OCAK AYI, ARICILIK İŞLERİNE DEVAM…

Ekleyen, Ali Türk on 21 Ocak 2013 – 11:48 -

2013 Yılının ocak ayını geride bırakıyoruz, ocak aynın üçüncü haftasında yaptıklarımız. Ana arı üretiminde kullanacağım ruşetlerin montaj işi bitti muslukları takıldı, çıtaların parçaları çoktan biçilmiş bekliyor, plastiklere takılacak, şu an sadece kapak işi kaldı. Bu ay içerisinde, inşallah tüm işleri bitirmeyi hedefliyorum.

Bu işleri yaparken İlhami abi her konuda yardım ediyor, bu hafta sonu oğlunuda atölyeye getirdi, Gökan tatile geldiğine pişman olmamıştır::))

Şarjlı matkaba uç almaktan bıktım, nalburun en iyisi bu dedikleri hep kötü çıktı. Bu gibi işlerde yıldız tornavida ucu kullanmak gibisi yok. Tornavideuçları, hazır uçlardan çok sağlam ve uzun oluşu bana göre avantaj dı.

Cumartesi günü akşama doğru misafirimiz vardı. Engin Altın, kendisi kuyumcu. Hobi olarak arıcılık yapıyor tabiki şimdilik, geçenlerde arı kalmadı dediğimi duymuş olacak bana söz verdiğin arılar ne oldu diye hesap sormaya gelmiş::))

Abi söz verdiysek mesele yok, ben sözümdeyim dedim sakinledi::))

Sonrasında bizim kalfanın bal selesine gözü dikti dedik daha bitmedi, bir bitsin o zaman bakarsın.

Engin bey anladığım kadarıyla işleri çocuklara yıkıp, İstanbul’dan kaçmaya çalışıyor. Memleketi Düzce’ye gidip arıcılık yapmak için şu an alt yapı oluşturuyor, hedefi ise hobinin çok ötesinde 300 – 400 kovan düşündüğüne göre bu hobi olamaz::))

Biz çalışmaktan yorulmuştuk, iyiki geldi, işlere ara verip bayağı sohbet ettik. Arıcıların sohbeti zaten bitmez, bizimkide öyle oldu.

Bu sezon iki tane önemli ana arımı kaybettim, 7 numara köyde yağmalanmıştı gebzeye geldi, bir ay sonra arılar kesip kapı önüne atmışlar. 38 Nolu ana arının kolonisi, zayıflıktan karda yaptığı yavru üzerinde uyuşup kalmış ve ölmüşler, koloniyi kontrol için açtığımda bazı işçiler kıpırdıyordu ama ana arıyı ne kadar ısttıysam olmadı, ölmüş yani.

Eskiden olsaydı, anaç arıyı kabettikmi yas olurdu ve felaket zor gelirdi elinde bir kaç tane oldumu felaket kıymetli, şimdi üzülsekte öylesine nasılsa bol yedek var.

Bu sene enginar işine girdim, bizim kalfayla bu enginar işinde yarışmayı düşünüyorum. İlhami abiden enginar fidesi istedim sağ olsun bir kova fide gelmiş.

Fideler gelmişte bunları kim ekecek, kaliteli bir amele lazım….

Bir şeyi içimden geçirmeye göreyim, ertesi gün kalfa şıp diye damladı, aranan kan bu işte….

 

Ana arı ruşetlerinin kendi malzemesi zaten hurdacıdan alınmıştı, ara bölmelerini  ve bölme küçük kapaklarını ise hurda laminat parkelerden yaptım. Kayınçolarda bozuk malzeme çok çöpe gidecek degerlendirdik.

Yıllardır planlayıp yapamadığım bal taşıma kabı acayip ilgi görmüş durumda.

Bu bal taşıma aletinin tahtalarıda hurdacıdan alınma, en az 3-4 sene öncesinin tahtaları, en son Oktay bey filan vardı aldığımızda. Kaç yıl geçti bilmiyorum.

Bizim kalfa yapılan yayınlarda bal selesinin kendisine kalmayacağını düşünüp, koşup gelmiş, yani zokayı yutmuş vaziyette::))

Mutlu olmak böyle bir şey, henüz başına geleceklerden habersiz….

Hafta içi anasız bir koloniyi zayıf bir koloni ile birleştirdim. Acayip rüzgar vardı, ana arıyı kafese alıyorum arı uçuşu yok denecek kadar az.

Hava serin olunca anasız arıları silkelemekte zor oluyor, ruşete yapıştılar gelmiyorlar. Gelin bakın ananız burada::))

Kalfmızı gezdirmemiz lazımdı, nereye gidelim Zaim abinin yazlığa. Öylebilerim varki,( bunlara doktor hariç) yazlıklarının anahtarı bende olur, kalfanın bahçenin anahtarı bile alamadık::((

Önce bir ziyafet çekiyoruz hafifinden, yoksa tok karına tarlada çalışılmaz.

Yemek bitiyor, bizim ilk göz arılarımızdan biri var bir bakalım ne yapıyor.

saf karniol2011 yılında üretip yapay tohumladığımız ana arımız. 2012 Yılında sürekli bu ana yı degişmeye kalktılar izin vermedim. Defalarca arıyı böldüm, felakette yavru yapıyor, asıl merakıp verdiğimiz sperm kaç yıl yetecek derdim o…

2013 Yılına gene degiştirilmek istemiyle girmiş, koloniyi açtıgımızda içeride bir başka ana arı daha vardı, pargalıyı tabiki öldürdüm.

Arıcılıkta bazı şeyleri çokmu büyüttük, yoksa bazı şeyleri bazılarımı millete dev gibi gösterdi bilemiyorum. Bizim geldiğimiz aşamada örnegim bana bir çift saf  italyan arısı verin ben bunların birinden erkek yetitirdiğimde birindende kraliçe ürettiğimde, sayısız saf italyan  arısı üretebilirim. üç yıl amatörce yapılan çalışmada ekip olarak felaket boyutta bilgi beceri ve yetenek sahibi oldu, bunun karşılıkları zaten alınıyor.

 

Koloniyi kapattık ve iş zamanı. Ben en zor olanı seçtim, semaverin suyunu doldur, ataşini yak, bardakları hazırla çayı demle çekilir gibi degil.Yav şeker neredeee….kendime iş arıyorummmm::)))

Bizimkilerde işin kolayına kaçtılar, yazlıkta çukur açıyorlar niyetleri benimle enginar yarıştırmak::))

Çok şükür işleri bitirip Gebze’ye dönüyoruz.

Bu kadar çalışan biri mutlaka ödüllendirilmeli. O zaman gel şu bal taşıma kabını bitirelimde götür. Nasılda çalışırmış abim benim::)))

Nihayet bal taşıma selesini topladık. Dolu dolu bir hafta sonu yaşadık, işleriminde yoluna girmesi ayriyeten beni rahatlattı, belkide ilk defa bahara kenarda iş yokken çıkacağım.

mutlu arıcı

Mutlu bir arıcı.

Allah herkese böyle arıcı kalfa nasip etsin.

Ben geçmişte boşunamı dua ettim, yarabbi bana herşeyin hayırlısını ver diiye::))

 


Etiketler: , , , , , ,
ana arı kutusu, Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılıkta bahar bakımı | Yorum Yok »

GEBZE BAL BİRLİĞİNİN OLAĞAN KONGRESİ

Ekleyen, Ali Türk on 31 Mart 2012 – 22:21 -


31 Mart 2012 cumartesi günü, Gebze Bal Üretici Birliğinin genel kurulu vardı. başkanımız Kadir Gürkan beyin faaliyet ve yapılacak işlerle ilgili konuşmasıyla kurul başladı. Soru ve istekleriniz bölümünde gene bal dolum tesisi gündeme geldi. Arkadaşlarıma teşekür ediyorum, gelerek çoğunluğun sağlanmasını sağladılar. Bizden sonra sebze yetiştiricilerinin genel kurulu vardı, çoğunluk sağlanamadığı için haftaya ertelendi.

Bunca iş arasına birde genel kurul sıkıştırmış olduk, hayırlı olsun.

Tüm arıcılarımız da kayıplar var. Bazı arkadaşların hiç arısı kalmamış, acayip üzülüyorsunuz.

Çoktan beri bir araya gelemiyorduk, acayip tartışmalar vardı.

Soldaki Hasan abi, 51 kovanla kışa girmiş, bir kovanı kalmış, hala arıcılık ile ilgili görüşler teklifler sunuyordu, dedim abi senin görüşlerin iflas etti niye hala yaptıklarında ısrar ediyorsun ki. Sağdaki abimizin ise bir tane bile arısı kalmamış yana yana arı arıyor. Bir çok kişi arı kayıplarını saklıyordu, bu kadar kişi bir araya gelince ve sonuçları duyunca ülkemizde ne kayıplar olduğunu ve boyutunun çok yüksek olduğunu anladım.

Osman abi ise bu yıl acayip oldu diye konuşmaya başladı. Bayağı bir arı kaybetmiş ve kalan arılarına takviye için arı arıyor. Kalan arıların çoğu bir çıta civarındaymış ve bir yerlerden arı alıp, hem yavru hem arı takviyesi yapmayı düşünüyor. Çok eski arıcı ve arılarına da çok iyi bakardı, kışın verdiğim kek arılarımı kırdı dedi. Osman abinin geçmişte bana çok iyilikleri olmuştur, bizim eski hacı abi ile de akrabalar.

Ali Bal.

Sayim abi ve İlhami abi aynı köyden. İlhami abi çalışıyordu işten izin alıp kurula katıldı.

Kurul bitti alınan kararların imzalanması ve herkesin işinin başına koşma zamanı.

İmzayı atan gitti.

En son biz kaldık, Kadir bey, Muğla’dan bir kaç yeri arıyıp arı var mı? varsa fiyat nedir diye Osman abiye bilgi aldı. Osman abi beklemeye hiç tahammülü yok,acil diyor başka bir şey demiyordu. Durumlar felaket, Allah herkese kolaylık versin.

Hafta içi köylerde işim vardı. Dönüşte bir sera içindekiler dikkatimi çekti, bir baktım marul.

Daha önce Almanya’da görüyorduk, demek ki buralara kadar tohumları rüzgar uçurup getirmiş::))

Mutlu marul resimleri::)) Mor marul, anlayacağınız marulların da ekosunu bozmuşlar.

Genel kuruldan sonra o kadar iş var ki birisini seçmeliyim, Cemil ustanın atölyeyi seçtim. Bazen kendime kızıyorum, yav bu kadar işi bu kadar aceleye niye getiriyorsun. İlk etap 150 ruşetin 40 tanesi bitti sayılır boyalarını da yaptım. Beyaz tam kapatmıyordu, boyacıya gidip bu boyayı maviye çevirelim açık bişi olsun dedim, bir renk seçtim, oda deniz mavi siymiş. İrfan usta hiç çalışmayıp, resim çekilirken araya giriyor, bir gün ful çalıştıracağım, beleşe resim çekinmek yok.

Biz çalışırken Dr.İsmail Demir abi arıcılık eğitimine geldi, geçen sene hep gelecekti, bakalım bu sene ne kadar devamsızlık yapacak göreceğiz. Böyle arıcılık öğrenilmez ki, hep arazi::))

Günün sonunda genede iyi iş çıkardığımızı gördüm. Bu posta bir bitsin, geriden gelecek postayı 50 yap,  bir 50 daha yapacağım.

Enes Şimdilik iyi gidiyor bakalım, bu sene  arıcılığımı devralırsa, bende acayip geçiz, birde hobi işleriyle uğraşırım diye düşünürüm, inşallah düşündüklerim olur, şimdiye kadar oldular çünkü::)))


Etiketler: ,
ana arı kutusu, arı ruşeti, Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICILIK MALZEMELERİ, RUŞET KOVAN

Ekleyen, Ali Türk on 03 Mart 2012 – 22:23 -


Mart 2012 kar yağışıyla girdi, hala inat ile yapmaya devam ediyor. Arılara gidemedik ve bahara lazım olacak ana arı çiftleştirme kutularının en azından bir bölümünün biçim işine bir el atalım demiştik. Yukarıda görüldüğü üzere, üç bölmeli olacaklar. Çıtalarını ise daha pratik toplandığı için plastik yanaklı yapıyoruz. Her bölmede 4 çıta bulunacak, çıtaların  dışatan dışa ölçüleri 21×24 oluyor.

Bu ana arı çiftleştirme kutuları, ruşet kovana da dönüşebiliyorlar. Her ruşet standart 6 çıta almak kapasiteli.

Geçmişte yaşadığımız bazı sıkıntıları ben ve ekibim biliyor. Suni tohumlama işleminden geçen ana arılar bir türlü yumurta atmıyordu, ne ölüyor nede yumurta atıyor. Açıp bakıyorsun sperma kesesi dolu, tek eksiğimiz kovan içi sıcaklığının olmamasıymış. Bunları yaşayarak öğrenmek bizlere çok pahalıya mal olmuştur. Bu kutularda geçmişte yaşananlar olmayacak.

Bu gözler faaliyete geçtiğinde, her bölümde standart çıta ölçüsünde iki çıta arı bulunacaktır.

Ana arı üretiminde kullanılacak çıtamızın içten içe çıta ölçüleri 19×21 oluyor.

Bu gün malzemelerin ucundan bir başlayalım demiştik, yaklaşık 150 ruşet biçildi, yarına kanalları açıldığında kasa montajı yapılacak. yani dört tarafı tamam oldu sayılır, dip ve bölmeler ve kapak işleri sırasıyla yapılacak. 100 Ruşet düşünmüştüm, madem bu işe bulaştık, elimiz değmişken 300 tane yapıp bir daha şu marangoz işlerine bulaşmayayım diyorum. Olmuyor her sene talaş ve toz yutmadan bir türlü sezona giremiyorum.

Birde eskiden yalınız çalışırdım, şimdi ise yanımızda işsiz birisi var ve iş arıyor::))

Oğlum Enes Emin, olmasaydı malzemenin yarısını bu gün zor işlerdim.

Malzeme alırken sadece iki yan üzerine hesap yapılmıştı. Tek bir malzemeden iki yan ile ön ve arkada çıktı::))

150 parçadan 100 filan ruşet çıkar diyordum, 150 çıkmasa bile 140 rahat çıkacak.

Bu gün Enes ve ben toz maskesi kullanmama rağmen hala talaş tükürüyoruz::))

Bu parçaları birleştirdiğimizde ön ve arka sayısı belli olacak, yan sayısı 150 çift zaten. Cemil ustam hem milimi milimine ölçü çıkartıp sonrada niye bana odun çıkmıyor diye düşünüp duruyordu::))

Yarına kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Bu arada yakın arkadaşlarımıza bildirmeme rağmen bazı arkadaşlara ulaşamamışım, Muhteşem abinin kayın validesi, 10 gündür filan yoğun bakımdaydı. Perşembe akşamı vefat etti, merhumeye Allah’tan rahmet, ailesine sabırlar diliyorum.


Etiketler: , ,
ana arı kutusu | Yorum Yok »
Forum