ARICI GEZİLERİ

Ekleyen, Ali Türk on 13 Nisan 2012 – 09:05 -


Bu sene bahar gelmek bilmiyor, hala bir sıcak bir soğuk dalgalanmaya devam.  Oğlum Enes Emin için arılık kuruyoruz, bu yılki performansını çok merak ediyorum. İnşallah başarılı olacak, öbür seçeneği düşünmek bile istemiyorum, yoksa tüm işler başıma kalır.

Bölmeler için arı lazım ve Egeye  açılıyoruz.

Yolumuzun üstünde eski hacı, sofi amcam, Halil Şekerci’yi ziyaret ettik. Kendisi şu an inşaat işlerine girmiş, binalar yapıyor, sağlık durumu konusunda doktoru arayıp, sen nasıl doktorsun, burada kalbinden sorunu olan bir hastanı arayıp sormaz mısın dedi::))

Yola devam ediyoruz. Bu esnada yağmur hiç durmuyor.

 

İzmir’deyiz. Oktay bey bizi çoktan beri davet ediyordu, bir türlü gidemedik, nasip bu güneymiş. Bu arada yağmuru İzmir’e götürdük. Oktay beyin arılık, geçtiğimiz sezon bu arılık ta sabit olduğu halde 3 bal hasadı yapıldı.

Gezdiğimiz yerlerde hep dikkat ettim başka arılıklar da katlı arılık yoktu. Maşallah Oktay bey işi öğrenmiş durumda, bu arıyı kullanamayanlar iyi baksınlar. Resimde Oktay’a yardımcı olan komşu arıcı. Arılara bakarken etrafı kesememişim, kafayı bir kaldırdım her taraf mandalina.

Hemen mandalinalara dalış yaptık, engel olanlar oldu ama nafile.

Biraz dağıl sak ta hedef isabet aldı::)) Yani işlem tamam, mandalinaların biraz suyu çekilmeye başlamış ama sanki bal gibiler di. Yiyen yok, bunlar yenmez mi? yav….

Disiplinli bir arıcı, her şey dört dörtlük diyebilirim. Bizim ilk sanal öğrencilerimizden, her geçen gün yükselmeye devam ediyor, bu bizim kalfa gibi, ikide bir kazan kaldırıp ustalık  belgesi filanda istemiyor::))

Arıcılık aslında yönetme sanatıdır. Bunu bir başka şekilde izah etmek gerekirse futbolda teknik adamlık gibi bir şey.

Dünyanın en iyi futbolcularını bir takıma toplayın, teknik adam dizilişi yanlış yapıp, forveti kaleye, kaleciyi forvete alırsa, sonuç hüsran olur.

Ülkemizde ise ne hikmetse, takım dökülüyor, her bahara tarumar olarak çıkanlar hala akıl veriyor. Akıl verenlerin kariyerini, yaptıkları belirler. Yani “ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz”

Tüm kovanların kayıtları var. Bu arada Plastik altlık ve petek yapan Ersel bizi ziyarete geldi, nasıl iş anlamadım, Erselin arşivimde resmi yok.

Ersel bana lazım olacağını bildiği iri gözlü plastik erkek arı üretim çıtası getirmiş. Birisini kendisi kovanda denemiş, o çıtayı da bana verdi, bende bu gün ana arı başlangıçlarını bozup, Gebze’deki erkek üretimi yapan katlı kovanlardan birisine bu çıtayı verdim. Çıtayı verirken resimledim,bir kaç gün sonrası da resimleyeceğim.

Pazartesi akşam Oktay beyin evindeyiz. Gece orada kalıp, ertesi gün Aydının Söke ilçesine hareket ettik.

Yağmur kesik kesik yağmaya devam ediyordu, biz Söke’ye geldik. Bir baktım tavuk ve horoz satışı yapılan bir reyon. Çeşit çeşit mutlu tavuk ve horozlarrrr.,

Bizden tavuk ve horuz kıskananlar, bu resme bakıp utanır mı? bilemem.


Etiketler:
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılık gezileri | Yorum Yok »

NİSAN AYINDA ARICILIK FALİYETLERİ

Ekleyen, Ali Türk on 07 Nisan 2012 – 22:22 -

Bu sene son 30 yılın en ağır kışından çıktık, hala havalarda dengesizlikler sürüyor. Beslediğimiz kuvvetli koloniler çok rahat gelişip kat verdiklerimiz var böldüklerim var. Erkek üretimi özel işlemler için özel seçilmiş kolonilerde yetiştiriliyor. Resimdeki kapalı damızlık erkek arı çıtasında ki pupaların doğumu ağırlıklı olarak 11 nisanda başlayacak. Aynı kolonide bu gün yapılan kontrolde, yeni erkek atılmış bir başka çıta var. Enes Emin, geçenlerde gözleri kapanmıştı, ve hala tırsmadığına göre bu iş tamam::))

Tek tük yeni doğmuş erkekler var. Bu çıta arılıkta ilk atılan erkeklerdi. Erkek atılması için en az 5 çıta yavruyu geçmeniz gerekmekte, bozuk çıtalara gelişi güzel erkek atılabilir, fakat böyle ful çıtalar kuvvetli kolonilerde dolar. Hele böyle bir baharda, erkek yaptırmayı bırakın milletin arısının çoğu öldü kalanlarda bitik. Nisan ayı sonuna hazır olacak özel erkek arılarının doğmasına az kaldı. Bir kaç gün içinde, ana arısı olmayan bir bölmeye alınacak ve hiç bir zaman dışarıya biz istemedikten sonra çıkamayacaklar.

Erkek arı üretimi çok önemli. Bunun bir başka anlamı ise ana arı karakter ve özelliklerini, doğurduğu erkeklere vermekte. Renk olarak, bal verimi olarak, sakinlik olarak bir çok koloni içinden seçilmiş, erkek arı üretimi yapılan damızlıklar birisi. Yukarıdaki  kapalı erkekler bu ana arıya ait.

Ruşet kovanların işi bitmek bilmiyor.  Marangoz kilitlendi adım atacak yer kalmadı gibiydi ve acil yardımlar istedim. Sağ olsun İlhami abi üç gün peşi peşine yardıma geldi.

Boya işlerini İlhami abi yaptı, bir günde oğlu Gökhan’ı yolladı. İlhami abi bu iyiliğini unutmayacağım sağ olasın, ellerine sağlık.

Yapmış olduğumuz ruşetlerde standart çıta kullanacağımız zaman çıtanın basacağı kanal için lama demir düşünmüştüm. Sevgili kalfam Dr.Muhteşem bey, geçenlerde beni ziyaret etti. Ortaklık filan bir şeyler bahsetmişti, kulak arkası ettimdi. Bir şey dedi kafama yattı, niye lama kullanacaksın, alüminyum köşebent kullansana dedi, okumuş adamın hali başka::))

Bu iş güzel oldu, kanal derdi de bitti. Kendime genede kızıyorum, nasıl bunu ben düşünemedim diye::((

Ruşetlerin üç bölmesi olacak, her bölmeye bir delik ve delikleri kapatacak tahta parçacıklar monte edilecekti askıya aldım, kapatmam gerekirse sünger tıkaç yapacağım. Birde şimdi bu işle uğraşamayız.

Ana arı kutusu olduğunda zaten ona göre tasarlandı, çıtanın basacağı kanal problemimiz yok.

Trafikte öndeki motor dikkatimi çekti, makinede yanımdaydı fotoladım, motorda çift egzoz var::))

İşleri biten  ruşetleri Cemil ustanın atölyeden taşımaya başladık. Bu konuda sağ olsun Zaim abi hem bize yazlığını açtı, hemde yardım ediyor::))

Ruşetleri taşırken bunlar bal dolacak dimi diye iştahlı iştahlı çalıştı, ben duymazdan geldim. İş bitimi bunlar arı dolacak dedim, sanki bozuldu gibiydi suratı. Abilerim benim, bahar geldi bala doyurağım ben seni merak etme::))

Ertesi gün ikinci postayı yazlığa taşıdım, bu hafta inşallah bu ruşetleri arılandıracağım.

Zaim abi yazlığının bir odasını gösterip, buraya malzemelerini koy demişti, oda doldu, şimdi salona geçtim. Salonu kolay kolay dolduramam, geri kalan yerleride artık kendileri kullansınlar, fazla yük olmamak lazım.

Bahçede ise durum güzel, bu arada Zaim abi kaçak kat atmış::))

Kışın ektiğimiz marullar bir türlü yürümedi, derdi sıcakmış meğer, havalar ısınınca birden coştular.

Minik serada yetiştirdiğim tere’ler. Yakında kasadan çıkartıp, toprakla buluşturmam gerekiyor.

Bu günün en iyi haberi ise uzun zamandır kafama göre bir arılık arıyordum. Yer sahibi yıllar öncesinden müşterim çıktı, Nuri beye bundan sonra ballar bizden dedim, Muhtarın yardımcısı Recai beyde bana tip tip baktı, daha balının tadına bakmak nasip olmadı dedi::((

Gerçekten ayıp oldu, geçtiğimiz sene bana çok yardımcı olmuştu, bu bundan sonrada balımızın tadına bakmayacağı anlamına gelmez ki::))

Oğlum, Enes Emin’in arı çiftliği burası olacak. Tarlanın içinde bir boş ahır var ve çok büyük. Binan hemen dibinde ise suyu hiç kesilmeyen bir kuyu var, yaz kış araçla girip çıkacağımız bir yer, böyle bir arılığım olmadı ona yanıyorum::((

Ben hacının yanına takılıp, hobi arıcılığı yapmaya devam, bu arada hacıda arıcılık belgesi aldı……


Etiketler:
arı ruşeti, Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARICILIK VE NİSAN AYINA GİRDİK

Ekleyen, Ali Türk on 01 Nisan 2012 – 23:38 -

Bursa’dan arıcı misafirlerim vardı. Nisan bir şakası yaptılar. Cemil ustanın atölyedeyiz, hiçbirisi doğru dürüst çalışmadı sanki protesto ediyorlar gibiydi. Baktım çalışmıyorlar bari bir hışır yapalım dedik. Hamsiler iyi geldi, yemekten sonraki durum aşağıda gelecek, önce yemekten önce iki resme bir göz atalım::))

İki arıcı bir çiviyi çakamıyor böyle bişi olamaz.

Hüseyin amcaya bak, baktım durum sakat dedim ki hışır da yemek yiyelim bari hadi kalkın dedim. Hüseyin amcada hışır’ı yöresel bir yemek zannetmiş. Hışır nasıl bişi diyor, hışırı gösterdik bu yenmez çok kart dedi, günün bomba espirisi buydu.

Birol ve Bayram, belkide son hamsi ızgaralar, havalar ısındı mı artık balık yenilmez.

Hışırdan geldik ve herkes iş başı yaptı::))

Hüseyin amcamızın 120 arısı varmış bu yıl yarısı sönmüş, bizim arılara da kafaya takmış. İlk etapta 3 koloni aldılar.

Bir anda tüm masalarda çalışma vardı.

Bana iş bırakmadı misafirlerim::))

Bayramda yapılan ruşetleri dizip boya yapılması için hazır ediyordu.

İlhami, abi biraz moralimi bozdu, yapmış olduğum boyaları beğenmedi.

Biz bilmiyorduk bir kaç kat boya sürmesini, boyanın kovası kaç para biliyormusun?::))

Bu esnada Cemil ustanın çayının demlenmesini bekliyoruz.

Çay hazır.

Çayın yanına çerez filanda aldık, bakarsın yeni gelecek misafirler olabilir::))

Yani izzet ikram bol::))

Aslında vaktin geçmesini bekliyorduk, akşam üzeri arıları aktaralım diye.

Biz çay içerken birden hava karardır bir rüzgar, tek tük yağmur atıyor, hava soğudu.

Hemen aktarılacak arıların yanına gidildi.

Acayip rüzgar var, yağmur var, birisi üstten çuval tutuyor arıların üzerine yağmur gelmesin,birisi  yandan rüzgarı kesiyor, bayramda seyredip gerçekten bu arılar sokmuyormuş dedi::))

Gelen hediyeler vardı. Bizimki civ civ işine girmiş bizde aracılık yapıyoruz, tabiki komisyon olarak yumurtaların 10 tanesine el koymuşum. Serdar’ın hediye paketinde başka şeylerde vardı, kendisine teşekür ediyorum. Bu civ civ işi ilgimi çekmeye başladı, bir alette ben yapayım bakalım, nasılsa her yerden yumurta yağıyor, bunu değerlendirmek lazım.

Birol Şenel, deri halıcılık yapıyormuş. Baktıkça beni hatırla diye bir şey verdi, evde açtık içinden bu çıktı. Çok güzel bir şey bir sürü el emeği ile bir araya getirilmiş. Birol’ada teşekür ediyorum.

Sezona iyi başladık, yanlız işlerde biraz aksama var, bu hafta ruşetlerin tamamının bitmesi gerekiyor. Hemen peşinden öbür postayı biçeceğim, tabi biten ruşetlerede arı koyacağız bakalım nasıl çıkacağız bu kadar işin içinden. Kalfa ise arazi, yok yanım ağrıdı yok belim ağrıdı kaytarıyor, Allah her şeyin hayırlısını versin.

 


Etiketler:
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılık gezileri | Yorum Yok »
Forum