7 HAZİRAN PAZAR ÇALIŞMALARIM VE İZLENİMLER

Ekleyen, admin on 12 Haziran 2009 – 11:40 -

Pazar günü Gebzedeki arıların kontrolleri vardı. Şu sıralar en gıcık oldum kovan bu, şampiyonun üç kızı vardı birisini bu kovan kesti. Şimdi kovanı alıp başka bir yere koydum tüm tarlacıları başka kovana yönlendirildi.
Bu sene oğula giden arılarla ugraşmanın bir başka yolunu buldum, anaarıyı aynı kovanda tutup kovan ve anaarıyıda kontrol edebiliyoruz. Bu kovanda oğul merakı var ve çalışmıyor, anaarıyı kata aldım aşagıdada memeler var. Bu yöntemde maçın uzatma dakikalarına kadar elimizdeki hazır anaarıdan yavru yaptırıyoruz. Bu saatten sonrada benim hazır anaarı sorunum kalmadı. Anaarı sorunu olanlar bu yöntemide deneyebilirler.
Gebze’de zaten fazla sorunlu kovanda kalmadı. Sorun çıkaranları istedikleri işi yapmaya başlatıyorum. Sen oğula gitmek için mememi besliyorsun, al o zaman benim yaptığım memeleri besle diyorum.Bu kovan Muğla asıllı. Oğula meyletti anaarısını bir kaç çıtayla aldım, sonra memeler beslettim. Besledigi bir memeyide bu kovana bıraktım. Sözde kestaneye gidecekti, fakat işçiler hala oğul verememenin acısını yaşıyor, yeni anaarıyı tekrar yoldan çıkarmaya çalışıyorlar. Yeni anaarı o kadar güzel yavru yapmasına rağmen gene bir sürü kapalı memelere denk geldim. Birde bu kovandan bunu hiç beklemiyorum, anaarı yeni yumurta atmış ve bundan sonra sorun çıkması çok zor, fakat işçilerin eski zihniyetlerini unutmuşum. Bu yavrularda bu yeni anaarının.
Aynı kovandan başka çıta. Bu çıtada sırf larva fakat bu çıtadada anayı degişmeye çalışma çabası var iki meme dikilmiş. Bence sorun yok şu tarlacılar bir degişsin bakayım sonuç ne olacak. Gebze’deki acil bakımlardan sonra ormandaki arılarıma hareket ediyorum.
Yol kenarında böyle bir kaç yer var hepsindede görüntü aynı. Orman işletmesi bir şeyler yapıyor ama nedir bilemiyorum.
Büyük ihtimal ormanda bazı mücadeleler yapılacak mücadeleyi yapacak böcekleride burada kuluçkaya yatırmışlar.

Arılıga giderken etrafıda inceliyorum. Bu sene buralarda bu çiçekler açık, heralde yagışların uzun sürmesinden olsa gerek. Halk arasında kerepeten denen bir çiçek. Aynı çiçegin beyazıda mevcut.

Yerlerde acayip böğürtleğen açmış, boyları bir karış yok ama çiçek yumagı.Birde resim çekerken arı geldi.

Bögürtleğen ve kerepetenler acayip güzel görüntüler vermiş kırlara.
Kovanlara verilen 1 kilo civarı kekler ise ancak bir haftada yarısını tüketebilmişler.
Bir hafta öncesi buraya taşıdıgım kovanlar erkek arıları kovan dışına atmaya başlamışlardı. Bu o zaman için iyi bir şey degildi ve işler yolunda degil anlamını taşıyordu. Bu sene bu arıların hedefi ise Trakya balı. Bu yüzde hemen birer kilo kek verdimki bu zamanlarda atılacak yumurtalar Trakya’da tarlacı olsun. Bir kovan için bir kilo kek hiç bir şeydir miktar olarak. Yıllık her kovanın 500-600 kilo bal gideri oldugu düşünülürse. Kek zaten besleme ve yüklemeler için uygun bir mamülde degildir. Arılarımıza kurak zamanlarda yavru attırmak ve güçlerini korumaları için gerekli. Arı kurak zamanda birde moralli oluyor ve ugraşacak bir şeyi var. Sizin şimdi 30 çıta arınız olsun onu sokun Trakya bal akımına birbuçuk ay sonra arı bitiyor. O kurak dönemde arılarımızı başı boş bırakmayıp gelecek senenin arısı oluşturulmaya çalışılacak. Biz bundan sonra eski hatalarımızı tekrar etmez isek son bahara güçlü arılarla girecegiz. Bunları önceden bilmemek bizlere çok pahalıya mal oldu. Yurt dışında bir sürü sözde arıcılarımız var fakat bize oradaki yaptıgı uygulamaları aktarmadılar. Kitaplardaki bilgiler ise yaz ortasında güçlü ikiye arıyı bölün kışa sokun yazılarıyla dolu. Bu gelecek sene arısı ve kış arılarınıda Mehmet Yüksel’in bilgi aktarımına borçluyuz. Artık insanlarımız yazılara degil görsellere bakıyor. Bunuda uygulayan biri paylaşırsa süper oluyor.

Tüm kovanlar erkeklerin işine son vermiş gibi. Bu bir yönden sevindirici bir yöndende sıkıntı içerir. Sevindirici olan şudurki, kovanlar erkekleri dışlayıp öldürüyorsa diyorlarki biz artık sezonu kapadık bundan sonra oğul filan vermiyecem der.Bu söylem güzel. Sıkıntı olansa buralşarda nektar gelimyor bizi bularda fazla tutma diyorlardı, bu olayda geçişmiş nektar gelmesi güzel. Güzel oldugunuda aşagıda anlayacaksınız. Bunlar arıcılıktaki ufak tefek püf noktalarıdır ve önemlidirler.

Ormandaki arıların içindede bir Muğla var, oda erkekleri kırıp ben artık şimdilik oğul filan düşünmüyorum diyor ama ben bu arıya güvenmiyorum. Bir kaç hat ilersini ürettim pek saldırgan değil ama ne yapacagıda hiç belli olmuyor.

8-9 çıtayken buna kat atmıştım sıkışıp başımı belaya sokmasın diye, peşindede kendisini ormanda buldu. Şehir içinde bu tür ırklara bakım yaptıgınızda komşulara sataşma oranı yüksek. Dalaklar sallandırmış, iki ham petek verdim. madem petek öreceksin buyur. Biraz daha kuvetli olsa alt kata vermek lazımda pekte dagıtıp işlerin yavaşlamasını istemiyorum. Alt katlara aralara petek atarsanız arıyı, o petekleri ördürmeye mecbur bırakırsınız. Bu arıda o güç pek yok, gelirde dengesiz.

Muğlaya hala oğul konusunda güvenemiyorum. Bu arıyı sıkıştırmaya gelmiyor. 20 gün daha kontrolde oldumu gerisi önemli degil, Trakyada istesede sıkışamayacak.

Bu sene ürettiğim karniyol melezi anaarılar. Yavaş yavaş kovanların tamamını karniyol melezleriyle donatmaya başladım. Trakya bal sagımından sonra ise %90 kovanlarımı karniyolla analandıracağım. Bunu neden yapacağım defalarca yazdım gene yazayım. Bu arı her mevsim kalabalık oğul riski olmadan çalışabilen bir arı. Şimdi Mehmet Yüksel’in arılı kovanları bizde olsaydı kaç sağım yapardım diye hayal ediyorum. Bahar balını al, nasılsa arıya 20 çıta kuluçkalık bırakılmış çıtaların bloke olması anaarıya fazla sorun olmuyor. Aynı arıyla kestaneye git, oradada sagımını yap, arı hala aynı güçte, sonrada trakyaya git ayçiçek balını al. Formül aynen bu ve bunu ilerde herkes uygulayacak, yapılması gereken ise her kovana üç kat lazım.alt katla birinci kat arıların onların balına dokunmuyoruz. 3. ve 4. katlarda arıcının. Bu sisteme ayçiçek sağımından sonra ağırlık verecegim. Arıyıda pürene güçlü sokabilmek için sagımdan hemen sonra arılara herkes kek ayarlasın. Aşagıdaki resimde bu yılın karniyollarından. Bana arı övenler var, övülen veya tavsiye edilenlerin kriterleri neler oldugunu duymak istiyorum.

Arılıktaki gözlemlerim olumlu geçti acayipte arılar çalışıyordu. Bu arı trakyada üretilen karniyol melezi 2008 ana. Son baharda Trakya dönüşü iki çıtayla geldi, malzemelerin içinde unutmuşuz arılıkta degilde Gebze’de açtık. İki çıtaydı, son bahara 4 çıtayla girdi. Baharda o kadar arı sollayarak bu duruma geldi. Şu an 25 çıta filan arısı var. Arılıktaki en ballı kovanlardan biri, burada sağım yapamazsak Trakya’ya gittikten bir hafta sonra tüm kovanlar sağılmalı.

Ormandaki arılarımın yanında yörükler var, yaz kış ormanda yaşarlar. Yörük Mehmet abi vardı görünmüyor, oğlunu gördüm baban nerede?, dediki biraz rahatsız. Petek balıda çok sever. Abi işin bitince gel çay içelim dedi. Bende gitmişken bari ikramda bulunayım dedim. 1 nolu kovanın katından bozacak çıta arıyorum. En son bu çıtada karar kılıp kovanın üstünde bıçagı bastım.

Bu iş hemencecik olmuyor, belli bir sürede yaptım, ne kovanın kendisi nede komşu kovanlardan sataşma oldu.Birde maskesiz yapıldı bu iş. Bu şu demektir dışardan çok iyi nektar geliyor ve arılar yagmaya gerek görmüyorlar.

Dilimleri poşete attım bu aradada biraz bal yaladık, bal tuttukya.

Sonrasında yörük mehmetin barakasına ve agılına uğrayıp kısa bir ziyaretten sonra, Gebze’ye gelmek zorundaydım yavru kapatan anaarıları toplayıp gidecekleri yerlere ulaştırmam gerekiyor.

Anaarı işleri çok titizlik ve kayıt içeren bir iş. Yaptıklarını yazmadınmı ne yapacagınıda bilemezsin deli koyun gibi döner durursun anaarı kutularının içinde.

Erzincan’ın ikici posta anaarılarınıda yolladım, ilk turda istenilen sayıyı tamamlayamamıştım eksiklik giderildi. İnşallah hayrını görürler.
Not:
12/06/2009 Tarihinde saat 17:00 Çok şükür, Muhteşem abi yogun bakımdan normal servise geçmiş.


Arıcılık Bilgi Merkezi | 3 Yorum »

İNŞALLAH GENE ŞAKA YAPIYORDUR::(((((((((((

Ekleyen, admin on 09 Haziran 2009 – 14:13 -

Muhteşem abim dün gece kalp krizi geçirip yogun bakıma kaldırılmış. İnşallah hayırlısıyla acil şifalar diliyorum. Eşi 7 gün yogun bakımda kalacak dedi kaplte kanama varmış durdurmaya çalışıyorlar.Dua etmekten başka çaremizde yok.

SON DURUM

Muhteşem abiyi 9/6/09 saat 16 gibi ameliyata almışlar. Gece 23,30 da hala ameliyattan çıkmamıştı. Üç damarı degiştirilmiş, kalp duvarındaki yırtıkğa yama yapılmış, bu nedenle ameliyat bitik ama yeniden kanama olursa şüpesiyle bekletiyorlar. Bizlere söylenen bu.

Saat 24 te gelen telefon ameliyattan çıkmış yogun bakıma geçirmişler. Doktorlar iyi oldugunu söylemişler. Ne kadar uyutacaklaar belli degl hadi hayırlısı.



10/06/2009 Saat 11 de,Muhteşem abiyi nihayet uyandırıp konuşturmuşlar, telefonda eşi Meral abla çok mutluydu. İnşallah her şey yolunda. Biraz yatsın bakalım.



BENCE BU ARICILAR DELİ

Saat 12:25 Muhteşem abinin telefonundan aranıyorum. Ses kurtlar vadisindeki,İskender Büyük gibi, derinden ve cansız. Yogun bakımdayım daha ölmedim benden kurtulamazsın. Benimle uğraşanlar doktorların eline düşüyor bu hala kaşınmaya devam ediyor. Böyle telefonlara can
kurban. Hadi kefeni yırtın bakalım.

12 HAZİRAN 2009
Muhteşem abi iki önemli 24 saati atlattı. Biri ilk 24 saat, ikincisi ise ikici 24 saat. Ameliyatlarda ilk 48 saat çok önemliymiş. Çok şükür bu süreler geride kaldı. Hala yogun bakımda ama yakında normal odasına geçecek inşallah. Benden telefonla yada ileti atarak bilgi isteyenler oluyor. Bu son satırlarımı saat 09:00 da Meral ablayla görüştükten sonra yazdım, bu kadar agır bir ameliyattan geri dönmesini sevenlerine ve çok çalışmasına bağladı, duanızı eksik etmeyin dedi. İnşalla yakında görüşürüz.

Muhteşem abiyi bu gün yogun bakımdan çıkaracaklarmış bu saat itibariyle yenge bekliyoruz dedi. İnşallah sorunsuz çıkıp gelir. Daha doğrusu normal servise geçecek demiş doktoru, saat 16:00 da hala geçmemişti. Bende durumları öğrenmek için telefon etmekten sıkılıyorum artık. Ee yeter artık derlermi diye ama şimdilik öyle bir durumla karşılaşmadım. Hayırlısıyla bir kalksaydı da gerisi öenmli degil, bekleriz be.::)))


Arıcılık Bilgi Merkezi | 32 Yorum »

ŞOK ARA HABERLERİ

Ekleyen, admin on 09 Haziran 2009 – 08:47 -

Dün saha çalışmlarımız esnasında çatıdaki arı kovanları ilgimi çekti, çekmezse çatlarım zaten::))

Arı kovanlarının sahibi ise Giresun’lu “Süleyman YILDIZ”. Resim çekip haber yapayım dedim dur arıların yanına çıkayım dedi. Hadi çık bakalım derken aile efratı yavaş yavaş çatıya çıkmaya başlayınca çekimi durdurdum.
Şehirde arıcılık, arıcıları çözüm üretmeye zorluyor, iyide olmuyor degil.
Süleyman Yıldız kardeşe bol ballı yıllar diliyorum, haberi bu gün sitede görmek istediklerinden orman haberi biraz geçikiyor.

Cumatresi kaptanlara bizim Kadir Gürkan’dan anaarı işaretleri götürmüştüm. Düz pullar var birde böyle numaralı olandan vardı, 5 yılın tüm renkleri var. Her plakada 100 numara var, tüplerde ise gene 100 pul bulunuyor.

Bildiğiniz gibi kaptanların bir karniyolu bende. Yerinede 2009 karniyol vereyim dedim çok sevindiler. Tabi bu esnadada acayip cinlikler geldi aklıma. Muhteşem abiye dedimki abi ürettiğim karniyollardan birisne yeşil bir numara yapıştırıp alın diye teslim edelim dedim.
Muhteşem abi ise daha iyi bir fikir verdi.::))
Abi niye karniyol verecenki dedi, nasılsa sende Muğla var::))))
eee dedim üret iki Muğla ver.Bir degil iki verince daha çok sevinirler. Gülmekten kırıldık, demesine göre arı ırklarımızada sahip çıkmış olurmuşuz::)))
Böyle pulcuklarda var, bana İsmail Kenbiloğlu hediye etmişti bu yeşilleri. İnşallah F1 yetiştirdigimde bu pulları onlara takacam.

Çok pratik bir işaretleme aparatı. Anaarıyı hiç tutmadan petek üstünde sıkıştırıp, ister ,boyayın isterseniz numara veya pul takabilirsiniz. Kadir başkandan aldım elinde iki tane kalmış birisine el koydum. Uygulama resimlerini yakında görürsünüz.


Arıcılık Bilgi Merkezi | 1 Yorum »

DOLU DOLU İKİ GÜNLÜK HAFTA SONU

Ekleyen, admin on 08 Haziran 2009 – 10:33 -

6 Haziran2009 günlerden cumartesi. Kendime izin vermişim bu gün arı ve arıcı yok. Haremde münübüsten indim. Üsküdar evlendirme dairesini soruyorum, diyorlarki buradan 20-30 dakikada ancak varırsın. Ben biraz yürüyeyim dedim bir sordumki burası dediler, hayret 10 dakika sürmedi.
Mekan çok güzel, kız kulesini biraz ileriye geçin, bogaziçi köprüsünü gördünüzmü tam orası işte. Yeniden evlenmek filan isteyen olursa bu mekanı tavsiye ediyorum. Burada işim bitti, Zafer abiyle buluşacaktık, tornacı memeleketten gelmemiş. O zaman buluşmaya gerek yok dedim telefonda. Yarım saat sonra gene aradı bak saaat akşam 7 ye kadar boşum diye.
Resmen kaşınıyor, abi madem kaşınıyorsun gel dedim. Bu seferde arabaylamı geleyim dedi, arabasız niye geleceksinki tabiki arabayla gel. Bogazı seyrederken yakınlarımda bir yere gelmiş beni bulamıyor aman dedim yerinden ayrılma geliyorum. Gidip kendisini buldum. İstikamet Beykoz, Akbaba köyü. Saim abi kavacıktayken beni arayın dedi ve ekledi aman bir şey yemeyin diye.

Kavacıkta aradım, tamam ben köye iniyorum köy içinde bekleyin. Biraz bekledik hemen geldi ve yemege geçtik. Bu ne biçim iş anlamış degilim. Bu gün arı ve arıcı yoktu. Yemekten sonra arılığa geçtik.

bazı kovanları açtım kestane nektarı gelmeye başlamış koku vardı. En büyük kayıpları ise örülü petekleri az. Seneye daha iyi olur,şimdilik ham peteklerle en iyisini yapmayı düşünüyor bazı kovanlarıda birleştirmesini tavsiye ettim. Benim bu konudaki birleştirme tavsiyen iki kovan yan yanaysa ikisinede akşamdan koku verip ertesi günü kovanların zayıf olanını oradan 5-6 metre uzaklıkta başka yere koymaliki işe giden eski yerine gelsin ve kendi kovanı olmadıgı için orada bulunan kovana girecek. Yerinden aldıgınız kovan aynı arılıkta olacak. Bu işlemi yaptıgınızda iki kovanınızda duruyor birinin tarlacısını öbür kovana yönlendirip yüksek verim alıyorsunuz. Bu sistemi ben daha önce denedim. İşlem nektar başladıgında yapılırsa çok iyi olur. Zaten tarlacıların ömürleri çok kısa en uzunu 20 gün, eski kovandada dursa ölecek. mevcudu iyi kovanda olursa verim katlamalı olarak artıyor. Bu yöntemi kendim düşünerek buldum. Başka destek şekilleri var ama bence en iyisdi bu.
Sayim abinin amcasının oğlu, ikiside aynı zamanda arıcılıga başlamışlar. Buradaki kontrol ve tavsiyelerimizi bitirip, kaptanın arılıga geçiyoruz. Kaptanın bir yakını var bize eşlik etmekte, kendiside bizim talebelerimizden::))
Abi larva tranferi yapmamız lazım dedi, dedim yapalım. Malzemeler nerede bana diyorki sende yokmu. Ben nikaha gelmişim, bu gün arı ve arıcı yoktu. Şimdi tranferin içine düşüyoruz. Kaşık yok ama janter memelerimiz var. Hemen kovan kapagını açıyorum, havalandırma için konulmuş telin bir parçasını aldım.Ucunu çekiçle ezdim, birde sap lazımen iyi sapta balmumundan oluyormuş. Sapıda yaptık, tranfer için karniyolu açtık aman Allahım arı mafolmuş, 5 çıta arıya aralara ham petek dalarak 10 çıta yapılan bir arı kovanı.
Kaptan yeterli tavsiyeleri telefondan aldı.Bende kovandaki fazla çıtaları ve polen blokesi olan 3-4 çıtayı başka kovanlara vererek karniyolu biraz toparladım. Kaptan böyle yaparak bu kovanı korumaya almış, iyiki gittim duman ettirecek kovanı. Böyle dagınık bir kovanın yağmalanması çok kolaydır, içerde savunma diye bir şey kamamışki.
Sonra larva tranferi yapılacak larvalı çıtayı buluyorum. Memeleri verecegimiz kovanda 3 çıtalık bir Muğla. Bir arı bu kadarmı saldırır, benim 5-10 günde yediğim iğneyi yarım saatte yedik. 6 meme varmıştı tranferi yaptık, arı hala saldırıyor. Ayrnı arılıkta benim anaarılarımın arılarından var açıyoruz hiç bir kovan saldırmıyor. Şampiyonun kızı güzel gelişmiş, 65 numaralı kalabalık kışlayan bir arım vardı onun kızıda güzel ve sakinler. fakat 3 çıta Muğla herkesi mafetti. Pazar günü kaptan aradı 6 memenin altısıdsa tutmuş dedi, hayret birde kuru sistem aşılama yapmıştık, sulu olsaydı 6×12 olurdu kesin::))
Kaptanların arılıktan çıktık, Saim abinin arılıga geri geldik. Saim abi Kırkpınara hazırlanıyormuş bir güreş severde abi kesin baş pehlivan olursun diye motivasyon yapmayı ihmal etmiyordu.

Kestanelerin son durumları. Bazıları tüylenmiş bazıları daha tüylenmesine çok var.

Nasip olursa kestaneye götürecegim arılar perşembe akşamı Şile de olacaklar. Mustafa Kabaoğlu, Murat Çakır ve benim arılarım kestane balı için aynı yerde olacak. Ben şimdiden arılıkta tarlacıları belli noktalarda toplamaya başladım.

Artık denecegiz derken, bir telefon geldi, Zafer abinin kardeşi Beykozda pastaneciymiş. Abi insan daha önce niye haber vermezki böyle yerleri::)) İkram bol, karşımız denizmi bogazmı iyice karıştırdım zaten. Yanımızda bir öğrencimizde bize eşlik etmekte, bu sıralar ismimi yazmayın diyor. Hatta bazı yerlerden isminide çıkarttım. Münkün oldugu kadar kendisinden isimli bahsetmek istemiyoruz. Güzel bir tespih hediye etti bana, gümüşlü, Ayyıldız, denizci arması ve isminin baş harfini içeren püskülü var. kendi tabiri ise biz arıcılıga ünüversiteden başladık diyor, sanal alem arıcılığın en ileri seviyesin de, başladığımızdan geldiğimiz yerde aynen onun deyimini doğrulamaktadır. Bizdeki bilgi ve birikim tecrübeler malisef ne ünüversitelerimizde nede hocalarımızda bütünü bulunmamaktadır.

Tatlılar, çaylar meşrubatlar şahaneydi. Zafer abiye ve kardeşine teşekürler ediyoruz. Resimide bizim ünüversite talebemiz çekti. Onada buradan teşekürler ediyorum.Muhteşem abi gene kıskanıp inşallah bana hiç teşekür ettinmi diye hesap sormaya kaklmaz. Zaten onsuz yiyecekleri götürmek beni kahretti.

Cumartesi akşamı ise Çerkezlerin daveti vardı onları izlemeye gittim.Makinam gece ve iç çekimlerde yetersiz. Birde batarya bitti. Filimi çekiyorsun batarya bitiyorum uyarısı verdimi çektiğini kaydetmiyor. Yaklaşık 20 metreden çekim yaptım bazı oyunları parça parça çekebildim. Degişik güzel bir oyun ve dans kültürü var çerkezlerin. İzleyiciler resmen büyülendi.
Filimleri bu linkte yayınladım yazıları tam yazılmadı.
Pazar günü arılar ve analara ayırdım. Ormandaki arıların durumu iyi endişelerim kalmadı. bir sonraki haberde ormandan. Zaten görüntüleri gördügünüzde şaşıracaksınız, resimlerden durumun ne kadar iyi oldugu ortaya çıkıyor.


Arıcılık Bilgi Merkezi | 2 Yorum »
Forum