Ekleyen, admin on 11 Mayıs 2009 – 22:33 -

Karbon(co2) gazı adaptörü.

Hiç hesapta olmayan bir şey oldu. Bu tüpün içi 10 liraya doluyor, tüpün depoziti 380 lira. Tüpü iade ettiğimde 380 geri ödenecek. Tüpün iadesi var ama vanada elimizde kalacak, oda 80 liraymış. Artık her şeye o kadar alıştımki hiç acıtmadı desem::)))

Çok tehlikeli oldugunu söylediler, yakından canlılara tuttugunuzda eksi 72 derece de donduruyor.

İlk denemeyi üç anaarı ile yapıyorum. Bakalım masada ne gibi sorunlar çıkacak. Şu an anaarıların eşleşme olgunluguna erişmesini bekliyorum. En olgun zamanları 6 ile 15. gün. Daha sonraları anaarıların cinsel organları esnekliğini yitiriyormuş.

Anaarı çiftleştirme kutusunun çıkışına elimdeki ızgaralardan birisini keserek anaarının dışarıya çıkmasını önledim. Bu akşam anaarıları kafesleyip çıkıştaki ızgaraları açtım.

İnşallah bu iş bu sene olacak. İşe başlamayıncada ne gibi sorunlarla karşılaşacağım bilemiyorum. Bu iş için hiç egitim almadım ama mütiş yazılar okudum. Dünya kadar filim bulup izledim. halada araştırmalarım sürüyor.

Bu gün 11 mayıs 2009 tüm kutuları iş çıkışı baştan sona kontrol ettim. Henüz kovanlara bakamadım yarınada kontrolde olmayan kovanlarıma bakacağım. İlk başta ikişer çıtayla arılandırmıştım anaarı kutularını. Hemen hemen hepsinde minik minik dalaklar vardı.

Anaarılarımın büyük bölümü eşleşip yumurtaya başlamışlar, acayip sevindirdiler beni. Bunlar F1 karniyolun kızları, büyük oranda saf olmalarına ragmen saf diyemiyoruz. Onun için bunlar karniyol F2 olacaklar, içlerinde çogu F1 ama tanımlama yapacaksanız F1 ler safın ilk kızı oluyor.

Bu sene en büyük hedefim saf karniyol üretmek. Dışarıya bağımlı olmak istemiyorum , inşallah bu iş olacak. Başkaları yapıyorsa ben veya biz niye yapamayalım ki.
Bu haberi yaptıktan kısa süre sonra, bir arkadaşımdan güzel bir meil geldi.
Çin Bambu Ağacı:
Çin Bambu ağacının yetişmesi, olumlu ısrar için güzel bir örnektir.
Çinliler bu ağacı şöyle yetiştirir:Önce ağacın tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir.Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz.Tohum yeniden sulanıp gübrelenir.
Bambu ağacı ikinci yılda da toprağın dışınafiliz vermez.Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumusulanır ve gübrelenir.Fakat inatçı tohum bu yılda da filiz vermez.Çinliler büyük bir sabırla beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devamederler.Ve nihayet beşinci yılın sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar ve altı hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık 27 metre boyuna ulaşır.
Akla gelen ilk soru şudur :Çin bambu ağacı 27 metre boyuna altı hafta da mı Yoksa beş yılda mı ulaşmıştır?Bu sorunun cevabı tabii ki beş yıldır.Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum beş yıl süresince sulanıp gübrelenmeseydi ağacın büyümesinden hatta var olmasından söz edebilir miydik ?…
Bir başarının şartları her zaman çok basittir.
Bir süre için çalışın, Bir süre tahammül edin.Her zaman inanın Ve hiçbir zaman geri dönmeyin.
Arıcılık Bilgi Merkezi |
8 Yorum »
Ekleyen, admin on 10 Mayıs 2009 – 19:52 -

Bu sene tüm hafta sonralarıma bir şeyler oldu. Mevsimler yapacagını yaptı bunlarda yetmez gibi hacı hafta sonuna düğün yapıp iki günümü yedi. Cumartesi İlhami abi yardıma gelmişti, bir senedir kimseyi sokmayan arılar dün bir kaç kişiyi duman edince sessizce arılıktan ayrıldıkmı desem kaçtıkmı desem bilemiyorum. Saldıran arı ise anaarı üretimini uzattıgım bir kovan, ne olduysa o kovanı açtıktan sonra oldu. Dün akşamdan hacı abiye dedim o kovanı aman kapat ertesi günede sorun çıkarmasın. Muhteşem abide bu hafta sonu düğün dolayısı ile yazlıga bir günlüğüne gidip gelmişti. Benim eve geldi oradan düğün evine gittik. Hacıyla alehimde konuşuyorlardı ama ne dedikleri müzik sesinden anlaşılamadı.

Bu günde ufak tefek artçı saldırılar var. Muhteşem abiyi gelir gelmez gözünden öptüler. Muhteşem abide bak arıcı oldum artık şişmiyor desede bana göre bayagı bir şişlik var, daha çok ekmek yemelisin dedim. Ne yapacan geçim dünyası elimizdeki hazır işlenmiş elamanı kaçırmayalım, daha bayağı pişmesi lazım, nasılsa hoca benim.::))

Sonrasında takı merasimini bitirip, yemek faslına geçtik.Bizim yemek mekanı özel.

Malzemelerimimizin bulundugu çalışma ardiyesindeyiz. Yav hiç takım elbiseli görmemiştim bayagıda masum birine benziyor bu yüz.::))
Bu arada birde kafadan sokuldu, demezmi hiç kelimden sokulmamıştım diye. Mahalle içinde arılık sorun, hiç kimseyi sokmasınlar beni soksalar ne olur diyorum, arıların içinde maskesiz dolaşıyorum gidip uzaktakileri sokuyor.

Düğün bayram tam çocuklar için, bir daha çocuk olma şansımız yokki.

Bu kadar terslik tabiki az. Öğlenleyin birde oğul çıkmış, millet arılıgın dibinde halay çekiyor. Hacı abiyi hanımı arayıp bu bulut ne olacak demiş. Öğleden beri ağaçta asılı duruyor, oğulda saldırmaya başladı saga sola. Hacı bu işi hallet dedi. gidip ağacın tepesine konmuş manyak gibi. Ortalık karman çorman, benim eski ruşetlerim vardı, 4 çıtalık,hemen birisine ağaçtan bir sap çaktım. içinede iki çıta koydum örülmüş. Gidip alttan dürttüm arının yarısı ruşete yarısı üstüme döküldü. Koluma konanların alayı ilk etapta iğneyi geçirdiler. Bozuntuya vermek yok, sık dişini diyorum içimden.Oğul çok bekleyince sorun oluşturur zaten. Birde milletin gözü önünde türübünlere karşı oynuyorsun::))
Dudagımdan ve burnumdan sokulmak iyi olmadı ama kimse çakmadı, oğulu alıp dügün evinden ve arılıktan ayrıldık. Muhteşem abide çaktırmadan resimliyordu, bakalım ne görüntüler yakaladı.
İlhami abi dün ikide kovan getirmişti, aldığım oğulu onun kovana silkeledim. İlk iş tüm kovanlar baştan sona kontrol edilecekte nasıl?. 10-15 kovan kaldı onlarada bir baksam oğula gidenlerin hepsini tespit etmiş olacagım. Bu sene beşinci oğulu aldık. Arılık aldı başını gidiyor, oğula giden arıları hemen bölüyorum. Heralde arılı kovan sayım bu sene 100 olacak. Kovanların anaarıları degişmedende bu işkenceler bitmeyecek.
Arıcılık Bilgi Merkezi |
9 Yorum »
Ekleyen, admin on 07 Mayıs 2009 – 11:41 -

6 Mayısn 09 şampiyon oğul verdi. Birç kaç kovandanda oğul çıkmıştı. Dün kovanların yarısını kontrol ettim. Bir çogu havaların dengesizliğinden oğula meyletmişler. Memeleri temizledim, kalan kovanlarıda bu akşam yetişebildiğim kadarıyla kontrol edecegim. Bu aradada hangi kovanlarda problem varsa kayıtlarını yapıyorum, dar vakitlerde sadece sorunlu kovanlara yönelirsek boşa kürek çekmiş olmam. Benim hedefim 20 mayıs sonrasında atılacak yumurtalar, şu an isteyen istedigini yapsın bakalım, ama şanzımanıda dagıttırmak istemiyorum, kontrollü gitmekte fayda var.Bazı kovanlarada kat verdik. Gece saat 10 filandı arılıktan ayrıldıgımda. Hava karardıktan sonrada çıta ve petek işlerine devam ediyoruz.

Kutuları dışarıya aldık daha tam kontrölleri bitmedi. Kaç gözde fire var bilmiyorum. Bir yandanda tranferler devam ediyor. şu an 24 anaarı memesi kapandı, kutuların eksikleri varsa onlar tamamlanacaklar, kalanlar arılandırılacak kutulara verilecek.

Dün Şile Korucu köyden misafirim vardı. Daha önceden anlaşmıştık bir ruşet arı ayarlayarak larva transferine geldi. Kendisi geçen sene bana çok yardımcı olmuştu. Şile’den Pınarhisar’a arıları yüklemeye üç kişiyle gelmişlerdi.

Murat kardeşin ilgisini çeken şeylerden biride metro kovanlardı. Bu metrolar kutu arılandırmak için ideal. Ayrıca kutuları beslemeyede yardımcı oluyorlar. Benim kutularda yemlik bölümü yok. Bu metro kovanlardan hazır ballı çıta veriyorum. Arıcılığımıza güzel bir sistem kazandırdım, bir sene önceki kutuların arılandırmasında çektiğimiz sıkıntıları ortadan kaldırdı.Her şeyiyle tasarım ve yapımı bana ait.

Metro kovanlar anaarı çiftleştirme kutularının temelide denebilir. Kutulara her konuda destek veren bir sistem. Bu sırada tranfer için gelen kovanı açtık, arıların sakinlemesini bekliyoruz.
Murat Baloğlu, geçen sene tanışmıştık. Pınarhisara giderken arıların yüklenmesinde büyük yardımı olmuştu. hayret sene ne kadar çabuk geçmiş, Trakya ya şurada ne kaldıki. Geçen seneki Murat ve arkadaşlarının bizi uğurlaması alttaki linkte.
http://bengittim.blogspot.com/2008/07/ile-bal-saimindanpinarhisara-g-ettik.html
Gelen ruşetin yemliği el emeğiyle yapılmış bizim üst yemlik diye tabir ettiğimiz sistemnde çalışan bir kutu yemlik.

Transfer bittiğinde tekrardan şurubunu koyup kapagını kapattık.

Yemlik kapağı bir sürgüyle kapanıyor.

Sulu sistem larva transferinde yapılması gerekenler. Ben dün 1 mlgr arı sütü topladım. Enjektör pistonunu çıkarıp sütü arka bölümden enjektöredoldurmak daha kolay. Şimdi sütün miktarı belli, bu kadarda su çekilip.

Arı sütü kadar suyuda şırıngaya çektik. Sonrasında enjektör pistonunu sonuna kadar çekip çalkalamaya başlıyoruz. Arı sütü tamamen suyla karışıyor.

Toplam karışım bu kadar. Bu karışımla 100 tane bile larva tranferi gerçekleştirilebilir miktar yeterli yani.

Karışımı bir bidon veye içecek kapağına boşaltıyoruz. Çin kaşıgını süte batırıp çıkarın ve transfer için bekleyen çanakların içine dokunun. Kaşıktan çanaga geçen süt işlem için yeterli.
Süt bol oldugu için ben iki üç sefer süte kaşıgı batırıp çanaga gelip gidince bu kadar çok süt oldu.
İşin en ilginç bölümünü ise dün yaşadım. İki kovanda meme üretimi vardı. Kuvetli kovanda 17 tane tutmuştu. Kuvetli kovandaki memeleri zayıf kovana aktardım. yeniden 26 tane güçlü olanada larva transferi yaptımdı. Birde kendimden o kadar eminimki %100 bekliyorum. Dün çıtayı bir çektim % 0 ilk defa böyle bir şeyle karşılaştım. Kovan oğula çok istekliydi, içindede çıtalarda kendi yaptıkları memeler var. Dün süt toplamak için yeniden bazılarını bozdum 3 tane bıraktım. Ayrıca yeniden 26 taransfer daha yapıp verdim şimdi kaç tane tutacak diye hiç kendimdem emin değilim, gene hiç tutmaya bilir.
Not: Murat Baloğlu telefon etti Ali tüm tranferler tutmuş diye. Ben sevinmedim keşke 10 tane tutsaydı. Çünkü ruşetteki arı 3 çıta ve 18 meme o ruşete çok gelir. Bizde biraz aç gözlülük var. Kalite konusu hala soru işaretleri dolu. Anaarının kalitesini ölçmenin en iyi yolu tartmaktır. görerek yok efendimkavun gibi kıçını koklayarak bu işler olmaz. Bazıları kaliteli anayı görünce tanıyormuş.
Anaarıların agırlıklarıyla alakalı bir liste vardı onu bu haberin altana link olarak atacagım. Bazı sitelerde yazar anaarı üretme izni olmayanlardan anaarı almayın diye. Katıldıgımız bir konferansta yetkililerden biri demiştiki, çalıştıgım vilayete 6-7 anaarı firması anaarı satışı yapıyordu. Bizde gelen anaarıları çaktırmadan tartmaya başladık. Sonuç ise hüsrandı. İşçi arıdan daha hafif anaarıları arıcıcılara satıyorlardı. İnşallah her yerde tartarlarda herkes rahat eder.(verdiğim örnekteki tartım işini yapan ise bir ünüversitedir.)
http://www.tarim.gov.tr/uretim/Aricilik,Ana_Ari_Yetistiricilik.html
Arıcılık Bilgi Merkezi |
5 Yorum »
Ekleyen, admin on 04 Mayıs 2009 – 00:12 -
Nihayet anaarı kutularım sahnedeki yerlerini almaya başladılar. İlk arılandırılan kutular bunlardı, yarınada bu turun devamı araziye çıkacak kısmetse. Bu kutuları dörtlü düşünmüştüm, bazı kişiler yüzünden üç gözlüye dönüldü. Keşke dörtlü olsaydı her yöne ikili çıkışı olacaktı. Bir noktaya iki kutu koyuyorum, hem yerden tasaruf hemde renkleri karıştırmış oluyoruz.

Bu şekilkde dizayn edildiginde iki yöne ikili , diger iki yöne de tekli girişe sahipler. Bu kutulardan eski kovanlarına dönen tarlacıları öldürdüler. Arı aldığım kovanların önlerinde arı boğuşmaları ve ölüleri oluştu. Bunuda önlemek zor, kutular arılıktan başka yere götürülmedikçede çözüm yok. Tarlacılar 3-4 günde eski kovanlarını unutması imkansız. Anaarı işinin, ilk başlangıcı çok zahmetlidir. Bundan sonraki turlar çok kolay, anaarı yavruyu kapattımı al, kovanlarda hazırlanan kapanmış memeleri ver olay böyle devam eder durur.

Bu gün arılıktaki barakada metro kovanlarına çıta hazırlarken çıkmış bir küçük oğul. Hangi kovandan çıktıgıda belli degil. 2 çıta gelmez küçük bir oğul. Meme bekleyen bir çıta arı vardı memeden anaarı çıkmış bir türlü göremedim. Bende bu oğulu bir çıta arıya silkeledim gitti. Toplam üç çıta oldu, akşam üzeri baktım anaarısını göremedim, eski anamı yeni anasımı var, ilginç bir oğul, nereden çıktıgını bulmakta zor.

Dün komple marangozda çalışıp çıta işini bitirdim. Arılığa tüm çıtalar getirildi, yaklaşık 1200 üst çıta ve altlar üsten daha çok.

İşlerin sıkışıklıgında metro kovanları çıtasız kaldılar. Bu gün yeterli çıta ve yedek yapıldı.

İsmail Taşer, tarafından getirilen anaarı ne yaptı diye baktıgımda hiç bir şey yapmadım demek için arkasındaki adresi silmeye çalışırken yakalandı.

Bu parçayı düşürebilmek için yumurta atacak gibi hareketler yapıyordu. Filimini çektim 5 saniye daha çekseydim arkasındaki adresin silinişide kaydedilecekti, olmadı.

İlk ürettiğim saf karniyol erkeleride çıkmaya başladılar. 1 mayıstan itibaren bunlarıda boyamaya başladım. Bilindigi gibi derken öyle diyor yabancılar bizimkilerde çevirip yazıp veya söylüyorlar işte. 14 Gün sonra ergen erkekler olacaklarmış.

İnşallah bu erkek arılar mayıs 20 den sonra lazım olacaklar.
Not.Anaarı üretimiyle alakalı hala sorular almaktayım. Bu konuyla ilgili tüm çalışmalarımı bir blogda topladım. Bu siteye girenler gerekli bilgileri görecekler, hala ben anlamadım diyenler ise bu işi yapmasınlar.
Anaarı üretiminde en ufak detaylar bile önemlidir. İşin gereğine uyulmalı.
Arıcılık Bilgi Merkezi |
8 Yorum »