Ekleyen, admin on 06 Mart 2009 – 11:25 -

Kovan kaybım yok, iki adet anasız kalan kovanım var. Birisi biraz üzdü. Kışa güzel mevcutla girmişti işçi arısı gençti, balı hala var, fakat 29 numaralı karniyol yok. İki gün önce arılıga gittim akşam üzeriydi, hafifte yağmur yağıyor. Kovanlara önden bir bakayım dedim, uzaktan baktım karniyolda bir faliyet var. Yakıdan baktım yağmalanıyor, hacı abiye dedimki abi bu kovan yağmalanıyor, Seyithan abide diyorki, yok kornil iy çalişi. Abi bu kovan yağmalanıyor diyorum hala diyorki dünde iyi çalışirdi. hemen çıkışa parmagımı sürüp yaladım talıydı. Seyithan abi körüğü yakayım dedi. Körük yanana kadar zaten kovanı baştan sona taradım. Anaarıyı göremedim, ve kovanın musluğunu kapattım. Seyithan abiye dedimki bu kovanı akşam hava kararırken bir daha aç, içerdeki yagmacılar çıksın tekrar kapat yarına bir daha bakacam dedim. Ertesi gün tekrar kovanı taradım anaarı yok. Hemen sosyetenin anaarıyı kafesleyip kovana verdim. Bu arada kovan muslugu kapalı tutuldu saldırı devam ediyordu, kovanı yağmalayanda benim şampiyon. Dün anaarıyı serbest bıraktım, girişide iyice daralttım, kovandaki fazla ballarıda aldım, tek tük saldırı olsada kovan normale döndü gibi. Anaarının ne oldugu ise meçul, çünkü bir ayı geçkin bir süre olmuş hiç yavru yok, anaarı memesi başlangıçları var arı mevcudu düşmüş. Aklınıza bin türlü sorular takılıyor ama yapmış oldugum bariz bir hata olmadı. Hayırlısı olsun, tabi bu haberi okuyan Muhteşem abi hem üzülecek, hemde bana kazma demiştin diye göbekte atabilir. Ben o kadar üzülmedim çünkü hala karniyol yedegimiz olması beni rahatlattı. Dün akşam bir arkadaşımızda ayrıca bir teklifte bulundu onada, ne kadar teşekür etsem azdır. Bu sezonun benim için üzücü olayı buydu.

Dün 5 mart 2009 du. Hafta sonlarına nedense hep havalar bozuk denk gelmesi, kovanların sıradan açılıp kapatılmasına mani oluyordu. Dün müdürümden izin aldım, dedimki işim var öğleden sonra yokum. Gidebilirsin dedi, bana hep takılırdı şeker vermeyemi gidecen diye bu sefer ben dedimki şeker vermeye gidiyorum haberin olsun::))
Daha önceden soğukta olsa şurup verecegim diye hacı abiye invert şurupları poşetletmiştim. Bazı kovanlara yemliklede şurup verdiksede hacı abi ilk olarak poşetleri bir bitirelim dedi. Genelde her kovana iki poşet vererek geçtik, her poşette yarım litre invert şurup vardı. Resimdeki benim şampiyon.

Bu arada iki kovanın balı bitmiş, hatta bazı arılar intihar etmeye başlamılar.Yukardaki çıtadaki arının belki 100 gr balı kalmıştı. Bu çıtanın karşısındaki çıtada bu kadar arı var ve bu arı artık bitik. Kurtulma şansı var ama bu sezon bu arıdan bir halt olmaz artık. İlerleyen günlerde anaarı sorunu olursa anaarısını kullanırız. Arının toplam mevcudu bir çıtanın tek yüzünü saracak kadar. Kutuyada alınabilir. Bu gibi arıların uzagına şurup bile verseniz alamazlar.Yarım kilo şurubu arıların bulundugu petek gözlerine doldurup kovanı iki çıtaya sıkıştırıp bıraktım.

Bir başka kovanda ise mevcut fena degil, fakat oda balsız kalmış, bunada aynı işlemi yapıp kapattım. Şu an iki çıta falan arısı var. Havalar ısındıgında sarabilecegi kadar yavru versem bu 10 günde çıkar ve arı kendisini kurtarır.

Daha önceleri kekle alakalı bir çok kez yazılıp çizildi. Kek vermessek arılarımız ölüyor diye bu sitemde şurp verip arılarınıza yükleme yapılabiliyor hemde çok kısa sürede arıyı yorup uğraştırmadan. Bu konuyla alakalı bir yazı bitmek üzere, burada daha fazla açmaya gerek yok. Arılıktaki genel sonuç ise çok güzel, toplamda iki kovan anasız kaldı, iki kovanda sönme aşamasında yakalandı. Kovan sönmesi yok. Çok şükür bu üçüncü yılım. Bu zamana kadarda iki kovan haricinde besleme hiç bir şekilde yapılmadı.

Arılıktaki işim saat dört gibi bitti belediyeye geldim telefon çaldı. Telefonki ses bakanım müsayitmisiniz::)) Dedim buyrun buyrun, ofisimde biraz sohbet ettikten sonra malikhaneme geçtik::)))

Evde dedimki kütügügü göreceksen burada. Bir baktım arka kapak tam oturmamış. Dedim madem açık birde içine bak. O esnada bu resimi çekmiş, akşam saat altıda falan çekildi bu resim. Ben balkona kapagı kapatmaya çıktım dediki şurupluk boş. Abi daha dün öğlenleyin doldurdum boş olmaması lazım dedim, bir baktımki şurup göçürülmüş. İnvert bidonu zaten kütügün arkasında gene fulleyip kapattım. Ayrıca bu resim Zafer abinin, kendisinden izin almadan bakanlık adına el koydum resime. Yeni makinasıda güzelmiş, tarihli filan,birde tarih düzgün olsaydı. Ben kütükle alakalı haber yaparken arşivde bir sürü uğraşıp öyle tarih sıralaması yapıyorum. Gerçi ben ne kadar tarihli resimde yayınlasam, kütüge inamayanlar varmış, hiçte umurumda degil.
Arıcılık Bilgi Merkezi |
10 Yorum »
Ekleyen, admin on 02 Mart 2009 – 23:38 -

Bir söz vardır şeyh’hin fikri neyse zikride o diye. İnsanlar bir şekilde içindekilerle yaşarlar ve bunu dışa yansıtırlar. Gözlerin fikride o gözle bakmaktır heralde. Bu mikro resimlere merak sardığımdan beri gözlerim bir başka şeyin peşine düştü. Bir malzeme lazım ama baktıgım hiç bir yerde o malzemeyi bir türlü bulamıyorum. Ora sesnin bura benim derken istenilen malzemeye nihayet ulaştım, yapacagım işteki en önemli parçalardan biri buydu. Bunun orjinali 1,5 mm çapında cam, içi ise 0,8 mm olmalıydı. çok şükür bu engelde bana göre aşılmıştır ilerleyen günlerde uygulamada ne gibi sorunlar çıkacak ben merak ediyorum.

Aradığım malzemeye en uygunu buydu. Uç kalınlığı 1,2 mm. Ayrıca plastik bir aparat.

Bir sorun var bu malzemenin paketinde bin tane var, dedimki bir yerde deneyecem, lazım olursa alacam bana bir tane lazım deyince beni kırmayıp paketten bir tane çıkarıp verdi. Hemde beleş::))
Arıcılık Bilgi Merkezi |
8 Yorum »
Ekleyen, admin on 01 Mart 2009 – 23:48 -
Hafta arasında Halil Şekerci yani eski hacı abim, İbrahim hastanedeymiş durumuda kritik dedi. İbrahim denilen kişi ise Lüleburgaz’da bulunan hacı abimdi. Duruma göre hafta içinde bile gideriz derken hafta sonuna nasip oldu. Burası Lüleburgaz ve Karamusul köyünün arazisindeyiz. Bir günde o kadar çok yolculuk ettikki, arabasız gittik otobüs ve bazen otostoplarla günü bitirip gece saat 21 gibi evime gelebildim.

Yolda bir tarla dikkatimi çekti, zaten tahminde ediyordum bu resimdeki ot kanola bitkisiymiş.

Aynı karalahana görünümü var, tadınada bakmadım ilaç atıyorlarmış. Fakat Halil abi bu sene balını yedim ayçiçekten çok güzeldi diyor. Bu bitkide artık arıcıların can damarlarından biri olacak, birde bu bitki ilk bahar başlarında çiçekleniyor ve hemen geçmeyen bir bitki. Yani uzun süre nektar veriyor. Nektarının zamanı ölü sezonların içinde olması ayrı bir güzellik.

Bu tarla acayip büyük. Birisine sordum köyün girişindeki tarla ne ekili ve kaç dönüm diye köylü 100 dönüm oldugunu söyledi. Yolda 4 km.lik yolu yürüken bir araba alıp bizi köye bıraktı.

Hacı abinin işler ilginç, normal ameliyat olmuş eve taburcu ediliyor, yolda trafik kazası geçirip tekrar hastaneye gidip ikici ameliyata alınmış. Yatmak ona çok zor geliyor. Halil abiyle uzun bir arkadaşlıkları var. Benide Halil abi tanıştırmıştı İbrahim abiyle. Karamusul köyüne arı koymak yasaktır ben üç sene o köye gidip sınırın karşısına koyup hep İbrahim abi yardımcı oldu. Ne kadar yük olmamaya çalışsamda, evinden ayrı misafirhanesi var anahtarını verdi, aşağıda gelecek bir pat pat yapmış onu bana tahsis etmişti. Elindende gelmeyen iş yoktur. Elektirik, kaynak, su tesisatı demir dograma gibi bir sürü işi yapar.

Zorla güldürüp bu resmi aldım, verdiğim taktikleri önce dinler sonrada tekrar anlattırıp kagıda yazardı, sonrada derdiki bu sene desene balı kırdık. Yani kendisinin 10-15 kovan arısı var sepetler hariç.

Birde hatıra resmi aldık uzun sohbetten sonra vedalaştık. Çok cefakar bir insan, bana çok iyilikleri olmuştu Allah acil şifalar versin. Eski hacı ben bu yazıları yazarken yola devam ediyordur. Gebze’deki feribotla karşıya geçecek ve karşıdaki arabasına binip evine kaçta varır bilmiyorum. Gerçi eski hacı bu gün beni gene iyice şarz etti, akşama kadar atmadığı fırça kalmadı.

Benim Lüleburgazdaki makam arabam, hala faal.
Hacı abi bu pat patı kendisi yapmış. 5 liralık mazot koyduğumda bir sezon bana yetiyordu. Çok degişik bir gün oldu, dünya hali işte bu arada yeni yılın ikinci ayınıda yedik bahara doğru hızla yol alıyoruz. Bu hafta havalarda ısınacak bakalım Mevlem neyler, neylerse güzel eyler.
Arıcılık Bilgi Merkezi |
9 Yorum »