RUŞET KOVAN

Ekleyen, Ali Türk on 01 Şubat 2012 – 19:43 -


Ruşet kovan nedir. Standart ölçülerde çıtaları olacak ve çıta sayısı 1- 2-3-4-5 taneyi geçmiyecek kovana verilen ad. Ruşet kovan 6 çıtalı olur mu bilmiyorum. Arıcılıkta genel kanı 5 çıtalık ruşet tabiri çok kullanlır. Hatta piyasada satılan ruşet kovanlar 5 çıtalıdır. Özel sipariş veya arıcıların kendi yaptıkları bir kaç çıtalık ruşet kovanlarda olabilir. Yani bu işin en önemli yanı, çıtası kovan standardında olur ise herkes kullanabilir.

Bu kadar tanımdan sonra, bir kaç gün öncesi Düzce’li Erkan Kaya tarafından hediye olarak getirilen ruşet kovana geçebiliriz::)

Erkan ısrarla ana arı üretiminde bu ruşetleri kullan diye tavsiyede bulunuyordu. Bu ruşet 5 çıtalı ama bir çıtası alınıp ortadan böldüğünüzde ikişer çıtalık bölmeler oluyor, bölmenin birisi önden birisi arkadan verilmiş çıkışlardan çalışacakmış. Ruşet acayip güzel yapılmış.

Her tarafını inceledim şahane işçilik vardı.

Çıtalarını bile gürgen, çıta yanaklarından ikişer çivi çakılıp, mum içinde kanal açılmış.

Parçalar tutturulurken vida kullanılmış.

Kışlamada kovan sıcak olsun diye ruşetin içinden 1 cm strafor sıkılıp üzerine yeniden 5 mm kontra sıkılmış. Yav bu adamın işimi yok, nedir bu kadar uğraşılır mı?

Çıtaların geldiği yere sac monte edilmiş ama bu ruşet bölündüğünde bu parça bence sorun çıkartır.

Arı olsanız girip yatarsınız ::))

Ben köpüksüz ve 2 cm kalınlığında ve üç girişli sinin neye mal olacağını sordum, Erkan Düzce ye döndüğünde görüşüp fiyat bildirecek. Ben bu ruşeti ana arı üretiminde kullanacak olsam bile, çıtaları 20 cm eninde, 25 cm derinliğinde, üç bölme istiyorum. Benim üç bölemli ana arı çiftleştirme kurusunun büyük çıtalısı olacak yani.

Cemil ustanın kenarda bekleyen malzemelerin üzerine yeni ruşetimizi koydum.

Erkan Kaya, ruşet sabırsızlıkla baharı bekliyor, arı misafir edebilmek için. Sağ olasın, teşekürler.


Etiketler: ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICILIK EĞİTİMLERİ

Ekleyen, Ali Türk on 29 Ocak 2012 – 23:24 -

2011 Yılının son arıcılar gezisinde yüz yüze tanıştığımız, Efraim Korkut, Mehmet Pullu ve Serdar Özhan. Zaten resmin başındaki arkadaşımız o gaflette bulunup bizi davet etti. Öbürleri  bize de gelin diye çok ısrarcılar. Arıcı ve arılık ziyaretlerimiz sürüyor. Arıcılık ve magazin bu işin olmazsa olmazlarından.

Bu gün ise 29 Ocak 2012 …::))

Ziyaretçi yolda.

Bu ısrarcıların en şanslısı olarak Efraim hoca favori gibi duruyor. Hazır izindeyim bir gidip kolaçan edeyim, ekibi götürürken yollarda kaybolup zaman harcamamak için ne sıkıntılara girmekteyim. Gerçi bu arıcı milletine yaranılmaz.::((

Otobüsten indim, Efraim hocam beni karşıladı. Evlerine geçtik, ev harika. Denize sıfır, balkondan olta bile atılır denize. Arkanız orman önünüz deniz, Allah herkese böyle yuva nasip etsin. Arıcılık eğitiminden çok arıcıların bilgisayar eğitimiyle uğraşıyorum, sanki ben biliyorum da.

Genede çok şükür, İnternet ve bilgisayar kullanımında kendimi yeterli görmesem de, öğrendiklerimiz bize yetiyor. En çokta bu lap toplara alışamadım, o yetmez gibi Windows 7 kurulumu vardı. Genede bir çok şeyini çözdük. Bu kadar arıcı eğitimi yeter, gün kısa.

Resmin solundaki Ramazan Korkut eski arıcıyım dedi, dedim doktorla arıcının eskisi olmaz. Devamlı arıcısınız, devamlı doktorsunuz dur, emekli olsanız bile. Efraim abiyle geçmişte yediği bazı kazıkları konuştuk, çok üzücü. Bir sene 200 teneke balımız oldu, birisine kaptırdık, durumumda iyi değildi dedi, o zamanlar ev barkta yok kirada oturuyordum dedi. Balı alıp dolandıran hala sağmış ve hala sürünüyormuş ve alacak hala duruyor. Efraim hoca nereden nereye gelmiş. Dürüstlük gibisi var mı?

Neyse bunlar sofra başında konuşulacak şeyler değil.

Bizim ekibin vekili olmak zor, herkese vekaleten yemek yemekten başıma bir iş gelecek. Zaten arkadaşlar olmadan boğazımızdan geçmiyor….

Efraim abi ise en kısa sürede arıcıları burada görmek istiyorum diyor.


Etiketler: , , , , , ,
Arıcılık gezileri | Yorum Yok »

LARVA TRANSFERİ, ANA ARI ÜRETİMİ

Ekleyen, Ali Türk on 29 Ocak 2012 – 11:11 -

 

 

 

Ana arı üretimiyle alakalı 2011 yılı içerisinde çektiğim onlarca video vardı. Bir türlü bunları derleyemedim. Bahar gelmeden bunları bitirmem gerekiyor. Videoların ana arı üretimiyle alakalı her bölümü var, hepsini bir videoda toplamak görüntü kalitesini ve anlatılmak istenilenleri azaltmaması için bölümler halinde toplayıp, en son tüm videoları alt alta topladığımda güzel bir ana arı üretim videosu bütünü olacağını düşünüyorum. Tam istediğim gibi olmasa da bu konudaki en iyi videolardan birisidir diye düşünüyorum. Bu işi bir ekip yapmalı, ben videoları genelde tek başıma yapıyorum, izlemiş olduğunuz videonun bazı bölümlerinde Yusuf Şimşak var, kendisine teşekür ediyorum. Bu işi yeni yapacaklara bir şeyler vermeye çalıştım. Gene ilk defa larva alınacak peteği traşlayıp, larvaların ne kadar rahat alınabildiğini işledim. Sizde gerekli antremanları yaptıktan sonra, trasfer yapacagınız petegin gözenek bölümünü kesip atın, bunuda maket bıçagını karnar suda bekletik yaparsanız süper olur.

Larva tranferi yapılacak damızlık kovandan alınan yumurtalı çıtayı anasız kovana veriyorum. Anasız kovada ben hiç yavru bırakmam açık kapalı fark etmez. Zaten sonucu görüyorsunuz, yumurtalar çatladığında anasız arılar mecburen bu çatlayan larvalara süt salgılıyor ve larvalar süt içinde kalır. Transferde o kadar kolay olurki anlatamam, kuru aşılama yapmamıza rağmen arı sütü oranları gözüküyor videolarda. Bunlar kendi uyğuladığımız işin püf noktaları.

Bu sistemde yapılan larvaların yaşlı olma ihtimalide ortadan kalkar, her çatlayan yumurtaya, hemen işçiler arı sütü salgılıyor.Sanki tüm yumurtalar çatladıktan sonra, hepsi birden ana arı olacakmış muamelesini yoğun şekilde görmekteler.

Bu konu arıcılık bilgi merkezi forumumuzda işlenmeye devam edilecek. Takip etmek isteyenler alt linke başka videolarda ekleyeceğim.

Larva transferi ile ilgili daha geniş anlatım bir alttaki linktedir. Bu videoda oraya eklenecek.
http://anaariuretmek.blogspot.com/2008/07/larva-tranferli-anaari-retimi.html

Miller metodu ana arı üretmek isteyenler alttaki linkten bakabilirler.
http://anaariuretmek.blogspot.com/2008/07/miller-metodu-anaari-retimi.html


Etiketler: ,
Anaarı üretme teknikleri | Yorum Yok »

ARICILIK VE KOLONİ TAKİPLERİ

Ekleyen, Ali Türk on 24 Ocak 2012 – 19:52 -


23 Ocak 2012 günü ikinci invert şurupları verdik. Bu sene kolonilerimin bal durumları iyi olmadığı için bunu yapmam gerekiyordu. Şurada en fazla 1 ay sonrası artık bahar. Buraya kadar gelmiş kovanları söndürmek ancak açlıktan olur.

Son günlerin modası ise varroa. Kovan söndürenler bir bahane bulmalıydı, geçmişte bunları hep yaşadık, blokeden kovan söndürenler bahane bulamayıp en son, 30 km ilerideki radardan arılarımız söndü demişti.

Biz hala son bahardaki kış arılarının kıymetini bilemedik. yaşlı arılarla kışa ne kadar kalabalık girerseniz girin sonunuz hüsran olacaktır. Bakıyorum adam anlatıyor 10 çıta arım iki çıta kaldı, inanasınız gelmiyor ama bu kadar arı nereye gidiyor.

Geçmişte gene görmedik mi, kışa güçlü girin tavsiyeleri yapanlar, daha sonra arıları ruşetlere aktarıp, kışın gezginci arıcılığa başlamışlardı. Sonuç hep aynı, elimizdeki arılar son bahar gelmeden yavru kesiyor, ne yaparsanız yapın arı yumurta atmıyor, kışı bu arı nasıl çıkartacak.

 

Bu esnada varroayı küçümsemiyorum, ama varroa arıları hemen söndürmez.

Ben bildiğim doğrumla, başkaları kendi doğrularıyla yoluna devam edecek, yapacak bir şey yok. Sonuçlara bakacağız. Şu an %60 kovan kayıplarından bahsediliyor.

Bende bu sene geçmiş senelere oranla çok kayıp verdim, 3 senede 10 kovanım sönmemiştir, bu sene 11 kovanım söndü, büyük bölümü yağmadan. geçtiğimiz sene mevsim iyi değildi, bu iyi olmayan mevsim arıcılıkta her şeye yansır, bal az olur, arı nüfusunu iyi yapamaz, yağma artar ve bunlarda kışın ortaya çıkar.

Geçenlerde birisi rutubet mevzusu soruyordu, kovan üstü iyi izole edilmemişse rutubeti önleyemezsiniz. Bakın en üst çuvalı kaldırıyorum, altında bir gazete kağıdı var, tek sayfa değil, en az 10 kattır, altında kovanı sıkıştırdığım çuval var oda iki kat ve sanki yağmur gibi tanecikler. Bu kovanın altıda elek tellidir. Ben bu rutubetten şimdiye kadar zarar görmedim. Bizim bölgemizde hava eksilere çok zor düşer, ve arı salkımda çok uzun süre kalmaz. Bu rutubet doğuda olsa arı donar ve ölür. Ben genelde baharda bu rutubetli gazeteyi yenisiyle değiştiriyorum.havalar ısındığında gazete koymam. Bu rutubet birazda verdiğimiz şuruptan artmıştır.

Kovanlarında rutubet istemeyenler ise aşağıdaki linki okuyabilirler.

http://www.aribakani.com/forum/index.php?topic=524.msg2692#msg2692

Ormandaki arılarda polen geliyordu. Bir kaç tanesine baktık, yumurta filanda atmışlar.

Yeni doğmuş bir işçi arı, demek ki o kar kışta hala yavru olan kovanlarım varmış. Belkide doğalı bir kaç saat bile olmamıştır.

Biz şurup vermek için açtığımız kovanlara bambus arıları dalıyordu. Bir işçi arı peşine düştü kovalıyor. Bambus arının bacağında polen var onu resimleyeceğim ama işçi arı izin vermiyor.

Bu resim fena sayılmaz, tam istediğim gibi olmasa da poleni en azından görüyoruz. Bambuslarda polen topluyor bu havalarda. Bizim işçi hala takipte.

Şurubu hissedenler şurupluğa gelmeye başladılar. Haftaya bir posta daha şurup vereceğim. Sıcak bir gün bulur isem kovanları sıradan bir kontrol edip, balı olanla olmayanları listelesem işim daha azalır. Balı olanı es geçersin, balı olmayanlara şurup verdiğinizde, işlem çabuk bitiyor.

Marul işine girdik::))

Baktım serada oluyor bu işler. Bende kasalara marul ekip, arabaya taşıyorum, hazır camlı sera::))

24 Ocak 2012 günü ise ana arı kutularına şurup vermek için hacının bahçeye gittim. Hacı kayıp, şu an Konya’da. Ana arı kutularınız güçlü ve son baharda yavru faaliyeti varken bakımları yapılmış ise o kutular sönmüyor. Toplama yapılan, güçlü gibi gözüken ve yaşlı arılardan oluşan ana arı kutuları bahara çıkamıyor. Yaşlı arılardan oluşan kutu gözlerine şurup dayanmıyor, bir çoğuda açlıktan gidiyor. Normal şartlarda verilen şurupla, bir kovan bahara çok rahat çıkar, kutu çıkamıyor. Bunu  da ben gene yaşlı arılara buluyorum, açlıktan sönenler de yavruda göremedim. Hadi bu kadar şurubu yok ediyorsun, karşılığında bir şeyde yapılmamış.

Bir kaçta kovan açtım,  kapalı yavru var, yumurta var, larvada vardı. Hatta ana arı bazı gözlere üçer yumurta basmış. Yumurta gelince ne yapsın dimi::))

Ana arı çiftleştirme kutularının şuruplaması bitti. Son baharda bir kutu ana arı yedeklemişti. Havada müsaitti dedim acaba ne yaptılar. Son baharda zaten çıkışlara ana arı ızgarası takıyoruz, terk filan olmasın diye. Kutuda zaten yumurta atan ana arı yoksa ızgarada takılmaz. Izgara hazır ana arısı olan kutuya takılır. Yada bazı özel işlemler yapmanız gereken kutulara ana arı ızgarası takıyoruz.

Merakla açtım kutuyu, bu kutuda o kadar varroa varmış ki, kutu ana arı yedeklemek istiyor. Ana arıda çıkmıştı ben kontrol ettiğimde, düşündüm, bu arılar bunu zaten planlayarak yaptılar. Planları neydi, içerideki ana arıyı değiştirmek istiyorlar, değişimin gerçekleşmesi içinde yeni ana arı çiftleşip gelmeli ve yumurtaya başlamalı. Bu ana arının zaten varroalar sayesinde kanatları yok, uçamaz. Çıkışta kapalı dışarıya düşemez, dedim sonu ne olacak bırakmıştım. Bahara çıktık hala iki ana arı aynı çıtada dolaşmaya devam ediyor.

Karniol arılarında bu ana arı yedekleme  var. Kolay kolay oğul vermiyorlar, beğenmedikleri ana arıyı değiştirmeye çalışıyorlar.Arılar sonuçta böcek, böcek plan yapar mı? yapıyor, hemde en az 1 ay ötesini düşünerek.

Varroa mağduru ana arı.Bir tarafta hazır ana arı. Bu haberin videosyu var. Gene bir işçi arının sırtında varroa vardı, video çekerken göremedim evde fark ettim. İşçi arılar ise hala yeni ana arının çiftleşip geleceğini mi düşünüyorlar bilemiyorum. Video kalitesi biraz düşük, makinem yanımda değildi, ayfonla çektim. Düzenlemek için aviye çevirdim ve en yüksek görünümleri seçmeme rağmen, istediğim gibi değil. Resimler fena değil. Burada başka bir detay yukarıda bahsettim, bu kutuda aslında varroa mağduru ama yaşıyor.

 

 

 


Etiketler: , , , , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
Forum