BAL HASADI BEYKOZDA BAHAR BALI

Ekleyen, Ali Türk on 07 Haziran 2011 – 06:57 -

 

 

Hafta sonu Beykoz Akbaba köyündeydik, sanki bahar. Kolonileri gün boyu ara sıra inceledim akşama kadar polen geliyor. Çiçek başta akasya olmak üzere ne ararsanız var ve bu sene kestane mevsimine ara boşluk olmadan girilecek gibi gözüküyor.

Hafta içi ise Gebze’deki arılıkta hep rutin işler ve gelip gidenler mevcut.

Gümüşhane’li Ömer abi. Kolonilerinin birisinde çok varroa görmüş, çoktan beri asit istiyordu. Bu mevsimde laktik asit vurabilirsin dedim. Kendisi kovanlarını bir kaç gün içinde Gebze’den Gümüşhane’ye nakledecek. Damacanna kovan ilgisini çekti::))

Bu esnada damacana sona dayanmak üzere. Evet bu arının hikayesi belli ve invertle beslenip, buralara kadar gelmiş bulunuyor.

İnvertle alakalı ahkam kesenlerin, hala ellerinde olmaz efendimden başka bir şeyleri yok.

 

Başta kütük kovan, sonra karakovan ve şimdi damacana kovan, birer yıl arayla üçüde invert şurupla beslendi ve üç kolonide sönmedi. İnvert şurup için olumsuz yazı yazanların elinde bir tane bile deney ve gözlem mevcut degil. Bunlar bilimcide olsa farketmiyor, demekki bilimden habersiz bilimciler var dünyada.

Oluyor bakın::))

Gene hafta içi İstanbul’dan birisi aradı, abi anaarı lazım, yav lazımsa ben ne yapayım. Arıyı sana güvenip böldüm bir ana arı vermeyecekmisin.

İyi gel.

Ziyaettin Doğan. Abi senin için şov arıcılık diyorlar dedi bazı yerlerde. Ne gariptir adımızı anmayanlar, bizden başka konuşacak bir şeyde bulamıyorlar.

Onlara en çok koyanda hele şu yaptıklarınızı bir görelim, yapmış oldugunuz paylaşımların kaçı haber ve bilgi içeriyor dememdir.

Hemen sesleri kesilir. Fırsat beklerler yeniden nereden saldırsak diye. yaz yaz nereye kadar, her geçen gün bana göre yanlarındakilerde yavaş yavaş kopuyor. Bir kaç kişi bana karşıya herkesi kendileri gibi düşünüyor sanıyor bu kişiler.

Yıllar öncesi bir seçim vardı, bir partinin adayları ev ev ve tüm işyerlerini sırayla dolaşmasını izledim.

10 Parti varsa bunların ilk üçe girme şansları sıfır. Bir anlatıyorlar, bakıyorsun bunlar kesin  iktidar. Bu gurup gidik bir başkası geliyor gene aynı konum şimdide bunlar iktidar, anketlere bakıyorsun, sondan birinci degilse bile kesin ikincilik garanti.

Babama sordum, baba bunlar bu işi nasıl hazmedip böyle inandırıcı konuşmalar yapıyor diye.

Babam siyasetçi ve dediki, oğlum bunların en tepesindeki olayı biliyor ama alt tabakaya öyle bir empoze uygulanıyorki, hepsi seçim akşamı yıkılınca anlıyorlar ve sonuçlara inanamıyorlar dedi. Zaten bu işe inandırılmasalar böyle emin konuşmalar yapamazlar.

Bizim karşı gurupta aynen bunlar gibi, kendileri aralarında bize karşılar, herkeside karşı olarak görmek istiyorlar.

Fakat kazın ayagı pekte öyle gözükmüyor.

Ziyaettin Doğan ilginç anılarım arasında. Cuma günü anaarı alıp gitti. Be zaten Cumartesi Pazar, bal hasadındaydım. Pazar akşam üzeri Gebze’deki arılıga geldik. Hacıya ben az uyuyacam dedim. Hacıda uyumaya gitti. Telefonları sesize alsammı falan derken çalarsa kalkarım bir sürü iş var fazla kestirmeyelim dedim.

Az kestirmişim, bir mesaj geldi, dedim gene bir açılış var. Duramadım bir bakayım nedir diye.

Ali abi ben yıkıldım, anaarıyı kesmişler.

Şimdi ne dersinki. Cuma akşamı anaarı alınıyor, pazar günü cenaze var. Sen ne kadar tarif edersen et, ne kadar yazarsan yaz.

 Bir günde anaarımı bırakılır.

Acelen ne? ne oldu şimdi.

Zaten kendisi şu an işsiz  iş arıyor, benimde ayarımı bozdu. Telefon ettim yıkılacak bir şey yok, bir ara bana bir ruşetle gel.

 

Hafta içi Yusuf Şimşak kaşık ve çanak yollamış.

Kaşıkların uç bölümü enlemesine biraz daraltılmış bu iyi olmuş kaşıga esneklik kazandırıyor. Daha önceki kaşıklarda kemik daha genişti.

İlk denemede 80 civarı larva transferi yaptım, bayagı güzel. Kendisine teşekürlerimi iletiyorum.

polen

Seyyar polen tuzagıyla toplanan polen. Gebze’de şu an gelen polenlerin rengi bu.

Seyyar polen tuzagıyla olmaz diyenler yeniden bir baksınlar.

Bal sagımına gitmeden Başta kazan Gebze’de yıkandı, arılıktaki yazlıkta su yok, taşıma suylada orada temizlik zor.

Geçmişe göre bizde herşey degişti. Arılarımızın geçmişte bu güce ulaşması imkansızdı.

Bal hasadı yapıldı, fakat kafama takılan, ne kadar hasat yaparsan yap, arılar balı 30 çıtaya yaymış ve bu kanola balının kestaneye karışmaması imkansız. Şu an akasyadan acayip bal geliyor, çıta silkelendiğinde acayip nektar akıyor.

Kestane balı kıymetli, genelde kovanda ne kadar bal varsa hasat edilir. Kanola balı kestane balına bakalım ne gibi bir olumsuzluk yapacak önümüzde zaman diliminde gözlemleyecegim.

Çiçek çok, dedimya sanki bahar ayındayız.

Bir örümcek, birde işçi arı.

Tablo çok üzücü ama herkes işini yapmalı. Bu örümcek ağsız  iş yapıyor, çünkü arıya zehir verip felç etdip zehirliyor. Zehirlenmiş arı dilini dışarı çıkartıp ölüyor. Bu zehirlenme işi anlık olup, işçi arı bir kaç saniyede felç oluyor.

Burada başka bir örümcek var agını kurmuş, hemen yan çiçektede çalışan bir işçi arı. Örümceklerin işi çok zor, bekle bekle bekle….

Pamuklegen çiçegi.

Bal hasadı kendi arılıgınızda olmuyor. Siz ne kadar iyi hazırlansanız mutlaka bir şeyleri unutursunuz. Çıta balları aldık, kovana kondu ama örtü bezi unutulmuş.

Hacı hemen bir çuval zımbaladı, çıta olarakta oradaki bahçeden bir çit kazıgı söktü::))

Hacının bu yönünü çok severim, belkide bundan dolayı yıldızımız barışıyor. Pratik zekalı birisi. Herkes kendisine uygun kişilerle  arkadaşlık eder.

Dedim bunu yazacam ama poz vermeyip gülüyordu, bir sürü resim çektim bir bakmadı, inat işte.

Kovan örtümüz ve çit kazıgı çıtamız.::))

Nasip diye buna derler. Bu örümcegin işi dışardakinden daha zor. Ne sabır varmış.

Bu yazlıkta oturan filan yok, boş duruyor. Örümcekte gelip buraya tuzak kurmuş. Biz elimizle arıları bu odaya getirip örümcege sevis yapmışız.

Muhteşem abiyle telefonda konuşurken gördüm abi örümcegin birisi bizim arıyı yakalamış dediğimde örümcegi rahat bırak diyordu::))

Kimden yanasın bilmiyorumki.

Sabrederken ölen örümcekte vardı agda::))

Burada arılar üst üste de denilebilir. Harun amca uzun yıllar Almanya’da kalmış ve geri gelip şimdi bu bahçede akşama kadar oyalanıyor. Bu karede bayagı ilginçlikler var. Kovan gibi karakovan ve hala bu mevsimde koloni beslemesi gibi. Arılarının geneli 5-6 çıtadan oluşuyor, bir iki tanesine kat koyulmuş.

Bal alırken ilgimi çeken bir ağ kurdu. Polen içinde doğup orada zulalanmış ve agını örüp koza yapma peşindeydi, bunu affedemedim.

Bazen arılar gözden kaçırabiliyor demekki. Petegin içinde ağ kurdu faliyeti oldugunda zaten arıların ruhu bile duymuyor.

Ballar alındı sagıma geçildi, hacı ben açım demese son gaz gidiyorduk. Bu hacı acıktımı nedendir bilemiyorum verimden düşüyor.

Zafer abi hemen ben yemek işine bakayım dedi.

Harun amcada bahçeden yeşil soganları toplamış, sofra hazırlıkları devam ediyordu.

Saim ve oğlu Sinan kendi arılıklarında işleri yetiştirmeye çalışıyordu. Maske olmasına ragmen alerjisi olan Sinan üç iğne yemiş. Aramızda 50 metre olmasına rağmen bize bile sataşan Aydın’dan gelen arıları vardı. Gerçekten aç çalışılmıyor::))

Arılar bu çiçegide çok ziyaret ediyorlar.

Bunun gibi bir kaç kovan var, derdini bir türlü anlayamadım. Örülecek petegi var, oğula gitmiyor, dışarda iş var ve bazı kovanlar böyle yatıyor. İyice ısladım yere düştüler biraz sonra gene aynı görüntü.

İlerdede aynı hadise olacakmı merak ediyorum.

Arıcılıkta en güzelanlardan birisi sır almaktır.

Balnız varsa sırını alırsınız, yoksa magazin haberleri yapıp bize şov arıcılık diye atıfta bulunabilirsiniz.

Yazıp çizenler sizinde neler yaptıgınızı bir görelim, hep magazin yenmiyor, yeter artıkın::))

Yaprak döner gibi yaprak sır. Sır bıçagını çok iyi kullandıgımı düşünüyorum. Hacı bu sahneleri görünce fotograf makinasını versene dedi. Dayanamayıp resimler çekti.

Sır tezgahındaki sırlı çıta bal. Kanola balı, bu sene kanola iyi degilmiş, iyi oldugunda neler olacak ilerleyen senelerde görecegiz.

Bu çıtalar bu sene verildi, örülüp bal doldurulmuş.

Hacının durumu gene iyi degil benzinşi bitmiş gibi bir hali var.

Bu sene ilk defa haziran başında sağım yapıldı. Trakyada sağım yapana ne denk geldik nede duyduk. Binlerce koloni kanolaya gelmişti ama malisef gelişemeyen arılar sayesinde sezon bitti. Sır taragı işi sır bıçagı gibi seri olmuyor.

Yerli, kafkas ekotip ve Muğla arılarımız döktürdüler kanolada.::)

Arıcılık, arıcılık, arıcılık ve sırlı bal.

Sizleride paylaşıma bekliyoruz, entel arıcılar nerelerdesiniz:::)))

Litarütürden bişiler deyin bana….

Bu arada iyi yorulmuşuz, mesai bitimi arılığa hiç gidesim yok lakin ana arı kutuları baştan sona taranıp elimizde ne kadar hazır ana arı var liste çıkmalı. Bu sıra bazılarını acayip beklettim felaket kızıyorlardır::))


Etiketler: , , , , , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, bahar balı | Yorum Yok »

ARICILIKTA 20011 MAYIS AYINI BİTİRDİK

Ekleyen, Ali Türk on 02 Haziran 2011 – 21:26 -

Hasan Alperen

Hasan Alperen

Sanki tesis açılışı var, boya badana ve makas elde bekleniyor, tören var::))

Arıcılar genelde zeki kişilerden oluşur. Hasan Alperende biraz desemde tipine baktıgınızda zaten anlayacaksınız, muziplikte mevcut.

Ben yorgun o yorgun, koşuşturma içerisinde bir kaç saat beraber olabildik.

Hacı bir kaç resim çektikten sonra yatmaya gitti, akşama kadar da zaten kalkamadı.

Beykozda arıları indirip, gece bayagı bir rezillik çekilmişti, ben bir kaç saat iyiki uyumuşum.

Gebze’ye geldiğimde Hasan Alperen tarif ettiği yerde şekerleme yaparken buldum.

Açmısın dedik, yok diyor, aslında aç olan bendim::)

Hışıra uğradık daha açık degil, en son bir paket büsküvi ve bir paket kek alarak arılıga geçtik.

Hem çalışıp hem bilgi alışverişi yapılıyor. Şimdi resimlere bakıyorumda aslında ikimizde dagılmışız.

Hazır anaarıları bulup, boyayıp, kanatlarını kesip kafese alıyoruz.

Bir yerdende pazarlık var.

Anaarı istiyor ben ise yolda olanlar var, adamlarada bırak demekteyim.

Dedikya 20 veremezsen bari 19 olsun ::))

Hasan beyi istediklerini tam karşılamasamda yoldu ettim.

İnşallah bizden temin ettiği anaarıları en az kayıpla kabul ettirmesi dileklerimizle.

Benim ise yapmam gereken acil işler vardı 3 kolonide günü gelmiş anaarı memelerini dagıtmalıyım.

Bir telefon biz Gebze’ye girdik nereye gelelim.

Bir yer tarif ettim, oradan Bilecik ten gelen arıcıları alıp geldim.

Arabadan inerlerken yiyecekle inip beni katakulleye getirmeye çalışıyorlar::)

Abi sen seversin diye, köy yumurtası getirdik, çok sağolun.

Bilecik Osmaneli den gelen arıcılar. Hayri abimiz, Kadir ve Erdoğan.

Elimde hazır anarı kaç tane var diye bir göz attım 8-10 tane kutular üzerinde tahta saymıştım.

Bunların birisi 10 anaarı istiyor.

Kutulardan aynı Hasan beyde oldugu gibi birlikte yumurta atan anaarıları topladık.

30 Anaarı lazımdı, 15 tane toplandı:((

Yapılacak bir şey yok.

Kişi başına 5 anaarı düştü, kalanları sonra temin edecegiz.

Bu arada pazartesiye söz verdiğm anaarılar misafirler tarafından götürülünce, bazı kişilere mahçup oluyorum.

Damacana karakovan ziyareti::))

Bu damacananın balını nasıl alacaksın diyorlar.

Almayacam benim arım ballı dursun be::))

İsmail doktorum böyle diyordu, güzelim kestane ballarını arılarına bıraktı içim gitmişti.

Veda zamanı, hacı yok, son resimlerimizi Hayri abimiz alıyor.

Yolunuz açık olsun, yeniden görüşmek üzere yolunuz açık olsun.

Yolum düşerse mutlaka size ugramadan Osmaneli’den geçmeyecegim.

Bu arada, ben iki kovandaki memeleri dagıttım, son koloniyi bir açtımki, yeni domaya başlayan anaarılar vardı, 7 tanesi dogmuş bunların 5 tanesini kurtardım, iki tanesi kayıp, bunada şükür kalan memelerde henüz zarar görmemişti.

En son akşam üzeri hacı geldi, hacının evdede kimse yoktu, o aç ben aç, arabadan eşyaları indiriken azık buldu.

İki gündür arabada gezen azık ta çökelek vardı, hemen yeşil sogan alıp çökelekle ekmegi anında götürmüşüm.

Evime gittiğimde akşam olmuştu, yemek filan yemeden bir yatmışım, insan acayip oluyor, uykununda böylesi tatlı iste::))

Ertesi güne bir şeyim kalmaış, işlere devam.

Salı günü mesayi sonu İzmit’teyiz.

İlhami abi arayıp, Ali’ciğim birliğimiz kovan dagıtıyor senin arabayla gidebilirmiyiz, hay hay dedik.

Kovanları temin eden ise Kocaeli Büyük şehir belediyesiydi.

arıcılara destek olabilmek adına bunu yaptı, geçtiğimiz sene gündeme gelmişti şimdi nasip oldu.

Aynı salonda yüzlerce sporcuya her türlü malzeme dagıtımı yapılıyordu.

Ekpirimmi ne pek anlamadıgım bir spor. Hocadan kullanılan altler hakkında bilgi aldım, kılıç gibi duran aletin ucunda mandal var, onu isabet ettirdiginizde elektronik olarak sayı alınıyormuş.

Buda eksprimcilerin kaskı, saldırgan arı kullananlar, piyasaya maskeli çıkamıyor, bari bunu giyinip biz spor yapıyoruz diyebilirler::))

Bu sproun malzemeleri gerçekten saldırgan arıcılıkta kullanılabilir. Hem kim oldugunuzuda kimse anlayamaz….

Makinanın filaş kapalıymış, ilk resimler biraz dandik olmuş.

Kocaeli Arıcılar Birliği Başkanı Hüseyin Yılmaz, adem Yamak ve İlhami Uyar.

Biz merasim başlayana kadar çay içmek için bir yerlerde sohbet ettik.

Büyükşehir belediye başkanı Sayın İbrahim Karaosmanoğlu

Büyük Şehir Beladiye Başkanım İbrahim Karaosmanoğlu, Adem Yamak ve oğlu Emin.

Plastik kovan geçen sene gündeme geldiğinde bizimkine söz vermiştim bana verirlerde , bende sana hediye edecegim diye.

Bu günlerde ustalık belgemi ver diye tuttursada, Alicim diye aramaya başladı.

Dedim gel sana hediyem var deyince, bana yaptırdıgı Co2 gaz aletinide alıp ziyaretime gelip, plastik kovanı alıp gitti.

Bununla bayagı idare ederiz, sanki usta olanlar ne yapıyorki, dimi….

Adı usta, ama hasta, Allah yardımcıları olsun.


Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICI MİSAFİRLER

Ekleyen, Ali Türk on 27 Mayıs 2011 – 22:32 -

Hafta içi yaptıgımız larva transferlerinin bu gün götürülme günüydü.

Transfere gelen koloniden anaarı alınıp fazla zaman geçmeden bana getirilmişti.

Geçmişte yaşadıgımız olumsuzluklar vardı.

Kovanda yumurta, her yaş larva mevcut, bu hiç iyiye alamet degildi.

Kovanlar gitsinmi kalsınmı derken kalmasında fayda var diyorduk, iyikide bırakmışız, yoksa feci bir hayal kırıklıgı yaşanacakmıştı::))

Bu gün öğlen bir telefon geldi, Ali abi ben yalovadan Kemal arıcıyım ziyaretine geliyorum, nerdesin dedim yola bile çıkmış, motorla feribottayım dedi.

Halit Kemal Şengül, 100 kovanla Yalovada arıcılık yapmaktaymış, aynı zamanda arı satan birisi.

Mesayi bitmeden belediyemizdeydi.

Mesayi bitti, arabam yağ degişimindeydi, onu alırken bir telefon daha.

Bakanım hacıyı ara çayı koysun, az sonra oradayız, Yusuf Şimşak ve biz arılıktayız.

 

janter memesiİki gün öncesi  yaptıgımız larvaları dün kontrol edeyim demiştim.

Oda ne::((

26 taneden 3 tane memeye işlem yapılmıştı.

Dedim bu zayıf koloniydi ötekinde fazla tutmuştur diye onu açtım.

::((

4 Memede orada tutmuş.

Dün hemen, aynı çıtalara yeniden larva transferi yapmıştım.

Kapak resmindeki durum mevcuttu::))

günlüklarva

Bu arada geçtiğimiz gün antremana öyle bir çıta denk gelmiştiki, egitim tam olmamıştı.

Yeni yumurtaya başlayan kutu çıtalarından birisinin çatlamış larvaları.

Bu larvalar, transfer için biçilmiş kaftan denirya ondan::))

günlüklarvalar

Ben artık genelde kuru aşılama yapıyorum.

Nedenide sulu aşılamadan daha iyi oldugu için.

Nasılmı?

Damızlık kolonilerden aldıgım, yumurtalı çıtaları anasız kolonilerde çatlamasını bekliyorum.

Koloni anasız başka larvada yok.

Çatlayan yumurtadan çıkan larvayı süt içide bırakıyorlar.

Bu larvaların alınması kolay, tutmasıda çok kolaydır.

Birde çıtayı kesip, larvaların alınmasını kolaylaştırıp egitime devam edildi.

 

Yusuf ve Kemal gerekli egitime devam ettiler.

Bu esnada mesayi bitimi hava sogudu ve yağmur yagdı.

gunluklarva

Bu gibi bir işlem yaptıgınızda, her türlü aletle larva alınabilir.

Hatta kürdanla bile.

Bir anaarı kutu çıtasını kesip bozdum ama egitim için çok gerekli bir çok resim ve video alındı.
Traşlanmış petek, transferlik larva.
Gözlerim iyi görmüyor diyenler, bu sistemde larva tranferi çok kolay.

çin kaşıgı_larva

Transfer için alınmış bir larva.

Çin kaşıgı.

karbondioksit C02 tüpü

 

Bu gün benim kalfa aradı.

Abi bomba bir haberim var dedi.

Hayırdır dedim, dediki karbon gazı için gereken aparatı yaptırmak için sipariş verdim.

Pazartesi elinde olacak demezmi.

Bu benim açımdan çok iyi oldu, yumurta iyice yaklaşmıştı, istemeyerekte olsa bir karbom tüpüne 400 kaat bayılacaktık, sağ olsun kalfamız işin peşini bırakmayıp, son üç günde girip çıkmadıgı mekan bırakmayıp bir yerde noktayı koydu.

Zaten toplara hep iyi vurur du, gene doksana taktı::))

Çok yakında bu seneki suni tohumlama işlemlerine başlayacagız.

 

Antremanlardan sonra hava soğukta olsa yagmur durmuştu, son yapılan transferlerden büyük bölümü tutmuş.

Resimde birde öğretmen var, merakla bakmaya çalışıyor.

Kemal motorsikletten iner inmez arılıga girmeden hemen maskesini aldı, dedim bırak maskeyi orada::)

Yav bizi nasıl izliyorsunuz bilmiyorumki::))

Bu sene ilk  olarak anaarı üretimini yapan koloni.

Meme besletme işi bitince hazır anaarılardan verildi.

 

Damacana kovan, sanki maskot::))

Gelen inceliyor.

Şimdi balı nasıl alınır, tasası inceleyenlere düştü::))

Yusufla öğretmen arkadaşı gittiler.

Bizde bir kovanın memelerini zorda olsa dagıtmak zorundaydık ve akşam ezanı okundugunda işi bitirdik.

Öğlen civarı yanımıza gelen misafire hiç sormadık, açmısın susuzmusun diye::((

Abi bir yemek yiyelim dedik beni kırmadı.

Hışıra daldık, ben lahmacun yerim dedi.

afiyetler olsun. Yemekten sonra feribot yoluna götürüp bırakıp geriye geldim.

Benim açımdan yarına yardırma var::((


Etiketler: , , , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, arıcılıkta mayıs ayı | Yorum Yok »

ARICILIK VE ARICILAR KAHVALTISI::))

Ekleyen, Ali Türk on 22 Mayıs 2011 – 01:01 -

20 Mayıs 2011 Cuma günü Trakya’dayız.

Uzun zamandır Trakya’daki arılarımıza gidemedik ve son durum nedir görmemiz gerekiyor.

Yolda Muhteşem abi aradı, abi gelin sabah kavaltısını burada yapın sonra arılıga geçin.

Allah, Allah diyorum.

Hangi dağda kurt öldü::))

Kapıda karşılanıyoruz, kavaltı hazır bizi bekliyorlarmış.

 

 

İkramları hacı kabul ediyor.

Muhteşem abim gibi güleç yüzlü ablamda bizi kapıda karşıladı.

Kavaltı yaptık çay içiyoruz, arılık karıştı.

Dedim bak ne kadar uğurluyum oğul çıkıyor::))

Baktım kıvranıyor kalfa, abi birlikte şu memeleri bir temizlesek filan.

İyiki bir kahvaltı yaptık diyorum, tabi içimden yüzüne karşı::))

Kavaltı burnumuzdan gelecek, gerçi kavaltı hazırlanana kadar erikleri kaysıları bir kolaçan etmişim hepside yıkılıyor mubareklerin.

Hacı benim agaçlarda hiç yok diyor, bana yedirmezsen olmaz diyorum, bak geçen sene bu ağaçlardan yemişim berekete bak::))

Oğul veren kovan 25 çıtada çalışan bir arıymış.

Daha ilk oğuldu, mevcut iyi.

Bir sürü meme var koparıyoruz.

Bu esnada Saim abi arıyor, benim arılar nasıl.

Doktorun arılar iyi diyorum, daha arılıga gitmedik ki.

Tamam sonra ararım deyip kapattı.

Peşinden Yusuf Şimşak aradı, bakanım ben malzemecideyin ne alacaktım. Tarif ettik. Anaarı üretecekmiş. Baktım önümüzde iş var, telefonu bizim kalfaya verdim birazda onlar sohbet ettiler.

Koloniye bir açık birde kapalı meme verip toparladık.

Ballı katı hacı koydu.

Bu esnada hacı acayip tırsmış Muğla’lardan, maskesiz çalışamıyor.

Trakyaya gitmeden tam 4 gün süren Gebze deki arılık ve anaarı işleri nihayet bittiki, Trakya’ya açıldık.

 

Sağ olsun kalfamız, körükçü ve İlhami abiyle güzel iş çıkarmışlar.

Kalfanın meyveleri yakında toplayacağız.

Ben yokken dagıtılan kutulardan 30 tanesi bir kaç gün öncesi yumurtaya başladılar.

Anaarı işlerinde kayıt işlerinde kendime göre bazı pratiklerim oldu.

Her kapaghın altında her göze ait notlar olsada.

Yüzeyden bakıldıgında kutuları açmadan kaç anaarı hazır, kaç göze meme verilecek hemen sayarım:))

Kutuların üzerinde, tahta parçaları varsa, oradaki analar alınabilir demektir.

Kutuların üzerinde çakıl taşı varsa bu gözlere, hazır anaarı memeleri verilmeli.

Bir şey yoksa meme verilmiş, sonuçları arasıra kontrol ediliyordur.

Üç günde kutuları baştan sona taraya bildim, bir gündede koloni kontrölleri yapıldı.

Bu benim kendi partikğim.

Yoksa git listeye bak, kapagı kadır oku, bu kadar pratik olmuyor.

Kapakların üzerinde 50 tane çakıl saymış isem, 50 meme dagıtılacak, hangi kutuydu diyede aramaya gerek yok.

Bu dediklerim yüksek miktarda anaarı işiyle uğraşanlar için geçerli, yoksa üç beş kutuyla uğraşanları pek ilgilendirmez.

Anaarı işi bu sene en az 1,5 ay geri gitti.

 

DAMACANA KARAKOVAN

İnvert şurupla kış boyu beslene damacana karakovan, hala ölmedi ::)))

İçini daha sonra görürsünüz, bir kaç gün arayla hep resim ve filimlendi.

Muğla mağduru::))

Mehmet Aydın bir kaç iğne yedi ve hastanelik oldu.

Hacı abinin oğlu, Ali abi gece bile utandığımdan gözlükle geziyorum.

Bu esnada Diyarbakır’da yaşanan talihsiz olay, arıcılar açısından hiç iyi olmadı.

Zaten millet arıdan korkuyordu, şimdi sinek gören arı diye bagırmaya başladı ve durumumuz hiç iyi degil.

Bu esanada Muhteşem abinin kavaltısını yedik ve kendi arılığımıza geçiyoruz.

Burada kalırsak, kavaltıyı pahalıya ödeyecegiz.

Kolonilerimi baştan sona taradım, bir kovan ogul vermiş memeler yeni kapanmıştı.

Tüm memeleri temizledim bir açık birde kapalı meme bıraktım.

Ayrıca 4 kolonide yeni memelere yumurta atmış onları baştan sona taramak zorunda kaldım.

Bu sene kanaoladan arıcılar menmun degil.

Ayrıca kanola çok kısa sürdü deniliyor.

Ben ilk defa kanolaya gittim, arılarımız o kadar olumsuzluga göre güzel bal çekmişler.

20 Çıtada çalışan arılarım vardı, yavru çıkan yere bal basmış.

Bu kolonilere yeni kat verdim, şu an kat verilmemesi lazım ama oğula gitmeye kalkışmasın, alan açtık.

Ayrıca koloni altındaki havalandırmalarda biraz geri çekilerek kolonilere altan hava verildi.

 

 Genel durum benim arılarımda çok iyiydi.

Bizi kanola konusunda çok korkuttular.

Kovanlarımı kanolaya sokmadan onlardan hem yavru hemde arısını devşirme olarak bölmeler yapmıştım.

Çok güçlü olsalardı ne olurdu bilemiyorum.

Sırlı bal.

 

Nektar akımında acilen örülen bir petek, baştan işçi gözü örerken anında gözleri büyütmüş, tabi bal stoklayamayınca anaarıda erkekleri basmış.

Bal akımı soguk ve yağışlarla sürekli kesilmesine rağmen bal hasadı yapılacak.

 Kuluçkalıklarda en az 10 çıta yavru var.

Bu benim savunduğum ve gezginci arıcılıkta olması gereken durum.

Balı sagıp, kestane balına girecegiz, kestaneden çıkıp, ayçiçek balına arılarımızı gene güçlü bir şekilde sokacağız.

Ayçiçektende pürene gene güçlü gitmek istiyorum.

Artık koloni yönetimi bazı aksaklıklar olsada istediğim seviyelere gelme üzere.

Her nektar akımına hazır kıta arılarımız olacak.

 Bu arılıkta Saim kardeşime ait.

Bu arılıkta karniol arıları olmasına rağmen koloni yönetiminde hatalar var.

Geri giden arıların toparlamasıda öyle kolay olmamakta.

Bunlardan biri kışın kek ve soguk havalarda koloniye kek verildi.

Bunları devamlı gözlemliyorum, soguklarda ve kışın verilen kek arıda acayip mevcut kayıplarına neden oluyor.

Bu esnada cuma günü ilginç bir hadise daha oldu.

Bizim Kadir Gürkan başkan aradı.

Ali bizim ikitellide tanıdık arıcı varmı?

Hayırdır abi ne yapacan dedim.

İkitellide çok büyük bir oğul çıkmış, birliğin telefonundan bana ulaştılar, oğulun alınması gerekiyor.

Dur hemen Saim’i arıyom dedim.

Saimi aradım abi ikitelli sana yakınmı?

Dediki zaten şimdi oraya gidiyorum::))

Hemen şu telefonu ara, sana başka telefon verecek adresi al oğul varmış.

Saim diyorki o zaman hemen koli bulmalıyım, ne yaparsan yap dedim.

Aradan iki saat geçti Saim arıyor abi ben böyle hayatımda oğul almadım.

Oğul büyükmüş, tam aldık gidiyorduk, aldıgımız oğuldan daha büyügüde agacın öbür tarafında asılı duruyor, onuda aldık diyor.

Bu esnada ogulun oldugu caddeden Cumhurbaşkanı konvoyla geçmiş::))

Tam filimlik iş.

Oradakiler diyormuşki şu oğulu alın bir gidin gözünüzü seveyim diye yalvarıyorlar diyordu saim.

Millet bankadan çıkamıyormuş, orada birisinin 20 kovan arısı varmış, nasıl caddeye indirdi belli degil.

Belkide ogulu alın bir gidin diyen, kovanların sahibidir::)

Kendini garibim ele vermemek için ne kıvranmıştır…

 Saimin kovanların birisinde yamuk çıta ilgimi çekti.

7 Çıta filan arı var, ve 15-20 gün sonra kestaneye bu arının hazır olması imkansız.

Klasik ve gelenek arıcılığında durum bu.

 Bu resimleri çektiğimde akşam saat 19:15 di.

Haşat olmuşuz.

Yaklaşık 80 kovana bakım yapıpğ tüm işleri bitirdim.

Saim’lerin kovanları açıp sadece çıta verdim, bir kaç kovana kat attım.

Kendi kovanlarımın tümünden çıta çekilip kontrol yapıldı.

 Evet biz hem çalışıp hemde ek arıcılık yapan birisiyiz.

Buralara öyle kolay gelinmedi.

Hemen bitişimdeki, arılık benim 5 sene öncem.

Ne yapmış isek paylaşmaya devam ediyoruz.

Biz bilgilerimizi insanlıga sundukça, yolumuz hep açıldı, bundan sonrada aynen yola devam diyoruz.

 

 

Şu an pek gerek olmamasına rağmen belli kolonilerde erkek çıtalarımız var.

Doğmaya başlamış, bazı yerlerde arıların doğmasına sökülmede deniliyor.

Sökülmeye başlayan erkek arılar vardı, artık saf anaarı üretme çalışmalarımızda çok yakında başlıyor, bunların en önemli ayaklarından biriside erkek üretimi ve sperm toplama.

Yaklaşık 10 çıta erkek Gebze’ye getirildi. Bu gün 21 mayıs 2011 günü özel bölmeli kolonilere dogacak erkekler verildi.

Bir kaç gün içinde özel bir şekilde beslenecekler.

Kanola muhtarımızın demesine göre bu sene bal vermemiş ve çok kısa sürmüş.

Bu sene kış harbiden bitmedi, bu perşembe evden bir çıktım, dondum.

Doğru Cemil ustanın atölyeye, yağmur ve soguk, ancak öğlen kesildi.

Yaz günü soğuktan ölecez::))

 Kani bey, benim arılık civarında şu an ayçiçek ekimi yapıyor.

Söylemesine göre 500 dönüm ayçiçek ekimi devam ediyor.

Gerekirse kanola içinden sana yer açarız dedi.

Bende abi arı 300 metre ötede olsa ne olur, yere filan gerek yok, arıyı geri getirdigimizde aynı yere koyarız dedim.

Kani beylede vedalaşıp ayrılmamız, 19:45 deydi.

2-3 saat yolculuk yapıp daha eve varacaktık.

Gece saat 23 gibi evimizdeydik, haşat olmuşuz, ertesi gün kalkamadım.::((


Etiketler: , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, arıcılıkta mayıs ayı | Yorum Yok »
Forum