ARICILIKTA NE İŞ NE ZAMAN NEDE BU SEVDA BİTER

Ekleyen, Ali Türk on 07 Ocak 2013 – 10:11 -

Arıcılık benim açımdan bakıldığında acayip başkalarına zor geliyor. Karınca gibi her sene her dalda çalışırım. Genelde kullandığım malzemelerin tamamı bana aittir yani imalat ve tasarım da buna dahil.

Son posta ana arı çiftleştirme kutuları montajı bitti, ince işleri başladı. Artan malzemeler var sonuçta bunlar kullandığımız malzemenin bazı yerleri ve aynı ölçüde, bunların sobada yakılmaması lazım.

Birde bazı işlerde biraz daha kuvvetli bölmelere ihtiyaç oluyordu.

Marangozda çalışırken bu işi kafaya taktım, şimdi öbür tarafta çalışırken kafa devamlı bu işe kayıyor araya girmem lazım.

Arıcılık malzemelerim konusunda dünyada benim üzerime biri olduğuna inanmıyorum, malzemeden tutunda, damızlığa kadar, onu da geçin döllediğiniz alete kadar. Bizi asıl ön plana çıkartan bunlar.

Yerli diye kıvrananlar var, tabiî ki lafta, sizin neyiniz yerli dediğimde kayış atıveriyorlar, yerli konuşunda benimle kimse yarışamaz.

Gemişte poker nasıl oynanır öğrenmeye çalıştım, öğrenemedim ama elinizde iyi kağıt varsa rest çekiyorsunuz, blöf ile iyi el, aynı şeyler değil. Yazılarımda rest çekmem ise blöf yaptığımdan degildir, elimiz iyi::)) Yani blöf yapanların alayı karşımızda şapa oturmuş.


En azından bir numunesini çıkartıp işime devam edersem rahatlarım diye, artık malzemelerden bir numune oluşturayım diye yatara bir geçtim. Parçaları 6 çıta alacak şekilde ölçüp kestim. Küp gibi bir malzeme çıktı, 26.5 x 26 x 27.5 cm gibi. Yani yükseklik kovan yüksekliğinde, sadece standart çıtanın yarısını alacak bir kutu oldu, 6 çıta standart üç çıta demek oluyor.

 

Numunelerimi monte edip, biçilen küçük kutuların parçalarını kenara istifledim şimdi kafam rahat. Elimizdeki işler acele onlara dönebiliriz.

Üstten çıta boşluğunu biraz fazla bıraktım, kek verirken rahat olması için. Çıta üzerinde iki santim boşluk olacak.

 

Hafta arası köyleri bir kolaçan edip geri geldim. Zaim abinin yazlığına da çoktan beri gidemedim, yapılacak işte yoktu biraz onun içinde gitmiyordum. Yazlığa gittim Raşit bey burada dediler, çoktan beri görüşmedik, özlemişiz ayak üstü biraz sohbet ediyoruz, beni çekme diyor::))

 

Raşit beyin kovanları, seneye hedef 30 kovanmış ve çok çalışmam lazım diyor:)

Kışlamayı katlı yapıyor, alt katta arı yo. Soğukta hiç uğraşmadım, şimdi diyeceğim ki şöyle yapsan rutubet olmaz, karşı cevap gelecek al başına iş, bildiğin gibi bir devam et, ben sana nasıl rutubet olmaz sonra anlatırım.

 

Olaylara bakış açınız, tavuklar ve kümesleri.

İyi bakmak lazım bu nasıl tavuk ve nasıl kümes diye::))

Kıskanıyorum buradaki horozu, ne kadar mutludur. Kümes değil villa yavrusu, benim arıcı kulübem bile yok::((

Şu işler bitsin birde kendime arıcı kulübesi yapayım bari.

Bir sürü tavuk ve hollüğü açıyorum bir yumurta. Yazık bunca konfora bumu olmalıydı. Yumurta çok olsaydı sarkma işlemi yapacaktım, bir yumurtanın neresine sarkayım ki…

Hemen Raşit abiye bak bizim kalfanın bir folluk modeli var, 4-5 tavuktan haftalık 20 civarı yumurta alıyor, bir onu dene dedim, kafasına yattı bakalım, o sisteme geçer ise bizimde bu işte payımız olur, dolayısı ile yumurtalardan hisse düşebilir::))

 


Aslında yazlığa gidiş nedenim bu kütüktü. Sadık Yüksel amcam tarafından verildi, Bulu Mengen’e gittiğimde vermişti. Bende Zaim abiye vermiştim, Zaim abide bak bahar geliyor, benim kütük ve kovanlar ne oldu diye sormaya başladı. Bizi tanıyan arıcılıkta coşuyor, Allahtan hayırlısı. Zaim abinin de niyeti ilk etapta 5 – 6 kovan arı, bir kütük ve bir sepet olmak üzere takımı kurmak istiyor.

Kütüğü arabaya sokamadım, taksinin bagaja bir türlü girmedi, minibüsle gittiğimde getireceğim, Cemil usta kütüğü getir oyayım demişti.

 

Zaim abinin bahçeye ektiğim enginarlar. Bazı enginarları köstebek kuruttu, kalanlar bayağı var, seneye bizim kalfayla enginar yetiştirip yarışacağız. Bu yıl enginardaki rakibim İlhami abiydi, ilhami abi bu konuda maratoncu ben ise emekliyordum, böyle yarış mı olur diye yarışı bıraktım. Yeni rakip dişime göre ve ben bir yıl öndeyim::))

Zaim abinin bahçeye bu yıl damlama sistemi sulamada kuruldu. Seneye balkonda bahçe işleriyle uğraşmayacağım::))

Maşallah enginarlar güzel görünüyor, kışlık bakımları yapılması gerekiyormuş, bilmiyordum, bu hafta sonu diplerini açıp koyun gübresi koyacağım. Yarış başladı::)

 

Yazlıktaki kovanlar salkımda, bu kovana 5-6 çıta püren balı bırakmıştım, mersine giderken dönüşte gidip süzecektim, tüm balları aşağıya çekmiş ve katıda alamadım. Arı salkımdaydı, katı alayım derken arı dağıldı kapattığım gibi kaçtım. Kış günü durup dururken birde iğne yiyecektik.

Marangozda yer müsait beslenme işini ızgara balık ile yapıyoruz. İstavritler acayip yağlanmış ve lezzetliler.

Bizim kalfa cumartesi gün arıyor, nerdesiniz dedim marangozdayım, ızgara var yetiş filan dedik, adam sanki davet bekliyormuş gibi geliyorum dedi:(

Koş gel sanki seni bekliyorduk diyorum içimden, duymasın alınır, zaten nazik bir kalbi var.

Üç beş balıkta, kalfaya ayırdım.

Baktım ekmeksiz götürüyor, doymadım diye çamur yapabilir, bizim buradaki fırının ekmeğinin ne kadar sağlıklı ve taş fırın olduğunu bahsedince ekmeğe yumuldu kalan balıkları kedilere verdi::))


Zaim abiyle buluştuk, hadi balığa gidelim dedi. Zaim abiye diyeceğim bunun bastığı yerde ot bitmez şurada oturalım diye ayıp olacak, arada bende havamı almış odum, Eski hisar iskelesine vip girişi yaptık, bizden başkası balık tutamaz. Tabi balık bulursan tutarsın.

 

Bu surata balık mı gelir, balıklar çoktan karşı kıyı Yalova’yı bulmuşlardır::((

Cumartesi biraz işi savsakladık yani, bu arada Zaim abide bir yerde toplanmayacak mıyız demeye başladı ve karar yazlıkta toplanalım şeklinde çıktı, zaman konusunu görüşeceğiz.

Ben balıktan geldiğimde yarım kalan işi İlhami abi bitirmiş birde kesilen menteşeleri saymış. Son posta ruşet sayımız 96 yaklaşık 300 göz olacak. Geçen senden yaptıklarımızla ana arı üretiminde 450 göz çalıştırmayı düşünüyorum, bir sürü yeni analı, bölme arı isteyen var bakalım nasıl kalkacağız bu işlerin altından.

 

Pazar günü montaj işlerine devam edildi, ben bölmelerin musluk parçalarını boyadım. İlhami abi son toplanan ruşetleri boyadı, alt havalandırma parçalarını vidaladı.


Burada 400 parça var, ve her parçanın altı yüzeyi var sinir edici bir iş. Bir tarafı boya, kurudu mu öbür tarafa geç. Kururken ben menteşe vidaladım, bir gün boyunca bu parçaların işi bitmedi, kış günü boyanan yüzey kurumuyor, 6 ayrı yüzey bitmedi. Birde yüzeyleri farklı boyamak gerekiyor, beyaz ruşete mesela mavi parça monte edilmeli.

Parçaların bir kısmının arka yüzeri beyaz, bir kışmı yeşil. Geçen sene bu parçaları kontradan yapmıştım, yağmurda bir çoğu açıldı ve parçalandı, seneye parçalananlar yenilenecek, dolayısı ile 600 parça biçtim.


Boyanan parçaların bir kısmı, görünüşte ne var diyorsun başına bela oluyor, minicik parçaların boyası bir ful günde bitmedi.

Arıcılıkta iş bitmiyor, zaman yetmiyor, bu sevda da bitmiyor…..


Etiketler: , , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

KAR GELDİ

Ekleyen, Ali Türk on 20 Aralık 2012 – 14:23 -


Bu gün 20 arlık 2012, sabah dışarıya çıkmadan pencereden bir bakıyorum, her taraf kar.

Gebze Belediyesinin girişi.

İyerime geliyorum gene her taraf benbeyaz, ve sabahtan öğleye kadar hiç dyurmadan kar yağışı devam ediyor.

Gebze de çoktan beri havalar hissedilir derecede soğumuştu, bir kaç gün öncesi yaptığım kontrollerde bazı koloniler duruma göre hareket edip yavru sökmüşler. Bunlarda kışın geleceğini önceden anladılar demekki.

Her sene olduğu gibi bu yılda kışı geldimi marangoza dalıyorum. Bu sene artık son, bundan sonra artık bir daha malzeme yapmayacağım diyorum, bu kaç senedir neden anlamıyorum, tarih tekerrür ediyor::))

İlhami abim hafta sonu montajını yaptığım ana arı çiftleştrme ruşletlerinin düz boyasını hafta içi yaptı. Bende üzerinde sanatsal çalışmalar yaptım::))

Ruşetler yerlerinden alındığında, yeni dizilimde bu hali alıyor.

Bu sene işi biraz sıkı tutuyorum, bu iş biran önce bitmeli ve sonrasında gezilere çıkılacak, bizim tayfa baskı yapıyor ama işe gelince yardıma gelen yok. Gezi var dedimmi herkes balıklama dalıyor, heralde bu yıl salep degil boza içeceğiz, Mirili Fatih abi bozacılar gece bağırmaya balladı diyor, sen ne diyorsun dedim bozzaaaaa!!!! dedi::=))

Yapmış olduğumuz palamut balığı. Yada palamut balığından ton balığı yapımı. Bu balığı yaptığımız tarih 10 ekimdi, aradan geçen zaman 2 ayı geçti.

Bazı balıklar bozuldu, bozulma nedeni ise pintilik. Etrafımızdak kişilerden demekki etkileniyoruz. Yağdan tasaruf edelim diye kavanozlara sıkıştırdığım pişmiş balıklar bozuldu. Aynı anda pişirilip kenara koyulan ve yağı bol balıklarda sorun yok.

Yağdan tasaruf yapayım diye sıkıştırdığım balıklar, kavanozda genleşip yağın üzeri taşan balıklar hava alıp bozulup kokuşmuş.

Bu işin püf noktası, kavanozlar tıka basa doldurulmayıp, balıkların üzerinde bayagı bir yağ olmalı.

http://bengittim.blogspot.com/2012/10/palamut-baligi-konservesi-ton-baligi.html

Cemil ustanın orada bazen hışırı bırakıp kendimiz bir şey yapıyoruz, çalışmak güzel.

İstavrit ızgara güzel.:))

Hayat güzel.


Etiketler: , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

MART 2012 ARICILIK FAALİYETLERİ HIZLANDI

Ekleyen, Ali Türk on 28 Mart 2012 – 22:40 -


Arıcılık denildi mi baharda işler çatallaşır, geceler gündüzler birbirine karışır. Hele durup dururken benim gibi ani karalar verip bunları uygulamaya koyan birisinin halini düşünün. Enes Emin Askerden geldi, iş konusu karışık, dedim bu işi yaparmısın yaparım, al yap o zaman. 100 Ruşetle işe başlamasını düşünüyordum, elimiz bulaşmışken sayı 300 çıktı.  Ruşetler daha önce bahsettim çok amaçlı, ister ruşet olarak kullanın isterseniz üç gözlü bölümler olabiliyor.

Malzemeyi alır iken yaptığım hesaplara göre iki yan çıkıyordu, atölyedeki hesap kitaplardan sonra her bir parçadan bir ruşetin dört yanı çıktı. İlk posta 150 tane parça almıştım. Şu an kasa haline geldiler. Çıkan fire ise bu kasnaklar, Cemil usta ancak bunları yakabildi::))

24 Mart 2012 günü malzemeciye gidip, ikinci posta malzemeyi aldım. Bu sefer 200 parça seçtim. Bir kısmını kapakların yanlarına biçeceğim, en az 150 ruşet daha yolda.

Atölyeye malzemeleri indirdik. Son malzemenin içinde 18 mm kalınlığında çok temiz kavak kontraları vardı onları da aldım.

Atölyede bereket bu ara iş yok ve montaj artıkça her taraf ruşet kovan olmaya başladı.

İrfan ustada bize yardımcı oluyor, mart ayı bitmeden ilk posta ruşetlerin tamamen bitirip buradan çıkaracağız inşallah. Çünkü en zor işlerden birisini bu gün bitirdik, ruşetlerin altına 10 mm kavak kontrası almıştım. 10 taneden 240 alt çıktı, her birisine 3 delik delinmeliydi, iki saatte deldik::))

Cumartesi malzeme işlerinden sonra Enes atölyede kaldı ben ormanı halledip geldim. Ertesi gün başka yerdeki arıların bakım ve kontrolleri vardı. Bu kovandan bir hafta öncesi iki çıta yavrulu bölme yapmıştım, ilk erkek yumurtası atan kovanlarımdan birisi. İlk erkek arılar 11 nisanda doğacaklar, 30nisanda ergen olacaklar. Hepsini kayıt etmek zorundayım. Damızlık erkek yetiştiriciliği ayrı bir iş. Gerçi bu sene ekibe görev dağılımı yapmam gerekiyor, tüm ağırlık bana yüklendiğinde bazı aksaklıkların önüne geçilemiyor. Erkek arı üretiminde çıta yanakları 45 mm yada 4,5 cm olmalı. Geçmişte beslenen erkekler ile beslenmeyen erkeklerin sperm oranında bariz farklar gördüm.

İlk atılan yumurtalar kapanmaya başlamış. Tamamen erkek arı olacak bir çıta.

Kolonide yedek olarak bir erkek çıtası daha var, onuda diğer yavru bitimine bekletiyorum.

Bir kolonide işler raydan çıkmış, yemlik altına iki taraflı dalak atılmış, yani petek örülmüş durumda. Bu kovanda dünya erkek çıkacak.

Yemlikte ki peteğin öbür yüzü, ana arı hala erkek yavru döşenmeye devam ediyor.

Ana arımız geçen sene üretilen ana arılardan.

Böyle bir durumda koloniyi ya böleceksiniz, yada kat atacaksınız. Ben bu yıl bu kadar olumsuz bir sezona rağmen ilk ilaveyi verdim gitti.

Yemliği duvara mı içe mi alayım diye bir süre karar veremedim ve duvar tarafına aldım, önüne kabarmış bir kaç çıta verdim.

Bir başka koloni, bu hafta sonuna buna da kat atarım. Bazı zeka sorunu olanlar bize güçlü arı lazım desinler, sonra sezon bitene kadar canlandırmaya çalışırken yeniden kışa giriliyor haberleri yok.

Bazı kişilerin ısrarlarına dayanamayıp koloni satmaya devam ediyorum. Bunlardan biriside Erkan, abi sendeki arıları kestanede denemek istiyorum diye tutturdu, ve üç koloni arı alıp pazar akşamı geri gitti.

Bu gün 2 saatte yaklaşık 700 delik delip, yarına ruşetlerin alt montajına geçilecek, tabi telleri zımbalandıktan sonra. Delikleri menteşe bıçağı ile açtık, iki delik düşünüyordum. 3,5 Cm çapında tek delik her bölmeye yeter kanaatine vardık. Bu alet olmasaydı, en az bir gün uğraşırdık matkapla delik deleceğiz diye, bileklerimizde kopardı.

Artık arıcılar için yatma zamanı geçti, çalışma zamanı başladı::))


Etiketler: , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »

ARILAR YAVAŞ, YAVAŞ YAVRU ALANINI GENİŞLETİYOR

Ekleyen, Ali Türk on 18 Mart 2012 – 21:31 -


Bu hafta sonu arı karıştırmaktan yorulduk, hatta haşat oldu diyebilirim. İlk defa havalar 15 derece üstüne çıktı, kolonileri detaylı inceleyip not alma fırsatı yakaladım. Bazı kovanların 2-3-4-5  çıta yavru vardı. Hacıya kızıyordum

şu resmi doğru dürüst çek diye, oğlanda bizim kafayı uçurmuş.

Bazı kovanların kat atılma zamanı geliyor, fakat ben erkek arı bulur isem hemen bölmeler yapacağım.

Bazı kolonilerde yavru alanına yakın bozuk çıta var, bozuk gözlerde ne kadar faydalı imiş, doğmuş erkekleri görünce acayip sevindim, bazıları sapık mısın filan der diye de düşünmeden edemiyorum.

Cumartesi orman dönüşü, en zor işlerden birisini bitirdik. Bu kalnalı açmak çok zaman alıyor, tek bıçakla açarsanız kanal civarı parçalanır, ilk defa üç bıçak takıp 9  kanal açtık. Başka türlü olur ise bir kaç kez ayar değiştirmeniz gerekir ve iş çok uzar. Birde bu işe giriştiniz mi aynı ayarda bitmesi gerekiyor. Yaklaşık ilk tur için yapılacak ruşletlerin kanal sayısı 600::((

Oturup saysanız bile bıkarsınız.

Daha önce  2 bıçak takıp yalpa veriyorduk yatar acayip ses yapıyordu. Şimdi ise birinci devirde sessiz bir şekilde bu işi bitirdik.

Hala ne yaptığımızı anlamayanlar var, taa Girit’ten Manos ölçü istiyor, hayret.

Bu tür işlerde önce siz kendiniz bir çıta yapacaksınız yada yaptıracaksınız. Çıta  ortaya çıktıktan sonra gerisi kolay, çıtaya kutu yapılacak.

Bu hafta yaklaşık 150 tane ilk tur ruşet montaja geçiliyor. Erkekleri görür görmez

acayip bölmeler yapacağım. Bir çıta kapalı yavrulu arı, sağına soluna kabarmış petek, tak bir ana arı memesi, acayip koloni arayan var. Bu sene çok bal olacak bir çok kişi arısız kaldı.

Bu arada kıştan çıkan çiftleştirme kutularının beslemesi yapıldı. Bu hafta çok güzel olacak, buradaki her bir ana arı bir koloni demektir, zaten bu gün dört bölme yapıp ana arılarını kafesle verdim.

Yıllardır invert şurup kullanıyoruz, kutuları bile zehirleyip öldüremiyorum.

Bazılarının kovanında bile hala iki çıta kapalı yavru yok, çok şükür bizimkiler kar kış demeyip yollarına devam ediyorlar.

Bu gün en çok sevindiğim olaylardan birisi, 5 çıta yavrulu bir kolonide önlü arkalı erkek çıtasına yumurta atılmasıydı. Özel işlerde kullanılacak erkek üretimindeki damızlıklarımdan birisi, bundan sonra erkek attıkça, elinden alıp yeni boş çıta gireceğim ve elimizden geldiği kadar, beslemeyi artıracağım.

Çoktan beri hacıyı göremeyenler meraklanmış olacak ki bazı abilerimiz yav hacının mübarek yüzünü bir görelim dediler. Bu arı kışa bir çıtayla girip, bir çıtayla çıktı. Toplam 3 çıtası vardı ortadaki çıta yavru. Şurupluk bile bu gün konuldu, şurup şimdiye kadar poşetle verildi. O kadar zayıf arı bu karda kışta nasıl polen depolamış hayret etmemek imkansız.

Alın mübarek bir yüz görün, yüz görümlüğünü isterse şaşmayın.

Günün bombası ise bizim yetiştirmeye çalıştığımız yeni arıcıyı arıların hedef seçip iki kaş arasından sokmasıydı.

Arı sokması, başkasına olduğunda bayağı bir komik oluyor.

Bu arılar benim pişirmeye çalıştığım aşa, soğuk su katıyorlar.

O kadar dedim maske giy diye beni dinlemedi.

İki gün içinde yaklaşık 70 den fazla arı taradık, ikimizde maske kullanmadık. Oğlum iki iğne ben bir iğne yiyip, haftayı kapattık::))


Etiketler: , , , , ,
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılıkta bahar bakımı | Yorum Yok »
Forum