2010 YILI KESTANE BAL HASADI VE TRAKYA’YA NAKİL

Ekleyen, admin on 11 Temmuz 2010 – 01:52 -

2010 yılı kestane bal hasadındayız. Yer Şile Korucu köyü.
Gebzede bal hasat ve sagımı için gerekli malzeme ve ekipmanımızı arabamıza yükledik.

Sağımı yapacagımız barakaya dış cepe mantolaması yaptık. Tahtaların arasından arı girmesin diye, bir cepeye 2×4 metre naylon muşamba kapladık.
3/7/2010
resimlerin yerleri karışmış, birisi temmuz üçünde.
Kestane bal hasadı yaptık ve arılar nedense sokmadılar::))
2/7/2010
Bu resim yukarda olmalıydı.
Kestane balına iki çeşit koloni yada kovan götürdüm. Birisi klasik arıcılığımızdaki, tek kat kuluçkalık, ben 20 çıtalık arılara ızgara koymadım.
30 Çıtalık arılarımın 20 çıtalık bölümünü kuluçkalık, üstünede ızgara kullandım.
20 çıta çalışan arılarımız, bana göre bal akımlarında bloke olup, nufusları düşecek, bunuda uygulamalı olarak hem ben görecegim hemde sizlerle bunu paylşaşacağım.
Zaten resim olacakları şimdiden haber veriyor.
Bilim adamlarımızın demesine göre ülke arıcılık kaynaklarımızın onda birini kullanıyormuşuz.
Buda yıllık kovan başı 15 kilo ortalama yapıyor, demekki tüm imkanlar kullanılabilse bal ortalaması 150 kilo olacak.
Fakat bu iş için önce ekipman ve ırk seçimi çok önemli.

Yavru çıkan yerler hemen balla bloke ediliyor.
Burada önemli bir detayı hatırlatayım sagımda hiç bir kovanın en alt 10 çıtalık bölümüğne girmedim.
Tek kat kovanlarımın katlarının çivisi dahi sökülmeden Şile’den Trakya’ya gittiler.

Birde bölgenize uyan arıyla çalışın diyenler var.
Sizin bölgeniz Artvine ne kadar uyuyor bunu hiç düşündünüzmü.
Yani bölgenize uyan arı derken anlatılmak istenen nedir.
Ülkemizin iklimi demekki hep dogu karadeniz iklimi ki, her bölgeye kafkas arısı gerekiyor::))

Kestane balı çok degerli ballardan birisidir. Şu şekilde izah eder isem daha iyi anlaşılır sanırım. 3 kilo kestane balı sattıgınızda 1 teneke Trakya balından daha fazla para eder. Bu sene kestane balı bizim bulunduğumuz bölgede olmadı diyebilirim, başında ve sonunda uzun süren yağmurlar vardı. Benim tahminlerim 5-6 günlük bir akımda bu bal toplandı.
Gelelim arılarımızın çalışmasına.
Bu çıtaların hepsi erkek çıtasıdır.
Yani 13/6/2010 tarihinde boş çıta olarak verildi.
Sağımla çıtanın verilişi arasında 20 günlük bir süre var.
20 günlük bir sürecin 10 günden fazlası yagmurla geçmiştir bunu herkes biliyor.
Zaten 10 kişden 8 kişisi kestane balı hasatı yapamamıştır.
Mevcut arılar gelişemediği için zayıf arıyla hele böyle yağışlı geçen bir sezonda bal almak imkansızdır.
20 gün içinde boş çıtaya petek örüp, bal toplayıp, birde sırlayan karnıyol F1 ve F2 arılarım.
Çıtalarımın üstündeki tarihler olmasa ben bile acaba diyecektim.

Bir çok erkek çıtası, normal işçi gözü olarak örülüp, bal doldurulmuş.

Fule yakın kapalı erkek çıtalarından 16 tanesi Gebze’deki anaarı üretme istasyonuma getirildi. Bu sene hiç erkek sıkıntısı çekmedim. Trakyaya gitmedende gene F1 karniyol arılarıma 60 civarında boş çıta verdim, mutlaka 15-20 tane kovan erkek yavru yapacaktır.

Arkadaşlarımdan birisi, abi kafkas arısı kovanlara bal doldurmuş, hiçte yavru yok diye bir haber okudum dedi.
Dedimki sormadın mı, bu nasıl iş? kovanda yavru yoksa koloni nasıl hayatına devam edecek, hiç bunu düşündünüzmü.
Sonra mevta kaldırmaya çalışırlar, kışa güçlü kolonilerle girin empozeleri yapıp, bunlar ruşetlerde kışlayan mevtacılar::))
Yeri gelmişken fıkrayıda anlatayımda belki gülen filan olur.
İki ihtiyar delikanlı bay ve bayan evlenmişler.
İlk akşam kadın odasında bekliyor eşide birazdan geliyorum diye çıkmış. Hatun bekliyor ki kocası banyodan gelsin. Kocacığım nerde kaldın falan filan derken bu konuşma bir kaç kez üsteleninde adamcağız kızmış::))
Demişki burada çuval açmıyoruz, mevta kaldırıyoruz mevta…
Bu seneki yağışlar dolayısı ile kestane bal akışı kesintiye ugradığından. Balın kıvamı iyiydi. Akım devam etse kestane balını ısı kontrollü 35-40 derecede ağzı açık bir kapta 3 gün tutmak gerekirdi, yoksa kestane balı olgunlaşmadıgı için ekşir ve bozulur.
Bu senenin belkide en çok merak edileni acaba ne kadar bal çıktı sorusunun cevabınıda vereyim.
Alt katlara inmek isterdim ama zamansızlık buna engel oldu diyebilirim. Toplam 40 kovandan11 teneke balım oldu.
Allah bereket versin.
Geçen sene gene aynı yerde sıfır çekmiştim. Kovanlarda kestane balının kokusu bile yoktu, şimdiki bal zehir gibi acı.
Bu arada 2-3 temmuzda kestane bal hasadı yaptık.
4 Temmuzda oğlumun eğlencesi vardı Gebze’ye dönmek zorunda kaldım.

5 Temmuz pazartesi resmi işlemleri tersten bir daha yapıp Şile’ye arılarımızı kaldırmaya geldik. Akşam arıları yükledik.

6 sabahı Temmuzda Tekirdağ da uyandık.
Aynı gün öğlenleyin, Gebze’ye dönüp anaarı kutularına dagıtılacak memeleri dagıtıp, akşam eve geldim, gece saat12 de tatile çıktık.
7 Temmuz sabahı balıkesir Ayvalıktaydık.
9 Temmuzda Ayvalıktan ayrılıp Bursa ve Bozüyük üstünden Kütahya’ya vardım.
Akşam 5 te Oğlumu nizamiyede bırakıp, gece 22 de evimdeydim.
10 Gündür anaarı toplamıyorduk, bu gün başladım, pazartesi sevkiyat başlıyor.
Ne maratonmuş be::))


Karniyol arısının sakinliği.
Biz akşamları msn sohbetlerinde başta Mehmet Yüksel, Muhteşem abim Ali Şekerli, bazen Vecdi abide oluyor.
Konu karniyolun nasıl çalıştıgı yada nasıl kullanılacak bölümünde öne çıkan üç madde vardı.
Bunlar nelerdir.
1 Anaarıya yumurta alanı.
2 Tarlacı arıya bal ve polen alanı.
3 bir başka önemli konu ise genç arılara petek örme işi verilecek.
Bunlarda aksama olduğunda kolonide onarılması zor hasarlar oluyor.
Karniyol arısı acemi arısı degildir. Bu cümle çok önemli. Koloniyi yönetemezseniz, bu arı kafkas arısından daha çabuk kendisini bloke ediyor.
Arıcılığa yeni başlayanlar, kesinlikle kafkasla başlamalı. Kafkasla çalışıldığında kolay kolay hata yapılmaz.
Koloni ne söner nede adam olur, iki kovanı birleştirip bala yönlendirme yaparsınız::))
Almanya’da koloniye ham petek verilmese bile sezon boyu 6 tane boş çıta veriliyor. Neden veriyorlar, varroayla mücadele etmek için.
Varroa mücadelesi yapılır ikende, arıların petek işleme sorunu giderilmiş oluyor. Yani arılar 5 gr petek örecekse 3 gr örüyor ama bu iş devamlı içerde var. Bu çok önemli püf noktalarından birisidir.
Geçenlerde birisi haber yapmış ben yemlikteki erkekleri kesiyorum diye, demekki sezon boyu adamcagız yemlik olduguna göre başka işlerde yapıyor.

İlçe Tarım Müdürlüğümüz Verteriner hekimlerinden Murat Taşdemir.
Forumun arıcılık mevzuatı ile ilgili bölümüne güya yazılar yazacaktı, hala yazacak.
İşleri o kadar çok ki, beni kasıtlı olarak çok bekletti. Sebeb ise sen siyasilere yakınsın::)))
Beni şikeyet et ya sürdür, yada bir eleman daha versinler diye resmi kurumda 3 çay içirdiler::))
Menşey belgesi. Canlı hayvan nakillerinde verilen izin yada nakledilen malın size ait olduguna dair bilgiler içerir.
Dezenfeksiyon belgesi.
Bu belge mevzuat yerine gelsin diye düzenlenmekte. Parasını ödediğinizde araç pırıl pırıl oluyor::))

Evraklarda nakil için 60 kovan ibaresi var. Salih ve Kemal abilerimin 15-20 kovanı vardı onlarda aynı yere geleceklerdi. Bazı özel nedenlerden dolayı onlar gelmediler. Hayırlısı olsun.

Bu arada akşama arılarımızı yükleyecez.
kaybetmez isek yeni bir bela daha bulduk, şimdi resimi görünce aklıma geldi.
Kamyonun arkasında sette, tepede 30 kovan arı var.
İki fabrikası olan birisi hobi arıcılık yapmak için almış.
Ben bu hobi işini anlamıyorum, hobi dendiğinde bir kaç tane olur.
Adam 50 kovanım var hobi arıcılık yapıyorum diyor. Geç onu geç.
Neyse Davut bey sagımda yanıma geldi, yav bizi arılar yedi balda alamadık dedi. Bana bu işi öğret diyor sanki araç deposu fulleyecez, dedim bu iş hemen olmaz çalışman lazım, çalışayım dedi, dedim ben yarın akşama gidiyorum, bu seferde kamyonu ben gönderecem beleş para filan istemem dedi, dedimki benim götürecegim aracın plakası filan ilçe tarıma verildi.
Şimdide tutturdu benim kovanların anasını degiş diye. Ben bazılarına bal sözü verdim balda çıkmadı. Merak etme dedim bizde bal var, sen arıcılığını yap, bal işine karışma::))

Kapalı kasada arılarımızı naklettik. Şile’ye arılarımızı getirdigimizde kayan kovanlardan birisinin altı delinmişti.
Tüm kovan gene bu kamyonun içine dagılmıştı.

Bu sefer daha önceleri kulladığım sistemi uyguladım. Kovanlar milim kayamadı. Sağa sola dayadığım tahtaları kovanlara keserle çaktım. Çivinin başı dışarda kalacak şekilde bıraktım gittiğimiz yerde keserle sökmeside çok basit oluyor.
Böyle bir durumla karşılaşırsanız kovanları birbirine ve kasaya dayayarak çakabilirsiniz. Kovanları ne ileri nede geri nede sağa sola kaydıramazsınız. İsterseniz tavandanda yukarı kalkmaması için parça çakılabilir.
Gece saat 11.30 da arıların yüklenmesi bitti.

Bu köydeki en yüksek balı Hakan aldı, kovan başı 10 kilo dedi. Kendisi korucu köylü ve kestane ormanının içinde. Ben en az 1 km ormana uzaktım.
Kendisi yolda içersiniz diye buzdolabından su verip bizi uğurladı.
Tekirdağ’da gece saat 3 te kovanların indirilip açılması bitti. Tarlada yattık.

İkindi güneşi kovanlara arkadan vurmayacak, ağaçlar ve çiftlik buna engel oluyor.

Sabah hacı yatarken ben kalkıp bir dolaştım. En yakınımızda çok az bir ayçiçek var. Arılar hemen bulmuşlar ve ilk defa bir ayçiçekte 10 arıyı gördüm ve resimledim.
O kadar ayçiçekte resim çektim, ilk defa bu kadar kalabalık işçi arı gördüm.

Sanki polensiz kaldınızi hemen opolene yumulmuşlar.
Gebze’den aldığım evrakları Ereğli ilçe tarıma götürdüm.
Bana mutabakat evrakı ile muhtardan konaklama belgesi al gel dedi.
Haşat vaziyette geri geldim.
Mutabakat yazısı.

Arıları koyduğum tarlayı köyün muhtarı Kani bey ekip biçiyormuş.

Konaklama belgsi.

Kani bey konaklama belgesinide ayarladı, tam ilçe tarıma gidecektimki, görevli memur muhtarlıga geldi. Dedimki size versem olumu, muhtarımız sağ olsun olur olur deyince işlemi bitirdik. Ver elini Gebze.

Kani beye ilgisdinden dolayı çok teşekür ediyorum. Daha tam tanışmadık fakat seneye baharda kanolaya gel demeye başladı, Allahtan hayırlısı.
İlçe Tarım görevlisi abimin ismini unuttum.En kısa sürede öğrenip yazacagım.

Bu arada hep doktormu tatil yapacak.
Peşine düştüm ama izini buldum kendisini yakalayamadım.
Ben karadan gidiyorum, bizimki havadan kaçtı.

Kestane bal hasadından bir filim.

Arılar ne kadar sakin, dimi::))

Arılarımızı yolculuk için çok rahat bir şekilde hazırladık.

Arıcılık Bilgi Merkezi | 12 Yorum »

MAYIS SONU TEMMUZ BAŞINDAN SEÇMELER

Ekleyen, admin on 05 Temmuz 2010 – 01:03 -


Anaarı çiftleştirme kutusu arılandırması yöntemlerinden biriside kovanlarınızdaki normal çıtaları alıp, anaarı kutusunun çıtalarını kovandaki mevcut işçilere ve kabarttırıp yiyecek stoku, anaarıyada yavru attırabiliriz.


Yapmanız gereken ise anaarı kutu çıtalarını kovana dizdiğinizde yogun şekilde kovana şurup verilmesi gerekir.
Çok kısa sürede anaarı çıtalarımız hem yavrulu hemde yiyecek stokları hazır vaziyette, isterseniz arısıyla alın isterseniz bu çıtaları anaarı kutuları yiyecek ve yavru takviyelerinde kullanırsınız.
Saim Ahmet Gürel.

Karamürselli arıcı Murat Ertan ve arkadaşı Mustafa Türl Ocak.

Salih abinin ortağı gayet meraklı, kafesteki anaarıyı hayretler içinde izledi.
Salih abiyle bir gün öncesinden karar alıp Tekirdağ ereglisine yer bakmaya gidecektik. Salih abilerin kendi yeri hoşuma gitmedi, Sultanköy muhtarını aradı, Kani beyde bizi kendi tarlasına götürüp arılarınızı buraya getirebilirsiniz dedi.

Salih abinin bu köyde birde yazlıkları varmış, satmaya çalışıyorlar, boş duruyor. Hemen sahile 100 metre, yazlığın anahtarını benden al, geçen seneki gibi camilerde filan yatma dedi.
Kısmete bak::))
Yer işi bitince Muhteşem abinin yazlıga geçtik.

Muhteşem abi ustalara para veriyor, biz ise kısmetimizin peşindeyiz. Bu Kemal abide ise hiç utanma yok, bodoslama daldı vişnelere.

Salih abi ve ben direk ağaçlara dalmadık, önce yerlere dökülenleri, sonra ise ağaçlarda kalanları topladık.

Kargalar yesin diye ağaçta bırakılan meyvelere bakın, hiç bunlar ziyan edilirmi edilmezdi bizde yedik.

Meyve işleri bitince bahçede ilerde neler yetişecek kontrol edebilmek için resim çekmek gibisi yoktur.
Aaa ne kadar güzel bir çiçek veya gül derken her tarafı kolaçan ediyorsunuz::))

Bu arada güldeki güzellige bir bakın.

Yazlıktada işleri bitirip meşhur Tekirdağ köftesi yememiz gerekiyormuş onuda güzel bir bahçede yedik. Bu bahçe devletin bir kurumu şu an atıl. İlk olarak karokolmuş, sonra sağlık ocağı olmuş, en son vergi dairesi, şimdi boş. Fakat bahçedeki çam acayip büyük.

Karakovan.
Bizim karakovan iki ogul verip yeniden sıkışmaya başladı. Petekleride bal ile dolmuş vaziyette. Anaarısı F1 di, şimdi ise içerdeki anaarı f2 oldu.
Bu gidişle yeniden oğul verecek diye tahmin ediyorum.

Bülent Bahçekapılı.

Herkesin ayrı bir merakı var, Bülent’in merakıda güvercin ve kuşlar.

Kendisi mesayi arkadaşım ve harita mühendisi.

Çok güzel bir afes ve içine çşit çeşit güvercinler, bıldıcın ve kekik.

Keklik, keklik beni çok eskilere götürdü diyebilirim. Bir yrdende üzülüyorsunuz, kaç tane keklikvurduğumu hatılamıyorum. Avcılık aslında bir yede canilik ve katliyamdırda denilebilir. Şartların acayip dengsiz oldugu bir savaşta siz hep en son model silahlarla savşırken, avınız sadece kanat veya ayaklarıyla yılardır kaçmaya yada uçmaya çalışıyor::((
Ne kadar üzülsenizde, elinize tüfegi alıp dağlara çıktıgınıza hemen modunuz degişiyor.

Osmanlı

Gebze’de bir bahçe ve ayçiçekleri açmaya başlamış::))
Not:
Bu arada Şilede kestane bal hasat ve sağımını yaptık, işler ise peşi peşine, bir kaç gün içinde normal hale gelirim diye umuyorum. Yeni paylaşımlarda buluşmak üzere.

Arıcılık Bilgi Merkezi | 7 Yorum »

HAZİRAN 2010 BİTİYOR

Ekleyen, admin on 28 Haziran 2010 – 12:30 -

27 Haziran 2010 İsaklı köyündeyim.
Yusuf Şimşak karşınızda, güzel bir resim. Piyasada o kadar yeni yetme arıcı türediki sormayın::))
Yusuf sanki yılların arıcısı, zaten resimler genelde yapılan tüm haberlerde her şeyi anlatır.
Karniyol arısıyla çalışmak ayrı bir zevk tabiki…
Astronatlar iyi bakın::))
Bu çiçege hasta oldum, inşallah başına bir iş gelmez.
Geçen gittiğimde bir sürü gonca vardı hepsi gül olmuşlar.

Hafta içi çarşamba günü Bursa Gemlik’teydim. Nihayet kafama göre bir arabamız oldu, inşallah hakkımızda hayırlısı olur. Çalışmalarımda beni çok rahatlatacağını umuyorum. Motorla çok sıkıntılar çektim, artık motora kısa mesafelerde zevk için bineceğim::))

Memleketin her yerinden başka başka yiyecekler geliyor::))
Ahmet Acaroğlu, Tokat kirazı ve sarmalık yaprak göndermiş. Kirazları Furkan yesin dedi ama dayanamayıp bende yedim.
Bizim eski kirazlarımız vardı onları savunan yokmu beyav.
Bu kirazlarda iri iri, kim ıslah etmiş bunları.
Meyve alırken neden minik minikleri almıyorsunuz hain domdomlar diyorum bazılarına::))
Geçen sene yazın Vecdi abi tarafından yollanan son armududa bu hafta yedim. Elbise dolabına koymuştum aylarca bekledi ne çürüdü nede bozuldu, sadece biraz porsumuştu. Kasa kasa armut gelmişti, bir poşet içinde de 4 tane deveci armudu diye ayırmıştı.
Bakın kardeşim yiyemiyorum yollamayın bana meyve filan, bir armut aylarca dururmu yav::))
Arılıkta geziyorum hafifte yamur vardı, dışarda kalan bir salyangoz kovana misafirliğe niyetli.

Arılar misafirperver degil, başka kapıya.

Anaarı çiftleştirme kutularımızdaki bazı olumsuzluklardan birisi. Bir çıta eksik ve gerekeni yapmışlar.

Petek örülmüş yumurta atılıp birde yavru kapatılmış, karniyol F1 anaarımız hazır.

Yusuf şimşak’ın malikanesi diyeyim bari, daha tam bitmediği için ne desek olmaz. Tam doruktaki yapı. Buraya bir kaç sefer geldim doğru dürüst resim alamıştım.

Yakın çekimdeki çatılı olan yer yeni yapılmış, harika bir yer köyün tepesinde manzara süper.
Gene birileri bizi götürmeden yedin içtin demesin. Sadece gittiğimde kapuz yedim ayrılmadan birde kave içtik hepsi o, sizsiz boğazımdan geçermi sanıyorsunuz::))
Birde bahçede bir şey yok, ne kısmetsizik bilmiyorum olmuş meyvelerin hepsi bitmiş, kışlıkların olmasınada çok var.
Bu nedir derseniz bal depolama kazanı derim.
Yusuf Şimşak ilginç birisi, dediki abi cennette bir çeşme var, o çeşmeyi açtığında bal akar, eee dedim. Bende burada çeşmeyi açtığımda bal aksın hiç kesilmesin istiyorum dedi, ne denir Allah hayırlı etsin, inşallah bal dolarda daha büyügünü yaptırırsın.
Yusuf bu sene sezona çok iyi hazırlanmış, kendisi öyle diyor. Fakat arılar benim hızıma yetişemedi, tüm malzemeler kenarda beklemek zorunda kaldı.

Bal hasadında kullanılmak için yaptırılmış böyle 3 sandık var. Balı aldığınızda dışardan arı girmemesi için kapatılan, hasat sandığı diyelim, böyle aparat şimdiye kadar sadece Muğla’lılarda görmüştüm. El arabasının üzerinde 25 çıta alıyordu.

Ruşet kovanlarda boş kalmış , stokta malzeme bol.

İki bölmeli ruşet kovan, bölme alındığında 5 çıtalık ruşet oluyor.

Girişine düşünülen aparat.

Ruşeti içerden bölerseniz dışardanda bölmeniz gerekir, yoksa iki taraf birbirine girer ve anaarıyı kaybedersiniz.

Geçiyoruz arılığa, Gbezeden çıkmadan Yusufu aradım herhangi bir ihtiyacın varmı diye. 2 Adet anaarı getir dedi. Sorunlu kovanlar vardı anaları o kovanlara verdik.
Bir kovanada kat atması gerekiyordu, tam o işle ugraşırken Salih hoca geldi. Kovanım oğula gidiyor ne yapacağız, Yusufta ihaleyi bana bıraktı. Bakan, bakar diye::))

Kata iki adet ballı çıta çektik, ikinci ve dokuzuncu sıraya ham petekli çıta girdik.
Bu arada en son yaptıgımız iş, Salih hocanın arısına bakmaktı.
Aslında kovan oğula gitmemiş, yeni arıcılar bazı şeyleri duyup uyguluyor sonuç kovan içinde bölmemi arasın çarpmamı hepsi var.
Salih hoca, kovanın alt katına ve yavru aralarına üç adet ham çıta girmiş, kovanın katınada aynı işi yapınca, anaarıyı göremeyen işçi arılar hemen başlarının çaresine bakıp, anaarı yüsükleri takmışlar. Ben gittiğimde zaten kendisi anayı bir kovana almıştı, baktım asıl memeli çıtalarıda anayla almış, bir düzenleme yaptık. Analı kovan arılıktan götürüldü ve en az 5 çıtayı saracak konuma getirildi. Bu niçin gerekli derseniz, anaarıyı yatırmadan çalıştırmak için en az 5 çıtalık alana ihtiyaç vardır, bunu forumda çok açık bir şekilde resimli olarak anlattım. Konuyu görmeyenler yeniden okuyabilir. Yoksa böldüğünüz arı az ise hazır anaarınız bir kaç gün yavru atar ve yer olmadığı için, atmış oldugu yavruların çıkmasını bekleyecektir, bu bekleme süresindede yatış devam eder.
Biz bu arada düzenlememizi yaptık, Yusuf kovanın katını koyuyor.

Yusufta benim 15 boş kovanım vardı. Tabi kovanlarımı alıyorum sitem ediyor. Diyorki hiç oğul girmedi.
İşin garip tarafı ise oğul girmedi dediği kovanlardan birisine süper bir oğul girmiş. Bir eşek arısı yeni koloni oluşturmaya başlamıştı. Bir tek arı neler yapıyor, önce kendi çapında bir yer seçiyor, ağaç parçalarından petek örüp yumurtalarını bırakıyor vebunu küre içine alıp ilk askerlerini bekliyor, askerler çıktıktan sonra bir arı bu kadar iş yapıyorsa gerisini bir düşünün.
Yanlış saymadıysam 21 göz var, bunlardan iki tanesi kapanmış, felaket hareketli larvalardı. Yavrular daha doğmadan yamyam gibi dişleri kendilerinden önce çıkıyor. Filimlerinide çektim ama bu sıra googlede sorun var, ne oluyor bunlara anlayamıyorumki. Filimi başka sitelere alıp yayınlamak lazım.
Bu arada önümde çok iş var,Trakyaya yer bakmaya gidilecek, peşinden Şile’deki arılan sağımı, peşinden arıların nakili, onun peşinden Kütahya’ya gidilecek, oğlum asker oluyor, bunlar 8-10 gün içinde yapılması gerekiyor. Gebze’deki anaarı işi zaten cabası. Arıcılık son gaz devam ediyor.


Arıcılık Bilgi Merkezi | 14 Yorum »

20 HAZİRAN 2010 NOTLAR

Ekleyen, admin on 23 Haziran 2010 – 08:20 -

Bu sene işlerimizin yogunluğundan kestane bitti daha ben kestane resmini yeni çekiyorum.

Resim 20 haziran 2010 parza günü akşam üzeri iş bitimi çekildi ve yağmu yagıyordu.
Şile Korucu köyü arıcılarından Hakan ve amcası, bu seneki durumlardan pek menmun degiller. Hakanın amcası cumartesi kestaneden nektar gelişi kesildi dedi.
İkiside güvenlik görevlisi, şu an çalışmıyorlar ve ünüformalar yok.
Arılara girmeden köyde bayagı uzun çay ve sohbet faslı vardı.
Sonrasında rahmetli amcamın bir sözü vardır, belkide ata sözüdür fakat ondan duyardım hep. Lafın harmanı olmazmış.
Ne kadar konuşursan konuş vakit akar gider işeler yatar anlayacagınız bana musade deyip arılarımın yanına gittim.
Geçen haftaya oranla bal geliri yükselmiş, bir öncekki paylaşıma bakarsanız peteklerde ağarma yoktu ama balda gelmişti.

Bazı kovanlarım 20 çıtada çalışıyor, 20 çıtalık çalışamlarada ızgara koymadım. Katta geçen senenin karniyollarından bir anaarı kendisine yumurta atacak boş petek gözü arıyor. Fakat bal akımı devam ederse yumurta atacak yer bulamayacak.
Nektar akımı hızlandıgında birde arıcı arılarının başına uzun süre gitmez ise olacak olan budur. Bal geliyor ve yavru çıakan yere işçiler balı basar ve kovan bloke olur. Bu çıtanın arısını net resim almak için silkeledim. Bal daha su gibiydi dökülüyor.
Geçen haftadan vermiş oldugum erkek çıtası, arılar erkek gözü petek yapmayıp işçi gözü örmüş ve balda getirmişler.
Bu görüntüler oldugunda kovanları zaten fazla karıştırmaya gerek yoktur.
Böyle kovanların içinde örtüyü kaldırdınız simsiyah petekli kolonileriniz varsa ve petekler agarmamışsa o kovanı mutlaka detaylı kontrol etmelisiniz. İşlerin iyi gittiği bir ortamda arılıkta bir iki kovanda işler bozuksa içerde kesin sorun vardır.
Şampiyonun gücü yerinde olmasına ragmen nedense üçüncü kata çıkmadı bende ızgarasını alıp üçüncü kata çıkışı ızgarasız şekle çevirdim.
Ne kadar güzel bir görüntü, içi ise tuzaklarla dolu.
Genelde saf arılar bu gibi çiçeklerde örümcekle hasbi hal ederler.
Bizim doktorun arılar saf ve ova arısı, kestane bilmiyor, örümcek bilmiyor, bunları nasıl adam edecem anlamadım gitti.::))
Örümcekle öpüşen bir saf arı, dil bir karış dışarda ve mevta.
Hava sıcak ve mola verdiğimde etrafta olup bitenleri incelerim. İncemeler sırasında bir çok arının örümcekler tarafından katledilmiş.
Bu kırmızı örümcegi bir sefer avını yakalarken izlemiştim. Arıya dokunması yetiyor arı uyuşup kalıyor. Genelde kanat veya ayakların gövdeyle birleştigi yere temas ediyor ve arının sinir sistemini bozuyor. Uzun süre sabredilirse filimide çekilir ama bu sıralarda sabredecek zamanım yok.
Bir başka kurban, Muhteşem abinin arılar bende diyorum nereye gittide bu kovanda arı kalmadı? Hepsi örümcekle bayramlaşmaya gitmişler, ben arının kimin oldugunu dilinden anlarım::))

Geçen hafta verilmiş erkek çıtalarından birisi. Arılar hem örüp hemdebal koymuşlar, bittimi bitmedi anaarıda erkek yumurtası atmış.

Bu yumurtalar 40 gün sonra bana lazım olacaklar. Kapanan erkek çıtaları Gebze’deki anaarı üğretim istasyonuna getirilecek. Hem erkek kesilmeyecek, hemde karniyol erkekleri üretiğim için üretilmiş olan F1 karniyollar saflık oranı çok yüksek olacak. Saf olsa bile saf diyemiyoruz, bu bilimsel olarak yanlış olur, saf olsada F1 demek daha doğru bir söylemdir.
Dr.Muhteşem abimin arılarının bazılarınıda bu hemen yanımızda olan vericiler çarpmış olma ihtimali yüksek. Siz siz olun şehir arılarını gurbet ellere göndermeyin bakın buradan söylüyorum başlarına bin türlü iş gelebiliyor::))
Resimin alındığı saat akşam üzeri 17 filan hala polen geliyordu. Polen gelir ise balda geliyordur.
Ne oldu anlayamadık birden hava bir karardı, şimşekler filan derken kendimi güvenlik odasına zor atmışım. Felaket bir yagmur başladı fırtına , ormandan inenler ise hortum var diyordu. Piknikçilerde perişan oldu, sahildeki yol anında tıkanmış.
Yağmur dindi ama hava serin ve ben yaklaşık 2 saat motor üstünde yolculuk yapıp Gebze’deki evime gitmek zorundayım.
Yağmurun tam dinmesini bekler iken yakınımızdaki kestane ağaçlarından bir kaç resim alayım dedim.
Daha açması bitmemiş olan püskülerden birisi, ama yağmur artık bu püsküllerin işini bitirdi.

Kestane ağacı püşkülü, yada kestane çiçeği.

Ben resimleri alır iken ormandan gelen sular çamurlu bir şekilde derelere hucum ediyordu.
Buralarda henüz ıhlamur açmamıştı, havada bir kaç gün yagışlı gidecek gösteriyor, balların bir kısmını yeseler bile bize bal kalacaktır, bir yerse beş getirecektir ne yapalım.
Yolda motorda olan büyük boy çöp poşetlerimden giyindim, genede donmuşum,eve geldiğimde bir ara kombiyi bile açsammı diye düşümdüm, bereket hasta olmadık, bunada şükür.

Arıcılık Bilgi Merkezi | 10 Yorum »
Forum