Ekleyen, admin on 07 Nisan 2009 – 20:35 -

Bu sabah işe gitmeden sonkez kütük kovanı açtım. Yazın çadırda tenekelere bal doldururken teneke düşen arılar oluyordu. O arıları kaşıkla alıp bardakta topluyordum. Hafta içi ilk defa kütüge donmuş bal verdim. Bardakları pırıl pırıl yapmışlar. Artık bundan sonrada besleme yapılacak yerde kalmadı. Bardaklarıı alıp elimdeki kartonla az duman verdim hemen geriye çekildiler.

Aylar süren gözlemlerimiz artık bitti. Son kez tabagına invert şurup doldurdum. Dün akşamleyin haber gelmişti ve bu gün saat 16 gibi yolculuğu başlayacak.Hava gayet serin olmasına ragmen, tek tük işe gidenler olmuş hiç vakit kaybetmeden önünü ve arkasını kapattım.

Sonrasında mutfaga alıp iyice deli bağlar gibi ip ve telle arka kapagını bağladım. Daha sonra evin girişine bırakarak işe gittim.

Öğlen yemege geldigimde kovanın ısısı bayagı yüksekti, bendaha önce öndeki delikleri kapatmıştım. Hemen evde olan havalandırma telini keserek hazırladım. Delikteki tıkaçları çıkartırken bir elimlede açılan yere teli kapatıp raptiyeledim. Sonrasında daha serin olan apartman boşlugundaki merdivene aldım. Daha apartmandakilerin yeni haberi oldu balkonda arı oldugundan::))

Harekat saatini bekliyor, bu arada üç çeşit renkli raptiye aldım. Bu raptiyeler arıcıların işine yarar. Bazı bakmak istediginiz çıtalara belirlediginiz renk raptiyeyi takarsanız dersinizki beyaz raptiyeli çıta erkek gözlüydü, efendim kırmızı raptiyeli çıtada anaarı memesi vardı gibi not olabilir.

Saat 16 da Gebze terminalindeyim bir arkadaşın arabasıyla arıyı getirdik. Otobüs saatinde gelmedi.

Otobüs beklerken aklıma arıya su vermek geldi gidip bir su alıp havalandırmadan içeri biraz su döktüm. Sanki biraz rahatlamışlardı yada bana öyle geldi. Beklerken otobüs geldi gidip durumu izah ettim. Şöför dediki olaydan haberim var, bıktım dedi. Yeni arı sahibi şöförü çok taciz etmiş aman unutma ne olursun şu işimi gör diye.

Kaptan plotumuz Kasım bey dediki burasını ona ayırdım yetermi dedi, abi yana yatmasın başka bişiler getir. Hemen bir çuval ve bir çanta getirilidi. Bir yerdende soruyor arılar bu kovandan çıkmazmı diye. Çıkmaz çıkmaz dedim. Bir kavanozda bal verdim yolda yersiniz diye::))

İşi tatlıya bağladıkya, yardımcı plot poz vermeye geldi beleş balı duyunca::))
Benim yanımdaki arkadaşım geri dönüş yolunda üzüldünmü dedi kütükten ayrıldıgına, dedimki yok.
Yav şimdi bu yazıları yazarken biraz koydu gibime geliyor, oyuncagını kaybeden çocuk gibi hissettim şimdi kendimi.
Kütük yeni sahibine hayırlı olsun, Giresun / Görele’ye inşallah yarın sabah 6-7 gibi varacakmış.
Kütügüm yeni yerine tabir yerindeyse gelin gitti.
Koca kış boyu herkesin meraklı bakışları arasında bizi bahara taşıdı. Arkasında bir sürü yenilikler bırakıp gitti.
Kütük kovandan ayrılmak bu kadar beni duygulandıracagını sanmıyordum.
Arıcılık Bilgi Merkezi |
13 Yorum »
Ekleyen, admin on 06 Nisan 2009 – 00:09 -

Misafirim olan karakovanım diyeyim, her an yola çıkabilirmiş. Haber geldiginde paketlemek için bende hazırlıklarımı yaptım. Bu havalandırma o karakovana 1 hafta yolculuk yapsada zarar vermeyecek inşallah. Asılda ilk karakovanı yani kütük kovanı yaptıgımda düşüncem bu havalandırma olan yere cam takmaktı. Balkona bir geldi kütük bir daha başka iş yapamadım. Gittigi yerde havalandırma için konulmuş tel sökülüp cam takılabilir. Kovanın gözlemide hiç açılmadan yapılır.

Cemil ustanın dükkana tamir için gelen bir radyo ve plak çalar. Getirenin babasının babasındanmış vay be dedim sonra bir düşündüm babasının babası dedesi be::))
Bir zamanların en havalı malzemelerinden. Bazı köylerde sadece agalarda olan radyoları bir düşünsenize::))
Cemil usta, Tunç’un karakovanı yapmış.

Bizim Erzincan’dan gelen karakovan orjinalinden biraz daha uzun. Bu çakma karakovan::))

Tunç Cemil ustaya bu malzemelerden karakovan yap dedigi nota bir baktım. Notun arka tarafını bir çevirdimki, ana buda ne ::))
Bir kovan bakım çizelgesi. Demekki müdürler böyle çizelge yapıyor, her şey düşünülmül çok detaylı. Tunç bu ne, saat, dakika, saliseyde yazsaydın bari.
Bu konu geçenlerde arada kaynadı, arıcılığımız için çok önmli, bu resimlerde ip uçları var. 27 Martta Muhteşem abinin kutulardan çekilmiş resimlerdir bunlar. Resimleri incelediğimizde martın sonu gelmiş ve hala kış arıları çalışmalarına devam ediyorlar. Bu ne demektir diyenler olabilir. Bu şu demektir kutular kış boyunca invert şurupla beslendi, normal şuruplada beslense belkide aynısı olabilirmiydi bilmiyorum ama bu kutulara kek verilmedi ve sonuç karşımızda.

Sizde bir kovanlarınızdaki arıları bir inceleyin kış arıları duruyormu. Kış arıların ömürlerinin erken bitmesinde biz arıcıların hataları çok fazla. İlk defa bu sene kek vermedim, kovan musluklarda ölü arı olmadıgı gibi, hala kıştan çıkan arılar işlerine devam ediyorlar. Bunun en iyi iki örnegide iki adet yalancıya kaçan kovan hayatlarına devam ediyorlar.

Kek vermiş olunsaydı bir çok arı suya gidip gelemeyecekti ve bu tablo olmayacaktı. Elimizdeki kadroyu uzun süre kullanmak için bundan sonra bunlara dikkat edilmeli.

Yalancı anaarılı kovanda petek örme işi devam ediyor. Benim anlamadıgım bu yaşlı arılar bu petegi nasıl örüyorlar.Öğrendiklerimizle sahadaki bilgiler çelişmeye başladı. Kafamada bu invert takılmaya başladı kütükte invertle beslenmişti kış boyu petek işi durmadı.

Anaarıda yumurta atıyor yalancılarda, dün bu kovana iki adet kapalı yavrulu çıta verdim. Yeni işçiler çıkınca yalncıların beslenmesi bence azalır diye düşünmekteyim.

Metro kovanlarım hizmete girdi. Yakında anaarı işleride başlıyor. Dünya iş beni bekliyor. Bu sırada şurup yüklemesi yapılması gerekiyor. Bu sistemde çok işçi arı boguluyor, içine ne koyarsan koy pet şişeye tırmanıp çıkmaya çalışanları izledim. Ugraşıp uğraşıp yorulup şuruba gömülüyorlar. Bu akşam pet şişeleri alıp poşetle şurup vermeye başladım.

Bu arada bazı kovanlara kat atmaya başladım. Unutmadan şunuda not edeyim örülü peteklerinizi kontrol edin, ag kurdu mafetmesin. Artık kükütmü yaparsınız sirke asidibmi bulursunuz, peteklerinize zeval gelmesin havalar ısınınca ağ kurtlarıda devreye giriyor.

Bu gün kontrollerde bir kovanda kanatsız arılar gördüm. Hemde bir çıtada üç tane, hayret başka kovanlarda yok, yerlerde kanasız yok sanki bu kovan özel.

Bu arada daha önceden bazı kovanlara boş çıta vermiştim, doğal vorroa mücedelesi için degil tabiki. Bir erkek arının eşleşme olgunluguna ulaşabilmesi en az 40 gün olmalı. Erkek arı 24 günde çıkar, 15 gündede ergenleşir. Nasıl tarlacı yumurtadan tarlaya kadar 40 gün gerekiyorsa erkektede durum aynısıdır. Bir anaarı bir erkelede işini görebiliyor. Kaliteli anaarıların en az 10-12 erke arıyla çiftleştigini yabancı kaynaklardan okuyoruz. Anlayacağımız şudurki ne kadar çok erkek arı o kadar kaliteli anaarı denmektir, kaliteli anaarının bu erkek ayagıdır sadece.

kontröllerde italyan melezini tehtit eden işçilerin marifeti ortada. Ayagını denk al demişler.

Geçen son baharda ürettiğimiz karniyollardan biri, 37 nin kızıydı aynı anasına benziyor.

Hacı abinin bozuk çıtaları inceliyorum her taraf meme, dedimki bunlar iş olsun diye yapmışlardır.

Memenin İçini açtıgımda iş olsun olmadıgı anlaşıldı.Memenin içinde yumurta dimdik duruyordu.

Bir başka çıtada anaarıyı degiştirmeye çalışan bir gurubun çalışmasını ödüllendirdim. Çıtadaki arılarıyla birlikte bölmüş oldugum iki çıta arıya bu çıta hediye edildi.

Belkide bu sene güzel olan beşinci gündü. Hep hafta sonrarı bozuk gitmişti. Bende şurubu basıp geçmiştim. Dün ve bu gün daha detaylı inceleme yapınca görüntüler acayip. Yemligin altına bir dalak yetmiyor. Duple dalak faliyetleri başlamış. 7 çıta arının biz çıta istiyoruz feryadını duyamamışım::))
O artık 10 çıta.

Arılar fazla dagılmasın diye bazı çıtaları sola almıştım, yemlikte ortadaydı. Bu kovanı zamanında yakaladım. Petek örme işlerinin başı sayılır. Yemlik iptal edildi, çıtaları 10 na tamamlandı. Yakında kat ister, dünya yavru var.

Buda 39 karniyolun yemlik altı. Erkek yumurtası atılmış ama ben bunu kestim. Kendim boş çıta verdim. Verdiğim boş çıtayı örüp erkek yavruları kapandıgında çıtayı kafes içine alıp erkekleri kontröllü çıkaracagım. Bu arının erkekleri saf karniyol. Bu sene bol bol erkek boyayacağım. Bunları ilerde hep birlikte görecegiz.

Kat atacagım kovanlardan birisi, Önceki kayıtlara göre kata gelmesi gerekiyordu. Baktımki eski kayıtlarla son durumda anormallik var. Anaarıya yol vermeye çalışıyorlar. Bu kovan anaarı ürettigim kovanlardandı 28 numara. Memeler kapanınca arı oğul verir diyorlardı anaarı kovanda memelerde kapanmış, bu kovanı ikşer çıta olarak hemen böldüm. İnşallah çıkacak anaarılar anasına çekerse çok iyi olacak. İş bitimi son kovandı acayip süprüz oldu, Seyit abide kovanı mafettin diyor, bölmeyip oğul peşinde koşalım o beni mafetsin dimi::))
Arıcılık Bilgi Merkezi |
8 Yorum »
Ekleyen, admin on 02 Nisan 2009 – 20:34 -

Geçtiğimiz günlerde zorda olsa tüm kovanların genel kontrolleri yapıldı ve bitti. Bundan sonrası daha kolay, nereye ne yapılacak belli. Yukardaki resim geçen hafta sonu Zafer abiyle yapılan kontrollerde çekilmişti. Bazı kovanlarımda böyle sırlı bal var bunlarında hangi kovanlarda oldugu belirlendi. İhtiyaç sahibi kovan oldugunda gidip alıyoruz. Kontroller esnasında balı olan kovanlarda şuruplanıp geçiliyor. Bunun nedeni hazır tüketilmeye hazır sulu gıda arı ilk önce bu verileni harcar. Düşünün yukardaki balı yemek için ilk önce sırı açacak sonrasındada dışardan su getirip balı sulandırıp kullanması gerekiyor.

Bu sıralar o kadar çok polen geldiki, böyle giderse çıtalar yavaş tavaş polenden bloke olacaklar.

İki tane güçlü kovnım yalancı anaarılara kapıldılar. Bu tür durumda kovanda yalancı ana dediğimiz yumurta atan bir yalancı anaarı yok. Birçok yalancı anaarı yumurta atmaktadırlar. Bunun nedeni ise anaarı kaybından sonra anaarı feromeni kovanda salgılanmadıgında işçi arıların yumurtalıkları gelişmeye başlıyor ve yumrta atmaya başlıyorlar. Yani işçi arların yumurta atmasını anaarı feromonu (kokusu) önlüyor.
Yalancıya kaçan iki kovan biri 7 çıtaydı biriside ful 5 çıta arılı. Birde bu arıların çıta hesabı arıcılıga yeni başlayanlar tarafından bilinmemektedir. Ölçümüz nedir arının kaç çıta oldugunu anlamak için derseniz en iyi ölçü, arının sardığı yerin dışına dalak atarsa arı mevcut çıtaları geçmiş yeni çıta istiyor demektir.
Yalancıya kaçan kovanlarımıza dönecek olursak 7 çıta olan arım anaarıyı daha önce kabul etmişti. Yalancılar bir yerden anaarı bir yerden yumurta atmaya devam ediyordu geçen hafta.
Beş çıtalık arımda anaarıyı bulamamıştım. Fakat durumlarıda sanki anamız var der gibiydi.Anaarıyı görmedende rahat etmem imkansız tabiki. Ya kabul edilmeyip kesildiyse hemen yan kovana araya elek teli konularak birleştirme uygulamak gerekecekti.
Bir başka gün kovanı merakla açtım. Zaten yemliği çıtaların üstünden önceki kontrolde alıp kovana dik olarak koymuştum. Yemlikte dik durmayıp çıtalara doğru yatmış. Yemligi araladım petek örülüyor, bu işlerin yolunda gittiği anlamındadır. Çünkü anasız arı petek örmez. Bizimkiler yemlikten aşagıya petegi asmışlar. İşin bir garip tarafı ise yaşlı arılar nasıl petek ördü orasını anlamış degilim. Şimdiye kadar öğrendiklerimiz bir kaç günlük genç işçilerin petek ördüğü yönündeydi. Bu ovanda genç arı kesinlikle olamaz kovan nerden bakarsanız bakın 3-4 haftada yalancıya kaçıyor. Birde erkekler kapanmış bazıları çıkmaya başladıgına göre? En azından en genç işçi bu kovanda iki aylık. Bakalım ilerde daha neler tespit edecegiz.

Yalancıya kaçan kovandaki anarı salına salına gezmeye devam ediyor. Bu aradada yalancılar yumurta atıyorlar. Bir kaç güne kadar metro kovanlarımın arıları silkelenecek. O kovanlardan boşa çıkan en az 15 çıta yavrulu çıtalar kovanlara pay edilecek. Asıl o çıtalardaki kapalı yavrular bu kovanlara ilaç gibi gelecetir. Neden derseniz bu arılar kıştan çıktı alayı yaşlı, zincirde bana göre kopuk. Yeni verilenler çıktımı tutmayın bunları.

Üçüncü tur şuruplamalarda bitti. Bazı kovanlarda 10 çıta olmak zorunda
yemlik koyacak yerde yok, kat koysdan olmuyor o zaman poşetle şurup veriyorum.
Aslında zayıf arılarada şurup poşetle verilirse süper olur. Neden süper olur derseniz arı zaten zayıf, yemlige parça bile koysanız içersi demekki soğuk oluyor bir sürü arı yemlikte ölüyor.Üst yemlikte bile hadise yaşanıyor. Poşetle veridiğimizde arı uzaga gitmeden ayrıca arının sıcaklıgında ısınmış ılık şurubu daha kolay alıyor. Burada yapılması gereken poşetin çıta arasına gelen yerini iğneyle delmek.Üsten batırıp aşagıdan çıkacak.
Bu hafta arası sanal takipçilerimizden birisi belediyeyi arayıp bana telefonla ulaştı. Uzun zamandır sizi takip ediyorum dedi. 8 kovan arısı varmış. Arıları İzmit’ten İstanbul ömerli barajı yakınında bulunan Göçbeyli köyüne getirmiş. Oturdugu yer Gebze, çalıştıgı sektörde Gebze’de. Telefonla randevulaşarak yemek sonu buluştuk. Kovan ve ruşet lazımmış. Bizim Cemil ustaya götürdüm. Bende malzeme var demişti. Bu günde getirdigi malzemeyi bizim ustanın dükkanının önüne bırakarak birde not yazmış. Notta demişki bu malzemelerden kara kovan istiyorum. Cemil ustada uğraşıp duruyordu.
Bu işleri yaparken elinizdeki malzeme yeni olmalı. çıkma malzemeyle bu işler adamı acayip ugraştırıyor.

Resmin sagındaki yerdeki sandık karakovan olacak. Bir bitsin bakalım. Yeni arkadaşımızın adı Tunç, Eskişehir’in içindenmiş . Birde bu malzemeleri biz kırıp atıyoruz dedi::))
Arıcılık Bilgi Merkezi |
2 Yorum »
Ekleyen, admin on 30 Mart 2009 – 16:34 -

27 Mart cuma günü motor ehliyetimi almak için İstanbul’daydım. O gün ehliyet işleri tam bitmedi. İlk sabah erkenden kurstan dosyamı aldım, sonrasında ehliyetin vergisi için bahçeli evler vergi dairesine gittim. Araya araya verecegim yeri bulup, verdikten sonrada tekrar merter emniyet trafik bürosuna döndüm. İlk ehliyetimi Bursa’dan aldım B sınıfıydı. Gebze’de E sınıfı yaptım kayıtlarda hala B gözüküyor. Ayrıca ilk alınan yerden bilgi gelmeden ehliyeti vermedikleri gibi eski ehliyetimede el konuldu. Bursa’dan gelecek yazışmayı bekliyoruz. İlerde gene İstanbul’a gidilecek.
Sonrasında ise Muhteşem abinin kutulardaki anaarıları aldım bakalım kalitesi nasıl, notunu daha sonra verecegim.
Hiç vakit kaybetmeden Beykoz’daki kaptanların arılığına gittik. İlk işimiz burada bulunan iki adet karniyol yaşıyormu ona bakılacaktı. Hemen kontroler yapıldı ikiside yaşıyor. Hemen birisinin paketlenmesi yapıldı. Ne gariptirki bu arılar getirenlerin elinde kalmadı. Şu an geçici olarak birisini emanet olarak aldık. Karniyolun sahibine ne kadar teşekür etsem azdır.
Anaaarı üretiminde şimdilik bu anaarıyı kullanacağım. Daha sonrasında ise bu karniyolların safının üretilmesini bu sene başarmayı düşünüyorum. Bu işi başkaları yapıyorsa ben neden başarmayayım ki. Bazıları diyebilirki neden bu arıyla üretime giriyorsun. Burada bir açıklamaya ihtiyaç oldugunu sanıyorum. Tüm anaarıcılar saf damızlık kullanırlar. sıradan arılardan anaarı ürettiğimizde ne oldugu belli olmayan anaarılar üretmiş oluyoruz. Elimde şimdiye kadar ayıklayarak yapılan ıslahtan elde edilen bir çok arım var. Bunları sizde takip ediyorsunuz. Mesala şampiyon, şampiyondan üretilen anaarılardan şampiyonlar çıkmıyor. Bakın bunlar benim arılıgımda en iyi kovanlarım. 3-28-29-31-36-40-41-47-48-49-62-65 nolu kovanlardan anaarı üretimi yaptım. Hepsinin ayrı ayrı degişik özellikleri var ama en öne çıkan özellikleri sakin ve bal toplaması ve kışlaması yıllardır iyi oluyor. Fakat bu arılardan anaarı ürettiğimizde bu karekterleri tekrar hepsinde yakalayamıyorum. Neden yakalayamıyoruz çünkü bunlar melez arıdır ve devamlı bir istikrar yakalamakta imkansızdır. Şu an 39 nolu karniyolda tam saf degil. Emmi’nin demesine göre %95 saflıkta. Almanyaya zaten baktıgımızda kullanılan arı cinsi %90 karniyol geri kalan buckfast arısıdır. Buckfast arısı karniyola göre daha saldırgan oldugundan fazla tercih edilmiyormuş.
Yurt dışına baktığımızda bu arıların safına ulaşabilmek için devlet destekli ünüversiteler yıllarca çalışıp, saf ırkları oluşturmuşlar.
Bizim ülkemizde ise bu konular malisef içler acısı olmaya devam ediyor. Memleketimizde 5 ırk arımız olamasına ragmen doğru dürüst bir ıslah ve safların oluşturulması başarılamamıştır.
http://1.bp.blogspot.com/_pP6FPwacXH0/SIyRJXyJhfI/AAAAAAAAAwk/T6MPq5h4qG4/s1600-h/P7200199.JPG
Bu resimde ülkemizdeki arı ırklarının haritada dagılımı gözüküyor. Bu ırklar doğal olarak yaşamlarını sürdürmektedirler.

Gelelim kovanın acilen paketlenmesine. Kovan daha önceden hazırlanmadıgı için böyle durumlarda havasız kalmaması için bir köşesinden havalandırma oluşturdum. İlk olarak bir köşeye bir tül zımbaladım.
Sonrasında istedigim büyüklükte delik bırakarak çuvalıda zımbalıyoruz. Bu arada bir başka iş daha yaptım. Kovanın çıtalarını yeni çektiğimizden çıtalarında sabitlenmesini gene zımbayla yapıyorum. Çiviylede en dış çıta kovana çakılabilirdi. Fazla ses yapmama için çivi çakmadık. İlk olarak çuvalı dış gövdeye tutturup sonrasında çıtaları sırayla çuvala zımbaladığımızda çıtaların yolda hareketlenmeside önlenmiş olur. Bunu yapmadıgımızda çıtalar açılır yada hareket ederse anaarının ölme riski vardır. Paketimiz hazır hale geldi.
Sonrasında kaptanımız Tuncay’ın arılığında Muhteşem abi Oktay ve ben vakit geçiriyoruz. Doktorumun bu görüntüsü bana göre sakıncalı, balkon normal ölçüleri geçmiş durumda. Birde bu aç haliymiş hatırlatalım.::))

En son dışardan gelenlerin kesilince tam paketleme yapıldı.

Bu sene her taraf o kadar çiçek doluki sormayın.Büyük bir rampa çıktık, kovanı yere koyup dinleniyoruz. Bende iki güzel resim çekmişim.

Şahane ballıbabalar, pürenler ve dünya kadar meyve ağaçları çiçek açmış durumda. Bu ortamı gördüğümde hemen aklıma bahar balı alamadığımız geldi. Neden alamıyoruz, kovanlarımız koşa zayıf girdi ve zayıf çıkıyor, bal içinde yüksek mevcutlu kovanlara ihtiyaç var. Arı olmayınca bunca çiçek yok olup gitmektedir.

Sonrasında kavehaneye gidiyoruz ille çay ve arıcılık muhabbeti yapılmalı. Oktay ve köyün en tecrübeli arıcılarından Osman amcamız.Yaklaşık 150 kovan arısı varmış, fakat arı ortalaması 3-4 çıtada, artık bakamıyorum satacagım diyor. Tabi satabilmek içinde 8-10 çıta arı olmasını bekleyecekmiş.

Şimdi laf dolaşıp nereye geldi bir bakın. Arıcılardan sırayla gidiyorduk Nimet abiye sıra gelince osman abi dediki o arıcımı ki::))
Her sene dünya arı kovanı söndüren benim gözümde arıcı degil dedi Osman amca.Peki arıcı degilde ne dediğimizde dediki, o inşaatçı::))

Bu arada Muhteşem abi gözüme bakıyor yav izin bitiyor hadi kalk diye. Nerede kazak olmayanlar var beni bulmuyor mu? Sordunmuda hemde bogazlı kazagız diyor::))
Sonunda muhabbete son verdik, amcam derki lafınharmanı olmaz ne kadar konuşursan konuş.

Vedalaşmak için dışarıya çıktık Aziz kardeş arılarına kek yaptırmış ona baktık. Vedadan sonra solugu Gebze’de alıyoruz.

Hemen cebimizdeki iki anaarıyı benim şu an faal olan geçen seneki metro kovana emanet ettim. Bu kovana arı ilave etmiştim ve anaarısıda kesilmesin diye zaten kafesteydi. Haberin buraya kadar olan bölümü 27 mart 2009 tarihine ait.

28 mart cumartesi günü akşama dogru arılıga gidebildim. Metro kovandan alınan arılar verilecekleri kovana götürdüm. Hava pek musait degil, bu kovanın anaarısını bulup kafesledim. Bunun yanmında bundan daha kuvvetli bir kovanada anaarının birisi verilecek, gözüm kesip kovanı açıp anaarıyı bulmaya kalkamadım o kovan saldırgan onun için anaarısına gereken yapılacaktır. Yeterki şimdilik işine devam ede dursun. Şu an bu kovanda tek anaarı bırakıldı belkide şimdiye kadar çıkmıştır kek bölümünü açmıştım. Yandaki kovanın pazar günü anaarısını hacı abiyle kafesledik şu an o kovanda üç kafesli anaarı var.

Metrodaki anaarı kafeste iki gün durmuştu. İlk defa kafese yumurta atan anaarı gördüm.

Yalancıya kaçan kuvetli kovan anaarıyı kabul etti hep birlikte yumurtaya devam ediliyor bakalım sonuç ne olacak. Öbür kovanda dün anaarıyı göremedim tekrar bakılacak.

Bu arada bazı kovanlara boş çıta vermiştim. Erkek üretiminide başlatmış olduk. Gözlere erkek yumurtalar atılmaya başladı.

Öğleden sonra ise Zafer abi telefon etti bakanım sana geliyorum. Bende gel abi diyorum, fakat içimdende inşallah gene bir telefon gelmez diye geçirmeden edemiyorum. Hani gene Gebze sapagını geçip telefonda ben Kandıradayım derse hiç şaşırmayacağım.::)))
Zafer abi geldi bazı kovanlara birlikte şurup verdik. Yavru ve gelişme durumlarına baktık. Benim makina stop etti, bu resimi Zafer abimin siteden kopyaladım. Bu arada hacı abi piyasada yok, kendisi Bursa’ya mobilya bakmaya gitmişti. Sonrasında ayrılıp Cemil ustanın marangoz haneye geçtik.

Vedalaşırken Zafer abi bana bir hediye paketi verdi::))
Paket gayet ilginç kendisine teşekür ediyorum. Kısmete bak taa kastamonuda yetişen maydanoz bile gelip beni buldu. Memleket ekmegi,maydanoz karalahana fındık pişmaniye ve çekme helva.

Hepşide şaheneymiş. Zafer abime teşekür ediyorum. Afiyetle yedim, bogazımdan geçmedi desem yalan olur::))
Arıcılık Bilgi Merkezi |
3 Yorum »