, hadi hayırlısı.


Etiketler: , , , , , , , ,
Anaarı üretme teknikleri, Arıcılık Bilgi Merkezi, Magazin | Yorum Yok »

ARICILIK VE KANOLADAN AYRILIŞ

Ekleyen, Ali Türk on 30 Mayıs 2011 – 16:39 -

Bu sene ilk defa Trakyaya kanolaya gittik. Kanola sezonu bitti ve kolonilerin alınması gerekiyor. Bu seneki arkadaşım Saim Ahmet Gürel. Yolda ise yeni almış oldugum cihazın ayarlarını yapıyor. Hayatımda kullanmak için almış oldugum en pahalı el kadar alet, iphone 4. Mobil iletişimde şu an eniyisi bu. Bata telefon, fotograf, internet ve gps, gibi bir çok özelligi üzerinde barındırıyor, tabi şu ana kadar tam kullanamadım. saim abide ipnone 3 vardı oda yeni ipone 4 de geçti. Yolumuz üzerinde Saimin kurdugu tuzaklara bakıyoruz.

Kovan veya ruşet koydugunuzda bazı kişiler bunları yürütebiliyormuş. Saim de karton kutular hazırlamış, çalınırsa bir kaç eski petekli çıtam gider diyordu. Bu tuzaga arı girmiş.

SAİM AHMET GÜREL

Hemen tuzak kapatılıp arabaya atılıyor.

Gene bir başka tuzaga arı girmiş ama birileri tarafından kutu parçalanmış, çok az arı vardı içerde, demekki terk etmiş.

Kutulara havalandırma filan hazırlanmış, Saim bu sene oğul konusunda çok şanslı.

Arılıktayız ve tuzaktan ruşete oğulu aktarıyoruz. Arılıktaki Saimin tuzaklarından birisine gene oğul girmişti.

Oğulun anası, yumurta atılmıştı.

Ben kendi kolonilerimi kapartırken Saim Ali abi gel bak arı ne yapmış dedi. Gittiğimde çuvala bakıp, bu karniol arısı, 5 çıta olarak gelmişti, şu an 16. çıtayı bitirip, 17. çıtayı örmekle mesgul diyordu.

Görüntüler süper. Kanola bitip gitti, nedense gene kanoladan menmun olan olmadı. Ben ise kovanlarımı zor arabaya yükledim, acilen sağım yapmalıyım. Memleketimizin, yerlisini, okotipini ve kafkasını destanlar yazar iken görmek ne güzel::))

Saim’in bir kolonisi, 3 çıta gelmiş, şu an koloni 7 çıta olarak buradan gidiyor.

Bir başka koloni, 4 çıta gelmiş 7 çıta geri gidiyor. Tüm kolonilerde bu kayıt var.

Ben kolonileri hazırlarken civarı bir gezdim. Bazı kanolalar hala sarı duruyordu. Bir baktımki kanola degiller. Biz memlekette bu ota turp otu deriz, buralarda yabani hardal diyorlar. Kanola tamamen bitmiş vaziyette.

Gelincik ve yabani hardal dolu bir kanola tarlası.

Tohuma durmuş kanola.

Çocuklugumdaki gibi gelinciklerin kapsüllerini toplayıp yedim. tazesi çok lezettli olur.

Akşam oldu kolonileri yüklemeye başladık, aman Allahım bu ne leş gibi kalmıyorlar dediğimde Saim abi maşallah de dedi::)) Evet maşallah.

Özkan abi ve hacı ikiside süper çalıştılar. Hele Özkan abiye hasta oldum. Zevkine bizimle gece yarılarına sürünülürmü yav::))

Özkan abi çok enterasan biri. Kendisi asıl işi oto döşemeciligi. Lüks otoların döşemecisiymiş, iyi usta yani.Bir ara saim abi dediki senin benim gibilerin arabasına bakmaz, çok lüks arabalar gelir dedi. Biz yoldayken benim arabanın bazı yerlerinde döşeme sorunu var, bir gün arabanı bana bırak ::))

Bu sıralar olmazda inşallah bırakırız.

Özkan abimiz hobi olarakta, mandırası var, koyun, keçi, ördek tavuk, kangal köpekleri var, hatta Denizliden horoz getirtmiş, şimdide arıları var ve sokmayan arı istiyor::))

İş bitti, etrafta bir mıntıka temizliği yaptık, çöpleri yakıp yok ettik.

Gündüz muhtarım Kani bey gelip yol evraklarımızı getirdi, inşallah tüm arıcılar böyle muhtarlarla çalışır diye dua ettim.

Yola çıktık, Özkan söferleydi, abi söfer açmış. Yav bizde açız iyi oldu bir yemek yiyelim. Yamyam gibi iki kova ekmek bitirmişiz::))

 

Benim arıları indirmek çok sıkıntı verdi. Koloniler kalkmıyor, hadi iki kişi taşırken sorun çıkmıyor. Yere koyarken bitiyorsunuz, genelde üç veya dört kişi indirdik. Bir ara 3 koloni kalmıştı, söfore 9 kovanmı kaldı dedim, hacı hemen el fenerini yakıp kasaya öyle bir baktıki.

Son 5 koloniyi hep 3-4 kişi arabadan yere kadar taşıdık.

En son arılar indi resim çekecem hacı beni çekme diyor, töbe töbe.

Saim abi benim kovanların çekmesini taktı, oda herkes gibi bitti. Saim kardeş ise sitemli. Sana kim dedi karniolla çalış diye, hem bizi hem kendini mafettin::))

Ben kolonileri açtım, arı o kadar havalandırma olmasına rağmen, arılar fışkırmaya başladılar.

En berbatı ise, kamyon indiği yerden çıkamadı. Ellen ne yapılabilirki. Tahtayla toprak kazıp biraz teker altına avuçla toprak attık, olacak gibi degil. Ben biraz kestirecem dedim. Münübüse yatmaya gittim. Gece 4 çeker bir jip getirmişler, arabayı 15 metre filan yukarıya çekmiş, halatı koparmış ama işi bitirememişler.

Bir telefon geldi, Ali hocam ben gebzedeyim::((

Hasan Alperen, Akşam biz arılarla çıkarken oda İzmir’den gebzeye yola çıkmıştı.

Abi 1 saat sonra filan gelirim dedim, çünkü Bilecik’tende yolda olanlar vardı.

Hemen arılıgı bir gezdim olumsuzluk yok.

Nerden nereye, Oktay’ın arılığındayım. Bu sene ise Oktay çoştu, koloni sayısı yakaladıgı oğullar sayesinde 30 filan olmuş. Ne kat nede kovan kaldı, her gün kovan siparişi vermekle nereye kadar hobi arıcılık yapılırki.

Kamyon resmin başladıgı yerdeydi, çekilebildigi yer bu kadardı, kepçe bekliyoruz, ama bu gün pazar ve herkes nazlanıyor. Yukarda Saim abşiye ben gidiyorum deyip hacıyla ayrıldık.

kestane püskülü

Kestanenin son hali, bakalım ne zaman açıp nektar verecek.

Kestane püskülü.

Benim en sevdiğim karelerden biri::))

İzmir den Hasan abimiz kestane şekeri getirmiş.

Bilecikten gelenlerde sen seversin diye köy yumurtasıyla, Osmaneli lokumu getirmişler. Hemde ayvalı::))

Bilmeyenlerde beni pis bogaz sanacak.

Hasan alperan ve Bilecik’li arıcıları bir sonraki paylaşımda bulacaksınız.


Etiketler: , , , ,
arıcılıkta mayıs ayı | Yorum Yok »

ARICILIK VE ARICILAR KAHVALTISI::))

Ekleyen, Ali Türk on 22 Mayıs 2011 – 01:01 -

20 Mayıs 2011 Cuma günü Trakya’dayız.

Uzun zamandır Trakya’daki arılarımıza gidemedik ve son durum nedir görmemiz gerekiyor.

Yolda Muhteşem abi aradı, abi gelin sabah kavaltısını burada yapın sonra arılıga geçin.

Allah, Allah diyorum.

Hangi dağda kurt öldü::))

Kapıda karşılanıyoruz, kavaltı hazır bizi bekliyorlarmış.

 

 

İkramları hacı kabul ediyor.

Muhteşem abim gibi güleç yüzlü ablamda bizi kapıda karşıladı.

Kavaltı yaptık çay içiyoruz, arılık karıştı.

Dedim bak ne kadar uğurluyum oğul çıkıyor::))

Baktım kıvranıyor kalfa, abi birlikte şu memeleri bir temizlesek filan.

İyiki bir kahvaltı yaptık diyorum, tabi içimden yüzüne karşı::))

Kavaltı burnumuzdan gelecek, gerçi kavaltı hazırlanana kadar erikleri kaysıları bir kolaçan etmişim hepside yıkılıyor mubareklerin.

Hacı benim agaçlarda hiç yok diyor, bana yedirmezsen olmaz diyorum, bak geçen sene bu ağaçlardan yemişim berekete bak::))

Oğul veren kovan 25 çıtada çalışan bir arıymış.

Daha ilk oğuldu, mevcut iyi.

Bir sürü meme var koparıyoruz.

Bu esnada Saim abi arıyor, benim arılar nasıl.

Doktorun arılar iyi diyorum, daha arılıga gitmedik ki.

Tamam sonra ararım deyip kapattı.

Peşinden Yusuf Şimşak aradı, bakanım ben malzemecideyin ne alacaktım. Tarif ettik. Anaarı üretecekmiş. Baktım önümüzde iş var, telefonu bizim kalfaya verdim birazda onlar sohbet ettiler.

Koloniye bir açık birde kapalı meme verip toparladık.

Ballı katı hacı koydu.

Bu esnada hacı acayip tırsmış Muğla’lardan, maskesiz çalışamıyor.

Trakyaya gitmeden tam 4 gün süren Gebze deki arılık ve anaarı işleri nihayet bittiki, Trakya’ya açıldık.

 

Sağ olsun kalfamız, körükçü ve İlhami abiyle güzel iş çıkarmışlar.

Kalfanın meyveleri yakında toplayacağız.

Ben yokken dagıtılan kutulardan 30 tanesi bir kaç gün öncesi yumurtaya başladılar.

Anaarı işlerinde kayıt işlerinde kendime göre bazı pratiklerim oldu.

Her kapaghın altında her göze ait notlar olsada.

Yüzeyden bakıldıgında kutuları açmadan kaç anaarı hazır, kaç göze meme verilecek hemen sayarım:))

Kutuların üzerinde, tahta parçaları varsa, oradaki analar alınabilir demektir.

Kutuların üzerinde çakıl taşı varsa bu gözlere, hazır anaarı memeleri verilmeli.

Bir şey yoksa meme verilmiş, sonuçları arasıra kontrol ediliyordur.

Üç günde kutuları baştan sona taraya bildim, bir gündede koloni kontrölleri yapıldı.

Bu benim kendi partikğim.

Yoksa git listeye bak, kapagı kadır oku, bu kadar pratik olmuyor.

Kapakların üzerinde 50 tane çakıl saymış isem, 50 meme dagıtılacak, hangi kutuydu diyede aramaya gerek yok.

Bu dediklerim yüksek miktarda anaarı işiyle uğraşanlar için geçerli, yoksa üç beş kutuyla uğraşanları pek ilgilendirmez.

Anaarı işi bu sene en az 1,5 ay geri gitti.

 

DAMACANA KARAKOVAN

İnvert şurupla kış boyu beslene damacana karakovan, hala ölmedi ::)))

İçini daha sonra görürsünüz, bir kaç gün arayla hep resim ve filimlendi.

Muğla mağduru::))

Mehmet Aydın bir kaç iğne yedi ve hastanelik oldu.

Hacı abinin oğlu, Ali abi gece bile utandığımdan gözlükle geziyorum.

Bu esnada Diyarbakır’da yaşanan talihsiz olay, arıcılar açısından hiç iyi olmadı.

Zaten millet arıdan korkuyordu, şimdi sinek gören arı diye bagırmaya başladı ve durumumuz hiç iyi degil.

Bu esanada Muhteşem abinin kavaltısını yedik ve kendi arılığımıza geçiyoruz.

Burada kalırsak, kavaltıyı pahalıya ödeyecegiz.

Kolonilerimi baştan sona taradım, bir kovan ogul vermiş memeler yeni kapanmıştı.

Tüm memeleri temizledim bir açık birde kapalı meme bıraktım.

Ayrıca 4 kolonide yeni memelere yumurta atmış onları baştan sona taramak zorunda kaldım.

Bu sene kanaoladan arıcılar menmun degil.

Ayrıca kanola çok kısa sürdü deniliyor.

Ben ilk defa kanolaya gittim, arılarımız o kadar olumsuzluga göre güzel bal çekmişler.

20 Çıtada çalışan arılarım vardı, yavru çıkan yere bal basmış.

Bu kolonilere yeni kat verdim, şu an kat verilmemesi lazım ama oğula gitmeye kalkışmasın, alan açtık.

Ayrıca koloni altındaki havalandırmalarda biraz geri çekilerek kolonilere altan hava verildi.

 

 Genel durum benim arılarımda çok iyiydi.

Bizi kanola konusunda çok korkuttular.

Kovanlarımı kanolaya sokmadan onlardan hem yavru hemde arısını devşirme olarak bölmeler yapmıştım.

Çok güçlü olsalardı ne olurdu bilemiyorum.

Sırlı bal.

 

Nektar akımında acilen örülen bir petek, baştan işçi gözü örerken anında gözleri büyütmüş, tabi bal stoklayamayınca anaarıda erkekleri basmış.

Bal akımı soguk ve yağışlarla sürekli kesilmesine rağmen bal hasadı yapılacak.

 Kuluçkalıklarda en az 10 çıta yavru var.

Bu benim savunduğum ve gezginci arıcılıkta olması gereken durum.

Balı sagıp, kestane balına girecegiz, kestaneden çıkıp, ayçiçek balına arılarımızı gene güçlü bir şekilde sokacağız.

Ayçiçektende pürene gene güçlü gitmek istiyorum.

Artık koloni yönetimi bazı aksaklıklar olsada istediğim seviyelere gelme üzere.

Her nektar akımına hazır kıta arılarımız olacak.

 Bu arılıkta Saim kardeşime ait.

Bu arılıkta karniol arıları olmasına rağmen koloni yönetiminde hatalar var.

Geri giden arıların toparlamasıda öyle kolay olmamakta.

Bunlardan biri kışın kek ve soguk havalarda koloniye kek verildi.

Bunları devamlı gözlemliyorum, soguklarda ve kışın verilen kek arıda acayip mevcut kayıplarına neden oluyor.

Bu esnada cuma günü ilginç bir hadise daha oldu.

Bizim Kadir Gürkan başkan aradı.

Ali bizim ikitellide tanıdık arıcı varmı?

Hayırdır abi ne yapacan dedim.

İkitellide çok büyük bir oğul çıkmış, birliğin telefonundan bana ulaştılar, oğulun alınması gerekiyor.

Dur hemen Saim’i arıyom dedim.

Saimi aradım abi ikitelli sana yakınmı?

Dediki zaten şimdi oraya gidiyorum::))

Hemen şu telefonu ara, sana başka telefon verecek adresi al oğul varmış.

Saim diyorki o zaman hemen koli bulmalıyım, ne yaparsan yap dedim.

Aradan iki saat geçti Saim arıyor abi ben böyle hayatımda oğul almadım.

Oğul büyükmüş, tam aldık gidiyorduk, aldıgımız oğuldan daha büyügüde agacın öbür tarafında asılı duruyor, onuda aldık diyor.

Bu esnada ogulun oldugu caddeden Cumhurbaşkanı konvoyla geçmiş::))

Tam filimlik iş.

Oradakiler diyormuşki şu oğulu alın bir gidin gözünüzü seveyim diye yalvarıyorlar diyordu saim.

Millet bankadan çıkamıyormuş, orada birisinin 20 kovan arısı varmış, nasıl caddeye indirdi belli degil.

Belkide ogulu alın bir gidin diyen, kovanların sahibidir::)

Kendini garibim ele vermemek için ne kıvranmıştır…

 Saimin kovanların birisinde yamuk çıta ilgimi çekti.

7 Çıta filan arı var, ve 15-20 gün sonra kestaneye bu arının hazır olması imkansız.

Klasik ve gelenek arıcılığında durum bu.

 Bu resimleri çektiğimde akşam saat 19:15 di.

Haşat olmuşuz.

Yaklaşık 80 kovana bakım yapıpğ tüm işleri bitirdim.

Saim’lerin kovanları açıp sadece çıta verdim, bir kaç kovana kat attım.

Kendi kovanlarımın tümünden çıta çekilip kontrol yapıldı.

 Evet biz hem çalışıp hemde ek arıcılık yapan birisiyiz.

Buralara öyle kolay gelinmedi.

Hemen bitişimdeki, arılık benim 5 sene öncem.

Ne yapmış isek paylaşmaya devam ediyoruz.

Biz bilgilerimizi insanlıga sundukça, yolumuz hep açıldı, bundan sonrada aynen yola devam diyoruz.

 

 

Şu an pek gerek olmamasına rağmen belli kolonilerde erkek çıtalarımız var.

Doğmaya başlamış, bazı yerlerde arıların doğmasına sökülmede deniliyor.

Sökülmeye başlayan erkek arılar vardı, artık saf anaarı üretme çalışmalarımızda çok yakında başlıyor, bunların en önemli ayaklarından biriside erkek üretimi ve sperm toplama.

Yaklaşık 10 çıta erkek Gebze’ye getirildi. Bu gün 21 mayıs 2011 günü özel bölmeli kolonilere dogacak erkekler verildi.

Bir kaç gün içinde özel bir şekilde beslenecekler.

Kanola muhtarımızın demesine göre bu sene bal vermemiş ve çok kısa sürmüş.

Bu sene kış harbiden bitmedi, bu perşembe evden bir çıktım, dondum.

Doğru Cemil ustanın atölyeye, yağmur ve soguk, ancak öğlen kesildi.

Yaz günü soğuktan ölecez::))

 Kani bey, benim arılık civarında şu an ayçiçek ekimi yapıyor.

Söylemesine göre 500 dönüm ayçiçek ekimi devam ediyor.

Gerekirse kanola içinden sana yer açarız dedi.

Bende abi arı 300 metre ötede olsa ne olur, yere filan gerek yok, arıyı geri getirdigimizde aynı yere koyarız dedim.

Kani beylede vedalaşıp ayrılmamız, 19:45 deydi.

2-3 saat yolculuk yapıp daha eve varacaktık.

Gece saat 23 gibi evimizdeydik, haşat olmuşuz, ertesi gün kalkamadım.::((


Etiketler: , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, arıcılıkta mayıs ayı | Yorum Yok »
Forum