ARI ÜRÜNLERİ FESTİVALİ VE ARICI MİSAFİRLER

Ekleyen, Ali Türk on 18 Şubat 2012 – 21:38 -


İstanbul arıcılık ve arı ürünleri festivaline gitmek için yaklaşık 1 ay öncesinden karar vermiştik. Bir gün öncesi gidecekler belli oldu. İlhami abide Yunanistan’dan gelenler var senide görmek istiyorlar dedi. Hayret kim geliyor niye görecekler filan dedim. Yarına öğrenirsin dedi. Festivale gitmek için önce Ümraniye vardık, sabah Gebze de toplanamadık,İstanbulda buluşmak daha kolay oldu. Festival yerine girdik, bizi bekleyenler var.

Theodosis Katsaros(Kokini), oğlu ve  bir kaç arıcı, arıcı olmayanlarda vardı, sanki 40 yıllık arkadaşlar gibi bir birimize sarıldık. Bu esnada bir poz verin dediler poz verdik, hemen Theodosis beni tutup gel işareti yapıp, arka planda bir kolisi varmış. Koliyi açtı ve bana hediye getirdiğini söyledi. Biz böyle bir şey beklemediğimiz için acayip şok olduk.

Ana arı üretimi için janter parçaları, ana arının içinde doğacağı bayağı büyük ana arı kafesleri ve raki.

Tercüman bunların nasıl kullanılacağını tarif ediyor, kokini de cidi de nasıl kullanılacağı var dedi, ayrıca birde sidi verdi. Beni bırakıp körükçü me  hediyesi verildi. Körükçüye polen tuzağı, tabi bizimki, bendeki janeter ekipmanlarına bakıyor, dedim usta ol, o zaman sanada bunlardan getirecekler, acayip bozuldu bizim körükçü::))

Körükçü ye de polen tuzağı ve rakı bile küçüğünü verdiler.

Bu işler olur iken karşı tarafta bizden fazla Yunanlı ve bizden resim çeken kişiler vardı.

İlhami abiyede körük hediye edildi.

Bizi acayip mahçup ettiler.

Daha sonra Sadri abinin standına geçtik. Theodosis Katsaros dedi ki ben belge filan istemiyorum ama bu işi öğrenmek istiyorum, yardımcı olur musun. Bende kendisine bu işi öğreteceğimi söyledim. Ne kadar ilginç işler oluyor, yurt dışından biri sizden bir şeyler istemekte. Tercüman vasıtası ile genel bilgileri verdim.

Theodosis Katsaros, suni tohumlama aletini inceliyor.

Sadri abi en sonunda aletlerin üzerine Demircioğlu ismini yazmış.

En çok komiğime giden ise resmin en sağ baştaki Yunanlı arıcının invert şurup tarifi istemesiydi. Türkiye de işlem tamam şimdi invert şurup nasıl yapılır komşulara da öğretiyoruz. Aslında Zafer abim olsaydı o esnada derdim en iyi tarif bunda diye::))

Ali Şekerli abinin adresini verdim. Birde dil olmayınca acayip oluyorsunuz. Tarifi yapıp İngilizce olarak kendilerine sunacağımı belirttim. Bu arıcıların alayı anladım ki aynı, bir türlü ayrılamıyoruz.

Gene çok komik hadiselerden birisi ise, Kokininin oğlu, Muhteşem abiye senin siyah tavukların yumurtasının rengi nasıl oluyor diye sordu. Bizde dul horoz ve dünür işini anlattık, tercüman koptu , çeviriden sonra karşıdakilerde koptu.

Bu arada bendeki rakı, Sadri abiye geçti, yarın öbür gün körükçü ye polen tuzağı varda bana niye bir şey yok diyemesin diye, böyle uyun görmüşüm::))

Bu gidişle biz bir Yunanistan yapacağız, tercüman aynı zamanda turizmciymiş, en kısa sürede yurt dışı için gerekli belge ve şartları bize iletecek, vize işini biz hallediyoruz dedi. Bakalım ne olacak.

Theodosis Katsaros’a bende bir şeyler hediye ettim. Bizi Yunanistan’a davet ettiler.

Yunanlı arıcıların, festivalden ayrılıp, programa uymaları gerekiyormuş. Bir yere yemek yemeğe gidelim diyoruz, ekipten ayrılmamız yasak dediler, bizde otobüse binip başka yere gidemedik ve en son vedalaşmak için festival alanının dışına çıktık. Toplu bir yemek yiyemedik, tur sahipleri de kimse dağılmasın istiyor. Ne yapalım şimdilik bu kadarmış.

Feshane önünde son fotoları aldık.

Toplu bir foto daha alıyoruz artık arkadaşlarımızın otobüsü kalkmak üzereydi. Gurup rehberi arıcıları toparlamaya çalışıyordu, otobüs dolmuş arıcılar hala poz verip vedalaşma faslını bitiremediler di::))

Ve ayrılıyoruz. Festivalle ilgili detayları daha sonra paylaşacağım.

Hayatımda çok enteresan bir gün daha yaşandı.

Theodosis Katsaros teşekür ediyorum.


Etiketler: , , ,
Arıcılık gezileri | Yorum Yok »

ANA ARI TOHUMLAMA CİHAZI

Ekleyen, Ali Türk on 15 Şubat 2012 – 07:00 -

Ana arı dölleme cizhazıAna arı suni dölleme cihazı

Ülkemizde bir ilk, ana arı suni tohumlama. Ana arı yapay dölleme cihazı. Arıcılığın geliştirilmesinde olmazsa olamaz cihaz.  Saf ırkların korunması bu cihazla daha kolay. Yapılacak ıslah ile oluşturulacak yeni ırk arılar için gene olmazsa olmaz cihazlardan bu alet. Saf ırkların birbirleriyle kontrollü melezlenmesi gene suni tohumla ile mümkündür.

Bu işleri aletimiz tabiki otomatik olarak yapamıyor.

Tüm iş, bu işe gönül verip, bir şeyler yapmak, ortaya eser koymak isteyenlere gerekli.

Yılardır kimse bu aleti yapıp, ülkemizin ihtiyacını gidermeyi düşünememiş.  Çok şükür, şimdi elimizin altında bir kaç çeşit veya model var. Bir şeylerin peşine düşen 3 amatör arıcının geldiği nokta bu.  Aletin yapımında en büyük pay  Sadri Demircioğlu abimize aittir.  Ben ve Muhteşem abi bu işin fikir babasıyız. Bizim hedefimiz birer aletimiz olsun diyorduk, hedeflerimize ulaştık. Allah Sadri abimin yolunu açık etsin, bol kazançlar versin. Ülkemize de yeniden hayırlı olsun.

 

18-19  Şubat 2012  Tarihleri arasında İstanbul Feshane arıcılık festivalinde, suni tohumlama cihazları sergilenecektir.

sademirci@mynet.com


Etiketler: , ,
Ana arı tohumlama ve dölleme, anaarı suni tohumla, Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

BU HAFTA ARICILIK YOK

Ekleyen, Ali Türk on 12 Şubat 2012 – 23:06 -

Bu hafta sonu hava en fazla 10 derece olacak raporlarını görünce yatmaktan başka iş yoktu.

Zaim abi aradı pazar günü arılara gidilecek mi filan diyor. Dedim yapılacak iş yok havalarda sıcak olmayacak, istersen dolaşırız.

Hem açılırsın, önce rahmetli, Şükrü amcanın mezarını ziyaret edip, bahçeye geçtik.

Hafta içi kestane almıştım bazıları çimlenmeye başlamışlardı. Köye filan gidersem ekeyim diye, bir peçeteye sarım birde ıslatmıştım, cebimizde neredeyse ağaç olacaklarmış. Büyüyene kadar saksılara ektim. Köye vardığımızda arılar uçmuyordu.

Kestaneleri peçeteye sarıp poşetleyip, köy kıyafetlerinden birisinin cebine koydum. Rutubet ve evin ısısı acayip yapmış bir kaç günde durum bu. Kestanelerin ekimi tamam.

tere tohumu

Tere tohumu alalı bayağı oldu, bir türlü ekemedik. Zaim abi şu tohumları bir ver, yaz geliyor daha biz yeşillik ekeceğiz. En çok sevdiğim yeşillik tere-otu . Fazla dayanmaz aldığınızda bir kaç gün içinde tüketilmeli yoksa sapsarı olur çöpe gider. kasalara toprak kum ve aşırı yanmış koyun gübresini harmanlayıp ekim işini de hallettim.

Turp başka yere ekildi ve üzerine ince bir tabaka gübre serdim.

Tere ekimi bittikten sonra suladım. Kasa içindeki naylon yanlardan bir kaç yerden delindi, su birikmesin diye fazlalık yanlardan akıp çıksın.

Minik tere serası hazır. Daha önceki ektiğimiz marulları bir türlü naylon altına alamadık. Muşambası da bir köşede duruyordu.

Kasaları en iyi güneş alan yere bırakıp, üzerini naylonla örttüm. Biz öğleden sonra bahçeden ayrılırken naylon terlemişti. Yani işler yolunda, içerisi demek ki iyi ısındı.

Beni en çok yoran ise geçen hafta aşırı karda ras gele ektiğimiz enginarları bu gün  yerlerine almamızdı. Yer çamurda olsa kar azdı. Bel küreğiyle yeri oyup, içine en az 2 kürek koyun gübresi atıp üstüne toprak ve enginar fidesini ekip sıkıştırdım. Yani fidenin etrafını ayağınızla çiğneyip sıkıştırıyorsunuz. Bir ara hararet yaptığımı fark ettim acayip kesildim, çoktan beri çalışmıyorduk iyi bir idman oldu. İlk defa bu sene enginar yetiştireceğiz bakalım başaracak mıyız.

Naylon altına alamadığımız marullar. Uzun süre kar altında kaldılar. Hava bir ısınırsa her taraf marul olacak, şimdi gözünün içine bakıyoruz büyümüyor.

Saat öğlen bir gibi arılar öyle bir ses yaptı ki, balkonda yemek yerken sesleri ortalığı inletiyordu.

Bir kaç polen getiren arı gördüm.

Hiç kovan açmadan dışarıdan gözlem yapıp geri döndük.


Etiketler: , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ANADOLU ARISI

Ekleyen, Ali Türk on 08 Şubat 2012 – 22:27 -


Bundan önceki paylaşımda Anadolu arılarım’dan bir nebze bahsetmiştim. Zaten olayın başında dedim ki ister inanın ister inanmayın, bazıları kıyameti koparmış tabi ki, gelen haberler böyle::))). Bazı şeyler vardır üzerinde yıllarca uğraşırsınız sonuç hüsranla biter. Bende Anadolu arısı üzerinde yıllarca çalıştım, hatta bazılarına zarf bile attım varsa ilk ben alacağım veya bir göreyim gibi kimseden ses çıkmıyordu bende araştırma ve çalışmalarımı devam ettirdim.

Anadolu arısı

Anadolu arısı var, hemde bende safları mevcut size ne oluyor ki. İstediğim kadar istediğim sayıda saf üretme gen kaynağım ve bilgim, becerim var. Siz yırtın bir yerlerinizi, ayrıca birilerini inandırmak zorunda da değilim, bu benim meselem.

Gelelim 5 şubat 2012  günü yaptığımız işlere. Bazı işleri yavaş yavaş geriden gelenlere devretmeye başlıyorum. Ben daha başka konulara daha çok zaman ayırmak istiyorum.

Hafta sonu hava güzel olunca bazı kolonilerde daha detaylı inceleme yaptım. Yavru durumu başladı, zaten şubat’tanda bir haftayı yedik bile.

Bal durumlarını uzun zamandır merak ettiğim kovaların tespitleri yapıldı.

Yerlerde kar var, arılar yavruya yatmış durumda.

Karı geçip çayıra iniş yapan polen derlemiş bir arı dinleniyor. Yaşamla hayat arasındaki 10 santim mesafe, 10 cm geri konsa kardan bir daha kalkamazdı.

Bu karda bu arılar nerelerden polen topluyor bilemiyorum. Uzunca bir aradan sonra, en az 10 gün hiç uçmamışlardı, hava açar açmaz anında işe girişiyorlar. O karda kışta yavru faaliyetini dışarı çıkmadan devam ettirenler vardı, çünkü yeni kapanmış ve kapanmaya yakın yavrulu çıtalar vardı.

Benim yeni ekip, iyi bir ikili oluşturacaklar inşallah.  Bu sene ikisi birlikte koşuşturacak.

Bir çok kişinin hayal bile edemediği tablo. İş bitmiş son kovan şuruplanmış ve kapanış fotosu arılıktan…

Arılıktan çıkıp Zaim abinin bahçeye enginar ektik. Enginar fidesi veren abi, bu enginarlar çok cinstir, bir tane ocaktan 28 tane kafa alan biliyorum dedi. Rekor  denildi mi ben dayanamam hedef ilk etapta 29 olacak.

En çok zevk aldığım konulardan biriside hayvanlarla uğraşmak. Eğlenip deşarj olmak hayvanlarında hakkı. Kimisi ahırda  anırır, kimisinin kulübesi bile yok, sokaklarda her gelen geçene havlar durur.

Ben bu tür hayvanlara iş veririm. İşi gücü olmayan bu hayvanlar verdiğim işle uğraşırken bende kenara çıkar onları izlerim. Bu hayvanların bazıları kendisini dev aynasında görür ama işleri olmadıklarından ne verirsem onunla idare ederler. Hayvan deyip geçmeyin onlarında akılları vardır, kendilerine öğretilenleri ezberler, bazı hayvanlar beni harfiyen takip eder, sonuçta hayvanda akıl olur ama fikir olmaz işte.

Evet hayvanları boş bırakmamak lazım. Onlara iyi davranmak lazım, dünyada her mahlukatın mutlaka bir işi vardır diye düşünürüm hep, yoksa Allah niye yaratsın ki. Tezek böceklerinin bile görevi var.

Ben işime bakıyorum, çene değil iş yapmak için çalışıyorum. Kevan yürüyor, kervan kendisini yalnız hissetmemesi için itlerin sesine ihtiyaç var. Atalar it ürür kervan yürür diye boşuna dememişler.

En son horoz pes edip bahçeye kaçtı, tutamadım, bir tutsaydım neler yapardım neler.


Etiketler: ,
Anadolu arısı, Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
Forum