2013 YILI ŞUBAT AYINA GİRDİK ARILARIMIZ VE İŞLERİN DURUMU
Ekleyen, Ali Türk on 04 Şubat 2013 – 10:11 -
Bahar hızla yaklaşıyor, arıcılık malzemelerimizi bir an önce yapıp kenara koymak için bizde son gaz çalışmaya devam ediyoruz.
Hafta sonu cumartesi günü öğleden sonraya kadar cereyanların kesik olması çalışmaları aksattı. Bizde boş durmamak için plastik yanaklara çıta taktık. Yaklaşık 500 çıta ana arı gözlerine konuldu.
İlhami abi bu yıl çalışmalara acayip hız verdi. Aksaklıklar çok şükür sorun olmuyor ve çalışmaya devam ediyoruz, bu hafta sonuna gerekli işlerin hepsini bitirip kenara koymuş olacağız inşallah.
Kapakların sacı matbaga kalıbı. Önceki çalışmalardan bir kalıptan 2 kapak kaplıyorduk. Sacın üstüne nerden nasıl keseyim diye kapakları koydum üç tane çıktı. Geçmiş çalışmalarda bayağı fire vermişiz::((
Matbaa kalıbının bir yüzünde ise geçmiş haberler var. Kalıp Gebze Gazetesinden alındı ve haberlere de göz atıyoruz, Cemil soruyor ilginç haber var mı::))
Tam bir günümü sacların kesimi yedi, basit bir iş gibi duruyor ama acayip zaman yiyen bir iş, kollarım hamlamış, mastarı kaydırmadan saca çizik atmanız gerekiyor çiziği katladığınızda alüminyum levha boydan boya kırılıyor.
Pazar günü ise sacların kenarlarının katlanması yani U yapılacak. İlhami abi arazi öğlen oldu gelecek neredesin diyor ki bir arkadaşın arıları var onları kontrol ediyoruz, yav bu günümü buldun gel işler ortada::))
Bu esnada Düzce’li Engin Altın marangozda misafirimiz…
Mehmet beyin 10 koloniden 5 tanesi sönmüş, bal var arı yokmuş, bir tanesi çok zayıf ve geri kalan 4 tanede sorun yokmuş. Bahara kafadan %50 kayıpla başladı. Gelen haberlerde gene bu yönde, ülkemizin kaderi bu…
İlhami abi geldi, yanında bir Düzce’li daha::))
İki Düzce’li tanışıyor.
Bu yıl Düzce’li arıcılar tarafından yakın markaj dayız, Allahtan hayırlısı. Engin bey ile Mehmet bey tanıştılar, artık iş zamanı.
Ben sacların kenarını katlıyordum, katladığım sacları İlhami abiye verdim kapaklara bir monte edin diye. Önce bir numune yaptım bakın işin detayları bu.
İlhami abiyle Mehmet bey birlikte çalışmaya başladılar. Sac kapak kenarlarında 3 cm filan açık bırakıyordu, kapakların kasası boyansa iyi olur dediler, madem boyanacak buyurun boyayın dedim.
Mehmet bey sac kaplama işine devam etti. İşten anlıyor bu arıcılara bayılıyorum, leb dedin mi leblebiyi anlayanları tabiki. İsmi kuru arıcı olup, elinden iş gelmeyenler benim listemde zaten tutunamıyor::))
Arıcı dediğin zaman elinden her iş gelmeli…
Belki çok fazla şey istiyorum ama böyle…
Engin abiyi sac kenarı katlamaya verdim. Bir günümü bu sac kenarı katlama yedi, bunlar hesapta olmayan kayıplar. Şimdi sadece kapağa sacı koyup zımbalama işi kaldı. Ben iş uzun sürer diyordum en basiti oymuş, kaplama işi acayip yürüdü.
İlhami abi kapakların kasa kenarlarını boyadı. Abdullah amca bu sene bir kovan arı vermiştim söndürdü, seneye İlhami abiye körükçü olacak çekirdekten yetişmesi lazım ama Ustasının yaptığı boyayı beğenmiyor. Arıcı çırakları da bir garip bununda kafasına el demirini vurunca aklı başına gelir ama İlhami abide o huy yok…
Çalışmalara kısa süre ara veriyoruz yemek vakti. İşler yoğun Hışıra gitmiyoruz Hışır bize geliyor::))
Cemil usta kızına oyuncak beşik yaptı, evde beşik diye ağlamış, abisinin oyuncak kamyon kasasını söküp beşik diye onu süslüyormuş tu::)
Bu arada arıların yavru durumları Gebze’de artmaya başladı. Yavru kenarlarında sulandırılmış bal çoğalmış. Her kolonide bir iki çıta böyle yavru var ve bu kolonileri hiç beslemedim, şu an kendi istedikleri gibi gidiyorlar yiyecek sorunları yok.
Bir başka koloniden yavru görünümü ve yavru alanını açmaya devam eden bir koloni daha.
Bu ruşet çok zayıf ve kış boyu yavruyu hiç kesmedi bu ruşeti besliyorum saflarımdan birisidir.
Bir başka kolonide 2013 yılının ilk erkeklerini gördüm. Canlarım benim::))
Marangozda engin beyle konuşurken Düzce’de üç arıcıyı kek vermekten vaz geçirdim dedi. Arıcılara invert şurup tavsiye ediyormuş.
Yıllar öncesi yazdığım kek yazısı acayip ilgi görüyor ve statiklere baktığımda o sayfada gün içinde mutlaka ziyaretçi görmekteyim.
Birçok kişinin anlamadığı şey şu.
Kış arıları kovanı yada koloniyi bahara taşıyacak arılara deniyor ve bu arıların yedekleri yok. Havalar ısınmaya başladığında bu arılar bir posta yavru çıktıktan sonra ölüyorlar. Bahara çıkmış bı kış arılarına yardımcı olmamız gerekiyor. Bahara çıkan kış arıları normal şartlarda bir posta arı çıkartır, yani siz hiç dokunmayın bunu yapacaktır tabiki balı ve kış arısı varsa. Bahara çıkmış arıya invert şurup verirseniz çok yardım etmiş olursunuz hazır sıvı gıda ve soğuklarda bile yavruların ihtiyacı bu invert şuruptan karşılanır.
Arılara kek verdim arılar keki yedi diyenler var, arılar zaten keki yer kimse arı keki yemez demiyor. Sıvıyla 3 hafta yaşayan kış arıları kekte acayip zorlanır ve ömürleri 3 haftanın altına düşer bunu bazı kişilere anlatamadık. Kış arımız baharda3 hafta nasıl rahat yaşar onu çözemiyoruz, kek vererek arıyı yorup erken ölmesini saplıyoruz, iyilik yapılacaksa baharda koloniye şurup verilmeli, bu invert olursa çok süper olur, diğer şuruplar arıya bana göre dokunuyor ve ishal ediyor. Kek arılara yavru yaptırmak ve yavruyu kestirmemek için veriliyor, bahar gelmiş zaten arılar yavru yapabilmek için fırsat kolluyor. Kek verip daha uzun yaşayacak kış arılarının ömrünü neden azaltıyoruz, herkes bu soruyu kendisine sormalı. Ayrıca kimseye aman böyle yapın demiyoruz, eninde sonunda doğru bulunacaktır, biz ne karşıtlar gördük, yıllar sonrası dediğimiz çizgiye istemeseler de geldiler, yani arıcı olmaya başladılar…
Pazar günü misafirler gitti, İlhami abi gitti etrafı toparladım, kutu gözlerinin küçük kapakları için kayınçonun depodan laminat parke getirmiştik onların enlerini çıkarttık, biçimi ertesi gün mesai bitimi yapılacak. Atölyeyi toparlamaya çalıştım her taraf malzeme oldu, kapaklar bittiğinde her şey toparlanacak.
En zor iş kapak sacı kaplamak diyordum ben bir kaç tane kapladım, İlahami abiyle Mehmet bey 50 tane kapak kaplamış.
İşlerin sonuna geldik, yurt dışından bir arıcı misafir çalıştırıp malzemeleri kenara koymayı düşünüyorum, yurt içi yardımları kesmedi::)))
Etiketler: arıcılık, arıcılık malzemeleri, arıların bahar kontrolü, arıların yavru durumu, kovan kapak sacı, plastik çıta, yavrulu çıta
arı ruşeti, Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılık Malzemeleri, Arıcılıkta bahar bakımı | Yorum Yok »
PLASTİK ÇITA, PLASTİK BAL ÇERÇEVESİ
Ekleyen, Ali Türk on 30 Ocak 2013 – 22:55 -Ana arı üretim ruşetlerinde plastik çıta kullanımına geçen yıl başlamıştım. Plastik çıta büyük kolaylık ve işi fazla azaltıyor. Siz bir çıta çakana kadar en az 15-20 tanesini toplayabilirsiniz. Aynı zamanda standart derdi yok, çıtaya takılan parçalardan bir çift yedeklediğiniz de aynı parçalar numune olduğu müddetçe çıta ölçünüz hep yanı kalacaktır. Hele binlerce çıta gerektiğinde ahşapla uğraşılacak gibi değil, plastik çıta olmasa mecbur uğraşılacak.
Büyük boy çıtayı ilk olarak bizim arkadaşlarımızdan Trakyalı Şenol denedi ve çok memnun kalmıştı. Bende yeni çıta gerektiğinde plastik kullanmaya başladım.
http://trakyalisenol.blogspot.com/2011/08/blog-post.html
Sabahattin Güneş, geçenlerde beni ziyaret etmişti. İnşallah ziyaret ettiğine pişman etmemişimdir::))
İstanbul Bayrampaşa da bulunan Deha plastikten aldığım malzemelerin Gebze’ye aktarılması gerekmekteydi.
Sabahatin beyi aradım dedim benim filan yerde malzemem var, bunların otogara, oradan da bana ulaşması lazım. Kendisi izindeymiş, Trakya’da olmasına rağmen, 3-4 saat içinde malzemelerin elime geçmesini sağladı. Bizimle tanışmak nasılmış öğrensin be ya, kendisine ve yardımcı olan arkadaşlarına teşekür ediyorum.
Son tur ruşetlere gerekli olan plastik yanaklı çıtalarım, Cemil ustanın atölyede toparlanıp kutu gözlerine dizilmeyi beklerler…
Deha Plastik Bizim Sadri Demirci oğlu abimizin arkadaşlarından. Zaten plastik çıta yanaklarını Sadri abi vasıtası ile tanımıştık.
Behzat bey, kolilerin içine numune çıtalarda koymuş. 16 cm, 23 cm, 24 cm, ve 25 cm boyunda plastik çıta yanakları var.
Dün atölyeye uğrayamamıştım, bizim çalışanlar bisküvi ve çay ile öğünü geçirince bizi dünya aleme rezil ettiler.
Hemen imajımı düzeltmeliydim, bu gün Hışır dayıdan soğanlı hamsi isteyip sıcağı sıcağına resimledim.::))
İlhami abi işin farkında ve bıyık altından gülüyor.
Bir kez aç kalanlar anında kazan kaldırıyor, biz doyduk diye yayın yapan yok::(((
Deha plastik çıtalar için sürekli sorular almaktayız. Arıcıların bir çoğu İnternet kullanımını bilmiyor. Bir şeyi İnternet te aratmasını bilmiyor. Blokların sol üst köşesinde arama çubukları var, aradığınız şeyleri ilgili blok içinden arayacağınız gibi arama motorlarından da arabaya bilirsiniz.::))
Hele benim gibi birde arayacağınız şeyler yabancı dilse ne filimler çeviriyorum bir bilseniz. Türkçe yazdığım arama kelimelerini, yabancı dillere çevirip aramalar yaparken olmadık işlerle karşılaşmaktayım. En son suni tohumlama ilgili aramalarda tavukların suni tohumlamasını buldum, hayret edeceksiniz, horozdan süt çıkartıyorlar::))
Benim kullandığım plastik yanaklar 24 lik yani 24 cm boyunda.
Yemek faslından sonra iş başı yapılıyor, yatmak ve durmak yok, yola devam diyoruz….
İlhami abinin de ilgisini çekti, anında toplanan çıtalar burada.
Üçlü ana arı kutularım, her göz 4 çıtalı standart 2 çıta alacak kapasiteye sahipler.
İşleri planladığımız zamanda bitiremedik. Bir haftalık bir sapmayla inşallah 2013 Şubatının ilk haftasında marangozda iş kalmamış olacak. Kapakların montajı devam ediyor, çıtaların parçalarının büyük bölümü önceden hazırdı, sıra kapakların saç’lanmasına kaldı gibi. Hayret ilk defa bahara bu kadar hazır çıkmamıştım, bende kendime hayret ediyorum::))
Etiketler: ana arı çiftleştirme kutusu, plastik bal çerçevesi, plastik bal çıtası, plastik çerçeve, plastik çıta, ruşet kovan, üçlü ana arı kutusu
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılık Malzemeleri, ruşet kovan | Yorum Yok »
ARILARDA YAVRU DURUMU VE ŞURUPLA STOK
Ekleyen, Ali Türk on 27 Ocak 2013 – 09:50 -2013 Yılı ocak ayı beklenenden çok sıcak geçti. Benim için manevi değeri olan 3 numaralı kraliçenin kolonisi, elimizde olamayan nedenlerle kışa katlı girmişti. 20 Ocakta yapılan kontrolde 5 çıtalık arının 15 çıtada tutulmasına rağmen, 2 çıtada yavru faaliyeti vardı. 24 Aralık günü yolumuz köylere düştü tekrar bir kontrol ettim, yavru faaliyeti 3 çıtaya çıkmış, hemen katı alıp, tam sıkıştırma olmasa bile en az yarı yarıya alan daraltıldı. Üstten iki ballı çıtayı alta çektim. Koloni şimdi daha rahat yavru yapabilir ve yavrulara daha kolay bakabilir.
Uzun sürecek bir soğuk dalgasında yavru faaliyetine başlamış kolonilerde bal stokları yetmeye bilir. Aslında herkes tüm kolonilerindeki son durumları müsait bir zamanda gözden geçirmeli. 5 Çıtalık bir koloninin aylık gideri 500-600 gramken yavru başladığında bu gider acayip katlanıyor. Katlı bir kovanın ısıtılmasıyla sıkışık bir kovanın ısıtılmasını siz mukayese edin, yavru başladığında yavru alanı 35 derece olmalı. Havalar ilk açtığında bir kez daha son durumları hep birlikte göreceğiz.
Arılara kışın şurup verilme fikri genel olarak bana ait, bunu üç yıl yaptığım, kütük kovan, kara kovan, ve damacana kovan kışlatmalarının sonuçlarını hep birlikte gördük, hepsi aç kışa girip bahara çıkmışlardı.
Bu işlere karşı çıkan zevat da, şurup vermiş::))
Bunu foruma yazmıştım oradan kopyalıyorum.
İlginç durumlarda olmuyor değil 
Geçenlerde arkadaşlardan biri abi arılara şurup veriyorlar dedi. Bu benim için önemli bir durum değil gayet normal dediğimde abi şurubu veren kişi filan deyince iş değişti. Ben onları okuyup takip etmem ama onlar bizi harfiyen takip ediyorlar etmeliler de, başka çareleri yok, bu kadar takip etmelerine rağmen 4-5 yıl gerimizden gelmelerine gönlüm genede razı değil 
Şimdi imamın keçisi çalınınca haber değeri olmuyor, fakat imam keçi çalarsa bu çok önemli haberdir 
Keçilerle hiç uğraşasım yok ama ne yapam, gelip zorla sürünüyorlar değnegimize, mutlu oluyorum tabiki 
Arıcılara örnek olmaya çalışan bu kişiler tam çarşı, her şeye karşı durumundaydılar, bizi 3-4 yıl geriden takip etseler de sonuçta izimizden geliyorlar.
İnvert şuruba karşı çıktılar.
Tel altlıklı, diplikler yaptık, buna karşı çıktılar.
Kışın şurup verilmesine karşı çıktılar.(bana göre,koloni aç ise, kek yerine şurup daha sağlıklı)
Islah edilmiş arılara karşı çıktılar.
Hocalara yere göğe sığdıramayanlar vardı, nihayet benim 5 sene önce me yeni geldiler.
Suni tohumlamaya karşı çıkıyorlar.
İşin garip tarafı bunlar bilimsel çalışmayı hedefleyen kişiler.
Varroa dersleri verirken, baharda arılarım varroadan söndü diyen, kaç arıcı var bilmiyorum 
Çapsızlara ne kadar çok şey, mundar gözüküyor dimi…
Zorda olsa çapsızları bayağı bir eğitip arıcı yapıyoruz::))
Karşı çıktıkları her şey başlarına bela oldu da diye bilirim.
Koloniye yaklaşık 3 litre şurup verdim, keşke vaktim olsaydı bir kaç saat sonrasını bir resimleseye bilseydi. Bu kolonide ez az 4 çıta ful arı var ve 3 saat bana gre sürmez bu şurubun alınıp gözlere depolanması. Kek verseydim bırakın üç kiloyu yarım kilo kek 15 gün arıyı uğraştırıp duracaktı.
Kolonideki açık ballardan birisini bir başka arıya verdim, açık ballar pürenden gelmişti, geçenlerde püren balı dediğimde bizim kabine hiç püren balı tadına bakmadık diye bana baskı yapmışlardı, çıtanın ortasına ben el demirini dokundurup, sizlerin adına püren balının tadına baktım, gayet güzel aynı püren gibi kokuyor.::))
Plastik çıtalar çok basit ve kullanışlı, iki tane çıtayla iki başlıgı birbirine taktığınızda çıta hazır, telini takın, sonra petek takılıyor. Çıta işinde işçilik felaket azalıyor. Düşünen kişi gerçekten güzel düşünmüş ve yetiştiremiyorlar bazı kişiler az çıta istiyor ve biz onlarla uğraşamıyoruz dedi firma yetkilileri, bende bazı yerlere bayilik vermesini teklif ettim, bir noktadan her yere yetişmek çok zor. Yapmış olduğum son ana arı ruşetlerine yaklaşık 1200 çıta gerekli ve çıtalarım şu an ayrıldı, bir kaç güne kadar birileri yardım ederse elimde olacak…
Plastik çıtaya verilen kavis, telin sürekli gergin kalmasına neden oluyor. Arıcıyı en çok uğraştıran işlerden biri çıta çakımı ve petek takımıydı, çıta çakma işi bitti, petek yakmakta elektrikli olunca orada da zaman sorunu çözüldü gibi.
Ruşetlerden artan parçalar vardı. 6 çıtalı kutular yaptım. Ruşetlerin kerestesi alındı Cemil ustaya biçtirmeyi hedefliyordum, bizim usta az işim var diye öğleden önce bir gitti gidiş o gidiş. Usta gelene kadar kutuları toparlayalım dedik. Parçaları bir saydım 26 tane kutu oldular, 15 tanesini topladık, 11 tanesini daha sonraki bir boşlukta halledeceğim. Bu kutuları suni tohumlamada kullanılacak. Zaman nasılda daha çok ileride.
Cemil ustayı öğlen yemeğe çağırdım benim az daha işim var siz yiyebilirsiniz dedi. Bir yerdende kıvranıyorum. Kalasları biçmemiz lazım, kapakların montajı bu ay bitmeli.
Kalasın boyu 3 metre, İlhami abiyle nihayet yatarın başına geçtik, önce kalaslar ikiye bölündü, sonra planya dan geçildi ve 6 cm biçilecek hala getirip günü kapattık. Bu iş acayip beni kastı, ağaç kalın testerenin boyu yetmiyor, bir tarafı keseceksin geri gel, ağacı çevir bir daha kes, çok şükür hallettik. Nereden icap etti bilmiyorum, bir ara İlhami abi sen eskiden marangozda çalıştın mı diye sordu. Kaç senedir marangozlardayız görmüyormusun::))
Kerestelerin biçilecek halleri. İyiki Cemil ustayı beklememişiz. Akşam oldu hava karardı, ortalığı toparladım hala Cemil yok. Tekrar telefon ettim neredesin, az iş daha var dedi, bu nasıl az iş anlamadım gün boyu bitmedi.
Etiketler: ana arı kutusu, arıcılık videosu., invert şurup, koloni düzenlemesi, ruşet kovan
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
OCAK AYI, ARICILIK İŞLERİNE DEVAM…
Ekleyen, Ali Türk on 21 Ocak 2013 – 11:48 -
2013 Yılının ocak ayını geride bırakıyoruz, ocak aynın üçüncü haftasında yaptıklarımız. Ana arı üretiminde kullanacağım ruşetlerin montaj işi bitti muslukları takıldı, çıtaların parçaları çoktan biçilmiş bekliyor, plastiklere takılacak, şu an sadece kapak işi kaldı. Bu ay içerisinde, inşallah tüm işleri bitirmeyi hedefliyorum.
Bu işleri yaparken İlhami abi her konuda yardım ediyor, bu hafta sonu oğlunuda atölyeye getirdi, Gökan tatile geldiğine pişman olmamıştır::))
Şarjlı matkaba uç almaktan bıktım, nalburun en iyisi bu dedikleri hep kötü çıktı. Bu gibi işlerde yıldız tornavida ucu kullanmak gibisi yok. Tornavideuçları, hazır uçlardan çok sağlam ve uzun oluşu bana göre avantaj dı.
Cumartesi günü akşama doğru misafirimiz vardı. Engin Altın, kendisi kuyumcu. Hobi olarak arıcılık yapıyor tabiki şimdilik, geçenlerde arı kalmadı dediğimi duymuş olacak bana söz verdiğin arılar ne oldu diye hesap sormaya gelmiş::))
Abi söz verdiysek mesele yok, ben sözümdeyim dedim sakinledi::))
Sonrasında bizim kalfanın bal selesine gözü dikti dedik daha bitmedi, bir bitsin o zaman bakarsın.
Engin bey anladığım kadarıyla işleri çocuklara yıkıp, İstanbul’dan kaçmaya çalışıyor. Memleketi Düzce’ye gidip arıcılık yapmak için şu an alt yapı oluşturuyor, hedefi ise hobinin çok ötesinde 300 – 400 kovan düşündüğüne göre bu hobi olamaz::))
Biz çalışmaktan yorulmuştuk, iyiki geldi, işlere ara verip bayağı sohbet ettik. Arıcıların sohbeti zaten bitmez, bizimkide öyle oldu.
Bu sezon iki tane önemli ana arımı kaybettim, 7 numara köyde yağmalanmıştı gebzeye geldi, bir ay sonra arılar kesip kapı önüne atmışlar. 38 Nolu ana arının kolonisi, zayıflıktan karda yaptığı yavru üzerinde uyuşup kalmış ve ölmüşler, koloniyi kontrol için açtığımda bazı işçiler kıpırdıyordu ama ana arıyı ne kadar ısttıysam olmadı, ölmüş yani.
Eskiden olsaydı, anaç arıyı kabettikmi yas olurdu ve felaket zor gelirdi elinde bir kaç tane oldumu felaket kıymetli, şimdi üzülsekte öylesine nasılsa bol yedek var.
Bu sene enginar işine girdim, bizim kalfayla bu enginar işinde yarışmayı düşünüyorum. İlhami abiden enginar fidesi istedim sağ olsun bir kova fide gelmiş.
Fideler gelmişte bunları kim ekecek, kaliteli bir amele lazım….
Bir şeyi içimden geçirmeye göreyim, ertesi gün kalfa şıp diye damladı, aranan kan bu işte….
Ana arı ruşetlerinin kendi malzemesi zaten hurdacıdan alınmıştı, ara bölmelerini ve bölme küçük kapaklarını ise hurda laminat parkelerden yaptım. Kayınçolarda bozuk malzeme çok çöpe gidecek degerlendirdik.
Yıllardır planlayıp yapamadığım bal taşıma kabı acayip ilgi görmüş durumda.
Bu bal taşıma aletinin tahtalarıda hurdacıdan alınma, en az 3-4 sene öncesinin tahtaları, en son Oktay bey filan vardı aldığımızda. Kaç yıl geçti bilmiyorum.
Bizim kalfa yapılan yayınlarda bal selesinin kendisine kalmayacağını düşünüp, koşup gelmiş, yani zokayı yutmuş vaziyette::))
Mutlu olmak böyle bir şey, henüz başına geleceklerden habersiz….
Hafta içi anasız bir koloniyi zayıf bir koloni ile birleştirdim. Acayip rüzgar vardı, ana arıyı kafese alıyorum arı uçuşu yok denecek kadar az.
Hava serin olunca anasız arıları silkelemekte zor oluyor, ruşete yapıştılar gelmiyorlar. Gelin bakın ananız burada::))
Kalfmızı gezdirmemiz lazımdı, nereye gidelim Zaim abinin yazlığa. Öylebilerim varki,( bunlara doktor hariç) yazlıklarının anahtarı bende olur, kalfanın bahçenin anahtarı bile alamadık::((
Önce bir ziyafet çekiyoruz hafifinden, yoksa tok karına tarlada çalışılmaz.
Yemek bitiyor, bizim ilk göz arılarımızdan biri var bir bakalım ne yapıyor.
2011 yılında üretip yapay tohumladığımız ana arımız. 2012 Yılında sürekli bu ana yı degişmeye kalktılar izin vermedim. Defalarca arıyı böldüm, felakette yavru yapıyor, asıl merakıp verdiğimiz sperm kaç yıl yetecek derdim o…
2013 Yılına gene degiştirilmek istemiyle girmiş, koloniyi açtıgımızda içeride bir başka ana arı daha vardı, pargalıyı tabiki öldürdüm.
Arıcılıkta bazı şeyleri çokmu büyüttük, yoksa bazı şeyleri bazılarımı millete dev gibi gösterdi bilemiyorum. Bizim geldiğimiz aşamada örnegim bana bir çift saf italyan arısı verin ben bunların birinden erkek yetitirdiğimde birindende kraliçe ürettiğimde, sayısız saf italyan arısı üretebilirim. üç yıl amatörce yapılan çalışmada ekip olarak felaket boyutta bilgi beceri ve yetenek sahibi oldu, bunun karşılıkları zaten alınıyor.
Koloniyi kapattık ve iş zamanı. Ben en zor olanı seçtim, semaverin suyunu doldur, ataşini yak, bardakları hazırla çayı demle çekilir gibi degil.Yav şeker neredeee….kendime iş arıyorummmm::)))
Bizimkilerde işin kolayına kaçtılar, yazlıkta çukur açıyorlar niyetleri benimle enginar yarıştırmak::))
Çok şükür işleri bitirip Gebze’ye dönüyoruz.
Bu kadar çalışan biri mutlaka ödüllendirilmeli. O zaman gel şu bal taşıma kabını bitirelimde götür. Nasılda çalışırmış abim benim::)))
Nihayet bal taşıma selesini topladık. Dolu dolu bir hafta sonu yaşadık, işleriminde yoluna girmesi ayriyeten beni rahatlattı, belkide ilk defa bahara kenarda iş yokken çıkacağım.
Mutlu bir arıcı.
Allah herkese böyle arıcı kalfa nasip etsin.
Ben geçmişte boşunamı dua ettim, yarabbi bana herşeyin hayırlısını ver diiye::))
Etiketler: ana arı çiftleştirme kutusu, arıcılık malzemeleri, bal selesi, bal taşıma kabı, engin altın, enginar fidesi, ruşet kovan
ana arı kutusu, Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılıkta bahar bakımı | Yorum Yok »
























































