ARICILIK KIŞTAN ÇIKAMADI
Ekleyen, Ali Türk on 19 Nisan 2011 – 21:42 -Vecdi abi bir kaç gündür arayıp durur kargo geldimi?
Bir Vecdi abi arasa iyi bizimkide kendi kendine gelin güvegimi ne ondan oluyor.
Sanki her gün larva transferi yapacak::))
Gelen malzemeyi bende çok merak ediyorum, acaba nasıl ve işe yarayacakmı?
Saim Gürel gelmişti birlikte kargoya gittik, malzeme gelmiş ama bir türlü bulamıyoruz.
Vecdi abiyi aradım abi gönderdiğin paket ne kadardı::))
Bir karışmış.
Biz zarf türü şeylere bakıyoruz.
Küçük bir karış paket, 35 ekran televizyon kadarcıkmış::))
Merakla açıyorum, Saim abide bak ben seni buraya getirdim nakliye için biri benim diyor::))
Merak hat safada, kutunun içinde bir poşet daha, sanki atom bombası::))
Paket içinden çıkan parçalar.
Bana gelen bilgi, larva transferi içindi.
Bir baktım kaşık büyük.
yanında cımbız var.
Dedimki bu anaarı sütü üretimi için.
Sonra anladıkki bu bir sağlık ürünü içinmiş.
Hastanelerde sağlık ocaklarında kulak muayenesi ve kulagın içindeki alınması gerekenler içinmiş::))
Zaten malzemeyi yurt dışından temin eden kişi Adem Mercimek, kendisi Erzincan da bir sağlık kuruluşunda çalışıyor.
Kendisine buradan teşekür ediyorum, sağ olsun insanların gönül dostlukları bir acayip işte.
Bu alete larva tranferi için kaşık takılacak.
Larva alırken bazen kafa lambası bazende bizim hacı el feneri tutardı, hele şükür kurtulacaz bu işlerden.
Lamba tam petek gözünü aydınlatacak.
Yeni bir larva transfer kalemimiz oldu.
Bu arada kalfanın kalemlere nasıl el koruz, planlar yapmıyor degilim.::))
Arı sütü toplamaktada çok işe yarayacak bir malzeme.
Vecdi abim, senin hakkını nasıl ödeyecegiz.
Bu sağlıkcılar nereden başıma musallat oldu bilemiyorum::))
Hafta arası köylerdeydim.
Köylerden, eski mahallemiz olan Çayırova şimdi ise ilçe oldu.
Çayırova’dan geçer iken kayboldum dersem yalan olmaz.
Kestirme bir yol var bir türlü bulup karşıya geçmek nasip olmadı.
Nereye gittiysem yol bitti.
Bir baktım, sanki gelinlik giyinmiş gibiydi doğa.
Püren, bu püren beyaz açar baharda. Bu sene ne kadar geç açsada üzerinde arı filan yoktu.
Bu pürene Gebze’nin yerlileri deli yılgın der.
Beyaz püren, deli yılgın, bahar püreni.
Bu bitkiyi hiç çiçekli görmemiştim.
sap sarı tamamen çiçek ama tek tük yaprak var.
Ülkemizde bir çok yerde yetişen bir bitki.
Halk arasındaki isimleri.
Karbaş otu, yaban lavantası, ana baba kokusu deniliyor.
http://www.50mucizebitki.com/karabasotu.html
Bitkiyle alakalı bazı bilgiler var.
Görüntüsü süperdi.
Karabaş otu sıgara bırakmak isteyenlerin yardımcı olarakta kullandıgı bir bitki.
Mütiş bir renk cümbüşü.
Hediye gelen anti varroa altlık ve onun polen tuzağı takılan parçası. Kovana monte edilmeden numunesini çıkartıyorum.
Bu parçayı düşünmek ve ayarlamak çok zor.
Kara kovan.
Bazıları hava durumlarını bahane etmeyin filan diyormuş::)
Adamın zekası geri vitese takılı kalırsa ne derse normal karşılamalı.
Havalar ısınınca arılar hemen genişleyip petek örmeye başlıyorlar.
Havalar soguyunca geri çekilip salkıma giriyorlar.
Şimdi ne yapmalıyız, dünyayı ateşe verip ortamı ısıtmalımıyız?
Arılar havalara göre bir ileri bir geri gidip duruyorlar.
İnşallah bu hafta havalar normalleşiyor.
Artık inşallah soguk derdimiz kalmıyor.
Damacana kovan ellerinizden öper.
İnvertle beslendi sürekli zehirlendi ve şu an nesil yenilendi.
Bundan sonrası bu koloniyi biraz zor durduracağız.
İşkembeden atanların kanıtleri nerde göremiyoruz.
İnvert şurup zararlı oldugunda ilk işçi arıları öldürüyor.
Kütük ölmedi. Bir çok kişiyide geçmişte öpmüştü hani::))
Karakovan ölmedi.
Damacanada bahara çıktı, buda daha ölmedi::))
Bir papagan fıkrası vardı anlarsınızya…..
Etiketler: arıcılık., beyaz püren, beyazpüren, damacana kovan, deliyılgın, kara kovan, karabaşotu, larva tranfer kalemi, yabanlavantası
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
KARNİOL SAF DAMIZLIK VE KİMLİKLER
Ekleyen, Ali Türk on 19 Nisan 2011 – 19:16 -Arıcılıkta damızlık birilerine göre çok önemsiz olabilir. Bu iş kapasite meselesi. Arıcılıkta söz sahibi ülkeler damızlık arılar için büyük yatırım ve araştırmalar yapmakta. Elinden iş gelmeyenlerde sadece cigeri izleyip bu mundar demekteler, kedi ne yapsın elinden gelen bu, cigeri bir verin hele…
Ülkemizde arılara isim koymak moda, tuttuğun arıyai çirkin güzel, yerli eko tip ne yakışırsa koy gitsin….
Kontrolsüz bir alanda arı üretimi nasıl tarif edeyimki?
En anlaşılırda ancak bu şekilde anlatılabilir.
Bir umum hane düşünün, burada nesiller yetiştir, onlardan gene nesiller yetiştir, bu yıllarca sürsün, sonra burada yetişen birisini tut isim koy. İsim koymak soy belirlemektir, anası şu babası şu demek degilmi?Arıcılıkta bu melezleşmeyi bu soysuzlugu başka izah edemiyorum. Aynı anaarıdan 15-20 karekterde başka anaarılar çıkıyor. Aynı kardeş arı birisi acayip sakin, bir başka kardeş çılgın gibi saldırgan.
Arıcılıkta Islah niçin yapılır, yukarda saydıgım karışıklıkları yok edip, anne ve babaları sabitlemek degilmidir.
Memlekette arı isim babaları türedi, önüne gelen arıya isim koyuyor.
Arıcılıkta ıslah yapıldıgında bir çok özellik devamlı elinizin altında sabitlenmiş olarak duracaktır.
Susan Cobey, önüne gelen arılarla çalıştıgı içinmi dünyada bir numara?
Nerde kalmıştık, hee önüne gelen karniol reklamı yapıyor, yapıyorda üretilen karniollar F kaç???
Etiketler: damızlıkkarniol, karniolanaç., safkarniol
anaarı, Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
ARICILIK VE KANOLA
Ekleyen, Ali Türk on 13 Nisan 2011 – 21:27 -Geçtiğimiz 2010 yılında bizden menmun kalan köy muhtarımız Kani Başoğlu. Seneye seni kanolaya bekliyorum demişti. Bu kadar işin içinde bir kanolamız eksikti.
Bir kaç yere kanola için gidip gelen Saim abiye abi sen bana takıl yerimiz hazır olacak desemde, sürekli abi muhtarı bir ara deyip durdu.
Bu hafta haber geldi, artık kanolaya gelebilirsiniz diye.
Kanolaya atılan ilaçlar bitmiş.
Bugdaylara süne ilacı atılacak diyor, bu arılarımızı etkilermi bilemiyorum.
Kani bey bizi karşılayıp bir kaç yer gösterdi kafamıza göre en güzel olnı seçtik.
Hayırlısı olsun.
Kanola henüz açık degil, kanola içinde veya kenarlarındaki sarı çiçekler yabani hardal.
Arılar hardalada konuyormuş, tek eksigimiz şu an sıcaklar.
İnşallah bundan sonra kar yağmaz, bir çok ilimize kar yağdı.
Hava oldukça rüzgarlıydı, girip çıkacagımız yollarıda gördükten sonra araziden ufak bir vuukuatla ayrıldık::))
Arabayı az bişi batırdım, iterek çıktık bereket.
İş bitimi köydeki Kani beyin arılığına geçiyoruz.
Anasız bir koloniye bir gün öncesi köyden bir arıcı mudahale etmiş, yavrulu çıta vermiş, yalancıya kaçan arılarıda uzaga silkelemiş anlaşılan hiç birisi gelememiş, çünkü kovanda yavrulu çıtayı saracak arı yoktu.
Bende yavrulu çıtayı nereye versem diye bir kovan açtım.
Balları yenilsin diye verilen çıta üzerinde anaarının ne işi var anlayamadım.
Bu çıtayı alıp, yavrulu çıtayı yavrulu çıtalar arasına koyup kapattık kovanı.
Tavuklar beni görünce nedendir bilemiyorum kaçmaya başladılar::))
Nasıl oldu bende anlayamadım, birden kendimi kümeste buldum.
Köy yumurtası.
Tereyağında bayılırım.
Kümese girilip boş çıkılmaz, nasip işte::))
Saim abi yumurtalara sulanıyor ama nafile, köyyumurtası’nı kimseye yedirmem be.
Kani beyle vedalaşıp ayrılıyoruz.
Bu arada doktoruu aradık, onun arayıp soracagı yok zaten.
Abi buyurun size kanat alayımmı filan diyor demekki almamış.
Abi biz balık getiriyoruz sen zahmet etme dedik.
Sezon uzun, yemlemek lazım::))
Karadenizereğlisi.
Balıkçılar çarşısı.
Bir sürü yemediğim balık var hepsininde özellikleri ayrı.
Birisi pazarlık yapıyor, kalkan balıgının erkegi iyi olurmuş.
Cinsini nerden biliyorlar tabi bilmiyorum.
Bir ara erkek ve dişisinin tadına bakarız be, kısmette varsa tabi.
Muhteşem abinin yazlıktayız.
Kendisi cam sera yapmış.
ekotip maydonoz ve kıvırcık ekti.
Bir yerden ekotip derken Almanya’dan gelen sebze tohumlarıyla bu ekoyu bozacak be::))
Hazırlanıp ekilen sera yagmurlama sistemiyle sulanıyor. Camsera hazır.
Nerden bulduysa diyeyim millet yanlış anlar, bir kapı vardı.
İnşallah bir camiden filan sökülmemiştir.::))
Töbe töbe.
Cam sera artık hazır, inşallah içinde yetişenleride görürüz, bakalım tadı filan nasıl olacak?
Hobici bahçıvanlar için bir link vereyim.
Bu Çinli’mi? Japon’mu? bilemedim.
Bir sürü video sizleri bekliyor.
http://www.youtube.com/user/f104ryo#p/u/4/dOoWUGvq5HQ
Vakit geçiriyoruz, ordan burdan derken arılıga geçtik.
Felaket bir rüzgar var acayipte soguk be.
Arılar malisef uçamıyor, bu bahar nerede kaldı.
Sepet kovana baktım, önü bulaşık gümlemiş. Bu sepet acayip saldırgan bir arıydı.
Muhteşem abi ona sen bakacaksın diyordu, bereket nalları dikmiş::))
Vah zavallı dedim, içimdende kurtulduk diyorum::))
Durumlar gayet iyi, Muhteşem abinin en zayıf arısı, balkondan gelen arıydı, bu hafta onuda 10 çıtaya tamamladı sanırım.
Haftaya onada kat atılır inşallah.
1 Çıta arı nerden nereye geldi, tüm kayıtlar blokta var, başından sonuna kadar resim filim ve yazılanlar.
Bu kadar muhabbet yeter acıktık diyoruz.
Şimdi sıra mangal nasıl yakılır, onu öğretecek sevgili kalfam.
Kendisini arasıra kareteci sansada önemli degil, nasılsa kendi dizine vuruyor::))
Yapmış oldugu iskelenin içine mangal kömürünü doldurdu.
Birde mangal tutuşturmakta kullanılan yanıcı sıvısı var.
İskeleyi sıvıyla bir güzel ısladı verdi ateşi.
Ohbe içimiz ısındı donduk yav.
İskele yanarken içindeki mangal kömürüde tutuşuyor, hiç yelpazaye filan gerek yok.
Mangal kömürünün köz olmasını bekliyoruz.
Bu adara İdil geldi.
Muhteşem abinin biricik kızı.
Köz tamam, şimdi çupuramı, çupra’mı?
Bu balığın ızgarası nasıl olacak ona bakılacak::)
Görüntüler süper.
Doktor kontrölünde ızgara balık var.
Benim anlamadığım, kiloları başkası alıyor, benim koloströlüm nerden çıkıyor onu anlamadım gitti.
Bende bu koloströlün ne işi varki?
Saim abide kolostrol sahibi.
Hayret edilecek bişi, hatta ilaç kullanıyor.
Benim tahlillerde koloströl fazla çıkınca bir daha tahlil filan yaptırmadım.
Ölçüm cihazlarının bana gıcıgı var diye düşünmekteyim.
Benim gibi tıg gibi adamda ne işi var?
Zavallı köpekler, her hafta sonu makarna yemekten ne hale gelmişler.
Hep makarna olmazki.
Bu hafta sonu çupra balıklarının kılçıklarını yiyip bayram ettiler.
Balıkları fazla almışız kabak benim başıma patladı, kalanları zorla bana yedirdiler.
Güya koloströlü düşürüyormuş?
Hafta arası kargonuz var dediler.
Sonbahardan beri kargoyla görüşemiyoruz.
Birisi dediki abi cam malzemeyi kargoya vermişler::))
Dedim o cam degil, sac yokya diyor, tıklatıp sac olduguna inendı.
Bende dedim bunun yarısı kadar kutular versem kargo olurmu neden olmasın deiyorlar, içinde arı olacak dedim güldüler.
Son gülen iyi güler::))
Adem yamak iki adet polen tuzaklı antivarroa altlık yollamış.
Abi düşünüp taşındım, bundan daha iyisini yapamadım bir bak dedi.
Bazıları eleştiriyor, eleştiri yapanlar ortaya bir şeyler koymadıktan sonra istedikleri kadar eleştirsinler.
Hepsi hava kalacaktır.
Altlıklardan birisi İlhami Uyar abimim.
Bu altlıgı kovan koyup yeni bir video çekecegim.
Tuzagı az geri çekip, önünü bastıgınızda arkası havaya kalkıyor, arı filan ezilmez.
Yada ezilse ne olur, her gün 50 sefer açılıp kapatılmayacakki bu tuzak.
Tuzagı iptal ettiğinizde yerine bir takoz düşünülmüş, bu daha önceki altlıkta yoktu.
Bir sürü uğraşılıp altına çekmece yerine sürülen sac tava gibi yapılmış.
Bir şeyin üzerinde uzun süre çalışırsanız ve bu üzerinde çalışılan malzemeyi yapan kişi kullanırsa başkalarına söyleyecek pek bir şey düşmez.
Adem Yamak isteyene bu altlıktan yapıyor.
Erkek arılarımız doğduktan sonra özel olarak beslemeye alındılar.
Bu erkekleri suni tohumlama kullanacagız.
Her gün şurup ve polen veriliyor.
Şuruplugada polen atıp üstünü invert surup doldurmaktayız.
Erkekarılarınbeslenmesi.
Kovan üzerine ve alt çıkışa ızgara konuldu, bu koloni anasız, ve devamlı polen ve invert şurupla besleniyor.
Koloniden erkeklerin dışarıya çıkmasına izin verilmiyor, dışardanda bu koloniye erkekler giremiyor.
Bu sene ne hikmetse üç larva tarnsferi yaptım üçüde yagmur altında gerçekleşti, Allahtan hayırlısı.
Dün köylerdeydim.
Balçık köyüne gittim, bir baktım bizim Bayburtlu Ömer abi geliyor.
Dediki benim bu sene 22 kovanımı çaldılar, geçen senede aynı yerden 11 kovanı çalınmıştı.
Dedim yukarda başka arıcılar var onlarada haber verelim diye kışın gördüğüm arıların yanına gittik sahibi Abdurrahman amcaymış, kendisi Erzurumlu.
Tam Retkit gibi birisi.::))
Durumu ilettik hırsızlık yapılan arlık buraya çok yakın.
Abdurahman abiyle biraz konuşup ayrıldık, bu sogukta arı bakıyordu, yarın bak dedim.
Sönen kovan sayısı şu an 25 dedi ama hala tüm kovanlara bakamamış, bu arılıkta 150 kovan var.
Bir ara bu arılıkla ilgili haber yapmıştım.
Kovanları bırakıp gitmişler, kovan girişleri tamamen açık.
Abdurahman abi arıların sağlam olanlarındada hayır yok dedi.
Ben ilk haberde bir yagından bahsetmiştim onu sordum videosunuda çektim.
Dedimki yangını başkalarımı çıkardı yok dedi, kendisi işi bitince körüğü malzemelerin içindeki boş kovana koymuş, ve kovan tutuşmuş ben geri geldiğimde çok az bir şey kalmıştı dedi. Yaklaşık 200 kat kabarmış petek yok olmuş.
Bu konuya aman dikkat diyoruz.
Birde bu yangın arı taşımalarında yaşanır.
Aceleyle kovanlar yüklenip, körüğü kamyona koyarsanız, yolda kamyon ve arılar tutuşabilir.
Videoyu bir kaç gün içinde yayınlayacam.
Bu sıra işler arap saçı gibi olamasına ragmen arada başka işlerlerde uğraşıyoruz.
Kayınçom kısadönem askere gitti, gerçi çok ballı maşallah. Balıkesir’de acemi, usta birliği Üsküdar.
Birliğine gitmeden saçlarını filan kestirdi.
Dün kayınçoyu yolladık, bu gün benim oğlum Enes Emin Erzurum’a gitti.
Hava alanından geri dönüyorum, hatunun surat bir karış.
Ben gitsem kesinlikle benim için ağlamaz, bu hatun milletini bir türlü anlayamadım gitti::(((
cam sera,Muhteşem dr. yeri Ali_Turk
Cam sera::))
Muhteşem, Doktorun yeri….
Etiketler: antivarroaaltlık, camsera, çekmecelialtlık, çuprabalıgı, erkekarılarınbeslenmesi, ızgaraçupra, kanibaşoğlu, köyyumurtası, mangalyakmak, polentuzaklıaltlık
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
ARICILIK PAYLAŞIMLARI NİSAN 2011
Ekleyen, Ali Türk on 09 Nisan 2011 – 22:06 -
Bu sene havalar nedense bize inat ısınmıyor.
Arıcılıkta sıcak ve güzel havalar olmayınca hafta sonları ayrı bir ızdıraptır.
Günlerdir yağmur ve soguk vardı, dün arı güzel uçmuş, bu günde 18 derece olacak hava raporunu okuyunca oh be dedim.
Ne kadar erken davransakta koca kışın kalpazanlıgı üzerimizde. Gündüz 11 gibi arılığa vardım bizim hacı ruşet montajları ile uğraşıyor.
Hava ise acayip lodoslu, iki kişi kovan kapagını zor kapatıyoruz, bazen örtü çuvalının arkasından koştugumuz bile oluyor.
Hacı abiye diyorum gel, ruşet nasılsa monte edilir, bu lodosluda olsa günü kaçırmayalım.
Sıradan tüm kolonileri kontrol etmem gerekiyor, bazı notlarım var onlarada bakılacak.
En çokta merak ettiğim erkek arıların durumu.
Bal stoklarımız genelde iyi yavru durumu çok iyi.
Çıtayı hacıya veriyorum, ben anaarıyı göremedim birde sen bak diye, oda yedi erkeklerle bunu çekmem lazım ve en güzl pozu buydu::))
Geçen sene mart ayının 20 sinde gördüğümüz tablo bu sene nisan ayının 9 zunda görüldü bunada şükür.
Resimde karniol f1 anaarı, çıkan erkekler ve atılmış yeni erkek olacak yumurtalar bulunmakta.
Erkekler yeni doğmuş ve doğmayada devam ediyorlar.
Arılarının çok iyi geliştigini söyleyenler vardır.
Nedense hep gelişir ve kudururlar.
Hala ruşetlere kat atılamadı.
Bir kat atılsa bahar balları çepte::))
Arıcıları şimdilik işletiyorlar, bakalım bu işletme ne kadar sürecek hep birlikte görecegiz.
Aylardır kekle şurupla arı besliyorlar paylaşımlarda hiçmi içerik olmaz, demekki olmuyor.
Ben ise bu sene ilk defa kolonilerimi mart ayının 5 de açtım.
Ertesi gün kış geri geldi ve hala istediğimiz sıcak günlere kavuşamadık. Bazı kolonileri mart ayının 5 den beri invert şurupla beslemeye devam ediyoruz ve gaza basıldığında bu arı böyle, hem petek ördürdük, hemde erkek yavrular yaptırdık, hemde yavru kapattırdık, hamde şimdi doğmaya başladılar.
Bu arada hala hiç bir kolonime kek vermedim.
Ben yavrulu çıta göstermiyorum, arılarım çok iyi gelişiyor diyenler doğmuş erkekleri bir göstersinler bizim ile yarışanlar.
Artık bundan sonra çok şey degişecek, yalan palavra ve sallamalar bitmek zorunda.
Doğmuş erkelerin kapakları.
İşim geregi bazen akşama kadar Gebze’nin altını üstüne getiririm.
Adreslerle ilgili sorunların bazen yerinde çözümlenmesi gerekir bizde gidilecek tespitleri biriktirip bir çıkarım, Gebze’deki tüm mahalle ve köylerde buna dahil.
Gebze Muallim köyünün bahçesindeki biberiyeler.
Bu bitkiyi ne zaman görsem çiçekli oluyor. Bir çok kişi bahçesinde set olsun diye bunu kullanmakta ve arılar tarafından acayip ziaret edilen bir bitki, bende resimledim.
Bu arada Gebze Muallim köyüne Yüksek ögrenim kurumu 8-10 tane bloktan oluşan 2000 kişilik bir yurt yaptırdı.
Bakalım bu sene sonumuz ne olacak, daha ortada hol yok yumurta yok denirya aynen bu durum var.
Ben yeni yeni larva transferlerine başladım.
Şimdiden ruşet ve kovanlar gelmeye başladı.
En garibide Zafer Anlayışlı abiminki.
Abi sen niye arı alıyorsun, anaarı vereyim dedim.
Sen üzülmeyesin diye söylemedim::((
Hayırdır diyorum senden aldıgım 5 anaarıyıda kestirdim demezmi.
Nasıl başardın dediğimde kovana anaarıyı verdim, 5 gün sonra kekleri açtım güzel, ertesi gün anaarılar kapının önünde.
Peki meme kontrolü yapmadınmı, yaptım dedi anaarılar öldükten sonra, bölmeleri açıyor ve çıtalar meme dolu.
Bunun üzerine Muhteşem abiyle biraz konuştuk, Muhteşem abi diyorki abi tüm arıcılar bu hatayı yapıyor neden dersen bende yaptım, çünkü arıdan korkuyorsun.
Bende diyorumki yav bölme dediğin arı kaç çıta kaç dakikada kontrol edilir, olsun diyor korku oldumu o işleri yeni arıcılar yapamaz.
Ah Zafer abi ah.
Bu Zafer’lerin sanki hepsi sorunlu::))
En azından anaarı kabul edilip, yumurta attıktan sonra kesilmesi sağlansa dersinki elimde f2 var, böylede sıfır çekilmezki.
Ne yapalım bunlarda benim belalarım işte.
Böyle dostlarınız varsa zaten düşmana gerek yok diye espiriler bile yaptıgım olur.
Ben fırsat buldukça kıştan beri arıbölerim. Kutulardaki anaarıların kalitesi belli degil gidebildikleri yere kadar kovanlarda yoluna devam edecekler, yeni anaarılar çiftleşmeye başladıklarında bunlarla yolumuzu ayıracağız.
Önce kaliteli anaarı yedeklerin sahaya çıkmaları lazım.
Gene böyle bir bölmede çok sayıda yeni doğmuş işçiler gördüm, depomuzda ham çıtalarımız var ama nerde belli degil.
O zaman erkek çıtası verip ördürelim dedim.
Çıtayı verdim, şurup getirmeye gittim, başka işler çıktı 15 dakka filan gelemedim kovan başına, yukardan bakıyorum salkımmı var filan?
Sanki işçi arılar birisi bir çıta versede örsek diye beklemektelermiş.
Bu çıtanın verilmesiyle resim çekilmesi arasında kesinlikle 20 dakikalık ara yoktur.
Koloni yönetimlerinde en çok atladıgımız konulardan birisi koloniye petek ördürememek.
Koloni içinde her yaştan işçi arı var ve her yaşında bir işi var.
Avrupalı, petek ördürmese bile koloniye varroa mücadelesi için verdiği iki boş çıtayla bu işi çözmüş durumda.
Bu resim tamamen tesadüf eseri ortaya çıktı, bundan sonra ham petek verdiğimde sonradan kontrol edecegim.
Biraz mola verdim, bu arada doğmaya başlayan erkek çıtasıyla birlikte 7 çıtalık kapalı yavrulardan oluşan devşirme koloni olurşturdum.
Hem erkekelri besleyecegiz hemde larva transferi yapılacak.
Bu arada Sadri abimi aradım cevap yok.
Muhteşem abiyi aradım oda piyasada yoktu.
Bizde molada hacıyla çay ve büsküvi yiyoruz::))
Telefon çaldı Sadri abiyle görüşüyordum, Muhteşem abide aradı::))
Hazır oltaya gelmiş kaçırırmıyım be.
İkisiylede konuştum ve hazır olun 20 gün sonra işlemler başlıyor.
sadri abi senin alet hazır, doktorun aleti altın kaplama yaptıracam dedi.
Bu yaştan sonra altın kaplama aleti ne yapacak bilemiyorum.
Hacıda magazin işlerine alıştı bu resimi çekmiş, hain hacı.
Bizim Albayın emaneti olan 39 numaralı karniolun kızlarından iki tane kaldı, birisi bu.
http://bengittim.blogspot.com/2009_03_01_archive.html
2008 Yılında gelen karniol F1 lerden bahara bende ve Muhteşem abide kalmamıştı. Durumu öğrenen gerçek dostlarımdan olan kişi hiç teredütsüz elindeki Almanyadan gelen 39 nolu karniolu al götür demişti.
Bizde Muhteşem abiyle gidip karniol koloniyi almıştık ve ilk ürettiğim anaları bu F1 den üretmiştim.
Bu koloni karniol f2 ve anasından daha sakin.
38 nolu karniol f1 sogukta açtıgında mutlaka buna izin vermiyordu.
Oktay beyden kalan hatıra olarak saklıyorum, gelişmeleri iyi sakinlikleride iyi, gidebildikleri yere kadar gidecekler.
Anılar insana çok şeyler verir.
Akşam üzeri burada bulunan 80 koloninin bakımları bitti.
Öbür arılıga yetişemedim, tüm kolonilere genelde poşetle invert şurup verildi, bazı kolonilere yemlikle şuruplamaya devam ediliyor.
Etiketler: arıcılık, biberiyeresmi, erkekarı, erkekarıçıtası, karniolf1, karniolf2, ruşetkovan
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılıkta bahar bakımı | Yorum Yok »



































































