EMANETLER YERİNE ULAŞTI
Ekleyen, admin on 09 Ekim 2009 – 09:00 -Kışın bendeki karniyolun kovanına bakıyordum ne yapıyor diye, görüntü berbattı kovan önü bulaşıktı, yagmalandıgını anladım, hacı ise o karniyil dünde çok iyi çalışıyordu diyor hala. Bu benim için soğuk bir duştu, hemen kovanı baştan sona taradım anaarı yok. Tekrar taradım malisef anayı bulamadım.
Başka bir amaçla 31 nolu karniyol F1 de İzmir’de. Almayadan gelen hariç benim ürettiğim üç adet F1de aynı postada, 3 ekim gecesi İzmire gitti. 31 nolu karniyol F1 ruşette yolladım yaklaşık 3 çıta arısıyla. İnşallah diğer üç karniol F1 de sağ salim kabul etirilirde hayırlı haberlerini alırım. Baharda bir tane karniyol F1 bulamıyordum, şimdilerde hediye ettiğim karniyol F1 sayısı 50 taneden fazladır. İzmir’e gidenlerden ikisi Almanyadan gelen Karniyol F1 ve 3 tanesi benim üretimim f1 lerin yolculuga çıkarılması bayagı komik sahnelere neden oldu.
Tüm bunların yaşanmasına sebep olanlar içinde en büyük paylardan biriside Mehmet Yüksel kardeşimdir. Bu işlerde emeği geçenlere ne kadar teşekür etsem azdır. yazının finali ise ::=))
Bir kovan ile ruşeti, İzmir’e otobüs ile yolcu ettik.
Gündüz kovanı ve ruşeti hazırladık ve anaları her ihtimale karşıda kafese aldım yolda bir şey olmasın diye.
Gece terminale gittik, İzmir otobüslerine eşyamız var diyoruz. Hiç birisi bakmıyor, eşya almıyoruz, kargoya verin demekteler, sanki biz kargoya vermesini bilmiyoruz.
Otobüsün birisi dediki eşyayı göreyim dedik ki gör.
Hacı diyorki iki sandık balımız var::))
Şöför akarmı diye sormakta dedikki yok akmaz. Hacıylan pazarlıga başladılar, 10 lira vereyim karşı taraf dalgamı geçiyorsun diye aldı başını gidiyor, ben ise dur yav nereye gidiyorsun hem ne oldu niye dalga geçelimki filan, 20 versin yok, o zaman ne istiyorsun 40 lira dedi, yav yolcu bileti 35 lira degilmi? filan derken tamam ben verecem dedim, hacı ise ağlanıyor çok diyor hala.::))
Hemende araba bizi bekliyormuş koştura koştura tuttuk sandıkları yükledik, telefonu zor aldım otobüstekilerin, otobüs hareket etti, oh be dedik::))
Birisi sabaha kadar uyumadan balları bekleyip, birde orada cingar çıkmış, bize bal dediler di bunda arıda var diye. Demekki balın kokusuna arılarda kovana girmişler::))
Yolda hacı yalan söylemedik dimi dedi bende yok abi ne yalanı söyleyelimki dedim.
Buna benze bir hadise yaşamıştık daha önce, bizim Kadir Gürkan bey, Gebze Bal Birliğinin sitesine bilgi veriyor. Üyelerin alayı, bal, arısütü, propolis, ve polen üretiyor, içimizden birisini çıkardı dediki o hacı ona bunu anlatamayız.::)) Arkadaşlardan birisi dediki ötekilere nasıl anlatacaksın, bizim başkan dediki abi, kovanlarda saydıklarımızın hepsi var, yani üretiliyor ama biz almıyoruz ::))
Burdan yola çıkıldıgında gönderdiğimiz kovanların içinde bal zaten vardı, onun için yalan degil dedim::))
Öyle degilmi sizin kovanlarınızdada propolist, polen bal ve yavru oldugunda mutlaka arı sütü vardır, ister alın ister almayın::)))
Hacının en son söylediğine gülmekten karnım agrıdı. Ya otobüs söförü mola yerinde kovanda bal var, tadına bir baksak derse ne olur::)))
Arıcılık Bilgi Merkezi | 9 Yorum »
İTİNA İLE EMEKLİ DOKTOR BESLENİR
Ekleyen, admin on 07 Ekim 2009 – 20:10 -Allah gözünü doyursun dedim içimden, misafir kıracan olmayacak.
Bu arada bayagı bir yükten kurtuldum. Bende bulunan bir masa saati, bir tesbih, bir çakı, bir çuval fındık, bir kavanoz Niğde balı ve biraz armut, ayrıca bir poşette muhtelif sebze tohumlarını vererek işi bitirdik.
Oh be dünya varmış::)))
Evde birde çay içelim dedik, aç karna çaymı içilir dedi. Buyrun o zaman hışırı bir tanıtayım size diyerek evden balıkçıya gittik.
İlhami abininde hoşuna gitti hamsiler ve en çok hamsiyi o götürdü, ilk masadan kalkanda bendim. Sonra hacı abinin beeofice’deyiz. Hemen gelecegimizi duydu ya biz gelmeden çayları hazırlamış bir çay içip hazırda Ankara’ya gidecek analardan İlhami abiye bir tane verdik. Sonrasında herkes işine, gücüne dağıldı. Kısa ama güzel bir ziyaret oldu, demekki bunun için diyorlar ziyaretin kısası makbul diye::)))
Bu arada bir yerden emanetlerden kurtulurken, biryerdende emanetler artıyor. Şimdide Mehmet Yüksel’i bekliyorum, emanetlerini alsın diye, yoksa ben yapacağımı bilirim ona göre::))
Bu arada fıdıkları bize yollayan Emrah Karadeniz kardeşimede çok teşkürler ediyorum kendi adıma ve arkadaşlarım adına.
Bu arada şu anaarı işine bir türlü son veremiyorum, anaarı satmak güzelde, sonu bunların hüsranla bitecek. Arkadaşlarım beni uyarıyor ben anaarı isteyenleri uyarıyorum hala arıcıların önüne geçemedik. Yavhu son baharda üretilen anaarıdan ne beklenirki. Diyorlarki 10 çıta arım anasız kaldı, birleştirmede yapamam ee bana acil anaarı ver, bahara çıkarsın yeter. Tabi bu verdiğim anaların kutu gözlerinide iptal ediyorum. Bu saatten sonra ne yapılabilirki. Şimdi işin arıcılık adına boyutlarını düşündüğümüzde baharda kimse anaarı degişmiyor, bu bence en büyük eksiğimiz. Siz en kaliteli anaların oldugu zaman anaarının yüzüne bakmayacaksınız. Sonbaharda bir sürüarıcı anaarı peşine düşüyor, bu anaarı isteyenlerde bence arıcılıktan anlamıyor. Anaarı arıcılıgın asında her şeyi. Bu konuyla alakalı bir yazı yazacagım birde link vereceğim herkesin okumasında fayda var sanırım.
Linki vereyim sizin biraz bilginiz olduktan sonra gene yazı yazarsam daha iyi anlayacaksınız konunun önemini. İş anaarı üretiminde erkeklere dayanıyor. Kaliteli erkek üretilse bile bunun seçimini yabancı ülkeler biliyor ve damızlıklarda kullanacakları erkekleri başka metotlarda topluyorlar, buna bir ara az deginmiştik, balonla erkek topluyorlar çok yükseklerde.
http://www.uludagaricilik.org.tr/dergi/2008/2008-3/Dergi2008.3.2.pdf
Bu makale hem anaarı alacaklara, hemde anaarı üretenlere bir çok fikir verecektir. Makale ise bir çok yabancı kaynaklı araştırmalardan özetlenmiş.
Arıcılık Bilgi Merkezi | 5 Yorum »
3 EKİM 2009 GÖZLEMLERİM
Ekleyen, admin on 04 Ekim 2009 – 23:55 -2007 yılında büyük arı kayıpları olmuştu ve ölen arıların en çoguda kafkastı. Şimdilerde ise buralarda son bahara tam girmeden arı kayıpları başladı. Aynı bölgede bende sorun olmamasına rağmen bir çok kovan kapatıldı. Sebebide bu çok tartışılacak ama kafkas arısından kaynaklanıyor. Ben burada karniyola yavru yaptıramadım kafkası bir düşünsenize, agutostan beri garibim kış gelecek diye beklemekte. Bekleye bekleye nufusu düştü, birde kafkas arısının huyu pis yağmaya meyilli gittiği yerdede öldürülüyor, sonra yağmayı kendi kapısında görünce geberip gidiyor. Onun içindirki kurak aylarda kafkaslan ugraşmak dahada zor.
Türkiye’deki arıların hemen hemen %90 nı kafkas ve çok ileri melezleri, ileri melezlerine bazıları yerli diyor. Memlekette yerlimi kaldıki kafkas sayesinde. Bir başka not ise ölenlerin kafkas oldugunu doğruluyor bu ölen arılarda bal çok varmış, bal var arı yok anlayacagınız.
Daha önce bir gözlememimiz daha olmutu, bir ara anaarı kutusu arılandırdık ve içinde bazı kutu gözlerine verilecek yavru yoktu, 10 gün sonrada İlhami abinin arılıktan alıp geldik bir çogu yalancıya kaçmıştı. Arıda kapalı yavru yada ümüdi varsa uzun bir süre yalancıya kaçmıyor. Bu kutu, bu gözlemleri yapmama vesile olmuştur sizlerlen paylaşıyorum. Gözlemimizde henüz bitmemiştir.
Öldürülecek olan analar ise belli bir süreliğine bu anasız kovanın üstüne bırakıldı.
Verdiğim yeni karniyol analardan 5 tanesi kabul görmüş birisi kesilmiş.
Buradaki kovan ise çok ilginç Trakyadan beri anasız bir kovanım vardı hala analandıramadım. Yalancıya kaçtı şu ana kadar iki adet anaarı kesti. Bende başka kovanlardan arılı ve yavrulu çıta verip degişik bir metotla kovanı düzeltiyorum gene anaarı kabul ettiremedik. Gene yalancıya kaçırdım birde ormana ne kadar gidip gelsem ramazan ayı içersinde istedigimiz zamanlar gidemedik işte.
Gebze’deki bir kovanda yalancıya kaçmıştı bende bir şey denemiştim. Yalancıya kaçan kovanı anaarı bankası yaptım. Yalancılar bir müttet sonra yumurtayı kestiler. Bende anaarıları kovandan aldıktan sonra birisini o kovana bıraktım sorunsuz devam etti .
Aynı sistemi burada yaptım şimdi, kovanlardan aldıgım anaları bu kovanın üstüne bırakıverdim kafesli. Fakat yalancılar devam ediyordu. Tekrar arılı ve yavrulu çıta verdim ve plastik kafesteki karniyol f1 anaarı kovana bırakıldı akıbeti gene meçul bakacagız.
Burda ayrı bir not dümek gerekiyor, bu kovan aylardır anasız ve henüz sönmedi ve yagmalanmadı. Anaarıyı bir kabul etse, gerisi kolay, kovan içinde iki çıta filan arı var inatla oda, bende, işimize bakıyoruz.::)) Yaklaşık 10 gün önce kovanlarda polenli çıta bulamadım, resimleyebilmek için. Çünkü arılarımıza kek verdiğimiz halde yavru yapmamışlardı bende bunun nedenini arıyordum. Arılarımızın yavru yapmamasının nedeni polensizlikti. Elimdeki arı dünyanın en hızlı üreyen ve yavru kabiliyeti çok iyi olmasına ragmen, dışardan polen gelmiyorsa ve içerdeki polen stoguda bittiyse arınız ne kadar iyi isede yavru yapamıyor. Bunun tespitini yapmış bulunmaktayız.
http://aricilikfilimleri.blogspot.com/
Arıcılık Bilgi Merkezi | 3 Yorum »
KUTSAL EMANETÇİ GİBİ OLDUK::))
Ekleyen, admin on 02 Ekim 2009 – 18:00 - Sandıkları otobüs terminalinden eve çıkarıp, meyvelerin yeşillik ve olgunluguna göre dizmişim ve yatak odasındaki boş bir köşeyeye yerleştirmişim. Atalarımız demekki böyle durumlar için yemede yanında yat diyorlar. Yediğini yiyorsun yemediğininde yanında yatıyorsun. Odaya bir giriyorum nefis armut ve amasya elması kokusu sarmış, acayip hoş yani.
Geçenlerde çakımız yok diye mırıldandıkya, neşterimizide havaalanında kaptırmıştık. Neşter sıkıntısıda kalmadı, bizimki ameliyathanenin tüm neşterlerini yürütüp bana getirmiş, şimdide dedimki insan birde sap yürütürdü, bu kadar sapsız neşteri ne yapacaksak. Çakımızın olmadığının mırıldısını duyan Vecdi abimiz gidip 4 çakı birden almış, hemde kemik saplı. Hadi benim çakım yok diğerleri nedir derseniz Vecdi abim derki ekibine dagıt. Birisi Muhteşem abinin, birisi Mehmet Yüksel’in, birisi Ali Şekerli’nin, hadi yurt içini hallettik Almanya’ya nasıl gönderecez. Çakı harici daha Almanya için yola çıkıp ve tarafıma ulaşmamış fındıklar var. Bu arada bir karışıklıga getirip hepsine nasıl konarım ince hesaplar peşine düşmüşüm.::))
Onun için emanet sahiplerini yanıma çagırmam en akılıcası dimi???
İşinize gelirse::))
Trakyalı Şenol efendiye alınmış 2 kg. tartar kreması, invert şurup için. Bu da emanet ama malın parası benden çıktığından kendisine vereyimki paramızı kurtaralım::)))
Şenol’cugum tartar için gelmene gerek yok, saatide tartarın içine koyup yollarım, iyi çalışmalar dilerim canım benim::))
Bu emanetler ise kaç aydır duruyor, birisi Şenol’un, tesbihli olan ise Muhteşem abinin, ah be Vecdi abi başımı belaya soktun, sanamı kaldı millete hediye almak, sadece bana alsan yeterdi::)) Saatlerden biriside benim .
Bir emanet arı vardı yakında yolcuydu peşinden ikici arı çıktı. Birileri arı hasretine dayanamayıp, beni aradı dediki benim arıyı yolla, arılarla birlikte bir kaç adette kendi üretmiş oldugum karniyol F1lerde var, bazılarının ise bu son şansı::))
İnşallah hafta sonuna bu emanetleride yerine ulaştırmayı düşünüyorum bunların içerigi daha sonra açıklanacak, belli bir proje için yapılmakta bu işlerin bir kısmı. Doktorun çürük dediği ruşeti hacı boyamış. Mesayi sonu gittim pırıl pırıl duruyor dolayısıylada hacı güzel olmuş dememi bekliyor::)
Nasıl olmuş dedi, ruşeti bir kaldırdım::))
Zaten ben bu doktoru tanıdığımdan beri iki yakam bir araya gelmiyor. Bir başka önemli detay ise erkek doktorların teşişleri dahada sorunlu. Az bir alıntısı bile durumumun ne kadar sakat oldugunu göstermeye yetecektir, yazının tamamı ise linkte var::=)))
“Son olarak iki noktayı daha ekleyelim.
İlki şu: Britanya’da tıbbi performansla ilgili yapılan büyük bir araştırmaya göre, kadın doktorların erkek doktorlardan daha güvenilir olduğu ortaya çıkmış. Kadın doktorların isabetsiz teşhis koyma oranları erkek doktorlara göre daha azmış.”
“İkinci nokta şu: Krizden etkilenmeyen iş alanlarının başında cenaze hizmetleri yapan sektörler geliyormuş. Vadesi gelen, “kriz var, bari şimdilik masraf çıkarmayalım” diyemeden gidiyor demek ki… Anadolu insanı kefen parası diye yastık altına para atmakta haklı mı dersiniz?”
Buda benden bir espiri olsun.
Bir ara bir mezarlık müdürüde demişki; Gayret sizden hizmet bizden.
Düşünsenize ölmek için gayret edeceksiniz, biriside size hizmet edecek::)))
İşin garibi tıp doktorları grevdeyken ölüm oranları %50 azalıyor, güzel bir araştırma, çok şükür doktorların birisinden kurtulduk, çünkü emekli oldu sayılır::)))
http://www.haber7.com/haber/20091002/Bu-rakamlar-dogruysa-tam-bir-felaket.php
Arıcılık Bilgi Merkezi | 3 Yorum »


