HAYAT DEVAM EDİYOR, ARICILIKTA
Ekleyen, Ali Türk on 25 Mayıs 2012 – 21:59 -
Ana arı işaret kalemi. Geçmişte her şey o kadar zor bulunuyordu ki bu kalemde onlardan biri, hiç bir kimse bunun metal veya kablo kalemi olduğunu söylemediği için dibinizde varken uzaklardan temin etmek istediniz, hemde daha yüksek fiyatlara, gerçi böylesi daha kıymetli oluyor::))
Resimdeki kalem büyük kırtasiyelerde metal kalemi olarak, tüm renklerde var.
İşlerimiz bu sıra bayağı bir yoğun, hem belediyede hem arılıkta tabir yerindeyse yardırmaya devam.
Havalar bu sıra tam musade etmiyor, iş çıkışı hazır ana arıları bile toplayamıyoruz. Sadece hafta sonuna bu iş yığılıyor ve hafta sonu da yağışlı olursa sıkıntı oluyor, çünkü geriden gelen memeleri verecek yer açmak lazım. Son 10 gündür havalar bir acayip, yağıyor, kapatıyor esiyor sıcaklık ise düşük.
Yozgat lı Hıfzı, bize hediye kavurga yollamış. Biz çocukken böyle değildi ortam, para yok, yiyecek şeyler kıt, düşünün pazar ekmeği bile o kadar lükstü ki caydak yerdik, “caydak”kın anlamı ise yavan veya katıksız yemek.
Yediğimiz genelde tahıl ürünleri, bunlardan biriside tahılı yani buğdayı kavurup çerez haline getirmek. Nohut gibi, nohut hem yemek oluyor, hem çerez.
Hıfzı bizi taa çocukluğumuza götürdü.
Paketi açtım bir kaç tane vardı, birisini bizim Müdürlükteki arkadaşlara dağıttım.
En çokta müdürüm dedi ki ben bunu çoktan beri özlüyordum, bana fazla ver::))
Dağıttığım paket bizim kalfa Dr.Muhteşem beyin kavurga’sıydı, kandil günü sevapları arkadaşlar kendisine yolladılar, eminim oda bundan son derece memnun olmuştur::))
Hıfzı sağ ol, inşallah ana arıları kayıpsız kabul ettirirsin, zaten kaç yıldır aynı arıyı kullanıyor.
Hafta içi İlhami abi yardıma geldi, biz o kadar dağınığız ki anlatamam. Hacının oraya çok az gidebiliyorum, sadece larva transferi yapıp çıkarım, diğer işleri hacıya yıktık, Enes bayağı iyi gidiyor ama onun işlerin takibini kesinlikle bırakmıyorum. Muğla dan gelen arılar ise başka bir yerdeler ve devamlı gidip gelemiyoruz. İlhami abi Muğla arılarına petek vermeye gelmişti, bede ona yardım edeceğim. Arıların yanına vardık körük yok::((
Hemen bir kartonu rulo yapıp körük işini çözdük.
İlhami abiye yav çağın dışına çıktık dedim acayip güldü::))
Eskiden kara kovanlarımıza toprak saksılarda böyle duman verirdik.
Bu arıyla çalıştığınızda körük ve maskeniz olsada bir şey fark etmez mutlaka öpülürsünüz, bizde ne zaman buraya uğrasak öpülüyor uz.
Kontroller sırasında bir kovanda kapalı meme gördüm, arı 7-8 çıta yok, oğul vermiş::((
Tüm çıtaları çektin ana yok, zaten yumurta yoktu, yeni larva da yoktu.
Birde bu kovandaki erkek arıların kafası beyaz.
Bu çıtayı yavru bitimine boş olarak indirmiştik, ana arı kalitesiz ve yavru düzeni veya mozaiği çok bozuk. Boş gözler ana arının sakat yumurtaları sayesinde oluyor, yani ana arı o gözlerede yumurta atıyor ama sakat olacaklarını işçi arılar bildikleri için temizliyorlar, diploidmi ne deniyor buna?..
Evet en fazla 8 çıta arı hemen oğlula gidebiliyor.
Aydından getirdiğim 5 çıta arılardan biriside oğul vermişti, oğul manyağı bunlar.
Başka arılar anayı beğenmiyorsa tek bir meme yapıp değiştiriyor. Bunu defalarca gözlemledik.
4 Kolonide plastik yarım çıta ördürmeye karar verdim. Bu arılar Muğla ve istediğim gibi işler yolunda gitmiyor. Çok yavaş petek işliyorlar.
Karniol arısıyla bunun petek örmesi arasında dağlar kadar fark var.
Bu hafta sonu başka kolonilerede örülmesi için yarım plastik çıtalar vereceğim, ikinci etap ruşetlerin bir kısmı bitti ve üç bölmeli olarak yollarına devam edecekler.
Örülmüş ve yavru atılmış plastik çerçeve, yada plastik çıta.
Çoktan beri düşünüp uyulamaya koyamadığımız bir ana arı kabul ettirme yöntemini denemeye başladım. Önce örülecek ham mumları takılı plastik çıtalarımızı boş bir kovana dizdik. Yemlik olarak 5 litrelik bir su bidonu kesildi, ped bidon.
Kutulardan yumurtaya başlamış bir ana arı alınıp, çıtalar üzerine bırakıldı, kek bölümü açıldı.
Arılar silkelendi ve toparlandıklarında kat alındı.
Şurupluk dolduruldu, arıların boğulmaması için, merdiven olarak püren dalları kullanıldı.Bunu bir kaç kovanda denedikten sonra sonuçları gene paylaşacağım. Bu arılar ise Aydın’dan gelen arılar.
Her sene, staj için bizim müdürlükte staj yapan, bu yılki öğrencilerin son haftası.
Çok şükür kurtuluyoruz, haftanın üç günü birlikteyiz, artık bıktırdılar ve süreç bitti.
Stajyerler artık bizlere veda ediyor. Her sene bende bunlardan kurtulduğumu kutlamak için yemek yeriz::))
Zekiye, Feyza ve Semih’e, hayatınızda başarılar diliyorum. Hiç biriside Fenerli değildi, oradan da bunlara kıl kapmıştım::))
Hışır dayı işleri ilerletti, şimdilerde Tokat kebabı diye bir şey yapıyor acayip süper, bir kişi bu porsiyonu bitiremiyor, kuzu eti, kuzu……
Etiketler: ana arı işaret kalemi, arıcılık, kavurga, plastik çerçeve, plastik çıta, tokat kebabı
Arıcılık Bilgi Merkezi, arıcılıkta mayıs ayı | Yorum Yok »
ARICILIKTA HER KONUDA ÇALIŞMALARA DEVAM EDİLİYOR
Ekleyen, Ali Türk on 20 Mayıs 2012 – 23:13 -
Arıcılıkta bu yıl mayıs ayı geçmiş yıllara oranla çok yoğun geçiyor. Oğlumun işsiz olması ve arıcılığa başlaması işleride katladı. Şu ana kadar %50 kapasiteye ulaşabildik. Ben nereye gitmezsem orası şimdilik yatıyor. Her tarafa yetişmem ise imkansız.
Bunların yanında işyerinde acayip bir yoğunluk var binlerce işyerinin maliyece adres güncellenmesi istenmekte. Mayıs ayına kadar bu imkansız ve acayip problemli bir iş, daha önce haber yaptım,adres güncellemesi yapmayanlar hakkında bayağı iyi para cezaları var.
Bu karambolde telefonlarıma bakamıyorum, alıyorum sessize çalıp duruyorlar,önümüzde vatandaş kuyruk olmuş. Tabi tüm bu engelleri aşanlarda var.
Ertunç Çibikçi, ilaç sektöründe çalışıyor, deşişik bir yöntemle bana ulaştı ve durumumuzda gördü.
Yalovada amatör arıcıymış ve bizi çoktan beri takip ediyormuş. Ana arı lazım temin edebilirmiyim, dedim imkansız arılar 25 km uzakta, ben ayrın gelirim deyince işini hallettik.
Ertesi günü tekrar belediyeye geldi, biraz sohbet ettik ve yolcu ettim, aracının bagajında bir kurt köpeği vardı.
Cuma günü felaket bir yağış vardı, bir çok yerde meyve sebzeyi mahfeden dolu yağışı. Bizim olduğumuz mahalleye küçük dolu yağdı, bazı mahallelere kocaman kocaman dolu yağmış cep telefonunun yarısı kadar olanlar var.
hafta içi Saim Ahmet Gürel sipariş ettiğim, Laktik asit ve krem tartarlarımı getirdi.
Laktik asiti Aydın ve Muğla’dan gelen arılara kullanıyorum. Görünüşte varroa yok gibi ama bazı işçi arılarda hiç kanat yok. Hem varroa mücadelesi yapıyorum, hemdearıları sakinleştirmekte kullanıyorum, saldırgan arılarınıza su püskür türseniz biraz sakinler.
Bir litre laktik asite dört buçuk litre su katılıyor, %15 lik laktik asit çözeltisi oluşuşturup arılaraımıza çok ince bir şekilde püskürtüyoruz. Laktik asit çözeltisi hazırlamak için forumda tarif var. Nasıl kullanılacağı ile ilgili video ve açıklamalar gene var.
http://www.aribakani.com/forum/index.php?topic=86.15
İstediğiniz kadar çözelti hazırlamak istiyorsanız onunda tarifleri mevcut.
http://www.aribakani.com/forum/index.php?topic=562.0
Bir çok kişi asitleri temin edemediğinden yakınıyor. Bir iki firma var zaten, en meşurunun Ankara İstanbul ve İzmir’de yerleri var.
Bu kadar detay varken bile hala asit bulamayanlara ne demeli.
http://www.aribakani.com/forum/index.php?topic=198.0
Yukarıdaki linkte organik asitlerin resimleri var. Resimlerde telefon, adres ve mail adresleri mevcut ve halam asitleri nasıl buluruz diyenlere bende bilmiyorum diyorum
Yapmış olduğum bölmelerin, ana arıları çifleşip geldiler, tabi yavru kapatmaya başladılar. 15-20 güne kadar sakin arılarımıza kavuşacağız, hala iğne yemeye devam ediyoruz. Eski nesil yavaş yavaş yerini yeni genç nesle devredecek bizde rahat bir arıcılık yapacağız.
Yumurta atmak için boş petek gözü arayan kraliçe arı.
Arılar güçlerine göre yavru yapıyor. Bazı bölmelerde geri dönüş çok oldu,3-4 çıta yavru var, bu bölmeler arılıkta arı almaya gelenlere aktarma usulüyle satılacaktır, ruşetleri ne pahasına olursa olsun vermeyi düşünmüyorum. Malzeme temin ve yapımız çok zor, hele kafanıza göre istiyorsanız siz yapmalısınız.
Hafta sonu iki günümüz var, ikisi de yağışlı geçti,önceden tespit edilmiş ana arıları toplamak için bile hava müsaade etmedi. Pazar günü yanımda şemşiye götürdüm, zorda olsa biraz ana arı toparladık. Bu ana arılar öncelikle arkadaşlarımın ihtiyacını karşılayacak, arkadaşlarımın ihtiyaçlarını bile karşılayamıyorum. Ay sonuna kadar son seri ruşetleri devreye sokabilirsem zor gözüküyor ama kapasitem biraz daha artar.
Bu arada hafta boyunca yağış devam edecek ve yapılacak işlerde acayip aksamalar olacak, elden gelen bir şey yok.
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
ARICILIKTA YOĞUNLUK BİTMİYOR
Ekleyen, Ali Türk on 16 Mayıs 2012 – 09:33 -
Arıcılık işler yumağının bütünü derim.Bu iş yumağında henüz sıralamaları kaçırmadık. Son zamanlardaki rutin işlerimiz bölmelerin ana arıları çiftleşmiş mi yumurta atan var mı, anasız olanlara meme veya yavru takviyesi veriliyor, bir kaç bölme yalancıya kaçtı, yalancıya kaçan bölmelere başka kovandan yavrulu ve arılı çıta veriyorum. Yeni gelenleri ortaya koyup içerideki düzeni bozmayı hedefliyoruz, başarılı bir yöntemdir.
Bu gibi dalaklar görüldüğünde işler tıkırında, her şey yolunda anlayın. Anasız kutu veya bölme yada kovan petek örüp böyle dalak atmaz.
Bir kaç çıta arı almak isteyenler için yapmış olduğum bölmelerde yavrular kapanmaya başladılar.
Ana arılar çıkmaya başladıya artık bölme yapmak sorun değil ana arı yoksa neyi böleceksin.
Geçtiğimiz hafta sonu tüm bölme ruşetleri elden geçirdim, 70 civarında ana arı firesi var bunun bir kısmını memelerde bir kısmını da geri dönüşlerde kaybedildi.
Bu ana arı işinde ilk tur çok zordur ve inşallah büyük bölüm şu an kontrol altında.
Sadri abim geçtiğimiz yıl ana arı kafesi üretmişti, bundan sonra bu kafesleri kullanacağım, çıta arasına, çıtaları açmadan sığabiliyor.
İlhami abinin Muğla’dan gelen arılarına gidilecek, arılar aşırı saldırgan oldukları için anaları değiştikten sonra Darıcaya gidecek. Yoksa bu haliyle toplum içinde başınıza kısa sürede iş açar.
Gelmişkende boş durdurmuyoruz, herkesten yağ çıkartmak kolay değil, çalış İlhami abi::))
Son tur ruşetlerin çalışmaları bölmeli olacak ve çıtaları plastik. Çıta çakma derdi yok, delik delme derdi yok.
İki küçük çıtadan bir yarım çıta çıkıyor.
Toplaması acayip kolay.
Yeni ruşetleri yakında faaliyete sokuyoruz. Geçtiğimiz seneye oranla kış bu kadar sert olmasına rağmen 1 ay ilerideyim. Geçen sene mayıs ayında umreye gitmiştim, ilk arıları ayın 15 de Muhteşem abi silkelemişti kutulara. Bu sene ilk anaları toplamaya başladım aynı tarih itibari ile.
Enes Emin::))
İşleri evet taşımaya başladı, gündüzler artık onada yetmiyor::))
Makinama nazar değdi, 27 bin foto çekti. Açılıp kapanan perdeler nerede nasıl düştü bilmiyorum. Bir servise gittim abi, öndeki parçayı sökeyim sorunsuz çalışır, ara sıra gözlük beziyle silersin dedi, dedim içeri toz gitmezmi? yok gitmez dedi bizi yeni makina almaktan kurtardı, bu haliyle kullanmaya devam, hem nazarda değmez artıkın::))
Kıştan çıkardığım kutulardan birisi en az 15 ana arı kutusu arılandırdı ve yavrulandırdı, anasınıda kaybetmek istemiyordum, karambole gelmesin diye anasını alıp bir kovana verdim kabul edildi, kutuyu yeniden parçaladım ve bir meme verip yoluna devam dedik::)) Sağ olasın ne diyeyim.
Kutuya yeni meme ve yeni ana arı diyorum, öteki kovanda eskisin.
Arılıkta komşum Ali Karaosmanoğlu vardı, salı akşamı gittiğimde kamyon yanaşmış, kartepeye yaylasına gidiyor. Akşamın olmasını beklemekte. Arka sıradaki yığılı kovanlar kışın son karda sönen kovanlarmış, mart ayına kadar sağlam gelip son karda gümlemişler.
Ymek yiyorlardı, bende bir kaç lokma aldım.
Ali beyin oğlu Mücahit, okuyacağım arıcı olmayacağım demekte::))
Benim arılıkta iş bitti, geri dönüyorum. Baktım üç kişi arı yüklüyorlar yardım edeyim kem küm. Giyindim kot pantolonu ve maskeyi, arabaya çık dediler, son 5 kovana kadar iğne yemedim, son beş kovanda ortalık karıştı, birisinin üstten birisinin musluktan fışkıran arılar::((
Arıların yüklenmesi bitti, baraka kalmıştı, dedim ben gidiyorum, yolunuz açık olsun.
Yaz geldi, evime gece 9:30 ila 10 dan önce gelemiyorum.
Bu yıl 20 kök enginar ektim ve bu işte iddialı olduğumu daha önceden beyan etmiştim. İlhami abinin enginarlar meyvelendi bizimkiler hala üç yaprak. Dedim bu iş böyle olmayacak, ben bu işten şimdilik çekiliyorum. Yav hazırı varken niye üretiyorsun, hem hazırına bir sürüde kulp bulmak ne kadar kolay olacak. Bir şeyler üretmek o kadar zorki.
Belediyede bu sıra işler acayip sıkıştı, 500 bin nufuslu bir ilçenin vergi mükelleflerinin adreslerini güncelliyoruz. İki kişi önümüzde kuyruğa girmiş kişilere yazı yetiştirmeye çalışıyoruz ve ay sonuna kadar süremiz kaldı, ay sonunu iple kekiyorum, 10 yıldır belediyedeyim, böyle bir tempo hiç olmamıştı. Ay sonuna kadar adresini güncellemeyen verği mükelleflerine maliye tarafından ceza verilecek.
Mesayi bitimi ise en erken 45 dakikada arılığa ulaşıyorum, körük yaş işe başla bir saat gitti, geri kalan süreyi en iyi şekilde kullanmaya çalışıyorum. Telefona bakmak bile benim için acayip zaman kaybına neden oluyor ve artık telefonlarıda kapatmaya başladım. Şu günler biraz daha uzasa ve işleri Enes’e bir yıkabilsem. Gerçi dünyada kim rahatlamışki…
15 Mayıs 2012 günü akşamı koştura koştura gittiğimiz arılıktan, 17 ana arı toplayabildim ve akşam ezanı başladı , fenerle ana arı toplayamayacağımıza göre paydos edip eve döndüm.
Eve girdim yemek filan bilgisayarı açtım, Vecdi abi anaları yolladınmı? ::((
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
ARICILAR ZİYAFET VAR::)
Ekleyen, Ali Türk on 12 Mayıs 2012 – 07:43 -Arıcılara ziyafetten bahset, ülkenin bir ucundan kalkar gelir. Sadri Demircioğlu ve Yusuf Şimşak Perşembe günü öğleden sonra buluşup, Zaim abinin villaya geçtik. Sadri abi bu yıl ana üretemedim bana larva transferi yap dedi, bizde Enes Emin arılığında bulunan anasız kolonilerden arı silkeledik. Hemde Enes Emin arılığı ilk ziyaretçileri Sadri Abim ve Yusuf oldular. Biri daha gelecekti bu sefer çok şükür kurtulduk gelemedi::((
Arılıkta yabani eriklere dalanlar oldu, buyurun yiyin bende geldiğimde sizin bahçeden yeme yüzüm olsun diye hiç bir kısıtlamaya gitmedim::))
Arılıkta işleri bitirip, yazlığa geçiyoruz.
Zaim abi saç kavurmayı yapmış, durun size birde bal çıkartayım.
Bahar balı, mis gibi kokuyordu, yıllardır bahar ballarımız hep çöp olmaya devam ediyor, bu zihniyet sürdüğü sürecede bahar balı sadece söylemde kalacak.
Zaim abiye her şeyi öğretmiyorum, balı aldı ama bal nasıl kesilir, havamızı attık tabiki::))
Baharda o kadar çok çiçek ve bitki var ki, hepsinden bu balda mevcut.
Götür Zaim abi…..
Görüntü süper bal reklamlarında çok rahat iş yapar::)
Bahar balı ve saç kavurma hazır, buyurun.
Kişi başı diyette olduğumuz için birer ekmek almıştım yetmedi.
Özlemişiz be, bir ara telefon ettim kalfaya bak kavurma yiyorum filan diyeceğim, ne yazık ki telefona bile bakamadı, bu yaştan sonra iş yerlerindeki denetlemedeydi.
Bu resimde bir tuhaflık var mı? bence var, etler nedense benden tarafta degil, birde doktor kontrolü filan yok:((
Bu arada hobi olarak yaptığımız işte kendimi kobay gibi hissetmeye başladım.
Sadri abi ana arı dölleme aletlerini yaptı, patentlerini aldı, yanlız ilk denek ben oluyorum::((
Şimdide yeni iğneler yapmış, dedi ki bunları bir dene, bir sorun varsa üzerinde çalışıp gidereyim.
Kraliçe dölleme aletinin, mikroskop ve karbon tüpü hariç her tarafı tamamen yerli oldu, buna iğnelerde dahil.
Yeni iğneleri denediğimiz analar ertesi gün baktığımda gayet sağlıklı idiler.
Bu arada Muğla’da yapılacak suni tohumlama çalışmaları, Sadri abinin yaptığı aletlerle yapılacakmış. Sadri abimde suni tohumlamayı yapacak ekip ile Muğla’da olacak.
Etiketler: ana arı dölleme aleti, arıcılık, bahar balı, saç kavurma
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »


























































