ARICILIKTA İŞ BİTMİYOR

Ekleyen, Ali Türk on 29 Nisan 2012 – 23:00 -


Evet, arıcılıkta işler gerçekten bitmek bilmiyor. İkinci parti ruşetlerin biçimi bitti, bölme kanalları açıldıktan sonra montaja geçiyoruz.

Bu sene ilk defa işlerin bitmediğini görüp, iki sefer izine çıkmama rağmen işleri henüz yoluna koyamadım.

Enes Emin’in arılığı bitmek üzere, işin büyük bölümü tamamlandı diyorum ama gene bitmedi tabiki::((.

İkinci etap bölümler az olacak, 20 tane montaja girecek bitecek, ikici 20 taneye geçilecek, yoksa acayip bıkkınlık veriyor.

Cemil usta ise dükkanda bana ait şeyleri toparla diyor,bir köşeye atılmış ana arı çiftleştirme kutuları, taa iki yıl öncesinden kalma. Vecdi abiye gidecekti, iki tanesi Emrah’a gitti, o projeyi iptal etmiştik. Dört yöne çalışacak sistemde çalışıyor. İlk ana arı çiftleştirme kutularını bunun gibi yapacaktım, o zamanlar o kadar karışan olmuştu ki sormayın, sonrasında üçlü sisteme geçilmişti.  Bu sistemin zararı nedir bilemiyorum, yok olmaz diyen o kadar çoktu ki::))

Kutu dört bölmeli ve dört yöne çalışıyor. Cemil ustayı kırmadık ve kutuyu topladık. Menteşe miz olmadığı için arının girebileceği bir musluk oluşturduk, açıp kapatması süngerle oluyor::))

Pazartesi Muğla’dan gelen arıların hafta sonrası bölünmesi gerekiyordu.

Muğla’lılardan 26 bölme yaptım, devamı gelecek.

Yemlik altlarından bayağı bir sakatat topladık.

Zaim abinin bahçedeki katlı kovan acayip bal çekiyor. Güçlü koloni bal demek, tabi biz güçlü koloniye alışık değiliz, yazın ortasında biraz güçlenip, sonbahara ceset kolonilerle yıllarımızı tükettik, halada devam ediyoruz.

Bir başka çıta, ışıl ışıl bal. Bu soru herkes için geçerli, elinizdeki, arılarla nasıl bahar balı alacaksınız. Bir çok kişinin hala 4-5 çıta arısı var. Düzceye 5 çıta arı verdim, Erkan diyor ki arıları sormuyorsun, hayırdır dedim, 5 çıtalık arılar 16 çıtaya ulaştılar, hadi maşallah dedim.

Plastik erkek çıtası ise bir yüzünde erkekler kapanmaya başladılar.

Ormandaki arılara da zaman ayıramıyoruz. İşler arap saçına döndü. 10 Çıtayı doldurmuş bir arı, hemen kat verdik.

Direk dolu katı veriyoruz, elimizde örülü petek bol, arıların petek örme içgüdüsünü ise erkek çıtası vererek gideriyoruz, her katın iki kenarına boş çıta giriyoruz.

Bir 10 çıtalık kovan daha::((

10. Çıta yerine dalak asılmış. Hiç bozmadım, bir çıta çektim bal geliyor birazda  yavru atılmış. Ballı çıta altta. Bu kovana hemen örülmüş peteklere dokunmadan kat verdim. Kara kovan balı filan isteyenler var::)) Kendimizi nasıl avutuyoruz ama..

Yukarıdaki kovanın dalaktan önceki çıtası.

Kovan kontrollerinde ana arı aramıyorum. Tesadüf çektiğim çıtada ana arıya  denk geldim.

ormanda işimiz bitti, malzeme ikmali için yazlığa giriyoruz.

Birisi geldi elinde ajanda, Zaim bey merhaba dedi, hemde bana::))

Dedim ben Zaim bey değilim, fakat vekiliyim buyurun::))

O zaman siz burada ne arıyorsunuz, dedim burada arıcılık malzemelerimiz var onları taşıyoruz.

Bende eskiden arıcılık yaptım dedi, yani şimdi arıcı degilmisin bu işin eskisi olmaz dedim, aynen öyle dedi.

Gel o zaman Raşit bey sizi bir arılarla tanıştıralım.

Eskiden arıcıya bakın. Suratta ki gülümsemeye…

Ban ne dedi biliyormusunuz, bu gün Gebze de arıcılık malzemeleri satanları gezdim, arı filan nerden alabilirm diye sormuş. Artık yerim musait diyor, Raşit bey kim mi?

Bu sitenin yöneticisi, Zaim abide yardımcısı, ne gariptir ki birbirlerini tanımıyorlar::))

İyi olacak hastanın ayağına doktor böyle gelir demek ki.

Birde Zaim abinin bir projesi vardı. Sitede 18 villa var her villaya bir koloni, bakımlarını ben yapacakmışım o işime gelmemişti::))

Yönetici bu işten anlıyor, arılar benden, bakım size ait, anlaşabiliriz.

Yakında bir iki koloni vereceğim, şu ana arılar bir çiftleşmeye başlasınlar.

Raşit Adiloğlu yakında aramızda olacak, hatta oldu be::)))

Bu yılki ilk transferlerde sıfır çekmem çok kötü oldu. Bana bir kaç gün kaybettirdiler.

janter ekipmanları ve tutan ana arı memeleri.

Bazıları 3 Transfer yapıp birisini tutturup, başarı oranım %35 diye hava bile atanları biliyorum.

Aynı zat, bu gün haber yapmış. Ellide, sıfır::))

Allah her şeyin hayırlısını versin, birisi bu kadarda taklit edilmez ki, bırak peşimi dimi::))

29 da 25 tutmuş meme, taklit edecek olanlar başarısızlıkları değil başarıyı taklit etsinler::))

Nihayet ana arı doğumlar başladı.

Tek üzücü şey, dün arı kuşları bir kaç tane gurup geçiş yaptılar.

Her şeyin hayırlısı.

Arılıkta ana arı kutusu arılandırıyordum, bir taraftan da video çekiyoruz, surat maskesi vardı. 3 Çıtalık bir arı beni mafetti, gidip maske giyene kadar, omuzum dan göbeğimden, kollarım ellerim, ayaklarım hala yanıyor::((


Etiketler: , , , , , ,
Anaarı üretme teknikleri, Arıcılık Bilgi Merkezi, bahar balı, janter ekipmanları | Yorum Yok »

BAL HASADI BEYKOZDA BAHAR BALI

Ekleyen, Ali Türk on 07 Haziran 2011 – 06:57 -

 

 

Hafta sonu Beykoz Akbaba köyündeydik, sanki bahar. Kolonileri gün boyu ara sıra inceledim akşama kadar polen geliyor. Çiçek başta akasya olmak üzere ne ararsanız var ve bu sene kestane mevsimine ara boşluk olmadan girilecek gibi gözüküyor.

Hafta içi ise Gebze’deki arılıkta hep rutin işler ve gelip gidenler mevcut.

Gümüşhane’li Ömer abi. Kolonilerinin birisinde çok varroa görmüş, çoktan beri asit istiyordu. Bu mevsimde laktik asit vurabilirsin dedim. Kendisi kovanlarını bir kaç gün içinde Gebze’den Gümüşhane’ye nakledecek. Damacanna kovan ilgisini çekti::))

Bu esnada damacana sona dayanmak üzere. Evet bu arının hikayesi belli ve invertle beslenip, buralara kadar gelmiş bulunuyor.

İnvertle alakalı ahkam kesenlerin, hala ellerinde olmaz efendimden başka bir şeyleri yok.

 

Başta kütük kovan, sonra karakovan ve şimdi damacana kovan, birer yıl arayla üçüde invert şurupla beslendi ve üç kolonide sönmedi. İnvert şurup için olumsuz yazı yazanların elinde bir tane bile deney ve gözlem mevcut degil. Bunlar bilimcide olsa farketmiyor, demekki bilimden habersiz bilimciler var dünyada.

Oluyor bakın::))

Gene hafta içi İstanbul’dan birisi aradı, abi anaarı lazım, yav lazımsa ben ne yapayım. Arıyı sana güvenip böldüm bir ana arı vermeyecekmisin.

İyi gel.

Ziyaettin Doğan. Abi senin için şov arıcılık diyorlar dedi bazı yerlerde. Ne gariptir adımızı anmayanlar, bizden başka konuşacak bir şeyde bulamıyorlar.

Onlara en çok koyanda hele şu yaptıklarınızı bir görelim, yapmış oldugunuz paylaşımların kaçı haber ve bilgi içeriyor dememdir.

Hemen sesleri kesilir. Fırsat beklerler yeniden nereden saldırsak diye. yaz yaz nereye kadar, her geçen gün bana göre yanlarındakilerde yavaş yavaş kopuyor. Bir kaç kişi bana karşıya herkesi kendileri gibi düşünüyor sanıyor bu kişiler.

Yıllar öncesi bir seçim vardı, bir partinin adayları ev ev ve tüm işyerlerini sırayla dolaşmasını izledim.

10 Parti varsa bunların ilk üçe girme şansları sıfır. Bir anlatıyorlar, bakıyorsun bunlar kesin  iktidar. Bu gurup gidik bir başkası geliyor gene aynı konum şimdide bunlar iktidar, anketlere bakıyorsun, sondan birinci degilse bile kesin ikincilik garanti.

Babama sordum, baba bunlar bu işi nasıl hazmedip böyle inandırıcı konuşmalar yapıyor diye.

Babam siyasetçi ve dediki, oğlum bunların en tepesindeki olayı biliyor ama alt tabakaya öyle bir empoze uygulanıyorki, hepsi seçim akşamı yıkılınca anlıyorlar ve sonuçlara inanamıyorlar dedi. Zaten bu işe inandırılmasalar böyle emin konuşmalar yapamazlar.

Bizim karşı gurupta aynen bunlar gibi, kendileri aralarında bize karşılar, herkeside karşı olarak görmek istiyorlar.

Fakat kazın ayagı pekte öyle gözükmüyor.

Ziyaettin Doğan ilginç anılarım arasında. Cuma günü anaarı alıp gitti. Be zaten Cumartesi Pazar, bal hasadındaydım. Pazar akşam üzeri Gebze’deki arılıga geldik. Hacıya ben az uyuyacam dedim. Hacıda uyumaya gitti. Telefonları sesize alsammı falan derken çalarsa kalkarım bir sürü iş var fazla kestirmeyelim dedim.

Az kestirmişim, bir mesaj geldi, dedim gene bir açılış var. Duramadım bir bakayım nedir diye.

Ali abi ben yıkıldım, anaarıyı kesmişler.

Şimdi ne dersinki. Cuma akşamı anaarı alınıyor, pazar günü cenaze var. Sen ne kadar tarif edersen et, ne kadar yazarsan yaz.

 Bir günde anaarımı bırakılır.

Acelen ne? ne oldu şimdi.

Zaten kendisi şu an işsiz  iş arıyor, benimde ayarımı bozdu. Telefon ettim yıkılacak bir şey yok, bir ara bana bir ruşetle gel.

 

Hafta içi Yusuf Şimşak kaşık ve çanak yollamış.

Kaşıkların uç bölümü enlemesine biraz daraltılmış bu iyi olmuş kaşıga esneklik kazandırıyor. Daha önceki kaşıklarda kemik daha genişti.

İlk denemede 80 civarı larva transferi yaptım, bayagı güzel. Kendisine teşekürlerimi iletiyorum.

polen

Seyyar polen tuzagıyla toplanan polen. Gebze’de şu an gelen polenlerin rengi bu.

Seyyar polen tuzagıyla olmaz diyenler yeniden bir baksınlar.

Bal sagımına gitmeden Başta kazan Gebze’de yıkandı, arılıktaki yazlıkta su yok, taşıma suylada orada temizlik zor.

Geçmişe göre bizde herşey degişti. Arılarımızın geçmişte bu güce ulaşması imkansızdı.

Bal hasadı yapıldı, fakat kafama takılan, ne kadar hasat yaparsan yap, arılar balı 30 çıtaya yaymış ve bu kanola balının kestaneye karışmaması imkansız. Şu an akasyadan acayip bal geliyor, çıta silkelendiğinde acayip nektar akıyor.

Kestane balı kıymetli, genelde kovanda ne kadar bal varsa hasat edilir. Kanola balı kestane balına bakalım ne gibi bir olumsuzluk yapacak önümüzde zaman diliminde gözlemleyecegim.

Çiçek çok, dedimya sanki bahar ayındayız.

Bir örümcek, birde işçi arı.

Tablo çok üzücü ama herkes işini yapmalı. Bu örümcek ağsız  iş yapıyor, çünkü arıya zehir verip felç etdip zehirliyor. Zehirlenmiş arı dilini dışarı çıkartıp ölüyor. Bu zehirlenme işi anlık olup, işçi arı bir kaç saniyede felç oluyor.

Burada başka bir örümcek var agını kurmuş, hemen yan çiçektede çalışan bir işçi arı. Örümceklerin işi çok zor, bekle bekle bekle….

Pamuklegen çiçegi.

Bal hasadı kendi arılıgınızda olmuyor. Siz ne kadar iyi hazırlansanız mutlaka bir şeyleri unutursunuz. Çıta balları aldık, kovana kondu ama örtü bezi unutulmuş.

Hacı hemen bir çuval zımbaladı, çıta olarakta oradaki bahçeden bir çit kazıgı söktü::))

Hacının bu yönünü çok severim, belkide bundan dolayı yıldızımız barışıyor. Pratik zekalı birisi. Herkes kendisine uygun kişilerle  arkadaşlık eder.

Dedim bunu yazacam ama poz vermeyip gülüyordu, bir sürü resim çektim bir bakmadı, inat işte.

Kovan örtümüz ve çit kazıgı çıtamız.::))

Nasip diye buna derler. Bu örümcegin işi dışardakinden daha zor. Ne sabır varmış.

Bu yazlıkta oturan filan yok, boş duruyor. Örümcekte gelip buraya tuzak kurmuş. Biz elimizle arıları bu odaya getirip örümcege sevis yapmışız.

Muhteşem abiyle telefonda konuşurken gördüm abi örümcegin birisi bizim arıyı yakalamış dediğimde örümcegi rahat bırak diyordu::))

Kimden yanasın bilmiyorumki.

Sabrederken ölen örümcekte vardı agda::))

Burada arılar üst üste de denilebilir. Harun amca uzun yıllar Almanya’da kalmış ve geri gelip şimdi bu bahçede akşama kadar oyalanıyor. Bu karede bayagı ilginçlikler var. Kovan gibi karakovan ve hala bu mevsimde koloni beslemesi gibi. Arılarının geneli 5-6 çıtadan oluşuyor, bir iki tanesine kat koyulmuş.

Bal alırken ilgimi çeken bir ağ kurdu. Polen içinde doğup orada zulalanmış ve agını örüp koza yapma peşindeydi, bunu affedemedim.

Bazen arılar gözden kaçırabiliyor demekki. Petegin içinde ağ kurdu faliyeti oldugunda zaten arıların ruhu bile duymuyor.

Ballar alındı sagıma geçildi, hacı ben açım demese son gaz gidiyorduk. Bu hacı acıktımı nedendir bilemiyorum verimden düşüyor.

Zafer abi hemen ben yemek işine bakayım dedi.

Harun amcada bahçeden yeşil soganları toplamış, sofra hazırlıkları devam ediyordu.

Saim ve oğlu Sinan kendi arılıklarında işleri yetiştirmeye çalışıyordu. Maske olmasına ragmen alerjisi olan Sinan üç iğne yemiş. Aramızda 50 metre olmasına rağmen bize bile sataşan Aydın’dan gelen arıları vardı. Gerçekten aç çalışılmıyor::))

Arılar bu çiçegide çok ziyaret ediyorlar.

Bunun gibi bir kaç kovan var, derdini bir türlü anlayamadım. Örülecek petegi var, oğula gitmiyor, dışarda iş var ve bazı kovanlar böyle yatıyor. İyice ısladım yere düştüler biraz sonra gene aynı görüntü.

İlerdede aynı hadise olacakmı merak ediyorum.

Arıcılıkta en güzelanlardan birisi sır almaktır.

Balnız varsa sırını alırsınız, yoksa magazin haberleri yapıp bize şov arıcılık diye atıfta bulunabilirsiniz.

Yazıp çizenler sizinde neler yaptıgınızı bir görelim, hep magazin yenmiyor, yeter artıkın::))

Yaprak döner gibi yaprak sır. Sır bıçagını çok iyi kullandıgımı düşünüyorum. Hacı bu sahneleri görünce fotograf makinasını versene dedi. Dayanamayıp resimler çekti.

Sır tezgahındaki sırlı çıta bal. Kanola balı, bu sene kanola iyi degilmiş, iyi oldugunda neler olacak ilerleyen senelerde görecegiz.

Bu çıtalar bu sene verildi, örülüp bal doldurulmuş.

Hacının durumu gene iyi degil benzinşi bitmiş gibi bir hali var.

Bu sene ilk defa haziran başında sağım yapıldı. Trakyada sağım yapana ne denk geldik nede duyduk. Binlerce koloni kanolaya gelmişti ama malisef gelişemeyen arılar sayesinde sezon bitti. Sır taragı işi sır bıçagı gibi seri olmuyor.

Yerli, kafkas ekotip ve Muğla arılarımız döktürdüler kanolada.::)

Arıcılık, arıcılık, arıcılık ve sırlı bal.

Sizleride paylaşıma bekliyoruz, entel arıcılar nerelerdesiniz:::)))

Litarütürden bişiler deyin bana….

Bu arada iyi yorulmuşuz, mesai bitimi arılığa hiç gidesim yok lakin ana arı kutuları baştan sona taranıp elimizde ne kadar hazır ana arı var liste çıkmalı. Bu sıra bazılarını acayip beklettim felaket kızıyorlardır::))


Etiketler: , , , , , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, bahar balı | Yorum Yok »
Forum