ARILARDA YAVRU DURUMU VE ŞURUPLA STOK

Ekleyen, Ali Türk on 27 Ocak 2013 – 09:50 -

2013 Yılı ocak ayı beklenenden çok sıcak geçti. Benim için manevi değeri olan 3 numaralı kraliçenin kolonisi, elimizde olamayan nedenlerle kışa katlı girmişti.  20 Ocakta yapılan kontrolde 5 çıtalık arının 15 çıtada tutulmasına rağmen, 2 çıtada yavru faaliyeti vardı.   24 Aralık günü yolumuz köylere düştü tekrar bir kontrol ettim, yavru faaliyeti 3 çıtaya çıkmış, hemen katı alıp, tam sıkıştırma olmasa bile en az yarı yarıya alan daraltıldı. Üstten iki ballı çıtayı alta çektim. Koloni şimdi daha rahat yavru yapabilir ve yavrulara daha kolay bakabilir.

Uzun sürecek bir soğuk dalgasında yavru faaliyetine başlamış kolonilerde bal stokları yetmeye bilir. Aslında herkes tüm kolonilerindeki son durumları müsait bir zamanda gözden geçirmeli. 5 Çıtalık bir koloninin aylık gideri 500-600 gramken yavru başladığında bu gider acayip katlanıyor. Katlı bir kovanın ısıtılmasıyla sıkışık bir kovanın ısıtılmasını siz mukayese edin, yavru başladığında yavru alanı 35 derece olmalı. Havalar ilk açtığında bir kez daha son durumları hep birlikte göreceğiz.

http://www.dailymotion.com/video/xx1e2w_erken-ilk-bahar-koloni-duzenlemesi-ve-invert-yurup_animals#.UQTbiR2IEVE

Arılara kışın şurup verilme fikri genel olarak bana ait, bunu üç yıl yaptığım, kütük kovan, kara kovan, ve damacana kovan kışlatmalarının sonuçlarını hep birlikte gördük, hepsi aç kışa girip bahara çıkmışlardı.

Bu işlere karşı çıkan zevat da, şurup vermiş::))

Bunu foruma yazmıştım oradan kopyalıyorum.


İlginç durumlarda olmuyor değil ;D
Geçenlerde arkadaşlardan biri abi arılara şurup veriyorlar dedi. Bu benim için önemli bir durum değil gayet normal dediğimde abi şurubu veren kişi filan deyince iş değişti. Ben onları okuyup takip etmem ama onlar bizi harfiyen takip ediyorlar etmeliler de, başka çareleri yok, bu kadar takip etmelerine rağmen 4-5 yıl gerimizden gelmelerine gönlüm genede razı değil :D

Şimdi imamın keçisi çalınınca haber değeri olmuyor, fakat imam keçi çalarsa bu çok önemli haberdir ::)

Keçilerle hiç uğraşasım yok ama ne yapam, gelip zorla sürünüyorlar değnegimize, mutlu oluyorum tabiki :)
Arıcılara örnek olmaya çalışan bu kişiler tam çarşı, her şeye karşı durumundaydılar, bizi 3-4 yıl geriden takip etseler de sonuçta izimizden geliyorlar.
İnvert şuruba karşı çıktılar.
Tel altlıklı, diplikler yaptık, buna karşı çıktılar.
Kışın şurup verilmesine karşı çıktılar.(bana göre,koloni aç ise, kek yerine şurup daha sağlıklı)
Islah edilmiş arılara karşı çıktılar.
Hocalara yere göğe sığdıramayanlar vardı, nihayet benim 5 sene önce me yeni geldiler.
Suni tohumlamaya karşı çıkıyorlar.
İşin garip tarafı bunlar bilimsel çalışmayı hedefleyen kişiler.
Varroa dersleri verirken, baharda arılarım varroadan söndü diyen, kaç arıcı var bilmiyorum :o
Çapsızlara ne kadar çok şey, mundar gözüküyor dimi…

Zorda olsa çapsızları bayağı bir eğitip arıcı yapıyoruz::))

Karşı çıktıkları her şey başlarına bela oldu da diye bilirim.

Koloniye yaklaşık 3 litre şurup verdim, keşke vaktim olsaydı  bir kaç saat sonrasını bir resimleseye bilseydi. Bu kolonide ez az 4 çıta ful arı var ve 3 saat bana gre sürmez bu şurubun alınıp gözlere depolanması. Kek verseydim bırakın  üç kiloyu yarım kilo kek 15 gün arıyı uğraştırıp duracaktı.

Kolonideki açık ballardan birisini bir başka arıya verdim, açık ballar pürenden gelmişti, geçenlerde püren balı dediğimde bizim kabine hiç püren balı tadına bakmadık diye bana baskı yapmışlardı, çıtanın ortasına  ben el demirini dokundurup, sizlerin adına püren balının tadına baktım, gayet güzel aynı püren gibi kokuyor.::))

Plastik çıtalar çok basit ve kullanışlı, iki tane çıtayla iki başlıgı birbirine taktığınızda çıta hazır, telini takın, sonra petek takılıyor. Çıta işinde işçilik felaket azalıyor. Düşünen kişi gerçekten güzel düşünmüş ve yetiştiremiyorlar bazı kişiler az çıta istiyor ve biz onlarla uğraşamıyoruz dedi firma yetkilileri, bende bazı yerlere bayilik vermesini teklif ettim,  bir noktadan her yere yetişmek çok zor. Yapmış olduğum son ana arı ruşetlerine yaklaşık 1200 çıta gerekli ve çıtalarım şu an ayrıldı, bir kaç güne kadar birileri yardım ederse elimde olacak…

Plastik çıtaya verilen kavis, telin sürekli gergin kalmasına neden oluyor. Arıcıyı en çok uğraştıran işlerden biri çıta çakımı ve petek takımıydı, çıta çakma işi bitti, petek yakmakta elektrikli olunca orada da zaman sorunu çözüldü gibi.

Ruşetlerden artan parçalar vardı. 6 çıtalı kutular yaptım. Ruşetlerin kerestesi alındı Cemil ustaya biçtirmeyi hedefliyordum, bizim usta az işim var diye öğleden önce bir gitti gidiş o gidiş. Usta gelene kadar kutuları toparlayalım dedik. Parçaları bir saydım 26 tane kutu oldular, 15 tanesini topladık, 11 tanesini daha sonraki bir boşlukta halledeceğim. Bu kutuları suni tohumlamada kullanılacak. Zaman nasılda daha çok ileride.

Cemil ustayı öğlen yemeğe çağırdım benim az daha işim var siz yiyebilirsiniz dedi. Bir yerdende kıvranıyorum. Kalasları biçmemiz lazım, kapakların montajı bu ay bitmeli.

Kalasın boyu 3 metre, İlhami abiyle nihayet yatarın başına geçtik, önce kalaslar ikiye bölündü, sonra planya dan geçildi ve 6 cm biçilecek hala getirip günü kapattık.  Bu iş acayip beni kastı, ağaç kalın testerenin boyu yetmiyor, bir tarafı keseceksin geri gel, ağacı çevir bir daha kes, çok şükür hallettik. Nereden icap etti bilmiyorum, bir ara İlhami abi sen eskiden marangozda çalıştın mı diye sordu. Kaç senedir marangozlardayız görmüyormusun::))

Kerestelerin biçilecek halleri.  İyiki Cemil ustayı beklememişiz. Akşam oldu hava karardı, ortalığı toparladım hala Cemil yok. Tekrar telefon ettim neredesin, az iş daha var dedi, bu nasıl az iş anlamadım gün boyu bitmedi.


Etiketler: , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
Forum