ADRES GÜNCELLEMESİ
Ekleyen, Ali Türk on 25 Nisan 2012 – 20:01 -Adres değişikliğin de güncellemesi yasal bir zorunluluk oldu. Adresinizi değiştirdiğinizde 20 gün içinde güncelleme diniz ise 390 tl, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar için ise 782 tl ceza uygulanıyor. Bu yüzden bir çok kişi ceza aldı bir sürü davalar açıldı.
https://adres.nvi.gov.tr/pages/bildirim/internetbeyan/internetbeyan.aspx
Yukarıda resimdeki sayfadan sisteme kayıtlı olup olmadığınızı kontrol edebilirsiniz.
Bu linkte tüm bilgiler var.
http://www.nvi.gov.tr/Hakkimizda/Projeler,Aks.html?pageindex=0
Bu bölüm ise iş yerleri için. Bu günlerde belediye Numarataj servislerinde acayip yoğunluk var, vatandaş kuyrukta biz adres güncelleme belgeleri vermeye çalışıyoruz. 30 Nisan son günmüş ve iş yerlerinin adresleri güncellenmesi gerekiyor, binlerce iş yerinin 5 günde adreslerini bizim güncelleme yazılarımız çözemeyecektir. Mükellefler resimdeki siteye girip, adreslerini İnternet üzerinden güncellemeleri gerekmekte, güncellemeyenlere 1100 tl para cezası uygulanacağı, gelen tebliğ evraklarında belirtilmiş. Ben bu linki bazı muhasebecilere verdim, sorunlarının büyük bölümünü çözecek diye düşünüyorum. Link verdiğim muhasebeciler bana geri dönmediklerine göre işleri İnternet üzerinden yapıyorlardır.
Adresinde sorun olanlar, belediyelerin adres servisleri yani Numarataj bölümüne gitmeleri gerekiyor, adreslerini bilenler ise internet üzerinden güncellemelerini yapmaları gerekmekte.
İşlemin yapılacağı ana sayfa linki.
Etiketler: adres kayıt sistemi., iş yerlerinin adres güncellemesi
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
ARICILAR YARDIMLAŞMALI::))
Ekleyen, Ali Türk on 23 Nisan 2012 – 22:33 -
Arıcılar yardımlaşmalı ama yardım eden ben olmamalıyım::))
İşlerimin yoğunluğundan iki sefer izine ayrıldım, yağmurlar benim izine çıkmamı bekliyor sanki.
Hafta içi İlhami abim benim arlığa bir uğra dedi.20 çıtada çalışan kovanlarından birisinde ana arı memeleri varmış.
Geçmiş yılları düşünüyorum, haziran ayının 15 şi olmuş kestaneye gitmişiz, elimizdeki arılar 13-14 çıta olamıyordu. Bu resimler Nisan ayının 21 de çekildi. Arıların gücü, 20 çıta civarında, üçüncü katları istiyorlar, bir kovanın üst kat bal dolmuş, araya kat girdik.
Zaten oğula meyleden kovanda 20 çıtada iyice sıkışmış, bende param parça ediverdim, hazır kapanmış memeler, hatta memede öten bir ana arı vardı, elimizde doğdu.
İlhami Uyar arılığı, İlhami abiyi çok seviyorum.
Hiç kariyer dedi yok.
ustam diyor başka bir şey demiyor.
Birisi var arkadaş tutturdu illede ustalık belgemi ver diye, Allah ne verirse hayırlısını versin::((
İlhami abi çok iyi bir bahçıvan. Bir sürü enginar ekmiş meyve vermeye başlamış. Bu yıl bende enginar işine iddialı girdimdi::((
El alemin enginarı-na bakın.
Buda benim en baba enginar. Enginar fidesi.
En iyisi yarıştan çekilmek, hazır yetiştiren varken niye nasibine engel oluyorsun, dimi::))
Benimkiler son baharda verebilirmiş, belki vermez, en iyisi tüketici konumuna geçmek.
Arılığa ağız tadıyla bir çıkamadık, bu güne kadar üç sefer traktörle çıktık. En son gene malzeme götürdük, yav muhtarı aramaya utandım, yüz kalmadı. İki günde bir yağmur yağıyor, bir türlü tarla kurumadı, yaz günü zincir taktık, o patinaj yapan araba neredeyse ahıra girecekti.
Bölmelere devam ediyoruz, büyük bölümü bitti, bizde bittik, ana arı memeleri kapanmadan dağıtıldı, nasılsa içeride meme yapacak bir durum kalmadı.
Enes Emin iyi gidiyor, beklediğimden fazla yol aldı. Baba bitti mi? diyor, bir arılığı devredeyim de yaz boyu iş bitiyor mu bir bak bakalım::))
Kıştan çıkmış bazı kutuların analarını Ege’den gelen kolonilere kabul ettirdim. Yumurtalar larvaya döndü.
Arılığın civarındaki bahar pürenleri açtı, her taraf bembeyaz ama arı konmuyor. Gebze yöresinde deli yılgın deniyor beyaz püren’e.
Bu gün bir daha kontrol ettim, acaba pürene konan arı var mı diye, sadece bu böcek vardı, ilk görüşte aklıma kolaya renk için üretilen böcek geldi.
Meşe ağacı bal veriyor, bu gün gene gidip kontrol ettim akşama doğru daha çok arı ziyaret ediyor. Sarı polenlerin çoğu meşelerden geliyor.
Bu ana arı kutularını kıştan çıkartabilmek için neler çektim, neler. İşler yoğunlaşınca üç hafta filan oldu gidemedik. Barı şunları bir toparlayalım diye, bahçelere dağıttığım ana arı kutularını toplamaya karar verdim. Ana arı kutusu kışlatacaksanız, arılıkta güçlü kolonilerin içinde çok zor oluyor. Bende ne kadar tanıdık varsa onları bahçelere dağıtı verdim, tabi bu arada bir sürü arılık oluştu…
Uzun süre gitmediğinizde durum içler acısı, arılar girip çıkmakta bile zorlanıyorlardı.
Ydi çıtaya sıkıştırılan bir ana arı çiftleştirme kutusu, 7 çıtası da yavruydu. Sıkıştırılma kaldırıldı, şurup ikram edildi, bir kaç güne kadar her yavrulu bir çıtası, ana arı gözlerine gidecek.
Bu kutu ise iyice raydan çıkmış durumda, hepsini toparlayıp arılığa götürdük ama gene müdahale edemedim. İşler arap saçı gibi, bu kutunun da her bir çıtası ayrı bir ana arı kutu gözüne verilip, bir meme vermek gerekiyor. Bir kaç güne kadar oğul vermez ise işlemi sonlandıracağım.
Millet kovanları kıştan çıkartamadı, kutu en son duvara dayanıp durabilmiş. Hiç ellemedim ama tüm çıtaları yavrudur. Bir haftalık bir yağış ve serin havaya denk gelse bu kutu açlıktan ilk sönme adayıdır. Madem müdahale edemedik, bir şurup verelim dedik, iyiki arının dili yok, içeriden çıkıp yenimi aklına geldi diyecek diye utandım….
Etiketler: arıcılık, beyaz püren, deli yılgın, enginar, enginar meyvesi, ilhami uyar arılığı, meşe püskülü, poşetle şurup vermek.
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
ARICILIK VE YOĞUN TRAFİK
Ekleyen, Ali Türk on 21 Nisan 2012 – 21:42 -
Arıcılık ve bahar.
Bu iki kelime bir araya geldiğinde, tabir yerindeyse, yıllardır ben yardırıyor um::))
Enes Emin için yapacağımız ilk bölmelere hazırlayacağımız ana arı memeleri, ilk turda kaybedilmişti. İkinci raunt ise sonrası artık bana yazıyor. İkinci aşılamada her çıtada 5-6 fire var gayet normal.
19 Nisan günü gene Geze’de hava yağmurlu, marangoz dayız, ikinci etap ruşet biçimindeyim.
Öğleden sonra hava açar gibi oldu, hemen köye gidip yapmış olduğumuz transferlerin kolonilerini beslemeye gittik, devamında İstanbul var. Enes Emin’in arıcılık belgesi alınacak, bunu duyan Yusuf Şimşak, oraya kadar gelip bana gelmeden gidemezsin dedi.
Ana arı memelerini besleyen kolonileri kontrol edip, şuruplayıp arılıktan ayrıldık.
Bazı kovanlarda çift yemlik var, bunun nedeni ise yemlik altında doğmaya başlayan erkek arılar var, erkek arılarda en iyi şekilde anasız kolonilerde besleniyor.
İlk olarak Alemdağ’dayız, arı evinde, Ercan beyi ziyaret ediyoruz. Bazı ihtiyaçlarımız vardı onları temin ettik. Kerim Yener hocamıza gitmem gerekiyordu ben sizi götüreyim dedi. Ercan Bektaş çok değişik projeler peşinde Allah gönlüne göre versin. Böyle bir mekanın ülkenin her yerinde yakınınızda olması demek ne demektir bir düşünün.
Arıcının kalemliğindeki güzelliğe bakın. Bunlardan ben almıştım tam bizim arılara göre azıcık duman verse yetiyor.
Ercan Bektaş’tan aldığın çanaklar, orijinline nikot deniliyor. Öncekilerle bunlar arasında çok fark var, bir firma yenisini üretmiş, orijinal ayarında. İhtiyacım olmamasına rağmen dayanamadım gene iki paket aldım.
Kendi işimiz yetmiyor, bizim belediyeden bir mesai arkadaşımız var, bana çıta getir, mum getir, plastik altlık lazım.
Hemen çıtaya tel gerip, ham petekleri de taktılar, oh be kurtuldum.
Çalışan arkadaş ise sanki namahrem bir sefer yüzüme bakmamış, üç resim çekmişim en iyisi bu::((
Kerim Yener hocanın malikanesindeyiz. Burası Reşadiye köyü ve çok lüks bir yer. Yıllar öncesi buraların tapusunu almışlar, yer kendilerinin olunca yapılan villaların en iyi yerlerine konmuşlar tabi ki::))
Bu bahçe ise villaya bitişik,evine uzaklığı 50 metre yok, Allah herkese böyle villa ve arılık nasip etsin. Nasılsa Allah’ın hazinesi bol.
Arıcının hepsi aynı, dünya malzeme vardı, çıtalar, ana arı kutuları, kovan altlıkları, bir değişik polen tuzağı söyledi, bir arıcı yapmış, Kerim hocada kopyalatıyormuş, çok pratik bir polen tuzağı imiş demesine göre. Bu arıcıların hepsi aynı bir şeyi görmesinler, anında ya geliştirecekler, yada kopyalayacak::))
Arıcılık belgelerini kaptığımız gibi gözümüz yolda. Kerim hoca bir taraftan yemek çay kahve, yol işimiz var diyoruz, Yusuf bekliyor. Aynı teklifler Ercan Bektaş ta yaptı, dedim sende alacağımız olsun.
Yusuf beyin ofisteyim, hava kararmak üzere ve takas var.
Anadolu arısı üretiminde bir değişik hat daha elimizde olsun istiyorum. Bendeki Anadolu arısının bunlar uzak akrabası::))
Balkondaki arıya bile dalak yaptıran arıcılar var::))
Aman bunu çekme dedi ama bu kaçar mı be ya….
Dalaklar günlük yumurta doluydu, onlara da el konuldu.
Kapak çıtasını aldım, günlük yumurta ve larvalar mevcut. Bu çıta benim işimi fazlasıyla görecek inşallah. Arıların artık kopyalanması bizim için sorun olmaktan çıktı.
Yusuf Şimşak çok yoğun bir iş adamı. Dr.Muhteşem abiyi sen ara dedim, ben ararım yazık yemekler ziyan olmasın. Yusuf arayınca bir şey diyemedi.
Çok şükür ne bulursan ye diyen bir doktorum var, Allah herkese böyle doktor nasip etsin inşallah::))
Menü çok ağır geldi ve yiyecekleri ben bitiremedim, doktor izin verdi diyede kayış atacak halimiz yok, canın boğazdan çıktığını biliyoruz::))
20 Nisan cuma. Enes Emin in arı çiftliği yüzünden ormandaki arılarım biraz bakımsız kaldılar. Uzun bir süredir bu arılığa gidemedik. bazısı sıkışmaya başlamış bazısı yeni gelişiyor, fakat köy ile Gebze arasında acayip gelişim farkı var. Aradaki mesafe 20 km ama felaket fark oldu.
Bu kovanı 6 çıtaya sıkıştırmışım. Sanki sıkışmış gibime geldi. Benim bölme tahtası yerine kulladığım çuvaldır, çuvalı bir çektim ki, ne göreyim.
Çuvala kadar dayanmış bir yavru alanı, hemen bölmeyi kaldırıp şurup doldurup kapattık.
Gelişimde bu arılık ile Gebze deki arılık arasında çok bariz fark oldu. Burası ormanın içi daha üstlerde de arılarım var.
Cumadan sonra Enes Emin arı çiftliğindeyiz. Dünya ana arı memesi bozuyoruz. Memeler kapanmadan vakit olsaydı, dünya arı sütü toplanırdı.
Kapanmış ana arı memeleri. Sıradan boz babam boz.
Bu esnada daha memeler kapanmadan bölmeleri yapmaya başladık ve her bölmeye bir kapanmamış meme veriyoruz ve bölme yapmadan çıtada meme yapma olasılığı var mı? ona bakılıyor. Meme yapma şansı olan çıta bölmeye alınmıyor, yoksa başımıza iş açarız.
Cuma akşamı haşat bir şekilde arılıktan ayrıldık. Bu esnada arılığa hayırlısı ile yayılmaya başlanıldı.
Cumartesi bölme işine devam edilecekti, yağmur yağışı yüzünden marngozda ruşet ve kapak işine devam edildi. Öğleden sonra hava açtı, bu seferde İlhami abi bana mutlaka gelmen lazım dedi, boş kovanları hacının aoradaydı, onları arabaya yükleyip, İlhami abiyi ziyaret ettim, durum acayip, koloninin birisine üçüncü katı atmamış ve arı oğula yönelmiş, kovanı böldük, ve bu esnada bir ana arıya ebelik etmişim::))
Geniş ayrıntı bundan sonraki paylaşımda olacak.
Etiketler: ana arı çanağı, ana arı meme dağıtımı, ana arı memesi, ana arı üretimi, arı evi, arıcılık belgesi, larva transferi, nikot
ana arı üretimi ve teknikleri, Arıcılık Bilgi Merkezi, janter ekipmanları | Yorum Yok »
ARICILIKTA ACELE ÖNEMLİ, BAZEN…
Ekleyen, Ali Türk on 18 Nisan 2012 – 22:10 -
Enes Eminin arılığına koloni ve erkek arılar nakledilmeye başlandı. Erkekler konusunda benim beslediğim koloniler Ege bölgesinden çok ileri. Benin erkek arılarım yogun olarak 10nisan gibi doğmaya başladılar, bir çıtada en az 5 bin erkek vardır, bir çok kovanda hala erkek üretimi yapılıyor, arıcılıkta çiftleşecek ana arılar ne kadar çok erkek bulur ise kaliteside o yönde artıyor. Yapmış olduğumuz bölmelere verilecek ana arı memelerinden doğan ana arıların kaliteli olmasına çalışıyoruz.
Yemlik altına arılan erkekleri toparlayıp, ruşetlere dağıttık.
Doğanlar var, doğmak üzere olanlar var.
Sökülmeye başlayan bir damızlık erkek arı çıtası.
Arıcılıkta yapılması gerekenler hemen yapılmalı, yani birçok uygulamada acele edilmeli. Arıların nakillerinde, petek veriminde, kat vermekte kesinlikle çok acele ve çabuk olunmalı.
Nisan ayının 11 de alınan arılar gebzeye 12 nisan gecesi indiler.
Aynı akşam yeniden taşındılar, yani 13 nisanda arıların yeri gene değişmişti.
Aydın Söke’den arı alımı yapmıştım. Toplamda 200 çıta üzeri, yani her çıta bir bölme olacak, 200 den fazla ruşet yapılıyor, bunların 140 tanesi hazır ve bir an önce bölmeleri yapmam lazımdı.
Nisan 15 de 149 adet larva transferi yapıp sıfır çekmem çok ilginç olmuştu, bu kadar aceleyi arılar kaldıramadı.
Haziran ayında kestane balına gittiğimizde, 14-15 çıta arı oluşturamıyordum, bu kadar çetin bir kıştan sonra, şu an üçüncü katı isteyen arılarım var, ve tarih 17 nisan, bunun anlamı şu elimizdeki mevcut arılar gelişmiyordu, gelişenlerde oğulcu, zaman içinde bunu herkes anlayacak, anlamayanlara da yapılacak bir şey yok, onları kendi hallerine bırakmalı.
19 çıtayı sarmış bir başka kovan, hiç bir destek olmadan buraya kadar geldiler.
Gelelim ilginç olaylara. Söke’den aldığım arıları aktarırken bir kaç kovanın anasını bulamamıştık.
Bu kadar ilginç şey nasıl bir araya gelir ve olumsuzlukları isteseniz yapma şansınız yok.
Nisan ayının 15 de yapılan larva transferlerinden iki kolonide tutma şansı olmadığını 18 nisanda öğrendim.
Yoldan gelen ruşetlerin her birisinden birer çıta almam gerekiyordu, hem yemlik koymalıyım, hemde larva transferleri için devşirme yapılmalıydı.
5 Adet devşirme koloni oluşturdum.
Yani 9 ayrı ruşetten bir çıta alıyorum yan yana diziyorum. Bu gün yeniden larva transferi yapmak için devşirme kolonileri açıp memeleri temizlemem gerekiyordu. Zaten devşirme yapılırken hem hava uygun değildi, hemde yumurta yavrusuz çıta seçemezdik, genelde her çıtada azda olsa açık yavru ve yumurta vardı.
İki kovanda meme yok diyecek kadar azdı, bu nasıl olur diye daha detaylı incelediğimde, devşirme esnasında iki ayrı koloniye Söke’den gelen ana arılar gitmiş. Ana arıda boydan boya çıtaları dolaşıp, yeni doğan işçilerin yerine yeni yumurta atmış. Burada şanssızlık olduğu gibi, aslında şans benden yana, anaları bilmeyerek aynı kovanda toplayabilirdim::))
9 ayrı koloni arısından ayrı ayrı çıtalardan oluşan devşirme kolonideki diğer ana arı, gayet güzel yumurta basmaya devam ediyor. Bende bu kadar olumsuzlukta yaşamayı başaran bu 2 ana arıları korumaya aldım. Bu kadar olumsuzluklara dayanaklı arıları bile yaşatamayan ülkemizde o kadar çok arıcı geçinen var ki sormayın….
Yeniden iki devşirme koloni yapıp, yeni transferlerin ikisini onlara yaptım.
Daha öncesi aceleyle larva transferi yaptığım kovanlarda yeniden memeleri temizledim, yeniden meme yapma şansı olan çıtaları devşirmelerden çıkartıp, yerlerine yeniden arı silkeledim. Ana arı üretiminde memelerin tutmanası için bir diğer seçenek ise kolonide açık kapalı yavru olmamalıydı, ama ben bu işi hazırladığım kovanda sistemi kurduğumda açık larva mutlaka tutarım ve yaptığım transferlerde tutar.
Birde transfer edilen kovanda ana arı olmamalı::))
Bozulan ana arı memeleri, memeleri temizlemek için kesinlikle çıtalarda ki işçiler silkelenmeli. bir kaç gün sonra yeniden çıtalarda kaçırdığınız ana arı memesi var mı mutlaka bakın derim.
İlk trasnfer gümleyince ilk koloniye yeniden transfer yapmıştım, yukarıdaki bozulan memelerde bu koloniye ait, genede 16 tanesi tutmuş, yeniden kalan memeleri yenilemek için tutanlar üşümesin diye bu sistemi kullandım.
Yeniden 5 koloniye yeni yapmış olduğum 133 transferi verdim, 16 tanede tutmuştu, bir kaç çıta daha yeniden larva aşılaması yapmalıyım, yapılanlarda mutlaka fire olacak. Bir kaç kovanda larva transferi yaptığınızda mutlaka çıta üzerine not düşülmeli, aşılamanın tarihi ve dağıtım tarihi kesin gerekli, bir sonraki işlem için yazıları alkol veye selülozik tinerle silebilirsiniz.
Etiketler: ana arı memesi, ana arı üretme teknikleri., erkek arı, erkek arı çıtası, larva transferi
Anaarı üretme teknikleri, Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »





















































