ARICILIK VE MEHMET YÜKSEL

Ekleyen, Ali Türk on 26 Haziran 2011 – 22:14 -

Dostum arıcı Mehmet Yüksel bazı işleri dolayısı ile ülkemize gelecekti. İşleri daha önceden planlamıştık hatta iki günde bitermi diyorduk, iki saat bile sürmedi, bu konuda Yusuf Şimşak kardeşime sonsuz teşekür ediyorum.

Mehmet Yüksel gece havaalanından alıp evime geçtik. Gece dört filan yatıldı, sabah saat sekizde telefon çaldı, eyvah dedim Ali Şekerliyi bir önceki akşam arayacaktım, heralde ne oldu diye telefon ediyor. Hemen şekerli abimi aramışım abi ben terminale geldim, doktor beni aldı dedi::))

Hemen Mehmet’in odasına geçtim telefon eden Mehmet’miş, hani derlerya sabah sabah gözüne çöpmü battı diye, az uyu be::))

Sanki acelen ne.

Hmen kavaltı yapıp arılıga geçtik.

 

Damacana kovan incelendi, hatta sabah sabah arkasınıda açtık arı zaten sıgmıyor. Yakında bu damacana patlar.

 

Hacı bıyık altından gülerek pozlar veriyor, hayret hiç nazlanma filan yok.

 

Bu hacıya hasta oluyorum bazı huyları Şener Şen’e benziyor. Güzel espiri kabiliyeti var, fakat Türkçe biraz kıt olunca acayip zorlanıyor.

Arılıkta hatıra fotolarımızı alıyoruz.

Ana arı çiftleştirme kutularım.

 

Hava  gebzede güzeldi bu resimler sabah 9:30 da filan alınmıştır.

 

Yıllardır Mehmet Yüksel ile sanal alemde yazışırız, geçtiğimiz sene yüz yüze görüşme fırsatımız oldu, bu sene ikinciye buluştuk. Arıcılıkta bir çok kişiye rehber olmuş birisi. Mehmet Yüksel sayesinde , arıcılıkta çıta yükselmiştir. Hiç adını duymadıgımız şeyler, günümüzde artık yerleşmiş durumda. Bunların başında, koloni yönetimi, kış arıları, bahar balı, organik asitlerin kullanımı ve tarifi, arı ırkları, damızlık arının önemi gibi sıralayabiliriz.

Bu arılık benim Gebze’deki anaarı ürettiğim yer. Bu arılıkta 70 civarı koloni var, anaarı memelerini beslenmesi, erkek arıların üretimi gibi işlerde kullanılıyor.

Yaklaşık 250 civarı anaarı çiftleştirme gözü bulunuyor.

İlk yapmış oldugum üçlü kutuların ara bölmelerini kaldırıp, 10 çıta alan tek gözlü minik metrolar oldular. 60 tane 10 çıta çalışan anaarı çiftleştirme kutusu.

 

 

Bu kutularda şu an 3-4-5 çıta arı var, son bahar hepsi fullenir ve 5 çıta üzeri gözlerde kışlama sorunu çıkmadıgını gördüm.

Sabah sabah kutuları kontrol ediyoruz.

Arılıktan 09:50 de ayrılıp, İstanbul’a Yusuf Şimşak’ga gidiyoruz.

 

 

Yusuf Şimşak’la zaman ve tarihlerde biraz bocalasakta bir araya gelindi::)

Önce bir hafta önecesi zannedildi toplantı, onu çözdüktü:))

Sonrada ben mehmeti 2 de alacagım dediğimde, Yusuf gündüz 2  zannetmiş.

Muhteşem abiye Ali abiyi arayalım gelirmi filan derken, Trakyalı ekibe katıldı. Zaten Vecdi abi önceden gelmişti, Sadri abi Vecdi abiyi alıp geldi. Anında nasıl bu kadar kişi bu kadar uzak yerlerden gelip, Yusuf’ta toplandı bende anlayamadım.

Arıbakanı forum yönetimi, bir kaç kişi hariç burada. Kabineyi istanbul’da topladık::))

Zaten genelde herkes birbiriyle uzun zamandır içli dışlı, fakat yüz yüze olmak ayrı bir şey.

Muhabbet süper, ordan burdan falan filan derken, ofisin balkonundaki arıya sulananlar oldu. Ben balkona çıkmadım, bu ekip bu balkonu çökertir.

Ümraniyenin ortasında bir işyerinin son katındayız ve balkonda arı kolonisi.

Hemen yemege geçelim dediler bende ohbe yemege gidiyoruz diye sevinmiştim.

İstanbul’un göbeginde bulunan Saim Gürel ancak gelebildi. Yemekteyiz, kebaplar süper gözüküyor.

Yemede yanından bak::((

Yazıyı yazarken bile acayip agzım sulandı.

Kebabp üstüne künefe. Ben bu doktorları bir türlü anlayamadım gitti. Maşallah masada ne varsa silip süpürdü, bana diyorki, senin koloströlün yüksek maydonoz ye.

 

Kader işte, kendisi et yiyor, bize ot önerdi.

Maydonoza gel….

Yemek bitti, çayları arılıkta içelim dediler, arılık neresi köyde.

Hemen yola çıkıldı, belkşi 1 saatten fazla yol gittik ve Yusuf Şimşak’ın yazlıgındayız.

Burası süper bir yer, buda ayrı bir kader, bu malikhaneye ne zaman gelmiş isem, hiç bir meyve olmuyor.

 

Muhabbet güzel zaman akıp gidiyor, çay olana kadar beklenecek.

Etrafa göz atıyoruz, burada yiyecek maydanozda yok be::((

 

Durup duruken balkon yarışası çıkardılar.

Balkon varmı yokmu, beni ilgilendiren konu degil, nasılsa biz bu yarışmada sonuncu oluruz.

Boşuna kasmayın kendinizi bir yerinize bişi olacak rahat olun rahat.

 

Bu arada koca üçbeş körüğü ne zaman yaktı anlayamadım, hadiyin be arılıga dediler. Bu arada yağmur başladı, yagmur altında arılıga gidiliyor.

Şekerli abim taktı körüğe, bizi bogacak, Allahtan hayırlısı.

Arılıktayız ve yagmur yagıyor. Antalya’lı kızlar varmış, onlarda sakin dedi Yusuf, fakat sen ne olur ne olmaz bizim karniol bölümüne geçelim dedik.

Bu sene Antalyadan gelen arılardan bayagı bir oğul problemi yaşandı, hatta oğul almak için iskele bile kurmuşlar, bence buraya vinç sistemi kurulmalı::))

Bir ara yagmur bayağı bir hızlandı.

 

Bu doktorla bir türlü yıldızımız barışmadı gitti, bana bakıyor, bana bakma gudumsüzlük sende. Bastıgın yerde ot bitmiyor, güzelim hava senin yüzünden ağlamaya başladı.

Bı sırada koloniler açılmaya başlandı. Vecdi abi kontrollere başladı.

Yusuf örtü olarak brandaya geçmiş.

Trakyalı gene bir şeyler peşinde, ne yapmaya çalışıyor anlayamadım. Acayip gözlemcidir, onun ayarına gelmeden ne yaptıgını anlamakta zaten mümkün degil.

Bir kaç koloni açıldı, hafiften petek örenler var, kestane balı kokusu var.

 

Saim abi balı kokluyor.

Bu kolonide petek örmeye başlamış. Güzelim kestane balı petek örmeye harcanıyor::((

Bu sırada bir larvalı çıta bulkmamız lazımdı, bulduk.

 

Vecdi abinin oğluna egitim veriyoruz. Çin’de bu işi çocuklar yapıyormuş, yani Ziya’nın yarısı çocuklar larva Transferi yapıyor, Ziya çocuk degil bir genç, kesinlikle Çin’li çocuklardan daha iyi larva transferi yapacak.

Ben Ziya’ya yükleme yapıyorum, bazıları işimi bozdu, yav ustanın işine karışılmaz. Benim ayar işime karışmayın.

Ziya babasına ne zaman larva transferi yapacagım diye şimdilerde hep soryormuş.

Arılıktan çıkılıyor, zaman yok zaman. Birde kurs işimiz var bu sıralar.

 

Tekrar Yusufun yazlıgın bahçesine geliyoruz. Vecdi abi, getirdigi hediyeleri bizim kalfata vermiş, kalfada teslim ediyor ama ben adaletli bir dagıtım yaptıgını sanmıyorum.

Bana yazımı turamı dedi, cevap verdim, tulum peyniri bana kaldı dedi::((

Vecdi abinin hediye getirdigi petek bal, poşet dışından bile mis gibi kokuyordu.

 

Mehmet hadiyelerini kabul ediyor.

En zor olanı ise, Vecdi abi tulum peyniri verdi, bunu 3 ay sonra ye dedi::((

Yav 3 ay geçermi, hem o peynir bozulmazmı be::))

Hediye paketi uygulaması devam ediyor.

 

Gene erzincandan gelen arıcı el demirlerinide bizimki kapmış, bana bir tane zor düştü, hacıya ben ne diyecem şimdi. Hacı arıcı degilmi::((

Süper bir gündü.

Süper bir guruptu.

Süper bir kabineydi.

Süper bir toplantıydı.

Mehmet Yüksel, Ali Şekerli, Vecdi Küçükyılmaz, Sadri Demircioğlu, Yusuf Şimşak, Trakyalı Şenol, Saim Ahmet Gürel, Dr Muhteşem Turunç.

Her şey süperdi, herkese sonsuz teşekür ediyorum.


Etiketler: , , , , , , , ,
Magazin | Yorum Yok »

ARICILIK VE KETANE BALI

Ekleyen, Ali Türk on 13 Haziran 2011 – 22:06 -

12 Haziran 2011 pazar günü Gebzedeki ilerimizi bitirip, Beykozdaki arılarımızı hazırlamaya gittik.

Geçtiğimiz yıllara oranla bu sene kestane yaklaşık iki hafta geç kaldı.

Normal şartlarda haziran ayının beşinde açmaya başlardı.

Bu sene yağışlar kestane açmadan başladı, bazılarına göre bu iyiye işaret, bu sene iyi olacak deniliyor.

Kestane püskülleri açmak üzere hazır bekliyorlar.

Önümüzdeki perşembeden sonrası hava durumu iyi gözükmekte.

 

Kolonilerimiz bu sene kanoladan akasyaya, akasyanın bitmesiyle kestane kesintisiz bir şekilde geçiş yapmak üzereler. Bu işçi arıların hiç strese girmemesi, anaarınında yavruyu hiç aksatmadan devam ettirmesi demek. Bu saydıklarım benim açımdan önemli. Hiç besleme yapmadan dogal haliyle güçlü kalabilecekler.

Bizim resimlerimiz doğaldır.

Arıları birleştirip, birde şurup verip, arıları dışarı çıkarttırıp, sonrada karşısına geçip resim çekmiyoruz.

Kestanedeki son durum bu, bir abimize göre 2 gün içinde kestane açmaya başlayacak ve artık yagış olmayacak dedi.

Gecenin ortasında kendimizi Şile’de bulduk.

Allah ne verirse her şeyin hayırlısını versin.

 

Hacıyı evine bırakıp, kendi evime geldigimde gece saat biri çoktan geçmişti.


Etiketler: ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICILIK VE BÖYLE MAYIS AYI::((

Ekleyen, Ali Türk on 06 Mayıs 2011 – 21:53 -

Hafta içi İlhami abi Gebze’ye geldi bazı kovanlarını Darıcaya götürmek istiyor ve yapılması gerekenleri konuşup, birde çarşıda gezdik.

Çarşıya çıkmışken Hakim abimizi ziyaret etmemek olmazdı. Öyle bir tesadüf olduki, telefona mesaj geldi okuyorum, çumartesi cemiyetimiz var buyurun diyordu ve biz Zaim abimizin kapısındayız.

Bu hafta sonu kızının düğünü var, gençlere mutluluklar diliyoruz şimdiden.

Zaim abi oldukça yogundu, her yıl binlerce dosyaya karar verenlerden birisi.

Laf dönüp dolaşıp arılara geldi.

Ben arabayı degiştirdim, araç filan lazım olursa hiç çekinme diyor::))

Katsız 20 kovan alır dedi, Zaim abi bu araç nedir.

Fort kornet::)

Yav o kadar almazmı dedi, ben bir öksürdüm, 10 tane filan alır dedi gene gülüştük, koltuklar yattımı 8 den aşagıda inmem dedi::))

Ruşet yükleriz merak etme, 30 da alır deyip noktayı koyduk.

polen

Birgünde toplanan polen, bir su bardagı vardır.

Yaklaşık 20 çıta arının bir günde topladıgı polen.

Seyyar polen tuzagı olmaz diyenler vardı, oluyor be::)))

karakovan, damacana karakovan

Damacana kovan, aldı başını gidiyor.

Bende merak ediyorum sonu ne olacak::))

plastik çıta

Bu sene almış oldugum plastik çıtalar.

Sağ olsun Sadri abi sipariş verip bittiğinde hemen alıp kenara koydu, ben gidemedim Saim Gürel kardeşim ayagımıza kadar getirdi.

İstediğiniz zaman hemen plastik çıta alma şansınız yok.

Çok basit bir şekilde toplanıyor, hacıyı çıta çakma derdinden kurtarıyorum.

2 bin adet çıta alındı.

plastikçıta

Muhteşem abi plastikçiye gittiğinde şeffaf plastik tavsiye etmiş, onlarda bu renk plastik çıta basmaya başlamışlar.

anaarı çiftleştirme kutusu

Hani derlerya yumurta geldi diye.

Bu sene nasıl bir bahar anlamak imkansız.

Mayıs ayı girdi, havalar birden 20 derecelere yükseldi.

Bizde larva transferlerine başladık, eş dost anaarı istiyor.

Senmisin larva transferi yapan, sanki kış geri geldi.

Şanssız bedeviye döndük be::))

Dün hacıya dedimki abi kutuları arılandıracağız, sen anaarı kutularının çıtalarına inver şurup doldur, hazır olsunlar.

İki gündür çıtalar ve kutular hazır, yav paydos edip gittiğimde ortam buz gibi olmuş, kutu arılandırmak imkansız.

Hacı abim dediki kovanlara kat atalım, nasılsa arılar şurubu sarar, bizde çıtaları alıp kutulara koyarız.

Çaresizlik, bir taraftan diyorum olmaz ama çare yok.

 

anaarı çiftleştirme kutularıKutulardaki çıtalar kat atılmış kolonilere verildi.

Hacıya dedimki bu arılar şurubu alt çıtalara çekerse, o zaman bu işin sorumlusu sensin karışmam.

Tabi dedigim oldu, çıtalardaki şuruplar uçmuş::((

Niyetimde bu gün izin alıp arılıkta çalışma yapmaktı.

Üzücü bir terslik daha oldu, benim şefin hem akrabası, hem kapı komşusu, birisi 8, birisi 9 yaşında birde baba anneleri dün akşam sobadan zehirlenip ölmüşler. Allah rahmet etsin, şef izin alıp gitti. Zaten çalıştıgımız bölüm yogun, birde tek kaldım, bir yere gidemem.

Muhteşem abiyi aradım, abi yetiş yoksa mafoldum. Yaklaşık 50 anaarı memesi bir kaç gün içinde doğacak. Cumadan sonra gelirim dedi, ben belediyedeyim, bir ara aradım çalışıyoruz aç aç desede ne yapayım, biraz eri dedim içimden yüzüne karşı, tabiki telefonda::))

karakovan

Dün akşam gene hava berbattı, bir kaç gün öncesi karakovana sığmayan karakovan, hemen içeri çekildi.

Örülen peteklerden birisi düşmüş, örülü peteklere yumurta atılmış.

Bunlar bizim devamlı gözlem yaptıgımız şeyler.

Arıların hareketlerini izlemeye devam ediyoruz ve arılar çok soguk dediklerini duyar gibiyim.

kraliçe arı yapay dölleme aleti

Arıcılıkta kraliçe yapay dölleme aleti.Yada suni tohumlama aleti.

Bu aletler ya ıslahta yada safların elinizde tutulmasını sağlar.

Sıradan arıcıların kesinlikle işine yaramaz, hobici arıcıların işinede yaramaz, idealleri ve hedefleri olanların kullandıkları aletlerdir.

Ufku kapalı olupta, makam, kariyer ve etiketleri olanların işinede yaramıyor, yarasaydı üklemizdeki bir sürü arı ırkı yok olurken bunlardan bir helva yapan çıkardı.:((

Mesayi bitimi Muhteşem abi aradı araban varmı diye.

Arabam birisinde emanet ve arabasızım.

Hemen gelip alayım dedi.

Paydos ettiğimde yolda beni bekliyordu.

Hemen arılıga gidiyoruz, yolda abi 50- 60 kutuyu arılandırdık diyordu.

Yok yav diyorum:))

Bir gittimki arılıga, bana sadece yatmak kalmış.

Hemen bundan sorası palnı açıklayıp birde belgeledim.

Kalfa her işi yapar, yani usta olmadıgında ustayı aratmayan kişidir.

Körükçüde kalfayı takip eder.

Muhteşem abi şortla filan arı açıyordu::))

Kostüm degişmiş be::))

İşleri bitirmiş havasına baksanıza.

Ustan kurban olsun sana::))

Benim sırtım yere gelirmi böyle kalfam varken.

co2 karbon gazı

Bu nemi?

Co2 gazı.

Son günlerde alet sayısı artınca arayış içine girdik.

Co2 gazı 10-15 lirra filan, tüpüne 400 lira depozit alıyorlar.

Bu minik tüp, 25 dakika anaarı bayıltmaya yetiyor.

Henüz araştırmalarımız bitmedi ama bu tip kartüşların 1 lira oldugunu duyduk ve araştırmaya devam ediyoruz.

Bu tüp, can yelekleri ve bişiklet lastigini şişirmeye yetiyor.

Anlayacagınız, ben 400 kagıt vermek istemiyorum ama mecbur kalırsam büyük tüp almak zorundayım.


Etiketler: , , , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICILIK VE GEZGİNCİLİK

Ekleyen, Ali Türk on 25 Nisan 2011 – 11:21 -

kanola tarlasıve erkek arılar

Gezginci arıcılık ve kanola.

Saim abi ve ben.

Mutlu oldugumuza bakmayın, gece anamız ağladı, sabah olduguda gece 3 derece sıcaklıgın etkisinden olsaki Saim Gürel arıcılıga başladığım güne lanet ediyorumdedi::))

Gezginci arıcılık zor, hele çalışan biri iseniz, hepten zor, belli dilimlere belli işleri yetiştirmeniz gerekiyor.

kanolavepolen

Kanola çiçegi ve polen derleyen işçi arı.

Benim arılardan sonra Beykoz’dan Saim Gürel’in arılarınıda yükledik, gezginci arıcılık başlıyor, maceralar bizi bekliyor…::))

haci seyithan arici

Hacı hemen mersedes kamyonun arkasındaki yataga postu attı, yat bakalım son yatan daha iyi yatar::))

mehmetaydin_agri_tutak

Bu hacının sondan bir önceki oğlu, hacı tüm yeteneklerini bu oğluna harcamış diyebilirim, yada iyi emek vermiş. Espiri küpü birisi. Biz kolonileri hazırlarken o bizim boya işlerini yapıyordu. Reklam yap, kovan boyatacaklar filan varsa boyarız diyoru::))

Gece saat 3 filan Saim’lerin arıyı indirdik. Bir ara hacı abinin oğlu Fatih sordu, çay içermisiniz diye sen ne diyorsun, hemen yap içeriz, tabi buraya çıkmak için 4-5 deneme yaptı, araba çiğde bir türlü tutunamadı, ayvayı yedik demiştim ama en son denemede arıyı serecegimiz yere girdik. Dedik çok sağol, bende aslında aşagıda bırakacaktım ama arı taşıma işi başıma kalacak diye çıktım demezmi::))

Hacının oğlu bir nakliyat firmasında çalışıyor, bunada şükür::)

Biz kovanların yarısını indirdik gece çay keyfi var arılıkta donuyoz::))

gezginci aricilar cay molasinda

Birde yeni arıcı var, Allah akıl fikir versin, Özkan.

Saim abinin eski işyeri arkadaşıymış.

Yardıma gelmiş, sağ olsun doğa sevdalısı birisi.

Çay içerken resim alıyoruz hacı çekme diyor::))

Arıların altındaki dikenlik alan biçildi.

Bu hacının kıymetini ben bilirim, ara sıra kapışıyoruz ama olsun, ikimizde inat bol miktarda mevcut::))

Rampaya çıkışmı inişmi zor

Ah gençlik ah, dedirten bir foto.

Allah ne verirse hayırlısını versin.

Gece arıları indirip kovanları açtık.

Hacıya oğlu diyorki baba yatakları açıyorum geç yat, ben yatmam diyor, baktım nazlanıp duruyor, oğlum Ali hemen yataga kendini at.

Bir yatmışım sabah bir cam tıklatan var hiç arılıgada benzemiyor, bir tesisteyiz. Sabah olmuş hadi kalkın daha arılıkta işler varmış.

Çay içiyoruz ıspanaklı börekle.

Hacı doktoru arıyor bu gece mafoldum diye, bir daha nazlanacagını hiç sanmıyorum, bir musibet, mevzusu yani…

Doktorda az bir izin alıp yanımıza geldi, buradan kalkılıp arılıga gittik.

kanola_arı

Arılar kanolaya acayip sarmış.

kanolacicegi

Görüntüler süpredi.

Arılıga bir gittikki görüntü süper, işten gelen arılar kovana gelmeden yerlere dökülüyor.

Saim abiler arıları apar topar getirdiler yapılacak işler buraya sarktı.

Arılarda şaşırdı, dün dışarı çıkamıyorduk, bu gün bize ne oldu diye.

arı keki ve yiyemedikleri

Kek verdiğimiz arıların  çekmecesine dökülen balı alınmış şekerler dökülmüş.

Köy Muhtarı Kani bey ve Muhteşem abiyi ugurluyoruz.

Keki olmasına rağmen gümlemiş bir koloni. Saim abi haftada bir gidiyor, bazen iki gitsede işleri yetiştiremiyor ve son soguklarda 2 kolonisi üzerinde kek varken sönmüş.

Kek var ama arı yiyemeyip sönüyor.

Bu arıyı kurtarmaya çalışıyor ama zor, anaarıyıda göremedik.

Benim işim olmadıgı için çekimler yapıyorum, güzel videolarım var.

isciari

Arıların görüntüleri içinizi ısıtıyor seviniyorsunuz.

arı_kanola cicegi

arivenektar

Gece kamyonla tırpan geri döndü bazı işleri orakla yapıyoruz.

Orak burada bagırıyor birisi.

Arılıktan ayrılma vakti geldi hala arılar çılgınlar gibi çalışıp uçmaya devam ediyordu.

Hacı nineye yaranmaya çalışan bir hacı, el aleme bak, bu çiçekle yırtacan dimi::))

Bu arada arılıgın yanında hayvancılık yapan birisi vardı, Agrı’lı çıktı.

Bu hacı çok ballı.

Nimet abi ikide bir arıyor neredesniz diye, kendisi Tekirdağ’da ve evine dönecek bizi bekliyor.

Birde soruyor açmısınız diye.

Açız, iyi o zaman kavurmalı kaşarlı pide söylüyorum dedi.

Afiyetle pideleri götürdük, ikramı kesinlikle geri çeviremem, hel doktor ve Nimet abiler gibi birileri olursa.

Nimet abinin durumlarda iyi degilmiş ilk bölünen kolonilerden 40 tane kapattık dedi.

Geçtiğimiz sene, sezona 250 koloniyle girmişti, ferizlide 30 civarında arı söndürerek başlamıştı.

Geçtiğimiz senenin genel raporu ise 250 koloniden bahara 80 kovan sağlam çıkmıştı.

Bu sene ise topladıgı koloni sayısı 1300 civarında, Muğla yöresini kuruttu ve bölmelere başlandı, Allah sonunu hayreylesin arı satacaklar.

Parası olanın arısı sönmezmiş, Aziz Mumcu’ya ait bir söz.

Gebze’ye geldiğimizde Akşam ezanı okunmak üzereydi. Haşat olmuşuz be.


Etiketler: , , , , ,
gezginci arıcılık | Yorum Yok »
Forum