ANA ARI ÜRETİMİ VE PRATİK TAKİP

Ekleyen, Ali Türk on 24 Haziran 2011 – 07:06 -

Anaarı üretiminde uygulamış oldugum pratik kayıt sistemimi paylaşmak istiyorum. Zaten arılıgımıza gelenler bu olayları yerinde görüyorlar. Ben çalışan biri olarak, acayip zaman sorunu olan birisiyim. Öğlen yemege çıktıgımda bile acil iş varsa arılıga gidip yapılacak işlleri yapıp sonra bir şeyler atıştırıyorum veya akşama kadar aç duruyorum::))

Bu paylaşımdaki resimler dün yemek saatinde çekildi ve o arada yaklaşık 20 anaarı memesi kutulara verilip bir oh çektim. Çünkü iki üç gün içinde elimde 60 adet fazla anaarı memesi vardı, bunlara yer bulabilmek için bayagı bir tırmalamışım.

23/6/2011 perşembe günü tüm memeler yerlerini buldu.

Kayıt sistemim bu sene kutu kapaklarına tarihleri ve ne yaptıgımı not düşerek yapıyorum. Kutu kapagında taş varsa, oraya hazır anaarı memesi verilecek, tahta varsa oradaki anaarı yumurtaya başlamış, bir kaç gün sonrası alınacak, tarih var ve taş ve tahta yoksa anaarı var, sonucu bekliyorum.

Bunları yazma nedenlerinden birisi ise, çarşamba akşamı 4-5 vilayete anaarı yolladım, birisine telefon ettim, anaarılar kargoda yarın al diye, bana diyorki dün meme dagıtıyorum demiştin, ee dedim, bu analar ne zaman hazır oldu::((

Sanki dünkü memeden çıkanı yolluyoz::))

Dün çekmiş oldugum resimlere bakıyoruz.

Bu kutu gözüne anaarı memesi, 12/6/2011 de verilmiş anaarı hala kutu gözünde muhtemelen bu kadar beklediğine göre, çiftleşme işlemide olmuştur, bundansonrası bu anaarının kaybı çok düşükbir ihtimal.

 

Gene aynı gün verilen meme ve kontrolde anaarı yok, taş konulmuş buna acil meme verilecek diye.

 

Gene haziranın 12 de verilen memelerden birisi, yumurtaya başlamış. Bakın hepsi aynı gün verilmesine rağmen yumurta atanı var, bekleyeni var birde kayıp var.

haziran 15 de dagıtılan memeler, hala bu kutuları açıp içerdeki memeleri toplama fırsatım bile olmadı.

 

Haziran 17 de dagıtılan memeler.

Haziranın 17 ve 21 de yan yana kutulara verilmiş memelr.

Yuvarlak 17 yazan memeleri hacı dagıttı, o gün ben anaarı kursuna yetişmem gerekiyordu, işi bitiremedim hacıya devredip, Beykoza gittigim gün.

Haziran 22 de dagıtılan memeler.

İş bitmiyorki, koş koş….

Bu arada bahçedeki karınca ve salyangozlar için ilhami abi kireç tavsiye etti, her tarafımız biraz bu sıra agardı.

 

Burada yapılan kontrolde anaarı görülmüş bekliyoruz.

Bu taşlar, tahtalar süs degil yani::))

Kalfa begenmiyor ama bu işin şu ana kadarki en pratigi.

Elimde şişmiş son 60 memeyi dagıtırken bir tanesi dogdu, bende kutu içine atıp, işime devam ettim, arılıktan çıkmadan baktım anaarı yok, akşam mesayi sonrası baktım gene anaarı yok::((

Keşke diyorsunuz ama arıcılıkta keşkeler yok.

Genede keşke bala bulaştırsaydım, şurubba atsaydım::))….

 

Bu da bu gün dagıttıgım memelerden bir not, ortadaki anaarı nasılsa gözden kaçmış, yavru bile kapatmış, nerdeyse işçiler doğacak, bir önceki verdiğim meme kesikti, bir önceki memenin yavru kapatmnası imkansız.

 

Acil durumlarda bir anaarı çıkıp, diğer memeleri bozmasın diye kafesliyoruz. Bu aslında iyi degil, anaarılar kutu gözlerinde dogmalı.

Elimde kafes azdı, sag olsun Saim Gürel biraz kafes takviyesi yaptı, bu malzemeler artık ülkemizde var, bazıları acayip gazlıyor, bazılarında fiyat gayet makul, araştırmadan yumulmayın, yoksa size yumulurlar yoksa::))

Normal anaarı kafesleride bu memelere göre delinirse olabiliyor ama bu kafesler çok ideal.

 

İş bitti mesayi başlıyorrrr……….

Koş belediyeye::))

 

Tabi kontrollerde böyle durumlarlada karşılaşılabiliyor, çiftleşip gelen karniol f1 anaarı.Birde bu çalışmaların arasına giren telefonlar::)))

 

 

 

karniol f1 ana arı, çiftleşmiş. Ali_Turk


Etiketler:
anaarı, Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICILIKTA YOGUN BİR HAFTA GERİDE KALDI

Ekleyen, Ali Türk on 20 Haziran 2011 – 10:05 -

 Ana arı ütretimi ile alakalı kursumuzun uygulama bölümündedeyiz. Uygulamada rahat hareket edebilmemiz için arılıgımdan karniol arı götürdüm. Yaklaşık 25 kişiden oluşan kursiyerlerin hiç birisi sokulmadı. Biz zaten arımızı biliyoruz ilk etapta bir çok kişi uzaktan seyredip sonra çıtların ve kovanın başına toplandı. Resimde gördüğünüz gibi bu ara acayip tempodan olsa gerek şavtımız biraz kayık.

Evet bunlar çakma karniol degil, şimdi her şeyin çakması var, arıcılıgı bilmeyen çakma arıcılar bu arıya neler demişlerdi, arılıga bile sokulması büyük hata imiş::))

Şimdi kendileri arıya sokulmaya devam ediyorlar….

Arıcılık dedeyasalarıyla veya babayasalarıyla yapılır ise bu arıyla çalışmak münkün degil, arıcılar önce gelenek arıcılıgını bırakıp, modern arıcılıga geçmeli.

 Arıcılıkta yogun bir hafta dememizin boşuna degil. Gecelergündüzler birbirine girdi. Arıcılık genelde gündüz yapılsada, gece yapılanı işlerimizde var. Bu sene üç sefer Şile Kızılca köye gittik, üçüde gece. Beykozdaki arılarımızı akasyalar biter bitmez kestane kaldırmamız gerekiyordu. Bir gün öncesi gidip kovanları çaktık. Ertesi gün kamyonu götürüp yükledik, gece kızılca köye indirdik ve eve gece geldigimizde 04:00 dü.

Ertesi gün anaarı kursu başladı, kursun ilk akşamı evime gece 23 de geldim, kayınço misafir::))

Ben az yatacam diyemiyorum::((

Hiç 24 de kadar oturmayan kayınçonun oturması tuuttu.

Hemen yatıp, saati gece 01:30 kurdum, hava alanına gidilecek, dostum Mehmet Yüksel’i ben alacagım.

Hava alanına vardıgımda gece  02:00 yarım saat sonrası uçak indi, Mehmetin çıkması, saat gece üçü  buldu, eve gelmemiz neredeyse gene dört olmuştu::))

peşişi peşine 2 gün gece dörtte yattım.

Tabi bu arada izine ayrıldıgımız yazmayı unutmuşum, 3-4 günlügüne izine ayrılmışım.

Ertesi gün Yusuf Şimşak’ta kabine toplandı. Bu toplantı ayrı olarak paylaşılacak.

 

 Kursumuzun uygulamasına hocamız Feyzullah Konak suni tuhumla aletini kesin görmek istiyorum demişti, çünkü kendiside böyle bir alet yapmak için çalışmaları olan birisiymiş. Sadri abiyle görüştüler, bana da bu aletten yaparmısın dedi, Sadri abim neden olmasın dedi ama::)) Muhteşem kalfam araya girip, Sadri abi belgeleri alana kadar aleti teslim etme diye diretiyor::)))

 

Larva tranferi başlıyor.

Uygulamada larva alamayana belge yok….

Burada önemli bir konuya açıklık getireyim, ben hep merak etmiştim hangi larvayı almalıyız, bunu hiç bir egitimde görmedik biz bu işi kendi kendimize buraya kadar getirmiştik.

8-12 saatlik larvalar anaarı üretiminde çok ideal olanı imiş.

Larvayı kaşıga alıyorsunuz ve azıcık sütün içinde larva varmı yokmu onu kestiremeyip görmek için ugraşıyorsunuz, he bu larva 12 saatlik larvaymış.

Çin kaşıgında larvayı çok zor seçiyorsunuz, zaten larvayı gördügünüzde o larva kurumuzur dedi Feyzullah bey.

13 gün sonrası dogmayan anaarı memelerini imha edin, çünkü onlar yaşlı larvalardan oldugundan 13 günde doğamıyormuş.

Ben bir soru sordum binlerce kutusu olan bir işletme hangi gün memelerin dogdugunu kontrol ediyor? diye,  soru biraz havada kaldı.

Alınacak larva kıl kadar ancak vardı.

 

Bizim kalfa bir larva aldı, hoca larvaya bakıyor bunu almayı nasıl başardın, tabi kafadaki büyüteçli gözlügü görmüyor::))

Bizimkide hocam dersi geçtim dimi diye hemen orada işi bağladı gitti.

 Sadri abi arkada sırasını bekliyor, hocam benim gözlerim keskin, gözlüksüz istediğin larvayı alırım diye havasını attı.

Bu arada ben duyduklarımdanacayip etkilenip kursta hocamıza tekrar sorma geregi duydum, bir başlatıcı koloniye 66 anaarı yüksügü verebilirsiniz dedi, bu yaklaşık 8-10 çıta genç arısı olan bir koloni için. Bana göre çok fazla ama dogrusu buymuş. Ben kendi arılıgımda 8-10 çıtalı bir kolonide 26 meme veririm ve bunun bir kaçı tutmaz, ortalama 20 meme yi besletip olayı o kovanda bitiriyorum, hoca bana dediki sizinki çok zengin işi, işin en ekonomik ve verimli boyutu benim anlattıklarım dedi. Bende zaten biz ekonomiden anlamıyoruz, biz hobi anacıyız, herkes gülüyor.

Yakında şu ekonomik boyutu bir uygulamaya koyacam. Az arıyla çok iş.

 Kursun ilk ayagını tamamladık, kursiyerler Saim Gürel kardeşimizin arılıgında bir hatıra fotosu alındı.

 Hafta içi gene bir misafirim vardı. Zafer Anlayışlı abim, ruşetle arı istemişti onları ayarladık. Bu sefer anaarı kestirmeyecek::))

Zafer abi yolun açık olsun sağlıcakla git ve gel. Birde anaarı kutusu verdik çalışır vaziyette anaarısıda çiftleşip yumurtaya başlamıştı.

 Bu sene ilk defa kanola balı ile tanıştık. Trakyada binlerce koloni vardı hiç bir arıcıyı sagımda göremedik. Hatta kanolada arı söndürenler oldu onlardanda ses seda çıkmıyor. Balın rengi aşırı açık, resimde gene biraz koyu duruyor. Üstteki bal kestane balı. Arılıktaki tenekeler donmaya başladılar. Evdeki balı 3 gün 45 derecede beklettiğm biraz kıvam kazansın diye kıvam filan kazanmadı olan bizim elektirik faturasına oldu sanırım, bal su gibi cıvık. Bu ısının faydası bal donmadı.

 Kanola balını, anaarı memesi besleyen kolonilerin beslenmesinde kullanıyorduk. Bu mevsimde donmaya başladı. Birilerinden duyduklarınız yalan yanlış veya palavra olabiliyor, arıcılıkta hadiseleri yaşamak daha güzel. Bakın aynı bal birisi evde donmadı, ısıtılmayanı bu mevsimmde dondu.

Kullanacagımız bal tenekelerini, mum eritmede kullandığımız camlı buzdolabına alacagım.

Alın size bal eritme. Donmuş balı beleşe eritme teknigi::))

 Balı sulandırıp meme beslemenin yanında, anaarı çiftleştirme kutu kontröllerinde gıda sorunu varsa, hemen sulandırılmış balı çıtalara fışkırtarak dolum yapıyoruz.

 Cumartesi gecesi kestanede bala çalışacak son kolonileri götürdüm, son götürdügüm 9 koloni devşirme kolonilerden oluşuyor. Gebze de yatacaklarına kestane balı yapsınlar, kestane balı çok kıymetli, geçtiğimiz sene kilosunu ben 40 liradan sattım. 70-80 liraya satanlarda var.

Aynı akşam Gebze Bal Üreticileri birlik başkanımız Kadir Gürkan beyde arılarını Kızılca köye indirdi.

Koloniler açıldı sorun varmı onlara bakıyor.

Ben çarşamba gecesi kamyonla gelen arıların musluklarını açarken, arabaya yakın olanlar aracın farına uçuş yaptılar söfore arabayı ya ileri al, yada farları söndür dedim, söfer piyasada yok, hacının yanında sıgara içemiyor, hacı ben alayım diye arabaya çıktı, bu seferde el frenini bulmadı, arı o esnada bana sardı, ister istemez kızıyorsunuz, zaten haşat olmuşunuz birde gece iğne ye.

Hacının oğlu gelip ileri kanyonu aldı ama bizde bayagı bir iğne yemiştik, kalan kolonileri açtım, o karmaşada bir kovan atlanmış.

Bu akşam gittigimde olayı fark ettik 30 çıtada çalışan bir koloni, komple sönmüş::((

Küçük bir detay veya ihmal, yorgunluk, dikkatsizlik, sıgaranın faydaları ne derseniz deyin, zayıf arı olsa kesinlikle sönmezdi, çünkü üç katın içinde dünya alan vardı, üç günde koloni bu şekle gelemez.

Koloniler açıldıktan sonra kesinlikle yeniden kontrol edilmeli. Ben eşekten düştüm, siz düşmeyin, eşekten düşen, bir daha çok zor düşermiş.

 Osman Efe Gürkan;

Sünnet düğünündeyiz. Kadir Gürkan beyin oğlu.

Yav bizim çocuklugumuzda köye davulcuyla bir zurnacı gelirdi, köyün altından bir girerlerdi, elinde çantası olan adam eve girip, budamamı, aşılamamı, ucundan azıcık alıp hemen başka eve geçilirdi, bazı çocukları yakalamak için enderde olsa safari olurdu.

Birde şimdiye bakın, oh be, padişah maşallah::)))

 Kadir bey dün gece Kızılca köydedi, şimdi Eskihisar köyü, kapatan köşkünde misafirlerini karşılıyor.

İnşallah oğluyun, damatlıgını hatta torunlarınında sünnet cemiyetinide görürürz sayın başkanım::))

İyi dua ettim hani::))

Hemen buradan yigenimin düğününe geçiyoruz, yav yaz günü size ne oldu, güzelim kış günleri duruken şimdimi evlenilir.

 Yakup Baştürk;

Yegenim 19/06/2011 günü dünya evine girdi.

Dayı olmak zormuş, bir yerden yaşlandığınızı fark ediyorsunuz, daha dün bunlar çelik çomak oynuyorlardı, hayret büyüyüp evlenmişler bile::))

Başka zorluklarıda var dayılıgın, yok sandığın üzerinde oturanı indir, yok kapı açılmıyor onu aç, sanki çilingiriz. Sanki memlekette başka dayı kalmamış::))

Hele şükür gelini dışarıya çıkardıkya gerisi kolay, hadiyin damat evine.

Merasimler bitti artık gelinle damadı evine yolcu ediyoruz.

Damadın sadıcı, abi hep damadı çektin birde beni çek dedi. 

Ayıpsın dur birde seni çekeyim, resim alıp postaladık, dünya iş hafta arasına sarktı, ama::))

Oh be kurtulduk::)))

 


Etiketler: , , , , , , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, Magazin | Yorum Yok »

ARICILIK VE KETANE BALI

Ekleyen, Ali Türk on 13 Haziran 2011 – 22:06 -

12 Haziran 2011 pazar günü Gebzedeki ilerimizi bitirip, Beykozdaki arılarımızı hazırlamaya gittik.

Geçtiğimiz yıllara oranla bu sene kestane yaklaşık iki hafta geç kaldı.

Normal şartlarda haziran ayının beşinde açmaya başlardı.

Bu sene yağışlar kestane açmadan başladı, bazılarına göre bu iyiye işaret, bu sene iyi olacak deniliyor.

Kestane püskülleri açmak üzere hazır bekliyorlar.

Önümüzdeki perşembeden sonrası hava durumu iyi gözükmekte.

 

Kolonilerimiz bu sene kanoladan akasyaya, akasyanın bitmesiyle kestane kesintisiz bir şekilde geçiş yapmak üzereler. Bu işçi arıların hiç strese girmemesi, anaarınında yavruyu hiç aksatmadan devam ettirmesi demek. Bu saydıklarım benim açımdan önemli. Hiç besleme yapmadan dogal haliyle güçlü kalabilecekler.

Bizim resimlerimiz doğaldır.

Arıları birleştirip, birde şurup verip, arıları dışarı çıkarttırıp, sonrada karşısına geçip resim çekmiyoruz.

Kestanedeki son durum bu, bir abimize göre 2 gün içinde kestane açmaya başlayacak ve artık yagış olmayacak dedi.

Gecenin ortasında kendimizi Şile’de bulduk.

Allah ne verirse her şeyin hayırlısını versin.

 

Hacıyı evine bırakıp, kendi evime geldigimde gece saat biri çoktan geçmişti.


Etiketler: ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICI MİSAFİRLER, GELİP/GİDİYORLAR:))

Ekleyen, Ali Türk on 11 Haziran 2011 – 22:21 -

Bu gün 11 Haziran 20011, tarihte bir acayip oldu, 11 le başlayıp 11 le bitti ama yanlışlık yok.

Hafta içi Ali abi sana geliyoruz Gebze’demisin diye telefon etmişlerdi.

Sivas’tan bir arıcı abimiz, İzmit Kandıra’da bulunan kardeşini yolladı.

Ben kardeşimi yolluyorum bana 20 anaarı veriver, daha neler::))

Öğleye doğru Sivas’lı geldi abi ben gebzeye indim, dedimki bir saat sonra bende Gebze’ye gelecem.

İkinci arılıkla aramız 1 km yok ama arı gözünün önünde olmadımı ne gidiliyor nede geliniyor.

Öbür arılıkta petek dagıtma ve devşirme arı toplama işleri vardı.

Bir saat sonra bir telefon biz geldik, neredesiniz hışırın karşısında::))

Abi siz kimsiniz nerden İzmir Menemen’den, iyi bekleyin geliyorum.

Tamda buluşacak yerde bekliyorlar.

İzmir’lileri hışıra bırakıp, öbür misafirimizi alıp geldim.

Bu internet ne biçin iş hala anlayamadım, hiç tanımadıgımız kişiler beni tanıyıp birde hışırın önünde bekliyor.

Bunlar sahilden geldikleri için balık degil akçaabat köfte söylemişler, bende hacı ve bana pide söyledim.

Ayfon4 süper bir alet birde kullanabilsem.

Pide gelene kadar, misafirleri faceden yayınladım gitti.

Ben yazı yazarken klavyeye bile sıgmayan birisiyim, el kadar aletle belki akortum düzelir.

Yemekler yenildi, Sivas’lı Salih Kaya bir şey yemedi bir ayranla kalktı ne yapalım.

Hemen arılıga geçtik, hacıya abi çayı demle biz biraz kraliçe toplayacaz.

Misafirlerimiz Salih Kaya, Kadir Kurnaz ve Ali Akgün.

Genelde işleri yetiştiremediğimden arılıga gelen misafirlerle birlikte anaarı toplama işini yapmak zorunda kalıyorum. Misafirler hem olayı yerinde görüyor, hemde bu işi yapabileceklerine daha çok inanmış oluyorlar.

Kadir Kurnaz’ın anaarılar bitti, şimdi Sivasa gidecek anaarıları topluyoruz.

Bir sürü pazarlıktan sonra dört taneden beşe, paket düzgün olsun diyede altıya çıktık, pazartesiye bir abim gelecek, gerçi bizim gibi kazak veya taş fırın degil ama olsun.

Anaarı toplama işi bitti, şimdi sorulan soruları cevaplıyoruz.

Öncelikle bu sıra çok soruluyor, kutudan anaarı aldıgında kutu kendisimi anaarı yapıyor deniliyor.

Bu kesinlikle bizde mümkün degildir.

Şu an bu arılıkta 8 kovanda anaarı memesi besleniyor, misafirlerimize hepsini tek tek açıp gösterdim.

Kutu anaarı yaptıgında o zaman f1 olmaz.

Karniol arısının sakinliğini konuşuyoruz, Ali bey abi bu havada bırak çıta çekmeyi, bizim arılıkta kovan açamazsın dedi. Hava kapalı ara sıra yagmur atıyordu, yagış bastırmadan zaten anaarıları toplayıp bu işlere daldık.

Bir çok kişinin hasta oldugu kareler.

anne hani benim karniolum, niye almıyorsun der gibi::)))

Şov arıcılık diyenler, sıkıyorsa sizde buyurun….

İşçi arıların üzerine baskı yaptıgımızda arılar hızla orasını boşaltıyorlar.

Bu koloni erkek arı üretiminde kullanılıyor,Muhteşem abideki 61 numaralı saf karniolun kızıdır ve suni tohumlamada uzak akrabaları kullanıyoruz. Bu konunun detayına şimdilik girmek istemiyorum.

Yanlız ilerde bu konuda ne kadar ilersini düşündügümüzü yazacagım.

Bizi eleştiren, tabir yerindeyse şanslı çöl bedevileri ne hikmetse, çölde kutup ayısına tutulmuşlar::))

Allah kurtarsınnn….

Kadir bey ben anaarı üretebilirmiyim diye bir kaç sordu, bir başkasının yaptıgını sen niye yapamayasınki. İki günlük bir transfer çıtasını gösterdim, kapanmış memelerin oldugu çıtaları gösterdim. Olayın temel kurallarını sıraladım.

Larva transferinde ben artık rizikoya girmiyorum.

Larva transferi hangi koloniye yapılacak, 10 çıtalık bir koloni sağlam iki çıtasını anasıyla alıyorum.

Geri kalan 8 çıtanın tüm açık va kapalı yarularınıda  alıyorum.

Sadece ballı ve polenli çıta bırakıp, arıyı bir gün bekletirim.

Damızlık çıtasını bu koloniye verdiğimde larvalar süt içinde kalır.

Tabi arıya üstten baktıgınızda, 4-5 çıta gözükür fakat arı tamamen salkıma giriyor.

Daha sonra damızlık çıtasını elinden alıp transfer yapılmış çıtayı veriyorum, başarı çok yüksek ve işçi arıların benim verdiğimden başka alternatifleri olmuyor.

Seve seve diye demek buna deniyor::))

Daha sonra larva transferi nasıl yapılır, uygulamalı gösteriyoruz.

En son ben bu işi yaparım demeye başlamıştı, bacanagıda niye yapamayasın dedi. Olay bitmiştir.


 

Ali beyin sanaldan ve damacanadan haberi yokmuş. Damacanada arı var deyince bu arı buraya nasıl girdi dedi.

Kış günü biz koyduk deyince bayagı bir acayibine gitti.

Misafirlerimizi yolcu ettik, yolları uzun. Taaa İzmir Menemen’e gidilecek.

Yolunuz açık olsun.

Misafirleri yolcu ettik, peşinden ilhami abi geldi.

İki kovana larva vermiştim hazır sütlü larvaları alması çok kolay ama ucunu koymayı unutuyor.

İlhami abi, kaşıgın ucunu koyacanki iş olsun.

Masadan kaldıramıyorum, bereket yenge aradıda kurtulduk::))

10 Dakka sonra geliyorum dedi, gene yarım saat bekletti.

İlhami abinin çocukları düğündeydiler, onlarıda alıp bizim eve geçtik.

Anında basmışım ispiyonu, yenge 10 dakka sonra geliyorum diyor ama eliylede bekleyin işareti yapıyordu::))

Bu sene ilk defa balım bitti.

Bal isteyenler var, kanola balıylada yeni tanıştık. Bana göre tadı ayçiçek balından güzel kokusuda fena degil. Çok hafif ve güzel bir kokuya sahip.

Tek sorun, bu bal çok sulu.

Sırı alıyorsunuz su gibi akıyor.

Tenekeden bu bidona alıp, üç gün 45 derecede beklettim, kıvama gelsin diye.

Renk çok açık sarı.

Bu arada arılıkta anaarı memesi besleyen kolonilere kanola balı veriyorum. Bir haftada 1 tenekeden fazla balı sulandırıp meme besleyenlere ve metrolara verdik.

Su gibi bal.

 

Bir kaç kişiye bir test ettirelim bakalım sofralardan ne gibi bir şikayet gelecek.

Kanola balı.

İlk test işini İlhami abi üstlendi, hadi hayırlısı.


Etiketler: , , , , , , , ,
Anaarı üretme teknikleri, Arıcılık Bilgi Merkezi, Magazin | Yorum Yok »
Forum