KIŞ GEÇMİŞ SENELERE GÖRE, BU YIL ERKEN GELDİ

Ekleyen, admin on 15 Aralık 2010 – 23:03 -


Bu seneki deney bu damacana’da olacaktı, daha henüz bitmedi.
Tam montaj aşamasında gripbe yakalandım. Peşindende kar yagdı ve hala Cemil ustanın dükkana ugrayıp hazır hale gelmeyi bekliyor. Dıştan bakıldıgında sadece damacananın agzını göreceksiniz, onunda kapagını yarım kesecem.

Doktorun birisinden kurtulayım derken başka birinin eline düşüyorsun. Birisi Kayseri’li, Dr.İsmail abide Rize’li.


Hacının bahçeden gözüme kestirip, atölyede altını kestiğim damacana.
Buradan besleme yapacağım. Besleme için kap filan lazım degil dökecem içine invert şurubu, atacam üztinede bir tahta, hem yüzsünler hemde, keyiflerine baksınlar.
Süngerlerde bu delik tıkanıp, dışından kapak kapanacak.
Bu sende invertle bir arıyı bahara çıkarmayı hedefliyorum. Bu havalar mutlaka açacak, fakat önce dış kap hazır olmalı.

Muhteşem abi her tarafına köpük sık dedi ama ben bunun arkası ve yanı açılır istiyorum izlemek için.
Bir kaç gün içinde marangoza gidebilirsem tüm malzeme hazır, sadec montaj ve güzel bir havaya ihtiyacım var.

10 Aralık cuma günü sulu kar başlamıştı.
11 Aralık sabah kalktıgımızda her taraf bembeyazdı.
Hala hava soguk, önümüzdeki hafta 10 derece üstüne çıkması bekleniyor.

Havalar yagmadan bir hafta önce sogumuştu. O zaman bir çok kovan kapalı yavruları söküp attı.

15 Aralık akşamı karanlıkta dolaştım bu gün yani. El feneriyle kolonilerin önlerine bir göz attım, çok güçlü ve katlı kolonilerdemn biriside yavru sökmüş.
Arı kendi haline bırakırsan böyle kendisi önlem alıyor.
Bir ay öncesinden yükleme yapıp, bloke yapmış olsaydık yavru olsa bile az olup, o yavruyu sökmezdi.
Geçen sene yavru hiç kesilmemişti.
Bu sene kış birden bastırdı, büyük ihtimal oksalik asit damlatmayı düşünüyorum, hala arılarımda varroa var.

Hava buz gibiydi, zaten 10 gündür filan bu akşam gidip bir kolacan edip çıktım.
Hacıyada bir merhaba dedik, hacıda artık evden çıkmaz oldu.


Arıcılık Bilgi Merkezi | 13 Yorum »

ÖZÜR

Ekleyen, admin on 15 Aralık 2010 – 09:31 -

Bir yorumda, yönlendirmeyle alakalı, daha iyi anlaşılız diye “yular” kelimesi kullandım. Maksadım ise hakaret degildi, hakaret olarak algılandı. Öncelikle, Hüseyin Basri Çalışkandan özür diliyorum.

Arıcılık Bilgi Merkezi | 1 Yorum »

ARILARDA MELEZLEŞME VE IRKLARIN BOZULMASI

Ekleyen, admin on 12 Aralık 2010 – 10:00 -


Arı diğer canlılardan çok farlı bir böcek. En ilginç olan olay bana göre bu gün çiftleştiği erkek arı hemen ölür iken, ölen erkek arının spermi, kraliçe arının sperm kesesinde damızlıklar az yumurta attırılsa 5 yıl gibi uzun süre yaşıyor ve hep canlı kalıyor. Kraliçe arının sperm kesesi en az 8–10 erkek arı tarafından doldurulmakta. Burada da hayret edilecek bir karışım var. Yumurtalar anaarının kanalından geçip petek gözüne bırakılırken hiç bir zaman bir erkek arının spermi bitene kadar sonuna kadar aynı erkeğin spermine dokunmayıp, nasıl sıraya konulmuşsa 3–4 tanede bir başka erkeklerin spermine sıra geliyor ve koloni içinde birçok değişik babaya ait işçi kızlar bulunuyor. Bunların çalışması ve huyları farklı oluyor, farklılık ne kadar çoksa kolonide o kadar verimli olmakta.

Hatta sonbahar ve erken ilkbahar anaarıları verimsiz olmakta. Nedeni az erkekle çiftleştikleri için, koloni içindeki farklılıklar azalıyor, bu tür koloniler benim gözlemim yağmalanmaya daha müsaittir.

Arıcılıkta melezlenme o kadar karmaşa bir şey ki, melezlerin saflaştırılması bazı kaynaklara göre imkânsız.

Saf hatları en iyi izole bölge ve suni tohumla ile korursunuz.
Suni tohumlamanın bir başka işe daha yarar ıslah denilen, istediğiniz ırka istediğiniz ırkı monte edebiliyorsunuz. Bunlar acayip uzun zaman alan işler. Arıcılık dışardan bakıldığında kağıt kalemle çok para kazandıracak bir iş gibi olsa da, içinde bir sürü zorlukları olan bir meslek. Çokta karlı bir iş değildir. Bundan dolayı kimse ıslah işine giremiyor. Islahında nasıl yapıldığı belli değil, birçok kişi şöyle yapılır diye atıp tutması, işin icraat bölümüne hiç yansımamıştır

Islah edilmemiş ve doğal olarak çiftleşmiş en iyi kullanma melezine F1 deniliyor. Mesela Papaz arısı kullanma melezidir ama kullanma melezine gelene kadarki bölümde bir sürü işlemden geçip, hibrit arı olarak piyasaya sürülüyor.
Elinde saf arı varsa bundan anaarı üretip doğal ortamda çiftleşene üst resme göre yazıyorum, Karniol F1 deniyor.
Karniyol F1, anası elimizde saf olarak var. Çiftleştiği erkelere bakın, kendisinden bir tane akraba yok, tamamen yabancı ırklarla çiftleşmiş. Kendi akrabaları olsaydı gene F1 özelliği degişmeyecekti.
Buradaki Oranlara bakıldığında anaarının soyu karniyoldu ve %50 si karniyol, değer %50 lik bölüm ise yumurta bırakılacağı zaman hangi sperme denk gelirse o ırkın baba tarafından %50 ni oluşturacaktır.

Bu tabloya göre, anaarı yumurta atarken, sperm sırası gelenle buluşup yeni bir melez oluşturur.
Şimdi bu karniyol F1 arıdan F2 anaarı üretmeye kalktığımız da, bakın ne kadar anacından uzaklaşıyoruz.
F1 üretiminde Karniyolun %50 sine hakimdik. Bu F1 den F2 üretmeye kalktığımızda bakın ne kalıyor anaç arımızdan.
Arılar 16 kromozomludur, bunun 8 kromozomu anadan, 8 kromozom u babadan oluşuyor.
Yani döllenmemiş anaarı yumurtası 8 kromozomlu olarak petek gözüne bırakılırken sırası gelen İtalyan 8 kromozomlu spermle birleşip, 16 kromozomlu olarak petek gözüne bırakıldı

F2 üreteceğimiz larvayı seçiyoruz, anaarının kanalından petek gözüne bırakılırken sıra İtalyan arısının spermine denk gelmiş. F2 üretimde karniol ırkın %25 şi kalıyor elimizde. Diger %25 ise İtalyan erkeğine ve ırkına ait artık. Bu anaarıyı ürettiğimizde oluşan tablo resmin sol tarafıdır.
Birde bu anaarıyı izole olmayan bir ortamda çiftleştiğini var sayıyoruz. Resmin sol tarafı F1 anaarıdan kalan ve İtalyan a dönüşen kısındır. Resmin sağ tarafı ise yeni çiftleştiği erkeklerin bulunduğu yelpazedir.
İki hat sonrası karniyol arısından ne kadar uzaklaşıldı. bir düşünsenize bu işlem yıllarca devam etmiş, ne ırk belli nede soy, elimizde saf hat varken iki turda geldiğimiz nokta kabaca bu.
Ben bilim adamı değilim ama bu melezleşmenin kesinlikle izahlara ihtiyacı var. Arıcılar bu tabloları bilir ise kimse onları kekleyemez. Kimse kimseyi kandıramaz. Yoksa çok sinek gibi anaarıları isimler koyup yutturma devem edilecektir. Arıcılıktaki verim artışı olmayacak. Yüksek verim için arıcılar kesinlikle kaliteli ve bilinen anaarılarla çalışmalı.

Arıcılık Bilgi Merkezi | 7 Yorum »

BAL ÜRETİM HABERİ VE ARICILIKLA İLGİLİ HABERLER

Ekleyen, admin on 10 Aralık 2010 – 11:58 -

Erzurumda Yerel bir Gazete bir resmimi paylaşmış.
Arı ve arıcılık oldugunda daha önceleri resim bulmakta zorlanıyorduk. Ben bir ara Picasso ya bakmıştım listelenmiş 6-7 bin resim yayınlamışım. Bir çok resim başkaları tarafından kullanılıyor.
Yukardaki gazate haberi yapmış, ve linki tıklayıp haberin sonuna baktıgınızda yasal uyarı yazmış::))
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Modern Yayıncılık ve Matbuat Ltd.Şti ERZURUM Gazetesi’ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bende gazeteye yorum attım dedimki bu yasal uyarı sadece çuvaldızı batıranlar için mi diye::))
Bakalım yayınlayacaklarmı.
Bir haber veya resim sanal aleme düştüğünde bunu herkes görüp kullanıyor, bir Ali Türk veya bu resim şu siteden alınmıştır demek yokmu?????????
Başka bir şey istmiyoruz ki.
Madem bu resim sana lazımsa yaz, yazamıyorsan niye kullanıyorsun diye sordum gitti.
Haberde bayagı tıklanmış hani::))

Buda Yozgat’tan bir haber, resimdeki kişi Mehmet yüksel. Haberi baştan sona okuyorsun hiç bir isim geçmiyor.

Bizim paylaşmış oldugumuz tecrübe ve bilgilerimizi, bize tekrar öğretmeye kalkanlarda oluyor. Bu konuda çok ilginç, yani tereciye adam tere satıyor, sanal alem bir acayip.

Yayın kuruluşlarından bir alıntı yaptıgında bu suçtur bizden izin aldınızmı diyorlar.
http://www.yozgatgazetesi.com/haber.asp?haber=3491


Arıcılık Bilgi Merkezi | 11 Yorum »
Forum