ARICI MİSAFİRLER
Ekleyen, Ali Türk on 18 Aralık 2011 – 18:50 -
15/12/2011 Perşembe günü Afyon’lu arıcı Mehmet Sürücü ve hanımı beni iş yerimde ziyaret ettiler. İlhami abi aradı Mehmet beyler bizde sana da uğramak istiyoruz yerinde misin, buyurun dedim.
Hafta sonu olmadığı için çok uzun bir sohbet olmasa da oradan buradan derken bir sürü yerlere girip çıktık. Mehmet beyin kafasına takılan bazı şeyler vardı onları izah ettim. Kendisi de bizleri memleketi Afyon’a davet etti, ben gelirsem böyle az gelmem diye espiri yaptım. Nasipse neden olmasın, inşallah demekten başka elden bir şey gelmiyor. Bir yerdende diyorumki bizde bu kafa varken bir gün mutlaka geliriz:::))
Son cümleyi içimden kendime söyledim.
Mehmet bey ve eşi bizlere ikramlarda bulundu.
Çam sakızı çoban armağanı dedikleri bu olmalı. Afyon ekmegi, ezilmiş haşhaş ve ayva.
Bu esnada ayvayı belediyede arkadaşlara da ikram ettim acayip bir şey. Sanki elma gibi sulu, çok güzeldi.
İnşallah bizde ileride elimizden geldiğince ikramlarda bulunuruz.
Yemek işlerine filan takılmadılar aslında bir hışır yapılabilirdi ama olmadı.
Daha sonra İlhami abiyle birlikte kendilerini yolcu ettim.
17/12/2011 Günü kışlattığımız ana arı kutularının durumları ve beslenmeleriyle ilgilendim.
Bu kutudaki 5 numara bir diyorum kovana alayım bir bakıyorum burada yırtınıyor bırak bakalım ne olacak arasında gidip gelmeme rağmen ilk verdiğim kararda şu ana kadar sadık kaldım ve kutuda kışlasın istiyorum.
Aslında riske edilecek ana arı değil, ipin ucu sizde olunca hiçte önemli değil diyorsunuz, aynısından üretebildiğiniz müddetçe her türlü risk almaya değer.
Yani biz saf arıyı bile kutuda kış latırız.
İki ana arı çiftleştirme kutusunda, 2 çıtada yavru faaliyeti vardı. Normalde tüm kutu gözlerinde tek çıtada faaliyet oluyor bu mevsimde. Bu resimde işçi arıların birisinde varroa var.
Bu kutuda bir çıtada yavru vardı, zaten verilen şuruplarla yavru alanlarını her geçen güz azaltıyorsunuz.
yavru olmayan çıtalar sırlanmış veya açık stoklar mevcut.
Bir kolonide bal ne kadar çok ise, kışın yukarıdan bakıldığında o kovanda arı yok zannedersiniz. Çünkü işçi arılar sırlı balın üzerinde değil, çıtanın alt eteklerinde sırsız bal olan yerlerde salkıma girerler.
Çok önceden verdiğimiz kek poşetini almayı unutmuşuz, arı ne tırmalamış. Saklama poşetini arılar çok rahat parçalıyor, bu bir yerden iyi bir yerden de kötü. Bazı parçaladığı poşetle girişi tıkayabiliyor. Kek uzun süre alındığı için daha kalın poşetle vermek daha iyi olur kanaatindeyim, kalın poşeti arı tırmalayıp kopartamaz.
Kutuların stok yüklemesini hazır çıta bal vererek karşıladığımız gibi bardakla koyu şurup vererek te yapıyoruz. Plastik şeylerde işçi arılar boğulmaması için mutlaka dikine parçalar konmalı bu sap saman gibi malzemeler olurken, çıta parçaları da olur. Köpük bardakta ise bunlara gerek yoktur. Bazen bazı şeyler için elinizde ideal malzeme yoksa ve yapılacak şey çok gerekliyse, pet şişeleri bile kesip bu şekilde işlemi uygularsınız. Çoktan beri bu kadar güzel hava olmamıştı. Pazar günümüzü ormana ayırdık.
Bir tanıdığımın var mobilya cilası yapar. Onları da cumartesi ziyarete gittim. Hem balık hemde kara avcılığında iyiler. Buradaki ortak noktamız ise av.
2.5 Aylık bir av köpekleri var, yeni yetiştiriyorlarmış. Annesi İngiliz seter, babası rus lavrak seter. Avcılar bu cinslerin veya ırkların ne kadar kıymetli ve değerli olduğunu bilir. Minicik hayvan saklanan ördeği bulup getiriyor, şimdiden fermaya duruyor, bazı şeyler kanında var.
Ava giderken Sivas Kangalı götürseniz bir işinize yaramaz, herkesin işi ayrı.
Arıcılıkta ise ırk ve F kavramlarını henüz bir çok kişi bilmediği için arıcılıkta gerekli üretim ve ilerlemeyi şu ana kadar yapamadık. Ne verdilerse yedik, ne dedilerse tamam dedik ama işler bize söylendiği gibi değilmiş.
Ana arı çiftleştirme kutusu kontrolü, arıcılık… ile Ali_Turk
Cumartesi günü kontrolü yapılan ana arı çiftleştirme kutularından video aldım.
18/12/2011 Günü ise o kadar yağmur yağdı ki bol bol yattım.
Hayırlısı olsun bakalım.
Etiketler: ana arı çiftleştirme kutusu, arıcılık, avköpeği, ballı çıta., lavrak, mehmetsürücü, ster
Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »
ARICILIK VE AYÇİÇEGİNDEYİZ
Ekleyen, Ali Türk on 25 Temmuz 2011 – 23:03 -Eyvah eyvah gene geldi::))
Der sanki, görüntü süper::)
Arıcılık….
En zor işlerden yada mesleklerden birisi, arıcılık.
Gece arıları indirip kolonileri açıp yattık.
Artık yolculuk ve taşınmaktan bıktım diye bilirim.
Araba kullanmak bile artık bıkkınlık vermekte.
Çocukluğumdaki hayalim şöfor olmaktı, demekki çocukla istedikleriniz zamanla gerçek oluyor.
Bundan önceki nakilde bir arıyı açmayı unutup boğmuştum.
Sabah kalkınca bir daha dolaştım açılmamış koloni varmı diye.
Sıra bitti birde Saim Gürel in arılarının çalışmasına bakmak istedim, maske var ama boy maskesini sadece kafama takıvermişim. Benim arılar dokunmamıştı, Saim’min tek katları geçtim bişi yok, katlı sırasına geldim 4 tane filan geçmiştim bir sarmaya başladılar kovan arkasınada geçemiyorum. Sıra başına geri gelene kadar kollarıma iğneler yapışmaya başladı, araba 30 metre filan uzakta onun gölgesine sıgınmayı denedim bu seferde arabada yatıp yeni toparlanmaya çalışan hacıyı sardılar ben ise oradanda uzaklaştım, habire bir yerden öldürüyorum, bir yerden sokuluyorum, taa buraya kadar geldim. Bence 200 metre var ama siz 150 deyin en az 20 iğne yedim. Burada artık maskeyi giyinip tekrar arıların yanına dönebildim.
Geçenlerde facede bir arkadaş benden ruşetle arı istedi, bende yollayamam demiştim, tekrar dönüp abi Allah kimseyi, Muğla arısıyla yüz göz etmesin demişti. Bunlar Aydın’dan geldiler aynı sülaledenler.
Derken Muhteşem abi geldi hadiyin kavaltıyı bizde yapalım diye bu arada ızgara alacagım salkı durmakta ondan vaz geçmiş degilim kendilerine bildirilir::))
Hacı bizim kalfayı yolda karşıladı nereye geliyorsun diye, maskeyi verdi.
Hazır çalışacak biri gelmişken indirmiş oldugumuız katları arılara verdik, doğru kavaltıya.
Geçen hafta bu tarla açık degilmiş, şimdi ise ne zaman açtı ve geçti onun tartışması var.
Hava sıcak ve kurak olunca 15 gün sürecek ayçiçekler bir haftada geçmeye başlamışlar.
Ayçiçek balı için Trakya’dayız.
Bir arı uğraşıyordu, arının uğraştıgı çiçegi kazıdım altta çekirdek kararmış.
Bu sene bir çok arıcı zaten ayçiçekler açtıydı açmadıydı derken ayçiçekleri kaçırdı, anında ayçiçekleri geçiveriyor.
Koloni kapaklarının çivilerini sökerken, kalfa kerpetenimizi begenmedi ve size kısa saplı bir kerpeten vereyim dedi. Muhteşem abim karfur dostu be. Seri sonu malları silip süpürür::))
Sonrada dagıtır.
İki adet kafa lambası, bir teneke makası, 4 şarjlı pil ve şarj dahil, makina yağı, çekiç, hacıya bir kantar, bayagı bir alet edavatlandık be::))
Horozu tutup bir akort ayarı yapıp manitasının yanına yolladım, biraz daha bir olğunlaşsın bu haliyle dişimin kovuguna yetmez…
Mehmet Yüksel’in göndermiş oldugu bal kabagı tohumunun meyvesi, inşallah bizede bir dilim düşer. Gerçi bu kabağın eko su bozuk ama genede vaz geçemiyorum.
Bu ana arı kutusu çok ilgimi çekti. Kutuda ful 3 çıta arı olmasına rağmen saramadıgı gerideki 4 çıtayıda arı kabartıp geriye çekilmiş.
Bu arının en büyük özelliklerinden biriside nektarı buldugunda her türlü işi zirvede yapması.
Bu arada Muhteşem abi, ana arı çiftleştirme kutularında degişikliğe gitti. Vecdi abimizin tasarımı olan kısa ballık çıtalarını ana arı çiftleştire kutularaına uyarlamış.
Artık kutuların kışlamasını düşünmeyecegim, bunlarda kesinlikle kışlar dedi.
Muhteşem abi eskiden kutulara çıta yapmak kabustu, şimdi o kadar rahatladımki sorma.
Çıtalar ışıl ışıl bal. Kalfa durumdan menmun.
Bir ara hacı abi bir şey sordu o taraf bir baktım, yav nasıl atlamışız, tam köşede korner çizgisine bitişik şeftaliler var.
Hemen işleri bırakıp koştum şeftalilere.
Mis gibi kokuyor beya.
Dayanamayıp dalında dalarsın şeftaliye.
Bu şeftalinin hikayesi gayet ilginç. 10 Senedir ilk defa meyve vermiş.
Geçtiğimiz sene Mehmet Yüksel in ağaç budamasından esinlenip şeftaliyi kazık gibi bıraktım şu meyvenin halina bak diyor.
Ağaç budamasını öğrenmiş ama Muhteşem abimin bu sene yaptıgı aşılar tutmamış.
Ustasının aşı ustası oldugunu bilmiyor tabiki::))
http://aribakani.blogspot.com/2007/05/hayret-dal-ve-yaprak-yok-asiya-bak.html
Maşallah ağaç yıkılmasın diye biraz yükünü hafifleti verdim.
Muhteşem abimim eski kutulardan kurtulma çalışması, eski çıtaları alt kata almış üse yeni sistem çıta koymuş ve arada ızgara vardı.
Kutunun çektiği ballara bakın, besleme filan yok.
Yavru çıkan yere bal dolduruluyor.
Bu hafta kutunun balları hasat edilip çıtalarındanda kurtulabilir.
Muhteşem abinin bahçedeki lavanta çiçegi. Sınır yapmış şahene görünümü vardı.
Arılar tarafından polen ve bal için sıkça ziyaret ediliyor. Arıcılar bir şeyler ekerken bu gibi bitkiler seçmeli, biberiyede yaz boyu çiçeli kalabiliyor.
Geçiyoruz kalfamın son numarasına. Son numaramdan haberin yok dimi dedi::))
Burası arge, arıcılık araştırma ve geliştirme bahçesi.
Kovandaki çıtaları silkeleyip almış, içerden bir çıta çakıp, dizmiş kutu çıtalarını. Hem yavrulu hemde ballı çıtalar yolda, hemde bunu esktra bir malzemeye gerek kalmadan nortmal bir kovana bir çıta çakmakla bu işi yapıyor.
İş bitimi bu koloniyi kutulara dagıtıp, başka bir yere nakledilebilir.
Arıları silkelenip normal kovan yeniden eski faliyetine dönebilir.
Büyük kolaylık.
Çıta oluşturmak ise çok basit, bende bir numune getirdim. benim kutu çıtalarımdan 1 cm kısa bende kutularda bu plastik çıtalara dönecem. Bunun en büyük nedeni ise yapımı ve montajı çok kolay.
Yandan görünüm.Plastik kovan çıtası.
Yandan beslemek için şurupluk.
Pintiliğe bakın yav birz paraya kıy be, az fazla petek ver hayvanlara::))
Akşam trafige yakalanmamak için Muhteşem abiyle vedalaştık. Sultanköyden geçerken hacı dediki millet kaç km den yüzmeye geliyor biz gelip denize girmeden geri dönüyoruz, iyi o zaman giy şortunu hadi denize::))
Yarım saat yüzüp haşat bir vaziyette trafigede yakalanmadan evimize geri döndük.
Etiketler: ana arı çiftleştirme kutusu, ana arı çıtası, arıcılık, ayçiçegi, lavanta
Anaarı üretme teknikleri, Arıcılık Bilgi Merkezi | Yorum Yok »








































