ARICILIK VE KANOLA
Ekleyen, Ali Türk on 13 Nisan 2011 – 21:27 -Geçtiğimiz 2010 yılında bizden menmun kalan köy muhtarımız Kani Başoğlu. Seneye seni kanolaya bekliyorum demişti. Bu kadar işin içinde bir kanolamız eksikti.
Bir kaç yere kanola için gidip gelen Saim abiye abi sen bana takıl yerimiz hazır olacak desemde, sürekli abi muhtarı bir ara deyip durdu.
Bu hafta haber geldi, artık kanolaya gelebilirsiniz diye.
Kanolaya atılan ilaçlar bitmiş.
Bugdaylara süne ilacı atılacak diyor, bu arılarımızı etkilermi bilemiyorum.
Kani bey bizi karşılayıp bir kaç yer gösterdi kafamıza göre en güzel olnı seçtik.
Hayırlısı olsun.
Kanola henüz açık degil, kanola içinde veya kenarlarındaki sarı çiçekler yabani hardal.
Arılar hardalada konuyormuş, tek eksigimiz şu an sıcaklar.
İnşallah bundan sonra kar yağmaz, bir çok ilimize kar yağdı.
Hava oldukça rüzgarlıydı, girip çıkacagımız yollarıda gördükten sonra araziden ufak bir vuukuatla ayrıldık::))
Arabayı az bişi batırdım, iterek çıktık bereket.
İş bitimi köydeki Kani beyin arılığına geçiyoruz.
Anasız bir koloniye bir gün öncesi köyden bir arıcı mudahale etmiş, yavrulu çıta vermiş, yalancıya kaçan arılarıda uzaga silkelemiş anlaşılan hiç birisi gelememiş, çünkü kovanda yavrulu çıtayı saracak arı yoktu.
Bende yavrulu çıtayı nereye versem diye bir kovan açtım.
Balları yenilsin diye verilen çıta üzerinde anaarının ne işi var anlayamadım.
Bu çıtayı alıp, yavrulu çıtayı yavrulu çıtalar arasına koyup kapattık kovanı.
Tavuklar beni görünce nedendir bilemiyorum kaçmaya başladılar::))
Nasıl oldu bende anlayamadım, birden kendimi kümeste buldum.
Köy yumurtası.
Tereyağında bayılırım.
Kümese girilip boş çıkılmaz, nasip işte::))
Saim abi yumurtalara sulanıyor ama nafile, köyyumurtası’nı kimseye yedirmem be.
Kani beyle vedalaşıp ayrılıyoruz.
Bu arada doktoruu aradık, onun arayıp soracagı yok zaten.
Abi buyurun size kanat alayımmı filan diyor demekki almamış.
Abi biz balık getiriyoruz sen zahmet etme dedik.
Sezon uzun, yemlemek lazım::))
Karadenizereğlisi.
Balıkçılar çarşısı.
Bir sürü yemediğim balık var hepsininde özellikleri ayrı.
Birisi pazarlık yapıyor, kalkan balıgının erkegi iyi olurmuş.
Cinsini nerden biliyorlar tabi bilmiyorum.
Bir ara erkek ve dişisinin tadına bakarız be, kısmette varsa tabi.
Muhteşem abinin yazlıktayız.
Kendisi cam sera yapmış.
ekotip maydonoz ve kıvırcık ekti.
Bir yerden ekotip derken Almanya’dan gelen sebze tohumlarıyla bu ekoyu bozacak be::))
Hazırlanıp ekilen sera yagmurlama sistemiyle sulanıyor. Camsera hazır.
Nerden bulduysa diyeyim millet yanlış anlar, bir kapı vardı.
İnşallah bir camiden filan sökülmemiştir.::))
Töbe töbe.
Cam sera artık hazır, inşallah içinde yetişenleride görürüz, bakalım tadı filan nasıl olacak?
Hobici bahçıvanlar için bir link vereyim.
Bu Çinli’mi? Japon’mu? bilemedim.
Bir sürü video sizleri bekliyor.
http://www.youtube.com/user/f104ryo#p/u/4/dOoWUGvq5HQ
Vakit geçiriyoruz, ordan burdan derken arılıga geçtik.
Felaket bir rüzgar var acayipte soguk be.
Arılar malisef uçamıyor, bu bahar nerede kaldı.
Sepet kovana baktım, önü bulaşık gümlemiş. Bu sepet acayip saldırgan bir arıydı.
Muhteşem abi ona sen bakacaksın diyordu, bereket nalları dikmiş::))
Vah zavallı dedim, içimdende kurtulduk diyorum::))
Durumlar gayet iyi, Muhteşem abinin en zayıf arısı, balkondan gelen arıydı, bu hafta onuda 10 çıtaya tamamladı sanırım.
Haftaya onada kat atılır inşallah.
1 Çıta arı nerden nereye geldi, tüm kayıtlar blokta var, başından sonuna kadar resim filim ve yazılanlar.
Bu kadar muhabbet yeter acıktık diyoruz.
Şimdi sıra mangal nasıl yakılır, onu öğretecek sevgili kalfam.
Kendisini arasıra kareteci sansada önemli degil, nasılsa kendi dizine vuruyor::))
Yapmış oldugu iskelenin içine mangal kömürünü doldurdu.
Birde mangal tutuşturmakta kullanılan yanıcı sıvısı var.
İskeleyi sıvıyla bir güzel ısladı verdi ateşi.
Ohbe içimiz ısındı donduk yav.
İskele yanarken içindeki mangal kömürüde tutuşuyor, hiç yelpazaye filan gerek yok.
Mangal kömürünün köz olmasını bekliyoruz.
Bu adara İdil geldi.
Muhteşem abinin biricik kızı.
Köz tamam, şimdi çupuramı, çupra’mı?
Bu balığın ızgarası nasıl olacak ona bakılacak::)
Görüntüler süper.
Doktor kontrölünde ızgara balık var.
Benim anlamadığım, kiloları başkası alıyor, benim koloströlüm nerden çıkıyor onu anlamadım gitti.
Bende bu koloströlün ne işi varki?
Saim abide kolostrol sahibi.
Hayret edilecek bişi, hatta ilaç kullanıyor.
Benim tahlillerde koloströl fazla çıkınca bir daha tahlil filan yaptırmadım.
Ölçüm cihazlarının bana gıcıgı var diye düşünmekteyim.
Benim gibi tıg gibi adamda ne işi var?
Zavallı köpekler, her hafta sonu makarna yemekten ne hale gelmişler.
Hep makarna olmazki.
Bu hafta sonu çupra balıklarının kılçıklarını yiyip bayram ettiler.
Balıkları fazla almışız kabak benim başıma patladı, kalanları zorla bana yedirdiler.
Güya koloströlü düşürüyormuş?
Hafta arası kargonuz var dediler.
Sonbahardan beri kargoyla görüşemiyoruz.
Birisi dediki abi cam malzemeyi kargoya vermişler::))
Dedim o cam degil, sac yokya diyor, tıklatıp sac olduguna inendı.
Bende dedim bunun yarısı kadar kutular versem kargo olurmu neden olmasın deiyorlar, içinde arı olacak dedim güldüler.
Son gülen iyi güler::))
Adem yamak iki adet polen tuzaklı antivarroa altlık yollamış.
Abi düşünüp taşındım, bundan daha iyisini yapamadım bir bak dedi.
Bazıları eleştiriyor, eleştiri yapanlar ortaya bir şeyler koymadıktan sonra istedikleri kadar eleştirsinler.
Hepsi hava kalacaktır.
Altlıklardan birisi İlhami Uyar abimim.
Bu altlıgı kovan koyup yeni bir video çekecegim.
Tuzagı az geri çekip, önünü bastıgınızda arkası havaya kalkıyor, arı filan ezilmez.
Yada ezilse ne olur, her gün 50 sefer açılıp kapatılmayacakki bu tuzak.
Tuzagı iptal ettiğinizde yerine bir takoz düşünülmüş, bu daha önceki altlıkta yoktu.
Bir sürü uğraşılıp altına çekmece yerine sürülen sac tava gibi yapılmış.
Bir şeyin üzerinde uzun süre çalışırsanız ve bu üzerinde çalışılan malzemeyi yapan kişi kullanırsa başkalarına söyleyecek pek bir şey düşmez.
Adem Yamak isteyene bu altlıktan yapıyor.
Erkek arılarımız doğduktan sonra özel olarak beslemeye alındılar.
Bu erkekleri suni tohumlama kullanacagız.
Her gün şurup ve polen veriliyor.
Şuruplugada polen atıp üstünü invert surup doldurmaktayız.
Erkekarılarınbeslenmesi.
Kovan üzerine ve alt çıkışa ızgara konuldu, bu koloni anasız, ve devamlı polen ve invert şurupla besleniyor.
Koloniden erkeklerin dışarıya çıkmasına izin verilmiyor, dışardanda bu koloniye erkekler giremiyor.
Bu sene ne hikmetse üç larva tarnsferi yaptım üçüde yagmur altında gerçekleşti, Allahtan hayırlısı.
Dün köylerdeydim.
Balçık köyüne gittim, bir baktım bizim Bayburtlu Ömer abi geliyor.
Dediki benim bu sene 22 kovanımı çaldılar, geçen senede aynı yerden 11 kovanı çalınmıştı.
Dedim yukarda başka arıcılar var onlarada haber verelim diye kışın gördüğüm arıların yanına gittik sahibi Abdurrahman amcaymış, kendisi Erzurumlu.
Tam Retkit gibi birisi.::))
Durumu ilettik hırsızlık yapılan arlık buraya çok yakın.
Abdurahman abiyle biraz konuşup ayrıldık, bu sogukta arı bakıyordu, yarın bak dedim.
Sönen kovan sayısı şu an 25 dedi ama hala tüm kovanlara bakamamış, bu arılıkta 150 kovan var.
Bir ara bu arılıkla ilgili haber yapmıştım.
Kovanları bırakıp gitmişler, kovan girişleri tamamen açık.
Abdurahman abi arıların sağlam olanlarındada hayır yok dedi.
Ben ilk haberde bir yagından bahsetmiştim onu sordum videosunuda çektim.
Dedimki yangını başkalarımı çıkardı yok dedi, kendisi işi bitince körüğü malzemelerin içindeki boş kovana koymuş, ve kovan tutuşmuş ben geri geldiğimde çok az bir şey kalmıştı dedi. Yaklaşık 200 kat kabarmış petek yok olmuş.
Bu konuya aman dikkat diyoruz.
Birde bu yangın arı taşımalarında yaşanır.
Aceleyle kovanlar yüklenip, körüğü kamyona koyarsanız, yolda kamyon ve arılar tutuşabilir.
Videoyu bir kaç gün içinde yayınlayacam.
Bu sıra işler arap saçı gibi olamasına ragmen arada başka işlerlerde uğraşıyoruz.
Kayınçom kısadönem askere gitti, gerçi çok ballı maşallah. Balıkesir’de acemi, usta birliği Üsküdar.
Birliğine gitmeden saçlarını filan kestirdi.
Dün kayınçoyu yolladık, bu gün benim oğlum Enes Emin Erzurum’a gitti.
Hava alanından geri dönüyorum, hatunun surat bir karış.
Ben gitsem kesinlikle benim için ağlamaz, bu hatun milletini bir türlü anlayamadım gitti::(((
cam sera,Muhteşem dr. yeri Ali_Turk
Cam sera::))
Muhteşem, Doktorun yeri….
Etiketler: antivarroaaltlık, camsera, çekmecelialtlık, çuprabalıgı, erkekarılarınbeslenmesi, ızgaraçupra, kanibaşoğlu, köyyumurtası, mangalyakmak, polentuzaklıaltlık
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
ARICILIK PAYLAŞIMLARI NİSAN 2011
Ekleyen, Ali Türk on 09 Nisan 2011 – 22:06 -
Bu sene havalar nedense bize inat ısınmıyor.
Arıcılıkta sıcak ve güzel havalar olmayınca hafta sonları ayrı bir ızdıraptır.
Günlerdir yağmur ve soguk vardı, dün arı güzel uçmuş, bu günde 18 derece olacak hava raporunu okuyunca oh be dedim.
Ne kadar erken davransakta koca kışın kalpazanlıgı üzerimizde. Gündüz 11 gibi arılığa vardım bizim hacı ruşet montajları ile uğraşıyor.
Hava ise acayip lodoslu, iki kişi kovan kapagını zor kapatıyoruz, bazen örtü çuvalının arkasından koştugumuz bile oluyor.
Hacı abiye diyorum gel, ruşet nasılsa monte edilir, bu lodosluda olsa günü kaçırmayalım.
Sıradan tüm kolonileri kontrol etmem gerekiyor, bazı notlarım var onlarada bakılacak.
En çokta merak ettiğim erkek arıların durumu.
Bal stoklarımız genelde iyi yavru durumu çok iyi.
Çıtayı hacıya veriyorum, ben anaarıyı göremedim birde sen bak diye, oda yedi erkeklerle bunu çekmem lazım ve en güzl pozu buydu::))
Geçen sene mart ayının 20 sinde gördüğümüz tablo bu sene nisan ayının 9 zunda görüldü bunada şükür.
Resimde karniol f1 anaarı, çıkan erkekler ve atılmış yeni erkek olacak yumurtalar bulunmakta.
Erkekler yeni doğmuş ve doğmayada devam ediyorlar.
Arılarının çok iyi geliştigini söyleyenler vardır.
Nedense hep gelişir ve kudururlar.
Hala ruşetlere kat atılamadı.
Bir kat atılsa bahar balları çepte::))
Arıcıları şimdilik işletiyorlar, bakalım bu işletme ne kadar sürecek hep birlikte görecegiz.
Aylardır kekle şurupla arı besliyorlar paylaşımlarda hiçmi içerik olmaz, demekki olmuyor.
Ben ise bu sene ilk defa kolonilerimi mart ayının 5 de açtım.
Ertesi gün kış geri geldi ve hala istediğimiz sıcak günlere kavuşamadık. Bazı kolonileri mart ayının 5 den beri invert şurupla beslemeye devam ediyoruz ve gaza basıldığında bu arı böyle, hem petek ördürdük, hemde erkek yavrular yaptırdık, hemde yavru kapattırdık, hamde şimdi doğmaya başladılar.
Bu arada hala hiç bir kolonime kek vermedim.
Ben yavrulu çıta göstermiyorum, arılarım çok iyi gelişiyor diyenler doğmuş erkekleri bir göstersinler bizim ile yarışanlar.
Artık bundan sonra çok şey degişecek, yalan palavra ve sallamalar bitmek zorunda.
Doğmuş erkelerin kapakları.
İşim geregi bazen akşama kadar Gebze’nin altını üstüne getiririm.
Adreslerle ilgili sorunların bazen yerinde çözümlenmesi gerekir bizde gidilecek tespitleri biriktirip bir çıkarım, Gebze’deki tüm mahalle ve köylerde buna dahil.
Gebze Muallim köyünün bahçesindeki biberiyeler.
Bu bitkiyi ne zaman görsem çiçekli oluyor. Bir çok kişi bahçesinde set olsun diye bunu kullanmakta ve arılar tarafından acayip ziaret edilen bir bitki, bende resimledim.
Bu arada Gebze Muallim köyüne Yüksek ögrenim kurumu 8-10 tane bloktan oluşan 2000 kişilik bir yurt yaptırdı.
Bakalım bu sene sonumuz ne olacak, daha ortada hol yok yumurta yok denirya aynen bu durum var.
Ben yeni yeni larva transferlerine başladım.
Şimdiden ruşet ve kovanlar gelmeye başladı.
En garibide Zafer Anlayışlı abiminki.
Abi sen niye arı alıyorsun, anaarı vereyim dedim.
Sen üzülmeyesin diye söylemedim::((
Hayırdır diyorum senden aldıgım 5 anaarıyıda kestirdim demezmi.
Nasıl başardın dediğimde kovana anaarıyı verdim, 5 gün sonra kekleri açtım güzel, ertesi gün anaarılar kapının önünde.
Peki meme kontrolü yapmadınmı, yaptım dedi anaarılar öldükten sonra, bölmeleri açıyor ve çıtalar meme dolu.
Bunun üzerine Muhteşem abiyle biraz konuştuk, Muhteşem abi diyorki abi tüm arıcılar bu hatayı yapıyor neden dersen bende yaptım, çünkü arıdan korkuyorsun.
Bende diyorumki yav bölme dediğin arı kaç çıta kaç dakikada kontrol edilir, olsun diyor korku oldumu o işleri yeni arıcılar yapamaz.
Ah Zafer abi ah.
Bu Zafer’lerin sanki hepsi sorunlu::))
En azından anaarı kabul edilip, yumurta attıktan sonra kesilmesi sağlansa dersinki elimde f2 var, böylede sıfır çekilmezki.
Ne yapalım bunlarda benim belalarım işte.
Böyle dostlarınız varsa zaten düşmana gerek yok diye espiriler bile yaptıgım olur.
Ben fırsat buldukça kıştan beri arıbölerim. Kutulardaki anaarıların kalitesi belli degil gidebildikleri yere kadar kovanlarda yoluna devam edecekler, yeni anaarılar çiftleşmeye başladıklarında bunlarla yolumuzu ayıracağız.
Önce kaliteli anaarı yedeklerin sahaya çıkmaları lazım.
Gene böyle bir bölmede çok sayıda yeni doğmuş işçiler gördüm, depomuzda ham çıtalarımız var ama nerde belli degil.
O zaman erkek çıtası verip ördürelim dedim.
Çıtayı verdim, şurup getirmeye gittim, başka işler çıktı 15 dakka filan gelemedim kovan başına, yukardan bakıyorum salkımmı var filan?
Sanki işçi arılar birisi bir çıta versede örsek diye beklemektelermiş.
Bu çıtanın verilmesiyle resim çekilmesi arasında kesinlikle 20 dakikalık ara yoktur.
Koloni yönetimlerinde en çok atladıgımız konulardan birisi koloniye petek ördürememek.
Koloni içinde her yaştan işçi arı var ve her yaşında bir işi var.
Avrupalı, petek ördürmese bile koloniye varroa mücadelesi için verdiği iki boş çıtayla bu işi çözmüş durumda.
Bu resim tamamen tesadüf eseri ortaya çıktı, bundan sonra ham petek verdiğimde sonradan kontrol edecegim.
Biraz mola verdim, bu arada doğmaya başlayan erkek çıtasıyla birlikte 7 çıtalık kapalı yavrulardan oluşan devşirme koloni olurşturdum.
Hem erkekelri besleyecegiz hemde larva transferi yapılacak.
Bu arada Sadri abimi aradım cevap yok.
Muhteşem abiyi aradım oda piyasada yoktu.
Bizde molada hacıyla çay ve büsküvi yiyoruz::))
Telefon çaldı Sadri abiyle görüşüyordum, Muhteşem abide aradı::))
Hazır oltaya gelmiş kaçırırmıyım be.
İkisiylede konuştum ve hazır olun 20 gün sonra işlemler başlıyor.
sadri abi senin alet hazır, doktorun aleti altın kaplama yaptıracam dedi.
Bu yaştan sonra altın kaplama aleti ne yapacak bilemiyorum.
Hacıda magazin işlerine alıştı bu resimi çekmiş, hain hacı.
Bizim Albayın emaneti olan 39 numaralı karniolun kızlarından iki tane kaldı, birisi bu.
http://bengittim.blogspot.com/2009_03_01_archive.html
2008 Yılında gelen karniol F1 lerden bahara bende ve Muhteşem abide kalmamıştı. Durumu öğrenen gerçek dostlarımdan olan kişi hiç teredütsüz elindeki Almanyadan gelen 39 nolu karniolu al götür demişti.
Bizde Muhteşem abiyle gidip karniol koloniyi almıştık ve ilk ürettiğim anaları bu F1 den üretmiştim.
Bu koloni karniol f2 ve anasından daha sakin.
38 nolu karniol f1 sogukta açtıgında mutlaka buna izin vermiyordu.
Oktay beyden kalan hatıra olarak saklıyorum, gelişmeleri iyi sakinlikleride iyi, gidebildikleri yere kadar gidecekler.
Anılar insana çok şeyler verir.
Akşam üzeri burada bulunan 80 koloninin bakımları bitti.
Öbür arılıga yetişemedim, tüm kolonilere genelde poşetle invert şurup verildi, bazı kolonilere yemlikle şuruplamaya devam ediliyor.
Etiketler: arıcılık, biberiyeresmi, erkekarı, erkekarıçıtası, karniolf1, karniolf2, ruşetkovan
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılıkta bahar bakımı | Yorum Yok »
ARICILIK VE ARICILAR
Ekleyen, Ali Türk on 03 Nisan 2011 – 17:19 -31 Mart 2011, ayın son günü akşamı.
Evde bilgisayarın başına geçtim, o sırada Muhteşem abiyle görüşüyorum, arkamdan biri dürteliyor bir baktım, asker süpriz yapıp izine gelmiş.
Muhteşem abiye abi kapatıyorum görüşürüz dedim.
Madem süpriz yapıyorsunuz hadi sizi yemege götüreyim, bir süprizde benden olsun.
Daha önceden buraya gelmiştik, güzel bir mekan.
Kaynarca ocakbaşındayız, yada mangalbaşı::))
Hatunada dedim bak, hep arılara filan gidiyorsun filan deme::))
Hem bizim doktor insan kendisini ara sıra ödüllendirmeli der, hep diyet, hep diyet olmuyorki::))
Belaya kaldık, Allah ne verirse hayırlısını versin.
İlerde bu yemek lazım olur, belki hatırlatırım::))
Nisan 1, 2011, sanki nasanbir şakası gibi.
Mirili Fatih telefonda diyorki abi benim dayım sana gelecek kalan kolonilerimi ona ver getirsin.
Dayın neyle gelecek arabayı soruyorum, BMW taksiyle gelecek dedi::))
Hava soguktu cuma günü 15-20 dakkada gidecek kolonileri aktardım, elek telli altlıklarımı bir yere göndermeye kıyamıyorum, bu kovanlar geç gelsede olur::))
Akşam mesayi bitimi Fatihin dayısı geldi.
Bagaja denedik olmadı, arka koltuklara 2 kovan, ön koltugada 1 kovan koyduk ve işlem tamam.
Dayı çok cana yakın birisi müsait bir zamanda gelin, hiç şansları yok, ne dayı nede yegen hışırı göremediler::))
Öndeki koloniye emniyet kemerini taktık::))
Hacıda espiri yapıyor, 5-10 sene öncesi bakanlar bile BMW ye binemiyorlardı diye::))
Bizim arıları lüküs taksiyle gelin ediyoruz:))
Hafta sonu 2 Nisan 2011 hava zaten berbattı, birde yağmurlu::((
Bu koloniye perşembe günü 11 larva transferi yapılmıştı, ertesi gün baktıgımda 10 tanesi tutmuştu, boş göze tekrar larva koydum ama gene kabul etmediler.
Cumartesi bazı memeleri bu koloniden alıp başka kolonilere vermek istedim, ama bu işi ancak şemsiye açarak yapabildik.
Saim abide arıyor, abi cumartesi pazar havalar niye böyle diyor.
Dedim bilemiyorum, bu sene herşey bir tuaf.
Bu arada diyorki İzmir’den Oktay geliyor akşama bizdeler sende gel, doktora kalırsan kıyamete kadar sizi misafir edemeyecegim.
Hemde süpriz yaparsın, zaten her şeyimiz süpriz olduya neyse tamam dedim.
Anaarı kutularımız civarındaki ballıbaba çiçeklerine bakın.
Bahara çıkan kutulardaki anaları, 2 çıtalık bölmelere veriyorum, kutuda kapasite belli, koloniden kutuya dönüş daha güzel olacaktır.
Metrolar, kutulardaki çıtalar metro kolonilere toplanmaya başlandı.
Kovanların her tarafı çiçek ve en çokta ballıbaba var. Bir türlü istediğimiz uzun süreli sıcaklıklara erişemedik.
İki gün güzel hava bir bakıyorsun bir hafta buz gibi oluyor.
Akşamleyin Saim beylerin evindeyiz.
Gündüz Muhteşem abiyi aradım bak, sen gelemiyorsun vekaleten senin hakın olan yemekler benim dedim::))
Önce vekaleti alınan yiyecekleri gözetim altında götürdüm.
Şimdi hep birlikte yemege geçebiliriz.::))
Herkes mutlu, Saim abi ve eşine teşekür ediyorum, güzel bir akşam yaşadık.
Bu arada Oktay kardeşim ve ailesi bir düğün vesilesi ile İstanbul’dalar.
Bizim içinde fırsat oldu çoktan beri ailecek görüşemiyorduk.
Ayrıca İzmir’e davet edildikte nasıl gidilecek::((
Bu arada Saim abinin çok fanatik bir Beşiktaş taraftarı oldugunu öğrendim. Beşiktaşlı oldugunu biliyordum ama anlattıkları çok ilginçti.
Muhteşem abi yetmezmiş gibi birde Saim abi sağlık işlerime karışıyor.
Evindeki koşu bandına çıkartıp yağ kontrölü yapıldı, normalden yağlıymışım, bir deri bir kemik olmuşuz hala yağ mağ, bu alet yanlış ölçüm yapıyor::))
Misafirlikten sonra evde çok güzel tablo gibi resimler vardı, resimde degil maket bunlar.
Saim abinin eşinin yapmış olduğu rolyef’ler.
Yapılışı çok basitmiş::))
Rölyef sanatta farklı bir boyuttur.
Bir tanesini yapmak için bazen iki üç ay uğraşılıyormuş.
Felaket bir emek harcanıyor.
Eskidende kraathanelerde kola içiliyormuş::))
Sehpalarda şişeler mevcut.
Hepsi birbirinden güzel.
Rölyef, yapmak sabır beceri veyetenek isteyen bir dal.
Ben Rölyef, yapmaya kalksam bir iki gün içinde bitmedi diye anında parçalarım, bu iş bana göre degil.
Herkesin hobi ve zevkleri ayrı.
3 Nsan 2011.
Dün şemsiye altında anasız bir çıta arılara dağıttığım başlanmış memeler güzel sarılmış durumdalar.
Aslında Anaarı üretimine tam geçmeme 15 gün filan var.
Ürettiğimiz erkek arıların çıkmasına 15 gün kaldı. Onlar doğmaya başladıklarında, bizde hemen transferlere başlıyacağız.
Peki bu transfer neyin nesi derseniz:))
Bir şeylerden yağ çıkartmaya bayılırım.
Bizim Emrah karadenizin arılıkta 2 çıta doğmuş erkek arılar var.
Bu erkekler ise saf karniol erkekleri ve şu an olgunlaşmış duruma gelmek üzere.
Bende düşündüm hazır erkekler ziyan olmasın diye, hemen transfer yaptım.
Emrah Karadeniz, doğal saf karniyol arılarını kendisi üretecek kısmetse.
Civardaki arılıklara arı kalmamış, kalan arılar ise bir avuç deniliyor.
Fırsatların kazası olmuyor, önünüze çıktıgında fırsatları degerlendirmek lazım.
Bu sene üretmeye başladıgımız erkek arılar.
Erkek arı üretimi arıcılıkta ayrı bir iş ve bir çok püf noktası var.
Suni tohumlamada kullanılacak erkekler kesinlikle özel olarak yetiştirilmeli.
Geçen sene suni tohumlamada çok büyük yol aldık, işin garibi hiç bir egitim almadan bu işleri başardık.
Sonuç ise tüm tahumlanan anaarıların spermleri bitti.
Bu sene bu iş çözülecek, çözüm ise erkeklerin üretiminde.
Dogal olgunlaşan bir erkek arıdaki sperm 1 mikronken, özel yetiştirilmiş erkek arılardan çıkan sperm 1.25 mikron oldugu yapılan araştırmalarda var.
Bizimde kaç dalda oynadığımız belli degil zaten.
Ormandan gelen kolonilerdeki boş çıtaları alıyordum, kovan dibinde bir böcek.
Bu böcek genelde anasız kolonilerde görülür.
Bir başka arıcıdan dinlediğim ise Muğla yöresinde bu böceklerin çok olduğunbu ve yiyecek için kolonilre girdigi yolunda.
Koloni anasızmı diye hemen çıtaları araladım, kapalı yavru var ve anaarıyıda gördüm.
Hacı abinin meşur kovanlarından, doktoruma göre arının ölmemesi bu kovan sayesindeymiş::))
Koloninin bir tanesi bu gün hava soğukta olsa açmışken aktarıldı.
İyiki zamanında gitmişiz, bu ormandaki arıları getirdigimiz günden beri hem hava sogudu hemde yağmur yağmaya devam ediyor.
Yamurlar soguk havalardan daha tehlikelidir, bal stokları olmayan arılar dışardan bir şey gelmediğinden içerdeki stokları hızla tüketir ve açlıktan ölür.
Soguklar başladıgında bu uyarıyı biz yapmıştık, soguklarda koloni söndürenler oldu.
Yağmur varsa aynı tehlike vardır, koloni stoklarınızı kontröl ediniz.
Emraha gidecek kutların hazırlıkları tamamlandı.
Bu kutular ilk tasarladıgım gibi dörtlü.
Kutu imalatına başladığımda bir sürü kişi bu kutuların için olmaz demişti.
Bende o dönem üçlü kutuya geçmiştim, şimdi bakıyorumda olmaz diyenler sadece sallamışlar.
Ortada bir şeyi denemeden kullanmadan sadece olmazdan başka bir kanıtları hala yok.
O zamanlar bende bunlar bir şey biliyor sanıyorduk ama yanılmışız.
Bu ahkamcı kitle hala insanları yanlış yönlendirmeye devam ediyor.
Dört gözlü ve bölmeleri kaldırılabilir.
Her bölme 3 çıta alıyor, fakat bu kutnun çıtası derinlik olarak 20 cm olması gerekiyordu, aciliyetten elimizdeki birz kısa çıtaları kullanacağız.
Dört tarafa çalışacak anaarı çiftleştirme kutumuz.
Dört bölmeli anaarı çiftleştirme kutusu.
Başta arılandırılıp, anaarıların doğmasından sonra düğmeye basılacak.
Yakında bu kutular Emrah Karadeniz’de olacaklar.
Bu gün damacanaya bakarken birden bal mumu üreten bir arı gördüm.
Bu olayı başından sonuna kadar bir çekebilsem, en büyük isteklerimden birisi bu.
Bir işçi arıdan 6 plaka küçücük bal mumları çıkıyor.
Balmumu üreten bir işçi arı.
Etiketler: anaarıçiftleştirmekutusu, anaarıüretimi, balmumu üretimi, rölyef
Magazin | Yorum Yok »
ARICILARIN İŞİ GÜCÜ YOK İŞ ARIYOR
Ekleyen, Ali Türk on 29 Mart 2011 – 22:04 -
29 Mart 2011
Doktorun ciddisi böyle oluyor::))
Allah sonumu hayır etsin bu sıra doktor parası yemeye alıştık, gayet tatlı:)
Allah ne virirse hayırlısını versin, bu sıralar arıcıların pek işi yok iş arıyor.
Bu gün Muhteşem abi aradı, Vecdi abi fidan filan yollamış, seninde leblebi var, nasılsa sen gelmezsin leblebileri götürecem.
Bu gaz bana yetti, solugu akşamleyin habertürkte aldım, varmı leblebiye göz dikmek.
Muhteşem abinin yanında otururken aklımdan neler geçmediki.
Bir daha doğsam doktor olmayı isterdim.
Sermayeye bakın bir kaç basit alet, öksür nefes al. Sanki sen demesen biz nefes almayacaz.
Tabi bir daha doğduğumda çok okumam gerekiyor az okuyunca ancak biraz arıcı olunuyor::))
Muhteşem abinin mesayi bitti, takside emanetimiz var bir paket vardı hiç leblebiye benzemiyor.
Bunlar fidanmış, inşallah bu fidanların serilip serpildigini ve meyvellerindende hasat etmeyi yaratan nasip eder.
Koliyi açıyoruz acayip bir şeyler var o benle alakalı degilmiş.
Ne oldugunu sordum, kuluçkaya konulacak köy tavukları yumurtası.
Sari abiye gidecekmiş, emanet olmasaydı bir kaç tanesini götürmek içten bile degildi.
Bu yumurtanın sanki tavada kuluçkası olmazmı.::))
Bu arada Leblebimizi doktordan kurtardık da, Vecdi abmizin hakkını nasıl ödeyecegiz bilemiyorum.
İşi yok bize durup duruken borç çıkartıyor::)
28 Mart 2011
Sultanbeyli ve kekçi Mustafa abideyiz.
Artık keklenecek arılarımız olacak.
Benim için sezon başlamak üzere ve ben sezonu başlattıgımda en az arılıkta 5 kolonide anaarı memesi besletirim.
Bu beslemeler esnasında, besleme hiç bir zaman kesintiye uğramaması gerekiyor.
İşçi arıların bir eli yağda bir eli balda olmalı.
Erkek üretimi yapılan kolonilerde hele erkenden zorluyorsanız bu kesintisiz beslemeye tabi tutulmalı.
Burada en önemli konu arıların kıştan çıkıp bir posta yavru çıkartması çok yerinde olur.
İlk etapta 100 kg kek kardırdım.
Tabi bu kek bizim tempomuza yetmeyecektir yeniden bir Sultanbeyli yapmak gerekecek.
Mustafa abi ısrarala keke neler katılacak soruyor, biz çoktan beri bir şey katmıyorduk.
O kadar ısrar ettiki, en son dayanamayıp 8 limon almak zorunda kaldım, limonu satanda kayınçosuymuş::)
Limon katkılı keklerimiz.
Kek benim için bundan sonrası için besleme ürünü degil, kekleme ürünüdür.
Kolonide yiyecek stogu eksigi oldugunda bunu en iyi şurupla karşılarsınız.
Defalarda denedim, 1 çıta arı 1 su bardagı 1×1 şurubu 1 saatte kesinlikle çekiyor.
Damacana gaza bastı, bundan sonrası çok zor durduracagız.
Dördüncü petekte aşagıya indirilmeye başlandı.
Artık yavru devirdaimi başladı, fakat bu kolonide çok çalışmaktan kaynaklanan hızlı yaşlanma var, başka kolonilerde böyle yaşlı arı görmek artık çok zor.
Beşinci petek için yukarıdan daha rahat tutunsunlar diye bir vidayı ısıtıp damacanaya monte ettim.
Geçtiğimiz sene karakovan çok kısa sürede sıkışıp oğul vermişti.
Oğullar kesildi aradan zaman geçti tekrar sıkışıp tekrar oğul vermişti.
Karakovanın bir çok yeri gözükmüyordu, damacanada bazı şeyleri gözlemlemek daha kolay olacak.
Damacana kovan.
Karniol f1 arı çalışıyor, bu damacana kolonide.
Bazılarına göre, öyle olurmu deselerde daha neler olacak bakacağız.
Resmin orjinali bu ve bu gün mesayi bitiminde çekildi.
Resim çekildikten sonra yeniden invert şurup verildi.
Artık yiyecek sorunu polen ve nufus sorunu kalmadı gibi.
Etiketler: arıcılık, arıkeki, damacanakovan, karniolarısı., karniolf1
Magazin | Yorum Yok »















































































