OCAK AYI BİTTİ, ŞUBAT 2010 VE İLK PAYLAŞIM
Ekleyen, admin on 01 Şubat 2010 – 20:36 -
Aylardır invert şurupla zehirlemeye çalıştıgım kara kovan bir türlü ölmedi, hala direniyor, ne olursun öl be::)).
Arılıga gittiğimde ilk baktıgım kara kovandır ve arkadaki çuval ve sıkıştırma bezini aldıgımdaki ilk görüntü buydu. Bu sefer biraz rutubet oluşmuş. Yemlikte ise invert şurup kalmamıştı. Stok durumu ise süper, iç peteklerde yiyecek sıkıntısı olsa en dıştaki ballar içeriye aktarılır. Burada öyle bir durum yok. Son petege atılan invert şurup bile hala serpildigi yerde durmakta. İnvert şurubun en büyük özelliklerinde birisi neydi uzun süre durdugunda bozulmamasıydı. Arı açık balları terkediyor günlerce üzerine gelmiyor ekşime bozulma ve küflenme yok, muhalifler iyi bakın::))
31 Ocak 2010 günü süper bir hava vardı, yeniden invert şurubunu doldurup karakovanı kapattım. Karakovan zehirlenmedi ama birilerinin sinir sistemlerini acayip zehirlemekteyim. Çapsızlar sizi::)))
Beyaz renkli ruşet benim ilk anaarı yetiştirme kutularımdır. Normal kovan çıtaları alıyor ortadan bölüp ikişer çıtalık bölümlü oluyordu.Yandaki ise larva taşıma ruşetim. Basit bir sistemden vaç geçmek arıcılıkta kolay degildir.
Bir sistemi bırakmanız yıllarınızı alıyor.
Aşagıdaki köpük anaarı çiftleştirme kutularını yapıp vaz geçmem iki senemi almıştır. Bunları niye yazıyorum derseniz, hiç bir şey üretemeyip kenardan ahkam kesenlere sesleniyorum.
Bir kaç gün önce birisini forumdan kadro dışı ettim. Beyefendi diyorki, ben iki senedir bu işin içindeyim, burası zaten filimin koptugu yerdir.
İki sene içinde o kadar şeyler yaptıgını anlatıyorki. İki senede arıcılıga yeni başlayanlar bir şey yapamaz, ancak yalancı pehlivanlar gibi kovanın etrafında dolaşır durusun. Yok efendim şunu kullan demişler yok bunu kullan demişler, hani sen bir şeyler başarıp en çok balıda ondan almıştın ne oldu.
Nasrettin hocanın bir hikayesi vardı, arkadaşları atıyormuş ben eskiden söyledim yok böyledim filan, biriside demişki ben degirmen taşını bile kaldırırdım.
Hocaya gelmiş sıra demişki ben eskidende degirmen taşını kaldıramazdım, şimdide kaldıramıyorum.
Ama muhalif sazanın birisi hemen olaya atlayıp, açıklamalarda bulunmuş, heralde kaşıntısı geçmiş::)))
Bu sistemden şimdiki kutulara geçmem bile gene en az bir senemi aldı. Yaptıgım şimdiki kutularda gene sorun yaşadım 2010 modeller nasıl olacak bilmiyorum.
Bu anaarı kutusu öyle bir şeyki, kutu ne zayıf kalacak nede güçlenecek Zayıf olursa yagmalanıyor, güçlenirse kutuyu terk ediyor. Kışa çok güçlü girmesi gerekiyor, bunu benim kadar kimse yaşayıp görmemiştir.
Aşagıda gelecek, bu hafta sonu kontrollerinde 5 kutu yağmalanmış, Olarak bulundu, yanında da bir kovanla.
Bizim hacı kovanları artık talaşla beslemeye başlamış, gayet ucuz.
Demesine göre talaş dökülen yerde ot olmuyormuş, birde ölen arıları takip etmesi daha kolaymış. Çok takip ediyorda kendileri…
Birkaç kovan açtım onca kar ve soguğa rağmen açık ve kapalı yavru vardı, yani yavruyu hiç kesmemişler desem yeridir.
Bir sürü yeni çıkmış işçi ve kapalı yavrular, açık yerlerdede yumurta ve larva mevcut.
Ocak 2010 da yeni çıkmış bir anaarı. Bu kovan bir türlü düzelmedi. Son baharda spermi biten bir anaarının işçileriyle birleştirmiştim. Sonbaharda yetişen analardandı, onuda kesip yeni anaarı çıkarmışlar. Kesin eşleşemeyecek diyemiyorum eşleşme ihtimali var. Bu sene kovanlarda tek tük erkek hiç bitmedi. İnşallah eşleşmeden yumurtaya başlarsa süper olacak erkek lazım ben başka kovandan bu kovana kapalı işçi takviyesi yaparım.
Anasız arıların kanat çırpışı. Kutulardan birisinin anasını alıp bu kovana verdim. Kutuyuda daha sonra yandaki kutuyla birleştirecegim. Ama arı hemen alındıgında birleştirmelerde hep sorun çıktı, bu işler yapılırken meme bile verilecekse, kovan veya kutu anasız oldugunu bilmeli.
Ocak sonu ve hala yavruyu kesmeyen anaarı kutularının çıtalarından.
Varroa maduru bir işçi arı, günsüz dogmuş. Anaarı çiftleştirme kutularında varroalar hayatlarını gül gibi sürdürmekteler.
Anaarı kutularına invert besleme yapıldı. Bu arada 5 anaarı kutusu gümlemiş. Kontrollerde birde kovanın yağmalanmış oldugunu gördüm içini aktım bir şey kalmamış. Hacı diyorki yav hep içlerindeyim, içlerinde olman yetmez kim ne yapıyor hesap sor, arılar uçarken nereye gidip geliyorlar bir bak yav.
Saat 12:34 İlk invert verildi. Ben bu seneyle iki senedir kış ve baharda kek olayını bitirdim. Başkalarınada vermeyin diyorum.Burada olay daha güzel anlaşılacak. Bu şurubu ben karakovana bakar iken hacı abi doldurmuş. Ben karakovanda işimi bitirince gelip çıta çektim yavruya baktım ve kapattım. Aslında planlı yapmamıştım, bir baktımki izah için anlayana çok şeyler verecek.
Saat 14:03, aradan geçen süre yaklaşık birbuçuk saat. İnvert şurup bayagı eksilmiş. Yagmalanmış bir kutuda 1 çıta kadar arı vardı dedimki bu kovana verelim. Açtıgımzda bardak yarıya gelmişti. İlk başta hacı bardagın içindeki üç ölü arıyı almadan şurup dolduruştu bende baktım başka düşenler olmuş oradan iki ince tahta parçası attım. Az sogan doğrayıp, bir çıta arıyıda ilave ettik. Kutuda yavru faliyeti devam ediyor.
Saat 15:05 Arılıktan ayrılırkenki durum buydu. Hem verdiğim arılar anaarıya bir şey yapmasın hemde şurup ne olmuş diye bakayım istedim. Verdiğim arılar kutuya karışmıştı anaarı rahat geziyor, bardagında dibine gelinmiş. Hacı abiye dedimki bana bir bardak daha getir, hem eski bardagı hemde yeni bir bardak daha doldurmuşum. Gelelim kek olayına bu arıya bir avuç kek verseydik bu arı ne kadar zamanda alır hiç hesap ettinizmi. Derdiniz arınıza bir şey vermekse en kısa sürede yükleyip arıyı rahat ettirin, uğraştırıp günlerce yormaksa keke devam edebilirsiniz.
Hemen bu bardak fullenip, yeni bir bardak daha şurup verildi.
Balkondaki anaarı kutusu, anasız kalmıştı. Meme yapmış bende sütünü yemiştim. Daha sonra balkonda bulunan 62 nolu saf karniyolun bir yavrulu çıtasını bu kutuya vermiştim. Uzun süredir de bakamamıştım, bu gün 1 şubat 2010 ve öğlen yemeginde kutuyu açtım. Anaarının çıktıgı meme ve bozulan meme yan yanaydı.
Arıcılık Bilgi Merkezi | 6 Yorum »




