ARICILIK VE ARICI MİSAFİR, MÜCAHİT EROĞLU

Ekleyen, Ali Türk on 09 Eylül 2011 – 21:50 -

Arıcı bir misafirim, Mücahit Eroğlu.

Kendisi Gümüşhane’li ve benim gibi belediye personeli.

Kendisi üzcücü bir durum dolayıosı ile Gebze’de, dayısı vefat etmiş. Allah Rahmet eylesin kalanlarda sabırlar versin.

Bu gün beni aradı Ali bey buluşabilirmiyiz diye buyurn dedim. Bende bu hafta başından beri bu günlerde ortalıkta dolaşan salğın hastalıga yakalandım, bademciğim şişti yaz günü tir tir titretiyor, iştah durumum ise iyi, buna doktorum üzülüyor, neden üzülüyorsunuz dedim, abi sürünerek ölmeyeceksin ona üzülüyorum dedi, yemeden içmeden kesilsem sürünerek ölürmüşüm, Allah kimseleri doktor eline düşürmesin.

Neyse arılıga geçiyoruz, Mücahit arıcılıgını anlatıyor hacı benim üzüm yememi çekiyor, Allah kameramanında hayırlısı versin hemde herkese::))

Önce Ana arı çiftleştirme kutularına bir göz atıyoruz.

Üzüldüğüm nokta ise Mücahit Eroğlu çok büyük masraflar etmiş ve arıcılığa başlamış, bence harcadıgı para çok fazla, ben yıllık gezginci arıcılıkta 4-5 binlira masraf ediyorum ve bana acayip çok geliyor, bunun 4-5 katı parayla arıcılıga başlayıp, verim alamamak çok üzücü.

Arılardan yediğin iğneyemi harcadığın parayamı, çektiğin çileyemi yanrsın derlerya aynen öyle.

Bu arılık Mücahit için cennet olsa gerek::))

Tabi cennetteki melekleri sorarsanız,meleklerden biri ben biride hacı::))

Bir kaç gün önce bir kovanı kontrol ederken açık yavru görememiştim, kovanda ana arıda vardı ama kapalılar bile bitmek üzereydi, bu akşam o kovana bir daha baktım ana arı artık yok olmuş, arılarda çaresiz, bizde bir kaç memeye transfer yapıverdik, nasılsa 5-6 memeyi çok rahat besleyecek durumdalardı.

Mücahit ise bu arılıkta sanki yıllardır çalışmış gibiydi.

Zaten arılıga girdiginde, her gün siteni izlerim ve resimlerde gördüğüm yerde olmak acayip bir şeymiş dedi.

 

Bir çok konulara girip çıktık, inşallah Mücahit ileride yaptıgı arıcılık işlerde başarılı olur diyorum.

Akşam 8 gibi kendisini Darıca’ya bırakıp geri döndüm.

 

Beni çok etkileyen şeylerden biri daha.

Bu hediye Amasya merzifondan geldi.

Bu nasıl iş, nasıl bir sevgi anlamış degilim. Bizi sevenlerden birisi heralde bahçesindeki Amasya elmalarından kopartıp, pazardan biraz köy peyniri almış, yanında birde çarşaf. Bana ikramda bulunmaya çalışıyor. Çam sakızı çoban armaganı heralde bu. Anadolu insanının acayip huylarından birisi, belkide bunlara benden çok kendi ihtiyacı vardı…………

Bu acayip bir duyğu aslında yazacak bir şey bulamamıştım ama bayagı yazı olmuş….

arıcılık ve arıcı misafir, arıcılık videoları. Ali_Turk


Etiketler: , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICILIK VE AYÇİÇEK, TRAKYA SEZONU BİTTİ

Ekleyen, Ali Türk on 31 Ağustos 2011 – 10:16 -

Kani Başoğlu.

İki senedir Marmara ereğlisine kapagı attık:))

Salih abi tanıştırmıştı(emlakçı salih başakşehirli), Kani bey tüm işlerimizle gerek duyuldugunda ilgilenir. Sağ olsun önümüz bayram tatili cuma günü aradım abi biz bayramda arıları kaldıracagız, oradan çıkışımızı alabilirmisin diye. Kendisi tüm evrakları hazır etti. Biz bayramda gidecektik hacı bayrama bu işi bırakmayalım, oğlanın araba İstanbul’dan boş gelecekmiş, boş gelmesin gidelim atıp gelelim dedi. Bencede fena olmazdı hazır araba. Bir terslik oldu, araba fabrika bahçesinde oldugu için fabrikada tatil dolayısı ile kapalı, iş yattı. Ertesi güne başka araba bulundu bu seferde arife günündeyiz.

Sabah çıkıp Erğliye varıldı, muhtarımız evraklarımızı verdi. Bunlar yetmezmiş gibi kaç kişisiniz, üç kişiyiz, birer Trakya karpuzu birerede en büyüklerinden Trakya kovanu verdi, bunları afiyetle yiyin diye.

Vedalaşıp arılıga geçildi.

Arıları sıradan bir kontrol ettim iki kovanda acayiplik vardı.

Kovanlarımız alttan havalandırmalı ve sıcaklarda çekmeceleri biraz açmışltık.

İki kolonimizin altına dışardan arı gelip barınmış, birisinde petek örmeler filan başlamıştı.

Körügü yaktık, hemen boş kovan hazırladık.

Hacı abiyle duman verdikten sonra arılı koloniyi yere vurduk, tabi koloni çıkışı kapatıldı ve Gebze’de açıldı. Ne kadar kovanı yere vursakta arıları tam dökemedik, fırçamızda yoktu, otlardan fırça yapıp tüm arıyı yere süpürdüm ve eski koloni zaten ağzı kapalı ve altıda açık arkaya aldık.

Yerine ise yeni koloniyi koyduk.

 

Aşagıta salkım olan arı artık petek örmeye başlamıştı, bu kolonideki işleri bitirdik. Sehbadaki arıyıda altına çıtalar sürerek aldık, arıya hemen ballı çıtalar verip kalanıda kendisi kovana giriş yaptı.

Bu işler acayip zaman harcıyor, öteki koloniye hiç dokunmadım önce acil işleri yapmalıyız. Sıradan arıları çaktık, zaten katlar çakılıyıdı arıları bıraktık birde almaya gittik. Sadece kapakları yeniden çakıp muslukların ayaraını yapmamız gerekiyordu. Hava sıcak ve oruçluyken bu işler zor. İş bitmeden kalfamız geldi. Çakım işi bitmek üzereydi, bitirin gidelim, abi kovan önleri ayarlanacak, yav gece yaparsınız. Püsküllü bela, yav gece niye zaman harcayalım hazır olsun filan, baktık olmayacak megersem beni bahçesinde gezdirip bir şeyler yiyemediğimi görüp süründürmekmiş derdi.

O zaman dedim şu kovanın altındaki arıyıda alalım. Hemen bir boş kovan ve daha önceden ayırdıgım ballı çıtada kovana konuldu, ve kalfayla arıyı kovana vurup eski kovan yerinden alındı ve yeni koloni eskinin yerine konuldu, eski kovanın muslugu kapatılıp akşama hazır vaziyette iki koloni kenarda bekliyordu.
koloni altına giren oğul arı, arıcılık videoları Ali_Turk

Hadiyin gidiyoruz.

 


Yorulmuşum bahçede biraz yattım, sonra horuzu ziyaret ettik, bahçede bu sene bayagı bir meyve sebze vardı, ama yiyemedik. Tüm hacının yüzünden beyaw. Ben bayramdan sonra arıları getirecektim. Kalfayı elimden aldı da denilebilir.

Bu esnada hacının oğlanlardan biri, çorludan yabani armut getirmiş. Hacı doktora soruyor buralarda yabani armut varmı. Muhteşem abida şu aşagısı eskiden bizans bağlarımış armut var dedi.

Bir gittik bizim kalfa uyuyor be. Bademler, üzümler, incir çesitleri hepsi organik. Oruçlu oruçlu topladık, doktorda bizim yerimize toplarken hep yedi, bu hacı için bu oğlu için, bu ustam senin için derken balkon trıpleks oldu.

Allah herşeyin hayırlısını versin::))

Sonra hacıya dedi çuvalı ben taşıyacam, olmaz filan derken çuvlla birlikte çuvalladı ve düştü, tabi o sahneyi çekemedim, çünkü bende dolu bir armut poşeti taşıyordum dilimiz damagımız kurudu ama iftara kadar acayip armut, badem, incir ve züm topladık.

Kalfa yuvarlandıktan sonra baktım Fatih çuvalı ben alayım deyince hiç sesi çıkmadı, pil bitti, sana kim dedi o kadar armuy ye diye, pis bogaz diyecem olmayacak şimdi.

Ve 2011 yılının son iftarını Trakya da yapıyoruz. Sonunda kalfam ustalık belgesini alacagını düşünerek horuzu kestim dedi. Kes kes alısın belgeyi acelen ne ::))

 

Sanki kelege geldik bak şimdi jeton düşüyor, bana ilk önce iki but vermişti, bitirdigimde ise tabagıma gene but koydu, benim gördüğüm horuzun iki budu vardı?

Tepside hala butlar var, bu ne biçim iş….

İnsan demekki açkende sağlıklı düşünemiyoru::))

 

 

Çaylarıda içip geçiyoruz arılıga, arı yüklerken çalışanlar çift olmalı. Bir kişi acayip zortlanırsınız, iki kişi en ideali, geçte olsa her işi yaparsınız. Üç kişinin yaptıgı iş iki kişininkinden biraz fazla olur, 4 kişi ise işleri acayip hızlandırır, 6 kişi olursanız, arabada dizim yapan üçbuçuk atmaya başlar.::))

Gezginci arıcılık hep, çile yüklü olur.

Bu arada bizimkinin bet beniz gitmiş arı yükleyecem diye, hala ustam belgem demeye devam ediyor……

Belaya kaldık, Allah ne verirse hayırlısını versin.

Bu arada arife günü girişilşen işin bir kısmı gece bayram oldugu için bayramın ilk saatlerinde yoldaydık, gece 4 te arıları indirdik, 5 te eve girmiştim, ne bayram ne bayram::)))))

Durumlar fena degil, bal sagımı var bayramda bu işide bitirmeliyiz.

 

Herkese hayırlı bayramlar, bayramınız mubarek ola.


Etiketler: , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, gezginci arıcılık | Yorum Yok »

ARICILIK VE SEZONUN SONU GELİYOR

Ekleyen, Ali Türk on 27 Ağustos 2011 – 22:15 -


 

 

Ağustos ayının sonuna geldik sayılır. Bu sene ramazan ağustos ayının içine denk geldi, ömür olursa aynı zamana 33 yıl sonra tekrar ulaşacagız, 33 sene nedirki, arıcılık taki ilerleme ve gelişim için 50 yıl zaman biçenler var bu memlekette. Sanki aya ve oradanda daha ileriye mars’a oradanda belki güneşe gidecegiz.::))

Sakın ölmeyin ve o günleri görün…..

Ramazan ve ağustosun son günlerindeyiz. Misafirlerim var, birisi Gebze Bal üreticileri birliğinden üye ve yönetimden.

Uzaklardan misafir var onuda daha önce haber yapmıştık.

Yıllardır  arı sütü üretimi yapan ve bu iş için, kendi bölgesinde yeterli verimi alamayıp, Trakyadan kalkıp Mersin ilinin Tarsus ilçesine yerleşmiş Halil Güneş ve ailesi.

Kendileri iki yıldır benimle alış veriş yapmaktalar ve menmuniyetlerini bildirdiler, sağ olsunlar.

Arıcılılıkla ilgili geniş bir sohbet oldu ama aç karna arıcılık muhabbetide sarmıyor.

Bu sene arı sütü üretimi için orjinal italyan ana arı aldıklarını söylediler bu arıyı önümüzdeki sene arı sütü üretiminde deneyecekleri söylediler. aynı zamanda Mersinde bir firma karniol arısı üretimi yapıyor damızlıkları Amerikadan getirmişler bizdekilerde farklı dedi.

Ülkemizde arıcılıkla ilgili ıslah çalışmalarını kimse başlatamadı, tüm ırklarımız kafkas haricinde yok oldu, diğer arılarada millet orturdugu yerden isimler takıyor ama kazın ayağı hiçte öyle degil.

 

Mitat abiyle halil Güneş’ler çok önceden tanışıyorlarmış, hatta o zaman cep telefonları bile yoktu dediler.

Arı sütü üretimi birçok kişinin bilmediği bir iş ve kendi içinde zorlukları ve çalışma şartları farklı işlerden oluşuyor.

Halil güneşler artık tarsus’a yerleşmişler. Mersin’den  ev alıp kendi bölgelerinden göç ediyorlar.

Hani derlerya doğdugun yer degil doydugun yer derlerya. Akdenizde mevsim çok uzunmuş, arı sütü için uzun süren flora ve nektarlara ihtiyaç varmış.

Günlük çalışmalarını sordum, her gün 2800 aşılama yapıyoruz dedi. Bunu her gün seri olarak yapıp, birde sütlerin toplanıp muhafazası yapılıyor, kolonilere sürekli kapalı yavru takviyesi gerekiyor, koloniler yalancıya kaçırılmaması gerekmekte.

 

Resimde 3. ve 4. Halil var. Halil oğlu Halil’ler dört kuşaktır devam ediyormuş. Henç olan Halil Güneş, babasının adı halil, onun babasının adıda halil, ondan öncekinin adıda halil::))

Gebze’de bir arkadaşım arı sütü sormuştu, bende bu iş benim işim degil işin erbabını ara demiştim, kendi aralarında görüşüp anlaşmışlar. Bende Gebzeye gelen misafirlerimi Eskişehir’li Oktay kardeşimin evine götürdüm.

Arı sütünün safmı ballamı kullanılacagını soran halil Güneş, karışımları yaptı.

Oktay ailecek sorunları olmamasına rağmen bir aylık 60 gr arı sütü aldı.

Koruyucu ve bagışık sistemini güçlendirmek için kullanılacakmış.

Birde bu esnada konuşulanlara kulak misafiri oluyorsunuz, arı sütü aralıksız aç karna 1 ay devamlı kullanılmalıymış. Her sabah aç karna bir kaşık.

Arı sütünün kesinlikle soguk zincirde taşınması gerekiyor. Araçta buzdolabı var, arı sütü eve taşınırken bile buzların içine konularak taşıdılar.

Baba Halil güneş, arı sütü’nü çıkartıp aliminyumun folyayı açtı. Bakınca ne kadar basit gözüküyor, kim bilir kaç günde ve kaç gözden bu kavanoza arı sütü toplandı.

Arı sütüyle alakalı ülkemizde hala bir çok konu sır diye biliyorum. Her geçen gün işi ögrenip, bu işi yapmaya çalışanlar çogalıyor.

 

 

 

Bu esnada arıcılıkta ağustos ayı sonuna geldik, pürenler henüz açmadı. 10 Gün öncesi kovanlar acayip birbirini yokluyordu, bu gün yaptıgım kontrollerde dikenlerden acayip sarı polen ve bal geldiğini gördüm. Çiftleştirme kutuları bile polenle bloke olmuş durumdalar. Bu arada zayıf kutular her sezon oldugu gibi kutuları ter etmeye başladılar bende kutuların bazıları iptal etmeye başladım, bazı kutuların üç gözünü tek göze düşürüyorum, artık sezon bitti diyebilirim.


Etiketler: , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICILIK, KARA KOVAN, PETEK BAL

Ekleyen, Ali Türk on 12 Ağustos 2011 – 22:05 -


Bal::))

Kara kovan balı.

Çevremizde kara kovan balı hastaları var. Efendim ben bir bal aldım, fiyat bu ama nefis.  Sende kara kovan balı varmı, tabiki yok diyoruz.

Şimdi bu tür kaşıntısı olanları kaşımak için kara kovan balı var, hemde istedigin yere götür ve tahlilde yaptırabilirsin demekteyim. Her türlü iddiayada varım. Tabi böyle bir balın fiyatınada bişi demeyecen::))

Geçenlerde Vecdi abiye dedimki abi sendeki kasnak ballardan bana yollayabilirmisin, bir kaç isteyen var hazır para kaçmasın. Vecdi abide ne kadar istersen yollarım dedi.

Bundan sonra karakovan balım var, doğal organik beya::))

Ballar acayip gözüküyor.

Bu sene  petek bal çalışan, arıcı Vecdi Küçükyılmaz abimin harmanı bayağı bir bereketli, Allah hayırlısıyla satıp yemek nasip etsin.

Bal kabıda harika. Laklanmış tenekeden. Yani gıda tüzükmüdür nedir ona uygun şey.

 

Ana arı kafesi.

Bu kafesler çıtaları aralamadan çıta arasına rahatlıkla girip çıkıyor. Üzerine sıra numarası filanda yazıp silinebiliyor, tabi özel işlemler için. Kafeslerin orjinallari Almanya’dan gelmişti. Nerden konu açıldıysa bir gün kafes yapılabilirmi derken Sadri abi ben yaparım bu basit bir şey demezmi.

Bu Sadri abi bir acayip, ne desek başımıza iş alıyoz::))

Bana bir numune ver dedi, bende bir tane vermiştim.

Kalıp yapılmış, ilk  kafesler görücüye çıkmış, görücüde bizim kalfa::((

Bir gün baktım, bana takılıyorlar, sen hayatında ayakkabıcıdan altı delik ayakkabı aldınmı?

Yav bu nasıl soru?

gülüşüyorlar.

Altı delik niye ayakkabı alamki::))

 

Hala olayı anlamıyorum, nasıl olmuş diyorlar ben güzel demekteyim. Orjinalleri daha geniş gözenekliydi, bizim haydut arılar o gözeneklerden kafesin içine kafa bile sokabiliyorlar. Bende bu gözenekleri daraltmasını istemiştim gayet güzel olmuşlar.

Dedilerki nasıl numune verdin eksiklik yokmu::((

Ben nerden bileyim verdiğim numunenin aynısını yapacak, bir sürü eksik yer varmış.

Orjinal kafes yan yana birbirine geçmeli, bizimki sadece yan tarafa çiviyle tutturma deligi yapmış.

 

Kek bölümünü kapatacak parça yok:))

Bende artık ne diyeyim, abi orjinal kafesi verseydim telif hakkı filan olurdu onun için bunu verdim filan terzi gibi biraz paça kıvırdık ve acayip güldük.

Sonra Sadri abi bir Çin’li fıkrası anlattı.

İş adamlarından birisi Çin’e gitmiş. Otelde yemek yiyip, bir toplantıya katılması gerekiyor. Yemek aksilikya üzerine dökülmüş. Pantolon berbat olmuş, hemen terzi arıyorlar takım elbisenin kumaşından bulup anında bir pantolon dikiliyor adam toplantıya giderken eski pantolonuda terziye bırakıp, 5 tane daha aynısından dikmesini istemiş.

Ertesi gün pantolonları almaya gittiğinde eline ilk pantolon veriliyor pantolon lekeli. Demişki bu benim sana bıraktıgım pantolon senin diktiklerini ver. Bir tane daha veriliyor öncekinin aynısı lekeli bir pantolon daha. Bir tane daha derken terzi laf alıyor, yav üzerinize ne döktünüz lekenin aynısını bulana kadar akla karayı seçtim, en son aynı lekeyi ve şekli yakaladım demiş.

Onun içinde bana delik ayakkabı aldınmı diye takılıyorlarmış.

 

Ortadaki kafes lekeli oluyor kek bölümü kapalı, bizim usta hala kafesteki çıkartılan parçayı aramaya devam ediliyor.

Bereket bu parça sonradan kalıba monte edilebilirmiş fakat orjinalinin gene tersine açılacak::))

Gelip gidenimiz çok şükür eksik olmuyor. İzmit Yarımca dan arıcı Adnan, geçtiğimiz hafta arası ana arı alıp gitti.

Bu sene kurallara uyularak ana arı kabulleri çok, sıkıntı çıkarmadı.

 

Boga dikeni.

Geçtiğimiz sene acayip bal veriyorlardı. Bu sene bir çogu kurudu, bu resimdekindende artık hayır gelmez iyice yanmış durumda.

İki gündür aralıklarla yagan yagmur ortamı serinletti ve kuralık görüntüleri bir nebze azaldı. Dün topragı kazdım 2 parmak ıslanmıştı, bu akşam hacı abiyle kazdım 15 cm filan topraga işlemiş bir yagmur vardı. Bu yagmur biraz geç olsada pürenlerede çok iyi gelecek.

 

Boga dikeni.

Bu boga dikeni çok canlı yagmuru yiyince ne kadar güzelleşmiş. Polen ve nektar veirirler artıkın.

İlhami Uyar abim, boş vakitlerde bana yardıma gelir. Son geldiğinde uygulama vardı.

Kartal’dan genç arıcı Ziyaettin Duran. Bir aydan fazla olmuştur bir adet anaarı alıp kısa sürede kabul ettirmeye kalkıp, ana arıyı kestirmişti.

O zaman acayip bir mesaj atmıştı telefonuma, abi yıkıldım, ana arı kesildi::((

Telefon ettim yıkılacak ne var, kap bir ruşet gel diye.

Aradan bayagı bir zaman geçti.

Ziyaettin, böbrek taşı filan düşürmüş bayagı bir hadiseler geçmiş başından. Bu hafta sonu abi gelemmi dedi gel tabi, kış geliyor hala sen gelecen.

Hemen iki çıta yavrulu ana ve kuzularını ruşete koydum, hayırlı olsun.

Karniol arısıyla çalışmak istiyor, inşallah bunu çogaltırsın.

 

Abi bu iyliğinin altında inşallah kalmam dedi, bizde inşallah dedik ve yolcu ettik.

Yeterki sen yıkılma. İnşallah hayırlısıylada bir iş bulursun.

 

 


Etiketler: , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
Forum