AKIL SAĞLIĞIMA DUA EDENE BAKIN::))

Ekleyen, admin on 19 Haziran 2010 – 23:06 -


Hatırlarsanız geçen hafta benim körükçü bir haber yapmıştı, bunların akıl sağlıgı için dua ediyorum diye.
Bu hafta içi gelişmelerden dolayı iki kez toplandık.
Zamanlar yetmiyor.
İkinci kez bir araya gelmemizin nedeni orjinal malzemeler geldi, hazır elimizde bekleyen olgun analarda vardı, işin garibi bu işleri kandil gecesi yaptık. Bu zaman ayarlarını yapar iken tarihi dikkate almamışız.
Hayalimden geçmeyen malzemelerin elimin altında çifter çifter olması acayip bir duygu, birisini bulamayanlar var, bizde her şey yedekli::))
Anaarı tohumla cihazı ve bu işin orjinal mikroskopu.


Bu gençler felaket meraklı böyle işlere::))), birde evden süresiz izin kagıdı alabilseler. Zırt pırt telefon gelmesi konsantiremizi bozuyor::))

En ilginç cümle ise Sadri abiden, hayatım lütfen telefonu kapat, burada bana gülüyorlar::))
Tabi bu arada gece yarısı olmuş saat 1 di::))

Allahtan beni arayanlar anaarı istiyordu baktım iş sakat ne olur ne olmaz diye telefonu sessize alıverdim bakarsın iç işleri arar, hazır gençlerde evden golleri yemişler, maçtan galip ayrıl.

Gecenin en büyük sazanı ise Trakya taraflarındadı, oltayı kopartacaktı ne vurdu yaw öyle.


Yakında bu işlerinde suyunu çıkaracağım gün inşallah yakındır. Eğitimsiz nerelerden nereye gelindi, demekki bu işler eğitimle filan olmuyor.
anaarı tohumlamak tan bir kesit.

Bizde bilgi pahalı degil beleş::)))

Hafta içi bizim gudumsüz körükçünün yüzünden çıkan oğul. Ne zaman arılığa gelse bir şey oluyor zaten.
İyi sevinmiştim, ayrıca kovanlada konuştum, demek oğul verdin meme beslemek istiyorsun diye.
Akşama aynı kovana iş çıkışı taransfer yapacaktık.
Kovanı açtım meme temizleyecegim memede yok, bir baktım transfer çıtası::((
Bir tane kalmıştı çıkmadık.
Onuda bir kutuya verdim. Bu kovan anasız kaldı, işin garibi oğulun anasınıda hacı daha çiftleşmeden boyamaya kalkmış, ojeyle abdest aldırınca oğulda anasız kaldı.::(((

Nerde çok bilen var beni kesin buluyor zaten, Allah ne verirse hayırlısını versin.


Geçen hafta yagışlarda 20 meme kestirmiştim, peşindede 11 memeden 1 meme kaldı. 30 memeyi kaybettiğinizde ,3 gün sonra çıkacak analar çöp oluyor. Kutuya yeni meme vermeniz en az 10 gün geçikiyor, bunada şükür hayırlısı olsun bakalım.
Bilader güya benle çalışacaktı, işleri açıldı adamın yüzünü göremiyoruz.
20 haziran 2010 İstanbul’dan bir misafirim var. Halil Güneş’in babası Ali Güneş. Çoktandır bir araya gelelim diyorduk bir türlü denk gelmemişti, bu gün bayagı bilgi alışverişinde bulunduk.
Ali Güneş kendisi hem anaarı üreticisi, hemde arı sütü üreticisiymiş.
Aslı göçmen uzun yıllar kırklareli’nde ikamet etmişler şimdi ise İstabul dalarmış, arı sütü üretimi ise Mersin’de.
Arılıkta yapmış oldugum işleri birlikte gördüler, eşide arıcı. Geçen sene arılıkta az kovan bırakmıştım az koloniden erkek üretimi zor oluyor. Bu sene arılıkta 60 civarında kovan anaarı üretimine çalışmakta. Zaten devamlı 5 kovanda meme üretimi oluyor dönüşümlü, meme besleyen koloninin işi bittiğinde hemen kapanan erkekleri o koloniye veririm. Nasılsa anasız ve erkeklerede ihtiyaç oldugunu biliyorlar. Ve kesilmiyor, bu sene Gebze’de daha hiç erkekler dışlanmadı.

Ali Güneş’in dikkatini benim anaarı kutuları çekti. Bende köpük kutular var diyor çıtaları bu çıtanın yarısı kadar.
Arıcı teyzemizse Akdeniz arısının içinde maskesiz durmak imkansız dedi. Ege arısının bu sene tadına baktık, akdeniz arısı kalsın almayalım::))

Bazı anaaarıları kutulardan birlikte topladık, istedikleri kadar anaarı veremedim, şimdilik 10 karniyol F1 yeter, inşallah ilerde istediğiniz kadar alabilirsiniz. Bir çok kişi bekliyor, hepsini bir kişiye verdiğinizde başkalarına ne diyecem, kendiside anacı oldugu için beni anladı.
Söylemesine göre çalıştıgı arılar hem saldırgan hemde çok kısa sürede yalancıya kaçıyormuş. Bu detayı şimdiye kadar hiç bilmiyorduk. Anaarı alt katta çalışıyor, ızgara üstündeki arılar yalancıya kaçıyor dedi şaşırdım kaldım.
Biz anaları paketleyene kadar hacı çayı demlemiş çaylar içildi, ve herkes işine gücüne devam etti. Kısmetse yarına Şile veya Gemlik’te olacağım.
Gemlik işi yatar ise Şile’ye gidilecek, Murat Baloğu durumlar süper diyor, inşallah hayırlı ve bereketli olacak kestane balı.


Arıcılık Bilgi Merkezi | 5 Yorum »

10-13 HAZİRAN 2010 VE SEÇİLENLER

Ekleyen, admin on 14 Haziran 2010 – 12:31 -

İş icabı bir çok yere gidip gelirim.Adres tespitleri resmi evrak dağıtımı gibi.
Ergün emlakta bu bunlardan birisi. Evrakları verdim imza bekler iken çiçek dikkatimi çekti.

Görevli kıza sordum bu yapaymı yoksa canlımı diye dokundum anlayamadım çünkü.

Canlı goncalar, görüntü ne kadar harika.
Goncaların açılmış hali.

Belediyemizin birimler arası turnuvası başladı, ilk maçı aldık. Antremanları halı sahada yaptık, maçlar büyük sahada oynanıyor üçbuçuk atıyoruz::))

İş çıkışı genelde anaarı kutularıyla ilgileniyorum gözlem filan yapamıyordum. Bu hafta sonu cumartesi kutularda hem çalışıyorum hemde izliyorum.
Bazen kutu önleri birden kalabaklaşıyor, uçmalar filan oluyor durup duruken bu degişikler dikkatimi çekiti. Yakından baktıgımda anaarı çiftleşme uçuşuna giderken ve geldiğinde bu hareketlenmeler oluyordu. Karniyol F1 anaarı çiftleşme uçuşundan döndü içeriye girerken resimledim.
Bu karniyol anaarıda çiftleşmeye çıkıyor.

Bu kovan Muhteşem abiden gelen güçlü kovanlardan birsiydi. Şile’ye götürecektim, gündüz aktarmayayı düşündüm katı aldım ortalık karıştı. Bende ikiye böldüm öylece bıraktım. İki sefer ana arısını aradım bulamadım, hacı diyorki ben geçen gün baktım anaarı vardı. Dedim iyi yapmışın madem anaarıyı buldun sıkıp atsana başımıza bela oldu zaten.
Hacıya dedim birlikte anaarıyı arayalım onunda gözü kesmedi. En son anaarı çıtası besletip kutulara dagıtalım diye karar aldık.
Muhteşem abiye göre f4 karniyolmuş, sanki elinde anaarı yok gibi suyunun suyundan anaarı üretmiş, ileri derece melezleşen analar piçleşip saldıganlaşıyorlar.
Akşam üzeri çoluk çocuklar ortalıktan çekildi ve operasyonu yaptık.
Balı ve yavrulu çıtaları başka kovanlara verildi.
Arı cıs cıbıl kaldı ne bal var nede yavru nede örülü çıtası.
Ne rahatladı be.
Hacı diyorki bu kovan yarın ne yapacak çok merak ediyorum.
Dedim öyle rahatladıki süper çalışır artık. Tüm varlığı yok oldu, şimdi yardırma zamanı::))

Akşamları genelde iş çıkışı hemen anaarı üretim yerine damlarım. Her şey rayına oturdu. Fakat üretmiş oldugum karniyol F1 anaarıları bir türlü yedekleyemedim. Çıkan gidiyor, acil anaarı isteyenlere en az 15-20 gün süre veriyorum. Tabi acil oluncada iş yatıyor.
Bir çok kişi efendim telefonunu filandan aldımda falan filan demekte.
Benim telefonumu başkasından almanıza gerek yok ki, zaten yan tarafta yayınlamışım. Profilin altına baktıgınızda göreceksiniz::))
Sinir oldugunuzda oluyor, adam kargodan paketi almış telefon ediyor. Bu anaarılar çiftleşmişmi diye.
Çiftleşmemiş anaarı 13 günde de dogar, 14.cü gün kafesleyip gönderirim niye iki aydır anaarı bekliyordun, dedim. Bilende bilmeyende konuşuyor Allahtan hayırlısı.
Tanıdıklara larva tranferine son verdik.
Bendemi sorun var gelenlerdemi anlamadım gitti.
Transfere gelen kovandan gene anaarı çıktı.
Bende anaarıyı sıkıp attım.
Bazen resimler böyle karışabiliyor, yaşlılık bu olsa gerek::))

Agvalı Cengiz, pazar günü arılarıma bakıma gittim içeri almadı::))

Bana diyorki sende kimsin.
Murat’ı Baloğlunu aradım yav burada birisi var içeri beni almıyor diye.
Yeni arıcıymış bu işe meraklıyım dedi, aman uzak dur dedim meraklılarla uğraşamam::))
Kovanların çalışması güzeldi, öğleden önce başladım ormandan giden arıları açmaya.
Üçüncü katları verilecek olanlar vardı ve ormandaki kovanlarada mudahale edememiştik. Gebze’den gidenlere dokunamadım bile. Hava çok sıcaktı ve kestane balı gelmeye başlamıştı.
Bu çıta kattan onikinci veya ondokuzuncu çıta bende son sıraya aldım. Kat verdiğim tüm kovanlara erkek çıtası girdim. Burada üretilen erkekler kapandığında Gebze’ye nakledilecekler.

Bal çok sulu ve silkelendiğinde akıyor, akan ballardan yaladım acı.

Erkek çıtalarına böyle kılavuz petek taktık, bu şekilde verildiginde tel örülen petegin içinde kalıyor.

Erkek çıtaları girilen yerdeki ballı çıtaları, ızgara koyduktan sonra üçüncü kata alıyorum.
Bununla alakalı filim çektim akşama onuda atarım.

Bu arılar Gebze’den gidenlere oranla zayıf, ormanda arı kuşlarıda bayagı bir hırpalamış. Fakat arı mevcudu bal yapmaya gayet uygun. Havalar bir hafta böyle gitsin katlarımız balla dolacaktır.
Vermiş olduğum katlarda kabarmış petek agırlıktaydı.

Bir ara Ali abi diye bir ses işittim.
Hamza yemek getirmiş, yav niye zahmet ettin filan deyip, elinden tepsiyi aldım. ::))
İçimdende diyorum kardeşim saat kaç, bu saatte kadar adam dağ başında aç bekletilirmi filan diye::))
Gariban sofrası bir dalarsın::)))
Ayran uyku yaptı, acayipte şişmişim. Uykuda bastırdı ama işlerin bitirilmesi lazım. Bir insana bu kadar yiyecek verilirmi kardeşim demek geldi içimden.
Kontrol ve işlere devam ediyorum. Bu kovanada kat verdim.

Tüm çıta resimleri kattandır.Bal polen ve yavru alanı daralmaya başlıyor, bu kovanada kat verdim

Polen blokesi şimdiden tavan yapmış durumda zaten biz Şile’ye gideli 1 hafta oldu bu bir haftanın 4 günü ful yağış. 3-4 gündürde nektar gelmeye başlamış.

Bal geliri güzel fakat nektar yeni başladıgı için peteklerde agarma göremedim.
İşleri bitirip bir ağaç gölgesine uzanmışım.
Bir ara baktım sesler geliyor Murat baloğlu paydos etmiş yanıma geldi.
Barakasına geçtik, siz bir şeyler yapıp paylaşırsanız bunu mutlaka siz görmesenizde faydalı şeyleri kullananlar oluyor. Ali Şekerli abimizin kullanıp paylaşmış oldugu ızgaradan çıkışlı aparat.

Anaarı sütü üretiminde kullanılan memeleri larva transferi için düşünmüş.
Anaarıda üretmiş bu çıtalarla.
Anaarı çiftleştirme kutuları, en büyük eksikliği ise çıtaları birbirine olmuyor.

Ortadan bölünüp iki gözlü olabiliyor, bölmesi seyyar.
Benim arıları götürürken yapmış oldugum larva transferi, 17 tane tutmuş, birde yumurtalı çıta götürmüştük. 10-15 memede onda varmış. Arılık tamamen karniyol F1 olacak kısmetse.
Bazıları yazıp çiziyor, yazsınlar bakalım.
Sonuçta karniyol arısını kullananlar noktayı koyacaktır.
Arıcılıktan anlamayanlar yazıp çiziyor, yaptıkları ortada yok. Bol kitap okuyorlarmış okuyun siz, eşege ne kadar kitap yüklesen gene eşektir.
Burada yeni bir bahar var. Yoncalar ve bir sürü yeni çiçek açmış, kestane zaten yeni açıyor. Yağışlar ilk açan kestaneyi yıkamıştı.

Karşımız barajın seti. Arılıgın komplebir resmini çekmeye çalışıyorum. Murat gel bir yere götüreyim oradan çekersin dedi.

Murat Baloğlu.
Hemen yan tarafımız baraj taştıgında akan suyun gittiği dere.
Degişik bir çiçek ve arılar ziyaret ediyorlar.

Karşı tarafa daha tam çıkamadık dere içinden arılık.

Arıların tam karşısındayız, bitişiğimiz ise cami. Karşı tepe kestanelikmiş, peşinden ıhlamur açar.

Hem dere hem arılık hemde orman üçünü bir resme aldım.

İskinin istimlak ettiği alanda bir kiraz ağacı. Ufaktan daldım yetişiyorum ama yetiştiklerim bana yeterli degiller::))

Dayanamayıp ağaca çıkıyorum. Evdekilerede kiraz topladım, yazık güzelim kirazı yiyen yok.

Kısmet işte, nerden nereye, nasipsiz dayak bile yenmez diyorlar aynen doğrudur::))

Kirazda nasip olmaz ise yenmiyor işte::))

Karniyol arısı hızlı gelişen arılardandır, bal akımında yavru devam ettirmek istiyorsanız koloniye hem bal koyacagı hemde yavru yapacagı alan verilmeli. Filimde arının petek örme ihtiyacını gidermek için erkek çırtası verdim. Genelde verdiğim çıtaları büyük gözlü örüp erkek yumurtası atması gerekir. Bal koyacagı alan için ızgara konduki yavru faliyeti içinde ızgara altı koloniye şimdilik yetecektir.
Bizim arıcılık kültürümüzde en fazla 20 çıtalık koloniler vardır. Hızlı gelişen arılar 20 çıtalık alanda bal ve polenle tüm çıtaları bloke edip arı popülasyonu denilen nufuslarını bitirirler, bu durumu ortadan kaldırmak için koloniye gerekli alanları arıcı açmalıdır.
Kestane balı nektarı çok uzun sürmez, kısa süren akımlarda ise kabartılmış peteklere çok ihtiyaç vardır. Ayrıca ızgara koymamın bir diger nedeni, işçi arılar alt kattaki balları anaarının çıkamadığı ballıga taşıyacaklar.
Not:Yer Şile Korucu köyü, 13 haziran 2010, kestane balı için buradayız.

yukardaki adresten filimi daha büyük izleyebilirsini.24 Mb lik filimi 10 mb ye sıkıştırdım görüntü kalitesi düştü.

Arıcılık Bilgi Merkezi | 4 Yorum »

6/6/2010 KESTANE BALI İÇİN ŞİLE KORUCU KÖYDEYİZ

Ekleyen, admin on 07 Haziran 2010 – 09:40 -

5/6/2010 haziran akşamı arılarımızı Şilye naklettik. Fotoğrağ ise iş bitimi gece saat 00.3,30 da çekildi ve tarih 6/6/2010 du. Yolculuk boyu ve arıların indirilmesi sırasında yağmur sürekli yağdı.
Tebirsizliktenbir kovanın altı açıldı, bayagı hatta çok iğne yedik.
Resimdekiler Seyithan Aydın ve Murat Baloğlu.

Arılıkta çalışılırken ilginç kareler gördümmü çekiyorum. Üretmiş olduğum karniyol F1 anaarılardan birisini tam kafesleyecegim, kapıya gelen yumurta dururmu durmaz tabi::))
Ayrıca ürettiğim karniyol F1 anaarıları yurdun her bölgesine göndermeye devam ediyorum.

Ülkemiz baştan sona kafkas arısıyla arılandırılıp, diğer ırklar yok edilirken sesini çıkarmayanlar, şimdilerde yurt dışından arı getiriyor diye havlamaya başladı.

Hayat ne kadar garip, aynı zat bana hava atıyordu, banada Amerika’dan karniyol anaarısı gelecek diye.
Hani derlerya At yularından, insan lafından yakalanır diye.
Yalakalık insana neler yaptırıyor neler.
Bu ülke arıcılığında acayip bilim eksikliği var, erkek gibi bunları gündeme getirip bilim adamlarımızdan biraz bahsetsene, kardeşim şimdiye kadar ne yaptınız diye sor hele.
Yalakalıp yapıp degerli bilim adamlarımız saçmalığı yapacağına. Ne desem ne yazsam gerçi boş, bu işler karekter meselesi.
Bu yaştan sonrada bu karekter değişmeyeceğine göre, üstat Necip Fazılın bir mısrasıyla bu bölüme nokta koyayım.
Yüz Daha Versen, Yüz Uman Yüzler Bilirim. Yokuşlara Kardeş Olan Düzler Bilirim. Dünya Öküzün Üstünde Derler; Ama Dünyanın Üstünde Nice Öküzler Bilirim !..

Bu yettimi derseniz? yetmedi, ama gerçek öküzlerede yazık oldu, şimdilik idare eder sanırım.

Hacıyla düşe kalka işleri yetiştirmeye çalışıyoruz. Hacı ince işlerden anlamasada, anladığı işi ver patoz gibi anında bitiriyor. Felaket çalışkan birisi. Gerçi bazen beni geriyor, bana diyorki sen çok acelecisin, yav acele etmeden iş olurmu….
Anaarı kutusuna birazdan meme verecek, görüntü harika ve gayet dikkatli.

Atölyeye kutular taşımaktan bıktım bu yeni kutu. Bir kutu taşı 8 anaarı birden götür::))
Bu kutudan iki tane yaptım.
Geçtiğmiz hafta anasız bir kovandan arılandırıp, depoya alır iken memelerinide verdik.
Anaarı kutularının arılandırması, analı kovandan yapıldığında meme verilmez. Verir iseniz bizim anamız var bu memede neyin nesi diye kesebiliyorlar.
Şu an itibari ile analar çıktı, işlem için beklemekteler.

Arılandırılıp, anaarımemeleride verilen minik kutumuz depoya alındığı görüntüsü.
Şu an dışarda ve çıkışlarında anaarı ızgaralı vaziyette çalışıyor.
Çalışmalarım esnasında yeni doğan bir işçi arı üzerinde varroa gördüm. Nerden çıktı bu işçi derken gözleri kontrol ediyordum, bebek varroada acayip dolaşıyordu, ilgimi çekti. Bir çöple gözden dışrı alıp biraz inceleyip resimledim, süt gibi beyaz ve çok nazikti ama felaket hızlı.
Bu sene varroa mücadelesi bir sefer baharda laktik asit yaptım hepsi o.
Geçtiğimiz yıl ormandaki arıları yogun bakıma almıştık, çok şükür yogun bakımdan geçenlerde sorun yok.
Gebze’deki arılarda ise varroa sorunu devam ediyor. Burayıda kontrol altına almam lazım.
Gebzede çok güzel bal geliyordu, kovanlarada düzenleme yapıp 4-5 ballı çıtayı üçüncü kata alıp yerlerine ham petekli çıtalar verdim, bazı kovanlara boş çıtalar girdim, Şile’de boş girdigim çıtalara mutlaka erkek atacaklardır.
Mehmet Yüksel diyorki abi ben bir türlü hasat yapamadım nazar değirdin::)))
Aynı durum şimdi benim başımda bana kim nazar değirdi, güzelim bahar ballarıyla arıları Şile’ye götürdük, inşallah bu balları piknik yapıp arılarımız yemez, çünki iki gündür gök delindi felaket yağmur var.
Tabi bu iş böyle devam ederse birde oğula gitme problemi çıkar.
Bir çok kovan balı sırlamaya geçmişti, fakat ayarlarını bozup yeni kabaracak petekler verdik. Bir kaç gün sonrası havalar 30 derece civarlarıbna çıkacak. Arı hazır 8-10 gün musade ederse balı kırarız be.
Arıların Şile’ye taşınma işini kapalı kasa bir araçla yaptım.

Kovanları bağlama şansımız yoktu. Sadece sonradan aklıma geldi, uzun çıtalarla birbirine çakabilirdim, onuda yükleme esnasında düşünemedik. Gebze’de arıları yükledik, hacı yemek yiyip çıkalım dedi, gelde sinir olma.

Araba yüklenmiş bazıları yemek peşinde, bir seferde aç çalış ne olur.
Törenle evde yemek yedik sonra ormandaki arıları yüklemeye gittik.
Ormanda arıları yüklememiz gece yarısı oldu. Yağmurda başladı, Şile’den arıyorlar nerdesiniz diye.
Gece saat 3 gibi Şile’ye vardık yol yağış şiddetinden gözükmüyordu, iki sefer kasise girdim sanırım kovanlar o esnada dagıldı.
Kapagı bir açtımki kovanlardan birisi kayıp, alt tel bölümü kovan kapagına dayanmış ve açılmış. Her taraf arı dolu. Şimdiye kadar hep arı taşıdık, kovanlarımızdan bir tane bile arı çıkamazdı. Bizde eskiye uyarlandığımız için, yanımızda ne maske ne eldiven nede çizme var.::((
Dışarı çıkmış yerdeki arıları çam dallarıyla yere süpürdüm, kovanların neresini tutsanız arı sokuyor. Ellerim kütük gibi şişti. Beni arı soktogunda kolay kolay şişmez, düşünün artık ne kadar iğne yediğimizi.
Bizim Mustafa ise dr. İsmail abinin maskesini ve sagım eldivenini almıştı yanına o hiç sokulmadı, birde hacıya bana dalga geçiyordun ne oldu diye sordu.::((
Dr. İsmail abim ise arıcılık egitimine gelir gider, soruları yazıyor gelip test usulu sorup gidiyor nasıl eğitimse?…
Geçen telefon etti diyorki, kovanın birisinin 4 çıtasını çekip bakmış, acayip yoruldum öteki çıtaları çekemedim dedi.
Belaya kaldık Allahtan hayırlısı.
Son sıranın kovan açılışını hacıya bıraktım. Haşat olmuşuz be, gece saat 5 te evimize gelebildik, pazar günü ikindiye kadar yattım. Her tarfım acayip döküldü yaşlılık dedikleri bu mu acep?
Geçmişle yüzleştiğimizde arıların gücü ve ekipman olarak arada uçurum var.
Biz yazılarımızı yazar iken yaşamış oldugumuz tecrübeleri arıcıların bilgisine sunuyoruz. Bizim geçmişimiz var, ayrıca geldiğimiz yer tüm ayrıntılarıyla ortadadır.Gizemli ve gizli işlerimiz yoktur. Ne yapmış isek çok detaylı anlatılmıştır. Yani kovanları birleştirip, bizim kovanımız böyle gelişiyor demiyoruz. Yada kovanları birleştirip sonra bir kovandan şu kadar bal aldık gene demiyoruz.
Hem kafkasla çalışıp sonra 30 çıta arı göstereceksin, bu bilimsel olarak imkansız.
Ekotipleride 30 çıtada çalıştırmak gene bilimsel olarak imkansız, az gelişen arıların oğul görüntülerini görüyoruz. Hiç kimse kimseyi kandırmaya kalkmasın.
Muhteşem abinin arılardan birisini Şile’ye götürdüm. Ne yaptıksa yemiyor, kovanın dogurdu diyoruz olmadı.
Sezaryanla dogurttuk dedik gene olmadı. Bu saydıklarımız olmayınca zaten ölüm hadisesine hiç gelinemedi.
Şimdi bu Muhteşem abinin arısı ova arısı. Dağa acemi, dağda çalışırmı, hele kestanede ölürmü bakacağım.
İşimiz gücümüz yok gibi acemi arıyı kestane balına alıştırmak kaç yılımızı alacak bilemiyorum, çalışmaları başlattık işte.
Kestane balı egitiminde belki eğitim zaiyatı olurdur::))
Birde hacı moralimi bozdu, Gebze’de ne biçim bal geliyordu, getirip dağın başına yağmura arıları bırakıp gidiyorsun, ee dedim. Yarın bu arılar sana söver ::(((
İşler bitti, gerçi bizde bittik ama geri dönülecek.
Murat’a dedimki, arılar sana ait, kat isteyene örülmüş ve ham petekli çıtalarımız ve katlarımız yan tarafta, gerekeni yap dedim. Ayrıca Murat larva tranferi yapacaktı, sen uğraşma dedim 5-6 çıtalık bir arıya larva tranferi yapıp birde saf karniyol çıtası götürdüm. Murat Baloğlu’nun arılarında geçen seneye göre arada büyük fark var, çünkü geçen sene arı ırkını degiştirdi, geçen sene kestanede arıları 10 çıtaya ancak çıkmıştı bu sene üçüncü katı attığı kovanlar vardı.
İnşallah hafta sonuna gider isem, çok detaylı bilgi ve foto alırız.
Bu arada baraj görevlilerinden bazıları geçen sene arkamdan konuşmuş, onlarıda ayrıca tehtit ettim.
Demişlerki bize hiç bal vermedi, bende dedimki bana öyle diyeni balla duş aldırırım::)))
Bu arada hala kendime gelmiş değilim, ne yorulmuşuz be.

Arıcılık Bilgi Merkezi | 11 Yorum »

2010 YILI MAYIS AYI SON HAFTASINDAN SEÇTİKLERİM

Ekleyen, admin on 01 Haziran 2010 – 08:48 -

Gebze bal üreticileri birlik üyelerimizden Turan Uçar. Gebze’mizin Hüriyet mahallesinde oturmakta evinin karşısındaki tepedede arıları kışlatmakta. Bu sene çok kovan söndürmüş, 30 civarında yeniden koloni alıp evin önünde bakımlarını yapıyor, benim kendisine uğradığım günün akşamı arıları sapancaya kestane balına götürecekti.
Arılar o kadar sıkışıkki sormayın bahçede yer yok, arı işe gidebilmek için döne döne minareye çıkar gibi havalanıyor sonra istikametine devam ediyor.
Mahallede gezer iken gördüğüm kiraz ağacı. Kiraz çiçekleri açtığında arkadaşımız Mehmet Yüksel üçüncü katları arılarına veriyor. Biz kirazları yemeye başladık hala üçüncü katlar piyasada yok.
Bu arada bizimki bahar balı sağmış.
Ne gariptirki Trakya’da binlerce kovan o bölgede birakın sağım yapmayı kat bile atamadılar.
Bu ırk mevzularına karşı çıkanlara ithafmıydı neydi ondan işte olunur.
Yeni yapmış olduğum 4 çıtalık katlı ruşetlerim. Benim bu ruşetleri yapmamdaki amacım erkek arı üretimi olacaktır.
Çünkü siz ne kadar erkek arıları boyasanızda aradıgınızda bulamıyorsunuz, alıp başlarını başka kovanlara gidiyorlar.
Bazısı işe gidip geri dönmüyor yapacağımız işe gerekli olan erkek arı sayısını bulamıyorum. Bir anaarıyı döllemek için en az 10 erkekten sperm alınmalı.
Yabancı kaynaklarda yapmış olduğum araştırmalarda damızlık erkek arıları hiç dışarı bırakmıyorlar.
Anasız kovanın katında tutuluyorlar, devamlı besleniyorlar ve gerektiğinde açıp ne kadar erkek gerekiyorsa alınıyor.
Birde bu erkek hasadında kullanılan başka bir aparatımız var onuda yaptım ilerde paylaşılacaktır.
Ayrı ayrı ruşetlerde erkelerin soyunu daha iyi takip edebileceğim.
Her ruşete farklı karniyoldan bir çıta erkek arı vereceğim. Erkek arıların doğumlarından sonra 15 gün geçtimi hazır erkek areamaya gerek kalmıyor.
Mavi ve yeşil renkleri terch ettik, ama yeşile mavi karışınca cam göbegi renk çıktı.
Yaklaşık 15 gündür ormandaki arılara gidememiştim. Bu pazar arılıga uğradım ve hiç durmadan çıktım. Arılığa girip biraz oyalandınmı dünya iş çıkar.
Anaarı işleri bir acayip, kutuların bir ucundan başlayıp öbür ucundan çıkmak iki günü alıyor. Aslında pazar günü kutulardan kaçtımda desem yeridir.
Bizim taze hacıya ugradım, yolumun üstü ve turfanda sebzeler çıkmaya başlamış.

Seranın içi felaket sıcak, zaten taze hacıdan şıpır şıpır ter akıyordu::))
Salatalıklar sırık yerine ipe bağlanıyor. Bademler ise çıktır çıtır, nedense böyle yerlere hasta oluyorum.
Dalında kopar kopar ye. Çilekler hala devam ediyordu, biraz küçülmüşler ama tatları dahada güzel olmuş.

Sera işleride çok bakım ve takip isteyen işlerden birisidir. İş gördüğüm kadarıyla hiç bitmiyor. Domateszler yakında çıkarlar. Bu seranın en solundaki sırada denemelik pembe sırık domates var.
Bademlere bakın çıtır çıtır.
Doya doya götürdük.
Taze hacı haftaya bu serayı tanıyamazsın diyor. Hacı bir hafta öncesi bir kovan arı getirmişti. Larva tranferi yaptım, 22 tane tuttu aynı gün akşamı alıp bu seranın yanına aldı. Gelişmeyen arılarını köyde tutuyor ve onların analarını karniyol f1 yapacagız.
Aynı zamanda bu günlerde Turan Uçar’da bir kovan arı getirecek, onada larva transferi yapılacak.
Ormandaki arıların yanındayım. Havalandırmalar çok açık degil. Biraz çekip bırakmıştım. Bu bile çok büyük bir havalandırma oluşturuyor.

Çekmeceleri çekip kontrol ettim, belkide arılar 1 aydan fazla burada tek tük varroa düşmüş.

Varropasız bir arıcılık yok, fakat kontrol altında tutmak gerekiyor.

Kovanların dışatan önlerine bakıyorum. Bir çok kovanda daha öncede fark etmiştim erkek arıları kesmişlerdi.

Erkeklerin kesilmesi nektar kesikliklerinde ve ani hava soğumalarında olabilen bir hadisedir.

Gebze’de daha çok bal geliyor, ormanda ise hızlı bir bal akımı yok. Bal geliyor ama hızlı degil. Hızlı bal akımı olsaydı peteklerde agarma olurdu. Agarma göremedim.

Bu çıta kattan ve yavru çıkan yere bal ve polen depo ediliyor. Ormanda bulunan ve pamuklegen denilen bir bitki var çok aşırı polen vermekte. Pamukleğen çiçegi hala açık. Birde kestane balına gittiğimiz yerlerdede pamuklegen devam ediyor, zaten kestanedende aşırı polen akımı oluyor.

Bu sene çıtalar erkenden polen blokesine geçti hadisenin oldugu yer kovanın katı, hiç bir kovanın alt katına bakamadım.
Güzelim çıtayı polen ve balla bloke etmeye başlamışlar. Arıların işide bizim askeriyenin işi gibi bazı işlere akıl erdiremiyoruz. Askerliktede bir çok işi mantıkla çözemezsiniz. Bana göre olmaması gereken bir durum ama oluyor ve görüntüde ortada, yav burada emirleri kim veriyorki.
Eski çıtaları yenilemeye çalışıyorsunuz, ortaya girdiniz yesd yeni çıta polenle bloke olsun::((
Bir kovanda katta arı kalmamış giden gitmiş geride böyle bir görüntü var, memelr filan bozulmuş ama arı oğul verip kendisini bitirmiş.

Bazı kovanlarda bal kemeri büyürken anaarı bulduğu boşluklara yumurta atmaya devam ediyordu, zaten bu resimdede ana arı var.

Hacı memleketine bir gitti işler arap saçına döndü, toparlamaya çalışıyoruz ama hacının felegi şaşmış durumda tipine baksana::))
Bir daha bir yere gitmek yok, hecı ninenin sözünden çıkmasın yeter.
Zaten geçenlerde Sadri Demircioğlu abim bir laf etti kafam karıştı. Derki delikanlı adam hanımının sözünden çıkmayan adamdır bu ne biçim iş anlayan varsa beri gelsin::)))

Birde ormandan funda topragı getirdim. Başka işimiz yok gibi sırtımızda balkona toprak taşıyoruz.

Balkonda organik pembe domates, patates, patlıcan ve biber üretimine başladık::)

Bu sene işlerimiz az canımızda sıkılmasın diye belediyenin birimler arası futbol turnuvasına birim olarak katıldık.
Dün akşam imar birimini 12 – 3 yendik::))
Maçtan sonra gene arılıga gittim, degişiklik iyi oluyor.
Biraz kafamız dagılsın beyaw, hep iş hep iş olmazki::)))


Arıcılık Bilgi Merkezi | 8 Yorum »
Forum