ANA ARI ÜRETİM ÇİFTLİĞİ
Ekleyen, Ali Türk on 25 Şubat 2012 – 22:10 -
Uzun süren geziler ve kaytarmalar bitti. Artık iş zamanı dedik ve start verildi. Bu gün ormandaki koloniler ime dördüncü şuruplama yapıldı. Erkek arıları teşrifini bekliyoruz. Uzun süredir planladığım ana arı üretim çiftliği kurma çalışmalarım devam ediyor. Kendim çalışıyorum, bu sene oğlumun ana arı üretimindeki performansı alacağım kararlarda çok önemli. Çalışılırken bu işi ticari veya büyük çaplı götürmeniz imkansız, acayip yorucu ve takip isteyen bir iş olduğunu, arıcılıktan anlayan herkes biliyor. Birde bir dalda çalışma yapmadığımızı düşünürseniz ne kadar yardırıyor um inanılır gibi değil, çok yakın arkadaşlarım bile abi o kadar işin içinden nasıl çıkıyorsun maşallah derler.
Malzemeyi Cemil ustanın atölyeye indirdim. Kafamdaki numuneyi bir kaç kez ustaya anlattım, bir numune çıkar gerisini ben hallederim dedim. Ben numune çıkarmaya kalktığımda ne oluyor anlamıyorum acayip hesap hataları yapıp bir sürü fireden sonra numune ortaya geliyor.
Cemil ustaya dedim geç numuneyi yap, hayret hiç zayiatsız, firesiz tek atışta numune tamamdır.
Kanallar filan açılmadan numune test ediliyor. Hiç sabitlemeden mengeneyle tutturduk. Bu ana arı çiftleştirme kutusu oluyor, bölmeleri aldığınızda ise 6 adet standart çıta alacak şekilde dizayn edildi. Sorun yok, şimdi bölmelerin kanallarını hesaplayın bakayım.
Bölmelerin kanalları hesaplanıp, kanallar açıldı.
Geleceğin ana arıcısı, oğlum Enes Emin, bu yıl bakalım neler yapacak göreceğiz. Ben talepleri karşılayamıyordum, üretimi katlamayı amaçlıyorum. Şu an ruşetin çıtaların basacağı kanal açılıyor.
Bölmeleri taktık, şimdide bunun çıta numuneleri çıkartılmalı.
Derinlik aynı kovan derinliği oldu. Bunu niçin yaptım derseniz, ana arı kutusu kışlatmak kolay değil. Kış arısı oluşturmuş ise bahara çıkıyor, derleme toplama kutular çıkamıyor. Birde kışlatırken kutulara verilen malzemeyi ben kovanlarıma vermedim, kutu kışlatmak çok masraflı oluyor. Çıtanın derin ve geniş olmasının bir başka faydası ise ana arı el kadar çıtaya da yavru basıyor, buna da basar kutudan arıda alınabilir.
Yeni ana arı kutusu mu? desek, yeni ruşet kovan mı? desek çıtalarını plastik yanaklı düşündüm. Bunlardan elimde 1000 çift vardı, parmak kadar içine iki çıta sokuyorsun al sana çıta hazır, çakma derdi filan yok telle tak peteği.
Bende ilk numunenin etrafında resimler çeker iken makineyi yatar dairenin üstüne bırakmıştım, Enes te beni resimlemiş.
Çıtayı ben içerden 20 cm düşünüyordum, 19 cm oldu. Önce ruşet yapıldı, sonra ruşete çıta uyduruyoruz. Ve genişlik bu olacak, standart çıtanın yarısı.
Plastik çıtaları geçen sene almıştım, standart diyordum ama 1 cm eksik bu.
Her şey tamam ve numuneyi vida atmadan Cemil usta delip sonra vida atıyor yarılma olmasın diye.
Bölmeleri aldığımızda, 13 tane bu çıtalardan sığacak, bu çıtaları aldığımızda ruşet kovana dönüşüp 6 standart çıta alabilecek bir malzeme.
Arıcılık Bilgi Merkezi, ruşet kovan | Yorum Yok »
JANTER ANA ARI ÜRETİM APARATLARI
Ekleyen, Ali Türk on 24 Şubat 2012 – 08:00 -
Yunanistan’dan gelen,
Theodosis Katsaros, tarafından hediyeler.
Ana arı üretmek için janter ekipmanları. Bu ekipmanları bu kadar arıcılık firmamız vardı şimdiye kadar bir türlü yapmamışlardı. Çok şükür artık yapılıyor.
Yapay ana arı yüksükler i.
Bu kafesler bayağı bir ilginç. Bir tarafından doğmamış ana arı memesi takılıyor. Öbür taraftan da giriş var ve birde tapası, tapalar ortadan delik o deliği kapatacak parçalar yok. Benim anladığım alttaki delikten işçiler ana arının yanına girip çıkıyor ama ana arı kafesin dışına çıkamıyor sanki. Yaz günü olmadığı için henüz tam test edemedim.
Ana arı kafesleri, bildiğimiz bugidilerin yerine düşünülmüş ama içerisi en az 40 – 50 tane de işçi arı alacak kapasitede. Düşündüklerim de yanılmıyorsam, ana arı kafeste olacak ama işçiler tarafında sürekli ziyarete açık olacak. Bizim özel işlemler için beklettiğimiz ana arılar bu kafeste sıkılmadan beklerler artık.
Theodosis Katsaros’a teşekürlerimi sunuyorum.
Bir başka hediye ise bir dvd. Arı sütü üretimi ve janter ekipmanının nasıl kullanıldığını anlatıp yapılan işleri sırasıyla videoya alınmış. Birde Yunanistan da arı sütü toplamak için yapılmış bir aparat var. Elektrikle çalışıyor, vakum yapıp arı sütünü emim bir kapta topluyor. Daha önce bu aleti Theodosis arılığında kullanırken resimleri yayınlamıştı. Bu konuda bizim ülkemizde henüz böyle bir çalışma yok, arı sütü üretenlerde sütleri kaşıklarla topluyorlar.
Etiketler: ana arı memeleri, ana arı üretim malzemeleri, ana arı yüksükler, arıcılık., janter
ana arı üretimi ve teknikleri | Yorum Yok »
ARICILIK VE ARI ÜRÜNLERİ FESTİVALİ
Ekleyen, Ali Türk on 21 Şubat 2012 – 23:55 -
Arıcılık festivalinde ne yaptım sa bizimkinin markajından kurtulamadım. Şebinkarahisar bal üretici birliğinin standını ziyaret etmiştim, onlarda meşur kuru dut ve ceviz içi ikram ettiler. Sanki stantta yokmuş gibi gelip elimdekileri aldı::((
Arıcılar çok ilginç kişilerden oluşuyor. Bazen pruko bazen İlhami abi tercümanlık yaptı. İlk defa görüştüğünüz yabancı ülke arıcısıyla acayip espiriler.
Bizimkinin tavukları siyah, yumurtadan çıkan civcivde siyah, Theodosis Katsaros(Kokini), oğlu Tomas, doktorumuza soruyor, o tavukların yumurtası da siyah mı?::)))
En komiği bizimkini gören doktor Mutesem demeleriydi::))
Fuarlar yeniliklerin tanıtıldığı yerlerdir. Bu fuarda katılım yüksek ama yenilik yoktu, tek yenilik bizim ülkemizde üretilen suni tohumlama cihazıydı. Benim takip ettiğim kadarıyla 10 değişik marka olması lazım, bizde bunlara ilave olduk. Ayrıca 5 değişik versiyonda dölleme cihazıyla. Sadri abi Theodosis sorduklarını yanıtlamaya çalışıyor, bu işi öğretir misiniz diyordu, Sadri abi ve ben gerekli cevabı verdik. Dil çok büyük sorun oldu, benim gibi bir şeyleri anlatabilmek için bir çok örnek veren birisi sadece tercümana bir şeyler anlatıp, karşıdan gelenleri beklemesi acayip zordu.
Efraim abi, suni dölleme aletlerinden birisinde kendisini sınıyor. Bu alet Bursa ya gittiğimizde böyle degildi. Aleti bir gördüm, dedim ki Sadri abi şurdan bir cımbız koyamaz mısın? aleti bir gördüm, tarif ettiğimden güzel olmuş. Sadri abinin fuarda sergilemediği suni dölleme aletleri de vardı.
Yabancı bir sitede şöyle yazıyordu. Ali Türk ve ekibinin inşa ettiği suni tohumlama cihazı. Theodosis Katsaros diğer modellerin tamamını da görmedi. Bana bu işin tarihini sormuştu, mayıs ile temmuz arası demiştim, yazısında onu anlatmaya çalışıyor ve o günleri iple çekiyorum demek istiyor. Bu konuda daha fazla bilgi vermeyeceğim, zamanı geldiğinde inşallah neler yaptığımızı ve bize kimlerin geldiğini daha sonra paylaşacağım. Bu ekip amele ekibi değil, dünya markası::))
Çekemeyenler Çanak anten taktırsın kendisine…
Fuarda 2 -3 saat ancak kalmamıza rağmen çok yoğun geçti. İstanbul arı yetiştiricileri birlik başkanı Onur Çilenk beyin standını ziyaret ettim.
Fuarda yanımızda olmasına rağmen hiç resmi olamayan Fatih öğretmen. Bizi 4 yıldır takip ettiğini, daha önceki belediyedeki ziyaretinde bildirmişti. Fuarda baktım Muhteşem abiyle benim makineyı ona verdim, ilk defa bir organizasyon da resim çekmesine rağmen 10 üzerinden 9 verdim.
Geri dönüş yolunda ise bizi uzun zamandır takip ettiğini yeni duyduğum Efraim hocam diyor ki. Daha emekli olmamıştım, okuldan gelince milli egitimin sitesini tıklamam gerekirdi ama hep ben senin siteni tıklardım::))
Yorumda yazmak istiyordum ama yıllarca beceremedim dedi. Dur bakalım daha neler duyacağım.
Cideli Sokel, faceden listemde ama yeni tanıştık, kendisi Kastamonu’lu.
İsmini unuttuğum siz beni tanımazsınız ama ben sizi çok iyi tanıyorum diyen bir abimiz ne diyeyim şimdi.
Tomas gene bizimle alakalı sorular soruyor, İlhami abide cevaplıyor.
Şebinkarahisar bal üreticileri birliğinin standı.
Vize ilçe tarımdan, 2008 yılında Vize ve Pınarhisar da görüşmüştük, ben kendisini çıkartamadım, Vize ilçe tarım deyince hatırladım ama gene isim yok::((
Pınarhisar bal üreticileri birlik başkanı, Ali Osman Çalık abimiz.
Tüm arıcılık etkinliklerinin olmazsa olmazı Güner Kayral. Birisi formik sordu var dedi, bende krem tartar var mı dedim güldü yok dedi. Olsaydı Yunanlı arıcılara o kadar ikrama geçecek tiki sormayın. Adamlar invert şurup konusunda tarif isteyip durdular.
Konya şeker stadındayız. Konya şekerin tesisi dünyada iki tane varmış, birisi bizde. Ben kendilerine bir teklif sundum, dedimki tüm örnekler yurt dışından alınıyor. Almanya da arıcıların kullandığı invert şurubun parasının bir kısmı hemde önemli bir kısmı diyeyim, devlet destek olarak karşılıyor. Siz bunu devlete sundunuz mu, sunduk dediler ve karşı çıkanı duysanız şaşırırsınız, oradaki bu konuşmayı herkes duydu. Karşı çıkan kişi bunu nasıl başkalarına izah eder bilemiyorum.
Benim önerim başka yerlere çekildi ve tartışma büyüdü, daha yetkili bir abimiz gelip açıklamalarda bulundu, ne biz onun açıklamalarından tatmin olduk, nede onlar bizim söylediklerimizden tatmin oldular. Önerimizi yeniden gözden geçirmelerini istiyorum, bu hem Konya şeker için hemde arıcılar için iyi bir şey olacak.
Solumdaki benim asker arkadaşım. Musa Karasoy, Aksaray’lı 15 ay Ordu da askerlik yaptık. Terhisten bu tarafa 27 yıl geçmiş ve yeni görüşebildik.
Ben fuardan sadece Çin kaşığı aldım. Larva transferinde en basit aşılama kalemi Çin kaşığıdır. Diğerleriyle bu kadar pratik ve hızlı olunamıyor.
Bazı arkadaşlar fuardan alacak bir şeyin yok mu? dediklerinde acil maske ve eldiven lazım diyorum.
Herkes kopuyor.
Resimdekileri zaten tanıyorsunuz, yeni yüz ise Düzceli arıcı, Erkan Kaya.
Birde bana kitapçık getirdi, çok ilginç bilgiler vardı kitapta onu daha sonra paylaşacağım.
Erkan Kaya nın yanındaki genç arıcı ise Düzce den beni görmeye gelmiş, beni görünce ne olacaksa?
Resmin sağındakiler ilk baştaki bu yaz benden ana arı alıp kestirmişti. Bana telefonla bir yorum atmış ve demiştiki, Ali abi ana arıyı kestirdim, ben bittim::)) İsmi ise Ziyaettin Duran. Kap gel bir ruşet demiştim bitecek ne var, sordum verdiğim arı ne oldu diye abi yaşıyor, gözüm gibi bakıyorum dedi.
Ziyaettin ile Zafer abimizin arasında duran ise, Şeref Korkmaz.
Kendisi Ağva’nın köylerindenmiş. Ben Şile biliyordum, şilenin köylerini Yeni Köydan Kömürlüğe kadar hemen hemen hepsini bilirim,hangisindensin dediğimde ben Ağva’nın köylerindenin dedi.
Arıcılık Bilgi paylaşım forumunda , babamın kara kovanı adlı başlıkta arıcılık ile ilgili paylaşımda bulunan Şeref Korkmaz, aynı zamanda Zafer abiyle daha önceden mesai arkadaşları. Kendileriyle tanışmaktan menmun oldum.
Musa Karasoy, asker arkadaşım. Bu esnada festivalden ayrılıp, Zafer abiye çay içmeye gelindi::))
Herkesin yemeği önünde bunun derdi nedir bilmem, tabak elinde.
Bizim ekip çayı tabiki yemek üstüne içer. Zafer abi bizi misafir edip ağırladı, kedisine kabinem ve kendi adıma teşekür ediyorum.::))
Evden ayrılmadan bir hatıra fotosu daha, Fatih sende bizim hacı gibi Efraim abiyi uçur muşun::))
Festivalden sonra mersedese binmemiz bazılarınca yanlış anlaşıldı. Ömrümüz külüstür arabalarda geçti, bırakım birde mersedese binelim ne var yani, garibana çok görmeyin. Kim hatırlamıyorum, biriside bakan mersedese binmiş ama yanlış yere bindi diyordu… Töbe töbe.
Yav arkada 5 kişinin yanında ne işim var. Zaten arkadakiler çift porsiyon beni harcamak mı istiyorsunuz?
Allah her şeyin hayırlısını versin, ne diyem. Bizim açımızdan süper bir hafta sonu oldu diyebilirim. Bundan iyisi can sağlığı, 3 saate neler neler sığmış dimi?
Etiketler: arıcılık festivali
Arıcılık Bilgi Merkezi, Arıcılık gezileri | Yorum Yok »
ARI ÜRÜNLERİ FESTİVALİ VE ARICI MİSAFİRLER
Ekleyen, Ali Türk on 18 Şubat 2012 – 21:38 -
İstanbul arıcılık ve arı ürünleri festivaline gitmek için yaklaşık 1 ay öncesinden karar vermiştik. Bir gün öncesi gidecekler belli oldu. İlhami abide Yunanistan’dan gelenler var senide görmek istiyorlar dedi. Hayret kim geliyor niye görecekler filan dedim. Yarına öğrenirsin dedi. Festivale gitmek için önce Ümraniye vardık, sabah Gebze de toplanamadık,İstanbulda buluşmak daha kolay oldu. Festival yerine girdik, bizi bekleyenler var.
Theodosis Katsaros(Kokini), oğlu ve bir kaç arıcı, arıcı olmayanlarda vardı, sanki 40 yıllık arkadaşlar gibi bir birimize sarıldık. Bu esnada bir poz verin dediler poz verdik, hemen Theodosis beni tutup gel işareti yapıp, arka planda bir kolisi varmış. Koliyi açtı ve bana hediye getirdiğini söyledi. Biz böyle bir şey beklemediğimiz için acayip şok olduk.
Ana arı üretimi için janter parçaları, ana arının içinde doğacağı bayağı büyük ana arı kafesleri ve raki.
Tercüman bunların nasıl kullanılacağını tarif ediyor, kokini de cidi de nasıl kullanılacağı var dedi, ayrıca birde sidi verdi. Beni bırakıp körükçü me hediyesi verildi. Körükçüye polen tuzağı, tabi bizimki, bendeki janeter ekipmanlarına bakıyor, dedim usta ol, o zaman sanada bunlardan getirecekler, acayip bozuldu bizim körükçü::))
Körükçü ye de polen tuzağı ve rakı bile küçüğünü verdiler.
Bu işler olur iken karşı tarafta bizden fazla Yunanlı ve bizden resim çeken kişiler vardı.
İlhami abiyede körük hediye edildi.
Bizi acayip mahçup ettiler.
Daha sonra Sadri abinin standına geçtik. Theodosis Katsaros dedi ki ben belge filan istemiyorum ama bu işi öğrenmek istiyorum, yardımcı olur musun. Bende kendisine bu işi öğreteceğimi söyledim. Ne kadar ilginç işler oluyor, yurt dışından biri sizden bir şeyler istemekte. Tercüman vasıtası ile genel bilgileri verdim.
Theodosis Katsaros, suni tohumlama aletini inceliyor.
Sadri abi en sonunda aletlerin üzerine Demircioğlu ismini yazmış.
En çok komiğime giden ise resmin en sağ baştaki Yunanlı arıcının invert şurup tarifi istemesiydi. Türkiye de işlem tamam şimdi invert şurup nasıl yapılır komşulara da öğretiyoruz. Aslında Zafer abim olsaydı o esnada derdim en iyi tarif bunda diye::))
Ali Şekerli abinin adresini verdim. Birde dil olmayınca acayip oluyorsunuz. Tarifi yapıp İngilizce olarak kendilerine sunacağımı belirttim. Bu arıcıların alayı anladım ki aynı, bir türlü ayrılamıyoruz.
Gene çok komik hadiselerden birisi ise, Kokininin oğlu, Muhteşem abiye senin siyah tavukların yumurtasının rengi nasıl oluyor diye sordu. Bizde dul horoz ve dünür işini anlattık, tercüman koptu , çeviriden sonra karşıdakilerde koptu.
Bu arada bendeki rakı, Sadri abiye geçti, yarın öbür gün körükçü ye polen tuzağı varda bana niye bir şey yok diyemesin diye, böyle uyun görmüşüm::))
Bu gidişle biz bir Yunanistan yapacağız, tercüman aynı zamanda turizmciymiş, en kısa sürede yurt dışı için gerekli belge ve şartları bize iletecek, vize işini biz hallediyoruz dedi. Bakalım ne olacak.
Theodosis Katsaros’a bende bir şeyler hediye ettim. Bizi Yunanistan’a davet ettiler.
Yunanlı arıcıların, festivalden ayrılıp, programa uymaları gerekiyormuş. Bir yere yemek yemeğe gidelim diyoruz, ekipten ayrılmamız yasak dediler, bizde otobüse binip başka yere gidemedik ve en son vedalaşmak için festival alanının dışına çıktık. Toplu bir yemek yiyemedik, tur sahipleri de kimse dağılmasın istiyor. Ne yapalım şimdilik bu kadarmış.
Feshane önünde son fotoları aldık.
Toplu bir foto daha alıyoruz artık arkadaşlarımızın otobüsü kalkmak üzereydi. Gurup rehberi arıcıları toparlamaya çalışıyordu, otobüs dolmuş arıcılar hala poz verip vedalaşma faslını bitiremediler di::))
Ve ayrılıyoruz. Festivalle ilgili detayları daha sonra paylaşacağım.
Hayatımda çok enteresan bir gün daha yaşandı.
Theodosis Katsaros teşekür ediyorum.
Etiketler: ana arı suni tohumlama aleti, arıcılık festivali, Theodosis Katsaros, yunanlı arıcılar
Arıcılık gezileri | Yorum Yok »































































