ARICILIK VE SOĞUKLAR
Ekleyen, Ali Türk on 15 Ekim 2011 – 22:39 -Bu resimler 2 ekim günü çekilmişti. 2 Ekim günü Yusuf Şimşak ı ziyaret etmiştik. Ziyarete gitmeden bazı yerleri ziyaret etmem gerekiyordu. Bahçede altın çilek varmış.
Büyük saksıda yetişebiliyor ve bir insan boyu yükselip bir sürüde meyvesi vardı, tohum alıp seneye balkonda bende yetiştirmek istiyorum.
Bir yerde çiçek açarken bir yerde olmuş altın çileklere rastlamak mümkün. Yaz boyu sürekli meyveli kalıyor ve haberlerde okuduğuma göre Mersin civarında seralarda deneme ekimleri yapılmaya başlamış. Diğer sera ürünlerine göre daha karlı olduğunu söylüyordu üretici.
Olgun altın çilekler.
Bu bahçede her şey var. tavuklar horozlar, ördekler kazlar, tabi bir kaç tanede kangal var. Yeni doğmuş civ civler ve annesi::))
Uzaklardan gelen taze fıstıkların nasıl yenileceğini çözdük. Dış kabuklarıyla haşladık ve içini çıkartık biraz daha tuzlayıp kavurduk.
Arıcılık sezonu bitiyor. Her ne kadar işler azaldı desek te faaliyetlere zaman yetmemekte. Hafta içi İlhami abinin ormandaki arıları bir araya topladık. Taşıma işini ikimiz yaptık.
Ormanda havalar hele geceleri çok soğudu. Darıcadaki arılarla, ormandaki arılar arasında acayip yavru farkı var. ormandaki arılar yavruyu iyice azalttılar. Bu yıl İlhami abiye teknik ve lojistik destek veriyorum. Yani işlerinin planlaması bana ait. Teknik adam olmak ise çok zor.
Varroa mücadelesi yapıldıktan sonra düşen varroaları dökmedik, arıları taşırken polen çekmecelerini çıkardık ve sonuçlar bunlar.
Bazıları bizde varroa yok demekte, bu kesinlikle yanlış yada başka işler vardır işin içinde.
Biz yaz boyu bu kolonilerde varroa mücadelesi yapmadık.
Aklına estikçe mücadele yapıp, benim kolonilerimde varroa yok diyenleri de bilirim. Birde varroa varken yaptığı mücadele yetersiz gelip, varroa yok diyenler var.
Sonuçlar süper ve polen tuzağından aşağıya dökülen varroa bu, birde kovan içine döküleni düşünün.
10 Koloni benim minibüsün dişinin kovuğuna yetmedi. Desteklemeler için görevliler gerekli tespitleri yaptılar, bende tespitlerimi yaptırdım.
Ormandaki durum hala pürenler açamadı ve üzerilerine kar yağacak.
Hafta içi Zaim abim balık tutup bana gel balık vereyim dedi. Hemen bir koşu gidip balıkları alıp geldim, akşam yemeğini yememe rağmen, bir postada balık yiyip sonra, doktorumu aradım abi beyaz etten zarar gelmez ye dedi, önceki yemekten haberi yok.
Meşhur invert şurup, bir çok kişiyi şapa oturttu, şimdilerde gıkları çıkmıyor. Benim kızdığım ise, bu işe karşıyım diyen bilimci niye başkalarını satışa getiriyor. Hocamız böyle dedi diye öne çıkanları neden bu hocaları sattı, bunun başka izahı yok. Normal şartlarda benim invert şurupla pek işim olmaz. Bu şurupları ana arı çiftleştirme kutuların yüklemesine kullanıyorum. Geçmişte, kütük, kara kovan ve damacana kovanı da invert şurupla besledim. Hayret bu kadar zararlı şurup, arıları niye öldürmüyor::))
Kullanamadığımız zaman kenarda dursun bozulmuyor. Çalışanlar için ideal bir şurup. Aynı zamanda bilimsel.
Ana arı kutularının beslemesine genelde bardak kullanıyorum.
Facedeki arı bakanı sayfamızı, resimde görüldüğü gibi sayfamızın sağ tarafına getirdim.
Bu işi de ilk ben yapıyorum ha::))
Yarası olan gocunsun.
Yogun bir haftayı geride bırakıyoruz. Bakalım kısmette neler var göreceğiz.
Etiketler: altın çilek, arı bakanı., invert şurup, varroa
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
ARICILIK VE EKİM AYI
Ekleyen, Ali Türk on 10 Ekim 2011 – 23:40 -Hafta arası bir arıcıyı daveti üzerine ziyaret ettim.Yaklaşık 3 ay öncesi benden 5 çıta arı almıştı, son zamanlarda kovana sarıca arılar girmeye başladı, birde kanatsız arılar varmış yerlerde. Bir gittim kovanda kat var, hayret dedim demek ki koloniye çok iyi bakmış. Katı açtım arı yok, alt kata baktım arı yok.
Bu kişi güya geçmişte arıcılıkta yapmışmış.
Benden aldığı 5 çıta arının her çıtasını ayırıp, aralara ham çıta girmiş, buda yetmiyor gibi kovana birde kat atmış ve kovana böyle bakmış. Arı iki çıtada can çekişiyordu. Demek arılar böyle gelişiyor.
Koloni o kadar çaresiz kalmış, ana arının tepesinde bile varroa bekçilik yapıyor.
Genelde tüm işçilerde varroa vardı, bazılarında ise çift varroa var.
Hemen katı aldım. Aralardan ham çıtaları alıp, bu işler yapılırken evden şurup yapmalarını istedim. arıyı sıkıştırıp şurubunu doldurup, yeniden şurup vermesini söyleyip ayrıldım. Birde acil olarak git malzemeciden ilaç al ve tarifine göre uygula dedim ve aradan bir hafta geçti hala gidip bir daha bakamadım sonucu görmek istiyorum.
Bu resimde birde kanatsız arı var, kanatlar tam değil.
Hafta sonu ormandaydık. Bu sene püren bir türlü pespembe olamadı gitti. Tam açması düzelirken hafta sonundan beri yağış devam ediyor ve havalar geceleri 7 derecelere kadar düşüyor, bazı kolonilerde hiç yavru yoktu. Soğuklar ve olumsuz şartlar analara yavruyu kestirmiş. Kuvvetli kolonilerde katlara bal geliyor, zayıf koloniler ise tırmalıyor, bir kaç koloniye ballı çıta takviyesi geçildi. Bu sene püren her senekinden berbat oldu şimdiye kadarki sürede.
Pazar günü ise elimizin altındaki ana arılarının bakımları vardı. Bu resimde gördüğünüz Gebze karniolu, saf ve yerli. Muhteşem abiyle bir ara dedikki tüm kutuları bile saf kışlatalım. Saf çok olunca istediğin yerde kışla. Bu resimde flaşlı çekim alt resimle aynı aradaki renk farkına bakın.
Saf işi bizim için artık çocuk oyuncağı denilir ya aynen öyle oldu. Mutlu sona eriştikten sonra, bu işi her yerde yapabilirsiniz. Biz ilk dönerci dükkanında bu işin temellerini atmıştık, şimdi ise arabada, piknikte, eviyin odasında, yarım saatte bir saf arı tohumlayıp kenara koyabilirim. Sperm toplandıktan sonraki uygulama süresini 5 dakika altına indirdim. Özgürlük gibisi yok, kimseye bağımlı olmadan yerli saf damızıklarımı üretiyorum::))
Bir başka Gebze yerlisi, saf….
Ana arı kutularının keklenmesini kesip, invert yükleme yapmaya başlandı. Bu sene soğuklar erken geldi sanki.
Bazı kutuların stokları çok az ve duble yol veriyoruz.
Bazı gözlerde birleştirme yapılınca, ana arıyı kafese alıyorum.Sadri abinin yapmış oldugu kafesler harika, ana arı keki bitirip anayı çıkarttığında kafesi haftalarca almasanız da bir olumsuzluk yok, çünkü çıtalar birbirine bitişik oluyor. İnvert şurup.
Bazı ruşetlere yemlik girmiyor, onlara bardakları sıralıyorum. Bardakları uzun süre burada tutarsanız delip parçalıyorlar.
Koloni gücüne göre şurup çekiyor. İki çıta arı bir saatte 1 litre şurubu çok rahat petek gözlerine depo eder.
Hafta sonu arkadaşlarımdan birisi sana paket yolladım gelmedi mi? diye aradı, dedim gelmedi. Bu gün kargoya gittim, dedim bana paket yollanmış, evet abi sana ulaşamadık, telefonun meşguldü::(
Koliyi kaldırmaya çalıştım o ne be kalkmıyor.
Kantara koydum 30 kilo üstü bir paket, sanki hediye değil, yardım paketi mübarek.
Eve getirip açtım koliyi, bu yer fıstığı imiş taze. Nasıl yenilecek onu bile bilemedik, aradık bu ne olacak diye tuzlu suda haşlanıp yenilecekmiş.
Kolide yok yok::))
Arkadaşımın kendi ürünleriymiş.
Salça, harnup pekmezi, badem, yer fıstığı, pul biber, limon, keçiboynuzu, zeytin, nohut.
Kışı kapıya koyduk:::))
memleketin her tarafından ne yiyecekler ne hediyeler aldım. Neydi bir kitap vardı, ona gire bilir miyim acep::)))
Etiketler: ana arıda varroa, arıcılık, gebze yerlisi, invert şurup, karniol, püren, yerli damızlık
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
































