KESTANE BAL HASADI 2012

Ekleyen, Ali Türk on 26 Haziran 2012 – 09:30 -


23 Haziran 2012 günü ani bir kararla Şiledeki arıların ballarını almaya karar verdim. Güzndüz Enes ile ana arı ruşet ve kutularının işleri yapıldı. Memelr dagıtıldı larva transferleri yapıldı. İkindi üzeri, Enese arabaya boş kovan ve kat  Şile’ye gidiyoruz::))

Kızılca köydeki arılığa vardık, arılar kolonileri yokluyordu, bu nektarın kesildiğinin göstergesi demektir.

Kovanlara bir daldık 13 kasa bal çıktı, bir kısmını ertesi güne bıraktık, yanımızda bu kadar malzeme vardı. Her açtıgımız kovana acayip bindirme oluyordu. İki kişiyleçalışınca görüntü işi olmuyor, acayip seri olmama rağmen bu serilik civarınızda yüzlerce koloni var ise pek işe yaramıyor, bir sürü işçi arı kokuyu aldımı anında her taraf arı oluyor.

Saat 17 gibi Ovacık köyünden çıkmıştık, Şileden dönüşümüz 20:30 da oldu, tekrar Ovacık köyündeyiz. Bu seferde balı süzdüğümüzde tenekemiz yoktu, bas Gebze’ye, sonuçta 21:30 da Zaim abinin yazlıkta baş süzmeye geçebildik, en son saat 24:00 da pilim bitti ayakta duramıyorum, Enes’e yatalım diyorum o çalışalım demekte oğlum yat beni hasta etme, bu iş bitmez dedim yattık.

Ertesi gün kavaltıdan sonra tekrar bal süzme işine başlandı.

Sırlı balların sırlarını sır bıçağı ile almak çok kolay ve zaman açısındn kısa.

Bal süzme işi önceden planlanmadığı için, bıçak filanda bileyleyemedim, sır bıçagı çok keskin olmalı, bunu nasıl anlasınız diye soran olur ise, gazeteyi balın sırı olarak düşünüp kesmeye çalışın ve bıçak kesiyorsa bileylidir. Bıçaktaki çapaklar bile gazeteyi kesmez ve yırtar. Geçen seneki bilyle işi bitirdik, bıçak keskin olmadıgında sırın altındaki petek gözlerini paçalar ve yatırır. Bozulmuş petek gözlerindende kazanda balı çıkartamazsınız, bu olumsuzluk sır tarağını kullanırkende olur, sır taragının arkası sır alırkenpetege dokunmamalı, dokunursa petek gözlerini ezer ve yatırır bal gene makinada çıkmaz.

Sır bıağı kullanımı çok önemli, işi bildinizmi bir uçtan öbür uca bir kaç saniyede varrırsınız. Petekli balın en nefisi şu an bıçaktaki petekli baldır.

Biz bal süzün işine devam ederken Zaim abi ve aileside yazlıga geldiler, İlhami abide gelenler arasında.

Zaim abinin kızı balın nasıl süzüldüğünü merak ediyormuştu, bizede meraklı kişiler lazım. Nasıl süzüyorsunuz görebilirmiyim, tabi çalışmak kaydıyla görmek serbest::))

Balın nasıl süzüldüğü görülmez yaşanır dedik, İlhami abi de güzel tarifler yaptı, bir kaç tur bal süzdüler.

Bir çok kişi balın nasıl süzüldüğünü bilmiyor, herkesin nasıl süzüldüğü yönünde tezleri var tabiki.

İlhami abide bal sağımının her bölümünde yer aldı, şimdi bal süzme kazanına geçti.

Balın sırınınsır taragı ile alınması en zor işlerden birisidir. Bir yüzü yapana kadar bıçakla kesin 5 çıta balın sırını açarsınız.

 

İlhami abiye sır nasıl alınır tarif ettim, bıçak alt çıta ve üst çıtaya yapışık olmalı, tabi bu duruş bu işe uygun degil, balın agırlıgı bıçagın üstüne olmalı, şu an bal bıçaktan tabir yerindeyse kaçıp uzaklaşır.

Sonuç güzel, hiç balın sırını koparmadan ve petek gözlerini bozmadan baştan sona gidildi.

Enes ve İlhami abi sırları aldılar, ben makinada çalıştım.

Sır taragı tarafından, sırı alınmış bal çıtası. Elimizdeki ballar bitti, boş çıtaları katlara doldurup tekrar öğlen üzeri Şileye kalan balları lamyaya gittik. Aynı anda hem balları alacağız, hemde süzülmüş çıtaları alınan balaların yerine vereceğiz…

Yolumuz üzerinde ormanın kenarında bir çeşme vardı orada mola verdik, bir şeyler atıştırıp biraz uzandık, ortalık yanıyor, insanın ormandan çıkası gelmiyor ama bu gün bu işi bitirmemiz gerekiyor.

İlhami abide sözde yardım ediyor uyan be::))

Balı alınmamış 8 kovan kalmıştı, iki tanesinde video çektik. Acayip sıcak var ve felaket arı bindirmesi vardı. Belkide bal almada rekor kırmışımdır, videonun birisinde 10 çıta balın alınması ve kata 10 boş çıtanın verilmesi 80 saniye sürmüş::)

İşe maskesiz daldım fakat devam edemedik, maskeyle çalışmak ne zormuş::))

Her tarafımızdan su çıktı, toplam yarım saat sürmemiştir ama mafolduk ve balları alıp, arılıktan uzaklaştık, kapıyı açıp içeri dalan tarlacıları bıraktım ve Gebze Ovacık köyüne döndük.

Hasat ettiğimiz balların hepsi sırlı degildi, uzun zamandır bal gelmemiş ve bal olğunlaşmaya başlamış durumda silkelediğinizde bal akmıyor, kestane balı genel olarak sırlamasını ben beklemiyorum, bir çok arıcıda beklemez zaten, sabit arıcılar kestaneden sonra olacak basra balı, yada meşe balınında bu bala karışmasını beklerler.

Hasat edilen bal 2007 yılında ki bal gibi acvı keskin bir kokusu var.

İnsanların beklentileri fazla gözü doymuyor, bunu niçin diyorum, daha fazlasını beklediğimden, yan tarafımızda bir sürü arı bizim arılarımız kadar güçlü degil, biz güçlü kovanlardan istediğimiz balı alamadık, ya zayıf koloniden bal bekleseydim halim nice olurdu, şükürler olsun, geçmişte 40 kovanla alamadğımız balı 20 kovandan fazlasıyla aldık.

Durup duruken benim ayarımı bozup, abi Trakyaya gidelim diye teklifte bulup, aklımı çelen ortalıkta şimdilik yok, halada kestane ballarını hasat etmemiş::))


Etiketler: , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, Bal hasadı | Yorum Yok »

ARICILIK VE ARICILAR KAHVALTISI::))

Ekleyen, Ali Türk on 22 Mayıs 2011 – 01:01 -

20 Mayıs 2011 Cuma günü Trakya’dayız.

Uzun zamandır Trakya’daki arılarımıza gidemedik ve son durum nedir görmemiz gerekiyor.

Yolda Muhteşem abi aradı, abi gelin sabah kavaltısını burada yapın sonra arılıga geçin.

Allah, Allah diyorum.

Hangi dağda kurt öldü::))

Kapıda karşılanıyoruz, kavaltı hazır bizi bekliyorlarmış.

 

 

İkramları hacı kabul ediyor.

Muhteşem abim gibi güleç yüzlü ablamda bizi kapıda karşıladı.

Kavaltı yaptık çay içiyoruz, arılık karıştı.

Dedim bak ne kadar uğurluyum oğul çıkıyor::))

Baktım kıvranıyor kalfa, abi birlikte şu memeleri bir temizlesek filan.

İyiki bir kahvaltı yaptık diyorum, tabi içimden yüzüne karşı::))

Kavaltı burnumuzdan gelecek, gerçi kavaltı hazırlanana kadar erikleri kaysıları bir kolaçan etmişim hepside yıkılıyor mubareklerin.

Hacı benim agaçlarda hiç yok diyor, bana yedirmezsen olmaz diyorum, bak geçen sene bu ağaçlardan yemişim berekete bak::))

Oğul veren kovan 25 çıtada çalışan bir arıymış.

Daha ilk oğuldu, mevcut iyi.

Bir sürü meme var koparıyoruz.

Bu esnada Saim abi arıyor, benim arılar nasıl.

Doktorun arılar iyi diyorum, daha arılıga gitmedik ki.

Tamam sonra ararım deyip kapattı.

Peşinden Yusuf Şimşak aradı, bakanım ben malzemecideyin ne alacaktım. Tarif ettik. Anaarı üretecekmiş. Baktım önümüzde iş var, telefonu bizim kalfaya verdim birazda onlar sohbet ettiler.

Koloniye bir açık birde kapalı meme verip toparladık.

Ballı katı hacı koydu.

Bu esnada hacı acayip tırsmış Muğla’lardan, maskesiz çalışamıyor.

Trakyaya gitmeden tam 4 gün süren Gebze deki arılık ve anaarı işleri nihayet bittiki, Trakya’ya açıldık.

 

Sağ olsun kalfamız, körükçü ve İlhami abiyle güzel iş çıkarmışlar.

Kalfanın meyveleri yakında toplayacağız.

Ben yokken dagıtılan kutulardan 30 tanesi bir kaç gün öncesi yumurtaya başladılar.

Anaarı işlerinde kayıt işlerinde kendime göre bazı pratiklerim oldu.

Her kapaghın altında her göze ait notlar olsada.

Yüzeyden bakıldıgında kutuları açmadan kaç anaarı hazır, kaç göze meme verilecek hemen sayarım:))

Kutuların üzerinde, tahta parçaları varsa, oradaki analar alınabilir demektir.

Kutuların üzerinde çakıl taşı varsa bu gözlere, hazır anaarı memeleri verilmeli.

Bir şey yoksa meme verilmiş, sonuçları arasıra kontrol ediliyordur.

Üç günde kutuları baştan sona taraya bildim, bir gündede koloni kontrölleri yapıldı.

Bu benim kendi partikğim.

Yoksa git listeye bak, kapagı kadır oku, bu kadar pratik olmuyor.

Kapakların üzerinde 50 tane çakıl saymış isem, 50 meme dagıtılacak, hangi kutuydu diyede aramaya gerek yok.

Bu dediklerim yüksek miktarda anaarı işiyle uğraşanlar için geçerli, yoksa üç beş kutuyla uğraşanları pek ilgilendirmez.

Anaarı işi bu sene en az 1,5 ay geri gitti.

 

DAMACANA KARAKOVAN

İnvert şurupla kış boyu beslene damacana karakovan, hala ölmedi ::)))

İçini daha sonra görürsünüz, bir kaç gün arayla hep resim ve filimlendi.

Muğla mağduru::))

Mehmet Aydın bir kaç iğne yedi ve hastanelik oldu.

Hacı abinin oğlu, Ali abi gece bile utandığımdan gözlükle geziyorum.

Bu esnada Diyarbakır’da yaşanan talihsiz olay, arıcılar açısından hiç iyi olmadı.

Zaten millet arıdan korkuyordu, şimdi sinek gören arı diye bagırmaya başladı ve durumumuz hiç iyi degil.

Bu esanada Muhteşem abinin kavaltısını yedik ve kendi arılığımıza geçiyoruz.

Burada kalırsak, kavaltıyı pahalıya ödeyecegiz.

Kolonilerimi baştan sona taradım, bir kovan ogul vermiş memeler yeni kapanmıştı.

Tüm memeleri temizledim bir açık birde kapalı meme bıraktım.

Ayrıca 4 kolonide yeni memelere yumurta atmış onları baştan sona taramak zorunda kaldım.

Bu sene kanaoladan arıcılar menmun degil.

Ayrıca kanola çok kısa sürdü deniliyor.

Ben ilk defa kanolaya gittim, arılarımız o kadar olumsuzluga göre güzel bal çekmişler.

20 Çıtada çalışan arılarım vardı, yavru çıkan yere bal basmış.

Bu kolonilere yeni kat verdim, şu an kat verilmemesi lazım ama oğula gitmeye kalkışmasın, alan açtık.

Ayrıca koloni altındaki havalandırmalarda biraz geri çekilerek kolonilere altan hava verildi.

 

 Genel durum benim arılarımda çok iyiydi.

Bizi kanola konusunda çok korkuttular.

Kovanlarımı kanolaya sokmadan onlardan hem yavru hemde arısını devşirme olarak bölmeler yapmıştım.

Çok güçlü olsalardı ne olurdu bilemiyorum.

Sırlı bal.

 

Nektar akımında acilen örülen bir petek, baştan işçi gözü örerken anında gözleri büyütmüş, tabi bal stoklayamayınca anaarıda erkekleri basmış.

Bal akımı soguk ve yağışlarla sürekli kesilmesine rağmen bal hasadı yapılacak.

 Kuluçkalıklarda en az 10 çıta yavru var.

Bu benim savunduğum ve gezginci arıcılıkta olması gereken durum.

Balı sagıp, kestane balına girecegiz, kestaneden çıkıp, ayçiçek balına arılarımızı gene güçlü bir şekilde sokacağız.

Ayçiçektende pürene gene güçlü gitmek istiyorum.

Artık koloni yönetimi bazı aksaklıklar olsada istediğim seviyelere gelme üzere.

Her nektar akımına hazır kıta arılarımız olacak.

 Bu arılıkta Saim kardeşime ait.

Bu arılıkta karniol arıları olmasına rağmen koloni yönetiminde hatalar var.

Geri giden arıların toparlamasıda öyle kolay olmamakta.

Bunlardan biri kışın kek ve soguk havalarda koloniye kek verildi.

Bunları devamlı gözlemliyorum, soguklarda ve kışın verilen kek arıda acayip mevcut kayıplarına neden oluyor.

Bu esnada cuma günü ilginç bir hadise daha oldu.

Bizim Kadir Gürkan başkan aradı.

Ali bizim ikitellide tanıdık arıcı varmı?

Hayırdır abi ne yapacan dedim.

İkitellide çok büyük bir oğul çıkmış, birliğin telefonundan bana ulaştılar, oğulun alınması gerekiyor.

Dur hemen Saim’i arıyom dedim.

Saimi aradım abi ikitelli sana yakınmı?

Dediki zaten şimdi oraya gidiyorum::))

Hemen şu telefonu ara, sana başka telefon verecek adresi al oğul varmış.

Saim diyorki o zaman hemen koli bulmalıyım, ne yaparsan yap dedim.

Aradan iki saat geçti Saim arıyor abi ben böyle hayatımda oğul almadım.

Oğul büyükmüş, tam aldık gidiyorduk, aldıgımız oğuldan daha büyügüde agacın öbür tarafında asılı duruyor, onuda aldık diyor.

Bu esnada ogulun oldugu caddeden Cumhurbaşkanı konvoyla geçmiş::))

Tam filimlik iş.

Oradakiler diyormuşki şu oğulu alın bir gidin gözünüzü seveyim diye yalvarıyorlar diyordu saim.

Millet bankadan çıkamıyormuş, orada birisinin 20 kovan arısı varmış, nasıl caddeye indirdi belli degil.

Belkide ogulu alın bir gidin diyen, kovanların sahibidir::)

Kendini garibim ele vermemek için ne kıvranmıştır…

 Saimin kovanların birisinde yamuk çıta ilgimi çekti.

7 Çıta filan arı var, ve 15-20 gün sonra kestaneye bu arının hazır olması imkansız.

Klasik ve gelenek arıcılığında durum bu.

 Bu resimleri çektiğimde akşam saat 19:15 di.

Haşat olmuşuz.

Yaklaşık 80 kovana bakım yapıpğ tüm işleri bitirdim.

Saim’lerin kovanları açıp sadece çıta verdim, bir kaç kovana kat attım.

Kendi kovanlarımın tümünden çıta çekilip kontrol yapıldı.

 Evet biz hem çalışıp hemde ek arıcılık yapan birisiyiz.

Buralara öyle kolay gelinmedi.

Hemen bitişimdeki, arılık benim 5 sene öncem.

Ne yapmış isek paylaşmaya devam ediyoruz.

Biz bilgilerimizi insanlıga sundukça, yolumuz hep açıldı, bundan sonrada aynen yola devam diyoruz.

 

 

Şu an pek gerek olmamasına rağmen belli kolonilerde erkek çıtalarımız var.

Doğmaya başlamış, bazı yerlerde arıların doğmasına sökülmede deniliyor.

Sökülmeye başlayan erkek arılar vardı, artık saf anaarı üretme çalışmalarımızda çok yakında başlıyor, bunların en önemli ayaklarından biriside erkek üretimi ve sperm toplama.

Yaklaşık 10 çıta erkek Gebze’ye getirildi. Bu gün 21 mayıs 2011 günü özel bölmeli kolonilere dogacak erkekler verildi.

Bir kaç gün içinde özel bir şekilde beslenecekler.

Kanola muhtarımızın demesine göre bu sene bal vermemiş ve çok kısa sürmüş.

Bu sene kış harbiden bitmedi, bu perşembe evden bir çıktım, dondum.

Doğru Cemil ustanın atölyeye, yağmur ve soguk, ancak öğlen kesildi.

Yaz günü soğuktan ölecez::))

 Kani bey, benim arılık civarında şu an ayçiçek ekimi yapıyor.

Söylemesine göre 500 dönüm ayçiçek ekimi devam ediyor.

Gerekirse kanola içinden sana yer açarız dedi.

Bende abi arı 300 metre ötede olsa ne olur, yere filan gerek yok, arıyı geri getirdigimizde aynı yere koyarız dedim.

Kani beylede vedalaşıp ayrılmamız, 19:45 deydi.

2-3 saat yolculuk yapıp daha eve varacaktık.

Gece saat 23 gibi evimizdeydik, haşat olmuşuz, ertesi gün kalkamadım.::((


Etiketler: , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, arıcılıkta mayıs ayı | Yorum Yok »
Forum