MİLLER METODU ANAARI ÜRETME TEKNİĞİ
Ekleyen, Ali Türk on 24 Mart 2011 – 11:16 -Miller metodu ile anaarı üretme yöntemi veya tekniği.
Anaarı üretimi yapılacak koloniler daha önceden hazırlanır, miller metodu anaarı üretimi yapılacak kolonide önceden hazılarnır.
Bu hazırlık koloni anasız bırakılır, genç nufus oluşturulur ve açık hiçbir yavru bırakılmaz çok iyi varroa mücadelesi yapılır, bu koloniye hazırladıgımız yumurta atılmış çıta veririlir ve işlem başlatılır.
Bu teknik larva tranferini yapamayan, gözleri iyi derecede görmeyen kişiler tarafından tercih edilmektedir.
Bu teknigin bir başka özelliği ise larva tarnferinde yaşanan olumsuzluklar vardır.
Yaşlı larva alma, yada larva alınırken larvaya zarar verip doğacak anaarıyı sakatlamak gibi.
Bu yöntemde olaylar sizin kontrolünde ve tamamen doğal oluşmaktadır.
Birinci resimde boş çıtamıza ham petek takılarak, damızlık kolonimize yumurta attırmak için verilişi.
Koloni beşlemeye alınır ve takibe alınır, yumurta atıldığında çıta dışarıya alınıp şekil verilir.
Normal şartlarda koloni çıtayı tam olarak örer.
Bu resimde zaten aralardan çıkartılan peteklerde gözüyüyor.
Yukarda bahsettim bu yöntemde yaşlı larva riski yoktur. Nedeni ise yumurta atıldıktan üç gün sonra çatlar ve biz zaten yumurtalar çatlamadan, çıtayı şekillendirip, daha önce anasız ve bu işe hazırlanmış koloniye veriyoruz.
Hazırladığımız koloni anasız ve başka yumurta ve yavru bulamadığı için bizim verecegimiz yumurtalı çıtaya mahkum.
Yumurtalar çatladığında hemen larvaları arı sütüyle beşlemeye başlıyorlar.
Vermiş olduğumuz çıtayı arasıra kontrol ediyoruz, yumurtalar çatlamış ve işçi arılar anaarı memeleri oluşturmaya başlamışlar.
Bu koloni çok iyi beslenmeli. En az memeler kapatılana kadar şurup ve kek verilmeli. İşçi arılar sitrese sokulmamalı ve kontroller çok seri bir şekilde bitirilmelidir.
Kovan içinde 35 derece civarı bir ısı var bunu uzun süre bazorsanız tüm yapmış oldugunuz işe zarar verirsiniz.
Koloni sıtrese girdiginde bir çok memeyi beslemekten vaz geçer bir kaç meme bana şimdilik yeter diyebilir.
Devamlı beslendiğinde, kolonide işler yolunda ve işçi arılar oğul verecegiz diye düşünürler.
Anasız bir koloni tarafından oluşturulmuş miller metodu anaarı meleri. Kapanmış memelr 10 günü geçtiklerinde bölünen kolonilere veya anaarı çiftleştirme kutularındaki anasız işçi arılara kesilip monte edilir.
Bu çalışmaları ben 2008 yılı nisan ayında yapmaya başlamışım.
Yani yaklaşık 5 sene öncesi.
O dönemlerde emin olun bu tekniğin nasıl yapıldıgı ile araştırmalar yaptık doğru dürüşt resim bile bulamamıştık.
Şu an gene benim resim ve filimlerim gibi hala bilgi ve kaynak yoktur.
Bir çok kişi bir şeyler paylaşmakta, arıcılıkla ilgili paylaşımların alayı yabancı kaynaklı.
Dünya kadar arıcı var, hiç kimse uygulamalarını paylaşmıyor, fesbukta paylaşımcılık yapanlarda aynısını yapmakta. Ben arıcılıkla ilgili paylaşımlarımın %90 nı bana aittir.
MİLLER METODU ANAARI ÜRETİMİ,ARICILIK Ali_Turk
Hazırlanan kutu ve bölünen kolonilere miller metodu anaarı memelerinin verilişi.
Filim çok eski ve mov dosyasından oluşuyordu, avi ye çevirdim ses gitti ve bu çeviri yaptığım zaman şu anki filim düzenleme yetenegim yoktu bu filimin üstüne oturdugumuz yerden anlatım yüklenebiliyor, fakat geçti. Daha geniş ve anlatımlı filim görmek isteyen bu filimlerin orjinal olarak yüklü oldugu blogu ziyaret edebilir.
Daha geniş bilgi bu linkte.
http://anaariuretmek.blogspot.com/
Etiketler: anaarıüretme, miller metodu anaarı üretme teknigi, millermetodu
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
ARICILAR İSTANBUL’DA MİKROSKOP PEŞİNDE
Ekleyen, Ali Türk on 12 Mart 2011 – 23:51 -
Bu gün 12 Mart 2011 İstanbul’dayız.
Sabah erkenden Muhteşem abiyle buluşup, Sadri abinin işyerine gidildi.
Bu sene görünen o ki suni tohumlama çalışmalarımız bir kaç noktada devam edecek.
Bunun için gerekli malzemelerin temin işleri vardı.
Tohumlama aleti konusunda sıkıntı yok, sag olsun Sadri Demircioğlu abimiz sanki kolleksiyon yapar gibi bir sürü alet yaptı.
Her yeni yaptıgı alet daha güzel olmakta.
Sadri abiyle birlikte hiç zaman kaybetmeden mikroskop konusunda daha önce bilgi aldığımız iş yerlerine gidildi.
Suni tohumlama 16 lık stero mikroskop olabiliyor, en ideali 2 x olanlar.
Bizde 2x yani 20 kat büyütüyor, bu iş için ideal.
Almış oldugumuz mikroskoplar aynı zamanda hem 2x hemde 4 çarpı oldu.
Tek endişemiz alette çalışırken görme mesafesiydi, onuda hallettik.
Muhteşem abide inceleme yapıyor.
40 -50 cm den görüntü alabilen mikroskoplar vardı. Fiyatlar uçuk tabi, bunlar bizi bozar.
Oğul vereceğiz. Ben bu sene kendim çalışacağım diye tutturdu.
Allahım her şeyin hayırlısını ver diye dua ediyorum, başka ne yapılabilir ki?
Muhteşem abiye yapılan alet çok kısa sürede bitecek, önemli olan parçalarını temin etmekti, Sadri abi tüm parçaları ayarlamış, sadece toparlanması kadı dedi.
Bir iki sene öncesi, bunların hiç birinden haberimiz yoktu. Şimdi ise bir çok konuda bilgi ve beceri sahibi olduk.
Arıcılıkta suni tohumlama aletlerinde koleksiyon yapacak kadar malzemeye sahibiz.
En önemli parçalardan birisi mikroskop ve bu gün iki mikroskop aldık birisi bana birisi ise Muhteşem abiye.
Yeni mikroskoplar çalışmalarımızı dahada kolaylaştıracak. Daha önce parçalar ayrıydı, bundan sonra tohumlama aletiyle mikroskop birbirine bağlı olacak, istediğimiz yere taşıyarak, her yerde ayarlar bozulmadan çalışacağız.
İşlerimizi bitirip, Sadri abinin işyerinde yemekleride yedik, bizimki hala etrafta yiyecek bir şeyler varmı diye bakınıp duruyor::))
Afiyet olsun, kalk bari..
Etiketler: 20 stero mikroskop, 40 lık stero mikroskop, anaarı suni tohumla aleti
anaarı suni tohumla, Arıcılık Bilgi Merkezi | 4 Yorum »
ERBAKAN HOCAYA BÜYÜK UĞURLAMA(((
Ekleyen, admin on 01 Mart 2011 – 10:14 -Erbakan hoca, büyük dava adamıydı ve ölene kadarda davasında sadık kaldı.
1960 yılların teknolojisiyle tornada Devrim adlı otomobil yapan, Alman leopar tanklarının yapımında baş mühendis olarak görev alan Erbakan hoca, devamlı serzenişte bulunmuştur, bizi bize bırakmadılar diye. Tüm zorlukları aşan, ancak darbelerle durdurulabilen birisidir.Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
ARICILIK VE PLANLAR
Ekleyen, admin on 24 Şubat 2011 – 23:53 -
Arıcılık kışın arıcıların dinlendiği bir dönemde denebilir. Tabi dinlene bilirseniz.
Bu sene çok degişik hamleler yapıyoruz. Birazda şartlar böyle gerektirdi. Zamanı geldiğinde bu ruşetlerle alakalı durum hakkında daha geniş bir yazı yazmayı düşünüyorum. Bu ruşetler benim daha rahat çalışma yapmam için yaptıgım bir hamlede denebilir.
Resimdeki bizim İrfan ustamız. Cemil ustayla yaklaşık 1 senedir ortak çalışıyorlar. Ben tabiki her ikisinede ortagım::))
Boş vakit buldugumda aralara dalıp işlerimi hallediyorum. İşlerim yapılırken bir çok kişide yardım ediyor, bunlara İrfan ustayıda dahil ettik.
Bu sene kışın damacanaya soktugumuz arılar, hala invert şuruptan ölmediler.Bu arının başına gelenlşeri Allah kimselerin başına vermesin derim , benden bunu duyan kalfam, bu arıların senden çektiği nedir diye bana kafa tutuyor::))
Olayın başı ve gelinen nokta bu.
Damacana da üç sefer taban temizlendi. En son damacanaya bir pet şişe altı koyup salkıma dayadım. Uzaklara gitmeden yiyeceklerini alsınlar diye.
Bu arada bizim kek kullanımına karşı oldugumuz lanse edilmeye çalışılıyor.
Kek kışa girmiş arıyı aşırı yorup, ömrünü bitirdigi için biz buna karşı çıktık, daha önce ben defalarca kışın kek verdim ve günler sonra yere dökülüp ölmek üzere kıvranan arıların halini sonradan anladık.
Arıya keki ne zaan verirsen ver yer.
Kışın verirseniz defalarca yazıldı çizildi, arı katı şeyi nasıl yiyecek, yedimide ömrü kısalacak.
Efendim aç arıya kek vermeyin filan deyip milleti başka şekilde yönlendirmek isteyenlar var, arı aç ise en kısa sürede doyurmak şurupla olur.
Ben yapmış oldugum yanlıştam döneli çok oldu.
Önce kütük kovan açtı ve devamlı kış boyu şuruplandı.
Peşinden karakovan gene kışı şurupla çıkardı.
Şu andada benim damacana kovanım bahara şuruppla çıkmak üzere.
Hani diyorumya, hep yazmayın, neler yapmışşınız bir paylaşın yaw. Bakın ben bir şeyler yapıp paylaşıyorum….
Lafla nereye kadar gidilecek hep birlikte görmeye devam edecegiz.
Ben hep buradayım inşallah::))
Ayrıca her türlü mahlükata iş verilir, iş bulamayanlar gene bize gelip sataşmaya çalışıyor. Zaten başka bir şey yaptıklarıda olmamıştır. Benle yapmış oldugunuzicraat ve işlerinizle yarışın ::)))
Ben hata yaptım benden sonra bizi dinleyenler olur diye kekle alakalı yazı yazıp olayı kapadık ve bir daha kışın kek kullanmadım.
Yazmış oldugum kekle alakalı yazılardan birisi alt linkte. Yazı 2008 de yazılmış biz 2011 deyiz hala eski yerinde sayanlar ne yaparsa yapsın beni bağlamıyor.
http://bengittim.blogspot.com/2008/11/aricilikta-kekin-yararlarizamanisiz.html
Fakat biz geleneklerine bağlı arıcılarız. Geçmişten kopamıyoruz ve alternatiflerede karşı çıkmaya hala devam ediliyor.
Bu konuyla alakalı bir başka yazı yazmışım. Demişimki çağdaş arıcılık ve geleneklerimiz. Gene yazı 2008 yılında yazılmış.
http://bengittim.blogspot.com/2008/11/ada-aricilik-ve-bizim-geleneklerimiz.html
Biz eski geleneklerimizle devam edeceksek bilim ve teknoloji bilgisayar neyimize…

Bu sene yapmayı planladığım 200 ruşet yakında montojına başlıyoruz. Bir işe girdigimde hiç ufaktan başlayamıyorum ve bu aşırılık beni acayip yoruyor.
Bazı hobiciler ???10 kovanla başa çıkamazken, bir turda 200 ruşet yapımı ve bunların doldurulması nasıl olacak bilemiyorum::))
Heralde kalfaya ogul yakalama konusunda yeni egitim vermem lazım, yoksa bu ruşetler dolarmı yav::))
Bu oğulla alakalı ilginç bir hikaye var. Bizim Kadir Gürkan bey bakmış arılıgının etrafına bir sürü tuzak kovan konulmuş oldugunu görür.
Gitmiş tüm kovanları yerinden aşagıya atıyor, kovanların sahibi gelmiş cıngar çıkartmak istiyor. Bizim başkan diyorki bunları benim arılıga niye koydun, ogul girsin diye. Bu kadar zahmet etmene gerek yok, gel bari kovanları aktar git….
Tabi bu kibarca yazılmış hali:))

Hacı abi arılıkta vidayla monte edilecek parçaların deliklerini delmeye başladı, dünya delik delmesi lazım, hemde bu yaştan sonra::))

Bizim Cemil ustam namaza başlamadan öbür tarafla irtibata geçer::))
Tam tekbir alacaktı ki, iç işlerinden telefon geldi, donup kaldı yav. Kendisine zor getirdik ve gülme kirizine girdi.

Bu sene geçen seneye oranla işlerimiz en az 1 ay geçikecekti, bir hamlede bu işlerin aksamamsı için yapıldı.
Bu plan çoktan beri vardı bir türlü araç ayarlayamadık. En sonunda planı yürürlüğe koyduk.

Bazı önemli ve özel işler için erkek derdine düştük anlayacagınız.
Geçen seneye bakıyorum, mart ayının sonunda ilk çıkan anaarılara kafes takmışız. Anaarı üretimi için erkeklerin çıktıgını görmek lazım, bu gün yumurta atılsa, zaten erkek yumurtası atılması bizim bölgede imkansız, atılsa bile geçen seneye göre bir ay geç kalındı. Aşagıdaki link ne kadar geç kaldıgımızı zaten göstermekte. 3 Adet f1 karniol anaarılı ve güçlü kolonimi arkadaşıma erkekleri karşılıgı hediye ettim. Saf karniol erkekler acilen bana geri gönderilecekler::))
Kısmet olursa gelişmeleri paylaşacağım. Geçtiğimiz sene 2010 – 20 martta çıkan erkekleri boyamışım.::))
http://bengittim.blogspot.com/2010_03_01_archive.html

Mustafa kardeşim yolun açık olsun. İnşallah planlarımız istediğimiz gibi gelişir. Biz gereken işi yapmaya başladık gerisi Mevlaya kaldı.
Arıların gittiği yerde gece bile 10 derece sıcaklık var, gündüz gölgede 18 ila 20 derece sıcaklık var, birden içim ısında ha::))
Bu arada Gebze de donmaya devam ediyoruz. Kış geri geldi, her şeyin hayırlısı.
Bakalım Mevla neyler, neylerse güzel eyler.
Arıcılık Bilgi Merkezi | 6 Yorum »











