DENETLEMELERE DEVAM EDİLİYOR::))

Ekleyen, admin on 28 Mart 2009 – 01:15 -

Bizimkini bir denetleyeyim dedim şu hale bakın. Burası bir işyeri hekiminin muayene odası::))

Her taraf arıcılık kokuyor.

Dedim banada bir fabrika ayarla diye, bende bir fabrikanın hekimliğini yapsam kıyametmi kopar::))

Burası meşur geminin son limanıydı. Gemi kaptanı şu an gemiden alınarak Gebzeye hicret ettirildi. Yanlız gemide nesil cinciri kopmuş. Direkten döndü de denebilir.

Diğer iki kutu çıtalar ful yavruydu. Üç kutudan bir kutu yaptık hemde iki kat lı olarak.

Birinci katla alttaki kutu arasında elek teli var. En alttaki kutu anaarılı. Diğer katların anaarıları alındı.

Son katın altınınada birleştirmede gazete kullanıldı. Üstteki kutuya gemi aktarıldı en zayıf kutuda buydu. Alt kutuyla arasında tek katlı gazete var. Birleşmelri daha koly olacak. Tek kat gazeteyi aşagıdakiler ve üsttekiler kemirirken tanışıp kolayca birleşirler. Her katada birer parca gül suyu dökülmüş karton verdik hepsi aynı kokuyla kokulansın diye.

Gazeteli birleştirme en iyi yöntemlerden birisidir. arılar birbirine 1 mm den daha yakın ama birbirine ulaşamıyorlar. Bu arada da gazeteyi kemirirken tanışıp anlaşırlar. Yapmanız gereken kezeteye çizikler atmaktır.

İşin bitmiş hali bu. Fakat devrilirmi diye düşündük. Bahçede köpek geziyormuş.

Biz arılarla ugraşırken kafesteki ana ve işçileri inceliyorlardı bazıları.

Sonrasında bahçivandan izin alıp eşegi sağlam kazıga bağlayalım dedik::)İşyeri çalışanları ilğin pozlar verdiler. Son resimlerden sonrası başka bir yere hareket etttik. Neresimi::))

Beykozdayız çay içtik çay::))
Gerisi sonraya kalsın.

Arıcılık Bilgi Merkezi | 2 Yorum »

BAHAR GEL ARTIK, ÇOK NAZ ARICI USANDIRIRYOR

Ekleyen, admin on 26 Mart 2009 – 23:42 -

Resimde bir siyah beyaz televizyon trafosu görüyorsunuz. Bir sürü işlevi var. Bir türlü kimseye bu malzemeyi anlatamadım. Tamircilere gidiyorum adamlar acayip acayip suratıma bakıyordular, megersem şimdiki televizyonlarda bu trafo yokmuş. En sonunda bir eloktronik malzemeciye gittim, dedimki cebimdede bir çıtalık tel. Bu teli ısıtacak bir adaptör veya trafo, adam bakıyor olmaz öyle bir şey diyor. Dedimki telvizyon trafoları bu iş için uygunmuş dedim. Adam bir yere baktı uzun zamandır satılamayan bu trafoyu gösterdi o zaman aradığın malzeme bu, bu ne dedim dediki siyah beyaz televizyonların trafosu, şimdi bu ayarda bir trafo almaya kalksan 50-60 liraya alamassın. Kelepir yani::)) Birde ilave malzemeler verdi elektirikçine söyle bunu anlar diye.
Sonrasında bizim belediyemizin en eski personeli elektirikçi “Rasim ÖĞÜTALAN” abiye gittim. Unutmadan bu arada havalar iyi diye üç günlük izine çıkmıştım şapa oturdum gene işler kaldı. Dün aşırı rüzgar, bu gün aşırı yagış ve soguk, yarınada ne olacagı belli degil. Neyse işler önemli degil, Rasim abide işi bir türlü anlamadı o kadar izahtan sonra ölçümler denemeler sanki nükkleer sanral kuracagız. Cebimdeki telite gerdik, deneye deneye en son bir yer hem trafoyu zorlamayacak hemde işi çabuk yapacak noktayı bulduk. Tel kısa sürede elimizi yakmaya başladı.
Sonrasında işin sonuna gelindi, eleektronikç,nin verdigi iki parça vardı, biri bir diyot biride kondanstör. Onarıda Rasim ustam trafoya bagladı bu malzemeler dalgalı akıma dogru akıma çeviriyormuş. Devamlı aynı ayarda güç verecek yani tekleme işi yok.

En son ölçümleri yapıp, tellerin ucunu soyup ikiye katladı ve lehimle doldurdu nedenini sordum. Dediki bu telle temas edecek tel kalın olmalı, yoksa dokundugumuz telde ısınırmış ve trafonun gücü geride harcanıyormuş.Çıkıştaki tel kalın ve dokunulan noktada sağlamlaştırldı lehimle. Rasim ustanın yardımcısı poz verecem derken ustanın elini yakmazmı::))
Nerede antik işler var beni bulur zaten.
Bir antika işte bu gün oldu gene.Zafer abi memleketten geliyor, yoldada beni aradı. Bakanım sana bizim oranın güzel çekme helvamı nesi vars işte, ondan getiriyorum dedi. Bende Asım abiye bu trafoyu götürecektim. Tamama bi müsaitim beklerim diye bizim sahte doktor Cahit’in kebabçı dükkanında çay içiyorum. Zafer abiye dedimki benim evi biliyorsun, deniz bankın köşeden gir diyorum tamam dedi demirbankın orayı biliyorum. Abi demir degil deniz dedim tamam dedi, inşallah bir sakarlık yapmam diyede duyrdu. Bayagı bir zaman geçti telefon çaldı bende karşılamaya çıktım telefonu açmadan. Sokağa bakıyorum kimse yok, telefonu açtım abi nerdesin demezmi, bakanım sapagı kaçırmışım şu an Sultanbeyli’deyim::)))
İnşallah evine varmıştır,yoksa sınır kapılarını tutsak iyi olacak, bu arada helvada gitti::)))
mar 25 de ancak 10-15 kovana bakabildim,bir sürü iğne yedim ve arılıktan çıkıp eve geldim. Balkona çıkıp, kütügüde bir açayım dedim. Anlayacagınız kütük daha ölmedi. Hayırlısıylada bir baş göz etseydik.

İnvert bidonu hemen kütügün arkasında, yeniden doldurup kapattım. Kütük resimleri 25/03/09.

Baktım zafer abi gitti, bende asım ustamın yanına gidip trafoyu hallettikya. Hafta içi bayagı bir anaarı kutularının tellerini takmıştım. Birde peteklerini takalım hazır trafoyuda deneyecezya. İlk petegi tam ortadan iki kestim.

Düşündüm en ekonomik bu şekilde işin içinden çıkılıyor.

İkiye böldüğüm petegi daha sonrasında 6 parçaya ayırdım. Yanı standart bir petekten altı tane kutu çıtasına petek çıkıyor hemde firesiz.

Mis gibide bal kokuyordu, birden nektar akımında kovanı açtıgımdaki kokuları hatırladım.
Geçen sene paralel tek tel kullanmıştım pot yapmıştı. Bu sene dikine iki tel çektim süper oldu. İnşallah standart çıtalarımada böyle dört tel takmayı düşünüyorum. Bu sistemde petek kırılacak diye sorun olmaz. Esneme alanı kalmıyor.

Trafo bu çıtaya göre çok güçlü ama sorunsuz işi hallettim. Yakında metro kovanları faliyete geçiriyorum. Petekleri her traftan biraz mini oldu ama ne yapayım. Firesiz böyle oluyor. Çok yakında örülmüş ve yavruları atılmış olarak görecegiz bu ham petekli çıtaları.

Bu sene bahar o kadar nazlandıki hiç sormayın. Fakat hava açar açmaz arılar coşacak. Belkide ilk defa bu sene bahar balı alabilecegim. On güne kadar bir çok arıma kat atılır. Hazır örülmüş petegim olması büyük avantaj. İlk etapta 40-50 katlık örülmüş petek hazır, örülü petekleri kovanlara verikende ham petekleri birer ikişer ilavelere yetiştiririm inşallah.


Arıcılık Bilgi Merkezi | 4 Yorum »

21 MART CUMARTESİ, NİHAYET KOVANLARDAN ÇITA ÇEKİLDİ

Ekleyen, admin on 23 Mart 2009 – 12:08 -

NOT: Muğla Bodrumda satılık 50 arılı kovan. Tel.0534 621 21 24. O bölgede ihtiyacı olan varsa ilgilenebilir. Daha önceden hatırlarsanız kaza yapan bayan arıcı vardı, arılar o bayan arıcıya ait.
Bu sene havalar hala ısınamadı, şubat ayındaki güzel havalarda ise seçim davasına mesayi yaptık. Sonuç ise hala tüm kovanlarımın bakım listesi oluşturulamadı. Bu cumartesi ilk defa not tutarak ve çıta çekerek işlemleri başlattım, pazar günü hava soguk olduğu yetmezmiş gibi gök yüzü gene delinip şiddetli şekilde akıyordu. Bu sene ülke genelimiz çok güzel yagış aldı bu bahara yansıyacakta havalar bir ısınabilseydi. Her taraf çiçek meyvelerde açtı fakat istenilen ısı yok. Yukardaki resime baktıgınızda arıların önleri bile degişik çiçek doldu.
Fakat beni şaşırtan işe bakım yaptıgım kovanlardaki yavru miktarıydı. Her kovanda üç dört çıta kapalı yavru var. Bukadar olumsuz hava şartlarına ragmen. Nufusları arılarımın gayet güzel. İşlerin yolunda oldugu kovanlarda erkek yavrular kapanmış. Havalar düzeldigi an arılıktaki inlemeyi merak ediyorum.

Bu sene şimdiye kadar iki sefer şurup verdim bu üçüncü turdu. Zaten pazar günüde devam edilemedi.Yarısı gene kaldı.
Beni hayrete düşüren en minik anaarı bile üç çıtaya yavru yapmasıydı. Bu anaarı işçi arıdan daha küçük. Karniyoların Almanyadan gelenlerinde sorunlar devam ediyor. Fakat ürettiğimiz ilk melezler çok güzel yavruya yatmış vaziyette. Hiç bir melezde sorun yok, dışardan gelenlere ne oluyor bir türlü anlayamadık.
İşlerin yolunda gitmedigi iki kova vardı, anasız kalmış. Anasız kalalı çok olmuş. Çünkü erkekler bile çıktıgına göre en az iki ay öncesinden anasız kaldıgı anlaşılıyor.

Bir kovanda mevcut çok azdı hemen o kovanın anaarısını alıp bu yalancıya kaçana verdim. Zaten bu anaarı buylundugu kovan bitik. Belki burada bu kovanı kurtarır diye düşünüyorum. 5- 6 çıtalık arı olması birleştirmelerdede sorun çıkarır. Bu kovanı analı bir sağlam kovanla birleştirdigimizde saglam kovandaki anaarıyı riske atarız. Fakat araya elek teli konularak katlı birleştirme yapılabilir. Bu yöntem o anda aklıma gelmedi.

İki kovanada anaarı verdim, son ne yapacagımı kovandaki işçilerin hareketleri etkileycek.

Hep derim hacıya şu şurup bidonunu iki elinle tut diye. En son sap elinde kaldı güzelim şurup yerlere döküldü. Ben dedimki şurupları arılar için yapmıştım. Bununla banyo yapmanın alemi yok diye tepkimi koydum. Hacı ise derdi başka.

Ben şimdi eve nasıl girecgim bu halimle demezmi::))
Yarabbi bana çok sabır ver, k…. ve k…..lerden de koru.K…. ve k…… olmayan K…. arkadaşlar nasip et.::))


Arıcılık Bilgi Merkezi | 4 Yorum »

HEDEFE KİLİTLENDİM

Ekleyen, admin on 20 Mart 2009 – 22:23 -

Kırmızılar tatilleri,sarı renk yumurtadan doğuma kadar süreyi, mavi işçiarılarımızın iç hizmetlerini, yeşil ise artık bağlasanız kovanda durmam diyen işçilerin tarlacılık faliyetlerini içerir.

Bu sene ilkbaharda arılarıma kek vermedim. Şu ana kadar iki sefer invert şurup verildi. Geçtigimiz iki baharda kek vermiştim ve keki verdikten yaklaşık 10 gün sonrası musluklarda acayip arı ölüleri olurdu. Hatta arılar ölemeyip musluktaki tahtada bitkin vaziyette kıvranırlar ölebilmek için. Bu sene böyle bir durumla karşılaşılmadı. Birileri inverttenmi oldu diye içinden sorabilir. Sıvı beslemeden oldu, invertte verilseydi invert olmayan şurupta verilseydi ölümler gecikecekti. Ölümlerin gecikmesi bir iki posta genç yavru çıkmasını saglar buda kovanın baharada çok güçlü olması demektir. Yazılarımın bir yerinden tutarak bana karşı yazı yazanlar, kendi yaptıkları icraatları bir göstersinler sonra bazı şeylere karşı çıkılsın.
Bu seneki hedeflerim ise yüksek bal verimi alınılacak şekilde kovanlarımı hazırlyacağım.
İlk defa kapsamlı olarak anaarı üretecegim.
Saf karniyol anaarılar üretecegim.
Ömrümüz olursada bunları hep birlikte görecegiz.
Yüksek bal verimi için iki analı kovan sistemine geçecegim. Yurdumuzda bu uygulamayı yapan yok gibi. fakat anlatmaya gelince herkes iki anaaarılı sistemi güzel anlatırlar. Anlatılan ve yazılanları okudugunuzda yada dinlediginizde bunların bu işi yapmayıp sadece tercümesini yapmış oldugunu göreceksiniz. Defalarca okudum sistem bir türlü anlaşılmadı, zaten şimdiye kadar anlayan olsaydı kitaplardan uygulayanlarda çıkardı. Bizim gibi yazanlar ise anlamadığını anlamış gibi yazı yazmaya çalışanlardır. Fakat bu işi ne pahasına olursa olsun tüm kovanlarımda uygulayacagım araştırmalerım devam ediyor. Yüksek bal alabilmek için kısa süreli zamanlarda en ideal sistem iki anaarıdır.
Bir başkalarıda diyebilirlerki koloni destek sistemi yap. Koloni desttek sistemi yapmaya gerek yok.Neden yok derseniz siz kovanlarınıza tarlacı aktaracaksanız iki kovanı yan yana koyun, iki üç gün sonrada birini alın. Alın size koloni tarlacı destek sistemi. Ne çıtalarla ugraşıp duracağımki, çıtayla ugraşacaksam iki anaarıyla ugraşırım. koloni destek sisteminde kovanlarınız devamlı yarısı ıskartaya ayrılır. Ben arımı Trakya’ya ayarladım diyelim koloni destek sistemiyle, geriye kalan kovanlarımın yarısı ne halt edecekler.
Bu sırada anaarı kutularının çıtaları büyük bölümü bitti, her tarf çıta şimdi tellenmesi petek takılması kaldı.

Ayrıca normal kovan çıtalarıma başlayamadım, çıtalara başlayamadığım gibi katların tahtaları bile alınmadı. Yalovalı Yusuf kardeşim çıtanın yanak dediğimiz parçalarını bugün biçmeye başlamıştı. İlk etapta bin çıtalık yanak istedim. Süre ise merak etmeyin daha işler yetişir.::))

Marangozun her tarafı bu esnada kutu çıtası. Nerede boşluk bulursak çıtalandırıyoruz.

Baharda lazım olacak en önemli malzemelrden biriside petektir. Henüz kat ve çıtalarım olmasada ham peteklerim geldi.

Bu gün nihayet şeker işinide çözdüm.Trakyaya 50 kovan bala gidecek. Anaarı üretecek bu arılıkta 25 kovan civarı arı bırakacagım. Bunlar devamlı beslenmesi gerekiyor. Beslenmezse nektar gelmediğinde erkeklerin alayını keser buda ayvayı yediğim anlamındadır.

Hacı abi yoktu,hacıabinin asistana şekerleri teslim ettim. Gerisini hacı halleder.

Bu seneki trakya takvimin bu. 20 Mayısta atılacak yumurtalar ayçiçekte tarlacı arılar olacaktır. 20 mayıstan itibaren iki anaarı yumurta atarsa balı kırdım.

Hedefe adım adım ilerlemeye devam edilecektir.

Not:Trakya’da ayçiçekler 1 temmuzda açmaya başlar, temmuz ayının 20 de genelde bal sagımları yapılmaya başlar süremiz bu kadar kısadır.


Arıcılık Bilgi Merkezi | 10 Yorum »
Forum