ARICI VE TATİL
Ekleyen, Ali Türk 01 Ağustos 2011 – 22:25 -Arıcılıkla tatil yan yana biraz zor oluyor, bir taraftan tatil yaparken kapsamlı arıcılık yapanların işleri mutlaka aksama yapıyor. Ankara’dan döndükten sonra arılıga gidip 40 civarında meme dagıtıldı, hacı yok.
Peşinden Kefken’e hareket ettik.
Cuma cumartesi ve pazar tatildeyiz::))
Bazılarına göre çok kısa gözüksede benim için çok uzun bir tatildi.
Kefkende herkesin durumuna göre başta çadır kiralamak olmak üzere, pansiyon, otel ve ev kiralamak münkün. Ben ev kiraladım, dayalı döşeli, her şey meycut.
Güzeldebir bahçesi vardı.
Cuma ikindiden sonra Oktay aradı abi çaya bekliyoruz gel.
Oktaylar kaptan Tuncayın yazlıgında kalıyorlar.
Kaptanın yazlık ise Kerpe’de.
Mesafe 8-10 km filanmış, davete icabet ettim.
Düştüm yola, Oktay beni bir yerde karşıladı, yoksa tarifle filan bulunacak yer degilmiş.
Ormanın içinden kaptanın köşküne doğru giden yol.
Kaptan Tuncayın yazlığı ve balkondaki tuzak ruşet.
Yakın zamana kadar başlatıcı koloni olarak kullanılmış şimdi artık koloni düzeninde çalışıyor.
Oktay bizim sanal alemdeki ilk arıcılık talebelerimizden.
Bir kaç koloniyle başlayıp, şu an 30 civarında koloniyle arıcılıga İzmir’de devam etmekte.
Bana İzmir’den bal getirmiş, degişik bir aroması var, mandalina ve okoloptüs kokusu vardı.
Oktay ve İlker amca Oktay’ın babası.
Sonra atış talimine başlandı, bizim Furkan tam kaynağından alıyor eğitimi. Oktay bir sat komondosu. Çok iyi bir dalgıç ve yüzücüdür. Defalarca dalış ve yüzmelerde birincilikleri var. Ben bile 40 yaşımdan sonra yüzmeyi Oktay dan öğrendim. Bazı şeylşerin püf noktaları her şeyin kilidi.
Furkan talimatları uyguladı hiç karavanası yok.
Sonra daldık kaptanın bahçeye.
Bu kaptanın kuluçka makinesi, bir kaç güne kadar civcivler doğmaya başlayacakmış.
Kaptanın kolonisinden çok ana arı yetiştirme kutusu var.
Geçen hafta hasatları yapılmış koloniler yeniden bal çekmeye devam ediyorlar.
Bahçede gözüme fazla takılan bir salatalık, İlker amca onu kaptana bırakmıştım desede ben götürdüm gitti ne yapam.
Kaptanın iki tane çok şirin köpekleri vardı. Acayip oyun peşindeler, Oktayın annesi köpekleri çok güzel eğitmiş.
Dikkat köpek var, tabelasının altından çıkan şirinler::))
Bu arada kaptan balıkesir taraflarında ve yoldaydı, cumartesi günü bir baktım kaptan arıyor, abi mangal hazır seni bekliyoruz::))
Töbe töbe, yav bir rahat bırakın be, diyorsunuz içinizden.
Eh bekletmeyelim bari diye tekrar misafirlikteyiz.
Tuncay kaptan arılara karşı alerjisi olan biri ve haline bakın. Benden aldıgı F1 karniollardan arılıktaki tüm arıları F2 karniol yapmış. Arılara maskesiz giriyor ve hala ana arı üretmeye devam ediyor, bana soruyordu elimde 5 tane meme kaldı ne yapam, bana ne ben kendi işlerime akıl erdiremiyorumki::))
Memeleri çıtaya tutturmak için ne tırmalamış be. Tek tek telle bağlamış, bu kaptanın zımba diye bir aletten haberi yok galiba.
Abi sen hani haber yapmıştın ya, ee bende hünnap alıp ektim acayip güzel bir meyveymiş. Ben yemedikten sonra bana ne::)))
Paylaştıgımız meyveler bile birileri tarafından merak edilip yetiştiriliyor.
Bu kiviymiş ben ilk defa bu kadar yakından kivi bitksini gördüm, erkekli dişlili. Bu bölgede çok güzel yetişiyormuşda bundada gene meyve yok::((
Tuncay kaptan aşılar yapmış tutmamış, bir erik ağacına aşı yapıp teknigini gösterdim.
İlker amca ızgara sorumlumuzdu::)))
Ne götürdük be:))
Nihayet yemekteyiz, herşey bol kepçe.
Makinayla çekilmiş bir resim.
Bu arada biz arı ve arıcılardan kaçarken halime bir bakın. Saim ve çocuklarıda Kerpe’deler.
Ayfonla çekilmiş bir resim, ayfon süper bişi, hemen faceden paylaşıma açık, fakat bloga resim atılamıyor::))
Ben ayfon deyince biri var abi Afyon’da ne işin var diyor::))
Yemekten sonra çay karpuz derken bayanların alışveriş istekleri kabardı, illede sahildeki açık işyerlerinde süs eşyası incik boncuk alacaklarmış, hadi gidelim dedik.
Dolaş dolaş bir şey begenmediler, çok şükür.
Oktay bey illede Maraş dondurması ısmarlayacagım dedi, he bir o eksikti, ırmarlada yiyelim dedik.
Furkan hayatından menmundu, deniz ilk gün suğuk ikinci gün çok güzel, üçüncü günü su sıcak olmasına rağmen dalgalıydı.
Bu esnada hacı aklıma geldi, neredesin diye aradım evdeyim diyor. Kafesleri buldunmu buldum dedi. Filan kovana git ve çıtadaki memeleri kafesle. Bir saat sonra telefon geldi, tam zamanında aramışın, 4 tane memede anaarılar dillerini çıkartıyorlardı dedi::))
Direkten döndük be.
Pazar günü öğleden sonra trafige takılmamak için saat 2:30 gibi Kefken’den ayrıldık. 4:30 gibi gebzedeydim, 2 saat uyuyup hemen arılıga gidip işlere girişmişlim, bu gün ramazanın ilk günü, yemek(nasılsa yemek yok) saatinde toplanacak analar toplandı, akşam üç vilayete anaarı kargolandı birde birisi Gebzeye gelip anaarı alıp Bursaya gitti.
Bu arada ben bu işleri yaparken hacıyla Sadri abim erkek peşine düşmüşlerdi::))
İftarı ana arıyla açan ilk arıcılar biziz heralde…..
Etiketler: hünnap, kefken, kivi, tatil
Arıcılık Bilgi Merkezi, Magazin | Yorum Yok »


























Yorum yapmak için giriş yapılmalı.