ARICILIK KURSU SONA ERDİ

Ekleyen, Ali Türk on 22 Mart 2012 – 22:43 -


Alemdağ da başlayan arıcılık kursu bu akşam sona erdi. Kursiyerler kurs bitimini bal yiyerek kutladılar.

Doyana kadar herkes balı götürdü, dayanamayıp birde ben daldım.

İstanbul’un değişik ilçelerinden bir sürü arıcı adayı var. İstanbul ise arı koyacak yer bakımında bayağı bir sıkıntılı. İnşallah her şey gönlünüzce olur.

Bu abimiz ben doğal bir bal yeme pozu vereceğim bunu çek dedi,inşallah pişman olmamıştır::))

Yarasın…

Dağılmadan toplu bir resim aldık.

Kurstan çıkıp bir şeyler içelim diyorduk. Bektaş arıcılık çayımız hazır buyurun sizi bekliyoruz deyince kırmayıp işyerlerine  geçtik.

Ülkemizde üretilen janter ekipmanları fiyatları herkesin alacağı seviyelere inmiş durumda.

Önceden bu ekipmanlar servetti, hesaplı bulunca kendimi tutamayıp bayağı bir stok yaptım::))


Etiketler:
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılık Eğitimi | Yorum Yok »

ARICILIK BİLGİ

Ekleyen, Ali Türk on 22 Mart 2012 – 06:52 -



Arıcılıkta dâhil birçok konuda geri kaldığımızı devamlı söylerim. Bu söylem gerçektir, gerçekleri gizlemenin diğer manası ise yalan söylemek. Yalancılık ise çok adi şeydir.

Biz ülke olarak uçak yapamıyor isek, başkalarının yapmış olduğu uçakları yok canım onlar uçak değil makettir derseniz, herkes size bir yerleriyle güler.

Siz ülke olarak araba yapamayıp, başka ülkelerin arabalarının burada fason üretimini yapıp, her gün bindiğiniz arabaları da yok sayamazsınız. Kendinizi kandırmak için efendim bunlar araba değil oyuncak, biz bunlara binmeyip, oynuyoruz filan…

Siz bilgisayar yapamıyorsunuz ama bilgi sayar kullandığınız halde bilgisayara karşı çıkmak gibi. Bilgisayarı herkes kullanır, oturtun başına çocuğu oda kullanır, oturtun dedenizi, ninenizi oda kullanır. Tabi bilgisayar kullanımı, sizin b ilgi ve tecrübelerinize gere değişecektir. Ben yaklaşık 10 senedir bilgisayar kullanıyorum, hala format atamasını bilmem. Birkaç sene bilgisayar kullanıp, bilgisayarına programlar yükleyip, yazılımlar yapan kişiler var. Bilgisayar kullanımında birileri uçarken ben yaya gidiyor isem suç bilgisayarda mı?

Bu tür bir sürü örnek verebilirim.

Geliyoruz arıcılık ve yapamadıklarımıza.

Dün akşam, arkadaşlarla sohbetteyiz, konu karniol arısı ve çamurcuların çamura yatmasına kadar geldi.

Efendim birisi diyormuş ki, siz katlı kovanlara bakmayın onların içi boş. Yıllardır işi gücü bıraktı artık çamurculukta rakip tanımıyor, insan bu kadar yüzsüz olamaz, hani yenilen pehlivan misali, defalarca yenilmesine rağmen utanma olmadığı için karga gibi ötmeye devam ediyor, sadece yazmakla olmuyor ki. Bir şeyi sen yapamıyorsan, başkaları yapıyor ise bunu niye yok sayıyorsun ki?

Geçmiş senelerde bazıları ormanda son baharda arı söndürdü, şimdi başkaları söndürmüyor ve sen arıcılığı bilmiyorum yapamadım diyeceğine, kalkıp bizim arıları radar çarptı ondan öldü diyorsun. Hala bilmiş, bilmiş salyangoz satmaya devam edeceksin. Ormanda boşalan kovanlarınla, başka yerlerdeki dolu kovanları karıştırma devam et bakalım.

Buralara gene nerden geldik derseniz, katlı kovan kışlatmaktan geldik. Katlı kışlayan arıların içi boşmuş. Denemesi bedava, katlı kovana 5çıta arı koyup bir kışlatın bakalım neler oluyor. Bırakın katlı kovanı, 5çıtalık koloniyi, 10 çıtalık alanda tutun gene bir sürü olumsuzlukla karşılaşıyoruz. Birde Almanya gibi yerde, eksi 25 derecelere düşen ağır kış şartlarında, boş kovanla kışlayacaksın. Arılar kovanları doldurmadıklarında bal harcamaları artıyor, birçok koloni bu sene ağır kış şartlarından çıkamadı. Ölen arıların ırklarına girmeyeceğim, hepside eko tip, yerli ve bize göre en dayanıklı arılardı, her türlü koşulda yaşamasını bilirlerdi ama bazı yerlerde %100 ölümler oldu.

Bir başka önemli ayrıntı ise Almanya’da bu sene yapılan bölmeler katsız kışlıyor. Madem kovan boş ise, niye kat atıp kışlatmıyorlar?

Hayatımızın her anında nasıl bilenlerle bilmeyenler bir değil ise işi yapan ile yapamayanlarda bir değildir.


Etiketler: , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılık Eğitimi | Yorum Yok »

ARICILIKTA MART AYLARI

Ekleyen, Ali Türk on 20 Mart 2012 – 01:34 -

Son üç yılın mart 20 sinden görüntüler. 2012 Yılı son yılların en büyük kışını yaşadık ülke olarak. Haberlere ve sert kışa bakılır ise son 30 yılın en çetin kışı bitti ve mart ayının 18 den görüntü ilk resim. Yavru faaliyeti kuvvetli kovanlarda 4-5 çıtaya çıkmış durumda.

17 Mart tan bir resim tek tük erkekler doğmaya başladı, bir iki kovanda bu günler itibari ile yoğun erkek yumurtası başlamış durumda, tabiki gene güçlü ve beslenip bu işe zorlanan kolonilerde.

2011 Yılıda soğuk geçmişti, nart ayının 21 ri ve kolonileri besliyoruz. Ziyaretçimiz arı lamaya gelen Bursa Orhaneli den Mirili Fatih ve kayın babası.Haberin linki bir altta.

2011 yılının,ana arı çiftleştirme kutularına ilk arıları ben umrede iken Muhteşem abi doldurmuştu, yani mayıs ayının 10 dan sonra.

21 mart 2011

http://bengittim.blogspot.com/2011_03_01_archive.html

 

Bu haberde 2010 yılı mart 22 den. Link gene aşağıda. Mart ayında ana arı üretimine başlanılmış. Geçtiğimiz son 2 mart ayıyla, 2010 mart ayı arasındaki fark en az 30-40 gün civarında. Yani şimdilerde atılan yumurta en az 25 gün sonra doğacak, 15 gündede ergen erkek arılar oluşacak al sana 40 gün. Aradaki mevsim farkını bundan daha iyi nasıl hesap edelim ki.

http://bengittim.blogspot.com/2010/03/2010-mart-20-ve-21-den-izlenimler.html

22 Mart 2010


Etiketler: , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılıkta bahar bakımı | Yorum Yok »

ARILAR YAVAŞ, YAVAŞ YAVRU ALANINI GENİŞLETİYOR

Ekleyen, Ali Türk on 18 Mart 2012 – 21:31 -


Bu hafta sonu arı karıştırmaktan yorulduk, hatta haşat oldu diyebilirim. İlk defa havalar 15 derece üstüne çıktı, kolonileri detaylı inceleyip not alma fırsatı yakaladım. Bazı kovanların 2-3-4-5  çıta yavru vardı. Hacıya kızıyordum

şu resmi doğru dürüst çek diye, oğlanda bizim kafayı uçurmuş.

Bazı kovanların kat atılma zamanı geliyor, fakat ben erkek arı bulur isem hemen bölmeler yapacağım.

Bazı kolonilerde yavru alanına yakın bozuk çıta var, bozuk gözlerde ne kadar faydalı imiş, doğmuş erkekleri görünce acayip sevindim, bazıları sapık mısın filan der diye de düşünmeden edemiyorum.

Cumartesi orman dönüşü, en zor işlerden birisini bitirdik. Bu kalnalı açmak çok zaman alıyor, tek bıçakla açarsanız kanal civarı parçalanır, ilk defa üç bıçak takıp 9  kanal açtık. Başka türlü olur ise bir kaç kez ayar değiştirmeniz gerekir ve iş çok uzar. Birde bu işe giriştiniz mi aynı ayarda bitmesi gerekiyor. Yaklaşık ilk tur için yapılacak ruşletlerin kanal sayısı 600::((

Oturup saysanız bile bıkarsınız.

Daha önce  2 bıçak takıp yalpa veriyorduk yatar acayip ses yapıyordu. Şimdi ise birinci devirde sessiz bir şekilde bu işi bitirdik.

Hala ne yaptığımızı anlamayanlar var, taa Girit’ten Manos ölçü istiyor, hayret.

Bu tür işlerde önce siz kendiniz bir çıta yapacaksınız yada yaptıracaksınız. Çıta  ortaya çıktıktan sonra gerisi kolay, çıtaya kutu yapılacak.

Bu hafta yaklaşık 150 tane ilk tur ruşet montaja geçiliyor. Erkekleri görür görmez

acayip bölmeler yapacağım. Bir çıta kapalı yavrulu arı, sağına soluna kabarmış petek, tak bir ana arı memesi, acayip koloni arayan var. Bu sene çok bal olacak bir çok kişi arısız kaldı.

Bu arada kıştan çıkan çiftleştirme kutularının beslemesi yapıldı. Bu hafta çok güzel olacak, buradaki her bir ana arı bir koloni demektir, zaten bu gün dört bölme yapıp ana arılarını kafesle verdim.

Yıllardır invert şurup kullanıyoruz, kutuları bile zehirleyip öldüremiyorum.

Bazılarının kovanında bile hala iki çıta kapalı yavru yok, çok şükür bizimkiler kar kış demeyip yollarına devam ediyorlar.

Bu gün en çok sevindiğim olaylardan birisi, 5 çıta yavrulu bir kolonide önlü arkalı erkek çıtasına yumurta atılmasıydı. Özel işlerde kullanılacak erkek üretimindeki damızlıklarımdan birisi, bundan sonra erkek attıkça, elinden alıp yeni boş çıta gireceğim ve elimizden geldiği kadar, beslemeyi artıracağım.

Çoktan beri hacıyı göremeyenler meraklanmış olacak ki bazı abilerimiz yav hacının mübarek yüzünü bir görelim dediler. Bu arı kışa bir çıtayla girip, bir çıtayla çıktı. Toplam 3 çıtası vardı ortadaki çıta yavru. Şurupluk bile bu gün konuldu, şurup şimdiye kadar poşetle verildi. O kadar zayıf arı bu karda kışta nasıl polen depolamış hayret etmemek imkansız.

Alın mübarek bir yüz görün, yüz görümlüğünü isterse şaşmayın.

Günün bombası ise bizim yetiştirmeye çalıştığımız yeni arıcıyı arıların hedef seçip iki kaş arasından sokmasıydı.

Arı sokması, başkasına olduğunda bayağı bir komik oluyor.

Bu arılar benim pişirmeye çalıştığım aşa, soğuk su katıyorlar.

O kadar dedim maske giy diye beni dinlemedi.

İki gün içinde yaklaşık 70 den fazla arı taradık, ikimizde maske kullanmadık. Oğlum iki iğne ben bir iğne yiyip, haftayı kapattık::))


Etiketler: , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılıkta bahar bakımı | Yorum Yok »
Forum