BU NE BİÇİM HAYAT, HER TARAF ARI VE ARICILIK::))
Ekleyen, Ali Türk on 22 Temmuz 2011 – 00:07 -Konu arıcılık, peki kiraz ne alaka?
Siz arıcıysanız başka bir arıcı dostunuz size taa uzaklardan kiraz yollayabiliyor.
Meşhur Konya Akşehir kirazı’ymış.
Bu kiraz tescilli olup, pek yurt içine verilmiyormuş.
Nedense bize verildi::))
Kirazları Mustafa Doğan yollamış.
Şileye gidiyoruz bir telefon, kargonuz var lütfen alın, ben bir kaç gün sonra alayım dedim, yiyecek bozulabilir acil alınmalı.
Eşimi aradım git paket varmış al.
Ne oldugunuda bilmiyoruz.

Şile kestane bal hasadı yapılıp evimize döndüğümde sordum ne paketiymiş diye, kiraz var ama bozulmaya başladı dediler::((
Bir baktım sevgili kalfama birde hacıya aynı paketten.
Hemen Muhteşem abiyi aradım paketin var, gel al, belki alır, nasılsa yazlıkta, kirazları götürecem kafama koymuşum bir kere, fırsatın kazası olmazmış. Zaten bir peynir davamız vardı, onuda bunla fitleriz olur biter, kinim kalmasın be ya::))
Tabi Muhteşem abi gıkı çıkmadı, aman ziyan olmasın ye dedi sanki içinden yada ben öyle anladım.
Yemek için izin alınca alıcı gözüyle kirazlara bir baktım, hiçte çürük yok gibiydi be::))
Ertesi gün hacının paketi teslim ettim, içim gitti ona el koymadık be::((
Şile dönüşü arılıga bir girersin, aman Allahım, hazır ana arı memeleri dagılacak, yeni aşılamalar yapılacak, of aman of……
Sıradan kutuları baştan sona taradım. Gelin gidecekler belirlenip, hemen düğünleri yapıldı.
Yeni yumurtaya başlamış bir karniol f1.
Mevsim itibari ile kestane ve peşinden Ayçiçegine giden arılardan dolayı, Gebze’de arılık kalmadı diyebilirim, tek tük hobi arıcıların kolonileri olabilir.
Yabancı arı olmayıncada benim üretmiş oldugum karniol erkekleri hava sahasına hakim. Bu mevsimde retilen karniol F1 lerin büyük oranda doğal saf oldugunu düşünmekteyim.
Geçen haftadan araya kaynaklar yapılmasından dolayı, bu haftaya sarkan Kastamonu, Cide’ye gidecek anaarıları ilk olarak postaladım ve kurtuldum.
Boya çıkıyor diyenler vardı, bende artık anaarıları pullamaya başladım.
İlk başlarda biraz zaman alıyor gibi duruyordu, biraz yapınca hiçte uzun sürmüyormuş::))
Arıcılık ve ana arı çok önemli.
Ana arıların iç işlerine el attık::((
Bu resimler herkesin anlayacagı resimler degil::))
Son iki günümü tamamen suni tohumlamaya ayırdım.
Yarına Trakya yolculuğumuz var, bu ne biçim iş her tarafım, arı ve arıcılık oldu::))
Etiketler: akşehir kiraz, ana arı memesi, arıcılık, kafeslenmiş ana arı, karniol, karniol f1
anaarı, anaarı suni tohumla, Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
KESTANE BALI HASADI, ŞİLE 2011
Ekleyen, Ali Türk on 19 Temmuz 2011 – 08:14 -16 Temmuz dan itibaren izine ayrıldım,ağustosun başında iş başı, ee o zaman yatma zamanı::))
Cumartesi günü tası taragı toplayıp, Şile Kızılca köye vardık.
Sagım çadırını kurduk.
Ben fazlalık katları boş dururken indirdim akşam oldu.
Pazar sabahı 5:30 da bir kalktım. Kavaltıyı hazırladım hacıyı kaldırıp ormanda kavaltıya yumulduk.
İlhami abileri bekliyoruz.
Hava acayip sıcak ve bunaltıyor.
İlhami abi geldi, Gebze adliyesinde görev yapan hakim, Zaim abide misafirlerimiz arasında.
Birde Yağcılar köyünden yılların arıcısı Kamil yardıma gelmiş.
Hacı ormandan dal keserken yakalandı, şimdi karpuzla teşvik işleri yapıyor, Zaim abi ise her şeyi kayıt ettim boşuna kendini yorma diyor::))
Bu sırada hazırlıklar yapıldı ve kovanlara dalıyoruz.
Bizim hemen arkamızda bulunan üç kişiye ait yaklaşık 100 kovan cumartesi akşamı yüklenip Trakya ya gitti, onların demesine göre kovanlarda gram bal yokmuş, hatta şurup veriyoruz diyorlardı.
Bende onlar gittikten sonra oraları bir kolaçan ettim, bir yeni körük ve 5 litrelik invert şurup unutmuşlar.
Hacıda diyor yav onların arılardan hiç ses çıkmıyor, bizimkiler niye inliyor::))
Kaldırılan arılar gittikleri yerde iş yapamayacaklar, kovanlarda kat var arı yoktu.
Bu sene geçen senenin kopyası gibi gene bal yok.
Köydeki Eskişehir’li Halil amca 30 kovan açtım, 33 kilo bal çıktı durum berbat dedi.
Hacı abi ve Zaim abiyi çadıra aldık, bu sene ne kadar kapalı yavru varsa alıp balını süzdüm. Bal iki gurupta çadıra istiflendi, ballılar ve yavrulular olarak. Öncelik yavrulu çıtalardaydı, balı alınan yavrulu çıtaları hemen geri vermeye çalıştım.
Arılarımız genelde çok sakindi, bitişikte başka arılar olmasına rağmen rahat çalıştım.
İlhami abiye ilk olarak eldivenlerini bir çıkart dedim, yav arı saldırmıyorki, eldivenle tutulmuyor, tutamadınmı arı ezersin ve arı seni sokar.
Bir anaarı, çekmiş oldugumuz çıtada.
Kamil ise şaşkın yav bu arı niye patır patır maskeye vurmuyor demekte::))
Sakinlik nedir hiç duymamış ki.
Ballar çadırda yemek zamanı.
Balları çadıra attınızmı işin en büyük bölümü bitmiştir, istersen bir haftada sağ, tabi yavrulara acımıyorsan. Yavru varsa acilen yavrulu çıtalara zarar vermeden balını alıp, kolonilere vermek gerekiyor.
Yemek ve çay faslı bitti, balı alınan koloniler dışarda gardını aldılar ama içerden çökertildiklerini anlayamadılar.
Zaim abi kovanların bu durumunu soruyor ve anlamaya çalışıyor. Dedimki yağma olmasın diye arılar dışarda savunma hattı oluşturdular. Balı hasat edilmiş koloniler.
Sen gel adliyeden birde arıları sorgula, başka işin kalmadımı::))
Başka arılar olsaydı böyle karşısında duracaktın, hemde kestane balı alındıktan sonra…
Bu sırada Kadir Gürkan da arılıga geldi, dün akşam köyüne gitmişti, sağımda yardım edecem demişti.
Arıların karşısında muhabbete ve görüntüye bakın.
Bu kolonilerin balları yaklaşık bir kaç saat önce alındı ve durum bu. Arıların sakinliği.
Bu arada Kadir abide iş elbisesini giyinip geldi, birazdan çadırda çalışmaya başlıyacak.
Zaim abinin babası rahatsız, ona kendi elleriyle süzdügü, kestane balından pet şişeye doldurup ikramda bulunduk. Misafirlerimizin gitme vakti geldi, Zaim abi akşam 18:00 bir yerde olması gerekiyormuştu, İlhami abi ve Kamil üçü birlikte ayrıldlar, ellerinize sağlık, çok teşekürler. Ömrümüz olursa seneye de bekliyorum::))
Ben sağılmış yavrulu çıtaları dagıtırken kovan içinde verilen erkek çıtalarına işlem yapmak için ölçüp biçen işçi arılar vardı.
Bu sene verdiğim erkek çıtalarını hep işçi gözü ördüler, nedenide hızlı bir bal akımı olmaması.
Bir başka kolonide hesap yapan arılar.
Ballı çıtalar başkanımın::)
Zaten yavrulu çıtaları gündüzden ilk etapta halletmiştik.
Hadi kadir abi az kaldı.
Kadir Gürkan, Gebze bal üreticileri birlik başkanı.
Böyle güzel sırlı bal bulmak bir kaç senedir Şile de çok zor.
Ben doğal bal üreticisiyim, kolonileri nektar olan yere atıp geliyoruz, bir daha anaarı üretiminden dolayı kolonilere gidemiyorum.
Kestane balına gelmeden arıyı besleyip, kestanede bir şey vermedik diyenleride biliyoruz::))
Arıcılar yaptıkları işin arka planını kimseye göstermiyor, bir balıyorsun bardagın dolu tarafıyla karşınıza gelmişler::))
Ben buraya arıları getirmeden sağıp getirmiştim.
Sırcı iş başında.
Sabah 5:30 kalkmıştım.
Gece üç oldu, çok şükür bitti.
Ben gece petekleri dagıtırken, elimden bayagı bir iğne yedim, çıtayı verirken arı gece sokuyor. Kendi kendime bende saydırıyorum, gece gece derdin ne, dimi::))
Tabi bende bittim.
Olanına bereket versin. Kestane balı bizim bölgemizde çok kıymetli bir baldır.
Tekekesi bin liradan aşagı etmez.
10 teneke kestane balı hasadı yapmışız, bunada şükür.
Ertesi gün sabah 8 gibi kalktım, yatsan yatılmıyor, kalsan salak gibisin, ortalıgı toparlamak için 2 saat yeterli olmasına rağmen bir türlü o iki saatlik çalışmayı yapamadık ve öğleden sonrası ancak arılıktan ayrıldık.
Hemen yanı başımız deniz ve bu senede denize giremedik, hatta hacıyada şort almışken bile::((
Madem denize giremedik, şortu giydik diyelim::))
2011 Yılı kestane bal hasadı, hatırası. Ben ve Kadir Gürkan. Yer Şile Kızılca köy.
Başkanıma ayrıca yardımlarından dolayı teşekür ediyorum, inşallah bizde ona yardıma gideriz.
Gebze yaklaşık bir haftadır ana arı toplayamadık ve hazır ana arılar birikti, arıcıların gözleri yollarda, bunları halledip, en kısa sürede arılarımızı Trakya ya atmam gerekiyor, bu nasıl izin bu nasıl tatil anlamadım ki:)))
Arıcılık bu işte, sürünmeye devam….
Etiketler: ali türk, arı bakanı., arıcı kamil, arıcılık, hakim zaim bey, ilhami uyar, kadir gürkan, karniol arısı, kestane balı, kestane balı hasadı, sakin arılar
Arıcılık Bilgi Merkezi, kestane balı | Yorum Yok »
ARICILIK VE MEVSİMİN KAYMASI
Ekleyen, Ali Türk on 10 Temmuz 2011 – 23:31 -Bu konuda çok şükür sona geldik.
Nasılsa biz yapıyoruz başkaları konuşuyor, buyurun konuşun.
Biz laf yaparken işte yapıyoruz::))
Hep lafla nereye kadar beyler….
O kadar etiket ve ünvan sahiplerimiz var, neden onlara sesaplar sormayıp, bir şeyleri sıfırdan başlayıp, finişe gelenleri neden hazmedemiyorsunuz.
Bu aynı seçimlere döndü, herkes biz şu kadar alacağız dedi, alınanlar ortada, bu seferde, seçmenin kararını begenme, sonra kalk başka şeyler mırıldan.
Başkalarının tercihine niye sayğı gösteremiyoruz, laf degil başarı istiyorum, ameleler toplanıp, indir bindir işleriyle ekip olabiliyor, tamam burada toplu bir çalışma var ama bu işi amele pazarından 3-5 kişiylede yaparsınız.
Ekip bir şey yapacaksa bu sıra dışı şey olmalı. Nasıl bir ekibiz geçtiğimiz ay tam toplanamazsakta herkes gördü.
İki sene öncesi, bu işi yapacağım demiştim, yaptım. Tabi arkamda Muhteşem bir ekiple. Buyurun sizleride bir görelim.
Küçük tüpler hızımı kesmedi, daha stressiz çalışmak için bir CO2 tüpü aldım.
Minik tüpler işi ortada bırakıyordu, bundan sonrası artık kafam rahat.
Hafta içi suni tohumlamaların birisine Sadri abimde katıldı. Bir senedir, hacıya kablo getirecek, nihayet hacı muradına erdi::))
Hafta içi çarşamba gün olması lazım, Sizvaslı arıcılardan Şahin ana arı almaya geldilerdi.
Aynı güm Sadri abimde misafirimdi.
Hemen anaarıları toplayıp misafirleri yolcu edip, uygulama faslına geçmiştik.
Hafta içi belediyemizin bahçesindeki lavanta çiçeklerine bir göz attım sanki başka çiçek kalmamış gibi o kadar çok arı ziyaret ediyorduki.
Damacana kovan doldu, şimdi taşmasını bekliyoruz, bir koloniyi invertle söndüremedik.
Tamamen sona dayandı, gidecek yer artıkın yok.
Geçenlerde birisi arı sogana konarmı, bal aynı sogan gibi kokuyor diyordu, hacıya dedim sabah felaket arı konuyor, krem renk polende topluyorlar. O zaman görüntülemek lazım.
Arının soğana kondugunu da test etmiş olduk. Sogan çiçegi ve arı.
Bu arada hacı organik ürünleri yetiştirmeye başladı.
Vecdi abimin bir emaneti vardı, hafta içi onuda gönderdim, hayırlı olsun.
Muhteşem abiye burayı tarif ettim bir türlü bulamadı, burnunun dibindeki malzemeciyi.
Adresi şimdilik bende kalsın, sonra bana malzeme kalmıyor::))
Pazar günü Şiledeki arıların durumuna bir bakalım diye yollara düştük.
Yol yapımı varmış, 1 saatlik yok 3 saat sürdü. Haşat olduk, sıcak felaketti.
Körüğü çıkardım, bir arı galiba acayip iş yapmış. Daha öncebir yerde okumuştum eşek arıları, yavruları doğduklarında, taze et yemeleri gerekiyormuş. Eşek arısı bazı küçük böcekleri sokup bayıltıyor ama öldürmüyor, yavru doğana kadar taze et anestezide bekliyor, yeni doğan eşek arıları taze etlere yumuluyor.
Minicik arı neler düşünüp uyguluyor, ve bu baygın böcekleri taşıyıp ne kadar hazırlık yapıyor neslinin devamı için.
Tabi bu kadar işi birisi berbat edebiliyor, körük bana lazım::((
Yapılanları bozdugumda, örümceklerde hafiften hareket vardı, yani hala canlılar ama baygınlar.
Aslında bu eşek arısından çogaltmalı, ne kadar örümcek haşlamış.
Bu sene kestanede arılar nektarsız kalmadılar, ne hikmetse hızlı bir akım olmadı. Verilen erkek çıtalarının alayı, yavaş akımdan dolayı işçi gözü örülmüş durumda.
Akım var, bunu nerden anlıyorsunuz dediginizde, her taraf arılık, fakat koloni açtıgında, bindirme yok.
Büyük ihtimal kestane balı hasadı, haftaya yapılacak. Bu sene mevsimde acayip kayıklık var. Hala ayçiçekler açmadı. Temmuz ayının birinde eskiden Trakya’da olurduk. Ayçiçek açmadıgı için acelemiz yok ve kestane balıda ilk defa bende bu kadar olgunlaşıyor.
Hacıya dedim çalış çalış nereye kadar, hemen bizde piknik yapıyoruz. Bir seferde bir baş soganıda götürdük, yani felekten bir gün çaldık::))
Yolumuz üzerinde bir yerde mola verip, piknik yapıp Gebze’ye yetiştik.
Biz yemek yerken Şahin aradı, hafta içi gerekli olan anaarıları yetiştiremeyip, bir kısmını ertelemiştik.
Şahin ve marangoz arkadaşı, damacanayı incelediler. Damacanadan daha neler görecez dediler, dedim bu damacananın dibini çıkartıp dikin, alın size damacana karakovan::))
Suni tohumlamada kullanılan ana arı yumurta atırma sıralı sistemleri, buna isimde bulamadım::))
Etiketler: ana arı yapay tohumlama aleti., arıcılık, Co2 gazı, damacana kovan, lavanta çiçegi, sogan çiçegi ve arı, suni tohumlama
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
ARICILIKTA DURMAK YOK MU?
Ekleyen, Ali Türk on 04 Temmuz 2011 – 07:08 -Paylaşacak o kadar şey varki, çogunu erteliyoruz, bazısına az deginip atlıyoruz. Bu sene çok yoğun bir sezon yaşıyorum.
Katılmış oldugumuz ana arı üretme kursu imtihan yapılarak bitti.
Hocamız kopye yok dedi, Muhteşem abide doktorluk okudugu dönem hep kopye hazırlamış, bir türlü çekemediğini anlattı, neden çekemediğini sorduk, zaten kopye hazırlamak için çalışman gerek, çalışıncada zaten elindeki kopyeye gerek kalmıyordu dedi::))
Hep birlikte bizi gülme tuttu.
İmtihandan sonra bogazda bir yere yemege geçildi.
Sadri abimin emanetleri kabul ettirip, o akşam kendisine teslim ettim.
Ertesi günü bir Şile yaptık, arılarımız çalışıyordu, bu sene beklenen nektar akımı yok. Köyden birisi var arıyorum, bir dediğiyle öbürü çok farklı. Yagcılar köyünden Saim abi arının başında yatıyor, ona soruyorum, köydekiyle bilgiler hep çelişti, kısmette ne varsa bakacagız.
Resimin solunda Kadir Gürkan’nın ortasında Saim abinin ve en sağda benim kolonilerim var.
Hemen arılıgımızın arkasında bir arılık daha varmış aramız 30 metre yok.
Gittiğimizde arılar püsküllerden nektar ve polen alıyordu. 15-20 kovan açıp kontrol ettik, hiç bindirme olmadı, demekki dışardan nektar geliyor. Bu resimlerin alındıgı tarih 26 haziran 2011.
Kestane nektarı toplayan bir işçi arı.
Kestane nektarı ve poleni toplayan bir işçi arı.
Gittiğimizde kestane püskülleri çok canlıydı ve %80 tün püsküller açıktı.
Güçlü kolonilerin bal çekmesi çok güzeldi. Yan tarafımızda 7-8 çıtalık kolonilerde gram bal yok.
Bazı kolonilerde bir hafta öncesi verilen erkek çıtalarını örmeye başlamış, hatta erkek olacak yumurtalarda atılmış, bir kesinti söz konusuydu. Bir hafta sonrasına bu çıta tam örülmeliydi, resimdeki durum daha çıta yarı bile olmamış . Ayrıca bu erkekler ilerde bana çok lazım olacaklar. Erkeklere bu sıralar acayip önem vermekteyim, hacı tosunlara bak diye kızsada benim için onlar çok önemli::))
Arılıgımızın az ilerisi aa bir arılık var diyordum, az öbür tarafına baktım bir arılık daha, onun yanında bir daha derken resimde 5 arılık gözüküyor, hemen burnumuzun dibi.
Bu sene kestaneye çok koloni gelmiş durumda.
Bize sınır arılık girişindeki yazılar ilgimi çekti. İnşallah kimse arılara kötü niyetle bakmaz ve zarar vermez diyoruz. Allah korusun, O korursa hiç bir şey olmaz.
Arılıgın içinde lütfen girmeyin yazıyordu bende girmedim. Yanlışlıkla bu tabelayı görmeden arkadan girmiştim, o ne olacak::))
Baktım kadir başkan bişiler yapıyor bu ne dedim defne dedi. Ne işe yarıyor, birincisi bunları parmak gibi kes ve kurut, körügü yak, kenara koy iki saat sonra git tekrar bas körük sönmüyor, bu uyuyan soba gibi sinip bekliyor.
İkincisi varroanın düşmanı, bunu kullan ilaç asit filan gerekmez.
Bende gaza gelip bayagı bir defne dalı budaması yaptım, Gebze’ye getirdik, gerçekten çok uzun süre sönmüyor, varroa konusunu daha tam test edemedim.
Kadir Gürkan, körügü hazırlıyordu. Biz geçen hafta Şile’deyken yagmur başladı, hemen Gebze’deki arılıga döndük.
Zafer abim memleketten dönmüş.
Köy ekmegi, fındık ve meşhur İnebolu çekme helvası getirmiş.
Ne nasibimiz vamış tı, memleketimizin her yerinden bir şey geliyor::))
Hafta arası Mehmeti yolcu etmemiz gerekiyordu, planlar yapıldı ve Yusuf akşama bizdeyiz başka yer aramayın demiş. Bende mesayi bitimi, bir kaç kargo vardı acilen verip, direk Yusuf’un yazlıgın yolunu tutum.
Yusuf ise bir tur daha anaarı üretmek için janteri devreye sokmuştu, bir kaç kez arayıp janterle ilgili bilgiler sordu, janter sabır işidir. Hemen işi sonlandıramazsın.
Bende dedimki gelirken larva getiriyorum, transfere uygun kolonin varmı, hemde iki tane dedi.
Yeni gelen saflardan 81 numaranın çıtasını götürüp aşılama yaptık.
Tabi önce açık ne kadar larva varsa koloniden çıkarttık, kapalı ve açık memeleri bozduk.
Bu resimleri Mehmet çekti harika bir resim olmuş.
Kalfamız ikide bir ayarımı bozdu, Antalya’dan gelen anasız arıyı açtık, körük dumanı gıcıklıgına vermedi, beni enseden Mehmet’ide yüzünden soktu. Kalfaya fırçayı bastım şimdi mutlu oldunmu, abi seni soksun diye yaptım ama Mehmeti soktular diyor::((
Aşılama bitti, şimdi kovan karıştırıyoruz, kolonilere kestane balı geliyordu, fakat istenilen miktar yoktu, hızlı bir akım ve agarma yok.
Yusuf’un çıta tutuşu ve yüz ifadesine hep hasta olmuşumdur, gene güzel iki resim yakaladım.
Sonra geçiyoruz mangal başına bu akşam maydonoz yok bereket::))
Bazı resimler iphoneyle çekildi, gece cepten iyi resim çıkmıyor.
Bizimkilerdeki mutluluga bakın. Sıcak ızgaraya gel, yarasın doktorum, biraz daha kaçak balkon çıkarsın artıkın…
Nefis bir akşam menüsü, bereket bu akşam masada ot türü bişi yok.
Doya doya yedik, Yusuf kardeşim ellerine sağlık.
Sohbet çay derken zaman bitti, ben Mehmet Yüksel kardeşimi Sabiha gökçen hava limanına bırakıp evine geldim.
Son resimlerimizden birisi.
Arıcılıkta damızlık çok önemli. Bunun önemini çok geç öğrendik. Damızlık sorunuda başlı başına bir sorun, paranla almak istesen yok. Bir sene önceden sıraya gireceksin, alırsın bu sefer aktarım işi sakat ve bu işin çözümü için neler yapılır diye düşünüp, işi kökünden halletmeye iki sene öncesi karar vermiştik. Bir sene aletin yapımı beklendi, peşinden işe girişildi, iş başarıldı fakat kalite konusunda sıkıntı vardı, bu sene işin kalite yönüne çalışıyoruz.
Ben çalışıken hacı sürekli akıl veriyordu buyur bakalım deyiverdim. Başladı bu seferde benim kalfadan eksik olan neyim var demeye::))
Bu hafta sonu iki gün bi işe ayrıldı.
Felaket zaman tüketen bir şey.
Biz bu işe paralarımızı harcadık, emek harcadık, geceyi gündüze katmışız, birileri bu işi süper bir şekilde yapıyorsa, ben niye yapamayayım. Benim acayip bir yapım var, bir işi kafama koydumsa onun bir daha peşini bırakamıyorum.
Fakat geçmişte agırıma giden bazı şeylere şahit oldum. Bazxı anılarım birilerini rahatsız edebilir, ama anı işte.
Bir üniversitenin kongresine katıldık, o dönem orada doçent olan birisi, suni tohumla hakkında öyle şeyler anlattıki, bir sezon çalıştık olmuyor, bunu çok rahat söylüyordu. Yani nasıl olmaz, birisi yapıyorsa bizde yapmalıyız diye bir dert ve kaygı görmedim kendisinde.
Aynı kişi, bir tv programında ıslah ve selekte edilmiş arılar için süs köpegi cümlesini kullandı.
Aynı yerde şimdi bir tabela var, paşam arıcılık gelirtime diye, bu işler ülkemizde tabelayla oluyor.
Sonuç, sen suni tohumla yapamıyorsun, selekte edilmiş arılara sü köpegi diyorsun, peki neyin peşindesin ve neyi geliştireceksin, diye ben sana soru veririm.
Bazılarıda gidip oralarda kuyruk sallıyor, arıcılıgı geliştiriyorlarya::))
Nedense gerçeklerle, tabelalar aynı degil.Bundan olsaki gerçekler acı… ve ortada geliştirilmiş hiç bir ürün yok.
Bu sene suni tohumlamayla alakalı erkek seçiminde uzak akrabanın önemi hakkında yazılar okudum, eskiden erkek olsunda nasıl olursaolsun derdim. Son katılmış oldugumuz ana arı üretme konusundada bu konu özellikle işlendi. Ben daha önceden Muhteşem abinin 61 den bu sene iki çıta yumurta ve larva getirmiştim. Bu safın bizim arılıkta kardeşlerinin kızları var, elimizdeki 4 saf turunun en yabacısı şimdilik bu arıydı ve bende arılıgımdaki erkek üretim kolonilerini 61 den oluşturuyorum. Bu 61 kızları, gebzedeki arılıktan başka yerlere gitmeyecekler. Hazır olan 15-20 tane anaarıyı kendi arılıgımda kullandım.
Muhteşem abideki 2009 yılında gelen saf karniol 61 in kızlarından birisi.
Bu sene erkek üretiminde daha bilinliyiz, geçtiğimiz sene 50 erkekten bir dozluk sperm toplayamıyorduk, sperm konusu şimdi daha kolay. Suni tohumlamanın en zor işlerinden birisi bu sperm işi.
Erkek arıları, anasız kolonilerde besleliyoruz. Bu konudaki tüm eksiklikler çok şükür ortadan kalktı.
Cuma akşamı aleti ve her şeyi hazırladı, tabi bu arada saate bir baktım gece 22:00 olmuştu hacıya dedim abi biz bu işe bir girersek, gece ikiyi buluruz, yarın sabaha başlarız diye işe başlamadan ertesi güne erteledik.
Ertesi gün İzmit ten anaarı alacaklar geldiler, onlara öğleden sonra dedim, sabah 8 de damladılar, madem geldiniz önce sizi yolcu edeyim sonra tohumlamaya geçeriz.
20 Anaaarı istediler, hazırda 10 tane vardı onları hemen topladık ve başka anaarı aramaya zamanım yoktu, yeniden gelin dedim.
Misafirleri yolcu edip, telefonlarıda kapatıp işe giriştik.
Verilen aradan olsa gerek, birinci anaarıyla çok ugraştım ve uygulama yapamadan kutusuna bıraktım. Acayip kasılıyorsunuz, geçtigimiz sene bu iş bu kadar zor degildi. Bereket hacı bana sabırlı ol, sabırlı ol dedi.
Sperm hazır anaarıya giremiyoruz. Bir iki derken olay çözüldü, uzun süre ara verince zaten larvayı bile alırken zorlanıyorsunuz.
Geçtiğimiz sene bizi en çok oyalayan sperm toplamaktı, şimdi beslenmiş erkeklerden sperm çok basit ve daha az erkekten hemen 1 cm lik kanalı spermle anında dolduruyorsunuz.
Tohumlanan anaarılar, alındıkları gözlere verilmeli, yoksa direk kestiriyorsunuz. Geçtiğimiz sene karıştırmıştık, şimdi bu işide sıkı tutmaktayız.
Yapmış oldugumuz uygulamaların 4-5 gün sonra sonuçları alınır.
Son durum yaşıyorlardı.
Ana arı kursunda bitirici koloni, işin ekonomik yönüdür dendi. Benim kullanmadıgımbir sistemdi. Bir bitirici koloni oluşturdum, habire başka kovanlardan kapalı yavru veriyoruz, yakında bu arı 4-5 kat olursa şaşkmayın.
Kapanmış memeleri ne kadar olursa olsun tutmakta sorun yokmuş nasılsa kapanınca, sadece 34-35 dereceye ihtiyacı var hepsi o kadar.
Soldaki çıta kapanmış ve 10 günlük olmayı bekliyor, aynı zamanda hiç başlatıcıya vermeden, 26 aşılama yapıp bitiriciye verdim, 21 tanesi tuttu ve kapandılar. Bu iş çok hoşuma gitti, aşagıda anaarı var arada ızgara, yukarsı meme dolu::))
Bu akşam gene bir çıtaya aşılama yapıp, direk bitiriciye verdim, nasılsa başlayıp bitiriyor.
Bu arada aşılama çıtalarının üzerine elimizdeki matbaga saçlarından şeritler kestik. Aşılama hangi anaçtan, hangi tarhte yapılmış, kaç meme de aşılama var hemen yazıyorsunuz ve koloniyi açtıgınızda bu ne zaman aşılandı, hangi anacın yavrusu demiyorsunuz. Asetat kalemle yazılıyor, alkolle siliniyor, bu son pratik uygulamam, acayip güzel oldu. Bazen karıştırıyorduk, bunu ne zaman aşıladık diye. Yazmış olsanızda gene karışıyor, bazen 8-10 çıta aşılı vaziyette, kolonilerde oluyor, birisini karıştır ayvayı yedin::))
Etiketler: anaarı kursu, defne, erkek arı, erkek arı çıtası, kestane balı, kestane poleni, kestane püskülü
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »




















































































